İngiltere’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Tarık Ahmed, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘İran’ın Ukrayna savaşına müdahil olması, dünya üzerindeki istikrarsızlaştırıcı etkisini açığa çıkardı’

İngiltere Devlet Bakanı, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada İran’a dair uranyum zenginleştirme raporlarının endişe verici olduğunu söyledi.

İngiltere’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Tarık Ahmed.
İngiltere’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Tarık Ahmed.
TT

İngiltere’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Tarık Ahmed, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘İran’ın Ukrayna savaşına müdahil olması, dünya üzerindeki istikrarsızlaştırıcı etkisini açığa çıkardı’

İngiltere’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Tarık Ahmed.
İngiltere’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Tarık Ahmed.

İngiltere’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Tarık Ahmed, İran’ın Ukrayna’ya karşı savaşında Rusya’ya insansız hava araçlarıyla verdiği desteğin küresel olarak istikrarsızlaştırıcı rolünü kanıtladığını söyledi.
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının birinci yıl dönümü münasebetiyle Şarku’l Avsat’a konuşan Bakan, ülkesinin Kiev’e askeri ve insani desteğinin dört milyar doları aştığını belirtirken, Rus kuvvetlerine Ukrayna topraklarından çekilme çağrısında bulunan uluslararası toplumun birliğine övgüde bulundu. Bakan, Kiev’e savaş uçağı sağlama olasılığını düşük görürken, Londra’nın Ukrayna’nın savunma yeteneklerini güçlendirme taahhüdüne dikkat çekti. Diğer yandan İngiliz Bakan, Moskova ile Kiev arasındaki esir takası anlaşmalarının bir parçası olarak gözaltına alınan bazı kişilerin serbest bırakılmasında ‘temel bir rol’ oynayan Suudi Arabistan’a teşekkürlerini dile getirdi.

4 milyar sterlin destek
İngiliz hükümeti, Kiev’e savaş uçağı sağlamayı reddetti. Ancak Ukrayna’ya Rus veya Sovyet dönemi uçakları göndermek isteyen herhangi bir ülkeye güvenlik sağlamaya veya ‘boşluğu kapatmaya’ hazır olduğunu söyledi.
Lord Ahmed, ülkesinin Ukrayna’ya insani, ekonomik ve askeri destek sağlamada başı çektiğini belirtirken, bu yardımın toplam tutarının 4 milyar sterlini aştığına dikkat çekti. Bakan ayrıca, “Ukrayna’ya füze savunma sistemi ve tank sağlayan ülkelerin başındaydık” dedi.
Lord Tarık Ahmed, Ukrayna’nın kendisine savaş uçağı sağlama talebi konusunda, Londra’nın pilotlara eğitim verdiğini, ancak Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu türden savaş uçaklarına sahip olmadığını söylerken, İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace tarafından yapılan açıklamalara atıfta bulundu. Ancak Ukrayna’nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesi ve Rus kuvvetlerini Ukrayna topraklarından çıkmaya zorlamak için ihtiyaç duyduğu tam desteğin sağlanması gerektiğini vurguladı.
İngiltere, Ukrayna’ya cephane ve silah gönderdi. Kuvvetleri ise şu an Ukrayna’ya İngiliz tanklarını kullanmaları için eğitim veriyor. Ancak İngiltere, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin savaş uçaklarıyla desteklenmesi taleplerine karşı çıkıyor. Savunma Bakanı, 24 Şubat sabahı ülkesinin Ukrayna’ya hızlı yardım sağlama yollarından birinin Kiev’e MiG-29 veya Su-24 savaş uçakları sağlamak olabileceğine dikkat çekti. Ben Wallace, ‘The Times’ gazetesine yaptığı açıklamada “Ülkeler, savaşçı sağlamak isterse ortaya çıkan boşluğu doldurmak için savaş uçaklarımızı kullanabileceğiz” demişti.
Lord Ahmed, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Rus kuvvetlerinin Ukrayna’dan ‘derhal’ geri çekilmesi ve işgalin birinci yıl dönümü öncesinde ‘adil ve kalıcı’ bir barış çağrısında bulunan, bağlayıcı olmayan bir kararı geniş bir çoğunlukla kabul etmesini memnuniyetle karşıladı.
Bakan, bu oylamanın daha önceki geri çekilme beklentilerine rağmen Uluslararası Koalisyon’un Ukrayna’ya güçlü ve kararlı desteğindeki kararlılığını kanıtladığını söyledi. “Diplomatik açıdan bakıldığında, ülkelerin Birleşmiş Milletler’de (BM) saflarını birleştirmelerinin çok önemli olduğuna inanıyorum” diyen İngiliz Bakan, Rusya Dışişleri Bakanı’nın sadece ay sayıda ülkeyi karara karşı oy kullanmaya ikna etmeyi başaramadığına dikkat çekti.
BM’nin toplam 193 üye ülkesinden 141’inin desteğini alan karara, ‘Rusya, Belarus, Suriye, Kuzey Kore, Mali, Nikaragua ve Eritre’ olmak üzere yedi ülke itiraz etti. İran, Çin ve Hindistan’ın da aralarında bulunduğu 32 ülke oylamaya katılmadı.

