3 soruda Suudi Arabistan - İran mutabakatı

Çin'in ev sahipliğiyle bir araya gelen ülkeler, ilişkilerini normalleştirmeyi hedefliyor

Çin, mutabakatı "zafer" diye niteledi (Reuters)
Çin, mutabakatı "zafer" diye niteledi (Reuters)
TT

3 soruda Suudi Arabistan - İran mutabakatı

Çin, mutabakatı "zafer" diye niteledi (Reuters)
Çin, mutabakatı "zafer" diye niteledi (Reuters)

İran ve Suudi Arabistan, 7 yıl aradan sonra diplomatik ilişkileri yeniden başlatma kararı aldı.
Gelişme, Çin'in ev sahipliğiyle bir araya gelen İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani ve Suudi Arabistan Ulusal Güvenlik Danışmanı Musaid bin Muhammad Aiban tarafından dün yapılan ortak açıklamada duyuruldu.
Pazartesi günü Çin'in başkenti Pekin'de başlayan müzakereler sonucunda varılan mutabakat kapsamında İran ve Suudi Arabistan, karşılıklı olarak büyükelçiliklerini de tekrar açacak.
Peki iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesini öngören anlaşma neden önemli?

1- Bölgesel güvenliği nasıl etkileyecek?
İki ülke arasındaki tansiyon, Suudi Arabistan yönetiminin aralarında Şii din adamı Nimr el-Nimr'in de yer aldığı 47 kişiyi terör suçlamasıyla 2016'da idam etmesiyle iyice yükseldi.
İran'da idam kararına tepki olarak düzenlenen protestolarda Suudi Arabistan'ın Tahran Büyükelçiliği ve Meşhed şehrindeki konsolosluk binaları eylemciler tarafından ateşe verildi.
Yemen'de 2015'te başlayan iç savaş nedeniyle halihazırda gergin olan ilişkiler, bu olayın ardından koptu.
ABD merkezli Ulusal Kamu Radyosu'nun (NPR) internet sitesindeki analizde ilişkilerin normalleşmesinin, Yemen'de İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun desteklediği hükümet güçleri arasında 8 yıldır süren çatışmaların durulmasını sağlayabileceği belirtildi.
Diplomatik adımların ardından İran'ın Husilere silah sevkiyatını azaltabileceğine de dikkat çekildi.
İki ülkenin tekrar diyaloğu başlatma kararının, Suriye'deki iç savaşa da olumlu yansıyabileceğine işaret edildi.
Savaşta İran ve Rusya, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a destek verirken, Suudi Arabistan ise isyancıların tarafında.
Ayrıca iki ülke arasındaki yakınlaşmanın, Ortadoğu'daki Şii-Sunni çatışmalarının hafiflemesini de sağlayabileceği ifade edildi. İki ülkenin de 1979'daki İran İslam Devrimi'nden beri Müslümanların liderliği için rekabet içinde olduğuna dikkat çekildi.
Birleşik Krallık'ın önde gelen gazetelerinden Telegraph ise 2019'da Suudi Arabistan'daki petrol rafinerilerine düzenlenen saldırıların ardından mezhepler arasındaki gerginliğin iyice yükseldiğini hatırlattı.
ABD ve Suudi Arabistan, füze ve drone saldırılarından İran'ı sorumlu tutmuş, Tahran yönetimiyse iddiaları reddetmişti.

2 - ABD ve Çin açısından önemi nedir?
Telegraph, ABD'nin petrol ithalatının yüzde 10'unu Suudi Arabistan'dan yaptığına, Çin'in de enerji ihtiyaçlarının çoğunu İran ve Körfez ülkelerinden karşıladığına dikkat çekti. NPR'nin haberinde Suudi Arabistan'ın da savunma ve silah sanayisinde ABD'ye bağlı olduğu ifade edildi.
ABD'nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal (WSJ), Pekin yönetiminin böyle bir gelişmeye ev sahipliği yaparak Washington'ın bölgedeki gücüne darbe vurduğunu yazdı.
Haberde, anlaşma hakkında şu değerlendirmeye yer verildi:
"Bu sürpriz gelişme Washington için, ABD'nin Ortadoğu'daki tarihi rolüne ve askeri etkisine rağmen, Çin'in burada yükselen bir ekonomik ve diplomatik güç olduğuna dair bir uyarı niteliğinde."
Öte yandan haberde Tahran - Riyad mutabakatının ABD açısından olumlu etkileri olabileceği de belirtildi. Ortadoğu'nun daha istikrarlı hale gelmesiyle, Washington'ın buradaki kaynaklarını Pasifik'te nüfuzunu artırmaya çalışan Çin'e karşı yoğunlaştırabileceği ifade edildi.

