Irak: Saddam yanlıları emeklilik haklarına kavuşuyor

Irak’taki Yüksek Federal Mahkeme, Saddam Fedaileri Birimi’nde çalışanların emeklilik haklarına sahip olacağını açıkladı

Nisan 2003’te rejimin devrilmesinden sonra Bağdat’tan bir kare (Reuters)
Nisan 2003’te rejimin devrilmesinden sonra Bağdat’tan bir kare (Reuters)
TT

Irak: Saddam yanlıları emeklilik haklarına kavuşuyor

Nisan 2003’te rejimin devrilmesinden sonra Bağdat’tan bir kare (Reuters)
Nisan 2003’te rejimin devrilmesinden sonra Bağdat’tan bir kare (Reuters)

Irak’ın en üst yargı makamı Yüksek Federal Mahkemesi, devletin çeşitli birimlerinden Saddam Fedaileri Birimi’ne nakledilmiş olanların emeklilik haklarına sahip olacağına yönelik bir karar çıkardı.
Sorumluluk ve Adalet Komisyonu’ndan yayınlanan ve Saddam Fedaileri gönüllülerinin her türlü emeklilik hakkından menedilmesi talebini içeren bir mektuba cevaben, Mahkeme yaptığı açıklamada, ‘Kendi bölümlerinden zorla Saddam Fedaileri Birimi’ne nakledilen daha sonrasında bölümlerine geri gönderilenler, emekli aylığı hakkına sahiptirler” ifadelerine yer verdi.
Mahkeme “Sivil ya da asker olup da söz konusu birime zorla nakledilen sonrasında da kendi birimlerine geri gönderilenler, Saddam Fedaileri Birimi dışındaki hizmetlerinden dolayı emeklilik maaşına hak kazanırlar. Söz konusu birim içindeki hizmetleri emeklilik hizmeti kapsamında sayılmaz” açıklamasında bulundu.
Federal Mahkeme, yapılan soruşturmalarda, dini otoritenin çağrısı üzerine Irak’ın DEAŞ terör çetelerinden kurtarılması sırasında bazı Saddam Fedaileri üyelerinin şehit olduğu ve söz konusu şehitlerin hakları incelenirken bu hususun dikkate alınması gerektiği sonucuna varıldığını belirtti.
Emeklilik hakkı verilmesi ile kastedilen Saddam Fedaileri değil, farklı çevrelerden zorla bu birime nakledilenler olsa da mahkemenin kararı bazı meclis bloklarının itirazlarıyla karşılaştı.
Bu bağlamda, Irak Parlamentosu’nda Basra Temsilci Zehra el-Bacari, ‘Saddam Fedaileri milislerini emekli yapma’ olarak tanımladığı kararı kınadı. Bacari yaptığı açıklamada, “Eli kanlı Saddam Fedaileri milislerine emeklilik hakkı verme kararı, şehitlerin kanı, mazlumların gözyaşları ve mücahitlere karşı büyük bir ikiyüzlülük dansıdır” ifadelerini kullandı.
Bacari, bunu bir utanç olarak tanımlayarak, Şehitler ve Mahkumlar Kurumu, Parlamento ve İslami partilerden suçlu Saddam Fedailerine emeklilik hakkı verme kararını reddetmek üzere acil müdahale etme çağrısında bulundu.
Diğer yandan Sorumluluk ve Adalet Komisyonu’nu feshetme meselesi ve Baaslaştırmadan Arındırma Komisyonu meselesi, 2004 sonrası sorunlu konular olarak değerlendiriliyor. Sorumluluk ve Adalet Komitesi’nin dosyasının siyasi bir dosya olarak, geçiş dönemi adaleti kapsamında, Saddam Hüseyin rejiminin Nisan 2003’te devrilmesinden sonra 3 yılı geçmeyecek bir süre içinde sonlandırılması gerekirken, rejim değişikliğinin üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen konu hala tıkanmış bir durumda bulunuyor.
Bunca yıl boyunca Sünni güçler, Sorumluluk ve Adalet Komisyonu’nun feshedilmesi ve eski Baasçılarla ilgili uzayan davaların siyasi müdahaleler olmaksızın adli bir dosya olarak yürütülmesi çağrısında bulunuyor.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.