Ketta'da düzenlenen intihar saldırısında 9 Pakistan polisi öldü

Pakistan'daki bir önceki intihar saldırısından (arşiv)
Pakistan'daki bir önceki intihar saldırısından (arşiv)
TT

Ketta'da düzenlenen intihar saldırısında 9 Pakistan polisi öldü

Pakistan'daki bir önceki intihar saldırısından (arşiv)
Pakistan'daki bir önceki intihar saldırısından (arşiv)

Pakistan polis sözcüsü, Pazartesi günü ülkenin güneybatısındaki Ketta'da düzenlenen intihar saldırısında 9 polisin öldüğünü söyledi.
Pakistan polis sözcüsü Mahmud Han Nutizai, Reuters'e verdiği demeçte, 9 polisin öldüğü saldırıda 15 polis memurunun ise yaralandığını ifade etti.



İsveç’te, Rusya’nın casusluk faaliyetleri için kullanıldığından şüphelenilen balina tespit edildi

Casusluk faaliyet için kullanılan Beluga cinsi balina. (AFP)
Casusluk faaliyet için kullanılan Beluga cinsi balina. (AFP)
TT

İsveç’te, Rusya’nın casusluk faaliyetleri için kullanıldığından şüphelenilen balina tespit edildi

Casusluk faaliyet için kullanılan Beluga cinsi balina. (AFP)
Casusluk faaliyet için kullanılan Beluga cinsi balina. (AFP)

Rus donanmasının casusluk faaliyetleri için kullandığından şüphelenilen Beluga cinsi bir balina pazar günü İsveç kıyılarında görüldü. Beluga cinsi balina ilk kez 2019 Norveç’te tespit edilmişti.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Beluga önceki gün İsveç'in batısındaki Hunnebostrand yakınlarında görüldü. OneWhale derneğinden Sebastian Strand, Belugaların sevdiği Grönland ve Kutup Denizi'nin soğuk sularının tersine yani güneye doğru normalden daha hızlı bir şekilde ilerlerken tespit edildiğine işaret ettiği açıklamasında şunları söyledi:

“Neden bu kadar hızlı yüzdüğünü bilmiyoruz. Hormonları onu bir eş bulmaya zorluyor olabilir. Ya da yalnızlık… Belugalar çok sosyal oldukları için diğerlerini arıyor olabilir.”

Strand ayrıca balinanın 13 ile 14 yaşları arasında olabileceğine dikkat çekti.

Beluga cinsi balinalar ağırlıklı olarak Norveç'in en kuzeyindeki Svalbard takımadalarında görülüyor.

yaBeluga 2019’da Norveç’te görülmesinin ardından Norveççe balina anlamına gelen ‘hval’ ve Rusça'da sık kullanılan ve aynı zamanda Rusya Devlet Başkanı Putin'in de ön ismi olan ‘Vladimir'den esinlenerek ‘Hvaldimir’ adı verildi.


İran medyası, UAEA ile anlaşmazlık konusu olan iki meselenin çözüldüğünü duyurdu

AA
AA
TT

İran medyası, UAEA ile anlaşmazlık konusu olan iki meselenin çözüldüğünü duyurdu

AA
AA

İran ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) arasında anlaşmazlık konusu olan iki meselenin çözüme kavuşturulduğu bildirildi.

İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı'nın ismi açıklanmayan kaynaklarına dayandırdığı habere göre, İran Atom Enerjisi Kurumu ile UAEA arasında son dönemde yapılan teknik müzakereler sonucunda iki mesele çözüme kavuşturularak kapatıldı.

İran'ın UAEA'ya bildirilmediği için anlaşmazlık konusu olan Abadeh tesisi ile Fordo'da UAEA tarafından tespit edilen yüzde 83,7 zenginleştirilmiş uranyumla ilgili iki meselenin çözüme kavuşturulduğu belirtildi. Böylece İran ile UAEA arasında anlaşmazlık konusu olan bu iki meselenin kapatıldığı aktarıldı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 2019'da İran'ın Abade kenti yakınlarında gizli bir nükleer tesisin varlığını tespit ettiklerini ileri sürmüştü. UAEA da iddiayı araştırmak için İran'a bu konuda işbirliği yapması çağrısında bulunmuştu.

