UAEA’dan İran aleyhinde yeni bir karar çıkmadı

Grossi dün Viyana'daki Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın merkezinde basın toplantısı düzenledi. (AP)
Grossi dün Viyana'daki Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın merkezinde basın toplantısı düzenledi. (AP)
TT

UAEA’dan İran aleyhinde yeni bir karar çıkmadı

Grossi dün Viyana'daki Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın merkezinde basın toplantısı düzenledi. (AP)
Grossi dün Viyana'daki Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın merkezinde basın toplantısı düzenledi. (AP)

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, ajansın Viyana’daki yönetim kurulunda İran aleyhinde yeni bir karar alınmamasını sağladı. Tahran ve ajans arasında, belirsizlik ve tartışmalara rağmen somut mutabakatlara varıldığı açıklandı.
AFP’nin üç Batılı diplomattan aktardığına göre kurulun bu oturumdaki çalışmaları sırasında İran aleyhinde taslak karar düzenlenmeyeceği kaydedildi. Diplomatlar ‘teyakkuzda olma’ vurgusu yaparken İran'ın vaatlerinin ‘sadece yeni bir manevra’ olabileceğine dikkat çektiler.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı sadece vaatlere değil, İranlı yetkililerle yaptığı görüşmede ‘somut mutabakatlara’ varıldığını kaydetti. Grossi, Tahran'a yaptığı ziyareti sırasında somut mutabakatlara varıldığını açıklasa da İran bunu reddediyor. Grossi bu haftaki Tahran ziyareti sırasında İran'ın kendisine verdiği güvenin büyük ölçüde gelecek müzakerelere bağlı olacağını söyledi. Bu ziyaretinin sadece ek vaatlerle sınırlı kalmadığını belirten Grossi, ‘olağanüstü sorunları çözmek için önemli bir şekilde hareket etmek üzere bir anlaşmaya’ varıldığını kaydetti.
UAEA Başkanı Grossi cumartesi günü ajansın Viyana'daki yönetim kurulu toplantısının ilk gününde düzenlediği basın toplantısında, ajansa bağlı bir ekibin ayrıntılar üzerinde çalışmak için yakında Tahran'ı ziyaret edeceklerini bildirdi.
Grossi sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu süreçte bilgileri değerlendireceğiz ve ilerleme kaydetmediğimizi görürsek raporlayacağız. Ama şimdi bu soruşturmada hangi adımları atacağımızın detaylarını veremem. Çemberden çıkmak için yapıcı ve güvenilir cevaplara ihtiyacımız olduğuna dair bir anlayış olduğunu hissediyorum. Şimdi bu çemberden çıkmak için bir fırsat görüyorum. Bu olur mu bilmiyorum ama diyalog devam ediyor.”
UAEA Başkanı Grossi cumartesi günü Viyana Uluslararası Havalimanı'da düzenlediği basın toplantısında şu ifadeleri kullandı:
“İranlı yetkililer, 2015 anlaşmasına göre nükleer tesislerden çıkardıkları gözetim kameralarının yeniden kurulmasını kabul etti. İran, zenginleştirilmiş uranyum parçacıklarının bulunduğu üç gizli alanda ajansla yıllardır devam eden soruşturma hususunda iş birliği yapmayı kabul etti.”
İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi, herhangi bir yeni kamera kurulumuna veya uluslararası müfettişlerin belirli kişileri sorgulamasına izin verilmediğini açıkladı.
Yeni kamera kurulumu konusunu ‘kararlaştırılması’ gereken bir husus olarak değerlendiren Grossi, kapatılan kameraların yeniden faal hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kemalvendi herhangi bir yeni kamera kurulumuna veya uluslararası müfettişlerin belirli insanları sorgulamasına ilişkin “Medyada dolaşan ve siyasi arka planı olan sözler olabilir” açıklamasını yaptı. Gazeteciler UAEA Başkanı’ndan bu açıklamaya yönelik yorum talep etti. Grossi, medya aracılığıyla değil doğrudan İranlı yetkililerle konuştuğunu söyledi. Grossi, üç gizli alan ile ilgili olarak İran ile diyalogun bu yerleri ziyaret etmek ve insanları sorgulamak için izin almak şeklinde devam etmesi gerektiğini söyledi. "İzinsiz hiçbir şey yapamayız" ifadesini kullandı.
Bununla birlikte Grossi bu kez Tahran'a yaptığı ziyaretin geçmiştekilerden farklı olduğunu söyledi: “İyimser veya kötümser değilim ancak gerçekçiyim. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile görüştüm. Bu görüşme son derece önemliydi, ajansın arzuladığı işbirliğini en yüksek İranlı yetkililere bildirdim” dedi.
