Pakistan polisi evine gaz bombası attığı İmran Han'ı gözaltına alamadı

Lahor'da Han'ı gözaltına almak isteyen polislerle, Han destekçileri arasındaki çatışmalar devam ediyor

Pakistan polisi ile İmran Han yandaşları arasında çıkan çatışmalardan (AP)
Pakistan polisi ile İmran Han yandaşları arasında çıkan çatışmalardan (AP)
TT

Pakistan polisi evine gaz bombası attığı İmran Han'ı gözaltına alamadı

Pakistan polisi ile İmran Han yandaşları arasında çıkan çatışmalardan (AP)
Pakistan polisi ile İmran Han yandaşları arasında çıkan çatışmalardan (AP)

Pakistan'da eski Başbakan İmran Han için çıkarılan gözaltı kararının ardından Lahor polisiyle, Han'ın partisi Pakistan Adaleti Hareketi (PTI) destekçileri arasında yaşanan çatışmalar ikinci gününe girdi.
Göstericilere tazyikli su ve biber gazıyla müdahale eden polis, İmran Han'ın konutunun önündeki güçlü direniş nedeniyle eski Pakistan liderini gözaltına alamadı.
34'ü polis 69 kişinin yaralandığı çatışmalarda Pakistan polisinin İmran Han'ın evinin içine de göz yaşartıcı gaz attığı ifade edildi. CNN'e konuşan Pakistanlı bir polis yetkilisi, konutun içerisindeki kişilerin silahlı olduğunu düşündüklerini söyledi.
Salı günü İslamabad'da bir mahkeme İmran Han hakkında, görevdeyken aldığı hediyeleri resmi olarak bildirmemek suçlamasıyla kefalet seçeneğinin olmadığı bir yakalama kararı çıkarmıştı. Bunun üzerine İslamabad'dan 6 kişilik bir polis ekibi Han'ı gözaltına almak için Lahor'a gönderilmişti.
Han, gözaltı kararının ardından destekçilerine sokağa çıkma çağrısı yapmıştı. Han, hakkındaki gözaltı kararının, nisanda yapılacak ara seçimlerde ve ekimdeki genel seçimde yarışmasını engellemek için alındığını söylemişti.

Han: Yaşananlar Londra planının bir parçası
Sabah 04.20'de destekçilerine bir konuşma yapan Han, "Polisin halkımıza saldırma şeklinin başka bir örneği yok. Az sayıda insana bu şekilde saldırma nedeniniz ne?" ifadelerini kullandı.
Hükümetin eski başbakan Navaz Şerif'e yönelik tüm suçlamaları düşürmeyi hedeflediğini belirten Han, "Bu Londra planının bir parçası. Orada, İmran'ı hapise koyalım, PTI'yi bitirelim ve Navaz Şerif'e karşı tüm suçlamaları düşürelim diye bir anlaşma imzaladılar" dedi.
70 yaşındaki eski Pakistan lideri televizyonlarda yayınlanan konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Polise beni cezaevine götürmek için geldi. Bana bir şey olursa, cezaevine girersem veya öldürülsem, bu milletin İmran Han olmadan da mücadeleye devam edeceğini kanıtlamak zorundasınız"
Han ayrıca Barolar Birliği Başkanı ile görüşerek mahkeme huzuruna çıkma taahhüdü verdiğini ancak güvenlik güçlerinin bu talebi reddettiğini söyledi.
Eski Pakistan lideri CNN'e yaptığı açıklamada ise, "Hukuka uygun bir yakalama kararı görmek istiyorum. Avukatlarım bunu görmek istiyor. Artık zaman meselesi. Beni tutuklayacaklarına eminim, buna hazırım. Buradaki niyeti biliyorum. Beni yarış dışı bırakmak istiyorlar. Beni oyunun dışına iterek seçimleri kazanmak istiyorlar" dedi.

Hükümet iddiaları reddediyor
Başbakan Şahbaz Şerif'in liderlik ettiği Pakistan hükümeti, İmran Han'a yönelik yürütülen soruşturmanın siyasi hedefler taşıdığı yönündeki iddiaları reddediyor.
Şahbaz Şerif konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Han hakkındaki yakalama kararının yargı tarafından verildiğini ve siyasi bir yanı olmadığını söyledi. 
Pakistan Enformasyon Bakanı Marriyum Aurangzeb ise, "Hükümetin, Han'ın tutuklanmasıyla bir ilgisi yok. Kararın seçimlerle de bir ilgisi yok. Polis sadece mahkeme emirlerini yerine getiriyor. İmran Han, güvenlik güçleriyle işbirliği yapmak yerine yasaları ve mahkeme kararlarını çiğniyor, gözaltına alınmamak için parti çalışanlarını kalkan olarak kullanıyor" şeklinde konuştu.

