Lübnan’da güvenlik güçleri ile Iraklı öğrenciler arasındaki gerilim kontrol altına alınmaya çalışılıyor

Bağdat, askıdaki sorunların çözümlerini görüşmek üzere Beyrut’a bir hükümet heyeti gönderdi.

Başbakan Necib Mikati, Irak Eğitim Bakanlığı’ndan bir heyetle 10 Mart’ta bir araya geldi. (Dalati ve Nahra)
Başbakan Necib Mikati, Irak Eğitim Bakanlığı’ndan bir heyetle 10 Mart’ta bir araya geldi. (Dalati ve Nahra)
TT

Lübnan’da güvenlik güçleri ile Iraklı öğrenciler arasındaki gerilim kontrol altına alınmaya çalışılıyor

Başbakan Necib Mikati, Irak Eğitim Bakanlığı’ndan bir heyetle 10 Mart’ta bir araya geldi. (Dalati ve Nahra)
Başbakan Necib Mikati, Irak Eğitim Bakanlığı’ndan bir heyetle 10 Mart’ta bir araya geldi. (Dalati ve Nahra)

Lübnan ve Irak, Lübnan güvenlik güçlerinin perşembe günü Lübnan Eğitim Bakanlığı binasında Iraklı öğrencilere saldırmasından kaynaklanan sorunu kontrol altına almaya çalışıyor. İki taraf, Lübnan’da eğitim alan Iraklı öğrencilerin diplomalarının geçerliliği sürecini kolaylaştırmayı da içeren, ‘daha önce meydana gelen tüm sorunları sona erdirici’ onaylanmış bir mekanizma ortaya koydu.
Lübnan güvenlik güçleri ile işlemlerini tamamlamak için Eğitim Bakanlığı’na gelen çok sayıda Iraklı öğrenci arasında yaşanan sorunu gözler önüne seren görüntüler yayınlandı. Videoların birinde Lübnanlı bir güvenlik görevlisinin, elinde metal bir sopa tuttuğu ve bir öğrenciden geri çekilmesini istediği görülüyor. Diğer bir videoda ise bakanlık binasından bağırış sesleri geldiği duyuluyor.
Eğitim Bakanlığı’nın açıklamalarına rağmen videolar, Iraklı ve Lübnanlı sosyal medya öncüleri arasında yaygın bir öfkeye yol açtı. Öyle ki Lübnan hükümetine harekete geçme çağrıları yapıldı. Diğer yandan Iraklı yetkililer, Lübnan hükümetine Iraklı öğrencilerin işlerini takip etmek ve Lübnan’daki yetkili kurumlarda öğrencilerle ilgilenme prosedürlerini incelemek amacıyla bir bakanlar komitesi oluşturma çağrısı yaptı.
Bu çerçevede Irak Yüksek Öğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı’ndan bir heyet dün (Cuma) Lübnan Başbakanı Necib Mikati ile bir araya geldi.
Irak Büyükelçiliği Misyonu Başkanı Emin en-Nasravi, “Görüşmede Iraklı öğrencilerin Lübnan’da karşılaştıkları birçok sorun dile getirildi ve bu sorunların çözümüne yardımcı olacak çözüm ve mekanizmalar ele alındı” dedi.
Heyette yer alan Iraklı akademisyen Dr. Ala el-Zogbi, “Mikati’ye birçok öneri sunduk. Bu önerilerin, iki ülkedeki en üst düzey makamların imzaladığı resmi bir mekanizmaya dahil edilmesi için onay alındı” açıklamasında bulundu. Zogbi, iki gün içerisinde bu protokolün hazırlanacağını belirttiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Daha önce meydana gelen tüm sorunları sona erdiren onaylanmış bir mekanizma olması için iki taraf arasında imzalanacak. Diploma denklik süreci kolay olacak ve öğrencinin bakanlığa müracaatını gerektirmeyecek. Ancak öğrenci ile okuduğu üniversite arasında doğrudan temas ve inceleme olacaktır.”
Yüzlerce Iraklı, Lübnan üniversitelerinde öğrenimlerine devam ediyor. Lübnan Eğitim Bakanlığı’ndaki Üniversite Öncesi Denklik Departmanı, bir yıl boyunca Irak’tan yaklaşık altı bin denklik başvurusu aldığını belirtti. Bakanlık, işlemlerini tamamlamaları için idari kolaylıklar sağladığını belirtti. Denklik Komitesi, 200’ü Iraklılar ve geri kalanı Lübnanlılar ve diğer milletlerden olmak üzere yaklaşık 500 başvuruya karar vermek üzere haftalık olarak toplanıyor.