UAEA, Yönetim Kurulu üyesi ülkelerle her 3 ayda bir paylaştığı İran'ın nükleer faaliyetlerini ele alan ve şubat sonunda yayınlanan raporunda, Fordo'daki tesiste yüzde 83,7 zenginleştirilmiş uranyum parçacıklarının tespit edildiğini bildirmişti.

UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi, 4 Mart'ta İran'ı ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, tespit edilen uranyumun "stok" değil "parçacık" olduğunu belirtmiş ve yine de konuyla ilgili İran'dan açıklama beklediklerini ifade etmişti.

UAEA'nın gelecek hafta yapılacak 35 üye ülkeden oluşan Yönetim Kurulu'nun toplantısı öncesinde İran'ın nükleer programıyla ilgili üç aylık raporunu yayımlaması bekleniyor.


İsrail’de cinsiyetçilik kadınların emeğini vuruyor

Netanyahu hükümetine karşı düzenlenen protestolar sırasında kadın hakları savunucuları ünlü televizyon dizisi ‘The Handmaid's Tale’ (Damızlık Kızın Öyküsü) karakterleri gibi giyindiler
Netanyahu hükümetine karşı düzenlenen protestolar sırasında kadın hakları savunucuları ünlü televizyon dizisi ‘The Handmaid's Tale’ (Damızlık Kızın Öyküsü) karakterleri gibi giyindiler
TT

İsrail’de cinsiyetçilik kadınların emeğini vuruyor

Netanyahu hükümetine karşı düzenlenen protestolar sırasında kadın hakları savunucuları ünlü televizyon dizisi ‘The Handmaid's Tale’ (Damızlık Kızın Öyküsü) karakterleri gibi giyindiler
Netanyahu hükümetine karşı düzenlenen protestolar sırasında kadın hakları savunucuları ünlü televizyon dizisi ‘The Handmaid's Tale’ (Damızlık Kızın Öyküsü) karakterleri gibi giyindiler

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından kadınlara yönelik ayrımcılıkla ilgili hazırlanan yeni uluslararası bir raporda İsrail, gelişmiş 36 Batı ülkesi arasında listenin en sonunda yer aldı.

OECD, kadının ailedeki ve toplumdaki konumuna ilişkin küresel ortalamanın 37,8 puan, OECD ülkelerinde ortalamanın 14,2 ve İsrail'de 40,9 puan olduğunu belirtti.

OECD, araştırmasını kanunlar, sosyal gelenekler, kamu politikasının pratik uygulaması ve iş, eğitim, suç oranı ve diğer alanlarda kadın ve erkek arasındaki farklara ilişkin istatistikler gibi çeşitli alanlarda devletlerin kadınlarla ilişkilerine dayandırdı ve 100 ayrım noktası tablosu geliştirildi.

Mart 2022 ile Şubat 2023 arasındaki dönemin ele alındığı raporda, İsrail hükümetinin hükümet sistemini devirme ve yargıyı zayıflatma planı kapsamında çıkarılan yeni yasalara ve kadınların statüsünü etkileyen yasalara yer veriliyor.

Bu sıralamaya göre Belçika, İtalya, Norveç, İsveç ve İspanya kadınlar için eşitliğin sağlanmasında yüksek puan alan ülkelerin başında gelirken İsrail, Japonya ile birlikte son sırada yer aldı.

İSRAİL

İsrail Sosyal Eşitlik Bakanlığı’na bağlı Kadının Statüsünü İlerletme Kurumu Direktörü Avukat Ayelet Razin Bet Or, raporla ilgili değerlendirmesinde, İsrail'in aldığı puan ortalamasının 33,4, aile konusunda ise 40,9 olduğunu belirterek, “Bunlar, kadınlar konusunda henüz medeni ülkeler arasına katılmadığımızı gösteren ürkütücü rakamlar. Bu endişe verici ve üzücü. Evi içeriden yeniden gözden geçirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Avukat Bet Or, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz de değişim için büyük çaba harcıyor, çeşitli programlar başlatıyor, bütçeler ayırıyor ve muhteşem etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Ancak mizacımız halen normalleşmiş değil. Kadınlar katı bir ayrımcılığa maruz kalıyor. Politikacılarımız kadınların toplumdaki statüsünü etkileyen yasalar çıkarmaya devam ediyorlar.”