Grossi ayrıca İran'daki gizli alanlar ile ilgili şunları aktardı:
“Şimdi önümüzdeki sorunlara odaklanıyoruz ve elbette bunun bu şekilde devam edemeyecek bir süreç olduğunu biliyoruz. Ancak zaman alacak. Sürecin gelecek Haziran toplantısından önce çözüme kavuşup kavuşamayacağını bilmiyorum. Belki de daha hızlı çözüme kavuşur."
Grossi, son dönemde, bir atom bombası geliştirmek için gerekli eşiğe yakın, yüzde 83,7 oranında zenginleştirilmiş uranyum parçacıkları bulunan Fordo Nükleer Tesisi’ndeki teftiş sayısının artırılması konusunda anlaşmaya varıldığını kaydetti. UAEA Başkanı, yönetim kuruluna İran'ın geçen ocak ayında Fordo Nükleer Tesisi’ndeki santrifüjlerde ajansa haber vermeden değişiklik yaptığını ve halen tabi olduğu Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiğini söyledi. Grossi ocak ayında müfettişlerin aynı tesiste yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum izleri bulduğunu kurula bildirdi ve konuyu açıklığa kavuşturmak için Tahran ile diyaloğun devam ettiğini sözlerine ekledi. İran, Grossi'nin aksine Tahran ziyaretinden sonra yüzde 84 oranında zenginleştirilmiş uranyum kalıntıları meselesinin ‘kapatıldığını’ belirtmişti. Grossi konuya açıklık getirmek için İran ile diyalogun sürdüğünü vurguladı.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre UAEA Başkanı Grossi, Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, “Nükleer tesislere yönelik herhangi bir askeri saldırı yasaktır” dedi. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün, Grossi’nin Tahran’da nükleer tesislere yapılacak herhangi bir saldırının ‘yasa dışı’ olacağı şeklindeki sözlerini ‘değersiz’ olarak nitelendirerek hafife aldı. Ukrayna’daki nükleer tesislere yönelik olası bir saldırıyı reddettiğinin altını çizen Grossi, geçmişte İran’daki nükleer tesislere yönelik saldırılara ise değinmedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalarda, “Rafael Grossi, hiçbir değeri olmayan açıklamalarda bulunan değerli bir kişidir” demişti.
UAEA Başkanı ise “Gerginliği azaltmaya yardımcı olmanın yollarını arıyorum. Güç kullanmak teşvik etmediğim bir şey" ifadesini kullandı.
Grossi, ajansın yönetim kuruluna sunduğu önceki raporlara kıyasla son raporunda İran'ın işbirliği eksikliğine ilişkin şikayetlere yer vermedi. Aksine, bu sefer olağanüstü sorunları çözmek için ‘iş birliği kurma’ adına olumlu sinyallerin olduğuna değindi. Grossi'nin Tahran'a yaptığı son ziyaretinden kalan bu izlenimler, İran'ın kurul içinde kınanmaması için yeterli oldu.
Rusya'nın Viyana'daki Uluslararası Kuruluşlar Nezdindeki Daimi Temsilcisi Mikhail Ivanovich Ulyanov, kurul çalışmalarının başında Batı ülkelerinin ‘kurul çalışmalarını siyasallaştıran’ yeni bir karar taslağı sunmalarına karşı uyarıda bulunmuştu. Rus yetkili bunun zıt yönde sonuçları olacağını söyledi.
Amerikan Fox News kanalı, ‘Rusya ve İran’ın, 2015 nükleer anlaşmasının imzalanmasının ardından Tahran’ın Rusya'ya devrettiği zenginleştirilmiş uranyum rezervlerini Moskova'nın yakında iade edebileceğini öngören gizli bir anlaşma imzaladığını’ ileri sürdü. Fox News, iki tarafın bunu askeri destek çerçevesinde kabul ettiğini iddia etti.
İran halihazırda Ukrayna'ya karşı savaşında Rusya'ya askeri destek verirken diğer yandan Çin, İran'ı ajansa ‘tam ve etkili bir şekilde bağlı kalmaya’ çağırdı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, basın açıklamasında şunları söyledi:
“Pekin nükleer dosyada İran’ın tam ve etkili bağlılığı konusunda ilerleme kaydetmenin doğru yol olduğuna inanıyor. ABD, görüşmelerin sonuçlarına ulaşmak için mümkün olan en kısa sürede siyasi bir karar almalı.”
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ve İran Atom Enerjisi Kurumu, geçen cumartesi Grossi'nin uçakta dönüş yolunda olduğu sırada ortak bir açıklama yayınladı. Açıklamada anlaşmanın ayrıntılarına girmeden olağanüstü sorunlar karşısında ‘iş birliği’ vurgusu yapıldı.



Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
TT

Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)

Askerî kaynaklar, Pakistan’ın Sudan ile yaklaşık 1,5 milyar dolar değerinde bir silah anlaşmasını sonuçlandırmanın son aşamasına geldiğini açıkladı.  Sudan’daki kriz, askerî ve diplomatik cephelerde hızlanan gelişmelerle yeni bir aşamaya girerken, özellikle Darfur ve Kordofan bölgelerinde savaşın yıkıcı biçimde sürmesi, uluslararası toplumun insani felaketin derinleştiğine yönelik uyarılarını artırdı. Çatışmaların bölgesel boyut kazanabileceğine dair endişeler de giderek güçleniyor.

Anlaşmanın, Sudan ordusuna hafif saldırı uçakları, keşif ve taarruz amaçlı insansız hava araçları ile gelişmiş hava savunma sistemlerinin tedarikini kapsadığı belirtildi. Eski bir üst düzey hava kuvvetleri yetkilisi ile Reuters’a konuşan kaynaklara göre pakette yaklaşık 10 adet “Karakoram-8” tipi uçak, 200’den fazla insansız hava aracı ve “Super Mushshak” eğitim uçakları yer alıyor. Çin ile ortak geliştirilen “JF-17” savaş uçaklarının da anlaşmaya dahil edilmesi ihtimali bulunuyor; ancak teslimat takvimi ve kesin sayılar konusunda bilgi verilmedi.

vfedv
Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP)

Pakistan Hava Kuvvetleri’nde daha önce üst düzey görevlerde bulunan emekli Mareşal Amir Masood, söz konusu anlaşmanın “fiilen tamamlandığını” belirterek, bu satışın, Sudan ordusunun, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin insansız hava araçlarını yoğun biçimde kullanmaya başlamasıyla kaybettiği hava üstünlüğünü yeniden kazanmasına katkı sağlayabileceğini söyledi. Buna karşın, Pakistan ve Sudan hükümetlerinden şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.

Pakistan’ın savunma sanayii hamlesi

Pakistan’ın savunma alanındaki hedefleri, son yıllarda büyüme kaydeden askerî sanayisini güçlendirmeye odaklanıyor. Yetkililere göre bu sektör, özellikle geçen yıl Hindistan’la yaşanan gerilimde Pakistan uçaklarının kullanılması sonrasında artan ilgi ve yatırımlarla daha da öne çıktı. İslamabad, geçen ay Doğu Libya’daki Libya Ulusal Ordusu ile değeri 4 milyar doları aşan büyük bir silah satış anlaşması imzaladı. Anlaşma, “JF-17” savaş uçakları ile eğitim uçaklarını kapsıyor.

Pakistan ayrıca, Dakka ile ilişkilerin iyileşmesiyle birlikte Bangladeş ile de “Super Mushshak” eğitim uçakları ve “JF-17” savaş uçaklarını içerebilecek bir savunma anlaşması konusunda görüşmeler yürütüyor. Hükümet, büyüyen savunma sanayiinin uzun vadeli ekonomik istikrar için önemli bir itici güç olabileceğini değerlendiriyor.

