Tel Aviv'de düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişi yaralandıhttps://turkish.aawsat.com/home/article/4203651/tel-avivde-d%C3%BCzenlenen-silahl%C4%B1-sald%C4%B1r%C4%B1da-3-ki%C5%9Fi-yaraland%C4%B1
Tel Aviv'de düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişi yaralandı
İsrail polisi Tel Aviv'de silahlı saldırı mahallinde (Reuters)
Tel Aviv-Gazze/AA
TT
TT
Tel Aviv'de düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişi yaralandı
İsrail polisi Tel Aviv'de silahlı saldırı mahallinde (Reuters)
Gün boyu hükümet karşıtı kitlesel protestolara sahne olan İsrail'in başkenti Tel Aviv'de düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişinin yaralandığı bildirildi.
İsrail polisinden yapılan yazılı açıklamada, Tel Aviv'in merkezindeki Dizengoff Caddesi'nde silahlı saldırı düzenlendiği belirtildi.
Açıklamada, caddedeki yayalara ateş açarak 3 kişiyi yaralayan saldırganın polis ekipleri tarafından etkisiz hale getirildiği kaydedildi.
Yaralılardan birinin durumunun ağır, diğer ikisinin ise orta ve hafif olduğu aktarıldı.
Öte yandan İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı'ndan yapılan açıklamada, sağlık görevlilerinin olay yerinde ilk müdahaleyi yaptığı 3 yaralının Ichilov Hastanesi'ne sevk edildiği belirtildi.
İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin tartışmalı yargı düzenlemesi ve aşırı sağcı politikalarına karşı başta Tel Aviv olmak üzere ülke genelinde sabah saatlerinden itibaren kitlesel protestolar düzenleniyor.
Hamas: Tel Aviv'deki saldırıyı düzenleyen kişi Kassam Tugayları üyesi
Hamas, Tel Aviv'in merkezindeki silahlı saldırının "İsrail'in Filistinlilere karşı işlediği suçlara karşı bir tepki" olduğunu belirterek, saldırıyı düzenleyenin Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları üyesi olduğunu duyurdu.
Hareketten yapılan yazılı açıklamada, “Tel Aviv'in merkezindeki Dizengoff Caddesi'ne düzenlenen silahlı saldırı, en son dün sabah Cenin’de 3 Filistinli gencin öldürüldüğü siyonist (İsrail) işgal güçlerinin suçlarına karşı verilen bir tepkidir.” denildi.
Açıklamada, "Ramallah'ın batısında Nalin beldesinden olan Kaasam üyesi şehit el-Mutez Billah Salah el-Havaca (23) Dizengoff Caddesi'ndeki saldırıyı gerçekleştirdi." ifadelerine yer verildi.
Öte yandan, saldırı sırasında caddede bulunan görgü tanığı İsrailli bir kadın, AA muhabirine, "seri atışlarla 4 silah ateşi duyduğunu" söyledi.
Olayın şokunu henüz atlamadığı görülen İsrailli kadın, saldırı anını şöyle anlattı:
"Silah sesleri duydum. Askerlik tecrübemden ötürü bunun normal bir durum olmadığını anladım. Hemen ardından polis motosikletlerinin ve acil yardım ekiplerinin geçtiğini gördüm. Polisler uzakta durmamız için bizi uyardı. Ben de şuradaki dondurma dükkanına girdim."
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, olayın bir terör saldırısı olduğunu açıkladı.
İsrail Başbakanlık Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Netanyahu, "Tel Aviv'in göbeğinde bir terör saldırısı yaşandığını” belirterek, yaralılara acil şifalar diledi.
Olay yerinde öldürülen saldırganın kimliğine ilişkin İsrail polisinden henüz bir açıklama yapılmadı.
İsrail Kamu Yayın Kuruluşu (KAN) ise saldırganın, işgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentine bağlı Ni’ilin beldesinden 23 yaşında bir kişi olduğunu aktardı.
KAN, ayrıca, Savunma Bakanı Yoav Gallant'ın, saldırganın evinin yıkılması için ordu güçlerine "derhal harekete geçme" talimatı verdiğini bildirdi.