Avukat Beit Or, hükümetin kadınların toplumdaki statüsünü yükseltmek için bir bakanlık kurma kararının bazı değişikliklere yol açmasını umduğunu da ifade etti.

Bonot Alternativa Hareketi Vakfı Başkanı Moran Zer Katzenstein, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yeni hükümetini ırk ayrımcılığı politikasını sürdürmekle suçladı. May Golan'ın bakan olarak atanmasının kadınların toplumdaki statüsünü yükseltmeyi amaçladığını söyleyen Katzenstein, ancak kadınları etkileyen yasalara oy veren ve bakanlığını alay konusu yapanın da May Golan olduğunu vurguladı. Katzenstein, “Ülke kadının statüsünde ciddi bir düşüşe tanık oluyor. Sadece haklar açısından değil, bu yılın başlarından bu yana ülkede 16 kadının kadın olduğu için öldürüldüğünü bilmek yeterli” şeklinde konuştu.

İsrail Kadın Ağı’nın (IWN) Yönetici Direktörü Hadas Danieli Yellin ise aşırı sağcı yapısıyla Netanyahu hükümetinin kadınlara karşı sistematik bir politika izlediğini ve kadınların ilerlemesinin ve toplumdaki statüsünün yükseltilmesinin önüne birtakım engeller koyduğunu söyledi. Yellin OECD raporunun, pratikte, İsrail'de kadınların bugünkü durumunun ülke tarihinin en kötüsü olduğuna işaret ettiğini vurguladı.

İSRAİL

Şarku’l Avsat’ın OECD raporundan aktardığına göre kadınların saatlik ücretleri ortalama 55 şekel iken, erkeklerin saatlik ücreti ise 69 şekel. Buna karşın Arap bir erkeğin saatlik ücreti 41 şekel iken Arap bir kadın saatlik ücreti 40 şekel.

Öte yandan taciz, tehdit, cinsel saldırı, şiddet ve diğer suçlarla ilgili kadınların şikayet sayısında da önemli bir artış var.

OECD, Paris merkezli hükümetler arası bir ekonomik örgüttür ve Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Avusturya, Belçika, Türkiye, Kanada, Danimarka, Fransa, Almanya, İsviçre, Yunanistan, İzlanda, İrlanda, İsveç, İspanya, Portekiz, İtalya, Hollanda, Lüksemburg ve Norveç olmak üzere 20 ülkenin inisiyatifiyle kurulmuştur. Ardından İsrail, Japonya, Yeni Zelanda, Finlandiya, Meksika, Güney Kore, Avustralya’nın yanı sıra Doğu Avrupa ülkeleri; Çekya, Polonya, Slovakya, Estonya, Slovenya ve Macaristan olmak üzere 18 ülke daha örgüte katıldı.

Toplamda 38 ülkenin üyesi olduğu OECD, ekonomik ilerlemeyi ve küresel ticareti canlandırmayı, demokrasiye ve piyasa ekonomisine bağlı ülkeler arasında iş birliği kurmayı ve üyelerinin politika deneyimlerini karşılaştırmaları, ortak sorunlara yanıt aramaları, iyi uygulamaları belirlemeleri ve hem yurtiçi hem de yurtdışı politikalarını koordine etmeleri için bir platform sağlamayı amaçlıyor.


Çinli ünlü bilim insanı: Kovid-19’un bir laboratuvardan sızmış olması teorisi göz ardı edilmemeli

Prof. Dr. George F. Gao
Prof. Dr. George F. Gao
TT

Çinli ünlü bilim insanı: Kovid-19’un bir laboratuvardan sızmış olması teorisi göz ardı edilmemeli

Prof. Dr. George F. Gao
Prof. Dr. George F. Gao

Çin Hastalık Kontrol Merkezi’nin (CDC) eski başkanı Prof. Dr. George Gao, Kovid-19’un bir laboratuvardan sızmış olma teorisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Dünyanın önde gelen virolog ve immünologlarından biri olan ve koronavirüs salgını sırasında CDC başkanlığını yürüten Prof. Dr. Gao, BBC'ye yaptığı açıklamada, “Her zaman, her şeyden şüphelenebilirsiniz. Bu bilimdir. Hiçbir şeyi göz ardı etmeyin” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Gao, geçtiğimiz yıl CDC Başkanlığı görevinden emekli olduktan sonra Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı'nın başkan yardımcılığı görevini üstlendi. Prof. Dr. Gao, salgınla mücadelede ve virüsün kaynağının izini sürme çabalarında kilit bir rol oynamıştı.

