Nikki Haley: ABD'den nefret eden ülkelere para vermeyi bırakacağız

AA
AA
TT

Nikki Haley: ABD'den nefret eden ülkelere para vermeyi bırakacağız

AA
AA

ABD başkanlık seçimlerine aday olan Nikki Haley, "Ben başkan olduğumda, ABD'den nefret eden ülkelere para vermeyi bırakacağız." dedi.
ABD'de 2024'te yapılacak başkanlık seçimlerine Cumhuriyetçi Parti'den resmen adaylığını duyuran Haley, Muhafazakar Siyasi Eylem Konferansı 2023'te (CPAC 2023) konuştu.
Haley, ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Büyükelçisiyken müttefiklerinin arkalarını kollayacağını ancak ABD'nin arkasında durmayan ülkelerin de isimlerini not edeceğini söylediğini aktardı.
Bu kapsamda ABD'nin Tel Aviv'deki Büyükelçiliğini Kudüs'e taşıması kararının ertesinde yaşananları hatırlatan Haley, şunları kaydetti:
"128 ülke bizi kınadı. İsimlerini aldım. Ofisime gittim ve personelimle bir liste hazırlattım. 193 ülkeyi sıraladılar. İkinci sütuna ABD'nin lehine ve aleyhine verdikleri oy oranlarını yazmalarını istedim. Son sütuna da onlara ne kadar dış yardım verdiğimizi koymalarını istedim."
Haley, ABD'nin "kuyusunu kazan" ülkelere milyar dolarlar verdiklerini iddia ederek, "Bizi sırtımızdan bıçaklıyorlar ve sonra dönüp para istemek için ellerini uzatıyorlar." ifadesini kullandı.
Bu ülkelerin bazılarının "Amerikan askerlerini öldürmeye çalışan teröristleri desteklediğini" öne süren Haley, "Pakistan, Irak, Filistinliler ve hatta komünist Küba ve Çin'e dış yardım veriyoruz. Dostlar satın almaya çalışmayı bırakmalıyız." dedi.
Haley, "Ben başkan olduğumda, ABD'den nefret eden ülkelere para vermeyi bırakacağız." diye konuştu.



Moskova, Kiev’i cezalandırarak ‘karşı saldırı’ bekliyor

Moskova, Kiev’i cezalandırarak ‘karşı saldırı’ bekliyor
TT

Moskova, Kiev’i cezalandırarak ‘karşı saldırı’ bekliyor

Moskova, Kiev’i cezalandırarak ‘karşı saldırı’ bekliyor

Rusya, Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy hükümetinin aylardır hazırladığı karşı saldırının başlaması beklentisiyle, üst üste üç gündür Kiev ve diğer Ukrayna şehirlerine balistik füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi. Havalimanları, hayati önem taşıyan ulaşım tesisleri ve diğer altyapıları hedef alan yeni ‘cezalandırıcı’ saldırılar, önceki iki günde düzenlenen gece saldırılarının aksine gündüz gerçekleşti.

Ukrayna askeri makamları ise hava savunmasının, Rusya’nın gerçekleştirdiği saldırıya karşılık verdiğini açıkladı. Rusya, saldırısında Hazar Denizi’nden başkent Kiev’e doğru Tu-95 bombardıman uçakları tarafından fırlatılan Şahed insansız hava araçları (İran tasarımı) ve KH 555/101 seyir füzeleri kullanırken, 40’tan fazla hedefi düşürdü.

Öte yandan Rusya Savunma Bakanlığı, 29 Mayıs sabahı yaptığı açıklamada güçlerinin gece saatlerinde ‘yüksek hassasiyetli saldırılarla Ukrayna havaalanlarındaki düşman askeri hedeflerini ve silah depolarını’ imha ettiğini bildirdi. Sankt Peterburg şehrinde genç erkekleri silahlı kuvvetlerdeki ‘yoldaşlara’ katılmaya çağıran ve Rus askerlerinin yaptıklarını öven pankartlar yayılırken, Rusya’nın Ukrayna ile uzun bir savaşa hazır olduğu görüldü. Kampanya öncesinde de Rusya hükümeti, silahlı kuvvetlerdeki askerlik hizmeti yaşını 50 yıla çıkardığını duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre Rus kuvvetleri, Kiev’e yönelik saldırılarında yine İran yapımı insansız hava araçları kullandı. Bu çerçevede Ukraynalı milletvekillerinin dün İran’a yönelik yaptırım taslağını onayladığını bildirdi. Ukrayna parlamentosu, internet sitesi üzerinden yaptığı açıklamada “Bu karar, Ukrayna yaptırımlarını İran’ın tamamen tecrit edilmesi yolunda tüm medeni dünyanın yapmakta olduğu şeyle uyumlu hale getiriyor” dedi.

Öte yandan üst düzey bir Ukraynalı yetkili, gelecekteki herhangi bir barış anlaşmasının bir parçası olarak Rusya ile askerden arındırılmış bir bölge oluşturulması çağrısında bulundu. Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy’in danışmanı Mykhailo Podolyak, dün yaptığı açıklamada “Savaş sonrası herhangi bir anlaşmanın bir parçası olarak Rusya’nın Ukrayna sınırı boyunca 100 ila 120 kilometre derinliğinde askerden arındırılmış bir bölge oluşturulmalıdır” dedi.

