İsrail’in Halep Uluslararası Havaalanı’nı hedef almasının ardından yardım uçakları Şam ve Lazkiye havaalanlarına inecek

Deprem sonrası Suriye’ye insani yardım taşıyan bir uçak (Reuters)
Deprem sonrası Suriye’ye insani yardım taşıyan bir uçak (Reuters)
TT

İsrail’in Halep Uluslararası Havaalanı’nı hedef almasının ardından yardım uçakları Şam ve Lazkiye havaalanlarına inecek

Deprem sonrası Suriye’ye insani yardım taşıyan bir uçak (Reuters)
Deprem sonrası Suriye’ye insani yardım taşıyan bir uçak (Reuters)

Suriye Ulaştırma Bakanlığı, İsrail’in hava saldırısının Halep Uluslararası Havaalanı’nın hizmet dışı kalmasına yol açmasının ardından, depremle ilgili yardım uçaklarının iniş yönünü değiştirme kararı aldıklarını bildirdi.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “Halep Uluslararası Havaalanı üzerinden tarifeli ve programlı sefer inişlerinin, Şam ve Lazkiye havaalanlarına kaydırılmasına karar verildi” ifadeleri kullanıldı.
Halep Uluslararası Havaalanı, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve Türkiye’nin yanı sıra Suriye’nin kuzeybatısında çok sayıda binayı yerle bir eden yıkıcı depremden bu yana ülkeye akan insani yardım uçakları için ana varış noktası olarak kullanılıyor.
Suriye resmi haber ajansı SANA’ya konuşan askeri bir kaynak, “Bugün saat tam 02:07’de İsrail, Akdeniz yönünde Lazkiye’nin batısından Halep Uluslararası Havaalanı’nı hedef alan bir hava saldırısı düzenledi” dedi.
Herhangi bir can kaybından bahsetmeden, havaalanında maddi hasar meydana geldiğini ve hizmet dışı kaldığını bildiren kaynak, uçuşların ne zaman başlayacağına ilişkin bir bilgi vermedi.
Ulaştırma Bakanlığı Havacılık Genel Müdürlüğü de, yardım uçaklarının inişi ve diğer uçuşların Şam ve Lazkiye havaalanlarına kaydırıldığını açıklayarak, hasarların giderilmesine yönelik operasyonların başlayacağını bildirdi.
Ulaştırma Bakanlığı yetkilisi Süleyman Halil AFP’ye verdiği demeçte, “Halep Uluslararası Havaalanı’na, Şubat ayında 80’den fazla yardım uçağı indi” dedi.
Uçaklarda herhangi bir hasarın olmadığına dikkati çeken Halil, hasarın sadece maddi olduğunu ve pisti etkilediğini açıklayarak, “Hasar onarılana kadar artık yeni bir yardım uçağının inişi mümkün değil” diye ekledi.
İsrail, geçtiğimiz yıllarda hava saldırıları ile Halep Uluslararası Havaalanı’nı birkaç kez hedef aldı ve havaalanı Eylül ayında birkaç günlüğüne hizmet dışı kaldı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne (SOHR) göre, İsrail’in 19 Şubat’ta Şam’da bir yerleşim bölgesini hedef alması sonucu 15 kişi öldü.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
TT

Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)

Hamas, Gazze Şeridi ve Filistin halkının geleceğiyle ilgili her türlü siyasi sürecin veya düzenlemenin, düşmanlıkların tamamen sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere meşru ulusal hakların güvence altına alınmasıyla başlaması gerektiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu açıklama, hareketin dün Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Gazze Şeridi "Barış Konseyi" oturumuna yanıt olarak yayınladığı basın bildirisinde yer aldı.

Hareket, işgalin suçlarına ve ateşkes anlaşmasının sürekli ihlallerine devam ettiği bir dönemde oturumun düzenlenmesinin, uluslararası toplumun ve katılımcı tarafların işgali saldırganlığını durdurmaya zorlamak için pratik adımlar atmasını gerektirdiğini vurguladı.

Hamas, geçiş noktalarının açılmasını ve insani yardımın kısıtlama olmaksızın girişini, ayrıca yeniden yapılanma sürecinin derhal başlatılmasını talep etti. Uluslararası tarafların ve arabulucuların, anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve insani ve siyasi hakların engellenmesini önlemek için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için ciddi çabalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'ni istikrara kavuşturmaya yönelik her türlü gerçek uluslararası çabanın, sorunun kök nedenini ele alması gerektiğini vurguladı: işgal, işgal politikalarının sona erdirilmesi ve Filistin halkının tam ve eksiksiz haklarına kavuşması.

ABD Başkanı Donald Trump, dün 40'tan fazla ülkeden temsilci ve 12 ülkeden gözlemcinin katılımıyla "Barış Konseyi"nin ilk toplantısını düzenledi. Toplantının odak noktası, savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma ve uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.