Iraklı milletvekilleri seçim yasasını değiştirmek için gece vakti oy kullandı

Sadr destekçileri ve müttefiklerinin muhaliflerinin gösterilerinden kaçınmak için

Seçim yasasında yapılan değişikliğe karşı Şubat ayı sonlarında yapılan protestolardan bir kare (EPA)
Seçim yasasında yapılan değişikliğe karşı Şubat ayı sonlarında yapılan protestolardan bir kare (EPA)
TT

Iraklı milletvekilleri seçim yasasını değiştirmek için gece vakti oy kullandı

Seçim yasasında yapılan değişikliğe karşı Şubat ayı sonlarında yapılan protestolardan bir kare (EPA)
Seçim yasasında yapılan değişikliğe karşı Şubat ayı sonlarında yapılan protestolardan bir kare (EPA)

Irak parlamentosu, dün gece yarısından sonra Temsilciler Meclisi, il ve ilçe seçimleri yasasında yapılan üçüncü değişiklikle ilgili bazı maddeleri oyladı. Oylama, bağımsızlardan ve küçük bloklardan 70'ten fazla milletvekilinin yasaya itirazının yanı sıra lideri Mukteda es-Sadr'ın kararıyla parlamentodan ayrılan Sadr Hareket’inin itirazı üzerine geldi.
Oylama esnasında yayınlanan fotoğraf ve videolarda, yasa değişikliğine karşı çıkan milletvekillerinin meclis salonunun dışında beklediği görülüyor. Yasaya karşı çıkan taraflar, Parlamentoyu oy kullanmamaya zorlamak için kitlesel gösteriler düzenliyorlardı, ancak yasanın bazı maddelerinin gece geç saatlerde oylanması bu girişime engel oldu.
Blokların, özellikle Şii Koordinasyon Çerçevesi güçlerin değişikliğin tüm maddelerini oylamak için gösterdikleri tüm çabalara rağmen, belki de Şii, Sünni ve Kürt olmak üzere büyük bloklar arasında hukukla ilgili olmayan diğer ayrıntılar üzerindeki anlaşmazlıklar nedeniyle bunu başaramadılar. Bazı maddeler oylamadan geçerken, geri kalan maddelerin oylanmasını önümüzdeki Cumartesi gününe ertelendiği ifade edildi. Geçmeyen en önemli maddeler arasında, Ekim 2021 seçimlerinin ışığında yapılan seçim sisteminin ‘tek seçim’ sisteminden, parlamenter ve yerel seçimlerin çoğunun mevcut parlamento oturumundan önce yapıldığı, Sainte-Lague method olarak bilinen ‘tek seçim bölgesi’ sistemine dönüştürülmesine ilişkin madde de yer aldı.
Sünni ve Kürt güçlerin, özellikle de Tekaddum Partisi'nin Başkanı, Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ve Kürdistan Demokrat Parti bloğunun çok seçimli sisteme göre yapılan önceki seçimlerde iki parti en yüksek Sünni ve Kürt oyu almış olsa da yasayı değiştirmek için neden Koordinasyon Çerçevesi güçleri ile yol almayı tercih ettikleri tam olarak bilinmiyor. Etkili parlamento güçleri, önümüzdeki Kasım ayında yapılması planlanan il meclis seçimleri tarihi konusunda karara varabildi. Bu meclisleri yolsuzlukla, devlet kurumlarının çalışmalarını aksatmakla ve valiliklerdeki iş ve hizmet projelerine el koymakla suçlayan ‘Ekim protestolarının’ ardından Parlamentonun 2020'de çalışmalarını askıya almasının ardından yerel meclislerin işbaşına dönmesini reddedenlerin itiraz ettiği bir konuydu.
Oylanan maddeler arasında, milletvekili adayının veya belediye meclisi adayının idari ve mali yolsuzluk davaları da dahil olmak üzere onur kırıcı bir kabahat içeren bir ağır suç veya kabahatten hüküm giymemiş olmasına ilişkin madde de yer aldı. Ayrıca, Temsilciler Meclisi'nin Iraklı taraflar arasında dağıtılan 329 sandalyeden oluşması oylandı ve buna göre küçük kesimlere Temsilciler Meclisi'ndeki toplam genel koltuk sayısından bir pay verilmesi için oy kullanıldı. Bu madde ile Hristiyan kesime Bağdat, Ninova, Kerkük, Dohuk ve Erbil vilayetlerine dağıtılan 5 sandalye verilirken, Yezidilere Ninova vilayetinde bir sandalye veriliyor. Sabean-Manden kesime Bağdat vilayetinde bir sandalye, Ninova vilayetinde Şebki kesim için ve Vasit vilayetindeki Feylin Kürtleri için de bir koltuk verildi.
Parlamento ayrıca, yasanın ‘Komisyonun elektronik sonuç hızlandırma cihazlarını kabul edeceğini’ belirten 16. maddesini oyladı. Buna göre tüm oyların elle sayılması ve listelenmesi, sonuçların merkezlere gönderilmesinden ve elektronik sonuç raporunun sonuç hızlandırıcıdan yayınlanmasından sonra aynı seçim merkezinde gerçekleşir. Komisyon, kamu ve özel oylama için sonuçları 24 saat içinde açıklamayı taahhüt eder.
Parlamentodaki muhalefet partilerinden İmtidad Hareketi tarafından yayınlanan açıklamada yasa değişikliğine itiraz edilerek, “İktidar partilerinin, içinde barındırdığı tüm yasal ve anayasal ihlallerle birlikte kötü şöhretli (Sainte-Lague) sistemle il seçim yasasını geçirme ısrarı, halkın ve dini otoritenin iradesine açık bir meydan okumadır. Adil ve eşitlikçi bir seçim yasası olması gerektiğini her zaman vurguladık” ifadeleri kullanıldı. Geçtiğimiz Pazar günü, Değişim ve Demokrasi Güçleri (Komünist Parti de dahil olmak üzere parlamentoda temsil edilmeyen çok çeşitli yeni ortaya çıkan ve eski güçler) yasa değişikliğini hedef aldı. Muhalefet güçlerinin hükümet sistemine yönelik gözlemlerini dikkate almadan yasaları hızlı bir şekilde geçirmenin demokrasi ve siyasi çoğulculuk değerlerinin ihlali ve son yıllarda iktidar güçleri tarafından uzun süredir uygulanan dışlama ve marjinalleştirme yaklaşımının bir teyidi olarak görüldüğüne dikkat çekildi.  Değişim Güçleri yaptığı açıklamada, adaylık yaşının 28'den 30'a yükseltilmemesinin yanı sıra, iki seçim yasasının -Temsilciler Meclisi ve il meclisleri- birleştirilmemesi gerektiğini vurguladı ve bunun anayasa ihlali olduğunun altını çizdi. Bunun, gençliğin rolünün marjinalleştirilmesi olarak değerlendirildiği ifade edilirken, siyasi partiler kanunu gereğince yaş sınırı 25’e indirildi.