İmran Han hakkındaki suçlamalar
PTI lideri İmran Han, başbakanlık görevini yürüttüğü sırada yabancı devlet yetkililerinden kayıtsız şekilde hediye almak ve bunları satmakla suçlanıyor.
Geçen kasımda Punjab'da düzenlenen bir mitingde silahlı saldırıya uğrayan Han, o günden bu yana sağlık sorunlarını gerekçe göstererek hakkındaki davalara katılmıyordu.
Geçen hafta İslamabad'a giderek üç duruşmaya katılan Han, hediye davası olarak bilinen dördüncü duruşmaya katılmamıştı. Han, davaya katılmadığı için hakkındaki yasal süreç başlatılamamıştı. Bunun üzerine mahkeme, Han'ın 18 Mart'ta yapılacak duruşmaya katılması için bir yakalama kararı çıkarttı.
Eski Pakistan liderinin avukatları Han'ın güvenlik endişeleri nedeniyle duruşmalara çevrimiçi olarak katılmasını talep ediyor.
Ekimde yapılacak genel seçimler öncesinde Pakistan siyaseti istikrarsız günler geçirirken, IMF'den yardım paketi bekleyen ülkedeki ekonomik kriz de giderek derinleşiyor. Bunlara ek olarak, ülke genelinde polis merkezlerine Pakistan Talibanı tarafından düzenlenen saldırıların güvenlik endişelerini körüklediğini söylemek de mümkün.



Japonya, Rusya'nın istihbarat toplama platformu haline geldiği yönündeki suçlamaların ardından casuslukla mücadele önlemlerini sıkılaştırıyor

Tokyo'daki Japonya Merkez Bankası genel merkezi (Reuters)
Tokyo'daki Japonya Merkez Bankası genel merkezi (Reuters)
TT

Japonya, Rusya'nın istihbarat toplama platformu haline geldiği yönündeki suçlamaların ardından casuslukla mücadele önlemlerini sıkılaştırıyor

Tokyo'daki Japonya Merkez Bankası genel merkezi (Reuters)
Tokyo'daki Japonya Merkez Bankası genel merkezi (Reuters)

Japon hükümeti, yabancı istihbarat faaliyetlerine karşı kapasitesini güçlendirme ihtiyacının arttığını kabul etti. Bu açıklama, The New York Times gazetesinde yayımlanan ve Rusya'nın Japonya'yı "casuslar için bir üs" ile Ukrayna savaşında kullanılan silahların üretiminde yer alan bileşenlerin temin edildiği başlıca kanallardan biri hâline getirdiğini öne süren haberin ardından geldi.

Pazar günü yayımlanan haberde, Moskova'nın Japonya'nın karşı casusluk sistemindeki zafiyetlerden yararlanarak ülkeyi hem istihbarat toplama merkezi hem de sivil ve askerî amaçlarla kullanılabilen çift kullanımlı teknolojilerin temin edildiği bir platform olarak kullandığı iddia edildi.

Japonya Kabine Baş Sekreteri Minoru Kihara, ülkesinin güvenlik ortamının hızla değiştiğinin farkında olduğunu belirterek, özellikle ulusal güvenliği etkileyebilecek bilgi ve teknolojileri ele geçirmeye yönelik girişimler karşısında yabancı istihbarat faaliyetleriyle mücadelenin her zamankinden daha acil hâle geldiğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın The Guardian’dan aktardığına göre Kihara, Amerikan gazetesindeki iddialara doğrudan yanıt vermekten kaçınırken, hükümetin bu konuyu "daha kararlı ve daha sert" bir yaklaşımla ele alacağını belirterek, Tokyo yönetiminin güvenlik önlemlerini sıkılaştırmaya hazırlandığı mesajını verdi.

Bu doğrultuda Japon Parlamentosu, bu yıl içerisinde istihbarat kurumları arasındaki koordinasyonu sağlayacak yeni bir ulusal istihbarat biriminin kurulmasının önünü açan bir yasayı kabul etti. Düzenleme, farklı güvenlik kurumları arasındaki görev dağınıklığını gidermeyi, bilgi paylaşımını hızlandırmayı ve tehditlere karşı müdahale kapasitesini artırmayı amaçlıyor.

Habere göre Ukraynalı yetkililerin değerlendirmeleri, Rusya'nın kullandığı füze ve insansız hava araçlarının (İHA) yaklaşık yüzde 90'ında Japon üretimi bileşenler bulunduğunu ve bu parçaların dolaylı tedarik ağları üzerinden Rusya'ya ulaştırıldığını ortaya koyuyor.

