UAEA’dan İran aleyhinde yeni bir karar çıkmadı

Grossi dün Viyana'daki Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın merkezinde basın toplantısı düzenledi. (AP)
Grossi dün Viyana'daki Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın merkezinde basın toplantısı düzenledi. (AP)
TT

UAEA’dan İran aleyhinde yeni bir karar çıkmadı

Grossi dün Viyana'daki Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın merkezinde basın toplantısı düzenledi. (AP)
Grossi dün Viyana'daki Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın merkezinde basın toplantısı düzenledi. (AP)

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, ajansın Viyana’daki yönetim kurulunda İran aleyhinde yeni bir karar alınmamasını sağladı. Tahran ve ajans arasında, belirsizlik ve tartışmalara rağmen somut mutabakatlara varıldığı açıklandı.
AFP’nin üç Batılı diplomattan aktardığına göre kurulun bu oturumdaki çalışmaları sırasında İran aleyhinde taslak karar düzenlenmeyeceği kaydedildi. Diplomatlar ‘teyakkuzda olma’ vurgusu yaparken İran'ın vaatlerinin ‘sadece yeni bir manevra’ olabileceğine dikkat çektiler.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı sadece vaatlere değil, İranlı yetkililerle yaptığı görüşmede ‘somut mutabakatlara’ varıldığını kaydetti. Grossi, Tahran'a yaptığı ziyareti sırasında somut mutabakatlara varıldığını açıklasa da İran bunu reddediyor. Grossi bu haftaki Tahran ziyareti sırasında İran'ın kendisine verdiği güvenin büyük ölçüde gelecek müzakerelere bağlı olacağını söyledi. Bu ziyaretinin sadece ek vaatlerle sınırlı kalmadığını belirten Grossi, ‘olağanüstü sorunları çözmek için önemli bir şekilde hareket etmek üzere bir anlaşmaya’ varıldığını kaydetti.
UAEA Başkanı Grossi cumartesi günü ajansın Viyana'daki yönetim kurulu toplantısının ilk gününde düzenlediği basın toplantısında, ajansa bağlı bir ekibin ayrıntılar üzerinde çalışmak için yakında Tahran'ı ziyaret edeceklerini bildirdi.
Grossi sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu süreçte bilgileri değerlendireceğiz ve ilerleme kaydetmediğimizi görürsek raporlayacağız. Ama şimdi bu soruşturmada hangi adımları atacağımızın detaylarını veremem. Çemberden çıkmak için yapıcı ve güvenilir cevaplara ihtiyacımız olduğuna dair bir anlayış olduğunu hissediyorum. Şimdi bu çemberden çıkmak için bir fırsat görüyorum. Bu olur mu bilmiyorum ama diyalog devam ediyor.”
UAEA Başkanı Grossi cumartesi günü Viyana Uluslararası Havalimanı'da düzenlediği basın toplantısında şu ifadeleri kullandı:
“İranlı yetkililer, 2015 anlaşmasına göre nükleer tesislerden çıkardıkları gözetim kameralarının yeniden kurulmasını kabul etti. İran, zenginleştirilmiş uranyum parçacıklarının bulunduğu üç gizli alanda ajansla yıllardır devam eden soruşturma hususunda iş birliği yapmayı kabul etti.”
İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi, herhangi bir yeni kamera kurulumuna veya uluslararası müfettişlerin belirli kişileri sorgulamasına izin verilmediğini açıkladı.
Yeni kamera kurulumu konusunu ‘kararlaştırılması’ gereken bir husus olarak değerlendiren Grossi, kapatılan kameraların yeniden faal hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kemalvendi herhangi bir yeni kamera kurulumuna veya uluslararası müfettişlerin belirli insanları sorgulamasına ilişkin “Medyada dolaşan ve siyasi arka planı olan sözler olabilir” açıklamasını yaptı. Gazeteciler UAEA Başkanı’ndan bu açıklamaya yönelik yorum talep etti. Grossi, medya aracılığıyla değil doğrudan İranlı yetkililerle konuştuğunu söyledi. Grossi, üç gizli alan ile ilgili olarak İran ile diyalogun bu yerleri ziyaret etmek ve insanları sorgulamak için izin almak şeklinde devam etmesi gerektiğini söyledi. "İzinsiz hiçbir şey yapamayız" ifadesini kullandı.
Bununla birlikte Grossi bu kez Tahran'a yaptığı ziyaretin geçmiştekilerden farklı olduğunu söyledi: “İyimser veya kötümser değilim ancak gerçekçiyim. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile görüştüm. Bu görüşme son derece önemliydi, ajansın arzuladığı işbirliğini en yüksek İranlı yetkililere bildirdim” dedi.
