Macron, Ruanda’yı kınamadan Kinşasa’ya karşı sert uyarılarda bulundu

Dört ülkeyi kapsayan bir Afrika turunu Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile tamamladı

Macron, Kongolu mevkidaşı Felix Tshisekedi ile 4 Mart’ta Kinşasa’da düzenlediği basın toplantısında (AFP)
Macron, Kongolu mevkidaşı Felix Tshisekedi ile 4 Mart’ta Kinşasa’da düzenlediği basın toplantısında (AFP)
TT

Macron, Ruanda’yı kınamadan Kinşasa’ya karşı sert uyarılarda bulundu

Macron, Kongolu mevkidaşı Felix Tshisekedi ile 4 Mart’ta Kinşasa’da düzenlediği basın toplantısında (AFP)
Macron, Kongolu mevkidaşı Felix Tshisekedi ile 4 Mart’ta Kinşasa’da düzenlediği basın toplantısında (AFP)

4 Mart’ta Kinşasa’da Afrika turunu tamamlayan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusundaki çatışma zeminine karşı özellikle de Kigali’ye sert uyarılarda bulundu. Ancak Kongoluların talep ettiği gibi Ruanda’yı açıkça kınamadı.
Macron, Kongolu mevkidaşı Felix Tshisekedi ile düzenlediği basın toplantısında, Kongo Cumhuriyeti’nin savaş ganimeti olmaması gerektiğini ve ülkenin açıktan yağmalanmasının durdurulması gerektiğini söylerken, “Yağmaya hayır, Balkanlaştırmaya hayır, savaşa hayır” ifadelerini kullandı.
Tshisekedi ise Macron’dan birkaç dakika önce ülkesinin kendisini kurbanı olarak gördüğü ‘haksız ve barbarca saldırıyı’ kınamıştı. Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Birleşmiş Milletler’den (BM) uzmanlar, Ruanda’yı geçen yıldan bu yana maden bakımından zengin bir bölge olan Kuzey Kivu’da geniş arazileri ele geçiren ‘23 Mart’ isyancı hareketini desteklemekle suçluyor. Ancak Kigali bunu reddediyor.
Aynı şekilde Fransa Dışişleri Bakanlığı da bu desteği kınadı. Ancak Kinşasa, kınamanın yeterli olmadığını söylüyor ve Paris’in Kigali’ye karşı somut önlemler almasını bekliyor.
Macron, herhangi bir yaptırım açıklamazken, Ruanda dahil tüm ülkeleri ‘sorumluluklarını üstlenmeye’ çağırdı.
Fransa Cumhurbaşkanı, yaptığı açıklamada “Ruanda ve diğer aktörlerden beklentimiz, arabulucuların gözetiminde verdikleri taahhütleri yerine getirmeleridir. Bunlara saygı göstermezlerse yaptırımlar olabilir, bunu çok net söylüyorum” dedi.
Fransa Cumhurbaşkanı, geçen Eylül ayında New York’taki BM Genel Kurulu’nun oturum aralarında ’23 Mart’ isyancı hareketinin ilerlediği Demokratik Kongo’nun doğusunda gerginliği azalmak için bir iyi niyet misyonu girişiminde bulundu.
2022’nin başlarında Ukrayna’da kaçınmaya çalıştığı anlaşmazlıkta olduğu gibi Macron, Kongo Cumhurbaşkanı ile isyanı desteklemekle suçladığı Ruandalı mevkidaşı Paul Kagame arasındaki görüşmede arabulucu rolünü oynadı.
Fransa cumhurbaşkanlığı, daha sonra yaklaşık otuz yıldır devam eden bir çatışmada diplomatik bir başarıya vurgu yaptı. Ancak isyan hareketi o günden bu yana, Angola ve Kenya’nın da arabuluculuğuna rağmen ilerlemesini sürdürdü.
Macron, 1994’te Ruanda’da Tutsilere yönelik soykırımı takip eden karanlık yılların ardından Kagame’nin yanında yer almakla ve Fransa da bu kan banyosuna karışmakla suçlanıyor.
Gelecek salı günü, ateşkes sağlanması bekleniyor
Ziyareti arifesinde yurttaş hareketleri, Emmanuel Macron’un Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde hoş karşılanmadığını dile getirdi.
Geçen çarşamba günü Kinşasa’da Fransa Cumhurbaşkanı’nın ziyaretine karşı gösteri yapan onlarca insan, cumartesi sabahı yine Rus bayrakları ile Macron’un ziyaret edeceği alanlardan birine doğru yürüdü. Fransız Haber Ajansı’ndan (AFP) gazeteciler, polisin eylemcileri hızla dağıttığını ve liderlerini tutukladığını bildirdi.
Cumartesi günü Fransa Cumhurbaşkanı, özellikle de cuma günü Luanda’da bir araya geldiği Angola Cumhurbaşkanı Joao Lourenço liderliğindeki, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusundaki çatışmayı çözüme kavuşturmak için Afrika’da başlatılan girişimlere destek verdi.
Macron Lourenço, Tshisekedi ve Kagame ile yaptığı görüşmelerde Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki tüm çatışma taraflarının ülkenin doğusunda ‘gelecek salı günü’ bir ateşkesin sağlanmasına ‘açık destek’ verdiklerini söyledi.
Emmanuel Macron, Lourenço ile görüşmeye giden ‘23 Mart’ temsilcilerinin de bu konuya kendilerini adadıklarını belirtti.
Son aylarda birkaç kez ateşkes ilan edildi, ancak hiçbirine uyulmadı. “Özellikle yaptırımlar açısından bir şeyler görmek istiyorum” diyen Tshisekedi, kendilerine saldıranların iyi niyetinden şüphe duyduğunu vurguladı.
Aynı sabah Avrupa Birliği (AB) tarafından ilan edildiğine göre Kuzey Kivu’nun başkenti Goma ile Fransa’nın desteğiyle insani hava köprüsü kurulduğu açıklandı.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Emmanuel Macron’u ‘ormancılık, Angola ve Kongo- Brazavil’ konulu bir zirve için Gabon’a götüren Orta Afrika turunun dördüncü ve son durağı.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.