Tel Aviv'de düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişi yaralandı

İsrail polisi Tel Aviv'de silahlı saldırı mahallinde (Reuters)
İsrail polisi Tel Aviv'de silahlı saldırı mahallinde (Reuters)
TT

Tel Aviv'de düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişi yaralandı

İsrail polisi Tel Aviv'de silahlı saldırı mahallinde (Reuters)
İsrail polisi Tel Aviv'de silahlı saldırı mahallinde (Reuters)

Gün boyu hükümet karşıtı kitlesel protestolara sahne olan İsrail'in başkenti Tel Aviv'de düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişinin yaralandığı bildirildi.
İsrail polisinden yapılan yazılı açıklamada, Tel Aviv'in merkezindeki Dizengoff Caddesi'nde silahlı saldırı düzenlendiği belirtildi.
Açıklamada, caddedeki yayalara ateş açarak 3 kişiyi yaralayan saldırganın polis ekipleri tarafından etkisiz hale getirildiği kaydedildi.
Yaralılardan birinin durumunun ağır, diğer ikisinin ise orta ve hafif olduğu aktarıldı.
Öte yandan İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı'ndan yapılan açıklamada, sağlık görevlilerinin olay yerinde ilk müdahaleyi yaptığı 3 yaralının Ichilov Hastanesi'ne sevk edildiği belirtildi.
İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin tartışmalı yargı düzenlemesi ve aşırı sağcı politikalarına karşı başta Tel Aviv olmak üzere ülke genelinde sabah saatlerinden itibaren kitlesel protestolar düzenleniyor.

Hamas: Tel Aviv'deki saldırıyı düzenleyen kişi Kassam Tugayları üyesi
Hamas, Tel Aviv'in merkezindeki silahlı saldırının "İsrail'in Filistinlilere karşı işlediği suçlara karşı bir tepki" olduğunu belirterek, saldırıyı düzenleyenin Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları üyesi olduğunu duyurdu.
Hareketten yapılan yazılı açıklamada, “Tel Aviv'in merkezindeki Dizengoff Caddesi'ne düzenlenen silahlı saldırı, en son dün sabah Cenin’de 3 Filistinli gencin öldürüldüğü siyonist (İsrail) işgal güçlerinin suçlarına karşı verilen bir tepkidir.” denildi.
Açıklamada, "Ramallah'ın batısında Nalin beldesinden olan Kaasam üyesi şehit el-Mutez Billah Salah el-Havaca (23) Dizengoff Caddesi'ndeki saldırıyı gerçekleştirdi." ifadelerine yer verildi.
Öte yandan, saldırı sırasında caddede bulunan görgü tanığı İsrailli bir kadın, AA muhabirine, "seri atışlarla 4 silah ateşi duyduğunu" söyledi.
Olayın şokunu henüz atlamadığı görülen İsrailli kadın, saldırı anını şöyle anlattı:
"Silah sesleri duydum. Askerlik tecrübemden ötürü bunun normal bir durum olmadığını anladım. Hemen ardından polis motosikletlerinin ve acil yardım ekiplerinin geçtiğini gördüm. Polisler uzakta durmamız için bizi uyardı. Ben de şuradaki dondurma dükkanına girdim."
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, olayın bir terör saldırısı olduğunu açıkladı.
İsrail Başbakanlık Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Netanyahu, "Tel Aviv'in göbeğinde bir terör saldırısı yaşandığını” belirterek, yaralılara acil şifalar diledi.
Olay yerinde öldürülen saldırganın kimliğine ilişkin İsrail polisinden henüz bir açıklama yapılmadı.
İsrail Kamu Yayın Kuruluşu (KAN) ise saldırganın, işgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentine bağlı Ni’ilin beldesinden 23 yaşında bir kişi olduğunu aktardı.
KAN, ayrıca, Savunma Bakanı Yoav Gallant'ın, saldırganın evinin yıkılması için ordu güçlerine "derhal harekete geçme" talimatı verdiğini bildirdi.



