Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu kimdir?

AA
AA
TT

Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu kimdir?

AA
AA

Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanan Kemal Kılıçdaroğlu, 3 Kasım 2002'de yapılan 22. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinde CHP İstanbul Milletvekili olarak Meclise girerken, 22 Mayıs 2010'daki 33. CHP Olağan Kurultayı'nda Genel Başkan seçildi.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre Kemal Kılıçdaroğlu, 1948'de Tunceli'nin Nazımiye ilçesinde doğdu.
İlk ve ortaöğrenimini Erciş, Tunceli, Genç ve Elazığ'da tamamlayan Kılıçdaroğlu, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinden (Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi) 1971'de mezun oldu.
Aynı yıl kazandığı Hesap Uzman Yardımcılığı Sınavının ardından Maliye Bakanlığında göreve başlayan Kılıçdaroğlu 1 yıl Fransa'da kaldı, hesap uzmanlığını 1983'e kadar sürdürdü ve aynı yıl Gelirler Genel Müdürlüğüne atandı. Burada önce Daire Başkanı, ardından Genel Müdür Yardımcılığı yaptı.
Kemal Kılıçdaroğlu 1991'de Bağ-Kur'a atandı. Burada genel müdürlük görevinde bulunan Kılıçdaroğlu, 1992'de Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü görevini üstlendi. Kısa süre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında müsteşar yardımcısı olarak çalışan Kemal Kılıçdaroğlu, 1999'un ocak ayında kendi isteğiyle Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünden emekli oldu.
8.Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmalarında Kayıtdışı Ekonomi Özel İhtisas Komisyonuna başkanlık eden Kılıçdaroğlu, Hacettepe Üniversitesinde de bir süre ders verdi, Türkiye İş Bankasında Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı.
Kemal Kılıçdaroğlu, 3 Kasım 2002'deki 22. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinde, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili olarak Meclise girdi.
CHP Merkez Yönetim Kurulunda görev alan Kemal Kılıçdaroğlu, 22 Temmuz 2007 Milletvekili Genel Seçimlerinde de İstanbul'dan 23. Dönem Milletvekili seçildi ve genel başkanlığa adaylığını açıklayıncaya kadar CHP Grup Başkanvekilliği görevinde bulundu.
Deniz Baykal'ın, FETÖ'nün kaset kumpası sonucu genel başkanlıktan istifasının ardından 22 Mayıs 2010'daki 33. CHP Olağan Kurultayı'nda genel başkanlığa seçilen Kemal Kılıçdaroğlu, 13 yıldır bu görevi sürdürüyor.
Selvi Kılıçdaroğlu ile 1974'ten bu yana evli olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun 3 çocuğu ve 3 torunu bulunuyor.

10 kurultay gördü
CHP'de Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı döneminde 5 olağan ve 5 olağanüstü kurultay gerçekleştirildi.
CHP'de, Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı döneminde 22 Mayıs 2010'daki olağanüstü kurultay dışında, 18-19 Aralık 2010, 26-27 Şubat 2012, 5-6 Eylül 2014 ve 9-10 Mart 2018'te olağanüstü, 17-18 Temmuz 2012, 16-17 Ocak 2016, 3-4 Şubat 2018 ve 25-26 Temmuz'da olağan kurultaylar yapıldı.
Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce ile yarıştığı 5-6 Eylül 2014'teki 18. Olağanüstü, 3-4 Şubat 2018'deki 36.Olağan Kurultay ile tek aday olarak girdiği 37. Olağan Kurultay'dan genel başkan olarak çıktı.
CHP'nin Temmuz 2022'de yapılması gereken 38. Olağan Kurultayı ise Parti Meclisinin aldığı kararla 1 yıl ertelendi.