Grossi ayrıca İran'daki gizli alanlar ile ilgili şunları aktardı:
“Şimdi önümüzdeki sorunlara odaklanıyoruz ve elbette bunun bu şekilde devam edemeyecek bir süreç olduğunu biliyoruz. Ancak zaman alacak. Sürecin gelecek Haziran toplantısından önce çözüme kavuşup kavuşamayacağını bilmiyorum. Belki de daha hızlı çözüme kavuşur."
Grossi, son dönemde, bir atom bombası geliştirmek için gerekli eşiğe yakın, yüzde 83,7 oranında zenginleştirilmiş uranyum parçacıkları bulunan Fordo Nükleer Tesisi’ndeki teftiş sayısının artırılması konusunda anlaşmaya varıldığını kaydetti. UAEA Başkanı, yönetim kuruluna İran'ın geçen ocak ayında Fordo Nükleer Tesisi’ndeki santrifüjlerde ajansa haber vermeden değişiklik yaptığını ve halen tabi olduğu Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiğini söyledi. Grossi ocak ayında müfettişlerin aynı tesiste yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum izleri bulduğunu kurula bildirdi ve konuyu açıklığa kavuşturmak için Tahran ile diyaloğun devam ettiğini sözlerine ekledi. İran, Grossi'nin aksine Tahran ziyaretinden sonra yüzde 84 oranında zenginleştirilmiş uranyum kalıntıları meselesinin ‘kapatıldığını’ belirtmişti. Grossi konuya açıklık getirmek için İran ile diyalogun sürdüğünü vurguladı.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre UAEA Başkanı Grossi, Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, “Nükleer tesislere yönelik herhangi bir askeri saldırı yasaktır” dedi. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün, Grossi’nin Tahran’da nükleer tesislere yapılacak herhangi bir saldırının ‘yasa dışı’ olacağı şeklindeki sözlerini ‘değersiz’ olarak nitelendirerek hafife aldı. Ukrayna’daki nükleer tesislere yönelik olası bir saldırıyı reddettiğinin altını çizen Grossi, geçmişte İran’daki nükleer tesislere yönelik saldırılara ise değinmedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalarda, “Rafael Grossi, hiçbir değeri olmayan açıklamalarda bulunan değerli bir kişidir” demişti.
UAEA Başkanı ise “Gerginliği azaltmaya yardımcı olmanın yollarını arıyorum. Güç kullanmak teşvik etmediğim bir şey" ifadesini kullandı.
Grossi, ajansın yönetim kuruluna sunduğu önceki raporlara kıyasla son raporunda İran'ın işbirliği eksikliğine ilişkin şikayetlere yer vermedi. Aksine, bu sefer olağanüstü sorunları çözmek için ‘iş birliği kurma’ adına olumlu sinyallerin olduğuna değindi. Grossi'nin Tahran'a yaptığı son ziyaretinden kalan bu izlenimler, İran'ın kurul içinde kınanmaması için yeterli oldu.
Rusya'nın Viyana'daki Uluslararası Kuruluşlar Nezdindeki Daimi Temsilcisi Mikhail Ivanovich Ulyanov, kurul çalışmalarının başında Batı ülkelerinin ‘kurul çalışmalarını siyasallaştıran’ yeni bir karar taslağı sunmalarına karşı uyarıda bulunmuştu. Rus yetkili bunun zıt yönde sonuçları olacağını söyledi.
Amerikan Fox News kanalı, ‘Rusya ve İran’ın, 2015 nükleer anlaşmasının imzalanmasının ardından Tahran’ın Rusya'ya devrettiği zenginleştirilmiş uranyum rezervlerini Moskova'nın yakında iade edebileceğini öngören gizli bir anlaşma imzaladığını’ ileri sürdü. Fox News, iki tarafın bunu askeri destek çerçevesinde kabul ettiğini iddia etti.
İran halihazırda Ukrayna'ya karşı savaşında Rusya'ya askeri destek verirken diğer yandan Çin, İran'ı ajansa ‘tam ve etkili bir şekilde bağlı kalmaya’ çağırdı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, basın açıklamasında şunları söyledi:
“Pekin nükleer dosyada İran’ın tam ve etkili bağlılığı konusunda ilerleme kaydetmenin doğru yol olduğuna inanıyor. ABD, görüşmelerin sonuçlarına ulaşmak için mümkün olan en kısa sürede siyasi bir karar almalı.”
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ve İran Atom Enerjisi Kurumu, geçen cumartesi Grossi'nin uçakta dönüş yolunda olduğu sırada ortak bir açıklama yayınladı. Açıklamada anlaşmanın ayrıntılarına girmeden olağanüstü sorunlar karşısında ‘iş birliği’ vurgusu yapıldı.



