Tarık Salih: Husilerle savaş varoluşsaldır

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih (SABA)
TT

Tarık Salih: Husilerle savaş varoluşsaldır

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih (SABA)

Husilere karşı savaşı her seviyede varoluşsal bir savaş olarak tanımlayan Yemen Başkanlık Konseyi Üyesi Tarık Salih, Husilerin ‘haydutluğuna’ ve Yemen kimliğini yok etme niyetlerine dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, aldıkları bölgesel ve uluslararası destekle, bölgesel ivme ve nispeten mevcut sakinlik temelinde Yemen krizine kalıcı çözümler bulmayı amaçlıyor.

Husi milislerin darbeden ve Yemen ordusunun depolarından yağmaladıkları ağır silahlar dahil olmak üzere bu yöndeki kazanımlarından vazgeçmeyeceği düşünülüyor. Milisler Yemen hükümetine karşı uzlaşmazlıklarını ve ekonomik savaşlarını sürdürdükleri taktirde yeni bir çatışma sürecini ihtimal dahilinde bulunduran gözlemciler, grubun siyasi fırsatları boşa harcama ve sözleşmelere uymama konusundaki uzun geçmişine değiniyor.

Resmi medyaya göre, Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih silah sesleri geçici olarak kesilse dahi terörist Husi milislerle savaşın çeşitli seviyelerde devam ettiğini ve devam edeceğini vurguladı.

Taiz’in batısında yer alan el-Muha’daki Yahtel bölgesinde halk ile bir araya gelen Salih, Husi milisleriyle savaşın cehalete, yoksulluğa, hastalığa ve geri kalmışlığa karşı varoluşsal bir savaş olduğunu vurgulayarak, “Bizim savaşımız varoluşsal, entelektüel ve tarihseldir. Bir medeniyet savaşıdır. İdeoloji savaşıdır” ifadelerini kullandı.

Tüm Yemenlilerin bazı sabitler üzerinde bir araya geldiğine, ancak Husilerin Humeyni devriminden ithal ettikleri ‘inanç kimliği’ ile bunları etkisiz hale getirmeye çalıştıklarına dikkat çeken Salih, Sana sokaklarının Devrim Muhafızları liderlerinin resimleriyle İran sokaklarının bir kopyasına haline geldiğini hatırlattı.

Aralık 2017’de Husiler tarafından öldürülen eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih'in yeğeni Tarık Salih, Husi milis liderlerini bugün meşru hükümetin elinden kaçırılan Sana şehri örneğinde olduğu gibi insanların topraklarını ve mallarını yağmalamaya çalışan bir grup hırsız olarak tanımladı. Aser, Beni Matar ve el-Hima'da insanların topraklarına el koyduklarını hatırlattı.

Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği son brifingde, kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşma yönünde bölgesel ivmenin yakalanması çağrısında bulunan Grundberg, aylar süren görece sakinliğin ve ateşkesin ardından şiddete dönüş olasılığına dair endişelerini dile getirmişti.

“Yemen, zor ekonomik ve insani koşullara rağmen ateşkesin kazanımlarından yararlanmaya devam ediyor” ifadelerini kullanan Grundberg, konuştuğu Yemenlilerin daha fazlasını başarmayı umduklarını ve çatışmaya kapsamlı bir çözüme doğru ilerlemenin bir yolunun bulunması gerektiğini söylemişti.

Başta Marib ve Taiz olmak üzere birçok cephede çatışmaların artmasından endişe duyan Grundberg, bu kritik dönemde azami itidal çağrısında bulunmuştu.

Suudi Arabistan ile İran’ın Çin'in himayesinde anlaşmasına atıfta bulunarak Yemenli tarafları yenilenen bölgesel ivme fırsatını değerlendirmeye, müzakerelere elverişli bir ortamı korumaya, tartışmaların meyve vermesi için gerekli zaman ve mekana imkan sağlamaya çağıran Grundberg, “Sabırsızlık, yeni bir şiddet döngüsüne dönme riskini taşıyabilir” vurgusunda bulunmuştu.

Yemen hükümeti İran'ı Husilerin darbesinin arkasında durmak, ülkeyi zorla kontrol etmeleri, ekonomik ve kültürel olarak Yemenlilere savaş açmaya devam etmeleri için onları para ve silahla desteklemek, uluslararası denizciliği ve küresel ekonomiyi tehdit etmekle suçluyor.

Suudi Arabitan ile İran arasındaki anlaşmanın ardından Yemen sokağında bir iyimserlik hâkim. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Yemen’de bu gelişmenin bir anlaşmaya varılması yönünde Husilerin İran'dan koparılmasını sağlayacağına inanıyor. Bir kesim ise Husi milislerin ülkede iktidarı zorla ele geçirme ve darbenin temellerini sağlamlaştırma projesini durdurmayacağını düşünüyor.
 



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.


Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
TT

Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand dün yaptığı açıklamada, Kanada'nın Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları, mal ithalat ve ihracatı, yatırım faaliyetleri, finansal ve diğer hizmetlerin sağlanmasıyla ilgili kısıtlamaları hafifletecek şekilde değiştirdiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "Değişiklikler ayrıca, Suriye ile ilgili yaptırım listelerinden 24 kuruluşu ve bir kişiyi çıkarıyor; amaç, ekonomik faaliyetin önündeki engelleri azaltmak ve Suriye'nin toparlanması için kritik öneme sahip kilit sektörlerdeki devlet bağlantılı kuruluşlarla işlemleri kolaylaştırmaktır."


Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
TT

Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor

Irak'ta yayınlanan ve bir platformu tanıtan Ramazan reklamı, şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri'nin yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir görüntüde, Başbakan Muhammed Şiya es Sudani'ye ofisinde çay ikram ederken gösterilmesi nedeniyle geniş çaplı eleştirilere yol açtı. Bu sahne, "Arapların en büyük şairi" olarak nitelendirilen el-Cevahiri'ye hakaret olarak değerlendirildi.

"Birleşik Irak" başlıklı reklamda, monarşinin merhum Başbakanı Nuri el-Said de eski Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile benzer bir pozda yer alarak, "sembollerin ticari amaçlarla istismar edilmesi" konusundaki tartışmayı daha da derinleştirdi.

Başbakan içeriği reddetti ve acil soruşturma emri vererek yapımcıya dava açmakla tehdit etti; platform ise yaptığı basın açıklamasında, çalışmanın resmi onaylarla gerçekleştirildiğini ve saldırının "ideolojik güdümlü" olduğunu belirtti.

Yazarlar Birliği, ulusal sembolleri ilgilendiren "tehlikeli bir emsal" olarak nitelendirdiği durumu kınarken, Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar "reklamın hazırlanmasında yetkililerin de rolü olduğuna" işaret etti.