Trablus’ta milisler arasında gerginlik yaşanıyor

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi,, İngiltere Büyükelçisi Hurndall ile Trablus’ta bir araya geldi. (Başkanlık Konseyi)
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi,, İngiltere Büyükelçisi Hurndall ile Trablus’ta bir araya geldi. (Başkanlık Konseyi)
TT

Trablus’ta milisler arasında gerginlik yaşanıyor

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi,, İngiltere Büyükelçisi Hurndall ile Trablus’ta bir araya geldi. (Başkanlık Konseyi)
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi,, İngiltere Büyükelçisi Hurndall ile Trablus’ta bir araya geldi. (Başkanlık Konseyi)

Libya’nın başkenti Trablus’ta cumartesi akşamı silahlı milisler arasında çıkan ani çatışmaların ardından gergin bir atmosfer yaşandı. Süreci yakından takip eden Mısırlı ve Libyalı kaynaklar, Şarku’l Avsat’a Kahire’nin, Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri arasında yeni bir çözüm girişiminde yeni bir müzakere turuna ev sahipliği yapacağını aktardı. Söz konusu adım, ertelenen seçimler için anayasal zeminde aralarındaki öne çıkan anlaşmazlıkları gidermek için yeni bir girişim çerçevesinde atıldı.
Birleşmiş Milletler (BM) misyonu başkanı Abdullah Bathiliy’nin önerdiği girişime göre kaynaklar, Mısır’ın iki konseyin seçimlerle ilgili tartışmalı maddeleri tamamlaması gerektiğine yönelik arzusunu ortaya koydu. İsimlerinin verilmesini istemeyen kaynaklar, bu görüşmelerin başlama tarihini belirtmezken, Kahire’nin geçmişte ev sahipliği yaptığı anayasal süreci yeniden canlandırmayı hedeflediklerini vurguladı. Kaynaklar, yaklaşan toplantıların tarih ve mekanının, Kahire’nin yerel ve uluslararası düzeyde krizle ilgili tüm taraflarla yürüttüğü ilan edilmemiş istişarelere tabi olduğunu dile getirdi.
Diğer yandan Abdulhamid Dibeybe başkanlığındaki geçici hükümet, Beşir Halefallah liderliğindeki 51. Piyade Tugayı ve her ikisi de Savunma Bakanlığı’na bağlı Tacura Aslanları Taburu’nun üyelerinin başkent Trablus’un doğusundaki Tacura banliyösünde, yerel medya tarafından izlenen askeri yığınaklarla ilgili konuşmaları görmezden geldi. Yerel kaynaklar, geçen cumartesi akşamı bölgedeki ani silahlı hareketlere ve güvenlik gerginliği ortasında silahlı araçların toplandığına değindi.
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi’ye göre İngiltere’nin Trablus Büyükelçisi Caroline Hurndall, 12 Mart’ta Trablus’ta yaptıkları görüşme sırasında ülkesinin, Başkanlık Konseyi’nin ülkede istikrarı sağlamaya yönelik çabalarını destekleme taahhüdüne ve demokratik sürece verdiği desteğe dikkat çekti. Menfi’nin ofisi tarafından yapılan açıklamaya göre konseyin BM Temsilcisi Abdullah Bathiliy’nin bu yıl sonlanmadan önce parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini gerçekleştirerek, ulusal mutabakata ulaşma planını desteklediğini söyledi.
Açıklamada, Caroline’ın Menfi’ye güvenlik ve askeri izleme komitesi başkanlığını İngiltere’ye taşıyan 5+5 Ortak Askeri Komite’nin bir sonraki toplantısının yapılması için devam eden düzenlemeler hakkında brifing verdiği belirtildi. Menfi ayrıca, Başkanlık Konseyi’nin ateşkesi istikrara kavuşturmayı ve askeri teşkilatı birleştirmeyi amaçlayan komitenin çalışmalarına verdiği desteğin devam ettiğini vurguladı. İngiltere Büyükelçisi ise Bathiliy’nin girişimine destek verdiğini söylerken, yaptığı kısa bir açıklamada Libya’daki seçimlerin başarısının, tüm yasaların uygulanmasına ek olarak, ana konularda daha geniş bir siyasi ve toplumsal mutabakat gerektirdiğini dile getirdi. Caroline Hurndall ayrıca, “Libyalı liderleri, BM temsilcisiyle yapıcı bir şekilde ilişki kurmaya çağırıyorum” diyerek, İngiltere’nin Bathiliy’nin çabalarına tam destek verdiğine dikkat çekti.
Menfi, Libya’daki zorlu görevi için adaylığından bu yana Bathiliy’e tam ve sürekli destek verdiğini söylerken, BM Temsilcisi’nin parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini bu yıl bitmeden gerçekleştirme yönündeki samimi çabalarına övgüde bulundu. Muhammed el-Menfi, Twitter üzerinden şu açıklamayı yaptı:
“Yol haritasını, Berlin çıktılarını ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) tavsiye ve kararlarını Libya’nın egemenliğini, güvenliğini ve petrol istikrarını garanti eden, egemen ve ekonomik kurumlarını birleştiren, özgür ve adil seçimler gerçekleştirmek için ayrılmaz olarak siyasi tarafsızlığını garanti altına alacak şekilde tam olarak uygulamaya kararlıdır.”
Menfi ayrıca uzlaşı, kurumların birleşmesi ve adalet, şeffaflık ve tarafsızlık ilkeleri temelinde ön aşamadaki yetkilerin tamamlanması için uluslararası toplum, komşu ülkeler ve tüm Libya siyasi güçleri ve ilgili kurumlarla koordinasyonun sürdürüldüğüne dikkat çekti.
Diğer yandan Temsilciler Meclisi Sözcüsü Abdullah Bileyhik, Dibeybe hükümetini 2021’in sonunda yapılması planlanan seçimlerin gerçekleştirilememesinden sorumlu olmakla suçladı. Cumartesi akşamı yaptığı açıklamalarda, meclisin Libya krizini çözmek için geniş hatlar çizme çabalarını bir kez daha savunan Bileyhik, uluslararası toplumun cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin aynı anda yapılması konusunda anlaşmaya varması gerektiğine dikkat çekti.
Almanya’nın Trablus Büyükelçisi Michael Unmacht de siyasi partilere yönelik ‘Batili’nin seçim önerisine olumlu yaklaşma’ çağrılarına dahil oldu. Twitter üzerinden açıklamada bulunan Unmacht, Batili’nin Libya halkının özlemlerini yerine getirmeye yönelik açık mesajına tam desteğini ifade etti. Unmacht ayrıca, Libyalıların ve uluslararası aktörlerin, Libyalılara haklarını, meşru kamu kurumlarını, istikrar, barış ve refahlarını geri vermenin bir yolu olarak seçimlere ulaşmak için Libya’ya tam destek sağlamaları gerektiğini kaydetti. Söz konusu çağrı öncesinde de ABD büyükelçisi ve Libya Özel Temsilcisi Richard Norland, Libya siyasi partilerine Bathiliy’i dinleme ve ‘siyasi çıkmazı kıran bir çözümün nasıl parçası olabileceklerine odaklanma’ çağrısı yaptı.



Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
TT

Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, göreve başlamasının yıldönümünde Suriye haber ajansı SANA'ya göre bugün yaptığı açıklamada, Suriyelilerin "Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek kapsamlı bir kalkınmayla geleceği birlikte inşa edeceklerini" söyledi.

“X” platformunda yaptığı bir paylaşımda el-Şara şunları söyledi: “Suriye Arap Cumhuriyeti başkanlığı görevini üstlenmemin üzerinden bir yıl geçti. Bu süre zarfında, Suriye halkının her alanda gösterdiği fedakarlıkları ve sabrı hatırlıyorum ve Allah'tan bu emanete layık olmamı diliyorum.”

Şöyle devam etti: “Geleceği birlikte, sarsılmaz bir adalet, kalıcı istikrar ve kapsamlı bir kalkınma ile inşa edeceğiz; bu da Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek ve halkının özlemlerini karşılayacaktır.”

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, 29 Ocak 2025'te Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, "askeri operasyon komutanlığı ve Suriye devrimci güçlerinin geniş katılımıyla" Suriye devriminin zaferini ilan eden bir konferans düzenlendi.

SANA’nın haberine göre"konferans, Ahmed el-Şara'nın Cumhurbaşkanı olarak atanmasını, tüm askeri grupların ve devrimci siyasi ve sivil organların feshedilmesini ve devlet kurumlarına entegre edilmesini ilan ederek önemli bir dönüm noktası oldu."

Konferansta ayrıca 2012 anayasasının iptali, tüm istisnai yasaların askıya alınması, Beşşar Esed rejiminin ordusunun dağıtılması ve "Suriye ordusunun ulusal temeller üzerine yeniden inşası" ilan edildi.