Lübnan Eğitim Bakanlığı perşembe sabahı Iraklı öğrencilere ‘saldırı’ gerçekleştirildiği haberini yalanladı. Eğitim Bakanı Abbas el-Halabi şu açıklamada bulundu:
“Perşembe günü sabah saat beş buçukta bakanlık binasının güvenlik görevlileri bir gürültüyle şaşkınlık yaşadı. Gürültünün kaynağını görmek için dışarı çıktılar ve yüzden fazla Iraklı öğrencinin orada olduğunu gördüler. Şafakta kapılar hala kapalıyken içeri giriş konusunda aralarında anlaşmazlık yaşandı. Mahalle sakinlerinin, çevredeki binaların balkonlara çıkması üzerine güvenlik görevlileri onları sakinleştirmeye çalıştı. Bakanlık, sabah sekizde vatandaşları ve denetçileri kabul etmek üzere kapılarını açtığında çok sayıda Iraklı öğrenci bir anda içeriye akın etti. İlgililerin girişleri düzenleme çabaları ortasında Denklik Departmanı’nın önü Iraklılarla doldu. Müracaat eden genç bir Iraklı, bayılarak yere yığıldı. Öncelikli giriş mücadelesi devam etti. Bazı Iraklı öğrenciler, İç Güvenlik Güçleri ve binanın güvenlik görevlileri ile iş birliği yaparak, diğer öğrencileri genç Iraklıyı ayağa kaldırmak için geri çekilmeye ikna etti. Ancak geri adım atmadılar. Bunun üzerine güvenlik güçleri, onları geri adım atmaya ikna etmek için sesini yükseltti. Bu hareketin ardından ayağa kaldırılan gencin astım hastası olduğu anlaşıldı. Genç, Kızılhaç tarafından tedavi altına alındı.”
Yaşanan sorunun ardından Eğitim Bakanlığı medya ofisi, sosyal medyada yayınlanan videoların gerçeği yansıtmadığını, güvenlik güçleriyle bir tartışmayı gösterdiğini açıkladı. Ofis tarafından yapılan açıklamada ayrıca, “Gerçek şu ki güvenlik güçleri, bayılan Iraklıyı arkadaşlarının ayaklarının altıdan kurtarmak ve ona ilk müdahaleyi yapmak için hassas davrandı” ifadesine yer verildi.
Bağdat’ta Irak hükümeti, Iraklı öğrencilere yönelik ‘saldırının’ ayrıntılarını öğrenmek amacıyla Lübnan’a gitmek üzere bir bakanlar komitesi oluşturmaya karar verildi. Lübnan’ın Bağdat Büyükelçiliği, şu özür açıklamasını yayınladı:
“Lübnan’ın Irak Büyükelçiliği, Beyrut’ta Eğitim ve Yüksek Öğrenim Bakanlığı binası önünde aralarında değerli Iraklı öğrencilerin de bulunduğu kız ve erkek öğrenciler arasında meydana gelen izdihama açıklık getirmek istiyor. Lübnan’ın tanık olduğu zorlu ekonomik koşullar nedeniyle genel grev sonrası bakanlık çalışanlarının işe dönmesinin ardından yaşananlar kabul edilemez.  Başbakan, bakanlar ve üst düzey yöneticiler tarafından en üst düzeyde takip ediliyor ve soruşturuluyor. Bu çerçevede Lübnan Çalışma Bakanı aracılığıyla Başbakan Necib Mikati tarafından büyükelçiliğe, ‘onurlarının korunduğunu ve gözetildiklerini bildirmek, maruz kaldıkları şeyin kabul edilemez olduğunu ve yaşananların tekrarlanmasının önüne geçileceğini ifade etmek üzere’ önümüzdeki birkaç saat içinde Iraklı öğrencilerin Hükümet Sarayı’nda kabul edileceği bilgisi verildi. Ayrıca öğrencilere işlemlerinin tamamlanıp, diploma denkliklerinin en iyi koşullarda ve mümkün olan en kısa sürede takip edileceğini bildirilecek.”