Arabuluculuk çabaları
İngiltere Devlet Bakanı, Körfez ülkelerinin ve Suudi Arabistan’ın ‘dünya genelinde karşılaşılan birçok zorluğun’ çözümünde ön planda oynadığı role övgüde bulundu. Bu ayın ortalarında Bahreyn, Kuveyt ve Suudi Arabistan’a ziyarette bulunan Lord Ahmed şunları söyledi:
“Körfez devletlerinin, Suudi Arabistan Krallığı’nın ve diğer bazı Körfez ortaklarının, bölge dahil olmak üzere küresel olarak karşı karşıya kaldığımız pek çok sorunu çözme yeteneğine kesinlikle inanıyorum.”
Bakan, Ukrayna savaşındaki arabuluculuk çabalarına ilişkin de şu açıklamada bulundu:
“Bölgedeki ortaklarımızın çabalarını takdir ediyoruz. Tabii ki gözaltına alınan bazı kişilerin serbest bırakılmasına yardımcı olan Suudi Arabistan’a özellikle minnettarım.”
Rusya ile Ukrayna arasında, ABD, İngiltere, İsveç, Hırvatistan ve Fas vatandaşlarının serbest bırakılmasını içeren bir esir takas anlaşmasına atıfta bulundu.
Lord Ahmed, Ukrayna’daki savaşı sonlandırmanın yolları üzerine ülkesinin barışı desteklediğini vurguladı. Aynı şekilde “İngiltere ve ortakları, Kiev ile yan yana durmaya kararlıdır. Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ve ekibi, barış müzakerelerinin ön saflarında yer almalı” dedi.

İstikrarsızlaştırıcı etki
Lord Ahmed, ülkesinin İran’ın istikrarı bozma faaliyetlerinden duyduğu endişeyi de dile getirdi. “Bu, Ortadoğu genelindeki bölgelerde birçok taraf için açıktı” diyen Bakan, özellikle Tahran’ın, ülkesinin İran’dan Yemen’e gönderilen silahların tedarikini durdurarak Körfez’dekiler de dahil olmak üzere ortaklarıyla mücadele etmeye çalıştığı Yemen’deki Husilere verdiği desteğe atıfta bulundu.
İngiliz Bakan, İran’ın Moskova’ya insansız hava araçları sağlayarak Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşına müdahil olmasının, İran’ın dünya düzeyinde istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerinin etkisini kanıtladığını vurguladı. “Bunun, dünyanın pek çok yerinde, özellikle de Ukrayna’ya tam destek göstermeye veya İran’ın istikrarı bozan etkisini tanımaya isteksiz olabilecek ülkelere gerçeği gösterdiğine inanıyorum” ifadesini kullandı.
Bakan, Tahran’a uygulanan yaptırım paketini, faaliyetlerine karşı koymak için en önemli araçlardan biri olarak nitelendirirken, “Geçen hafta uluslararası toplum, Avrupa Birliği (AB), ABD, İngiltere ve diğer ortakların birliğini açıkça göstererek hem Rusya’ya hem de İran’a ek yaptırımlar ilan ettik” dedi.