Suriye’de Şeyh Hicri’ye bağlı silahlı grup tarafından alıkonulan 3 Hristiyan’ın yakınları hayatta olduklarını doğruladıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5282768-suriye%E2%80%99de-%C5%9Feyh-hicri%E2%80%99ye-ba%C4%9Fl%C4%B1-silahl%C4%B1-grup-taraf%C4%B1ndan-al%C4%B1konulan-3-hristiyan
Suriye’de Şeyh Hicri’ye bağlı silahlı grup tarafından alıkonulan 3 Hristiyan’ın yakınları hayatta olduklarını doğruladı
Suveyda'daki güvenlik ofisi doğrudan Şeyh Hikmet el-Hicri ve oğlu Selman'a bağlı (Suwayda24)
Geçtiğimizi hafta yaşanan tutuklu kaçırma olayının ardından Suveyda'da Şeyh Hikmet el-Hicri'ye bağlı olan ve ‘Ulusal Muhafızlar’ olarak bilinen yapı tarafından alıkonulan 3 Hristiyan'ın yakınları, bu kişilerin idam edildiğine dair çıkan haberleri yalanladı.
Suveyda'daki olayları yakından takip eden bir kaynak Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, “Mesber ailesiyle iletişime geçtim. Alıkonulan oğullarının hayatta olduğunu ve sorgulama sürecinde bulunduklarını söylediler” ifadelerini kullandı.
Ortadoğu Enstitüsü Terörle Mücadele ve Aşırılık Programı Direktörü Charles Lister'ın salı günü X platformunda Suveyda'daki silahlı grupların geçtiğimiz cuma gecesi ‘ihanet’ suçlamasıyla Hristiyan cemaatinden iki kişi hakkında alınan idam kararını gerçekleştirdiğini duyurmuştu.
Lister'ın aktardığına göre alıkonulan iki kişi, Ulusal Muhafızlar’ın kontrolündeki cezaevlerinden üç tutukluyu kaçırıp Suriye hükümeti kontrolündeki bölgelere geçmelerine yardım etmekle suçlanıyor.
My latest, as the Druze National Guard turns on itself after "traitors" freed prisoners into government areas.#Assad Generals are at the heart of it all, again.https://t.co/JwLNd3fajT
Ulusal Muhafızlar’dan yetkililer ve ona yakın kaynaklar, Şarku’l Avsat'ın söz konusu haberler hakkında yorum taleplerine yanıt vermediler.
Suriye resmi haber ajansı SANA geçtiğimiz cuma günü, nüfusunun çoğunluğunu Dürzilerin oluşturduğu Suveyda ilindeki iç güvenlik güçlerinin şehir içinde yasadışı gruplarca alıkonulan 3 kişiyi kurtarmayı başardığını duyurmuştu. SANA bunu, güvenlik ve istikrarı güçlendirme ile vatandaşları korumaya yönelik süregelen çabalar çerçevesinde gerçekleştirilen bir operasyon olarak nitelendirdi.
Suriye İç Güvenlik Teşkilatı, cuma günü Suveyda'daki Ulusal Muhafızları’nın kontrolündeki hapishanelerden serbest bırakılan tutukluları kabul etti (SANA)
Olayın ardından Ulusal Muhafızlar’a bağlı gruplar geniş çaplı baskın ve gözaltı operasyonları başlattı. Yerel kaynaklar, bu operasyonların halk desteğini yitirme kaygısı ve toplumsal hoşnutsuzluğun ardından geldiğini belirtti.
Kaynaklar, gözaltındakiler arasında bölgenin Hristiyan topluluğundan Dani el-Mesber ve iki kardeşinin de bulunduğunu doğruladı.
Suveyda'daki olayları yakından takip eden kaynak, gözaltılar nedeniyle Hristiyan ve Dürzi toplulukları arasında şu an herhangi bir gerilim yaşanmadığını söyledi. Hristiyanlara yönelik herhangi bir saldırı olduğunu duymadığını söyleyen kaynak, bölgede belirgin bir sükûnet hüküm sürdüğünü teyit ederek Ulusal Muhafızlar’ın yaşanan büyük skandalların ardından tırmanmayı istemediklerini vurguladı.