3 - Nasıl tepkiler geldi?
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, "Bölgede tansiyonun düşürülmesine yönelik her türlü çabayı destekliyoruz" dedi.
Öte yandan Kirby, "Bu Çin'le ilgili değil" diyerek, anlaşmanın başarılı olmasında ABD'nin bölgedeki caydırıcılık ve diplomatik faaliyetlerinin de katkısı olduğunu savundu.
İran ve Suudi Arabistan arasındaki görüşmeleri koordine eden Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Komisyonu Ofisi Direktörü Wang Yi ise şunları söyledi:
"Bu diyalog adına bir zaferdir, barış için bir zaferdir ve dünyada bu kadar çalkantılı bir dönemde gelen büyük bir müjdedir."
Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada da mutabakatın memnuniyetle karşılandığı belirtildi.
Birleşmiş Milletler'in açıklamasındaysa "İran ve Suudi Arabistan arasında iyi komşuluk ilişkileri, Körfez bölgesinin istikrarı için vazgeçilmez" dendi.
Yemen'de Husilerin müzakere heyeti başkanı ve sözcüsü Muhammed Abdusselam, anlaşmadan memnun olduklarını söyledi.
Lübnan'daki önemli güçlerden Hizbullah da anlaşmayı "olumlu gelişme" diye niteledi.
Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın Diplomasi Danışmanı Enver Gargaş, anlaşmadan memnun olduklarını belirterek, Pekin yönetimine çabaları için teşekkür etti.
Mısır Dışişleri Bakanlığı da Tahran ve Riyad arasındaki adımın bölgedeki gerginliğin hafifletilmesini sağlayacağını belirtti.
Irak Dışişleri Bakanlığı'nın Twitter hesabından yapılan açıklamada, iki ülke arasındaki mutabakatın diplomatik ilişkilerde yeni bir sayfa açtığı ifade edildi.
Umman Dışişleri Bakanlığı da İran, Suudi Arabistan ve Çin'in yaptığı ortak üçlü açıklamayı memnuniyetle karşıladığını duyurdu.
Çin, İran ve Suudi Arabistan'ın cuma günü yayımladığı ortak açıklamada, 2021-2022'de Tahran ve Riyad arasındaki müzakerelere ev sahipliği yapan Irak ve Umman'a da çabalarından ötürü teşekkür edildi.
Ayrıca Katar, Ürdün, Bahreyn, Filistin, Cezayir ve Pakistan'ın yanı sıra İslam İşbirliği Teşkilatı ve Körfez İşbirliği Konseyi de Tahran - Riyad mutabakatından memnun olduklarını bildirdi.

Independent Türkçe, NPR, Reuters, Wall Street Journal, Telegraph, AA



Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
TT

Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart getirilmediğini belirterek, bakanlığın umrecilerin işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Es-Salim Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda, umre yolculuğunu geliştirmek ve umrecilere sunulan seçenekleri genişletmek için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Bu kapsamda çok girişli umre vizesi, onaylı elektronik seyahat platformları üzerinden rezervasyon imkânı, dijital hizmetlerin entegrasyonunun güçlendirilmesi ve yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi gibi girişimlerin hayata geçirildiğini ifade etti. Es-Salim, bu çalışmaların yoğun dönemlere yönelik erken hazırlık ve sektörün beklenen büyümeyi karşılayabilecek kapasiteye ulaştırılmasıyla eş zamanlı yürütüldüğünü kaydetti.

Yoğun dönemlere hazırlık

Es-Salim, yoğun dönemlerin sezon boyunca umre talebindeki değişimlerden etkilendiğini belirterek, bakanlığın ilgili kurumlar ve hizmet sağlayıcılarıyla koordinasyon içinde bu dönemlere erken hazırlanarak beklenen talep artışını karşılamak için kapasiteyi yükselttiğini belirtti.