Zindani: Husi’lerin ve İran’ın Yemen'e şantaj yapmasına izin vermeyeceğiz

Yemen Başbakanı Şai ez-Zindani (Saba)
Yemen Başbakanı Şai ez-Zindani (Saba)
TT

Zindani: Husi’lerin ve İran’ın Yemen'e şantaj yapmasına izin vermeyeceğiz

Yemen Başbakanı Şai ez-Zindani (Saba)
Yemen Başbakanı Şai ez-Zindani (Saba)

Yemen Başbakanı Dr. Şai Muhsin ez-Zindani, ülkesinin sınırları aşan bir projenin açık sahası olarak kalmayacağını ve Husilerin ve İran’ın Yemen devletini şantajla baskı altına almasına izin vermeyeceklerini söyledi.

Zindani, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Husilerin son dönemdeki tırmanışının, grubun yaşamın temel unsurlarını ve ulusal ekonomiyi hedef aldığını ortaya koyduğunu belirtti. Husilerin Yemen topraklarını, limanlarını ve deniz geçişlerini ülke sınırlarını aşan bölgesel bir projeye hizmet eden araçlara dönüştürmeye çalıştığını ifade etti. Yemen’in uluslararası toplumdan savaşı Yemenliler adına yürütmesini istemediğini vurgulayan Zindani, bunun yerine Yemenlilerin devletlerini yeniden tesis etmelerine ve kendi kapasitelerini geliştirmelerine destek verilmesini istediklerini belirtti.

Başbakan, Yemen ile Suudi Arabistan arasındaki koordinasyonun sürekli geliştiğini ve yalnızca geçici bir askerî gerilime müdahale etmekle sınırlı olmadığını belirtti. Bu koordinasyonun, ortak sınır, güvenlik, kader ve çıkarların bir araya getirdiği iki ülke arasındaki köklü stratejik ortaklığa dayandığını kaydeden Zindani, Riyad’ın Yemen’in istikrarını Suudi Arabistan’ın ve bölgenin güvenliğinin bir parçası olarak gördüğünü ifade etti.

Zindani, hükümetin Hudeyde’deki Maha Limanı’nı yalnızca yerel tesis olarak değerlendirmediğini, daha geniş bir ekonomik ve denizcilik sisteminin parçası olarak gördüğünü söyledi. Limanın hedef alınmasının sonuçlarının ulusal sınırların ötesine geçeceğini belirten Zindani, limanların ve ekonomik tesislerin korunmasının ulusal bir sorumluluk olduğunu, aynı zamanda uluslararası deniz ulaşımı ve ticaret güvenliğinin sağlanması bakımından uluslararası toplumun da sorumluluk alanına girdiğini ifade etti.


Tom Barrack, Suriye Demokratik Güçleri’nin dağıtılmasına ilişkin kararı “tam anlamıyla tarihi” olarak nitelendirdi

Geçen yıl Türkiye’de ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın görüşmesinden, (Arşiv-EPA)
Geçen yıl Türkiye’de ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın görüşmesinden, (Arşiv-EPA)
TT

Tom Barrack, Suriye Demokratik Güçleri’nin dağıtılmasına ilişkin kararı “tam anlamıyla tarihi” olarak nitelendirdi

Geçen yıl Türkiye’de ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın görüşmesinden, (Arşiv-EPA)
Geçen yıl Türkiye’de ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın görüşmesinden, (Arşiv-EPA)

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi olan Tom Barrack, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) feshedilmesi kararını “kesinlikle tarihi” olarak nitelendirdi. 

