TikTok'u yasaklayan tüm ülkeler

ABD yönetimi TikTok'u ülke genelinde yasaklama planları yapıyor

TikTok'a getirilmesi planlanan yasakların temel gerekçesi veri güvenliği (Reuters)
TikTok'a getirilmesi planlanan yasakların temel gerekçesi veri güvenliği (Reuters)
TT

TikTok'u yasaklayan tüm ülkeler

TikTok'a getirilmesi planlanan yasakların temel gerekçesi veri güvenliği (Reuters)
TikTok'a getirilmesi planlanan yasakların temel gerekçesi veri güvenliği (Reuters)

ABD'de Joe Biden yönetimi sosyal medya uygulaması TikTok'un Çinli sahiplerinin şirketi elden çıkarması için baskıyı artırırken, Beyaz Saray da uygulamanın ABD'de yasaklanması için yeni bir düzenleme üzerinde çalışıyor.
ABD'nin yasak hazırlığı, son aylarda birçok ülkenin TikTok'a yönelik uygulamaya koyduğu sınırlama kararlarının son halkası. Sınırlama yoluna giden ülkeler, uygulamanın vatandaşlarının verilerine erişmesinden veya Pekin merkezli propagandaya maruz kalmasından endişe ediyor. 
Ancak yasaklar Çin hükümeti kadar, ifade özgürlüğü savunucularının da tepkisini çekiyor. TikTok'un sahibi ByteDance şirketi ise bir hükümet kurumu tarafından yönetilmediğini hatırlatarak, şirketin uluslararası yatırımcılara da sahip olduğunu vurguluyor.
Dünyada uygulanan TikTok yasaklarından bazıları ise şu şekilde:
Hindistan
TikTok, Hindistan'da ilk olarak 2020'de yasaklanmış, yasak 2021'de kalıcı hale gelmişti. Yasak kararı Himalayalar'da Çin ordusu girilen çatışmada 20 Hint askerinin öldürülmesinin ardından gelmişti. Hindistan olayın ardından içerisinde TikTok'un olduğu 50'den fazla uygulamayı yasaklamıştı.
ABD
2020'de şirketle ABD arasındaki ipler gerilince, Trump yönetimi TikTok indirmenin yasaklanması için adımlar atmış ancak yasak kararı mahkemeden dönmüştü. Biden yönetimi döneminde de devam eden gerilimin ardından Beyaz Saray, geçen ay tüm hükümet kurumlarına 30 gün içerisinde uygulamanın tüm hükümet bağlantılı telefonlardan silinmesi talimatını verdi.
Kanada
ABD hükümetinin geçen ay yaptığı açıklamadan kısa bir süre sonra Kanada, tüm hükümet bağlantılı telefonlarda TikTok'u yasakladı. Kanada hükümeti yasağa gerekçe olarak TikTok'un kabul edilemez düzeyde mahremiyet ve güvenlik riski oluşturmasını gösterdi.
Tayvan
Tayvan yönetimi aralıkta TikTok'u tüm hükümet bağlantılı telefonlarda yasaklamıştı. Bugünlerde ise Pekin'le artan tansiyon nedeniyle Tayvan uygulamaya ülke çapında bir yasak getirmeyi düşünüyor. Bunun için Hindistan örneğini inceleyen yetkililer, yasağın sonuçlarına ilişkin somut bir veri elde edemedi. Yasak gelse dahi birçok kişinin yasağın etrafından dolaşacak çözümlere yöneleceği düşünülüyor.
Avrupa Birliği
Geçen aylarda Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu ve AB Konseyi'nin tüm çalışanlarına TikTok kullanmak yasaklandı. Yasağa gerekçe olarak siber güvenlik tehditleri ve kurumları siber saldırılardan koruma çabası gösterildi.
Birleşik Krallık
Britanya hükümeti mart ayı içinde tüm hükümet bağlantılı cihazlarda TikTok kullanılmasını yasaklamıştı. Hükümet yetkilileri kararın ihtiyatlı bir karar olduğunu, hassas hükümet bilgilerinin öncelik olduğunu açıklamıştı.
Endonezya
Endonezya, 2018'de pornografi, uygunsuz içerik ve kutsallara hakaret gibi nedenlerle TikTok'u yasaklamıştı. Yasak, uygulamanın sansür uygulamayı kabul etmesinin ardından bir hafta içinde kaldırılmıştı.

Independent Türkçe, Washington Post



Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
TT

Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Japonya'nın enerji ve temel madenler projelerine yaptığı ilk yatırımları duyurdu. Bu açıklama, Başbakan Sanae Takaichi'nin ABD ziyaretinden önce iki ülke arasında ticaret anlaşmasının ilerletilmesi kapsamında yapıldı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapma taahhüdü olan 550 milyar dolarlık yatırımların ilk aşamasına resmi ve mali olarak adım atıyor" dedi. Bu yatırımların üç projeyi kapsadığını açıkladı: biri Teksas'ta petrol ve doğalgaz, diğeri Ohio'da elektrik üretimi ve üçüncüsü Georgia'da nadir toprak mineralleriyle ilgili.

12 Şubat'ta Japon basını, toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık bir yatırım için üç proje hakkında ileri düzeyde görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

Trump, projelerin gümrük vergileri olmadan hayata geçmeyeceğini savundu. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya için çok heyecan verici ve tarihi bir dönem" ifadesini kullandı.

İki ülke, temmuz ayı sonunda, ABD'nin ithal Japon mallarına %15 gümrük vergisi uygulayacağı ve karşılığında Japon şirketlerinin toplam 550 milyar dolarlık yatırım yapacağı bir ticaret anlaşması imzaladıklarını duyurmuştu.

Protokol, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yatırımlarının nereye yönlendirileceğine ilişkin kararın Washington'a ait olduğunu öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ortak bir Japon-Amerikan komitesi önerilen projeleri inceleyecek, ancak nihai karar Trump'a ait olacak.

Projeler seçildikten sonra, Tokyo'dan 45 gün içinde gerekli fonu sağlaması istenecek. Protokole göre, Japonya yatırımının değerini geri kazanana kadar, Japonlar ve Amerikalılar her projenin karını eşit olarak paylaşacaklar.


Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.