Bakanlığın her yıl, Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu hedeflerine ulaşmak amacıyla umreci sayısında kademeli ve sürdürülebilir bir artış sağlamayı hedeflediğini belirten Es-Salim, bunun yanı sıra hizmetlerin geliştirilmesi, sektörün hazırlık düzeyinin yükseltilmesi ve hacı ile umrecilerin deneyiminin kalitesinin artırılması için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Yeni girişimler

Es-Salim'e göre bakanlığın umre deneyimini geliştirmek ve umrecilerin yolculuğunu kolaylaştırmak amacıyla yürüttüğü girişimlerin başında, kısa süre önce uygulamaya konulan çok girişli umre vizesi geliyor. Bu uygulamanın, ülkeye giriş prosedürlerinin geliştirilmesine yönelik bir model olduğunu belirten Es-Salim, umrecilere seyahatlerini planlama ve ibadetlerini gerçekleştirme konusunda daha fazla esneklik sağladığını söyledi.

Bakanlığın ayrıca bireylerin onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine doğrudan erişimini genişlettiğini belirten Es-Salim, böylece umrecilerin seyahatlerini planlamalarının, hizmetlere ulaşmalarının ve rezervasyon yapmalarının daha kolay ve esnek hale getirildiğini kaydetti.

Es-Salim, bu girişimlerin umre yolculuğu modelini geliştirmeye yönelik daha kapsamlı bir yaklaşımın parçası olduğunu belirterek, umrecilerin seçeneklerini artırmayı, hizmetlere erişimi kolaylaştırmayı ve yolculuğun farklı aşamalarında dijital çözümlerden yararlanmayı amaçladıklarını söyledi.

Yapay zekâ kullanımı

Hac ve Umre Bakanlığı'nın, başta yapay zekâ olmak üzere yeni ve gelişmekte olan teknolojilerden yararlanmaya devam ettiğini belirten Es-Salim, amaçlarının hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek ve yalnızca işlemlerin dijitalleştirilmesinden, deneyimi iyileştirmek ve karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla veri ve gelişmiş analizlerden yararlanma aşamasına geçmek olduğunu söyledi.

Mevcut uygulamaların başında, Nusuk uygulaması bünyesindeki akıllı dijital asistan "Nusuk AI"ın bulunduğunu belirten Es-Salim, hizmetin hacı ve umrecilere bilgi ve rehberlik sunduğunu, yazılı ve sesli iletişim yoluyla sorularını cevapladığını kaydetti.

Ayrıca "Dijital Mutavvıf" hizmetinin, umrecilere ve hacılara tavaf ve sa'y turlarını saymada, daha az yoğun katlara yönlendirmede ve meşru dua ve zikirler konusunda rehberlikte yardımcı olduğunu belirtti.

İzleme ve kontrol merkezinin de bakanlığın hacı ve umrecilerin yolculuğunu takip etmek için kullandığı teknolojik altyapının önemli unsurlarından biri olduğunu söyleyen Es-Salim, canlı verilerin entegre edilerek hızlı müdahale ve karar alma süreçlerini destekleyen göstergelere ve kontrol panellerine dönüştürüldüğünü ifade etti.

Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Dijitalleşme ve şartlar

Es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart bulunmadığını bir kez daha vurgulayarak, bakanlığın prosedürleri kolaylaştırmak ve umre yolculuğunu daha kolay ve esnek hale getirmek için hizmetleri geliştirmeye devam ettiğini söyledi.

Umrecilerin yolculuğunun bugün ileri düzeyde bir dijital entegrasyona ulaştığını belirten Es-Salim, işlemlerin büyük bölümünün elektronik ortamda tamamlanabildiğini ifade etti. Bunların başında, 51 milyondan fazla kullanıcıya 170'ten fazla ülkede 150'den fazla dijital hizmet sunan Nusuk uygulaması ve platformunun geldiğini kaydetti.

Es-Salim, ayrıca onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine ve paket rezervasyonlarına doğrudan erişim sağlandığını belirtti.

Önümüzdeki dönemde hedefin bu entegrasyonu daha da güçlendirmek, daha bağlantılı ve sorunsuz bir dijital deneyim oluşturmak ve hacı ile umrecilerin ihtiyaçlarına göre daha proaktif ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunmak için veri ve modern teknolojilerden yararlanmak olduğunu söyledi.