Fransa'nın Hamas ile "gizli" görüşmesi

Gazze'ye destek veren öğrenciler, Nisan 2024'te Paris'teki Sorbonne Üniversitesi binası önünde oturma eylemi yaparken (EPA)
Gazze'ye destek veren öğrenciler, Nisan 2024'te Paris'teki Sorbonne Üniversitesi binası önünde oturma eylemi yaparken (EPA)
TT

Fransa'nın Hamas ile "gizli" görüşmesi

Gazze'ye destek veren öğrenciler, Nisan 2024'te Paris'teki Sorbonne Üniversitesi binası önünde oturma eylemi yaparken (EPA)
Gazze'ye destek veren öğrenciler, Nisan 2024'te Paris'teki Sorbonne Üniversitesi binası önünde oturma eylemi yaparken (EPA)

Şarku’l Avsat'a konuşan Filistinli kaynaklar, 7 Ekim 2023'ten bu yana ilk kez gerçekleşen bir gelişme olarak Hamas Siyasi Bürosu'nun üst düzey isimlerinin hem görevdeki hem de eski Fransız diplomatları ile iktidardaki koalisyon partilerinden ve muhalefetten milletvekillerinin yer aldığı bir Fransız heyetiyle ‘gizli’ bir görüşme yaptığını bildirdi.

Biri Fransa ve diğer Avrupa ülkeleriyle ortak programlar yürüten Filistin sivil toplum kuruluşlarıyla bağlantılı, diğeri Hamas'a yakın bir Filistin örgütünden olmak üzere iki kaynak, görüşmenin ‘yakında’ ‘bölgedeki bir ülkede’ gerçekleştiğini aktardı, ancak her iki kaynak da ülkenin adını açıkça belirtmekten kaçındı.

Kaynaklar görüşmeyi ‘son derece gizli’ olarak nitelendirerek bazı ülkelerin ve Filistinli örgütlerin bu buluşmadan hemen önce ya da hemen sonra haberdar olduğunu belirtti. Hamas'tan iki üst düzey kaynak da kısa açıklamalarında görüşmenin gerçekleştiğini teyit etti, ama herhangi bir ayrıntı paylaşmaktan kaçındı.

Fransa, Hamas'ı ‘terör örgütü’ olarak tanımlamıyor. Bununla birlikte örgütün faaliyetlerini finanse edenleri yargısal süreçlerle takip ediyor. 7 Ekim'in ardından Paris'te Hamas'ın ‘terör örgütü’ olarak sınıflandırılması çağrıları geniş çaplı bir tartışmaya yol açtı. Öte yandan Fransa'nın üyesi olduğu Avrupa Birliği (AB), Hamas'ı ve askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları'nı 2001 yılından bu yana ‘AB Ortak Terör Listesi’nde tutuyor. Geçtiğimiz mayıs ayında ise Hamas ve İslami Cihad örgütlerine ek yaptırımlar uyguladı.


Irak hükümeti "yolsuzluk balinalarını" köşeye sıkıştırdı

Faik Zeydan başkanlığındaki Yüksek Yargı Konseyi toplantısından bir kare (INA)
Faik Zeydan başkanlığındaki Yüksek Yargı Konseyi toplantısından bir kare (INA)
TT

Irak hükümeti "yolsuzluk balinalarını" köşeye sıkıştırdı

Faik Zeydan başkanlığındaki Yüksek Yargı Konseyi toplantısından bir kare (INA)
Faik Zeydan başkanlığındaki Yüksek Yargı Konseyi toplantısından bir kare (INA)

Irak hükümetinin ‘yolsuzluk balinalarını’ köşeye sıkıştırma kampanyasını başlatmasıyla eş zamanlı olarak sosyal medya ve haber ajansları, yağmalanan paraların nasıl gizlendiğine dair hikayeler yayınlamaya başladı. Bu hikayeler arasında en çok dikkati çeken, Petrol Bakanlığı'nda görev yapmış eski bir yetkilinin eşi ile kız kardeşinin Selahaddin ilindeki kendilerine ait bir çiftlikte 5 milyon dolar ile milyarlarca Irak dinarını topraktan yapılmış geleneksel bir tandırda yaktığına ilişkin haberler oldu.

Öte yandan Hükümet Sözcüsü, Başbakan Ali el-Zeydi'nin yolsuzluğu Irak'ın karşı karşıya olduğu ‘en tehlikeli bela’ olarak gördüğünü ve silahların devletle sınırlandırılması başta olmak üzere çeşitli dosyaları ele alacağı Washington ziyaretinden önce tamamlanması için temmuz ayının ilk yarısında kabinesini tamamlayacağını açıkladı.