İki referandum
CHP Genel Başkanlığına 2010'da seçilen Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin başındaki ilk seçimine de aynı yıl girdi. CHP, 12 Eylül 2010 tarihindeki Anayasa referandumunda "Hayır" kampanyası yürüttü. Seçimlerde yüzde 57,88 "Evet" oyuna karşı yüzde 42,12 "Hayır" oyu çıktı.
Bu seçimlerin en ilginç yanı ise Anayasa referandumunda "Hayır" kampanyası yürüten Kemal Kılıçdaroğlu'nun oyunu kullanamaması oldu.
Kılıçdaroğlu'nun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğu 2009'daki yerel seçimler nedeniyle kaydını İstanbul'a aldırdığı, buradan sildirdikten sonra da tekrar Ankara'ya kaydettirmediği için oyunu kullanamadığı ortaya çıktı.
Türkiye'yi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine götürecek ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun yine "Hayır" kampanyası yürüttüğü 16 Nisan 2017'deki anayasa değişikliği referandumundan yüzde 51,41 oranında "Evet" çıkarken "Hayır" oyları yüzde 48,59'da kaldı.

Yerel ve genel seçimler
Kemal Kılıçdaroğlu siyasi kariyerindeki ilk seçimine 2009'da CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak katıldı. Kılıçdaroğlu'nun rakibi AK Parti adayı Kadir Topbaş'tı. 29 Mart 2009'daki seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kılıçdaroğlu yüzde 36,98 oy alarak rakibi Topbaş karşısında seçimi kaybetti.
Kılıçdaroğlu, 12 Haziran 2011'deki genel seçimlerinde ise yüzde 25,98 oy aldı. Bu seçimlerde AK Parti yüzde 49,83 oy alarak iktidar oldu.
30 Mart 2014'teki yerel seçimlerde Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP yüzde 26,34, Erdoğan liderliğindeki AK Parti yüzde 42,87 oy aldı.
Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığını yaptığı CHP, 7 Haziran 2015 genel seçimlerinden yüzde 24,95, Recep Tayyip Erdoğan'ın genel başkanlığını yaptığı AK Parti ise yüzde 40,87 oy oranıyla çıktı.
Bu seçimlerin ardından hükümet kurulamadı ve 1 Kasım 2015'te genel seçimlerin yenilenmesine karar verildi. AK Parti'nin oylarını yüzde 49,50'ye yükselttiği seçimlerde CHP'nin oy oranı da yüzde 25,32 oldu.
CHP, Millet İttifakı'yla girdiği 31 Mart 2019'daki yerel seçimler sonucunda 11 büyükşehirde belediye başkanlığını kazandı.
Seçimde CHP oyların yüzde 30,12'sini, AK Parti ise yüzde 44,33'ünü aldı.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri
Türkiye tarihinde ilk kez 10 Ağustos 2014'te cumhurbaşkanı halk tarafından seçildi.
12'nci cumhurbaşkanının belirleneceği seçimde MHP ile Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığındaki CHP, Ekmeleddin İhsanoğlu'nu ortak aday gösterdi.
Seçimin sonunda İhsanoğlu yüzde 38,44, Tayyip Erdoğan ise yüzde 52 oranında oy aldı ve Erdoğan ilk turda Cumhurbaşkanı seçildi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hem cumhurbaşkanı hem de milletvekili seçimlerinin yapılacağı 31 Mart 2018'de, partisinin cumhurbaşkanı adayının Muharrem İnce olduğunu açıkladı.
24 Haziran 2018'deki Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucunda Recep Tayyip Erdoğan oyların yüzde 52,6'sını alarak seçimi ilk turda kazandı. Aynı tarihteki 27. Dönem Milletvekilli Seçimi'nden CHP yüzde 22,6 oyla çıktı.