Öte yandan Çin hükümeti, hastalığın Wuhan Viroloji Enstitüsü’nden sızmış olabileceği iddialarını reddetmeye devam ediyor.

Ancak BBC’ye konuşan Prof. Dr. Gao, Wuhan Viroloji Enstitüsü’nde resmi bir soruşturma yürütülmüş olmasının Çin hükümetinin laboratuvar sızıntısı teorisini kamuoyuna açıklamadan ciddiye almış olabileceğinin bir işareti olduğunu söyledi.

Wuhan Viroloji Enstitüsü’nün uzmanlar tarafından iki kez denetlendiğini belirten Prof. Dr. Gao, “Yapılan testlerin sonucunu görmedim, ama laboratuvara temiz bir sağlık raporu verildiğini ve uzmanların tüm protokolleri hatasız uyguladığını duydum. Virüsün nereden geldiğini gerçekten bilmiyoruz. Bu soru halen yanıt bekliyor” şeklinde konuştu.

Kovid-19 ilk olarak 2019 yılının aralık ayında Çin'in Wuhan şehrinde ortaya çıktı. Birçok kişi, virüsün canlı hayvan pazarında ortaya çıktığından ve ardından dünyaya yayılarak yaklaşık 7 milyon insanın ölümüne yol açtığından şüpheleniyor.

Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, geçtiğimiz ay Çin'i Kovid-19’un kaynağı hakkında elde ettiği bilgileri paylaşmaya çağırarak bu gerçekleşene kadar tüm teorilerin masada kalacağını söyledi.

WHO Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus (Reuters)
WHO Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus (Reuters)

WHO Direktörü, Kovid-19’un kaynağıyla ilgili kendisine yönetilen bir soruya “Çin'in elde ettiği bilgilere tam erişim olmadan şu ya da bu demek imkansız. Tüm teoriler masada. WHO’nun tutumu bu yöndedir. Bu yüzden Çin'den bu konuda iş birliği yapmasını istiyoruz. Eğer iş birliği yaparlarsa, ne olduğunu ya da nasıl başladığını öğrenebileceğiz” yanıtını verdi.

Kovid-19'un kaynağını araştırmak üzere görevlendirilen WHO uzmanları, 2021 yılında Çin'in Wuhan kentinde dört hafta kaldıktan sonra virüsün kaynağını bulmadıklarını açıkladılar. Uzmanlar, Kovid-19’un bir laboratuvardan sızmış olma teorisinin, hastalığın insanlara bulaşmasından sorumlu hayvanın hangi olduğunun belirlenememesi durumunda ‘son derece olası’ olduğunu da sözlerine eklediler.

Uzmanlar, geçtiğiniz yıl Kovid-19'un kaynağı hakkında başka bir araştırma daha yaptılarsa da Çin'in çok fazla veriyi gizlemesi nedeniyle kesin sonuçlara ulaşamadıklarını söylediler.

Öte yandan ABD Enerji Bakanlığı, Kovid-19’un bir laboratuvar kazasından sonra ortaya çıkmış olabileceği teorisinde Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) değerlendirmelerine katılıyor.


İran’da Mahsa Amini’nin ölümünü haber yapan gazeteciler yargılanıyor

İran gazetesi Şark tarafından yayınlanan tutuklu Nilüfer Hamedi (solda) ve Elaheh Muhammedi’nin fotoğrafı.
İran gazetesi Şark tarafından yayınlanan tutuklu Nilüfer Hamedi (solda) ve Elaheh Muhammedi’nin fotoğrafı.
TT

İran’da Mahsa Amini’nin ölümünü haber yapan gazeteciler yargılanıyor

İran gazetesi Şark tarafından yayınlanan tutuklu Nilüfer Hamedi (solda) ve Elaheh Muhammedi’nin fotoğrafı.
İran gazetesi Şark tarafından yayınlanan tutuklu Nilüfer Hamedi (solda) ve Elaheh Muhammedi’nin fotoğrafı.

İranlı gazeteci Elaheh Muhammedi’nin Mohammadi’nin avukatının yaptığı açıklamaya göre yetkililer, geçtiğimiz eylül ayında Mahsa Amini’nin ölümünü haber yaptığı için tutuklanan Muhammedi’nin davasını dün başlattı.

36 yaşındaki Elaheh Muhammedi, basına kapalı olarak görülen davasının ilk duruşmasına Tahran’da çıktı. Avukatı Shahab Mirlohi AFP’ye yaptığı açıklamada pazartesi gün gerçekleşen duruşmanın ‘olumlu’ geçtiğini ancak daha fazla ayrıntı veremeyeceğini ve bir sonraki duruşma tarihinin daha sonra duyurulacağını söyledi.

Mirlohi, duruşmanın başlamasından 24 saat önce, tutuklanmasından bu yana ilk kez müvekkiliyle görüşmek için yetkililerden izin alabildi.

Ham Miham’da çalışan Muhammedi, Ahlak Polisi tarafından başörtüsünün uygunsuz olması gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra Amini’nin ölümünü haber yaptığı için hapse atılan iki kadın gazeteciden biriydi.

Geçen eylül ayında, İran’ın batısındaki Kürdistan eyaletinde büyük protesto hareketlerine tanık olan Amini’nin memleketi Saggız’da cenazesini haber yaptıktan sonra tutuklandı.

Meslektaşı, Şark gazetesinin fotoğrafçısı 30 yaşındaki Nilüfer Hamedi, Amini’nin tutuklanmasının ardından götürüldüğü hastaneye gitmesinin ardından tutuklandı.

Yargı geçen hafta Hamedi’nin davasının salı günü başlayacağını bildirdi. Kocası Mehmet Hüseyin Agurlu, eşinin avukatı Bertu Burhanpour ile görüştüğünü yazdı.

8 Kasım’da iki gazeteci, İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı ‘propaganda’ ve ‘ulusal güvenliğe karşı hareket etmek üzere komplo kurmak’ ile suçlandı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre söz konusu iki suçlama, gazetecilerin ölüm cezası almasına neden olabilir.

İran’da yönetime karşı ekim ve kasım aylarında gerçekleşen protestolar sırasında güvenlik güçleri de dahil olmak üzere yüzlerce öldü, binlerce kişi de tutuklandı. Ardından gerginlik yatıştı. Ancak protestolara katıldıkları gerekçesiyle yedi kişi idam edildi.

Tahran’daki Gazeteciler Sendikası ve Uluslararası Gazeteciler Federasyonu geçen hafta hem Muhammedi hem de Hamedi için avukatların huzurunda ve ‘kamuya açık ve adil’ bir yargılama yapılması çağrısında bulundu.

Pazar günü 3 bin 500 gazeteci ve sivil aktivist de, önkoşul olmaksızın ‘kamuya açık ve adil’ bir yargılama çağrısı yapan bir bildiri yayınladı.


Kenya Devlet Başkanı Ruto'dan "Afrika'da yerel para kullanalım" çağrısı

Ruto destekçileri sokakta (AA)
Ruto destekçileri sokakta (AA)
TT

Kenya Devlet Başkanı Ruto'dan "Afrika'da yerel para kullanalım" çağrısı

Ruto destekçileri sokakta (AA)
Ruto destekçileri sokakta (AA)

Kenya Devlet Başkanı William Ruto, Afrika ülkeleri arasındaki ticarette dolar kullanılmasını eleştirerek "Afrika'da yerel para kullanalım." dedi.

Kenya basınındaki habere göre, Ruto, başkent Nairobi'de düzenlenen Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA) ile ilgili düzenlenen forumda açıklamalarda bulundu.

Küresel olarak doların yükselişine dikkati çeken Ruto, "Afrika'da yerel para kullanalım" diyerek Afrika ülkelerinin, 2022'de başlatılan Pan-Afrika Ödeme ve Uzlaşma Sistemi'ne (PAPSS) dahil olması gerektiğini vurguladı.

