Birleşik Krallık'taki dişçi sırasını gören mülteci çocuk ve annesi Ukrayna'ya gitti

"Buradaki doktorlar iyi ama kuyruklar yüzünden durum kötü"

Rusya-Ukrayna Savaşı (AP)
Rusya-Ukrayna Savaşı (AP)
TT

Birleşik Krallık'taki dişçi sırasını gören mülteci çocuk ve annesi Ukrayna'ya gitti

Rusya-Ukrayna Savaşı (AP)
Rusya-Ukrayna Savaşı (AP)

7 yaşındaki Ukraynalı bir kız çocuğu, Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Servisi'nin (NHS) bekleme listesi çok uzun olduğundan diş tedavisi için annesiyle birlikte Ukrayna'ya gitti.
Lisa ve annesi Oksana Martirosova, İskoçya'nın Aberdeenshire bölgesinde mülteci olarak yaşıyor. Ukrayna'da bir dişçiye gitmek için Polonya'ya uçmaları, daha sonra da savaştan zarar görmüş ülke boyunca 15 saatlik bir otobüs yolculuğu yapmaları gerekti.
The Press & Journal'a konuşan Martirosova "Lisa'nın ağrısı korkunçtu, antibiyotiklerle birkaç ay bekleyemezdi. Gerçekten korkuyor ve titriyordu; ona her gün ağrı kesici vermem gerekti" dedi.
Lisa'nın annesi şöyle ekledi:
"Bizim ülkemizde bu acil bir durum olurdu ve birkaç ay sonra değil, aynı gün ya da ertesi gün hastaneye giderdiniz. Bu saçmalık çünkü çok ciddi sorunlara yol açabilir. Küçük çocukları olanların bu sorunla nasıl yaşadığını bilmiyorum. Buradaki doktorlar iyi ama kuyruklar yüzünden durum kötü."
The Independent'ın haberine göre, NHS hizmetlerini bekleme sürelerinin Birleşik Krallık (BK) genelinde hızla artmasıyla, bazıları "sistemin bozulduğunu" söylüyor.
Sağlık hizmetini yetkilendirilmiş bölgesel hükümetin kontrol ettiği İskoçya'da da durum aynı. İskoçya Kamu Sağlığı Kurumu'nun yakın zamanda yayımladığı bir raporda, 6 bin 856 kişinin iki yıldan uzun süredir hastanede tedavi görmeyi beklediği tespit edildi.
Bazı gelişme işaretleri de var. Eylül 2022'de, iki yıldan uzun süredir bekleyenlerin sayısı 7 bin 282'ydi.
Ancak birçok kişi hâlâ bu durumun kabul edilemeyeceğini düşünüyor.
Martirosova'nın ailesinin geçen yıl vize almasına yardım eden, İşçi Partili İskoç Parlamentosu Üyesi Michael Marra, Daily Mirror'a konuşarak durumdan ötürü İskoç Ulusal Partisi (SNP) hükümetinin Sağlık ve Sosyal Hizmet Bakanı Humza Yousaf'ı suçladı.

"Humza Yousaf'ın NHS'yi feci şekilde yönetmesi çok ama çok fazla kişi için umutsuz bir durum yarattı. Mültecilerin tıbbi tedavi için savaştan zarar görmüş bir ülkeye geri dönmek zorunda kalması tam anlamıyla akla ziyan bir şey. Astronomik bekleme süreleri, hastaları acilen ihtiyaç duydukları tedaviyi almak için aşırıya kaçmaya zorluyor."

İskoç Hükümeti sözcüsü, The Mirror'a "Yerinden edilmiş tüm Ukraynalıların sağlığı ve refahı öncelik olmaya devam ediyor" dedi.

"Öte yandan NHS'nin karşılaştığı zorluklar İskoçya'ya özgü değil ve BK'nin geri kalanında da hissediliyor. İskoç Hükümeti bu baskılarla ilgilenmek ve onları hafifletmek için destek hizmetlerine odaklanmış durumda ve pandeminin yol açtığı, planlı sağlık randevusu yığılmalarını temizlemeye çalışıyoruz."



Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
TT

Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Nuri el-Maliki'yi Irak hükümetinin başına getirmeyi reddetmesi, "Koordinasyon Çerçevesi" ittifakının hesaplarını alt üst eden siyasi bir depreme dönüştü.