Ciddi sonuçlar
Lord Ahmed, İran’ın vatandaşlarına karşı aldığı ‘şok edici’ önlemleri eleştirdi ve ülkesinin yüksek düzeyde uranyum zenginleştirmeye ilişkin basında çıkan haberlerden duyduğu derin endişeyi dile getirerek şunları söyledi:
“İran’ın uranyum zenginleştirmede nereye ulaştığını doğrulamak için Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) son raporunu bekliyoruz. Ancak basında bu konuda çıkan haberler çok endişe verici.”
Birkaç gün önce yayınlanan raporlar, UAEA müfettişlerinin atom silahları üretmek için gerekli olan yaklaşık yüzde 90 saflıkta, yüzde 84’e kadar zenginleştirilmiş uranyum bulduğunu ortaya koydu.
Diğer yandan üst düzey İngiliz yetkili, İran sokaklarında kadınlar, çocuklar ve erkeklerin gösterdiği inanılmaz cesarete övgüde bulunurken Mahsa Amini adlı genç kadının 16 Eylül’de öldürülmesinin ardından onlarca şehirde gerçekleştirilen yaygın gösterilere işaret etti.
Bakan, İran makamlarının göstericilere karşı uyguladığı baskı ve infaz kampanyasını kınayarak, 20 bin kişinin tutuklanmasını, 65’i çocuk olmak üzere 650 ila 700 kişinin öldürülmesini de eleştirdi. İngiliz Bakan ayrıca İran’ın Ukrayna’ya karşı savaşında halkına ve bölgedeki ve uluslararası düzeydeki faaliyetlerine karşı aldığı artan önlemlerin ‘ciddi sonuçları’ olacağını fark etmesi gerektiğini vurguladı.

Devrim Muhafızları Ordusu’nun sınıflandırılması
Lord Tarık Ahmed, İngiltere’nin İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu ‘terör örgütü’ olarak sınıflandırmaktaki isteksizliğinin nedenine ilişkin şunları söyledi:
“İngiltere, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun dahili, bölgesel ve uluslararası düzeyde istikrarı bozan faaliyetlerinin farkında ve tetiktedir. Bu nedenle kendisine en ağır yaptırımları uyguladık ve bu örgüte ve bünyesinde çalışan birçok kişiye karşı tavır aldık. Üst düzey yetkilileri de dahil Devrim Muhafızları Ordusu’na kapsamlı yaptırımlar uygulandı.”

Deprem felaketi
İngiltere’nin Ortadoğu’dan Sorumlu Devlet Bakanı, Türkiye ve Suriye’yi vuran ve iki ülkede 40 binden fazla kişinin yaşamını yitirmesine neden olan depremden etkilenen bölgelerde ülkesinin yaptığı kurtarma çalışmalarına ve yardımlara değindi. Bakan, Suriye’ye uygulanan yaptırımların yardımların ulaşmasını engellediğini ise kategorik olarak yalanladı:
“Ortadoğu İşleri Bakanı olarak, Suriye içindeki çeşitli muhalefet liderleriyle doğrudan temastaydım. İnsani yardım ve tıbbi cephede inanılmaz destek sağlayan Beyaz Baretliler’in liderleriyle de doğrudan görüştüm.”
Ülkesinin halen devam eden bir sürecin parçası olarak Suriye’ye ek fon ve destek sağladığına dikkat çeken Lord Tarık Ahmed “BM Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths ve ekibiyle yakın çalıştık ve onlarla sürekli iletişim halindeyiz” ifadesini kullandı.
İngiliz Bakan, yardım ulaştırmak için yeni sınır kapılarının açılması çağrısında bulunduğu açıklamasını şöyle sürdürdü:
“İngiltere, kuzeybatıdaki tek açık kanal (Bab el-Hava Sınır Kapısı) dışındaki kanallardan Suriye’ye yardım ulaştırmak için uzun ve zorlu şekilde mücadele etti. Bunun için BM’de sürekli kampanya yürütüyoruz. İnsani yardımın gelişini kim engelliyor? Rusya ve Suriye rejimi.”
“Ben Yaptırımlar Bakanı olarak görev yaptım ve insani yardımların herhangi bir yerde uygulanan yaptırımlardan ayrı tutulmasını sağladık” diyen Lord Ahmed, yaptırımların yardımın ulaşmasını engellediği iddialarını ‘yanlış bilgilendirme’ olarak nitelendirdi.



El-Zeydi ve Hegseth görüşmesinde Irak ordusunun yeteneklerini geliştirmeye yönelik çalışmaların önemi vurgulandı

Irak'ın müstakbel Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta bir toplantıda (Arşiv-AP)
Irak'ın müstakbel Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta bir toplantıda (Arşiv-AP)
TT

El-Zeydi ve Hegseth görüşmesinde Irak ordusunun yeteneklerini geliştirmeye yönelik çalışmaların önemi vurgulandı

Irak'ın müstakbel Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta bir toplantıda (Arşiv-AP)
Irak'ın müstakbel Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta bir toplantıda (Arşiv-AP)

Irak Haber Ajansı'nın (INA) bildirdiğine göre, Irak'ın yeni hükümetini kurmakla görevlendirilen Başbakan adayı Ali Falih el-Zeydi, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Irak silahlı kuvvetlerinin kapasitesini ve verimliliğini artırmak amacıyla eğitim faaliyetlerinin yeniden canlandırılmasının önemi vurgulandı.

Başbakanlık Medya Ofisi, Higgseth'in al-Zeydi'yi yeni hükümeti kurmak üzere atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve iki ülke arasındaki ikili ilişkileri, özellikle Irak ve ABD arasındaki Stratejik Çerçeve Anlaşması'nda belirtildiği gibi güvenlik iş birliğini ele aldığını belirtti.

Yayınlanan bildiride, iki ülke arasındaki ilişkilerin özel niteliğine vurgu yapıldı. Irak ordusunun profesyonelleşmesi ve askeri kabiliyetlerinin geliştirilmesi için ABD tarafından sağlanan askeri eğitimlerin yeniden aktif hale getirilmesinin stratejik önemi teyit edildi.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Pentagon'da düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AFP)

Görüşme, Washington ve Bağdat hattında yeni hükümet döneminde güvenlik koordinasyonunun artacağına dair önemli bir gösterge olarak değerlendirildi.


Silahlı grupların kota talepleri Irak hükümetinin kurulmasını engelliyor

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
TT

Silahlı grupların kota talepleri Irak hükümetinin kurulmasını engelliyor

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)

Bağdat'tan gelen haberlere göre hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi'nin yeni hükümeti kurma çabaları, yerel ve bölgesel tarafların desteğine karşın silahlı grupların baskısıyla karşı karşıya.

Washington, terör örgütü olarak sınıflandırılan silahlı grupların temsilcilerinin hükümete dahil edilmemesi koşulunu öne sürerken iç güçler ağırlıklı bakanlık kotaları talep ediyor. Asaib Ehlu'l-Hak hareketi, Başbakan Yardımcılığı dahil çeşitli mevkilere talip olan öne çıkan isimler arasında yer alıyor. Hareketten bir üyenin aktardığına göre hareket, hükümette hak ettiği paylara sahip olduğunu ve reform kapasitesini kanıtlamak amacıyla hizmet bakanlıklarını yönetmeyi hedeflediğini belirtti.

Öte yandan uzmanlar, Washington'ın silahlı gruplardan arınmış hükümet koşulunun görevlendirilen başbakanın önündeki temel engeli oluşturduğunu değerlendirdi. Uzmanlar, silahlı grupların tamamen dışarıda bırakılmasının mevcut dengeler çerçevesinde gerçekçi olmadığına dikkat çekerek dış ve iç baskıları hafifletmek amacıyla taraf bağlantısı açıkça belli olmayan isimler aracılığıyla uzlaşı formüllerine gidilmesinin daha olası olduğuna işaret etti.


Sudan, Hartum Havalimanı’na yapılan İHA saldırısında Etiyopya’nın rolü olduğunu öne sürerek büyükelçisini geri çağırdı

Hızlı Destek Kuvvetleri ile Sudan ordusu arasında daha önce yaşanan çatışmalar sırasında Hartum havaalanının içinden duman yükseliyor (Reuters)
Hızlı Destek Kuvvetleri ile Sudan ordusu arasında daha önce yaşanan çatışmalar sırasında Hartum havaalanının içinden duman yükseliyor (Reuters)
TT

Sudan, Hartum Havalimanı’na yapılan İHA saldırısında Etiyopya’nın rolü olduğunu öne sürerek büyükelçisini geri çağırdı

Hızlı Destek Kuvvetleri ile Sudan ordusu arasında daha önce yaşanan çatışmalar sırasında Hartum havaalanının içinden duman yükseliyor (Reuters)
Hızlı Destek Kuvvetleri ile Sudan ordusu arasında daha önce yaşanan çatışmalar sırasında Hartum havaalanının içinden duman yükseliyor (Reuters)

Sudan, Hartum Havalimanı’na yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırısında Etiyopya’nın rolü olduğunu öne sürerek Addis Ababa’daki büyükelçisini istişare için geri çağırdı.

Sudan yönetimi, pazartesi günü Hartum Havalimanı’nı hedef alan İHA saldırısından Etiyopya’yı sorumlu tuttu. Buna karşılık Etiyopya suçlamaları reddederek Sudan ordusunu, ülkenin kuzeyindeki Tigray Halk Kurtuluş Cephesi militanlarına silah ve finansman sağlamakla suçladı.

