Paris’te Kürtlere saldıran William Malet’in kişilik bozukluğuna sahip olduğu açıklandı

Fransız polisi Paris’te Kürtlere yönelik saldırı mahallinde (Reuters)
Fransız polisi Paris’te Kürtlere yönelik saldırı mahallinde (Reuters)
TT

Paris’te Kürtlere saldıran William Malet’in kişilik bozukluğuna sahip olduğu açıklandı

Fransız polisi Paris’te Kürtlere yönelik saldırı mahallinde (Reuters)
Fransız polisi Paris’te Kürtlere yönelik saldırı mahallinde (Reuters)

Fransa’nın başkenti Paris’te, 23 Aralık 2022’de üç Kürdün hayatını kaybettiği saldırının faili William Malet’in, saldırıyı gerçekleştirdiği anı ayırt etme yeteneğini ‘bir dereceye kadar’ etkileyen kişilik bozukluğuna sahip olduğu açıklandı.
Le Parisien gazetesi tarafından Perşembe günü yayınlanan ve AFP’nin danıştığı psikiyatri raporuna göre, William Malet’i 4 Ocak’ta muayene eden iki psikiyatr, “Psikiyatrik muayenesi, gelişen veya oluşan bir akıl hastalığını ortaya çıkarmadı ancak kişilik bozukluklarını ortaya koydu” ifadelerini kullandı.
İki psikiyatrist ayrıca, William Malet’in muhakeme yeteneği veya eylemlerinin kontrolünü ortadan kaldıran psişik veya nöropsikolojik bir rahatsızlıktan etkilenmediğini, ancak bu kişilik bozukluklarının ‘bir dereceye kadar, kişinin muhakemesinin değiştirilmiş olarak görülmesini’ haklı çıkardığını belirtti.
Emekli makinist William Malet (69), 23 Aralık 2022’de Paris’te bulunan Ahmet Kaya Kültür Merkezi yakınlarında düzenlediği silahlı saldırıda üç kişiyi öldürdü, üç kişiyi de yaraladı.
Saldırının ardından yakalanan Malet, ırkçı saikle cinayet ve cinayete teşebbüsle suçlandı. Sorgusu sırasında, yabancılara karşı ‘patolojik’ nefretini itiraf etti.
Malet, Aralık 2021’de Paris’in Bercy semtinde bulunan göçmen çadırlarına satırla saldırarak 2 göçmeni yaralamıştı.
Bu saldırı nedeniyle bir yıl tutuklu kaldıktan sonra 12 Aralık’ta, yani Ahmet Kaya Kültür Merkezi yakınlarında düzenlediği saldırıdan 11 gün önce serbest bırakılmıştı. 
İki psikiyatristin raporuna göre Malet, Şubat 2016’da evinde meydana gelen hırsızlığın ardından durumsal bir çıkmaz, varoluşsal bir başarısızlık deneyimi içindeydi.
Malet, Haziran 2022’de hırsızları yaraladığı için silahlı şiddetten bir yıl hapis cezasına çarptırılmış ve bu karara itiraz etmişti.
İki psikiyatrist raporlarında ayrıca şöyle yazdı;
“Kendisini çaresiz ve silahsız hissederek, kendisi ve dünyayı tehdit ettiğini düşündüğü kişilere karşı işlenen bir katliamda, kendi acısını dünyaya ifşa eden, intikamcı bir çözüm olarak ırkçı toplu katliam ve ardından intihar fikrini tasarladı.”
Fransa’daki Kürt Demokratik Konseyi’nin Sözcüsü Berivan Fırat, düzenlediği basın toplantısında, “Tüm yetilerine sahip olmayan, depresif bir kişiyi tasvir etmeye çalıştılar. Ancak eylemlerinden sorumlu ve cezai sorumluluk taşıyor” dedi.
Konseyin bir diğer sözcüsü Agit Polat ise, “Şu anda tek bir izin incelendiği hissine sahibiz, tek bir saldırı gerçekleştiren yalnız bir kurdun” dedi.
Polat, Malet’in özellikle Kürt merkezini hedef aldığını belirterek, bu durumda saldırının siyasi saiklerle işlendiğini vurguladı.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.