Koalisyon: Vali ile koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir güç Şebva'ya girmeyecektir

Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
TT

Koalisyon: Vali ile koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir güç Şebva'ya girmeyecektir

Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)

Yemen'deki "Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu"nun Ortak Kuvvetler Komutanlığı, Şebva Valiliği'nin istikrarına verdiği desteği yineleyerek, valilikteki yerel yönetimin, Şebva'nın güvenliğini sağlamak ve herhangi bir gerginlikten korumak için koalisyonla koordinasyon ve ortak çalışma yapılacağını teyit eden açıklamasını memnuniyetle karşıladı.

Koalisyon güçlerinin resmi sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, koalisyon liderliğinin Şebva Valisi ve Yerel Konsey Başkanı Şeyh Avad Muhammed el-Vezir'in, koalisyonun çabalarına desteğini ve eyaletteki güvenlik ve istikrarı artırmak için koalisyonla iş birliği yapmaya hazır olduğunu vurguladığı açıklamasını memnuniyetle karşıladığını duyurdu.

El-Maliki, “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu”nun Şebva Valiliğini koruma ve istikrarını destekleme, ayrıca orada bulunan yerlerin güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını teyit ederek, devlet kurumlarına ve yerel yönetime saygı çerçevesinde, Şebva valisiyle tam koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir gücün valiliğe girmeyeceğini vurguladı.

Aynı bağlamda, Şebva Valiliği'ndeki şeyhler, ileri gelenler ve sosyal şahsiyetlerin istişare toplantısında, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Cumhurbaşkanı Dr. Reşad Muhammed el-Alimi'nin kararlarına tam destek ve onay verildiği, meşru hükümetin askeri ve güvenlik kararlarını birleştirme, devlet kurumlarını koruma ve doğu valiliklerinde güvenlik ve istikrarı sağlama amacıyla izlediği yola destek verildiği açıklandı.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Toplantı sonrasında yayınlanan açıklamada, katılımcılar Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerine askeri güç ve teçhizat sevk etmesini kınadılar. Daha önce Şebva vilayetine, güvenli ve istikrarlı doğu vilayetlerinin militarizasyonunu, siyasi tercihleri zorla dayatma girişimlerini ve halkın iradesini hiçe sayma çabalarını kategorik olarak reddettiklerini teyit ettiler.

Açıklamada, doğu illerinin halkının “kendilerini temsil etmeyen veya isteklerini ifade etmeyen hiçbir projeye bağlı olmadıkları” belirtilerek, bu illerin militarizasyonunun istikrarsızlığa ve güvenlik sorunlarına yol açabileceği ve ulusal çıkarlara hizmet etmeyen çatışmalara sürükleyebileceği uyarısında bulunuldu.

Danışma toplantısı, Suudi Arabistan'daki kardeşlerimize Yemen'in meşru hükümetini ve doğu illerini destekleyen kararlı tutumları için teşekkür ve takdirlerini ifade etti ve Riyad'ın güvenliği ve istikrarı korumadaki, durumun kaos ve çatışmaya sürüklenmesini önlemedeki rolünü övdü.Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ayrıca, güney bölgelerinin, güney davası için adil ve kapsamlı vizyon geliştirmek amacıyla bir güney toplantısı düzenleme ve ev sahipliği yapma talebine Riyad'ın verdiği yanıtı da övdü.