Barrack, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Başkan Donald Trump’ın ileri görüşlü liderliği, Suriye Demokratik Güçleri’nin devlet kurumlarına düzenli şekilde entegre edilmesinin önünü açtı. Bu adım, geçmişteki bölünmeleri kalıcı bir ortaklığa dönüştürüyor ve Suriyelilere ortak geleceklerini şekillendirme fırsatını yeniden sunuyor” ifadelerini kullandı.

Barrack, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gerçek entegrasyon işte böyle olur: Ne kazanan ne de kaybeden var. Geçmişte karşı karşıya gelen ve farklı görüşler taşıyan taraflar, bugün Suriye devletinin egemenliğini tek ordu, tek hükümet ve tek devlet anlayışıyla güçlendirecek diplomatik bir çözüm oluşturuyor.”

SDG lideri Mazlum Abdi de 25 Ağustos’ta, güçlerinin Suriye ordusuna entegrasyon sürecinin tamamlanmasının ardından örgütün bağımsız bir askerî güç olarak faaliyetlerine son verdiğini açıkladı.


İsrail'in Batı Şeria'daki seçim kampanyası

İsrail güçleri, dün Ramallah’ın güneyinde bulunan “UNRWA” merkezine düzenledikleri baskında bir Filistinliyi gözaltına aldı (AFP)
İsrail güçleri, dün Ramallah’ın güneyinde bulunan “UNRWA” merkezine düzenledikleri baskında bir Filistinliyi gözaltına aldı (AFP)
TT

İsrail'in Batı Şeria'daki seçim kampanyası

İsrail güçleri, dün Ramallah’ın güneyinde bulunan “UNRWA” merkezine düzenledikleri baskında bir Filistinliyi gözaltına aldı (AFP)
İsrail güçleri, dün Ramallah’ın güneyinde bulunan “UNRWA” merkezine düzenledikleri baskında bir Filistinliyi gözaltına aldı (AFP)

İsrailli yetkililer ve milletvekilleri, ekim ayında yapılması planlanan seçimlere yaklaşık iki ay kala aşırı sağ seçmenin desteğini kazanmak amacıyla dün Batı Şeria’da seçim odaklı gövde gösterilerine girişti. 

Hükümetin kamuoyundaki desteğinin gerilemesi ve rekabetin kızışması üzerine aşırı sağcı Bakan Itamar Ben-Gvir, dün İsrail güçlerinin başında ve basın mensuplarının eşliğinde Kudüs’ün kuzeyindeki Kalendiya bölgesinde bulunan Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) merkezine girdi. Aynı saatlerde Knesset üyesi Tzvi Sukkot da Nablus yakınlarındaki Madma köyüne giderek kameraların önünde Filistinli savaşçıların anısına dikilen bir anıtı kendi elleriyle yıktı. 

Şarku’l Avsat’ın İsrail gazetesi Maariv’den aktardığına göre üst düzey ordu yetkilileri gazeteye, “Ben-Gvir ve Sukkot seçimlerden önce ortamı kızıştırmak ve üçüncü bir intifada başlatmak istiyor” değerlendirmesinde bulundu. 

Başbakan Binyamin Netanyahu, Ben-Gvir’e destek vererek bakanın talimatları doğrultusunda hareket ettiğini söyledi.

UNRWA ise “izinsiz ve endişe verici müdahaleyi” kınadı. Filistin Devlet Başkanlığı da Birleşmiş Milletler kurumlarına yönelik saldırıların durdurulması için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin toplantıya çağrılmasını istedi.