El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
TT

El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi ve Başkan Yardımcısı Salim el-Hanbaşi, Hadramaut'un "kendi adına zafer kazandığını" ve "herkese yer olduğunu" belirterek, sivil barışı etkileyebilecek kışkırtma ve çağrılara karşı uyardı ve vilayette sivil davranışın benimsenmesi ve istikrarın korunması çağrısında bulundu.

El-Hanbeşi, "Şarku’l Avsat Podcast"e verdiği röportajda, Hadramut'ta geçen yılın sonu ve ocak ayının başlarında yaşananların, iç çatışmalardan korunması amacıyla “kampların ele geçirilmesi” çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı. El-Hanbeşi, bugün önceliğin güvenliği sağlamak, kalkınmayı teşvik etmek ve yatırım için cazip bir ortam yaratmak olduğunu vurguladı.

El-Hanbeşi, Hadramut'taki istikrarın daha geniş bir kalkınma aşamasının kapısını açacağını vurgulayarak, enerji ve yatırım alanlarındaki fırsatların valiliğin ekonomik rolünü güçlendirebileceğini ve sakinlerinin yaşamlarını iyileştirebileceğini belirtti.

Liderlik Konseyi üyesi, yeni Yemen hükümetine üç tavsiyede bulundu: Partizanlıktan uzak durmak ve dar çıkarlara kapılmamak, devlet kurumlarındaki yolsuzlukla mücadele etmek ve özellikle gelir getiren bakanlıklarda Merkez Bankası'na kaynak toplama ve sağlama verimliliğini artırmak.


ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
TT

ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)

Üç kaynak, ABD'nin Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe Çin teknolojisine güvenmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, bunun ABD'nin çıkarlarına aykırı olduğunu ve ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini savunduğunu bildirdi.