Yaşanan gelişmelerle eş zamanlı olarak Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 29 Mayıs’ta Kenya’dan başladığı yeni Afrika turu sırasında çeşitli mesajlar gönderdi. Lavrov, kahverengi kıta ile temasları güçlendirmeyi ve Güney Afrika’daki BRICS zirvesi için ön toplantılarda Rusya’nın pozisyonlarına destek seferber etmeyi amaçlıyor. Kenya’nın başkenti Nairobi’de düzenlediği basın toplantısında Lavrov, Ukraynalı pilotları F-16 savaş uçaklarını kullanmaları için eğitmeye çalışan Batılı ülkeleri eleştirdi.


Belarus, Devlet Sınır Komitesi’ne yeni başkan atadı

Belarus ve Polonya arasındaki sınır duvarı boyunca konuşlanan sınır muhafızları (AFP)
Belarus ve Polonya arasındaki sınır duvarı boyunca konuşlanan sınır muhafızları (AFP)
TT

Belarus, Devlet Sınır Komitesi’ne yeni başkan atadı

Belarus ve Polonya arasındaki sınır duvarı boyunca konuşlanan sınır muhafızları (AFP)
Belarus ve Polonya arasındaki sınır duvarı boyunca konuşlanan sınır muhafızları (AFP)

Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, Konstantin Molostov’u Devlet Sınır Komitesi’nin yeni başkanı olarak atadı.

Şarku’l Avsat’ın Belarus resmi haber ajansı Belta’dan aktardığı habere göre Molostov, ülkede sınır güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olan Devlet Sınır Komitesi eski başkanı Anatoly Lappo’nun yerine atandı.

Söz konusu atama kararı, NATO’nun bir üyesi olan komşu Polonya ile gerilimlerin arttığı bir dönemde alındı.

Varşova, geçtiğimiz hafta doğu sınırlarını Belarus ve Rusya’dan yük araçlarına kapatacağını bildirdi.

Polonya İçişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, 159’u milletvekili olmak üzere 365 Belarus vatandaşına yeni yaptırımlar uygulanacağı ve bu ülkeyle olan tek sınır kapısının Belarus ve Rusya’da kayıtlı tırlar için kapatıldığı bilgisi verildi.

Dün yayınlanan bir bakanlık kararnamesine göre, Polonya ve Belarus sınırları arasındaki geçiş, 1 Haziran’dan itibaren süresiz olarak kapatılacak.

Rusya’nın ana müttefiki Belarus’u, göçmenlerin Polonya’ya akışını düzenlemekle suçlayan Varşova, göçmenleri dışarıda tutmak için sınır boyunca çelik bir duvar ördü.


Polonya, 365 Belarusluya yaptırım uygulayarak sınır kapısını kapatıyor

Polonya-Belarus sınırındaki göçmenler. (Reuters)
Polonya-Belarus sınırındaki göçmenler. (Reuters)
TT

Polonya, 365 Belarusluya yaptırım uygulayarak sınır kapısını kapatıyor

Polonya-Belarus sınırındaki göçmenler. (Reuters)
Polonya-Belarus sınırındaki göçmenler. (Reuters)

Polonya İçişleri Bakanlığı dün, 159’u milletvekili olmak üzere Belarus vatandaşı 365 kişi hakkında yeni yaptırımlar uygulandığını ve bu ülkeyle var olan tek sınır kapısının Belarus ve Rusya'da kayıtlı kamyonlar için kapatılacağını duyurdu.

Pazartesi günü yayınlanan bir bakanlık kararnamesine göre Polonya ve Belarus sınırları arasındaki tek geçidin 1 Haziran'dan itibaren süresiz olarak kapatılması bekleniyor.

Polonya tarafından yaptırım uygulanan Belarus uyruklular arasında Minsk'i destekleyen çok sayıda yargıç, yerel yetkili, sporcu ve gazeteci bulunuyor.

Bakanlık, Polonya'ya ve Schengen Bölgesine girmelerinin yasaklanacağını ve varlıklarının dondurulacağını bildirdi.

Şarku’l Avsat’In edindiği bilgilere göre Bakanlık tarafından yapılan resmî açıklamada "Bu kişiler Belarus rejimini desteklediler. Minsk yetkililerinin baskıcı politikasını meşrulaştırmaya ve desteklemeye katıldılar” ifadelerine yer verildi.

Bakanlığa göre bu karar, Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko rejimini eleştirdiği için sekiz yıl hapis cezasına çarptırılan Polonyalı-Belaruslu gazeteci Andrzej Poczobut davasındaki katı hükmün devam etmesine yanıt olarak geldi.

Belarus’taki bir mahkeme, geçtiğimiz cuma günü temyiz başvurusunu reddederek kararı onadı.

Açıklamaya göre Varşova, ‘Polonya ve Baltık ülkelerine yasa dışı göçü organize etmekten sorumlu olanlara’ da yaptırım uyguladı.

