Netanyahu’ya istifa etmesi yönünde çağrılar arttı

İstifa çağrısı, İsrail’i içinde bulunduğu krizden kurtarmak amacıyla yapılıyor.

Hükümetin yargı reformuna yönelik tartışmalı projeye, Tel Aviv yakınların yerleştirilen tabelalarla tepki gösterildi. (AFP)
Hükümetin yargı reformuna yönelik tartışmalı projeye, Tel Aviv yakınların yerleştirilen tabelalarla tepki gösterildi. (AFP)
TT

Netanyahu’ya istifa etmesi yönünde çağrılar arttı

Hükümetin yargı reformuna yönelik tartışmalı projeye, Tel Aviv yakınların yerleştirilen tabelalarla tepki gösterildi. (AFP)
Hükümetin yargı reformuna yönelik tartışmalı projeye, Tel Aviv yakınların yerleştirilen tabelalarla tepki gösterildi. (AFP)

İsrail’de sağcı hükümetin yargıyı zayıflatma, tüm hükümet sistemini değiştirme planı ve uzlaşma önerilerinin başarısızlıkla sonuçlanması nedeniyle toplumda oluşan tepki arttı. Bununla birlikte kitlesel protesto kampanyasının liderleri, Likud Partisi liderliğinde yeni bir hükümetin kurulmasına izin vermek için Başbakan Binyamin Netanyahu’ya istifa çağrısı yaptı.
Bu çağrı, Netanyahu ile başsavcılık arasında suçlu bulunması halinde hapse girmesine yol açacak hükümlere göre ‘dolandırıcılık, rüşvet ve güveni kötüye kullanma suçlamalarıyla mahkemeye çıkması’ için bir anlaşmaya varılmasına yönelik bir projeyi içeriyor. Bu protesto grubu, hapis cezası olmadan da Netanyahu’nun siyasetten çekilmesini öne sürüyor ancak Netanyahu bunu reddediyor.
Geçen salı günü ilk kez bu fikri ortaya atan iç güvenlik servisi Şin Bet’in eski Başkanı Yuval Diskin, Netanyahu’ya kişisel bir mesaj göndererek, onu ‘hükümetin yargıyı zayıflatma çabaları nedeniyle yaygın bir bölünmeye neden olan ve İsrail toplumunu etkileyen krizi sona erdirmek için çalışmaya’ çağırdı. Ayrıca İsrail’in başına gelebilecek ‘yıkım senaryoları’ konusunda uyarı yapan Diskin, ‘çöküşü’ önlemek için gecikmeden bir dizi karar alma çağrısı yaptı.
Diskin, bu planın ilk adımının ‘darbe hükümeti planını onaylamak için yasama sürecini durdurmak’, ardından ‘mutabakata dayalı bir anayasa taslağı üzerinde çalışan bir ulusal birlik hükümeti kurmak için (Bezalel Smotrich liderliğindeki) Dini Siyonizm Partisi ve (Itamar Ben Gvir liderliğindeki) Otzma Yehudit Partisi ile siyasi ittifakın dağıtılması’, son olarak da ‘Netanyahu’nun siyasi hayattan tamamen emekli olması karşılığında suç dosyalarının kapatılmasını sağlamanın bir yolunu bulmak’ olması gerektiğini söyledi.
Eki Şin Bet Başkanı, ifadelerinin ‘kişisel’ olduğunu ve hükümetin yargıyı zayıflatma planına karşı yaygın protesto hareketini temsil etmediğini vurguladı. Protesto gösterilerine katılan Yuval Diskin, Tel Aviv’de düzenlenen bir gösteride konuşma yapmıştı. Diskin ayrıca hükümet planına ilişkin mevzuatın tamamlanması halinde gelecek dönemde gelişebilecek senaryolara karşı uyarıda bulundu.
Yuval Diskin, “Bu senaryolar, bize daha önce bilmediğimiz düzeyde büyük stratejik riskler getirebilir. Bu tehlikeler, İsrail toplumunu ve devletini onarılamaz bir şekilde parçalayabilir” diyerek ‘İsrail ordusunun temellerini yok etme, ekonomiye ciddi zarar verme ve hükümet sistemlerinin işlemesine izin vermeyecek benzeri görülmemiş bir güven krizi yaratma’ konusunda uyarıda bulundu.
Aynı şekilde darbe karşıtlarının ‘yedek kuvvetlerin toplu olarak askere gitmemeleri, kamusal hayatın yaygın biçimde kesintiye uğraması, açlık grevleri, vergi ödemelerinin askıya alınması’ gibi şu anda alınanlardan daha ciddi önlemler almaktan başka çareleri olmadığını hissedeceklerinden duyduğu endişeyi de dile getirdi.
Siyasi, ekonomik ve askeri camianın önde gelen dört ismi, hükümet, derin devlet içerisindeki muhalifleri ve muhalefet partileri arasında bir uzlaşma için başka bir çözüm projesi önermişti. Muhalefet liderlerinin yanı sıra Başbakan Yardımcısı ve Adalet Bakanı Yariv Levin de öneriyi memnuniyetle karşıladı. Ancak bir yanda Netanyahu’nun müttefikleri, diğer yanda protesto hareketinin radikal kanadı bunu açıkça reddetti.
Yariv Levin açıklamasında “Mevzuat üzerinde planlandığı şekilde çalışmaya devam edeceğiz ve tıpkı son aylarda yaptığımız gibi geniş çaplı anlaşmalara varmayı sürdüreceğiz” dedi. Knesset’in çalışma programı gözden geçirildiğinde hükümetin yargıyı zayıflatmak ve Milli Kütüphane gibi bir dizi kültürel kuruma darbe indirmek için yasayı onaylama sürecini bir kez daha hızlandırmaya karar verdiği görüldü. Bu karar, medyada İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile ‘yerleşimler ve onlarla ilgili sürekli müzakerelere’ dikkat çeken haberlerin tam tersine işaret ediyor.
Haaretz gazetesinin 8 Mart’ta yayınladığı habere göre Likud partisi liderleri, şu an yerleşimler konusunda ulaşılabilecek geniş bir fikir birliği olmadığını söylüyorlar. Likud liderleri, “Uzlaşı yok ve yakın gelecekte de olmayacak. Levin, yalnızca 90. dakikada, ikinci ve üçüncü okumalarla onaylanacak her şeyin hazır olduğu bir anlaşmadan bahsetmek istiyor. Bu arada oyalama yaşanıyor ve buna cumhurbaşkanı da katkıda bulunuyor” açıklamasında bulundu. Parlamento gündemine göre gelecek hafta Knesset’te, yargıyı zayıflatma planının yargı denetimini ve ‘atlatma maddesini’ ele alan ikinci bölümü müzakere edilecek ve ön okuma yapılacak. Buna paralel olarak planın ilk bölümü üzerinde Knesset’in Kanun ve Anayasa Komisyonu’nda müzakereler yapılacak. Müzakerelerde, Yargıç Atama Komitesi’nin yapısının değiştirilmesi ve Yüksek Mahkeme’nin ikinci ve üçüncü okumalarda oylama hazırlığı yaparken temel yasaların iptal etmesini veya değiştirmesini engelleme konusu da ele alınacak.
Diğer yandan çevrimiçi ticarette dolandırıcılığı önlemek ve ödenen tutarları geri almak için yazılım geliştiren ve hisseleri ‘New York Menkul Kıymetler Borsası’nda işlem gören İsrail merkezli ‘Riskified’ şirketinin kurucu ortağı ve genel müdürü olan Eido Gal yaptığı açıklamada, şirketin yargıyı zayıflatma planı zemininde İsrail’den yarım milyar dolarlık servetini çekip yabancı bankalara aktaracağını duyurdu.
İsrail basını, 8 Mart’ta Gal’in çalışanlarına bu konuda e-posta gönderdiğini bildirirken, e-postada ‘şirketin, çalışanların Portekiz’e taşınması şartıyla Lizbon’daki araştırma ve geliştirme merkezinde yeni işler yaratacağını’ içerdiğine dikkat çekti.
Gal, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“İsrail’in hızla değişmekte olduğunu göz önünde bulundurarak, pozisyonum ve şirketin attığı adımlar hakkında sizi şeffaf bir şekilde bilgilendirmek istiyorum. Çıkarılan yasalar, İsrail ekonomisinde önemli ve uzun vadeli bir olumsuz dönüşe yol açacak şekilde bağımsız yargımızın tasfiyesine yol açacaktır.”
Eido Gal, şirketin İsrail’den sermaye transferine yönelik ise “Ekonomik durum kötüleştikçe hükümetin transferlere ve büyük meblağlarda para çekme işlemlerine kısıtlamalar getirmesinden korkuyoruz” açıklamasında bulundu. Şirketin çalışan sayısı, 2022 yılı sonunda 288’i İsrail'de olmak üzere 781 kişiydi. Lizbon’da çalışanı yoktu ancak daha sonra araştırma ve geliştirme için genel merkezini kurdu. Bu çerçevede şirket şu açıklamada bulundu:
“Önerilen değişiklikler, İsrail’deki işgücü piyasasını etkileyebilir veya siyasi istikrarsızlığa ya da toplumsal huzursuzluğa yol açabilir. Bu gelişmelerden biri gerçekleşirse, yönetim ve Yönetim Kurulu bir ihtiyaç olduğuna karar verirse işimiz, sonuçlarımız ve daha fazla fon sağlama yeteneğimiz üzerinde olumsuz bir etkisi olabilir.”



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.