Sahada çatışmalar sürüyor

Sahada ise Sudan ordusu, Darfur ve Kordofan eyaletlerinde, ayrıca Güney Libya’dan gelen ikmal hatlarını hedef alan yoğun hava ve kara saldırıları düzenlediğini açıkladı. Ordu Sözcülüğü’nden yapılan açıklamada, operasyonlarda “Hızlı Destek Kuvvetleri”ne ait 240’tan fazla savaş aracının imha edildiği, yüzlerce unsurun öldürüldüğü, ayrıca Nyala Havalimanı’ndaki insansız hava araçları, askerî depolar ve operasyon merkezlerinin hedef alındığı bildirildi. Nyala, Güney Darfur’da Hızlı Destek Kuvvetleri’nin önemli merkezlerinden biri olarak biliniyor.

Buna karşılık Hızlı Destek Kuvvetleri, Nyala üzerinde uçan bir insansız hava aracını düşürdüklerini duyurdu. Grup, Sudan ordusunu sivilleri ve altyapıyı, özellikle de sağlık tesislerini hedef alan hava saldırıları düzenlemekle suçladı ve hava savunma unsurlarının olası yeni saldırılara karşı hazır olduğunu vurguladı.

Bu gelişmeler, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin daha önce Sudan-Libya-Mısır sınırındaki üçgen bölgenin kontrolünü ele geçirmesinin ardından, Kahire’nin olası güvenlik sonuçlarına dair artan kaygılarıyla birlikte yaşanıyor. Sudan’da iki buçuk yılı aşkın süredir devam eden savaş, dünyadaki en ağır insani krizlerden birine yol açarken, ülkenin stratejik konumu, Kızıldeniz kıyıları ve önemli altın üretimi nedeniyle dış aktörlerin de çatışmaya dahil olmasına neden oluyor.

İngiltere-Almanya girişimi

Siyasi cephede ise İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İngiltere’nin Almanya ile birlikte Nisan ayında Berlin’de Sudan konulu bir uluslararası konferans düzenleyeceğini açıkladı. Konferansın, savaşın üçüncü yıl dönümüne denk geleceğini belirten Cooper, ülkesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başkanlığını, Sudan dosyasının uluslararası gündemdeki önceliğini korumak için kullanacağını ifade etti.

sdfvgt
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper (AP)

Cooper, Şarku’l Avsat’ta yayımlanan makalesinde, Londra’nın Sudan’da işlenen ihlalleri gündemde tutmayı ve 2026’da barışa yönelik yeni bir ivme oluşturmak için uluslararası desteği seferber etmeyi sürdüreceğini kaydetti. ABD’nin, ABD-Suudi Arabistan-Mısır-BAE’den oluşan dörtlü mekanizma aracılığıyla ateşkes sağlanmasına yönelik girişimlerine de değinen Cooper, Washington’da Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Donald Trump’ın üst düzey danışmanlarıyla görüşmeler yaptığını aktardı. Cooper, Sudan’daki savaşın artık yerel bir kriz olmaktan çıktığını, bölgesel ve küresel bir nitelik kazandığını ve uluslararası toplumun etkili ittifaklar kurma kapasitesi açısından ciddi bir sınav teşkil ettiğini vurguladı.


Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
TT

Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)

Suriye Arap Haber Ajansı SANA’nın bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre bugün (Cuma) Halep’in kuzeyinde Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı 100 unsurun saf değiştirdiğini, iç güvenlik güçlerinin söz konusu kişileri koruma altına aldı.

Olay, İçişleri Bakanlığı’nın, SDG’ye bağlı silahlı grupların çekilmesinin ardından devlete devredilen mahallelerde güvenliğin yeniden sağlanması planı çerçevesinde Eşrefiye Mahallesi’nde iç güvenlik güçlerinin görevlendirildiğini duyurmasından saatler sonra gerçekleşti.

SANA’nın bir askeri kaynağa dayandırdığı habere göre SDG, Cuma günü İran yapımı insansız hava araçlarıyla Halep’in kuzeyindeki sivil ve güvenlik noktalarını hedef alarak saldırılarda çok sayıda kişi yaralandı.