Polonya, Rusya'nın ana müttefiki Belarus'u göçmenlerin kendi topraklarına akışın arkasında olmakla suçluyor. BU nedenle düzensiz geçişleri durdurmak için sınır boyunca çelik bir duvar ördü.


Balkanlar yine diken üstünde: 4 soruda Kosova'daki çatışmalar

Kosova'da konuşlu bulunan NATO barış gücü misyonunda yaklaşık 4 bin asker görev yapıyor (Reuters)
Kosova'da konuşlu bulunan NATO barış gücü misyonunda yaklaşık 4 bin asker görev yapıyor (Reuters)
TT

Balkanlar yine diken üstünde: 4 soruda Kosova'daki çatışmalar

Kosova'da konuşlu bulunan NATO barış gücü misyonunda yaklaşık 4 bin asker görev yapıyor (Reuters)
Kosova'da konuşlu bulunan NATO barış gücü misyonunda yaklaşık 4 bin asker görev yapıyor (Reuters)

Etnik Sırpların ağırlıklı olarak yaşadığı Kosova'nın kuzeyinde, Sırp göstericiler, Kosova polisi ve NATO birlikleriyle çatıştı.

Zvecan'da hükümet binasını işgal etmek için harekete geçen göstericilere karşı biber gazı ve ses bombaları kullanılırken, diğer iki belediye binası ise NATO askerleri tarafından güvenlik kordonu içine alındı.

NATO'dan yapılan açıklamada İtalyan ve Macar askerlerden oluşan barış gücü birliğinden 25 askerin yaralandığı ifade edildi.

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, bölgedeki çatışmalarda yaralanan 50 Sırp'ın hastaneye kaldırıldığını açıkladı.

Belgrad yönetimi sınır hattındaki Sırp birliklerinin tamamını teyakkuza geçirirken, Kosova'daki Sırplara yeniden saldırılması halinde buna seyirci kalmayacakları uyarısında bulundu.

Yaşanan gerilimle ilgili bir açıklama yapan NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Kosova yönetiminin gerginliği düşürecek adımlar atması gerektiğini söyledi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise, durumun endişe verici olduğunu ve Balkanlar'da "büyük bir patlamaya" sebebiyet verebileceğini ifade etti.

Kosova'nın kuzeyinde yaşanan gerilim bir kez daha 1998-99'da yaşanan çatışmaların tekrarlanması endişelerini körükledi. Çatışmalarda 10 binden fazla kişi hayatını kaybetmiş, 1 milyondan fazla kişiyse evsiz kalmıştı.

Sırbistan ve Kosova'nın ilişkileri neden bozuk?

Bir dönem Sırbistan'a bağlı olan Kosova, 2008'de bağımsızlığını ilan etti. Ancak Belgrad yönetimi nüfusunun yüzde 90'ı Arnavut olan bölgenin bağımsızlığını tanımadı.

Sırbistan yönetimi, bölgeyi kontrol etmese de Kosova'yı halen ülkenin bir parçası olarak görmeye devam ediyor.

Bölgeyi kendi ülkeleri olarak gören Kosovalı Arnavutlar Sırpları işgalci ve baskıcı bir güç olarak görürken, Sırp milliyetçileriyse 1389'da Osmanlı'ya karşı bölgede kazanılan zafer nedeniyle Kosova'yı ulusal mücadelenin bir sembolü olarak tanımlıyor.

Bölgedeki Arnavutlar, 1998'de Sırp yönetimine karşı ayaklanmış, Sırp ordusu bu ayaklanmaya çok sert şekilde yanıt vermişti. 1999'da NATO'nun müdahalesinin ardından Sırbistan bölgeden çekilmiş ve kontrolü uluslararası barış gücü askerlerine bırakmıştı.

Kosova 2008'deki bağımsızlık ilanının ardından, aralarında Türkiye ve ABD'nin de olduğu yaklaşık 100 ülke tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınırken, Rusya, Çin ve 5 Avrupa Birliği ülkesi Kosova konusunda Sırbistan'la aynı çizgide politika izliyor. 

Bu çözümsüzlük Sırbistan'la Kosova arasındaki gerginliğin bitmemesine neden oluyor.

Yükselen tansiyonun sebebi ne?

Kosova'da yeniden yükselen ve sokağa taşan gerilimin ardında yatan bu seferki neden, geçen ay Kosova'nın kuzeyinde yapılan yerel seçimler.

Bölgenin ağırlıklı nüfusunu oluşturan Sırpların boykot kararına rağmen düzenlenen seçimlerde katılım yüzde 4'ün altına kadar düşmüş, belediyeleri Arnavutlar kazanmıştı.

Geçen cuma günü ise yeni seçilen Arnavut belediye başkanları, Kosova polisinin de yardımıyla görevi devralmak üzere belediye binalarına girdi. Sırplar, yeni belediye başkanlarının görevi devralmalarına engel olmaya çalışsalar da Kosova polisinin müdahalesiyle karşı karşıya kaldı.

Sırplar pazartesi günü bölgedeki belediye binalarının önünde toplanarak yeni gösteriler düzenledi. Şiddetli çatışmalara sahne olan gösterilerde NATO'nun barış gücü askerleri ve Kosova polisiyle Sırp göstericiler karşı karşıya geldi.