“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).
“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).

Hizmet sunan 346 umre şirketi

Es-Salim'in verdiği bilgiye göre, hâlihazırda umre hizmeti sunma yetkisine sahip 346 şirket bulunuyor. Bu sayının hizmet sağlayıcı tabanının genişlediğini ve özel sektörün umrecilere hizmet sunmadaki rolünün arttığını gösterdiğini belirtti.

Bakanlığın özel sektörün önünü açmak ve umre sektöründe daha cazip ve rekabetçi bir ortam oluşturmak amacıyla politika ve mevzuatı sürekli geliştirdiğini söyleyen Es-Salim, bunun yeni şirketlerin sektöre girmesine ve umrecilerin ihtiyaçlarına cevap veren, artan talebe uyum sağlayan farklı hizmet ve iş modellerinin geliştirilmesine imkân verdiğini ifade etti.

Denetim ve takip

Şirketlerin performansının izlenmesine ilişkin olarak Es-Salim, farklı umre hizmet noktalarında günlük denetimler gerçekleştiren sürekli bir saha ve denetim mekanizmasının bulunduğunu söyledi.

Hicri 1448 umre sezonunun başlangıcından bu yana denetim sayısının 32 bini aştığını belirten Es-Salim, denetimlerin umreci konaklama tesislerini, umre şirketlerini ve hizmet sağlayıcılarını ve çeşitli hizmet noktalarını kapsadığını kaydetti.

Bu denetimlerde düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumun kontrol edildiğini, tespit edilen eksikliklerin giderildiğini ve herhangi bir ihlal görüldüğünde yasal prosedürler doğrultusunda derhal işlem yapıldığını belirten Es-Salim, yaptırımların şirket faaliyetlerinin durdurulmasına kadar ulaşabildiğini ve bunun umrecilerin haklarını korumayı amaçladığını ifade etti.

Bakanlığın yalnızca memnuniyet düzeyini ölçmekle yetinmediğini belirten Es-Salim, saha ve dijital ölçüm araçları ile veri analizleri üzerinden eksiklikleri tespit ettiklerini, hacı ve umrecilerin ihtiyaçlarını anlamaya ve geliştirme alanlarını belirlemeye çalıştıklarını söyledi.

Ayrıca gelişmiş ve öngörücü analizlerin kullanımını artırarak karar alma süreçlerini desteklediklerini ve olası sorunları önceden tespit etmeye çalıştıklarını belirtti.

Şirketlerin yeniden sınıflandırılması

Es-Salim'e göre umreci deneyiminin kalitesi, umre şirketlerinin sınıflandırılmasında temel unsurlardan birini oluşturuyor. Şirketlerin performans değerlendirmesinin yalnızca düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumla sınırlı olmadığını belirten Es-Salim, sunulan hizmetlerin kalitesi ve umrecilerin gerçek deneyiminin de değerlendirmeye alındığını söyledi.

Bakanlığın hizmet kalitesi, kurallara ve şartlara uyum gibi çeşitli kriterler üzerinden periyodik değerlendirme yaptığını belirten Es-Salim, geçen sezonun performans değerlendirmesinin ardından haziran ayında 21 umre şirketinin faaliyetlerinin durdurulduğunu açıkladı. Bunlardan 15'inin düşük performans değerlendirmesi, 6'sının ise mevzuat ve talimatlara aykırılık nedeniyle durdurulduğunu kaydetti.

Es-Salim, bakanlığın sınıflandırma yöntemini ve değerlendirme kriterlerini sürekli geliştirdiğini, hacı ve umrecilerin deneyimine ilişkin ölçümlerden ve hizmet kalitesi göstergelerinden yararlandığını belirterek, amacın şirketler arasında hizmet kalitesi konusunda rekabeti teşvik etmek ve umrecilere sunulan hizmetlerin seviyesini yükseltmek olduğunu ifade etti.