Kaynak aynı zamanda Suveyda'daki Rum Ortodoks Aziz Georgios Kilisesi'nden bir din adamının ‘her şeyin yolunda olduğunu ve olağandışı bir şeyin yaşanmadığını’ teyit ettiğini aktardı.
Aziz Georgios Kilisesi geçtiğimiz 18 Mayıs'ta bazı sosyal medya sayfaları ve sitelerinde dolaşan kiliseye saldırı yapıldığına ilişkin haberleri yalanladı. Kilise, söz konusu haberlerin doğru olmadığını ve tümüyle asılsız olduğunu açıkladı.
Öte yandan Şam-Suveyda yolu, üç gün boyunca Suveydalıların başkent Şam'a yönelik yoğun geçişine sahne oldu. Hükümetin iç güvenlik güçleri, el-Metune Kontrol Noktası çevresinde ve yolun çeşitli kesimlerinde konuşlanarak yolcuların düzenli geçişini sağlamak, hareket etmelerini kolaylaştırmak ve sivillerin güvenliğini güvence altına almak amacıyla görev yaptı.
مراسل الإخبارية:
📌طريق دمشق - السويداء يشهد منذ ساعات الصباح الأولى حركة عبور كثيفة ونشطة مع مغادرة نحو 1500 شخص من أهالي المحافظة باتجاه العاصمة دمشق عبر حاجز المتونة بعد أيام من القيود التي فرضتها المجموعات الخارجة عن القانون على حركة المدنيين ومنعهم من المغادرة
Suriye El-İhbariyye kanalı dün, yolun sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun bir geçiş trafiğine sahne olduğunu, yasadışı grupların günler boyunca sivillere uyguladığı çıkış yasağının ardından yaklaşık bin 500 ilin sakininin el-Metune Kontrol Noktası’ndan geçerek Şam'a yöneldiğini aktardı.
Şam-Suveyda yolu üzerinde mal taşımacılığı yeniden başladı (SANA)
Suveyda'daki sosyal medya platformlarında Suriye'nin eski para biriminin yerine yeni para birimiyle değiştirilmesine yönelik çağrılar yayıldı. Şam yönetimi, eski paranın geçersiz hale geleceği tarihi Temmuz sonuyla sınırlandırmıştı. Bu çağrılar, daha önce bazı kesimlerin para değişimine karşı çıkmasının ardından yapıldı. Suveyda'dan Şam'a yönelik yoğun göç hareketinin bir kısmı da lise bitirme sınavları ve para değişimi işlemleriyle ilişkilendirildi.
Suveyda İl Basın İlişkileri Müdürü Kuteybe Azzam, pazartesi günü yaklaşık 30 ailenin el-Metune Kontrol Noktası’ndan geçerek Suveyda'dan Şam ve çevresine göç ettiğini açıkladı. Bunu, bozulan geçim kaynakları ve güvenlik koşullarının yol açtığı en büyük toplu çıkış dalgalarından biri olarak nitelendirdi.
Azzam, yerel basına yaptığı açıklamada ailelerin çıkış hareketinin aylardır sürdüğünü belirterek vatandaşların yasadışı milis gruplarının baskısından bıktığını ve güvenlik ile iş imkânı arayışıyla devlet kontrolündeki bölgelere sığınmayı tercih ettiğini vurguladı.
Suveyda'daki yerel kaynaklar ise Şarku’l Avsat'a yaptıkları açıklamada göç hareketini, yolun kapatılmasının ardından biriken zorunlu gecikmeler göz önüne alındığında doğal bir süreç olarak değerlendirdi. Aynı kaynaklar, “Şam kırsalında akrabaları ya da evi olan insanlar sorunlardan uzaklaşmak için oraya gitti. Ancak bazı çevrelerin propagandasını yaptığı gibi toplu bir göç söz konusu değil" dediler.
Öte yandan Suveyda, pazar sabahı valilik binası önünde kalabalık gösterilere sahne oldu. Göstericiler ‘Güvenlik Ofisi’ olarak bilinen yapının kapatılmasını talep etti. ‘Suwayda24’ adlı haber sitesine göre bu protestolar, Suveyda’da tırmanan halk öfkesinin bir yansıması niteliğinde. Güvenlik Ofisi, yerel yetkililerle paralel yapılanarak geniş nüfuz kullanan ve çok sayıda ihlalle suçlanan bir kurum olarak algılanıyor.