Yaşanan gerilimin kaynağı olan seçim boykotu kararı, kasımda içlerinde hakimler ve polislerin de olduğu bölgedeki Sırp görevlilerin görevlerinden toplu şekilde istifa etmelerinin ardından gelmişti.

Kosova hükümetinin Sırp nüfusun yoğun olduğu ülkenin kuzeyine yönelik attığı hemen hemen her adımın Sırpların direnişiyle karşılaştığını söylemek de mümkün. Ülkenin kuzeyinde yaşayan Sırpların, Belgrad'la yakın bağlarını koruduğu da biliniyor.

Ana aktörler kim?

Hem Kosova hem de Sırbistan, ihtilafla ilgili taviz vermeye yanaşmayan milliyetçi liderler tarafından yönetiliyor.

AB'nin arabuluculuk ettiği müzakerelerde Kosova'yı temsil eden Başbakan Albin Kurti, daha önce Sırbistan'da siyasi nedenlerle hapis yatmış eski bir öğrenci lideri. Kurti ayrıca Kosova'nın Arnavutluk'la birleşmesinin ateşli savunucularından biri olarak biliniyor ve Sırbistan'a taviz verilmesine kesinlikle karşı çıkıyor.

Kosova'daki savaş sırasında Enformasyon Bakanlığı yapan Sırbistan Başbakanı Aleksandar Vucic ise ülkesinin bir şeyler kazanmadan asla anlaşma yapmayacağını söylüyor.

Vucic ayrıca Kosova lideri Kurti'yi, "yeni Zelenski olmaya çalışmakla" suçluyor.

Çözüm çalışmaları hangi aşamada?

Kosova ve Sırbistan arasındaki sorunların çözümü için ortak bir zemin yaratmaya yönelik uluslararası çabalar bir süredir devam ediyor ancak şu ana kadar kapsamlı bir anlaşmaya varılabilmiş değil.

Avrupa Birliği yetkilileri ilişkilerin normalleşmesi için yürütülen müzakerelere arabuluculuk ediyor. Müzakereler sırasında taraflar sayısız kez anlaşmaya varsa da, bu anlaşmalar nadiren uygulamaya konulabildi. 

Ancak her iki ülke de Avrupa Birliği üyeliği için ilişkilerini normalleştirmek zorunda. İhtilafın devam etmesiyse uzayan istikrarsızlık, ekonomik gerileme ve sürekli çatışma riski anlamına geliyor.

Sırbistan'la olan sorunların çözülemediği senaryoda, BM'ye üye olamayan Kosova devletinin işlevsel bir yapıya kavuşması zor görünüyor. 

Kosova'ya yönelik herhangi bir Sırp askeri müdahalesiyse, Sırbistan ordusuyla NATO barış gücü askerlerini karşı karşıya getirme potansiyeli taşıyor.

Independent Türkçe, AP, BBC, CNN, Balkan Insight, Euractiv


Rusya'dan ABD'li senatör Graham'e suikast çağrısı

Lindsey Graham, 26 Mayıs'ta Kiev'de basın mensuplarına konuşmuştu (Reuters)
Lindsey Graham, 26 Mayıs'ta Kiev'de basın mensuplarına konuşmuştu (Reuters)
TT

Rusya'dan ABD'li senatör Graham'e suikast çağrısı

Lindsey Graham, 26 Mayıs'ta Kiev'de basın mensuplarına konuşmuştu (Reuters)
Lindsey Graham, 26 Mayıs'ta Kiev'de basın mensuplarına konuşmuştu (Reuters)

Rus hükümet yetkilileri ve devlet medyası, bu hafta sonu Lindsey Graham'e suikast çağrısı yaptı. Daha önce Graham'in Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'ye yaptığı yorumlar, onu Rusları öldürmekle ilgili aşağılayıcı bir ifade kullanmış gibi gösterecek şekilde düzenlenmişti.

Düzenlenen video Rusya'da geniş çapta paylaşıldı ve Graham'in ABD'nin Ukrayna'ya verdiği destekle ilgili bir konuşmayı, "Ve Ruslar ölüyor. Bu şimdiye kadar harcadığımız en iyi para" sözleriyle bitirdiği görülüyor.

Aslında Graham'in ABD'nin harcamaları hakkındaki yorumu Rusların ölümüyle değil, Ukraynalıların ülkelerini savunmalarına yardımcı olmakla bağlantılıydı. Graham'in Ukrayna devlet başkanlığı ofisi tarafından yayımlanan tam açıklamasında, Graham'in "Ruslar ölüyor" gözleminin ardından Zelenski, "Evet, ama bizim topraklarımıza geldiler. Biz onların topraklarında savaşmıyoruz" diyor.

Yine de konuşmanın düzenlenmiş hali, Rusya'da ABD senatörüne karşı büyük ve güçlü bir tepkiye yol açtı.