Ajans, kaynaklarına dayanarak, PKK mensuplarının hükümet güçlerine karşı çatışmalara katılmayı reddeden dört Kürt’ü öldürdüğünü aktardı. Aynı kaynak, PKK’nın SDG unsurlarının da yardımıyla Halep’teki Şeyh Maksud Mahallesi’nden ayrılan sivillere ait evleri ateşe verdiğini ileri sürdü.

dfvg
Halep kentindeki Şeyh Maksud Mahallesi’nden sivillerin insani bir koridor üzerinden tahliyesi (SANA)

Suriye basınında yer alan haberlerde, Şeyh Maksud Mahallesi’nde SDG’ye ait büyük bir mühimmat deposunun imha edildiği bildirildi. Suriye Savunma Bakanlığı ise SDG’nin Halep’te bir hastanenin hedef alındığı yönündeki iddiasının doğru olmadığını, vurulan hedefin bir mühimmat deposu olduğunu açıkladı.

Günün erken saatlerinde Suriye ordusu, ateşkes ilanından kısa süre sonra, Halep’teki Kürt mahallesinde bazı bölgelerin bombardıman öncesinde boşaltılması çağrısında bulunarak, SDG’yi bu alanları askerî amaçlarla kullanmakla suçladı. SANA, ordunun hedef alınması planlanan noktaları gösteren haritalar yayımladığını, sivillerden bu bölgeleri “derhal terk etmelerini” istediğini ve SDG’nin buraları “Halep kentinin mahallelerini ve sakinlerini hedef almak için askerî mevzi olarak kullandığını” ileri sürdüğünü aktardı.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığı habere göre askeri bir kaynak yaptığı açıklamada, orduya ait insansız hava araçlarının, SDG’nin Şeyh Maksud Mahallesi’nde yolları kapattığını, halkı korkutarak mahalleden çıkmalarını engellediğini ve sivilleri, ordu ve güvenlik güçlerine yönelik saldırılar sırasında “canlı kalkan” olarak kullanmayı amaçladığını belirtti.

Suriye televizyonu, ordunun harekât birimine dayandırdığı haberinde, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “kapalı askerî bölge” ilan edildiğini ve saat 18.30’dan itibaren “ikinci bir duyuruya kadar” tam sokağa çıkma yasağı uygulandığını bildirdi. Harekât birimi, mahalledeki sivillere pencerelerden uzak durmaları, alt katlara inmeleri ve SDG mevzilerine yaklaşmamaları yönünde uyarıda bulundu.

Öte yandan SDG, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “Suriye hükümetine bağlı gruplar tarafından yoğun ve şiddetli bombardımana maruz kaldığını”, hükümet güçlerinin tanklarla ilerlemeye çalıştığını ve buna karşı “şiddetli ve sürekli bir direniş” gösterdiklerini savundu.

Ordu daha önce, sivillerin Şeyh Maksud’dan çıkışı için yerel saatle 16.00–18.00 (13.00–15.00 GMT) arasında bir geçiş noktası açıldığını, SDG savaşçıları ise “silah bırakma” çağrısı yapıldığını duyurmuştu. AFP muhabiri, Şeyh Maksud yakınlarında bazı sivillerin mahalleden ayrıldığını gözlemledi.

SDG güçleri, günün erken saatlerinde, Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmeyi reddettiklerini açıklamıştı. Yetkililer, ateşkes kapsamında bu bölgelerin saatler içinde tahliye edileceğini duyurmuştu.

Suriye Savunma Bakanlığı, Cuma günü şafak vakti yaptığı açıklamada, ateşkesin gece yarısından sonra saat 03.00’te yürürlüğe girdiğini, silahlı grupların bu saatten itibaren en geç 09.00’a kadar bölgeyi terk etmeleri gerektiğini bildirdi. Açıklamada, militanların yalnızca hafif bireysel silahlarını taşıyabilecekleri, Suriye ordusunun ise “güvenli şekilde refakat ve kuzeydoğu bölgelerine ulaşana kadar tam güvenlik sağlama” taahhüdünde bulunduğu belirtildi.

Salı günü, Halep’teki Kürt ağırlıklı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde hükümet güçleri ile Kürt güçler arasında çıkan şiddetli çatışmalarda 21 kişi hayatını kaybetmiş, taraflar olayların sorumluluğu konusunda birbirini suçlamıştı. Gelişmeler, Mart ayında imzalanan ve Kürt özerk yönetimine bağlı kurumların Suriye devleti çatısı altında birleştirilmesini öngören anlaşmaya rağmen, Şam ile SDG arasındaki müzakerelerin tıkanması ortamında yaşanıyor.