Suveyda’da geçtiğimiz yıl temmuz ayında patlak veren krizdeki çıkmaz devam ediyor. Suriye hükümeti ile Dürzileri ruhani lideri Şeyh Hikmet el-Hicri ve ona bağlı Ulusal Muhafızlar arasındaki kopuk ilişkilerin düzeldiğine işaret edecek herhangi bir gelişme henüz söz konusu değil. Şeyh el-Hicri ve Ulusal Muhafızlar, Suveyda’nın geniş bir bölümünü kontrol ediyor.
Irak’ta silahların kontrolü eylül ayında tamamlanacakhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5282762-irak%E2%80%99ta-silahlar%C4%B1n-kontrol%C3%BC-eyl%C3%BCl-ay%C4%B1nda-tamamlanacak
İmam Ali Tugayları mensubu bir asker, 10 Haziran 2026'da Irak'taki silah envanter komitesi başkanı Korgeneral Kays el-Muhammedavi'ye savaşçılarının isimlerinin bulunduğu bir listeyi teslim ediyor (Hükümet medyası)
Irak’ta silahların kontrolü eylül ayında tamamlanacak
İmam Ali Tugayları mensubu bir asker, 10 Haziran 2026'da Irak'taki silah envanter komitesi başkanı Korgeneral Kays el-Muhammedavi'ye savaşçılarının isimlerinin bulunduğu bir listeyi teslim ediyor (Hükümet medyası)
Irak hükümeti, dün yaptığı açıklamada, silahların yalnızca devletin kontrolünde toplanmasına yönelik planın uygulanmasının gelecek eylül ayında tamamlanacağını duyurdu.
Hükümet Sözcüsü Basim el-Avvadi, hükümetin "silahların tamamen devletin elinde toplanması" hedefine bağlı olduğunu belirterek, bu sürecin bakanlar kurulu programında belirlenen takvime uygun şekilde yürütüldüğünü ve uluslararası koalisyonun görev süresinin sona ereceği gelecek eylül ayında tamamlanmasının öngörüldüğünü söyledi.
Başbakan Ali el-Zeydi ise devlet dışında silahlı güç bulundurulmaması yönündeki projenin sürdürüleceğini vurgulayarak, istikrar ve reform sürecine destek veren siyasi güçlere teşekkür etti.
Öte yandan, "ayrışma ve entegrasyon" dosyasından sorumlu hükümet komisyonu, Ketaib el-Imam Ali mensuplarına ilişkin verileri teslim aldı. Böylece söz konusu grup, daha önce savaşçılarının devlet güvenlik kurumlarına entegrasyon sürecini başlatan Seraya es-Selam'ın ardından bu adımı atan ikinci silahlı oluşum oldu.
Komisyon Başkanı Korgeneral Kays el-Muhammedavi'nin gözetiminde gerçekleştirilen teslim töreninde, gruba bağlı personel, silah, teçhizat ve araçlara ilişkin bilgiler komisyona sunuldu. Törene komisyon üyeleri ile grubun üst düzey temsilcileri de katıldı.
srail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 14 Nisan 2019'da Kudüs'te düzenlenen İsrail kabinesinin haftalık toplantısında konuşuyor (AFP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün Lübnan halkına seslenerek, ülkesinin Hizbullah'a karşı yürüttüğü mücadelede İsrail'in yanında yer almaları çağrısında bulundu. Netanyahu, Lübnan'ın İran destekli silahlı örgüt Hizbullah tarafından "rehin alındığını" savundu.
Netanyahu, Lübnan halkına yönelik yayımladığı video mesajda, "İsrail sizinle savaş halinde değil. Biz, ülkenizi rehin almış olan Hizbullah ile savaşıyoruz. İsrail, Lübnan'la ve Lübnan halkıyla barış istiyor" ifadelerini kullandı.
Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre Netanyahu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Geleceğinizi sahiplenin. İsrail'e katılın. Tüm çocuklarımız için güvenlik ve refah inşa edin. Hizbullah'ın etkisiz hale getirilmesinin ardından önümüzdeki fırsatlar sınırsız olacak ve son derece büyük imkanlar doğacaktır."
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة