Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu kimdir?

AA
AA
TT

Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu kimdir?

AA
AA

Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanan Kemal Kılıçdaroğlu, 3 Kasım 2002'de yapılan 22. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinde CHP İstanbul Milletvekili olarak Meclise girerken, 22 Mayıs 2010'daki 33. CHP Olağan Kurultayı'nda Genel Başkan seçildi.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre Kemal Kılıçdaroğlu, 1948'de Tunceli'nin Nazımiye ilçesinde doğdu.
İlk ve ortaöğrenimini Erciş, Tunceli, Genç ve Elazığ'da tamamlayan Kılıçdaroğlu, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinden (Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi) 1971'de mezun oldu.
Aynı yıl kazandığı Hesap Uzman Yardımcılığı Sınavının ardından Maliye Bakanlığında göreve başlayan Kılıçdaroğlu 1 yıl Fransa'da kaldı, hesap uzmanlığını 1983'e kadar sürdürdü ve aynı yıl Gelirler Genel Müdürlüğüne atandı. Burada önce Daire Başkanı, ardından Genel Müdür Yardımcılığı yaptı.
Kemal Kılıçdaroğlu 1991'de Bağ-Kur'a atandı. Burada genel müdürlük görevinde bulunan Kılıçdaroğlu, 1992'de Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü görevini üstlendi. Kısa süre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında müsteşar yardımcısı olarak çalışan Kemal Kılıçdaroğlu, 1999'un ocak ayında kendi isteğiyle Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünden emekli oldu.
8.Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmalarında Kayıtdışı Ekonomi Özel İhtisas Komisyonuna başkanlık eden Kılıçdaroğlu, Hacettepe Üniversitesinde de bir süre ders verdi, Türkiye İş Bankasında Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı.
Kemal Kılıçdaroğlu, 3 Kasım 2002'deki 22. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinde, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili olarak Meclise girdi.
CHP Merkez Yönetim Kurulunda görev alan Kemal Kılıçdaroğlu, 22 Temmuz 2007 Milletvekili Genel Seçimlerinde de İstanbul'dan 23. Dönem Milletvekili seçildi ve genel başkanlığa adaylığını açıklayıncaya kadar CHP Grup Başkanvekilliği görevinde bulundu.
Deniz Baykal'ın, FETÖ'nün kaset kumpası sonucu genel başkanlıktan istifasının ardından 22 Mayıs 2010'daki 33. CHP Olağan Kurultayı'nda genel başkanlığa seçilen Kemal Kılıçdaroğlu, 13 yıldır bu görevi sürdürüyor.
Selvi Kılıçdaroğlu ile 1974'ten bu yana evli olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun 3 çocuğu ve 3 torunu bulunuyor.

10 kurultay gördü
CHP'de Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı döneminde 5 olağan ve 5 olağanüstü kurultay gerçekleştirildi.
CHP'de, Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı döneminde 22 Mayıs 2010'daki olağanüstü kurultay dışında, 18-19 Aralık 2010, 26-27 Şubat 2012, 5-6 Eylül 2014 ve 9-10 Mart 2018'te olağanüstü, 17-18 Temmuz 2012, 16-17 Ocak 2016, 3-4 Şubat 2018 ve 25-26 Temmuz'da olağan kurultaylar yapıldı.
Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce ile yarıştığı 5-6 Eylül 2014'teki 18. Olağanüstü, 3-4 Şubat 2018'deki 36.Olağan Kurultay ile tek aday olarak girdiği 37. Olağan Kurultay'dan genel başkan olarak çıktı.
CHP'nin Temmuz 2022'de yapılması gereken 38. Olağan Kurultayı ise Parti Meclisinin aldığı kararla 1 yıl ertelendi.

İki referandum
CHP Genel Başkanlığına 2010'da seçilen Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin başındaki ilk seçimine de aynı yıl girdi. CHP, 12 Eylül 2010 tarihindeki Anayasa referandumunda "Hayır" kampanyası yürüttü. Seçimlerde yüzde 57,88 "Evet" oyuna karşı yüzde 42,12 "Hayır" oyu çıktı.
Bu seçimlerin en ilginç yanı ise Anayasa referandumunda "Hayır" kampanyası yürüten Kemal Kılıçdaroğlu'nun oyunu kullanamaması oldu.
Kılıçdaroğlu'nun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğu 2009'daki yerel seçimler nedeniyle kaydını İstanbul'a aldırdığı, buradan sildirdikten sonra da tekrar Ankara'ya kaydettirmediği için oyunu kullanamadığı ortaya çıktı.
Türkiye'yi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine götürecek ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun yine "Hayır" kampanyası yürüttüğü 16 Nisan 2017'deki anayasa değişikliği referandumundan yüzde 51,41 oranında "Evet" çıkarken "Hayır" oyları yüzde 48,59'da kaldı.