Bu mesaj, salı günü San Francisco'da ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet ile Suriye İletişim Bakanı Abdusselam Heykel arasında yapılan bir toplantıda iletildi. Toplantının yapılacağı bilinmiyordu. Washington, muhalefetin Çin ile stratejik ortaklığı olan eski Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimini devirdiği 2024 yılından bu yana Şam ile yakın iş birliği yapıyor.

Suriye'li bir iş adamı, Suriye'nin telekomünikasyon kulelerini ve yerel internet servis sağlayıcılarının altyapısını desteklemek için Çin’in teknolojisini satın almayı düşündüğünü söyledi. Görüşmelere dair bilgi sahibi bir kaynak, ABD tarafının bakanlığın Çin telekomünikasyon ekipmanlarına ilişkin planları hakkında açıklama istediğini aktardı. Kaynak, Suriyeli yetkililerin altyapı geliştirme projelerinin zaman açısından hassas olduğunu ve Şam'ın tedarikçilerin çeşitliliğini artırmak istediğini söylediğini açıkladı.

cdfvg
Suriye devrimi bayrağını sallayan Suriyeliler (AFP)

San Francisco'da düzenlenen toplantıyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Suriye'nin Amerikan şirketleriyle iş birliğine açık olduğunu, ancak konunun aciliyeti karşısında ihracat kontrolleri ile bunlara ‘aşırı uyumun’ bir engel teşkil etmeye devam ettiğini söyledi.

ABD'li bir diplomat ise Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ‘Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe ABD veya müttefiklerinin teknolojisini kullanması için açıkça çağrıda bulunduğunu’ söyledi. ABD'nin bu konuda Suriye'ye mali veya lojistik destek sözü verip vermediği bilinmiyor.

Öte yandan Reuters'ın sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları söyledi:

“Kritik altyapı ile ilgili tüm satın alımlarda, ülkelerin daha düşük fiyatlı ekipman ve hizmetler yerine ulusal güvenlik ve gizliliği öncelikli tutmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.”

Sözcü, Çin istihbarat ve güvenlik kurumlarının ‘Çin vatandaşlarını ve şirketlerini hassas verileri paylaşmaya zorlama veya müşterilerinin sistemlerine yetkisiz erişim izni verme konusunda yasal hakka sahip olduğunu’ ve Çinli şirketlerin müşterilerinin gizliliğini koruma vaatlerinin ‘Çin yasaları ve yerleşik uygulamalarla tamamen çeliştiğini’ de sözlerine ekledi. Buna karşın Çin, casusluk amacıyla teknoloji kullandığı iddialarını defalarca kez reddetti.

Suriye İletişim Bakanlığı tarafından Reuters'a yapılan açıklamada, ekipman ve altyapı ile ilgili tüm kararların ulusal teknik ve güvenlik standartlarına uygun olarak alındığı, veri koruma ve hizmet sürekliliğinin sağlandığı belirtildi. Bakanlık, ulusal çıkarlar doğrultusunda ortaklıkların ve teknoloji kaynaklarının çeşitlendirilmesine öncelik verdiğini vurguladı.


Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor
TT

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli grupların saha komutanları ve üyeleri, ABD'nin Tahran'a olası bir saldırı sinyalleriyle eşzamanlı olarak tırmanan mali krizle karşı karşıya kalırken ‘tam bir çöküşten’ korkuyorlar.

Neredeyse iki yıldır süren İsrail'in Gazze'de yürüttüğü uzun soluklu savaşı ve Lübnan, İran ve Suriye'nin bazı bölgelerini de kapsayan saldırıların kapsamı, para transferi yollarına baskı uyguladı ve bu grupların varlıklarını ve birikimlerini tüketti.

İslami Cihad Hareketi, Gazze’deki İran’la mali ve lojistik olarak bağlantılı en büyük grup. Daha az ölçüde de olsa, bu bağlantılar ‘Direniş Komiteleri’, ‘Mücahit Tugayları’ ve diğer askeri gruplar için de söz konusu.

Bu gruplardan kaynaklar ve Gazze'deki diğer aktivistler, zorlu mali koşulların herkesi etkilediği konusunda hemfikir.

Washington'ın İranlı kuruluşlara ve kişilere uyguladığı ekonomik yaptırımlar, krizin geleceğini tartışmaya devam eden grupları desteklemeyi zorlaştırdı.