Vladimir Putin'in önde gelen yardımcılarından, onun yanında önce devlet başkanlığı sonra da başbakanlık yapan Dmitri Medvedev, Graham'i "Robert Kennedy, Huey Long, Clementa Carlos Pinckney, John Milton Elliott, Wayne Owens ve diğer Amerikan siyasetçileri" gibi suikastın "kara talihiyle" tehdit etti ve onun için "yaşlı bir aptal" dedi.

Daily Beast'e göre Medvedev, Telegram kanalında "Sevgili Amerikasında sadece sıradan insanlar düzenli olarak öldürülmüyor, senatörleri öldürmek için kirli paralar da harcanıyor" dedi.

Devlete ait haber kanalı RT'nin başındaki Margarita Simonyan, Lev Troçki suikastına karışmasıyla bilinen Sovyet ajanı Pavel Sudoplatov'a atıfta bulunarak, "Eğer Leydi Graham Rusların öldürülmesi için harcanan paranın ABD'nin harcadığı en iyi para olduğunu gerçekten söylediyse... Umarım ülkemizde Sudoplatov'un oğulları, torunları, öğrencileri veya öğrencilerinin soyu yaşıyordur. Zor bile değil. Adresini biliyoruz" dedi.

Graham, Zelenski'yle cuma günü bir araya geldi. Konuşmaları sırasında Ukrayna direnişinin kendisine "Amerika'daki daha iyi benliklerini hatırlattığını" söyledi.

Bir zamanlar Amerika'da bu şekildeydik, son kişiye kadar savaşacaktık, ya özgür olacaktık ya da ölecektik.

Graham daha sonra Reuters'a, "ABD'nin Ukrayna'yı Rus savaş suçlularından kurtarmaya yardım etmesi iyi bir yatırımdı... Sayın Medvedev, Rusların Ukrayna'da ölmesinin durmasını istiyorsanız geri çekilin. İstilayı durdurun. Savaş suçlarını durdurun. Gerçek şu ki, siz ve Putin, Rus askerlerini hiç umursamıyorsunuz" dedi.

The Independent'ın haberine göre, Rusya ayrıca pazartesi Graham için "ölen Ruslar" yorumunu gerekçe göstererek tutuklama emri çıkardı.

Graham, içişleri bakanlığının internet sitesinde aranan suçlu şüpheliler listesine eklenirken, Rusya'nın üst düzey ceza soruşturma kurumu olayla ilgili soruşturma başlattığını belirtti.

Soruşturma Komitesi, Graham hakkında "ABD'nin Rus yurttaşlarının ölümüne neden olmak üzere mali desteğini ilan ettiği" gerekçesiyle bir ceza davası açıldığını söyledi.

Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov pazar günü, "Ülke için böyle senatörlere sahip olmaktan daha büyük bir utanç hayal etmek zor" dedi.


İran Cumhurbaşkanı Reisi, Mısır'la ilişkilerin geliştirilmesi için Dışişleri Bakanlığına talimat verdi

İbrahim Reisi'nin 2018'de Yargı Erki Başkanlığı’na atanmasının ardından rejim lideri Ali Hamaney internet sitesinde yayımlanan bir fotoğraf
İbrahim Reisi'nin 2018'de Yargı Erki Başkanlığı’na atanmasının ardından rejim lideri Ali Hamaney internet sitesinde yayımlanan bir fotoğraf
TT

İran Cumhurbaşkanı Reisi, Mısır'la ilişkilerin geliştirilmesi için Dışişleri Bakanlığına talimat verdi

İbrahim Reisi'nin 2018'de Yargı Erki Başkanlığı’na atanmasının ardından rejim lideri Ali Hamaney internet sitesinde yayımlanan bir fotoğraf
İbrahim Reisi'nin 2018'de Yargı Erki Başkanlığı’na atanmasının ardından rejim lideri Ali Hamaney internet sitesinde yayımlanan bir fotoğraf

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin 40 yılı aşkın süredir çoğunlukla maslahatgüzar seviyesinde tutulan Mısır ile ilişkilerin geliştirilmesi için Dışişleri Bakanlığına talimat verdiği bildirildi.

İran resmi ajansı IRNA'nın haberine göre, Hükümet Sözcüsü Ali Bahadori Cehromi, başkent Tahran'da basın toplantısı düzenledi.

Cehromi, İran ile Mısır arasında ilişkilerin geliştirilmesi ihtimaline ilişkin bir soru üzerine, "Hükümet, Mısır ile ilişkileri geliştirmeye hazırdır. Büyük Devrim Rehberi'nin (İran lideri Ayetullah Ali Hamaney) emri sonrasında Cumhurbaşkanı (İbrahim Reisi), Dışişleri Bakanlığına bu konuda gerekli girişimlerde bulunulması talimatını verdi." dedi.

İran-Mısır ilişkileri

İran ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkiler 1979'da Kahire'nin İran'ın devrik şahı Muhammed Rıza Pehlevi'ye iltica hakkı tanıması ve İsrail ile Camp David Barış Anlaşması'nı imzalaması nedeniyle kopmuştu.

İran-Irak Savaşı'nda Mısır'ın Irak'ı desteklemesiyle ilişkiler daha da bozulmuştu.