Toplantıda, "Güney Geçiş Konseyi" liderliğine sağduyulu davranmaları, Şebva, Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinden güçlerini çekmeleri, önceki konumlarına dönmeleri, birliği korumak ve en yüksek ulusal çıkarlara hizmet etmek için meşru bileşenlerin ve güneydeki bileşenlerin geri kalanıyla diyalog ve uzlaşma diline bağlı kalmaları çağrısında bulunuldu.

Aynı zamanda, Suudi Arabistan'ın Yemen Büyükelçisi Muhammed el Cabir, Krallığın güney liderlerinin olumlu ve sorumlu tutumlarını memnuniyetle karşıladığını belirterek, bu tutumların güney davasının adaletini korumak ve kapsamlı bir siyasi çerçeve içinde müzakere etmek için önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Büyükelçi el Cabir, X platformundaki resmi hesabında yaptığı paylaşımda, Şebva valisinin Krallığın Riyad'da güney davası konulu bir konferans düzenleme çağrısını memnuniyetle karşılamasının, Cumhurbaşkanı Reşad Muhammed el-Alimi'nin talebine yanıt niteliğinde olduğunu ve güney liderlerinin siyasi çözüme yönelik sorumlu yaklaşımını yansıttığını açıkladı.

Bu tutumların “güney halkının davalarının adaletini korumak ve tüm beklentilerini karşılayacak şekilde tartışmaya açmak için doğru yönde ilerlediğini teyit ettiğini” belirten Bakan, Krallığın konferansın başarısına ve Yemen'de siyasi istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak yapıcı tutumlar sergileyen tüm güneyli liderlerin katılımını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Şebva Valisi Şeyh Avad Muhammed el-Vezir ise Suudi Arabistan'ın liderliğine ve Yemen'i desteklemedeki önemli rolüne olan güvenini yineledi ve yerel yönetimin, eyaletteki güvenlik ve istikrarı pekiştirmek için “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu” ile iş birliği yapma taahhüdünü vurguladı.

Bakan, Şebva'nın “eyaleti çatışmalardan kurtarmak için koalisyonla birlikte çalışacağını” belirterek, Yemen'in güneydoğusundaki stratejik açıdan en önemli eyaletlerinden birinde güvenliği ve kalkınmayı güçlendirmeye yönelik siyasi ve askeri çabaları desteklediğini vurguladı.


Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
TT

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Hadramut vilayetinde son dönemde yaşanan saha gelişmelerini memnuniyetle karşıladı. Söz konusu gelişmeleri güvenlik ve istikrarın pekiştirilmesi yolunda önemli bir adım olarak nitelendiren Konsey, Hadramut halkı ile Vatan Kalkanı Güçleri’nin güvenliği sağlama ve toplumsal barışı koruma konusundaki rolünü övdü.

Konsey bugün yayımladığı açıklamada, “Hadramut vilayetinde elde edilen zaferleri tebrik ediyor, güvenlik ve istikrarı pekiştirmek ve ulusal kazanımları korumak için gösterilen kahramanlıkları selamlıyoruz” ifadesine yer verdi. Açıklamada ayrıca, yaşanan gelişmelerin Hadramut halkının kendi güvenliğini savunma ve vilayeti bir çatışma veya kaos alanına dönüştürme girişimlerine karşı durma kararlılığını yansıttığı vurgulandı.

a bulundukları sırada (AFP)Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Bu bağlamda Konsey, ‘Şebve ve Sokotra vilayetlerinin tamamen özgürleştirilmesini’ talep etti. Açıklamada, Doğu vilayetlerinin kendi bölgelerini yönetme yetkisinin sağlanmasının sürdürülebilir istikrarın inşasında ve adil, dengeli bir ulusal ortaklığın güçlendirilmesinde temel bir adım olduğu vurgulandı.

Konsey ayrıca, Suudi Arabistan’ın Yemen’de barış konulu bir konferans düzenleme çağrısını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Açıklamada, konferansın ‘Doğu vilayetleri bölgesini kapsayan Hadramut, Şebve, el-Mehra ve Sokotra’nın ağırlığını yansıtacak şekilde temsil edilmesinin’ önemine dikkat çekildi. Bu temsilin, bölgenin coğrafi, tarihi ve jeopolitik konumuna uygun olması gerektiği ifade edildi.

