ABD'nin California eyaleti "atmosferik nehir" denilen hava şartları ile boğuşuyor

ABD'nin California eyaletinde, aşırı yağmur ve kar yağışı şeklindeki şiddetli hava olayları nedeniyle yüz binlerce kişinin sel baskını riski altına olduğu belirtildi.

AA
AA
TT

ABD'nin California eyaleti "atmosferik nehir" denilen hava şartları ile boğuşuyor

AA
AA

"Atmosferik nehir" adı verilen ve geçen yıl aralık ayından bu yana 11 kez etkili olan hava olaylarının sonuncusu, önceki gün başlayarak şiddetli kasırga kuvvetindeki fırtınalarla hasara yol açtı.
Ulusal Meteoroloji Servisi, San Francisco'da rüzgarın hızının saatte 120 kilometreye, Santa Clara ve Alameda bölgelerinde ise saatte 150 ila 160 kilometreye ulaştığını açıkladı.
Kuvvetli rüzgarlar nedeniyle, San Francisco'daki toplu taşıma sisteminde aksaklıklar yaşanırken, birçok gökdelenin camları kırıldı, ağaçlar ve elektrik direkleri devrildi.
PowerOutage sitesine göre, şiddetli fırtına ve aşırı yağışlar nedeniyle, çoğu Santa Clara bölgesinde olmak üzere eyaletin orta ve kuzey kesimlerinde 330 binden fazla ev ve iş yeri elektriksiz kaldı.
California Valisi Gavin Newsom, geçen hafta açıkladığı olağanüstü hal ilanını eyaletteki 43 bölgeden 58'e çıkarırken, eyalet genelinde yaklaşık 30 milyon kişinin sel baskını uyarısı altında olduğunu bildirdi.
California Valiliği Acil Durum Hizmetleri de, aşırı yağışlar nedeniyle eyalet genelinde 70 binden fazla kişinin tahliye uyarısı, yaklaşık 27 bin kişinin de tahliye emri altında olduğu bilgisini paylaştı.
Monterey bölgesindeki Pajaro Nehri'nin taşmasından dolayı büyük bir alan sular altında kalırken, civardaki 8 bin 500 kişi tahliye edildi ve bine yakın kişi sığınaklara yerleştirildi.
California Su Kaynakları Departmanı, eyaletin yüksek kesimlerinden güney Sierra Nevada bölgesinde, mevsimsel ortalamanın yüzde 260 üzerinde, şimdiye kadarki en büyük kar yığılmasının kaydedildiğini duyurdu.

Gelecek hafta yeni bir atmosferik nehir dalgası daha geliyor
Ulusal Hava Durumu Servisi, fırtına ve yağışların bugünden itibaren hafifleyeceğini, ancak gelecek hafta yeni bir atmosferik nehir hava olayının eyalette etkili olacağı konusunda uyardı.
California eyaleti, aralıktan bu yana art arda gelen 11 atmosferik nehir denilen şiddetli hava dalgalarına maruz kaldı. Pasifik Okyanusu'ndan gelen uzun nem bulutları ile kar fırtınası koşulları oluşturan arktik havayla beslenen güçlü hava olayları, eyalette aşırı yağmur, fırtına ve yüksek noktalardaki kar yağışına sebep oldu.
ABD medyasındaki derlemelere göre, atmosferik nehirlerin neden olduğu şiddetli hava şartları nedeniyle oluşan sel ve toprak kaymalarında şimdiye kadar 22 kişi hayatını kaybetti.
California'daki atmosferik nehirlerin yanı sıra, ayrıca arktik hava koşulları ülkenin orta kuzey kesimleri ile kuzeydoğu eyaletleri New York, New Hampshire ve Massachusetts'te yaklaşık 1 metreye varan kar yağışı olarak etkili oldu.
Meteoroloji uzmanları, 21-23 Mart tarihlerinde, California'nın çoğu kesiminde, yeni bir atmosferik nehir hava dalgasının daha etkili olmasının beklendiğini ifade ediyor.
Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), atmosferik nehirlerin tipik olarak 3 ila 5 kilometre yükseklikte, 400 ila 600 kilometre genişliğinde olduğunu ve binlerce kilometreye kadar uzayıp yol alabileceğini kaydediyor.
Uzun ve dar hava koridoru şeklinde sıcak okyanus üzerinde oluşan atmosferik nehirler karaya ulaştığında kasırga benzeri şiddetli hava koşullarına neden oluyor.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.