Artvin ve Çubuk'taki saldırılar
Kılıçdaroğlu'nun, 25 Ağustos 2016'da Şavşat'tan Artvin'e giden konvoyuna Ardanuç mevkisinde PKK terör örgütü tarafından roketli saldırı düzenlendi. Saldırıda Jandarma Er Fatih Çaybaşı şehit oldu, iki asker yaralandı.
Olayın ardından Kılıçdaroğlu bir süre Karayolları binasında bekletilirken, daha sonra zırhlı araçla Şavşat Kaymakamlığı'na götürüldü. Kılıçdaroğlu, burada telefonla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile dönemin Başbakanı Binali Yıldırım ve HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile görüştü.
Saldırıyı PKK terör örgütü üstlenirken, hedefin Kemal Kılıçdaroğlu olmadığı savunuldu. İçişleri Bakanlığı, 22 Mayıs 2018'de yapılan operasyonda konvoya saldıran "Velat" kod adlı terörist Behçet Avras'ın öldürüldüğünü açıkladı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 21 Nisan 2019'da Ankara'nın Çubuk ilçesinde PKK tarafından şehit edilen sözleşmeli er Yener Kırıkçı'nın cenazesinde ise yumruklu saldırıya uğradı. Yüzüne darbe alan Kılıçdaroğlu, daha sonra zırhlı araçla evden çıkarılarak CHP Genel Merkezine götürüldü.
Kılıçdaroğlu'na yumruk atan sanık Osman Sarıgün, hakaret yaralama ve suç işlemeye tahrik suçlarından 3 yıl 23 ay 30 gün hapis cezası aldı.

15 Temmuz darbe girişimi
15 Temmuz 2016'daki FETÖ'nün darbe girişiminin ilk saatlerinde İstanbul'a gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Atatürk Havalimanı'ndan Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu'nun evine geçmişti. Geceyi Kerimoğlu'nun evinde geçiren Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafları basına servis edildi.
Fotoğrafta Kılıçdaroğlu'nun, İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat ile bir haber kanalını izlediği, o sırada ekranda köprüdeki darbecilerin teslim olma görüntüsünün yer aldığı görüldü. Kılıçdaroğlu'nun Atatürk Havalimanı'ndan çıkışı, "darbecilerin izni" ile denilerek eleştiri konusu yapıldı.
Kemal Kılıçdaroğlu, darbe girişimi sonrasında 25 Temmuz 2016 Pazartesi günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Liderler Zirvesi'ne, 7 Ağustos 2016'da ise Yenikapı Meydanı'nda düzenlen Şehitler ve Demokrasi Mitingi'ne katıldı.

"Adalet yürüyüşü"
Kılıçdaroğlu, 15 Haziran 2017'de çeşitli isimlerin ve grupların katılımıyla Ankara'dan İstanbul'a kadar "adalet" talebiyle yürüyüş gerçekleştirdi.
Yürüyüş, 15 Haziran 2017'de Ankara'da Güvenpark'ta başladı, 9 Temmuz 2017'de İstanbul Maltepe'de sonlandı. 420 kilometrelik yolu 25 günde yürüyen Kılıçdaroğlu, yürüyüşün sonunda Maltepe'de bir miting düzenledi.

Millet İttifakı ve altılı masa süreci
24 Haziran 2018'deki Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimleri öncesinde, Kılıçdaroğlu genel başkanlığındaki CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti ile işbirliği yaptı ve Millet İttifakı kuruldu.
Cumhurbaşkanlığı seçimi için CHP Muharrem İnce'yi, Saadet Partisi Temel Karamollaoğlu'nu, İYİ Parti Meral Akşener'i aday gösterdi. Aynı partiler, milletvekili seçimi için de işbirliği yaptı.
Millet İttifakı'nda yer alan CHP ve İYİ Parti, 31 Mart 2019'daki yerel seçime ise bazı büyükşehirlerde ittifak yaparak girdi.
Yerel seçimlerin ardından Millet İttifakı, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi'nin katılımıyla 6 partiyi kapsayacak şekilde genişledi. Daha sonra kamuoyunda "altılı masa" olarak anılacak oluşumun ilk toplantısı 12 Şubat 2022'de yapıldı.
2 Mart 2023'teki 12'nci toplantıda Kılıçdaroğlu, 5 partinin cumhurbaşkanı adayı olarak önerildi.
Bu teklife itiraz eden İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'le üç gün boyunca sürdürülen müzakereler sonunda Kılıçdaroğlu, 6 Mart 2023 Pazartesi günü Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı olarak Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu tarafından kamuoyuna ilan edildi.



ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
TT

ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)

ABD Kongresi, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda Tahran'la tehlikeli bir çatışma olasılığına karşı hazırlık yapan ABD ordusunun da katılımıyla, Başkan Donald Trump'ın milletvekillerinin onayı olmadan İran'a saldırı başlatmasını engelleyecek bir karar tasarısı üzerinde önümüzdeki hafta oylama yapabilir.

Kongre üyeleri, Trump'ın Cumhuriyetçi partili bazı üyeleri ve Demokratlar da dahil olmak üzere, başkanın Kongre onayı olmadan yabancı ülkelere karşı askeri harekât düzenlemesini engelleyen kararlar geçirmeye defalarca çalıştılar, ancak başarılı olamadılar.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre ABD Anayasası, ulusal güvenlikle ilgili sınırlı durumlar dışında, savaş ilan etme ve askerleri savaşa gönderme yetkisini başkana değil, Kongreye vermektedir.

ABD ordusu,Trump'ın bir saldırı emri vermesi durumunda haftalarca sürebilecek operasyonlara hazırlanıyor.

Trump'ı destekleyen Cumhuriyetçiler hem Senato'da hem de Temsilciler Meclisi'nde az bir çoğunluğa sahip olsalar da Kongre'nin ulusal güvenlik konularında başkanın yetkisini kısıtlamaması gerektiğini savunarak bu kararlara karşı çıkıyorlar.

Geçtiğimiz ayın sonlarında, Virginia'dan Demokrat Senatör Tim Kaine ve Kentucky'den Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, Kongre tarafından açıkça savaş ilanıyla yetkilendirilmedikçe İran'a karşı düşmanca eylemleri yasaklayan bir karar tasarısını Senato'ya sundular.

Görsel kaldırıldı.Washington'daki Kongre binasında ABD bayrağı (Reuters)

ABD askeri unsurlarının İran'a doğru hareket ettiği bir dönemde Kaine dün yaptığı açıklamada, "Eğer bazı meslektaşlarım savaşı destekliyorsa, masalarının altına saklanmak yerine, cesurca oy verip seçmenlerine hesap vermeliler" ifadelerini kullandı.

Kaine'in bir yardımcısı, karar tasarısının Senato'da oylamaya sunulması için henüz bir zaman çizelgesi belirlenmediğini söyledi.

Temsilciler Meclisi'nde, Kentucky'den Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie ve Kaliforniya'dan Demokrat Temsilci Ro Khanna, önümüzdeki hafta benzer bir karar tasarısı üzerinde oylama yapılması için girişimde bulunacaklarını açıkladılar.

Khanna, X platformunda yaptığı bir paylaşımda şunları yazdı: "Trump'ın yetkilileri, İran'a yönelik saldırı olasılığının yüzde 90 olduğunu söylüyor. Bunu Kongre onayı olmadan yapamaz."


Trump, İran'a nasıl bir saldırı düzenlemeyi planlıyor?

Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)
Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)
TT

Trump, İran'a nasıl bir saldırı düzenlemeyi planlıyor?

Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)
Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağı artırırken, Amerikan medyası İran'a saldırı senaryolarını masaya yatırdı.

CNN'in analizinde, İran'a saldırı durumunda askeri ve siyasi liderlerin hedef alınabileceği veya nükleer tesislere sınırlı saldırılar düzenlenebileceği belirtiliyor.

Nükleer tesislere saldırının, geçen yıl haziranda düzenlenenlere kıyasla "daha büyük ölçekli" olacağı savunuluyor.

İran'a yönelik olası saldırılar için ABD ordusuna bir hedef listesi sunulmadı. Bu da Trump'ın henüz herhangi bir askeri harekat emri vermediğinin işareti. Beyaz Saray yetkilileri, Cumhuriyetçi liderin diplomatik çözümden yana tercihini sürdürdüğünü söylüyor.