Konsey’e göre, planlanan konferans, 2012 yılında Körfez Girişimi ve uygulama mekanizmasının imzalanmasından, 2014 Ulusal Kapsamlı Diyalog Konferansı çıktıları ve ilgili uluslararası meşruiyet kararlarına kadar Yemen’de barışın sağlanması yönündeki çabaların doğal bir uzantısı niteliğinde. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın ‘barış sürecinin güvenilir hamisi’ olduğu ve Yemen hükümetiyle, özellikle Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi koordinasyonu ve iş birliği içinde hareket ettiği vurgulandı.

Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)

Konsey, açıklamasında Suudi Arabistan’a olan güvenini ve Doğu’nun dört vilayetinin halkının beklentilerini gözetmedeki cömert desteğini yeniden vurguladı. Konsey, halkın bölgesini yönetme hakkını kullanmasını, kaynaklarını değerlendirmesini ve siyasi-ekonomik kazanımlarını korumasını desteklediklerini belirtti. Bu çabaların, adil bir federal devlet çerçevesinde ve Ulusal Diyalog ile üzerinde uzlaşılan üç temel referansa uygun şekilde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Konsey, açıklamasını Doğu vilayetlerinde barış ve istikrarın sağlanmasının Yemen’de kapsamlı bir çözümün temel direğini oluşturduğunu ve kriz yönetiminden devlet ve kurum inşasına geçiş için fırsatları artırdığını vurgulayarak sonlandırdı.


Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
TT

Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)

Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi, Hadramut Vadisi'ndeki askeri kampların güvenliğinin tamamen sağlandığını ve operasyonun başarıyla tamamlandığını açıkladı.

Hanbeşi bugün, Yemen resmi haber ajansı SABA’ya yaptığı açıklamada, güçlerin tüm hayati noktalarda konuşlandırılmasının tamamlandığını, Seyun Uluslararası Havalimanı ile Hadramut Vadisi'ndeki egemenlik ve hizmet tesislerinin bütünüyle güvence altına alındığını bildirdi.

Yerel yönetimin, hizmetlerin ve günlük yaşamın kesintisiz sürdürülmesini sağlamak amacıyla kapsamlı bir normalleşme planını fiilen uygulamaya başladığını vurgulayan Hanbeşi, vatandaşlar ile aşiret mensuplarının sergilediği yüksek bilinç ve sorumluluk duygusunu övdü. Hanbeşi, bu kesimlerin güvenlik geçiş sürecinde kamu düzeninin korunmasında emniyet güçleri için gerçek bir destek ve güvenlik supabı olduğunu ifade etti.

Hanbeşi ayrıca, Mukalla kentindeki tüm güvenlik ve askeri personel, din âlimleri, toplumsal komiteler, sosyal şahsiyetler ve kanaat önderlerine, mülklerin ve kurumların korunması konusunda farkındalık çalışmalarını artırmaları çağrısını yineledi.

Hanbeşi, “Hadramut bugün güvenli ve istikrarlı bir geleceğe doğru kararlı adımlarla ilerliyor. Burada düzen ve hukukun sesi her şeyin üzerinde; Hadramut halkının topraklarını koruma ve geleceklerini inşa etme hakkı esastır” dedi.

Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad Muhammed el-Alimi’nin Hadramut’taki gelişmeleri yakından takip etmesini takdirle karşıladığını belirterek, sağlanan destek ve yardımlar dolayısıyla teşekkür etti. Hanbeşi ayrıca, Suudi Arabistan’ın Hadramut’ta güvenliğin tesis edilmesi ve hayatın normale dönmesi yönündeki çabalarına verdiği destekten ötürü memnuniyetini dile getirdi.

Hanbeşi, Mukalla kentindeki kamu ve özel mülklerin korunmasının önemine dikkat çekerek, kentteki kamu ve özel tesislerin Hadramut halkına ait olduğunu, bunlara verilecek her türlü zararın vilayetteki her haneyi olumsuz etkileyeceğini vurguladı.

“Hadramut’un güvenliği herkesin omuzlarında bir emanettir” diyen Hanbeşi, halkın güvenlik güçleriyle dayanışmasının, fırsat kollayan kesimlere karşı en güçlü güvence olduğunu ifade etti. Hadramut’un her zaman bilinç ve olgunluğun simgesi olarak kalacağını belirten Hanbeşi, kentin ulusal imkânlara ve vatandaşların mülklerine zarar verilmesini reddeden bir hoşgörü kültürünün toprağı olduğunu söyledi.