Yerel ve genel seçimler
Kemal Kılıçdaroğlu siyasi kariyerindeki ilk seçimine 2009'da CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak katıldı. Kılıçdaroğlu'nun rakibi AK Parti adayı Kadir Topbaş'tı. 29 Mart 2009'daki seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kılıçdaroğlu yüzde 36,98 oy alarak rakibi Topbaş karşısında seçimi kaybetti.
Kılıçdaroğlu, 12 Haziran 2011'deki genel seçimlerinde ise yüzde 25,98 oy aldı. Bu seçimlerde AK Parti yüzde 49,83 oy alarak iktidar oldu.
30 Mart 2014'teki yerel seçimlerde Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP yüzde 26,34, Erdoğan liderliğindeki AK Parti yüzde 42,87 oy aldı.
Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığını yaptığı CHP, 7 Haziran 2015 genel seçimlerinden yüzde 24,95, Recep Tayyip Erdoğan'ın genel başkanlığını yaptığı AK Parti ise yüzde 40,87 oy oranıyla çıktı.
Bu seçimlerin ardından hükümet kurulamadı ve 1 Kasım 2015'te genel seçimlerin yenilenmesine karar verildi. AK Parti'nin oylarını yüzde 49,50'ye yükselttiği seçimlerde CHP'nin oy oranı da yüzde 25,32 oldu.
CHP, Millet İttifakı'yla girdiği 31 Mart 2019'daki yerel seçimler sonucunda 11 büyükşehirde belediye başkanlığını kazandı.
Seçimde CHP oyların yüzde 30,12'sini, AK Parti ise yüzde 44,33'ünü aldı.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri
Türkiye tarihinde ilk kez 10 Ağustos 2014'te cumhurbaşkanı halk tarafından seçildi.
12'nci cumhurbaşkanının belirleneceği seçimde MHP ile Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığındaki CHP, Ekmeleddin İhsanoğlu'nu ortak aday gösterdi.
Seçimin sonunda İhsanoğlu yüzde 38,44, Tayyip Erdoğan ise yüzde 52 oranında oy aldı ve Erdoğan ilk turda Cumhurbaşkanı seçildi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hem cumhurbaşkanı hem de milletvekili seçimlerinin yapılacağı 31 Mart 2018'de, partisinin cumhurbaşkanı adayının Muharrem İnce olduğunu açıkladı.
24 Haziran 2018'deki Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucunda Recep Tayyip Erdoğan oyların yüzde 52,6'sını alarak seçimi ilk turda kazandı. Aynı tarihteki 27. Dönem Milletvekilli Seçimi'nden CHP yüzde 22,6 oyla çıktı.

Artvin ve Çubuk'taki saldırılar
Kılıçdaroğlu'nun, 25 Ağustos 2016'da Şavşat'tan Artvin'e giden konvoyuna Ardanuç mevkisinde PKK terör örgütü tarafından roketli saldırı düzenlendi. Saldırıda Jandarma Er Fatih Çaybaşı şehit oldu, iki asker yaralandı.
Olayın ardından Kılıçdaroğlu bir süre Karayolları binasında bekletilirken, daha sonra zırhlı araçla Şavşat Kaymakamlığı'na götürüldü. Kılıçdaroğlu, burada telefonla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile dönemin Başbakanı Binali Yıldırım ve HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile görüştü.
Saldırıyı PKK terör örgütü üstlenirken, hedefin Kemal Kılıçdaroğlu olmadığı savunuldu. İçişleri Bakanlığı, 22 Mayıs 2018'de yapılan operasyonda konvoya saldıran "Velat" kod adlı terörist Behçet Avras'ın öldürüldüğünü açıkladı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 21 Nisan 2019'da Ankara'nın Çubuk ilçesinde PKK tarafından şehit edilen sözleşmeli er Yener Kırıkçı'nın cenazesinde ise yumruklu saldırıya uğradı. Yüzüne darbe alan Kılıçdaroğlu, daha sonra zırhlı araçla evden çıkarılarak CHP Genel Merkezine götürüldü.
Kılıçdaroğlu'na yumruk atan sanık Osman Sarıgün, hakaret yaralama ve suç işlemeye tahrik suçlarından 3 yıl 23 ay 30 gün hapis cezası aldı.

15 Temmuz darbe girişimi
15 Temmuz 2016'daki FETÖ'nün darbe girişiminin ilk saatlerinde İstanbul'a gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Atatürk Havalimanı'ndan Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu'nun evine geçmişti. Geceyi Kerimoğlu'nun evinde geçiren Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafları basına servis edildi.
Fotoğrafta Kılıçdaroğlu'nun, İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat ile bir haber kanalını izlediği, o sırada ekranda köprüdeki darbecilerin teslim olma görüntüsünün yer aldığı görüldü. Kılıçdaroğlu'nun Atatürk Havalimanı'ndan çıkışı, "darbecilerin izni" ile denilerek eleştiri konusu yapıldı.
Kemal Kılıçdaroğlu, darbe girişimi sonrasında 25 Temmuz 2016 Pazartesi günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Liderler Zirvesi'ne, 7 Ağustos 2016'da ise Yenikapı Meydanı'nda düzenlen Şehitler ve Demokrasi Mitingi'ne katıldı.

"Adalet yürüyüşü"
Kılıçdaroğlu, 15 Haziran 2017'de çeşitli isimlerin ve grupların katılımıyla Ankara'dan İstanbul'a kadar "adalet" talebiyle yürüyüş gerçekleştirdi.
Yürüyüş, 15 Haziran 2017'de Ankara'da Güvenpark'ta başladı, 9 Temmuz 2017'de İstanbul Maltepe'de sonlandı. 420 kilometrelik yolu 25 günde yürüyen Kılıçdaroğlu, yürüyüşün sonunda Maltepe'de bir miting düzenledi.

Millet İttifakı ve altılı masa süreci
24 Haziran 2018'deki Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimleri öncesinde, Kılıçdaroğlu genel başkanlığındaki CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti ile işbirliği yaptı ve Millet İttifakı kuruldu.
Cumhurbaşkanlığı seçimi için CHP Muharrem İnce'yi, Saadet Partisi Temel Karamollaoğlu'nu, İYİ Parti Meral Akşener'i aday gösterdi. Aynı partiler, milletvekili seçimi için de işbirliği yaptı.
Millet İttifakı'nda yer alan CHP ve İYİ Parti, 31 Mart 2019'daki yerel seçime ise bazı büyükşehirlerde ittifak yaparak girdi.
Yerel seçimlerin ardından Millet İttifakı, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi'nin katılımıyla 6 partiyi kapsayacak şekilde genişledi. Daha sonra kamuoyunda "altılı masa" olarak anılacak oluşumun ilk toplantısı 12 Şubat 2022'de yapıldı.
2 Mart 2023'teki 12'nci toplantıda Kılıçdaroğlu, 5 partinin cumhurbaşkanı adayı olarak önerildi.
Bu teklife itiraz eden İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'le üç gün boyunca sürdürülen müzakereler sonunda Kılıçdaroğlu, 6 Mart 2023 Pazartesi günü Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı olarak Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu tarafından kamuoyuna ilan edildi.



Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
TT

Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın tehdit ettiği sert senaryolar ve artan baskı çerçevesinde İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırıyı değerlendirdiğini söyledi. Bu açıklama, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgedeki ABD saldırı gücüne katılmak üzere Akdeniz'e girmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Trump, İran'ı nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırı düzenlemeyi düşünüp düşünmediği sorusuna Beyaz Saray'da gazetecilere şu yanıtı verdi: "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim."

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD'li yetkililer, operasyonun haftalarca sürebileceğini ve güvenlik tesislerinin ve nükleer altyapının bombalanmasını içerebileceğini, yönetimin sınırlı veya artan saldırılar için senaryoları değerlendirdiğini söyledi. Yetkililer, askeri planlamanın ileri bir aşamada olduğunu ve seçeneklerin belirli kişileri hedef almayı ve hatta Trump'ın emriyle rejim değişikliğini bile içerdiğini belirtti.

Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "askeri seçeneğin yalnızca meseleleri karmaşıklaştıracağını" ve "felaket sonuçlar doğuracağını" belirterek, Tahran'ın liderliğinin onayından sonra iki veya üç gün içinde "olası bir anlaşma taslağı" sunacağını duyurdu. Nükleer programın "askeri bir çözümü" olmadığını belirten Arakçi, Washington'ın "sıfır zenginleştirme" talep etmediğini vurguladı.


Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)

ABD askeri uçakları, Alaska'nın batı kıyısı açıklarında uluslararası hava sahasında uçan beş Rus uçağını engellemek için havalandı, ancak askeri yetkililer dün Rus uçaklarının provokatif olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD), perşembe günü Bering Boğazı yakınlarında faaliyet gösteren iki Rus Tu-95 bombardıman uçağı, iki Su-35 savaş uçağı ve bir A-50 uçağını tespit edip izlediğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre buna karşılık ABD kuvvetleri, Rus uçaklarını bölgeden ayrılana kadar engellemek, tanımlamak ve eşlik etmek için iki F-16 savaş uçağı, iki F-35 savaş uçağı, bir E-3 bombardıman uçağı ve dört KC-135 yakıt ikmal uçağını havalandırdı. Bu bilgi, komutanlığın yayınladığı ve AP’nin aktardığı açıklamada yer aldı.

Komutanlık açıklamasında ayrıca, “Rus askeri uçaklarının uluslararası hava sahasında kaldığı ve ABD veya Kanada'nın egemen hava sahasına girmediği” belirtildi. Bu tür faaliyetlerin “düzenli olarak gerçekleştiği ve tehdit olarak değerlendirilmediği” kaydedildi.


ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
TT

ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)

ABD Kongresi, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda Tahran'la tehlikeli bir çatışma olasılığına karşı hazırlık yapan ABD ordusunun da katılımıyla, Başkan Donald Trump'ın milletvekillerinin onayı olmadan İran'a saldırı başlatmasını engelleyecek bir karar tasarısı üzerinde önümüzdeki hafta oylama yapabilir.

Kongre üyeleri, Trump'ın Cumhuriyetçi partili bazı üyeleri ve Demokratlar da dahil olmak üzere, başkanın Kongre onayı olmadan yabancı ülkelere karşı askeri harekât düzenlemesini engelleyen kararlar geçirmeye defalarca çalıştılar, ancak başarılı olamadılar.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre ABD Anayasası, ulusal güvenlikle ilgili sınırlı durumlar dışında, savaş ilan etme ve askerleri savaşa gönderme yetkisini başkana değil, Kongreye vermektedir.

ABD ordusu,Trump'ın bir saldırı emri vermesi durumunda haftalarca sürebilecek operasyonlara hazırlanıyor.

Trump'ı destekleyen Cumhuriyetçiler hem Senato'da hem de Temsilciler Meclisi'nde az bir çoğunluğa sahip olsalar da Kongre'nin ulusal güvenlik konularında başkanın yetkisini kısıtlamaması gerektiğini savunarak bu kararlara karşı çıkıyorlar.

Geçtiğimiz ayın sonlarında, Virginia'dan Demokrat Senatör Tim Kaine ve Kentucky'den Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, Kongre tarafından açıkça savaş ilanıyla yetkilendirilmedikçe İran'a karşı düşmanca eylemleri yasaklayan bir karar tasarısını Senato'ya sundular.

Görsel kaldırıldı.Washington'daki Kongre binasında ABD bayrağı (Reuters)

ABD askeri unsurlarının İran'a doğru hareket ettiği bir dönemde Kaine dün yaptığı açıklamada, "Eğer bazı meslektaşlarım savaşı destekliyorsa, masalarının altına saklanmak yerine, cesurca oy verip seçmenlerine hesap vermeliler" ifadelerini kullandı.

Kaine'in bir yardımcısı, karar tasarısının Senato'da oylamaya sunulması için henüz bir zaman çizelgesi belirlenmediğini söyledi.

Temsilciler Meclisi'nde, Kentucky'den Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie ve Kaliforniya'dan Demokrat Temsilci Ro Khanna, önümüzdeki hafta benzer bir karar tasarısı üzerinde oylama yapılması için girişimde bulunacaklarını açıkladılar.

Khanna, X platformunda yaptığı bir paylaşımda şunları yazdı: "Trump'ın yetkilileri, İran'a yönelik saldırı olasılığının yüzde 90 olduğunu söylüyor. Bunu Kongre onayı olmadan yapamaz."