ABD Başkanı, perşembe günkü açıklamasında "10 gün içinde" bir anlaşmanın yapılıp yapılamayacağının belli olacağını söylemiş, daha sonra bu süreyi 15 güne çıkardığını bildirmişti. Müzakerelerde anlaşma sağlanamaması halinde İran'a saldırma tehdidini de yinelemişti.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan Trump'a yakın iki üst düzey yetkili, ABD Başkanı'nın hazirandaki saldırı emrini vermeden önce de son ana kadar beklediğini söylüyor. Venezuela'ya geçen ay düzenlenen operasyonda da benzer bir sürecin yaşandığını aktarıyorlar.

Wall Street Journal'ın analizinde, İran'ın anlaşmaya yanaşmaması halinde Trump'ın geniş ölçekli saldırı talimatı vererek Tahran yönetimini devirmeye çalışabileceği yazılıyor.

Bunun yanı sıra Trump'ın "sınırlı saldırı" seçeneğini değerlendirdiği de belirtiliyor. Bu seçenekle Trump, küçük ölçekli saldırılarla İran'ı anlaşmaya yapmaya zorlayabilir.

Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen bir ABD'li yetkili, İran uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurana kadar saldırıların artarak devam edebileceğini savunuyor. Diğer yandan böyle bir hamlenin Tahran yönetiminin müzakerelerden çekilmesine yol açabileceğine de dikkat çekiliyor.

İran muhtemel ABD saldırılarına karşı güçlü misilleme yapılacağı uyarısında bulunmuştu. Ülkenin dini lideri Ali Hamaney, bu haftaki açıklamasında "Dünyanın en güçlü ordusu bile bazen öyle bir tokat yiyebilir ki yerinden kalkamayabilir" demişti.

İsrail ve ABD'nin Haziran 2025'te İran'a düzenlediği saldırılarla 12 gün süren savaş nedeniyle kesintiye uğrayan diplomatik süreç, tarafların Umman'da masaya oturmasıyla yeniden başladı.

Maskat'taki ilk tur görüşmelerin ardından müzakereler Cenevre'ye taşındı. İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlık ederken, ABD'yi ise Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Witkoff temsil ediyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


İran'a yönelik saldırı tehditleri arasında "Gerald Ford" uçak gemisi Akdeniz'e girdi

Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
TT

İran'a yönelik saldırı tehditleri arasında "Gerald Ford" uçak gemisi Akdeniz'e girdi

Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)

Dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford, dün Akdeniz'e girerken görüntülendi. Bu durum, Başkan Donald Trump'ın emriyle yoğunlaştırılmış askeri konuşlandırma kapsamında İran'a karşı askeri müdahale olasılığını gündeme getirdi.

Atlantik Okyanusu'nu Akdeniz'den ayıran Cebelitarık Boğazı'nı geçen geminin fotoğrafı, AFP tarafından Cebelitarık'tan yayınlandı.

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda davetlilere konuşuyor (AP)Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda davetlilere konuşuyor (Arşiv-AP)

Trump dün, Tahran ve Washington arasında İran'ın nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varılamaması durumunda İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi "değerlendirdiğini" söyledi.

Bir önceki gün ise karar verme süresinin 10 ila 15 gün olduğunu belirtmişti.

ABD'ye ait bir diğer uçak gemisi olan USS Abraham Lincoln, ocak ayının sonundan beri Ortadoğu'da bulunuyor.

USS Gerald R. Ford'un Akdeniz'e gelmesiyle birlikte, İran'a karşı olası saldırılara hazırlık amacıyla önemli bir askeri yığılmanın yaşandığı bölgede ABD'nin ateş gücü önemli ölçüde arttı.

Aşağıda, Orta Doğu'da veya yakınlarında konuşlandırılmış en önemli Amerikan askeri varlıklarının listesi yer almaktadır:

Gemiler

ABD'li bir yetkilinin açıklamasına göre Washington'un şu anda Ortadoğu'da 13 savaş gemisi bulunuyor: bir uçak gemisi (USS Abraham Lincoln), dokuz muhrip ve üç kıyı muharebe gemisi.

Dünyanın en büyük uçak gemisi USS Ford, dün çekilen fotoğrafta Cebelitarık Boğazı'ndan Akdeniz'e geçerken görüntülendi. Üç muhrip eşliğinde konuşlanan geminin varlığıyla, Ortadoğu'daki ABD savaş gemisi sayısı toplam 17'ye ulaşacak.

Her bir uçak gemisi binlerce denizci ve onlarca savaş uçağından oluşan hava filoları taşıyor. İki ABD uçak gemisinin aynı anda Ortadoğu'da bulunması nadir görülen bir durumdur.

Uçaklar

İki uçak gemisinde bulunan uçaklara ilave olarak, X platformundaki açık kaynaklı istihbarat bilgilerine, Flightradar24 uçuş takip sitesine ve medya haberlerine göre, Amerika Birleşik Devletleri Ortadoğu'ya onlarca başka savaş uçağı konuşlandırdı.

Bu uçaklar arasında F-22 Raptor ve F-35 Lightning hayalet savaş uçakları, F-15 ve F-16 savaş uçakları ve operasyonlarını desteklemek için gerekli olan KC-135 havadan yakıt ikmal tankerleri de bulunmaktadır.

New York'taki Soufan Araştırma Merkezi, "50 ilave Amerikan savaş uçağı, F-35, F-22 ve F-16, bu hafta Körfez Arap devletlerindeki üslerde konuşlandırılmış yüzlerce uçağa katılmak üzere bölgeye gönderildi" diye yazdı ve bu adımların "Trump'ın (neredeyse her gün tekrarladığı) görüşmelerin başarısız olması durumunda geniş çaplı bir hava ve füze harekatına girişme tehdidini güçlendirdiğini" belirtti.

Şarku'l Avsat'ın Financial Times'ten aktardığına göre bu hafta onlarca askeri yakıt ikmal ve nakliye uçağı Atlantik Okyanusu'nu geçti. Flightradar24'ten alınan verilere göre son üç günde 39 tanker uçağı potansiyel operasyon bölgelerine daha yakın yerlere yeniden konumlandırıldı. Aynı dönemde C-17 Globemaster III'ler de dahil olmak üzere 29 ağır nakliye uçağı ise Avrupa'ya uçtu.

Bir C-17 uçağı üsten Ürdün'e doğru yola çıktı. Gerçek zamanlı komuta ve kontrol operasyonlarının önemli bir bileşeni olan altı adet E-3 Sentry AWACS erken uyarı ve kontrol uçağı da konuşlandırıldı.

Trump, Tahran'dan yaklaşık 5 bin 200 kilometre uzaklıktaki Diego Garcia'daki ortak ABD-İngiltere üssünü saldırılar başlatmak için kullanma olasılığını öne sürdü; Londra ise bu öneriye ilişkin çekincelerini dile getirdi.

 "Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Hava savunma sistemleri

Raporlar ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'daki karasal hava savunmasını güçlendirdiğini, bölgedeki güdümlü füze destroyerlerinin ise denizde hava savunma yetenekleri sağladığını gösteriyor.

Bu ay, Patriot ve THAAD füze ve uçak savunma sistemlerini işleten 69. Hava Savunma Tugayı'nın merkezi olan Fort Hood'dan altı uçuş gerçekleştirildi.

Üslerdeki ABD güçleri

Kara birliklerinin İran'a karşı herhangi bir saldırı eylemine katılmaları beklenmese de Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'da misillemeye karşı savunmasız kalabilecek on binlerce askeri personeli bulunmaktadır.

Tahran, Haziran 2015 yılında Washington'un üç İran nükleer tesisini bombalamasının ardından Katar'daki Amerikan üssüne füze fırlatmıştı, ancak bu füzeler hava savunma sistemleri tarafından düşürüldü.