Suriye Dışişleri Bakanlığı Cihad Makdisi'yi ABD işleri danışmanı olarak atadı

Cihad Makdisi (Arşiv)
Cihad Makdisi (Arşiv)
TT

Suriye Dışişleri Bakanlığı Cihad Makdisi'yi ABD işleri danışmanı olarak atadı

Cihad Makdisi (Arşiv)
Cihad Makdisi (Arşiv)

Suriye Dışişleri ve Yurtdışı Suriyeliler Bakanlığı, pazar akşamı devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed döneminde bakanlık sözcülüğü görevini üstlenmiş diplomat Cihad Makdisi'yi ABD işleri danışmanı olarak atadı. Makdisi'nin ülkeyi terk etmesinden 13 yılı aşkın bir süre sonra gerçekleşen bu atama, diplomatik arenaya dikkat çekici bir dönüş olarak değerlendirildi.

Bakanlık, Dışişleri ve Yurtdışı Suriyeliler Bakanlığı bünyesindeki daire müdürleri ile danışmanlara yönelik yeni atamalar listesini yayımladı. Listede Arap ve Avrupa dosyalarından sorumlu daire ve danışmanlık atamalarının yanı sıra Makdisi'nin ‘ABD işleri danışmanı’ olarak atandığı da yer aldı.

Makdisi, açıklamanın ardından sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda "Tüm gurur ve şükran duygularımla bugün yeni Suriye diplomasisinin saflarına yeniden katılıyorum" dedi. Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani'ye ‘Suriye Arap Cumhuriyeti büyükelçisi unvanını vererek kendisini ABD işleri danışmanı olarak görevlendirme konusundaki değerli güveni için’ teşekkürlerini ileten Makdisi, bu görevin ‘büyük bir sorumluluk’ taşıdığını ve Suriye'nin çıkarlarına hizmet edecek ve uluslararası arenada ülkenin varlığını ve rolünü güçlendirecek biçimde yerine getirmek için tüm bilgi birikimini ve deneyimini ortaya koyacağını taahhüt etti.

Makdisi'nin bu göreve atanması, Suriye’nin yeni yetkililerinin Esed döneminde yıllar süren yalnızlık ve uygulanan yaptırımların ardından başta ABD olmak üzere yabancı ülkelerle ilişkilerini yeniden inşa etme çabalarını sürdürdüğü bir döneme denk geliyor.

Şamlı Hristiyan bir diplomat olan Makdisi, 2012 yılı sonlarında Şam'ı terk etmeden önceki yıllarda çatışmanın ilk döneminde Suriye'nin en tanınan diplomatik simalarından biriydi. Ülkeyi terk etmesinin ardından aylarca süren sessizliğini bozarak yayımladığı açıklamada, ‘ılımlılık ve dengeye’ artık yer kalmadığı için ülkeyi terk ettiğini söyledi.

"Normal bir ülkeyi değil, bir savaş alanını terk ettim" diyen Makdisi, ‘bağımsız’ bir şekilde ve ‘Suriye'nin çıkarlarına karşı kimsenin elinde bir hançer olmamak için’ ülkeden ayrıldığını vurguladı.

Makdisi, 2011 martında Esed yönetimine karşı protestoların patlak vermesinin ardından Şam'a çağrılmadan önce doktora tezini hazırladığı Suriye’nin Londra Büyükelçiliği'nde görev yapıyordu.

Makdisi, Şam'dan ayrılmasının ardından savaşa müzakereler yoluyla siyasi bir çözüm bulunmasını savunan ‘Kahire Platformu’ bünyesinde öne çıktı ve bu platform adına Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde yürütülen Cenevre görüşmelerinin çeşitli turlarına katıldı.

Makdisi bu süreçte kendisini bağımsız ve ılımlı bir muhalif ses olarak konumlandırdı. Militarizasyondan ve dış askeri müdahaleden uzak durarak diyalog yoluyla siyasi bir geçiş olması gerektiğini savundu. Zamanla muhalefet sahnesinden yavaş yavaş çekildi.

Makdisi daha sonra Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) geçti. Ardından ailesiyle birlikte ABD'ye yerleşerek birden fazla vesileyle siyasetten çekildiğini ilan etmesinin akabinde önce üniversite öğretim görevlisi, sonra kurumsal avukat olarak çalıştı.

Esed rejiminin çöküşünün ardından medya röportajları ve yeni yönetimin yetkilileriyle bir araya geldiği çeşitli Suriye ziyaretleri aracılığıyla yeniden gündeme gelen Makdisi, nihayetinde Dışişleri Bakanlığı ABD işleri danışmanlığına atandığı haberiyle kamuoyunun gündemine geri döndü.