Ruto, "Farklı para birimleri kullandığımızdan dolayı mal ve hizmetler için bir Afrika ülkesinden diğerine ödeme yaparken zorlanıyoruz. Bu nedenle hepimiz dolar kullanmak zorunda kalıyoruz." diye konuştu.

Yerel para kullanımının, doların küresel yükselişinde Afrika ülkelerinin ekonomilerini koruyacağının altını çizen Ruto, "Ülke içinde ve ülkeler arasında yerel para birimlerimizi kullanacak bir mekanizmaya sahip olmayı öneriyorum." ifadesini kullandı.

Afrikalı iş insanları ve bankalar, ülkeler arası para transferlerinde daha çok ABD ve Avrupa ülkelerindeki bankaları kullandığı için bu işlemler 3 ila 5 güne uzayabiliyor.

Pan-Afrika Ödeme ve Uzlaşma Sistemi, 13 Ocak 2022'de Gana'nın başkenti Akra'da başlatılmıştı.

Yeni sistem, Afrika ülkeleri arasında yerel para birimiyle ödeme yapılmasına olanak sağlıyor.


Fanatik Yahudiler, Kudüs'te Pentikost Ayini sırasında Hıristiyanlara saldırdılar

Fanatik Yahudiler, Kudüs'te Pentikost Ayini sırasında Hıristiyanlara saldırdılar
TT

Fanatik Yahudiler, Kudüs'te Pentikost Ayini sırasında Hıristiyanlara saldırdılar

Fanatik Yahudiler, Kudüs'te Pentikost Ayini sırasında Hıristiyanlara saldırdılar

Fanatik Yahudiler, pazar günü Pentekost Ayini ve pazartesi günü Hamsin Yortusu sırasında Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde yer alan Kutsal Meryem Ana'nın Göğe Kabulü (Yahya) Kilisesi'nde dua eden Filistinli Hıristiyanlara, Hz. İsa’ya (Mesih) ve Hıristiyanlara hakaretler ederek ve müstehcen sözler söyleyerek saldırdılar.

Kutsal Topraklardaki Kilise Liderleri Müsteşarı Vedi Ebu Nassar, saldırıların düzenlendiğini Facebook sayfasından duyurdu. Ebu Nassar, fanatik Yahudilerin Hz. İsa'ya ve Hıristiyanlara ‘en çirkin ifadelerle’ hakaretler ve küfürler ettiklerini söyledi. Ebu Nassar, ‘hakaretleri belgeleyen’ videoyu polise gönderdiğine dikkati çekti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, saldırılar ikinci gün yani pazartesi günü Hamsin Yortusu sırasında da tekrarlandı.

İSRAİL

Fanatik Yahudiler, bu yılın başlarından bu yana, İsrail polisinin hiçbir müdahalesi olmadan başta yaklaşık iki hafta önce ‘Bayraklar Günü Yürüyüşü’ sırasında olmak üzere Hıristiyanların kutsallarına ve Hıristiyanlara yönelik çeşitli saldırıların kaydedildi. Bayraklar Günü Yürüyüşü sırasında dört fanatik Yahudi, Kudüs'teki Yeni Kapı yakınlarında yer alan Hayırsever Rahibeler Manastırı’na baskın düzenlediler. Ancak manastırın bekçisi, manastırdaki misafirlerin çocuklar ve özel ihtiyaçları olan kişiler olduğunu belirterek bu davetsiz misafirleri binadan çıkarmayı başardı.

Geçtiğimiz nisan ayında da Paskalya kutlamaları sırasında ‘Çile Yolu’ (Via Dolorosa) adlı güzergahta hac taşıyarak yürüyen Hıristiyanlara ve din adamlarına yönelik tükürme ve hakaretlerle saldırılar kaydedilmişti. Bir fanatik Yahudi ise Doğu Kudüs'teki Ermeni Ortodoks Patrikhanesi'nin kapısına vurup tükürdü.

Geçtiğimiz mart ayında ise iki fanatik Yahudi Doğu Kudüs’teki St Meryem Kilisesi’ne baskın düzenleyip burada bulunan din adamlarına ve ibadet edenlere kesici aletlerle saldırarak onlara hakaret etmiş ve din adamlarından biri başından yaralanmıştı.

İsrail saldırı

Şubat ayında da bir fanatik Yahudi, Doğu Kudüs’teki Hz. İsa'nın cezalandırıldığına inanılan Kırbaçlama Kilisesi’ne baskın düzenledi ve çekiçle içerideki Hz. İsa heykeline saldırdı.

Fanatik Yahudiler, bu yılın başlarından bu yana protestan mezarlığında 30'dan fazla mezarın mezar taşlarını ve haçlarını kırdılar. Eski Şehir bölgesindeki Ermeni Patrikhanesi'nin duvarlarına ‘Ermenilere ölüm’ ve ‘Hıristiyanlara ölüm’ gibi ırkçı sloganlar yazdılar.

Bir diğer olayda, bazı fanatik Yahudiler, Eski Şehir'deki Ermeni Patrikhanesi'ne ve orada bulunanlara saldırmanın yanı sıra Patrikhane ve Ermenistan Cumhuriyeti'nin bayraklarını indirmeye çalıştılar.

Tüm kiliselerdeki din adamları, Eski Şehir bölgesinin ara sokaklarında Hıristiyan rahibelere ve keşişlere yönelik günlük olarak düzenlenen diğer saldırılarla ilgili şikayetlerini bildirmişlerdi. Bazen küfür etmekle ve tükürmekle yetiniyor, bazen de onları yere itip kaçıyorlar. Bu tür saldırılar, onları eğlendiriyormuş gibi davranan genç Yahudi yerleşimciler tarafından gerçekleştiriliyor.


Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş şiddetleniyor: İki başkent saldırı altında

Kiev'de düşürülen bir insansız hava aracı (AP)
Kiev'de düşürülen bir insansız hava aracı (AP)
TT

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş şiddetleniyor: İki başkent saldırı altında

Kiev'de düşürülen bir insansız hava aracı (AP)
Kiev'de düşürülen bir insansız hava aracı (AP)

Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sabah erken saatlerde İHA saldırıları sonucunda bazı binalarda hafif hasar meydana geldiğini bildirdi. Aynı şekilde Kiev Şehri Askeri İdaresi Başkanı Sergey Popko, Rusların dün gece başkent Kiev’e yoğun saldırı düzenlediklerini belirterek, Golosiivskiy ilçesinde bir apartmana düşen parça nedeniyle 1 kişinin öldüğünü, 3 kişinin yaralandığını bildirdi.

Şehrin acil durum görevlilerinin olay yerinde olduğunu kaydeden Sobyanin, durum tespiti yapıldığı bilgisini paylaştı. Sobyanin, "Halihazırda kimse ciddi şekilde yaralanmadı. Lütfen yalnızca resmi kaynaklara güvenin ve doğrulanmamış bilgileri yaymayın." ifadelerini kullandı.

Moskova Bölgesi Valisi Andrey Vorobyev de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bazı bölgelerde duyulan patlama seslerinin hava savunma sistemlerine ait olduğunu belirtti. Vorobyev açıklamasında, şunları kaydetti:

"Moskova’ya yaklaşırken birkaç İHA düşürüldü. Halktan sakin olmasını rica ediyorum. Tüm acil servis görevlileri çalışıyor. Bilgilendirme yapacağız."

Rus haber ajansları, Moskova içerisinde iki farklı caddede bulunan konutlara insansız hava araçlarının isabet ettiğini bildirdi. İHA’ların isabet etttiği binaların cephelerinde hasar oluştuğu bilgisine yer verilen haberlerde, yaralı ya da ölü olmadığı ifade edildi.

İHA’ların nereden geldiğine dair açıklama yapılmadı.

Bazı sosyal medya kaynaklarında, şehre 25 İHA saldırısı düzenlendiği ve büyük çoğunluğunun hava savunma sistemleriyle vurulduğu öne sürülerek, İHA’ların bazılarının silahlı olduğu belirtildi.

Sosyal medyaya Moskova bölgesinde havada uçan ve vurulan bazı İHA görüntüleri yansıdı.

Kiev saldırısı

Popko ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rus ordusunun Kiev’e son 24 saatte 3 kez yoğun hava saldırı gerçekleştirdiğini kaydederek, Kiev hava sahasında 20’den fazla İHA’nın imha edildiğini aktardı.