İki ülke 40 yıldan uzun süredir karşılıklı büyükelçi bulundurmuyor ve ilişkiler maslahatgüzar seviyesinde yürütülüyor. İran yalnızca 2011'de eski Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi döneminde bu ülkeye kısa süreliğine büyükelçi atamıştı.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Temmuz 2022'de yaptığı açıklamada, "Tahran ile Kahire arasındaki ilişkilerin güçlenmesi, bölge ülkelerinin ve iki ülke halklarının çıkarınadır." ifadelerini kullanmıştı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani de 2 Ocak'taki açıklamasında, Abdullahiyan'ın 20 Aralık 2022'de Ürdün'de düzenlenen "2. Bağdat İşbirliği ve Ortaklık Konferansı" sırasında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi ile yaptığı kısa görüşmenin olumlu geçtiğini belirtmişti.

Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) yayın yapan The National gazetesi, 24 Mayıs'ta Mısırlı yetkililere dayandırdığı haberde, Tahran ve Kahire'nin, Umman'ın aracılığında yürütülen bir süreç kapsamında birkaç ay içinde karşılıklı büyükelçi ataması yapabileceğini yazmıştı.

Umman Sultanı Heysem bin Tarık, geçen haftaki Kahire ziyareti sonrasında 28 Mayıs'ta başkent Tahran'ı ziyaret etmişti. İran lideri Hamaney ile Tarık arasındaki görüşmede konu gündeme gelmiş ve Hamaney, "Biz, bunu (Mısır'la ilişkilerin normalleştirilmesini) memnuniyetle karşılıyoruz. Bu konuda bir sorun bulunmamaktadır." ifadelerini kullanmıştı.


Borrell: Rusya savaşı kazanmadığı sürece müzakerelere girmeyecek

Avrupa Birliği Dış Politika Sorumlusu Josep Borrell (DPA)
Avrupa Birliği Dış Politika Sorumlusu Josep Borrell (DPA)
TT

Borrell: Rusya savaşı kazanmadığı sürece müzakerelere girmeyecek

Avrupa Birliği Dış Politika Sorumlusu Josep Borrell (DPA)
Avrupa Birliği Dış Politika Sorumlusu Josep Borrell (DPA)

Avrupa Birliği'nin Dış Politika Sorumlusu Josep Borrell dün yaptığı açıklamada, Rusya'nın ancak Ukrayna'daki savaşı kazanması halinde müzakerelere girmeye hazır olacağına inandığını söyledi. Ayrıca bu yaz çatışmada olabilecekler konusunda ‘iyimser olmadığını’ ifade etti.

Borrell, Barselona'daki bir etkinlikte yaptığı konuşmada "Rusya'nın savaşı kazanmak için mutlak bir niyeti olduğunu görüyorum ... Rusya savaşı kazanmadıkça müzakerelere girmeyecek” dedi.

Borrell, Avrupa Birliği ülkelerinin savunma bakanlarının geçtiğimiz Salı günü Brüksel'de yaptığı bir toplantıda ABD'nin yeşil ışık yakmasının ardından Ukraynalı pilotların F-16 savaş uçaklarıyla ilgili eğitimlerinin Polonya'da başladığını açıklamıştı. Borrell, “F-16 savaş pilotları için eğitimin birçok ülkede nihayet başlamasından memnunum ve biraz zaman alacak, ne kadar erken olursa o kadar iyi” ifadelerini kullanmıştı. Eğitimin başladığı ülkelerle ilgili bir soruya Borrell, “Örneğin Polonya" yanıtını vermişti.


Rusya’nın Ukrayna kentlerine ağır bombardımanı üçüncü gününde

Kiev’deki bir metro istasyonu, 29 Mayıs’ta füze ve insansız hava aracı saldırıları sırasında vatandaşlarla doldu (AFP)
Kiev’deki bir metro istasyonu, 29 Mayıs’ta füze ve insansız hava aracı saldırıları sırasında vatandaşlarla doldu (AFP)
TT

Rusya’nın Ukrayna kentlerine ağır bombardımanı üçüncü gününde

Kiev’deki bir metro istasyonu, 29 Mayıs’ta füze ve insansız hava aracı saldırıları sırasında vatandaşlarla doldu (AFP)
Kiev’deki bir metro istasyonu, 29 Mayıs’ta füze ve insansız hava aracı saldırıları sırasında vatandaşlarla doldu (AFP)

29 Mayıs Pazartesi günü Rus işgal kuvvetleri, Ukrayna şehirlerine art arda üç gündür yoğun saldırılar düzenleyerek, çoğu havaalanı, hayati ulaşım tesisini ve diğer altyapıyı hedef aldı. Rus kuvvetlerinin yeni saldırılarında İran yapımı insansız hava araçları kullandığı aktarılırken, Fransız haber ajansı AFP ise Ukraynalı milletvekillerinin pazartesi günü İran’a yönelik yaptırım taslağını onayladığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Ukrayna parlamentosu, internet sitesi üzerinden yaptığı açıklamada “Bu karar, Ukrayna yaptırımlarını İran’ın tamamen tecrit edilmesi yolunda tüm medeni dünyanın yapmakta olduğu şeyle uyumlu hale getiriyor” dedi.