SDG Halep'ten ayrılmayı reddediyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
TT

SDG Halep'ten ayrılmayı reddediyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bugün yaptıkları açıklamada, yetkililerin ateşkes kapsamında saatler içinde tahliye edileceklerini duyurmasına rağmen Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmeyi reddettiklerini bildirdi. Söz konusu ateşkes, günler süren kanlı çatışmaların ardından sağlanmıştı.

Şeyh Maksud ve Eşrefiye Halk Meclisi tarafından yayımlanan açıklamada, “Şam hükümeti güçlerinin halkımıza ve güvenlik güçlerimize yaptığı çağrı bir teslimiyet çağrısıdır. Ancak bu mahallelerdeki halkımız, yaşadığı yerlerde kalma ve onları savunma konusunda kararlıdır” denildi. Açıklamada ayrıca, “Mahallelerimizde kalma ve onları savunma yönünde kararımızı aldık” ifadesine yer verildi.

ı8
Suriye'nin kuzeyindeki Halep şehrinde, Şeyh Maksud mahallesine girmek ve SDG milislerini iki bölgeden tahliye etmek için sıraya giren otobüsler, 9 Ocak 2026... (AFP)

Halep’teki yerel yetkililer bugün erken saatlerde yaptıkları açıklamada, kentte kuşatma altında bulunan SDG  milislerinin saatler içinde Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgelere nakledileceğini duyurmuştu.

Halep Valiliği Basın Müdürlüğü tarafından yayımlanan açıklamada, ‘Savunma Bakanlığı’nın günler süren kanlı çatışmaların ardından ateşkes ilan etmesinin akabinde, önümüzdeki saatlerde SDG unsurlarının hafif bireysel silahlarıyla birlikte Fırat’ın doğusuna nakledileceği’ belirtildi. Açıklamada, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde Kürt güçleri ile hükümet güçleri arasında yaşanan çatışmaların binlerce sivili yerinden ettiği kaydedildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise bugün şafak vakti yayımladığı açıklamada, ateşkesin gece yarısından sonra saat 03.00’te yürürlüğe girdiğini bildirdi. Açıklamada, mahallelerdeki silahlı gruplardan ateşkesin başlamasından itibaren cuma sabahı saat 09.00’a kadar bölgeyi terk etmeleri istendi. Bakanlık, silahlı unsurların yalnızca hafif bireysel silahlarını yanlarına alarak ayrılabileceklerini belirterek, Suriye ordusunun ‘kendilerine eşlik etmeyi ve ülkenin kuzeydoğusundaki bölgelere güvenli şekilde ulaşmalarını sağlamayı taahhüt ettiğini’ duyurdu.

dfrgthy
Suriye iç güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile şiddetli çatışmaların ardından 8 Ocak 2026 günü geç saatlerde Halep'in Eşrefiye mahallesine girerken sokakları güven altına alıyor. (AFP)

Yetkililer, söz konusu adımın ‘bu mahallelerdeki askerî durumu sona erdirmeyi, hukukun ve resmî kurumların yeniden tesis edilmesini sağlamayı, ayrıca evlerinden zorla ayrılmak zorunda kalan sivillerin geri dönerek güven ve istikrar ortamında normal hayatlarına dönmelerine imkân tanımayı’ amaçladığını açıkladı.

Açıklamada, herkesin güvenliğinin sağlanması ve sahada herhangi bir sürtüşmenin önlenmesi için belirlenen süreye titizlikle uyulması çağrısında bulunulurken, silahlı grupların mahallelerden Suriye’nin kuzeydoğusuna çıkışının, iç güvenlik güçleri ile Suriye ordusundaki operasyonlar biriminin koordinasyonunda düzenleneceği bildirildi.

Öte yandan Suriye ordusuna bağlı birliklerin, açıklamadan saatler önce Halep’te SDG’nin kontrolünde bulunan mahallelerden biri olan Eşrefiye’nin büyük bölümünde kontrolü sağladığı belirtildi. Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü, Eşrefiye mahallesinin “güvenli hale geldiğini, diğer eksenlerde de ilerlemenin sürdüğünü” söyledi. Sözcü ayrıca, SDG güçlerinin evleri ve iş yerlerini mayınladığını belirterek, bakanlık birliklerinin Eşrefiye mahallesini mayınlardan arındırmak için çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.