Alınan kararlar arasında, Esed rejiminin güvenlik aygıtının dağıtılması ve yeni bir güvenlik kurumunun kurulmasının yanı sıra, Halk Meclisi, Arap Sosyalist Baas Partisi, Ulusal İlerici Cephe partileri ve bunlara bağlı örgüt, kurum ve komitelerin feshedilmesi ve herhangi bir isim altında yeniden kurulmalarının yasaklanması da yer alıyordu.


SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
TT

SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi, bugün (Cuma) ateşkes ve taraflar arasında askeri, güvenlik ve idari kurumların kademeli entegrasyonunu öngören kapsamlı bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Anlaşma kapsamında Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma kapsamında, temas hatlarındaki askeri birliklerin çekilmesi ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlandırılması öngörülüyor. Ayrıca, ağırlıklı olarak Kürtlerin liderliğindeki SDG bünyesinden tugaylar içeren bir askeri tümen kurulması kararlaştırıldı.

SDG, anlaşmanın maddelerini önce bir açıklamayla duyururken, Şam yönetimi daha sonra resmi medya aracılığıyla anlaşmayı teyit etti. Yeni düzenleme, SDG’den üç tugayı kapsayan bir askeri tümenin oluşturulmasını ve Kobani (Ayn el-Arab) güçlerinden bir tugayın Halep’e bağlı bir tümen içine alınmasını içeriyor.

frgty6u7
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurları (AFP)

Anlaşma metninde, “özerk yönetim” kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi ve sivil personelin statülerinin korunması da yer aldı.

Anlaşma metninde Metinde, yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınacağı da belirtiliyor.

Anlaşma hangi maddeleri içeriyor?

SDG’nin resmi internet sitesinde yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

“Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye Hükümeti Arasındaki Anlaşma Metni;

Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında, kapsamlı bir anlaşma uyarınca ateşkese varılmış; iki taraf arasındaki askeri ve idari güçlerin kademeli bir entegrasyon süreci üzerinde de mutabakata varılmıştır.

Anlaşma; askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesini, İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlo şehir merkezlerine girmesini ve bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılmasını, Suriye Demokratik Güçleri'nden üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulmasını ve buna ek olarak Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani güçleri için bir tugay kurulmasını kapsamaktadır.

Anlaşma ayrıca, sivil memurların kadrolarının korunmasıyla birlikte Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesini de içermektedir.

Ayrıca Kürt halkının medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınması konusunda da anlaşmaya varılmıştır.

Anlaşma, ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkeyi yeniden inşa etme çabalarını birleştirerek, Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgede tam entegrasyon sürecini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.”

Öte yandan, 24 Ocak’ta Şam ile SDG, aralarındaki ateşkesi 15 gün uzattıklarını ve görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştı.

Kürtlerin öncülüğünde, Arap savaşçıları da bünyesinde barındıran SDG, Suriye iç savaşında kilit bir rol oynadı. ABD desteğiyle DEAŞ’a karşı mücadele eden SDG, örgütü Suriye’de büyük ölçüde yenilgiye uğrattı. Bu süreçte, kuzey ve doğu Suriye’de petrol sahalarını da içeren geniş alanların kontrolünü ele geçirerek özerk bir yönetim kurdu. Ayrıca binlerce radikal unsuru gözaltında tuttu; Uluslararası Af Örgütü, Ağustos 2023’te bu sayıyı yaklaşık 10 bin olarak tahmin etmişti.

Ancak Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından, Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, ülkenin devlet güçleri altında birleştirilmesi hedefiyle SDG ile güçlerin ve kurumların entegrasyonu konusunda müzakerelere başladı. Görüşmeler zaman zaman tıkanırken, bir askeri çatışmanın ardından taraflar yeni bir anlaşmaya ulaştı.

Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma kapsamında SDG'den askeri tümen kurulacak, askeri ve idari güçlerin kademeli entegrasyonu sağlanacak ve Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma metnine göre, “askeri güçler temas hatlarından çekilecek ve Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri Haseke ile Kamışlo şehir merkezlerine girecek”. Ayrıca SDG'ye bağlı üç tugaydan oluşan bir askeri tümen kurulacak ve Kobani güçleri için de Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde ayrı bir tugay oluşturulacak.


ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
TT

ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)

ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) çalışanları, 2024’ün ilk aylarında, Gazze’nin kuzeyinde gıda ve tıbbi yardım eksikliğinin kritik boyutlara ulaştığına dair uyarılarını, dönemin ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki üst düzey yetkililere iletti. Şarku'l Avsat'ın Reuters’tan aktardığı habere göre, söz konusu uyarılar kurum içi yazışmalar yoluyla yapıldı.

Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırılarının ve İsrail’in Gazze’ye kara harekâtının üzerinden üç ay geçtikten sonra hazırlanan iç mesajda, Ocak ve Şubat aylarında iki aşamada bölgeye giden Birleşmiş Milletler çalışanlarının sahada gözlemlediği sarsıcı manzaralar ayrıntılı biçimde yer aldı.

frgtyu7
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da, hayır mutfağından pişmiş yemek almak için bekleyen Filistinliler, 28 Nisan 2025 (Reuters)

Çalışanlar, yollarda insan uyluk kemiği ve başka kemikler gördüklerini, araçlarda bırakılmış cesetlere rastladıklarını aktardı. Ayrıca özellikle gıda ve temiz içme suyu başta olmak üzere insani ihtiyaçlarda “felaket düzeyinde” bir eksiklik bulunduğunu vurguladılar.

Ancak Reuters’in görüştüğü dört eski yetkili ile incelenen belgelere göre, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Jack Lew ve yardımcısı Stephanie Hallett, telgrafların yeterli tarafsızlık içermediği gerekçesiyle ABD hükümeti içinde daha geniş biçimde dağıtılmasını engelledi.

Gazze’deki duruma resmî itiraf meselesi

Altı eski ABD’li yetkili, Şubat 2024’te gönderilen telgrafın, yılın ilk yarısında iletilen ve İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı nedeniyle sağlık, gıda, hijyen koşullarındaki hızlı bozulmayı ve toplumsal düzenin çöküşünü belgeleyen beş telgraftan biri olduğunu söyledi.

vf
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye’de, savaşta yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 6 Ocak 2026 (Reuters)

Reuters bu telgraflardan birini inceledi. Diğer dört telgrafın da Lew ve Hallett tarafından “tarafsızlık” kaygısıyla engellendiğini, içeriklerini bilen dört eski yetkili doğruladı.

Üç eski ABD’li yetkili, bu telgraflardaki ayrıntıların olağanüstü derecede sarsıcı olduğunu ve yönetim içinde geniş biçimde paylaşılsaydı üst düzey karar alıcıların dikkatini çekeceğini belirtti. Yetkililere göre bu durum, Biden’ın aynı ay yayımladığı ve ABD istihbarat ve silah tedarikini İsrail’in uluslararası hukuka uyumuna bağlayan ulusal güvenlik muhtırasına yönelik denetimi de sıkılaştırabilirdi.

O dönem USAID’de Batı Şeria ve Gazze’den sorumlu bilgi birimi başkan yardımcısı olan Andrew Hall, “Telgraflar insani bilgiyi aktarmanın tek yolu değildi; ancak büyükelçinin Gazze’deki gerçek durumu resmen kabul etmesi anlamına gelirdi” dedi.

ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği, bölgedeki diğer büyükelçiliklerden gelenler de dahil olmak üzere Gazze’ye ilişkin telgrafların çoğunun hazırlanması ve dağıtımını denetliyordu. Üst düzey bir eski yetkili, Büyükelçi Lew ve yardımcısı Hallett’in sık sık USAID yönetimine, telgraflardaki bilgilerin zaten medyada geniş biçimde yer aldığını söylediklerini aktardı.

Eski Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Biden’ın temsilcileri, söz konusu telgrafların hiçbir zaman ABD hükümetinin üst kademelerine ulaşmadığı iddiasına ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.

Gazze savaşı, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te düzenlediği ve 1.250’den fazla kişinin öldüğü saldırıların ardından başladı. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bini aştı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl eylülde Beyaz Saray’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yanında Gazze için barış planını açıklamış olsa da, çatışmalar durmadı. Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık 481 kişi daha öldürüldü.

Biden yönetiminin savaş boyunca İsrail’e verdiği destek, Demokrat Parti içinde derin bir bölünmeye yol açtı ve konu parti adayları açısından hâlâ çözülmüş değil. Reuters/Ipsos’un geçen ağustosta yaptığı ankete göre, Demokratların yüzde 80’inden fazlası İsrail’in Gazze’deki askerî karşılığının aşırı olduğunu ve ABD’nin açlık riskiyle karşı karşıya olan Gazze halkına yardım etmesi gerektiğini düşünüyor.