Rusların saldırılarda sürekli silah değiştirdiğine işaret eden Popko, Rus birliklerin daha önceki saldırılarında balistik füze ve İHA’ları kullandığına dikkati çekti.

Popko, gece saldırıların farklı yönlerden birkaç dalga halinde düzenlendiğini belirterek, "Hava alarmı yaklaşık 3 saat sürdü." ifadesini kullandı.

İHA parçalarının başkentin çeşitli ilçelerine düşmesinin can kaybına ve yıkımlara yol açtığını anlatan Popko, “Golosiivskiy ilçesinde bir apartmana düşen parça nedeniyle son iki katta yangın çıktı. 20'den fazla kişi tahliye edildi, bir kişi öldü, 3 kişi yaralandı.” diye konuştu.

Popko, katlar arasındaki duvarların yıkılmış olabileceğini ve olası enkaz altında kişilerin olduğuna işaret ederek, olay yerinde arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.


Japonya'da babasının resmi konutunda parti veren Kişida kovulacak

AA
AA
TT

Japonya'da babasının resmi konutunda parti veren Kişida kovulacak

AA
AA

Japonya'da, ulusal düzeyde yayımlanan Shukan Bunshun dergisinde yer alan, "Kişida Şotaro'nun, başbakanlık resmi konutunda parti verdiği" haberinin yankıları sürüyor.

Haberin görsellerinde, Kişida'nın, konutta ağırladığı akrabaları ve yabancı misafirleriyle eğlendikleri anlar ile bir kişinin kırmızı halı kaplı merdivende yatarken verdiği poz görülüyor.

Daha önce partiye yönelik, sekreteri ve oğlu Kişida'ya gerekli bildirimlerde bulunduğu aktarılan Japon Başbakan, konuya yönelik yeni karar aldığını açıkladı.

Başbakan Kişida, sekreterlik unvanı ve kamu önünde sorumluluğu gerekçesiyle oğlu Kişida'nın, resmi konuttaki söz konusu davranışının uygunsuz olduğunu vurguladı.

Japon Başbakan, kendi oğlunu, sekreterlik görevine tayin etme sorumluluğunu üstlendiğini kaydederek, Kişida Şotaro'nun, 1 Haziran'da resmi görevinden alınacağını açıkladı.

Başbakan Kişida, "Atamanın sorumluluğu elbette bana ait ve bunu ciddiye alıyorum. Kararlılıkla ilerleyerek görevlerimi yerine getirmek istiyorum." ifadelerini kullandı.

Devlet Televizyonu NHK, yeni dönemde söz konusu sekreterlik görevine, Kişida Şotaro'dan önce aynı makamda göre yapan Yamamoto Takayoşi'nin getirileceğini aktardı.

Başbakanlığı Ekim 2021'de üstlenen Kişida, birinci yılını doldururken 31 yaşındaki oğlu Kişida Şotaro'yu yönetici sekreteri olarak atamıştı.

Kabine Baş Sekreterliği, o dönem, atama kararının "kişinin şahsiyeti ve ön sezgileri" temel alınarak, "doğru kişiyi doğru yere yerleştirme" düşüncesiyle verildiğini belirtmişti.


İran’da suikast planlayan İsrail bağlantılı bir ‘terör hücresi’ çökertildi

Başkent Tahran’daki İran polisi (Arşiv-Reuters)
Başkent Tahran’daki İran polisi (Arşiv-Reuters)
TT

İran’da suikast planlayan İsrail bağlantılı bir ‘terör hücresi’ çökertildi

Başkent Tahran’daki İran polisi (Arşiv-Reuters)
Başkent Tahran’daki İran polisi (Arşiv-Reuters)

İran, suikast yapma sürecinde olan ve "terör hücresi" olarak nitelendirilen bir grubun gözaltına alındığını duyurdu.

Tasnim haber ajansına göre, Batı Azerbaycan Eyaleti Emniyet Müdürlüğü'nün yargıyla koordinasyon içinde bir "terör hücresini" gözaltına almayı başardığı bildirildi.

Açıklamada, gözaltına alınanların sayısının 14 olduğu, İsrail ile bağlantıları olduğu, bazı kişileri tespit edip suikastlar gerçekleştirme sürecinde oldukları aktarıldı.