Ukrayna ordusu bir günde 1090 Rus askeri öldürdüklerini iddia etti

Çatışmaların yoğunlaştığı Bahmut'ta Rus profesyonel askerlerinin yanısıra Wagner savaşçılarının da Ukrayna ordusuyla çatışmaya girdiği biliniyor

Bahmut, Mayıs 2022'de Rusya tarafından ele geçirilmiş ardından Ukrayna güçleri şehri geri almayı başarmıştı (AP)
Bahmut, Mayıs 2022'de Rusya tarafından ele geçirilmiş ardından Ukrayna güçleri şehri geri almayı başarmıştı (AP)
TT

Ukrayna ordusu bir günde 1090 Rus askeri öldürdüklerini iddia etti

Bahmut, Mayıs 2022'de Rusya tarafından ele geçirilmiş ardından Ukrayna güçleri şehri geri almayı başarmıştı (AP)
Bahmut, Mayıs 2022'de Rusya tarafından ele geçirilmiş ardından Ukrayna güçleri şehri geri almayı başarmıştı (AP)

Ukrayna ordusundan yapılan açıklamada, cumartesi yaşanan çatışmalardan 1090 Rus askerinin öldüğü ve savaşın en ölümcül gününün yaşandığı öne sürüldü.
Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Oleksandr Şutupun tarafından yapılan açıklamada, 8 Rus tankı, 7 zırhlı muharebe aracı ve 4 top sisteminin de imha edildiği ifade edildi.
Şu ana kadar Kiev tarafından yapılan açıklamalarda bildirilen en yüksek rakam, 7 Şubat'ta öldürüldüğü iddia edilen 1030 Rus askeri olmuştu. 
Ukrayna ordu sözcüsü Serhiy Çerevatyi, pazar yaptığı açıklamada çatışmaların şiddetlendiği Bahmut'ta 239 Rus askerinin öldüğünü söylemişti.
Ukrayna güçlerinin tedarik zinciri için önemli olan Bahmut'a yönelik Rusya saldırısı ocağın ortalarından bu yana devam ediyor. Geçen hafta yayınlanan uydu fotoğraflarında bir zamanlar gelişmekte olan bir şehir olan Bahmut'un enkaz ve toz yığını haline dönüştüğü görülüyordu.

Geçen hafta BBC'ye konuşan Ukraynalı bir yetkili, "Bahmut, çok sayıda Rus öldürmek için eşsiz bir fırsat" ifadelerini kullanmıştı.
Bahmut'la ilgili İtalyan La Stampa gazetesine konuşan Zelenski'nin danışmanı Mihaylo Podolyak ise, "Rusya eğitimli askeri personelinin büyük bölümü, profesyonel ordusundan geriye kalanlar ve paralı askerlerle Bahmut'a saldırıyor" ifadelerini kullanmıştı.
Bahmut, Mayıs 2022'de Rusya tarafından ele geçirilmiş ardından Ukrayna güçleri şehri geri almayı başarmıştı.

Rus kadınlardan Putin'e çağrı
Rusya'da bir grup kadın ellerinde "580 Bağımsız Havan Topu Birliği" ve 11 Mart 2023 tarihi yazılı bir pankartla kamera karşısına geçerek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e çağrıda bulundu. 
Rus Telegram kanalı SOTA'da yayınlanan görüntülerde kadınlar, eşlerinin ve çocuklarının sadece 4 gün eğitim almalarına karşın saldırı gruplarına katılmaya zorlandığını öne sürdü.
Seferberlikle birlikte askere alınanların şiddetli çatışmaların olduğu bölgelere "koyun" gibi gönderildiğini belirten kadınlar, Putin'den eşlerini ve çocuklarını ön hatlardan çekmesini ve bölgeye mühimmat gönderilmesini istedi.

Independent Türkçe, NY Post, BBC, CNN



Beyaz Saray: İran'ın kamuoyuna yaptığı açıklamalar Amerika'ya gönderdiği gizli mesajlardan farklı

Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)
Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)
TT

Beyaz Saray: İran'ın kamuoyuna yaptığı açıklamalar Amerika'ya gönderdiği gizli mesajlardan farklı

Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)
Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)

Beyaz Saray sözcüsü Karolyn Levitt dün yaptığı açıklamada, İran'ın kamuoyuna yaptığı açıklamaların, ABD'ye gizlice gönderdiği mesajlardan farklı olduğunu söyledi.

Fox News televizyonuna yaptığı açıklamada, “Başkan (Donald) Trump, İran'ın mesajlarını incelemekle ilgileniyor” dedi.

Leavitt, Beyaz Saray'ın İran'daki durumla başa çıkmak için “hava saldırıları” da dahil olmak üzere çeşitli seçeneklere sahip olduğunu söyledi.