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre Sudanlı askeri bir yetkili pazartesi günü Hartum Havalimanı ile Omdurman’daki Vadi Seyidna askeri üssü İHA’larla hedef alındığını açıkladı. Havalimanı yakınındaki bir yerleşim alanına da bir mühimmatın düştüğü bildirildi.

Salı sabahı Sudan ordusu sözcüsü Asım Avad Abdülvahhab, saldırılarda kullanılan İHA’ların Etiyopya’daki Bahir Dar Havalimanı’ndan kalktığına dair “kesin kanıtlar” bulunduğunu söyledi. Bu açıklama, mart ayında Kuzey ve Güney Kordofan ile Mavi Nil eyaletlerini hedef alan benzer saldırıların ardından geldi.

svfbgtr
Sudanlı bir kadın, Omdurman'da savaşta öldürülen Sudanlıların mezarları arasında yürüyor (AFP)

Sudan Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim, düzenlediği basın toplantısında büyükelçinin geri çağrıldığını doğrulayarak, “Hükümet olarak bu saldırıya uygun gördüğümüz şekilde karşılık verme hakkımız vardır” dedi.

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı ise sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada suçlamaları “asılsız” olarak nitelendirdi. Açıklamada, Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin Tigraylı unsurlara silah ve mali destek sağlayarak Etiyopya’nın batı sınırı boyunca saldırıları kolaylaştırdığı ileri sürüldü.

Tigray bölgesinde Kasım 2020 ile Kasım 2022 arasında federal hükümet ile Tigray güçleri arasında, Eritre ordusu ve yerel milislerin de dahil olduğu savaşta Afrika Birliği tahminlerine göre en az 600 bin kişi hayatını kaybetti.

Önceki iddialar ve gelişmeler

Hartum’daki son saldırılar, birkaç gün önce başkentin güneyinde düzenlenen ve beş kişinin ölümüne yol açan, Sudan yönetiminin Hızlı Destek Kuvvetleri’ni sorumlu tuttuğu İHA saldırılarının ardından geldi.

Ayrıca Beyaz Nil eyaletinde yer alan Kenana kentindeki bir etanol fabrikasının da İHA saldırısıyla ciddi hasar gördüğü bildirildi.

Sudan hükümeti mart ayında ilk kez, bazı İHA saldırılarının Etiyopya’dan başlatıldığını öne sürmüştü. Nisan ayında Yale Üniversitesi bünyesindeki bir araştırma biriminin yayımladığı raporda ise Etiyopya sınırına yakın bir askeri üssün Hızlı Destek Kuvvetleri’ne destek sağladığı, uydu görüntüleri analizine dayanarak iddia edildi. Etiyopya bu suçlamaları da reddetti.

Sudan’daki savaşın seyri

Nisan 2023’ten bu yana Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında süren savaşta İHA’lar ve hava saldırıları belirleyici rol oynuyor. Birleşmiş Milletler yetkililerine göre, yıl başından bu yana bu tür saldırılarda 700’den fazla kişi hayatını kaybetti.

Çatışmalar son dönemde özellikle Kordofan ve Mavi Nil bölgelerinde yoğunlaşırken, Hızlı Destek Kuvvetleri ülkenin doğusu ile batısını bağlayan stratejik yolu kontrol altına almaya çalışıyor. Örgüt, geçen yılın sonunda Darfur bölgesinin tamamında kontrol sağlamıştı.

Sudan fiilen ikiye bölünmüş durumda: Ordu Hartum ile ülkenin doğusu ve merkezini kontrol ederken, Hızlı Destek Kuvvetleri batıdaki Darfur ve güneyin bazı bölgelerinde hâkimiyet kurmuş durumda.

Mart 2025’te ordunun Hartum’u yeniden kontrol altına almasının ardından başkentte görece bir sakinlik sağlanmış, ancak zaman zaman İHA saldırıları devam etmişti. Son aylarda yaklaşık 1,8 milyon yerinden edilmiş kişi kente geri dönerken, iç hat uçuşları da yeniden başlamıştı. Buna rağmen elektrik ve temel hizmetlerde ciddi eksiklikler sürüyor.

Sudan Kültür, Enformasyon ve Turizm Bakanlığı, teknik kontrollerin tamamlanmasının ardından Hartum Havalimanı’nın yeniden faaliyete geçeceğini açıkladı.

Dördüncü yılına giren savaşta on binlerce kişi hayatını kaybetti; bazı tahminlere göre ölü sayısı 200 bini aştı. Milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açan kriz, Birleşmiş Milletler tarafından dünyanın en ağır insani felaketlerinden biri olarak tanımlanıyor.