Rus haber ajansı RIA Novosti ajansının haberine göre alınan kararla eş zamanlı olarak, en şiddetli hava saldırılarına tanık olan iki gecenin ardından dün gündüz saatlerinde Ukrayna şehirlerine yönelik yoğun hava saldırıları devam etti.

İki polis, 29 Mayıs’ta Kiev’e atılan bir füzenin kalıntılarını inceliyor (EPA)
İki polis, 29 Mayıs’ta Kiev’e atılan bir füzenin kalıntılarını inceliyor (EPA)

Ajansın kaynaklardan aktardığına göre bölge üzerindeki uçuşlardan ve ardından gelen şiddetli patlamalardan sonra başkent Kiev ve kırsal alanlarında alarm durumu ilan edildi.

Sabah saatlerinde düzenlenen birkaç saldırının ardından pazartesi günü öğleden sonra saat 5 civarında sirenler çaldı ve bir dakika sonra Çernigiv bölgesinde alarm verildi.

Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, dün sabah şehirde çok sayıda güçlü patlama meydana geldiğini söyledi. Kliçko, hava savunma sistemlerinin başkentin 3 bölgesinde faaliyet gösterdiğini dile getirdi.

Ukrayna

Ukraynalılar, öncesinde zor bir gece geçirmişlerdi. Aynı şekilde pazartesi sabahına kadar da Ukrayna genelinde bir hava alarmı verildi. Yerel medya organları, bir dizi büyük patlamanın ülkenin doğusundan batısına kadar birçok bölgeyi hedef aldığını duyurdu. Kiev, Poltava, Vinnytsia, Çerkassi, Odessa, Hmelnitski ve Lviv de saldırıya uğradı.

Ulusal Polis Bölge Müdürlüğü’ne göre başkent Kiev’deki birçok altyapı tesisi hasar gördü.

Rusya’nın bugün Kiev’i bombalaması sonucu çıkan yangınlar (Kiev Emniyet Müdürlüğü- Reuters)
Rusya’nın bugün Kiev’i bombalaması sonucu çıkan yangınlar (Kiev Emniyet Müdürlüğü- Reuters)

Gece saldırısı, Ukrayna şehirlerinin Ukrayna’daki Rus askeri operasyonunun başlamasından bu yana en büyük insansız hava araçları saldırısına maruz kalmasının ardından başladı.

Kiev şehrinin askeri ve sivil idaresi, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada “40’tan fazla hava hedefi tespit ettik ve hava savunmamız onları imha etti. Kiev’e yönelik saldırıları geri püskürttük” açıklaması yaptı. Yetkililer, Rusya’nın Mayıs ayının başından bu yana şehre düzenlediği 15’inci hava saldırısı ve aynı yoğunlukta bir gecede üst üste düzenlediği ikinci saldırı sonucunda Kiev’de büyük bir hasar veya can kaybı olmadığını belirtti.

Şehrin askeri yönetimi, Rusya’nın dün sabah saatlerinde düzenlediği saldırıda İran yapımı Şahed uçağı ve Tupolev-95MC stratejik bombardıman uçaklarından fırlatılan seyir füzelerinin bir karışımını kullandığını bildirdi.

Ukrayna

Şehrin askeri idaresinin başkanı Sergei Bubka, Rusya’nın bu sürekli saldırılarla ‘sivil nüfusu derin bir psikolojik gerilim durumunda tutmaya çalıştığını’ söyledi.

Rusya Savunma Bakanlığı, yaptığı açıklamada, güçlerinin gece boyunca ‘yüksek hassasiyetli saldırılarla Ukrayna havaalanlarındaki düşman askeri hedeflerini ve silah depolarını’ imha ettiğini belirtti.

Savaşın gidişatına ilişkin verilen günlük brifinge göre Bakanlık, “Gece saatlerinde Rus kuvvetleri, Ukrayna’daki havalimanlarındaki düşman askeri hedeflere uzun menzilli hassas silahlarla havadan saldırı düzenledi. Komuta merkezleri, radar merkezleri, havacılık teçhizatı, depolama tesisleri, çeşitli silah ve mühimmat depoları imha edildi” ifadelerini kullandı.

Ukrayna

Bakanlığın son 24 saatteki operasyonlara ilişkin olarak yaptığı açıklamaya göre Kupyansk bölgesinde şiddetli çatışmalar yaşandı. Ukrayna’nın ‘iki sabotaj ve keşif grubu’ Harkov ve Lugansk bölgelerinde tasfiye edildi. Bakanlık, Krasny Liman ekseninde bir obüs topu ve kundağı motorlu bir topçu üssünü imha etmenin yanı sıra yaklaşık 55 Ukrayna askerini öldürdüklerini söyledi.

Donetsk’te ise Bakanlık, “Çatışma operasyonları sonucunda 145 Ukrayna askeri ölürken, Orlivka bölgesinde bir obüs imha edildi. ABD yapımı batarya karşıtı radar imha edildi. Ukrayna kuvvetlerinin 79. Hava Taarruz Tugayı’na ait mühimmatın bulunduğu iki depo da imha edildi” dedi.