Trump'ın, Starlink internet hizmetinin sahibi milyarder Elon Musk ile İran'da bu hizmetin sunulması konusunda görüştüğünü söyledi. İran, yaklaşık iki haftadır süren yaygın protestolar nedeniyle ülke genelinde internet hizmetlerini kesmişti.

Wall Street Journal cumartesi günü yetkililere atıfta bulunarak, ABD yönetiminin, İran'ın protestocuları öldürmesi halinde Başkan Trump'ın İran'a “sert” bir saldırı düzenleme tehdidini yerine getirmek için gerekirse İran'a nasıl saldırı düzenleneceğini müzakere ettiğini bildirdi.

Trump pazar günü gazetecilere yaptığı açıklamada, İran'ın Amerika Birleşik Devletleri ile temasa geçtiğini ve nükleer bir anlaşma konusunda müzakere etmeyi teklif ettiğini belirterek, "Bir görüşme ayarlanıyor, ancak mevcut olaylar nedeniyle harekete geçmek zorunda kalabiliriz" ifadelerini kullandı.


Bugün tüm gözler Trump'ın İran kararına çevrildi

Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)
Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)
TT

Bugün tüm gözler Trump'ın İran kararına çevrildi

Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)
Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)

İran sahnesi, bir yandan karşılıklı siyasi ve güvenlik geriliminin tırmanması ve ülke içindeki çelişkili hareketler devam ederken ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la nasıl başa çıkacağına dair kararını bekliyor.

Tahran dün Washington ile iletişim kanallarının ‘açık’ olduğunu doğruladı. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yabancı büyükelçilere İran'ın ‘savaş istemediğini, ancak savaşa da hazır olduğunu’ söyledi. Bu açıklama, ABD'nin uyarıları ve Trump'ın askeri seçenekler de dahil olmak üzere ‘güçlü seçenekleri’ değerlendirdiklerine dair savurduğu açık tehditlerine eşlik etti. İranlı yetkililer dün, halk protestolarının başlamasından 16 gün sonra, Tahran ve diğer şehirlerde destekçilerini bir araya getirerek, inisiyatifi yeniden ele geçirdiklerini göstermeyi çalıştılar.

Devlet televizyonu, İslam Cumhuriyeti bayraklarının dalgalandığı ve ABD ve İsrail karşıtı sloganların atıldığı hükümet yanlısı mitinglerin görüntülerini yayınladı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, herhangi bir saldırıya sert tepki verileceğini vaat ederken, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin ‘dökülen kanın intikamını alacağını’ söyleyerek, davaların hızlandırılacağını duyurdu.

Oslo merkezli İran İnsan Hakları Örgütü (IHR), İran’daki protestolarda en az 648 protestocunun öldüğünü doğruladığını açıkladı. IHR, resmi rakamların açıklanmaması nedeniyle gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğini vurguladı.


Almanya, ABD'nin Grönland'ı ilhak etmek için saldırı düzenleme riskini önemsiz gösteriyor

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)
TT

Almanya, ABD'nin Grönland'ı ilhak etmek için saldırı düzenleme riskini önemsiz gösteriyor

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)

Almanya Dışişleri Bakanı Johannes Wadephul dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO müttefiki Danimarka'dan Grönland'ı ele geçirme yönündeki tekrarlanan tehditlerinin ardından, ABD'nin Grönland'a yönelik bir saldırı riskini küçümsedi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı görüşmenin ardından, ABD'nin tek taraflı askeri harekat olasılığıyla ilgili bir soruya yanıt veren Wadephul, “Bunun ciddi olarak değerlendirileceğine dair hiçbir işaret görmüyorum” dedi.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre “Arktik bölgesinde ortaya çıkan güvenlik sorunlarının ele alınmasında ortak bir çıkar olduğuna inanıyorum ve bunu yapmalıyız ve yapacağız” ifadesini kullandı.

Wadephul, “NATO şu anda bu konuda daha gerçekçi planlar geliştiriyor ve bu planlar daha sonra Amerikalı ortaklarımızla görüşülecek” diye devam etti.

Wadephul'un ziyareti, Rubio ile Danimarka ve özerk Grönland bölgesinden üst düzey diplomatlar arasında bu hafta Washington'da yapılması planlanan görüşmelerin öncesinde gerçekleşti.

Trump, Grönland'ı ABD'nin kontrolü altına almakta ısrarcı ve Danimarka topraklarının ABD'nin ulusal güvenliği için önemini vurguluyor.

Yaklaşık 57 bin nüfusa sahip Grönland, mineral kaynakları açısından zengindir ve konumu stratejik öneme sahiptir.

Grönland hükümeti dün, adanın Amerika'nın topraklarını “ele geçirme” girişimini “hiçbir şekilde” kabul etmeyeceğini ve NATO çerçevesinde bu toprakların savunulmasını sağlamak için “çabalarını yoğunlaştıracağını” açıkladı.