El-Maliki, "açık Amerikan müdahalesi" olarak nitelendirdiği durumu reddetti ve "koordinasyon çerçevesi" anlaşmasına dayanarak adaylığının devam edeceğini teyit etti; tehditlerin devletler arası ilişkilerle bağdaşmadığını vurguladı.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, El-Maliki'nin iktidara dönmesi halinde ABD'nin Irak'a desteğini keseceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Maliki liderliğindeki İslami Davet Partisi yaptığı açıklamada, "Çerçeve kararında bir boşluk açılmasının siyasi süreci bu karmaşaya sürükleyeceğini" belirterek, "tüm bileşenlerden uzman siyasi güçleri bağımsız Irak ulusal kararını savunmaya" çağırdı.

"Çerçeve" liderleri, dün gece Bağdat'ta düzenlenen acil toplantının ardından, ABD başkanının açıklamalarının "egemenliğin ihlali" teşkil ettiğini belirterek, Maliki'nin yeni hükümetin başına geçmesi yönündeki desteklerini yinelediler. Eski Başbakan Haydar el-Abadi, krizin "akılcı ve sorumlu bir şekilde" ele alınması ve istikrarı koruyacak şekilde zorluklarla başa çıkılması çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak, "çerçevedeki seçeneklerin sınırlı ve maliyetli hale geldiğini" belirterek, "şu an alınacak herhangi bir kararın iç ve dış yankıları olacağını" belirtti. Kaynak, ancak parti liderlerinin "mevcut krizden uygun bir çıkış yolu bulmalarını sağlayacak yeni mekanizmalar" üzerinde anlaşacaklarını öngördü.


Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
TT

Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)

ABD Başkanı Donald Trump dün İran'ı anlaşmaya varmak için zamanın daraldığı konusunda uyardı ve anlaşmaya varılmaması halinde bir sonraki saldırının çok daha şiddetli olacağı tehdidinde bulundu. Tahran ise gerilimi kontrol altına almak için bölgesel diplomatik çabalar sürerken, "tehdit altında" müzakere etmeyi reddettiğini yineledi.

Trump, "İran'a doğru ilerleyen devasa filo hazır, hazırlıklı ve gerekirse görevini hızlı ve güçlü bir şekilde yerine getirebilecek kapasitede" diyerek Tahran'ı "nükleer silahlar olmadan adil ve hakkaniyetli bir anlaşmaya varmak için hızla müzakere masasına oturmaya" çağırdı ve "Zamanın daraldığını" vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise dün yaptığı açıklamada İran'ın "her zamankinden daha zayıf" olduğunu belirterek, protestoların yeniden başlayacağını öngördü. Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde yaptığı konuşmada, İran rejiminin "protestocuların temel taleplerine yanıt verecek hiçbir yolu olmadığını" ifade etti.

Bölgesel olarak, gerilimi azaltmak için temaslar yoğunlaştı; diplomatik yolun önceliği ve Washington ile Tahran arasında diyaloğun yeniden başlatılması vurgulandı. Öte yandan, İran Yüksek Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani, "sınırlı saldırı diye bir şey yoktur" uyarısında bulunarak, herhangi bir askeri eylemin "savaşın başlangıcı" olarak değerlendirileceğini ve "acil ve kapsamlı" bir cevapla karşılanacağını vurguladı.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran güçlerinin "tamamen hazır" olduğunu belirterek, baskıdan uzak, "adil ve eşitlikçi" bir nükleer anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını yineledi.

İran Genelkurmay Başkan Yardımcısı Habib Seyyari de Washington'un "silahlı diplomasiye" başvurmasına karşı uyararak, ülkesinin ABD filosuna zarar vereceğini vurguladı.


İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
TT

İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın iletişim ve medya işlerinden sorumlu yardımcısı Mehdi Tabatabai dün yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanının "tahrif ve yanlış istatistiklere yanıt olarak" son ulusal protestoların kurbanlarının isimlerinin yayınlanmasını emrettiğini söyledi.

Bu açıklama, pazar günü Time dergisinde iki İranlı yetkiliye atıfta bulunarak yayınlanan ve yalnızca 8 ve 9 Ocak tarihlerindeki protestolarda 30 bin kişinin öldürülmüş olabileceğini belirten bir haberin ardından geldi.

İran'daki huzursuzluk, 28 Aralık'ta çarşı esnafının ekonomik koşullar ve enflasyona karşı protestolarıyla başladı ve daha sonra İran geneline yayılarak rejimin yıllardır karşılaştığı en büyük muhalefet dalgasını oluşturdu.

Tabatabai, X'te yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda, son trajik olayların tüm kurbanlarının isimleri ayrıntılı olarak kamuoyuna açıklanacak. Çelişkili bilgi veya iddiaları kapsamlı bir şekilde incelemek ve doğrulamak için de bir mekanizma oluşturuldu" dedi. Tabatabai,  "Bu önlem, sahtekarlığa ve yanlış istatistiklere karşı açık bir yanıttır" ifadesini kullandı.