Haberde ayrıca, Japonya'daki Rus istihbarat faaliyetlerinin, Tokyo'daki Rus hava yolu şirketi Aeroflot ofisinde resmî görev kisvesi altında çalışan bir istihbarat görevlisi tarafından koordine edildiği iddia edildi. Aeroflot'un en büyük hissedarı Rus hükümeti konumunda bulunuyor.

Doğrudan Rusya'ya yönelik ihracat kısıtlamalarının ardından tedarik ağlarının Vietnam, Özbekistan ve Sri Lanka gibi üçüncü ülkelerde faaliyet gösteren aracı şirketler üzerinden teknik bileşenleri Rusya'ya ulaştırdığı, böylece Batı yaptırımlarının aşılmaya çalışıldığı öne sürüldü.

Haberde, 2022 yılında Rusya'nın Ukrayna'yı kapsamlı şekilde işgal etmesinin ardından Batılı ülkelerden sınır dışı edilen yüzlerce Rus istihbarat görevlisinin bir bölümünün Japonya'ya yöneldiği ifade edildi. Bu kişilerin, Japonya'nın gelişmiş teknoloji sektöründen ve Batılı ülkelere kıyasla daha gevşek olduğu öne sürülen karşı casusluk mevzuatından yararlandığı ifade edildi. Haberde söz konusu yasal çerçevenin, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Japonya'ya getirilen sınırlamaların bir mirası olduğu değerlendirmesine yer verildi.

Haberde görüşlerine yer verilen iktidardaki Liberal Demokrat Parti milletvekili ve sanayi casusluğu davalarında görev yapmış eski savcı Akihisa Shiozaki, "Gerçek anlamda bir kriz duygusu var" ifadelerini kullandı. Shiozaki'nin sözleri, Japon siyasi ve güvenlik çevrelerinde yabancı casusluk faaliyetlerinin artmasından ve bunun ülkenin ulusal güvenliği ile teknolojik üstünlüğü üzerindeki olası etkilerinden duyulan endişeyi yansıttı.


Bangkok'taki bir barda çıkan yangında 27 kişi hayatını kaybetti

Bangkok'un genel görünümü (Arşiv- Reuters)
Bangkok'un genel görünümü (Arşiv- Reuters)
TT

Bangkok'taki bir barda çıkan yangında 27 kişi hayatını kaybetti

Bangkok'un genel görünümü (Arşiv- Reuters)
Bangkok'un genel görünümü (Arşiv- Reuters)

Associated Press'in (AP) Taylandlı yetkililere dayandırdığı habere göre, başkent Bangkok'ta bir eğlence mekânında dün gece yerel saatle 13 Temmuz Pazartesi) çıkan yangında en az 27 kişi hayatını kaybetti.

Haberde, Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul'un yangının çıkış nedeninin henüz belirlenemediğini ve olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü açıkladığı belirtildi.


Kuzey Kore: Üst düzey bir askeri yetkili, yolsuzluk iddiaları nedeniyle iktidardaki partiden ihraç edildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)
TT

Kuzey Kore: Üst düzey bir askeri yetkili, yolsuzluk iddiaları nedeniyle iktidardaki partiden ihraç edildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, rüşvet aldığı gerekçesiyle iktidardaki İşçi Partisi'nden ihraç edilen üst düzey bir askeri yetkiliyi "siyasi suç" işlemekle itham etti. Resmi devlet medyasında bugün yer alan haberlere göre, Kim bu sert açıklamayı bizzat yaptı.

Devlete ve halka karşı ihanet

Şarku’l Avsat’ın KCNA’dan aktardığına göre lider Kim Jong-un, Pyongyang'da dün düzenlenen İşçi Partisi ve ordu ortak toplantısında konuştu. Toplantıda, Kore Halk Ordusu Genel Siyasi Bürosu eski müdür yardımcılarından Pak Hy-chol'ün karıştığı yolsuzluk dosyası masaya yatırıldı.

Pak'ın "büyük miktarlarda rüşvet aldığı" ve "sefahat içinde bir yaşam sürdüğü" belirtilirken, partinin Pak'ı merkez liderlik organından ihraç ederek yargılanmak üzere ilgili makamlara sevk ettiği açıklandı.

Kim Jong-un'un konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeler öne çıktı:

"Bu, partinin disiplin oluşturma yaklaşımına karşı işlenmiş siyasi bir suçtur; devletin ve halkın çıkarlarını hedef alan kasıtlı bir zimmete para geçirme ve yağmalama eylemidir."

Kuzey Kore'nin oldukça kapalı ve otoriter yönetim sisteminde, üst düzey yetkililerin lider tarafından bu denli sert ve kamuoyu önünde doğrudan eleştirilmesi alışılmadık bir durum olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür açıklamaların parti ve ordu içindeki kontrolü sıkılaştırma ve disiplin sağlama amacıyla kullanıldığına dikkat çekiyor.