Moskova’ya göre Ukrayna kuvvetleri ayrıca, Zaporijya ve güney Donetsk bölgelerinde yaklaşık 140 asker kaybetti ve Herson, 20 Ukrayna askerinin ölümüyle sonuçlanan çatışmalara tanık oldu.

Rusya

Öte yandan üst düzey bir Ukraynalı yetkili, gelecekteki herhangi bir barış anlaşmasının bir parçası olarak Rusya ile askerden arındırılmış bir bölge oluşturulması çağrısında bulundu. Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy’in danışmanı Mykhailo Podolyak, dün yaptığı açıklamada “Savaş sonrası herhangi bir anlaşmanın bir parçası olarak Rusya’nın Ukrayna sınırı boyunca 100 ila 120 kilometre derinliğinde askerden arındırılmış bir bölge oluşturulmalıdır” dedi. Twitter üzerinden açıklamada bulunan Podolyak, Ukrayna topraklarını aralıksız Rus bombardımanından korumak için tampon bölgenin gerekli olacağını belirtti.


İsveç’te, Rusya’nın casusluk faaliyetleri için kullanıldığından şüphelenilen balina tespit edildi

Casusluk faaliyet için kullanılan Beluga cinsi balina. (AFP)
Casusluk faaliyet için kullanılan Beluga cinsi balina. (AFP)
TT

İsveç’te, Rusya’nın casusluk faaliyetleri için kullanıldığından şüphelenilen balina tespit edildi

Casusluk faaliyet için kullanılan Beluga cinsi balina. (AFP)
Casusluk faaliyet için kullanılan Beluga cinsi balina. (AFP)

Rus donanmasının casusluk faaliyetleri için kullandığından şüphelenilen Beluga cinsi bir balina pazar günü İsveç kıyılarında görüldü. Beluga cinsi balina ilk kez 2019 Norveç’te tespit edilmişti.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Beluga önceki gün İsveç'in batısındaki Hunnebostrand yakınlarında görüldü. OneWhale derneğinden Sebastian Strand, Belugaların sevdiği Grönland ve Kutup Denizi'nin soğuk sularının tersine yani güneye doğru normalden daha hızlı bir şekilde ilerlerken tespit edildiğine işaret ettiği açıklamasında şunları söyledi:

“Neden bu kadar hızlı yüzdüğünü bilmiyoruz. Hormonları onu bir eş bulmaya zorluyor olabilir. Ya da yalnızlık… Belugalar çok sosyal oldukları için diğerlerini arıyor olabilir.”

Strand ayrıca balinanın 13 ile 14 yaşları arasında olabileceğine dikkat çekti.

Beluga cinsi balinalar ağırlıklı olarak Norveç'in en kuzeyindeki Svalbard takımadalarında görülüyor.

yaBeluga 2019’da Norveç’te görülmesinin ardından Norveççe balina anlamına gelen ‘hval’ ve Rusça'da sık kullanılan ve aynı zamanda Rusya Devlet Başkanı Putin'in de ön ismi olan ‘Vladimir'den esinlenerek ‘Hvaldimir’ adı verildi.


İran medyası, UAEA ile anlaşmazlık konusu olan iki meselenin çözüldüğünü duyurdu

AA
AA
TT

İran medyası, UAEA ile anlaşmazlık konusu olan iki meselenin çözüldüğünü duyurdu

AA
AA

İran ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) arasında anlaşmazlık konusu olan iki meselenin çözüme kavuşturulduğu bildirildi.

İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı'nın ismi açıklanmayan kaynaklarına dayandırdığı habere göre, İran Atom Enerjisi Kurumu ile UAEA arasında son dönemde yapılan teknik müzakereler sonucunda iki mesele çözüme kavuşturularak kapatıldı.

İran'ın UAEA'ya bildirilmediği için anlaşmazlık konusu olan Abadeh tesisi ile Fordo'da UAEA tarafından tespit edilen yüzde 83,7 zenginleştirilmiş uranyumla ilgili iki meselenin çözüme kavuşturulduğu belirtildi. Böylece İran ile UAEA arasında anlaşmazlık konusu olan bu iki meselenin kapatıldığı aktarıldı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 2019'da İran'ın Abade kenti yakınlarında gizli bir nükleer tesisin varlığını tespit ettiklerini ileri sürmüştü. UAEA da iddiayı araştırmak için İran'a bu konuda işbirliği yapması çağrısında bulunmuştu.

UAEA, Yönetim Kurulu üyesi ülkelerle her 3 ayda bir paylaştığı İran'ın nükleer faaliyetlerini ele alan ve şubat sonunda yayınlanan raporunda, Fordo'daki tesiste yüzde 83,7 zenginleştirilmiş uranyum parçacıklarının tespit edildiğini bildirmişti.

UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi, 4 Mart'ta İran'ı ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, tespit edilen uranyumun "stok" değil "parçacık" olduğunu belirtmiş ve yine de konuyla ilgili İran'dan açıklama beklediklerini ifade etmişti.

UAEA'nın gelecek hafta yapılacak 35 üye ülkeden oluşan Yönetim Kurulu'nun toplantısı öncesinde İran'ın nükleer programıyla ilgili üç aylık raporunu yayımlaması bekleniyor.