Suudi Arabistan, erken uyarının ardından 6 kentte “tehlikenin ortadan kalktığını” açıkladı

Sivil Savunma, resmi kanallardan bilgi edinmenin ve yetkili makamlarca yayınlanan talimatlara uymanın önemini vurguladı (SPA)
Sivil Savunma, resmi kanallardan bilgi edinmenin ve yetkili makamlarca yayınlanan talimatlara uymanın önemini vurguladı (SPA)
TT

Suudi Arabistan, erken uyarının ardından 6 kentte “tehlikenin ortadan kalktığını” açıkladı

Sivil Savunma, resmi kanallardan bilgi edinmenin ve yetkili makamlarca yayınlanan talimatlara uymanın önemini vurguladı (SPA)
Sivil Savunma, resmi kanallardan bilgi edinmenin ve yetkili makamlarca yayınlanan talimatlara uymanın önemini vurguladı (SPA)

Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, bugün yaptığı açıklamada, Cidde, Yanbu, Taif, Abha, Cizan ve el-Ula kentlerinde erken uyarı verilmesinin ardından "tehlikenin ortadan kalktığını" duyurdu. Uyarılar, altı kentte acil durumlar için kullanılan Ulusal Erken Uyarı Platformu üzerinden yapıldı.

Sivil Savunma Müdürlüğü daha önce Cidde, Yanbu, Taif, Abha, Cizan ve el-Ula'da erken uyarı yayımlamış, daha sonra ise uyarıların kapsadığı tüm kentlerde tehlikenin sona erdiğini açıklamıştı.

Gelişme, bir gün önce Abha ve Hamis Muşayt'ta benzer bir uyarının yayımlanmasının ardından geldi. Sivil Savunma Müdürlüğü, daha sonra bu kentlerde de tehlikenin sona erdiğini duyurmuştu. Kurum, uyarılar sırasında bölge sakinlerine güvenlik talimatlarına uymaları, binaların içinde en yakın güvenli alana geçmeleri ve durum sona erene kadar pencerelerden ve açık alanlardan uzak durmaları çağrısında bulundu.

Gelişmelerin yaşandığı sırada Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen koalisyon da bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, Husilerin dün Hamis Muşayt, Abha ve Taif kentlerini balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alan saldırıları sonucunda 13 sivilin hafif ve orta derecede yaralandığını, 7 konut ile 2 aracın da zarar gördüğünü bildirdi.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, kasıtlı ve tekrarlanan saldırıların Husilerin gerilimi artırma, sivil yerleşimleri ve sivilleri hedef alma yönündeki yaklaşımını ortaya koyduğunu belirtti. El-Maliki, koalisyon komutanlığının Suudi Arabistan'ın egemenliğini, sivil yerleşimleri ve sivilleri korumak amacıyla saldırılara "sorumluluk ve kararlılıkla" karşılık vereceğini vurguladı.

El-Maliki ayrıca koalisyonun Husileri caydırmak ve "düşmanca ve aşırılıkçı" olarak nitelendirdiği yaklaşımlarıyla mücadele etmek için gerekli tüm operasyonel tedbirleri alacağını belirtti. Bu adımların Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi, meşru müdafaa ilkesi, uluslararası insancıl hukuk ve örfî hukuk kurallarıyla uyumlu olacağını kaydetti.

Sivil Savunma Müdürlüğü, önceki uyarılar sırasında da bilgilerin resmi kanallardan takip edilmesi ve yetkili makamların talimatlarına uyulmasının önemine dikkat çekmişti. Kurum ayrıca acil durumun sona erdiği açıklanana kadar güvenli bölgelerin terk edilmemesi ve tehlikeli alanlarda toplanılmaması çağrısında bulundu.


Cidde'de Suudi Arabistan- ABD görüşmeleri

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Cidde'de Suudi Arabistan- ABD görüşmeleri

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, dün Cidde’de ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper ve beraberindeki heyeti kabul etti. Kabulde ikili ilişkilerin yanı sıra bölgedeki son gelişmeler ele alındı. Görüşmede Suudi Arabistan Devlet Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid bin Muhammed el-Ayiban da hazır bulundu.

Öte yandan Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin bugün Mısır'a bir çalışma ziyareti gerçekleştiren Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ı kabul edeceği bildirildi.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, ziyaret programı kapsamında iki lider arasında baş başa bir görüşme gerçekleştirileceğini, ardından heyetler arası genişletilmiş müzakerelere geçileceğini ve Cumhurbaşkanı Sisi’nin Veliaht Prens onuruna bir öğle yemeği vereceğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre görüşmelerde ikili ilişkilerin her alanda geliştirilmesi yollarının yanı sıra, ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulması bekleniyor.