Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, TFF ve Fenerbahçe'yi eleştirdi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, TFF ve Fenerbahçe'yi eleştirdi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Dursun Özbek, MHK Başkanı Lale Orta'nın yayıncı kuruluşu aramasına TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ve TFF Yönetim Kurulu Üyelerinin sessiz kalmasına tepki gösterdi.
Dursun Özbek, Nef Stadyumu'nda yaptığı basın açıklamasında, Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Lale Orta'nın yayıncı kuruluşu aramasına TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ve TFF Yönetim Kurulu Üyelerinin sessiz kalmasına tepki gösterdi.
Yaşanan gelişmeler üzerine açıklama kararı aldıklarını ifade eden Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, şunları söyledi:
"Sözlerime Kasımpaşa maçındaki bir pozisyonla ilgili başlamak istiyorum. Bu maçta Zaniolo'ya yapılan hareket, sonrasındaki gelişmeler ve yorumlar, bütün bir sezona ışık tutmaktadır. Bu hareketin önemine binaen bu açıklamaya ihtiyaç duyduk. Oyuncumuz Zaniolo'ya yapılan hareket, önemli bir hareketti. Sonraki gelişmeler de çok önemliydi. Şu anda geldiğimiz noktada MHK Başkanı Lale Orta, başında bulunduğu kurumun görev tanımının dışına çıkarak hakem yorumcularına baskı yaptı."
MHK Başkanı Lale Orta'nın yaptığı açıklamaya değinen Dursun Özbek, "Bu açıklamaların sebebiyle ne TFF Başkanı ne de yönetim kurulu üyeleri yorum yapmamış ve sessiz kalmıştır. Demek ki şunu anlıyoruz; TFF Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri, Lale Orta'yla aynı fikirdedir, Lale Orta da onların sözcülüğünü üstleniyor." diye konuştu.

"Bir kişi hem savcı hem de hakim olamaz"
Yaşanan gelişmeler nedeniyle hayal kırıklığı içinde olduklarını ifade eden Dursun Özbek, şöyle devam etti:
"Olayı Konya'da öğrendim. Basın mensuplarıyla yaptığım konuşmada bunun inanılmaz bir durum olduğunu, inanmak istemediğimi belirtmiştim. Bunun gerçek olmadığını düşündüm. MHK'nin görev ve yetkileri talimatlarla bellidir. Görev ve yetkisi arasında yayıncı kuruluşa ya da herhangi bir basın kuruluşuna müdahale etme yoktur. Bundan daha da vahimi, yönetim kurulu kararı olmadan çıkarılmayacak bir VAR videosunun VAR odasından çıkarılmasıdır. Demek ki VAR odasında gösterilmesi gereken ya da gösterilmemesi gereken görüntüler var. Burada MHK Başkanı istediği gibi karar veriyor, istediği görüntüleri istediği kadar ekrana getiriyor. Hukukta şu söylem vardır, bir kişi hem savcı hem de hakim olamaz. Burada MHK Başkanı hem savcılığa hem de hakimliğe, adalet dağıtan kişi rolüne soyunmuştur. Bunu kabul etmiyoruz."
Galatasaray olarak daha önce yayıncı kuruluşa 300 sayfalık bir taleple giderek haklarını savunmak istediklerini dile getiren Özbek, "Sezon başından bu yana yapılan haksızlık daha iyi anlaşılıyor. Demek ki bazı görüntüler yayınlanabilir, bazılarının da yayınlanmaması lazım. Bunun yayınlanabilir ya da yayınlanamaz olduğu konusu, MHK Başkanının anlattığı çerçevede, onun inisiyatifinde. Hukukta böyle bir şey yok. Deliller herkese açık olmalı, herkes o deliller çerçevesinde kendi hakkını arama mecburiyetindedir." değerlendirmesinde bulundu.
Hataların kabul edilmesi yerine durumun normalleştirilmesinin daha büyük hatalara yol açtığını dile getiren Dursun Özbek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Güçlü görünmek için adaletten vazgeçerseniz, tarafsızlığınızı kaybedersiniz. Bu kurulun başkanının arka kapılardan bulduğu çözümlerle, yaptığı telefon görüşmeleriyle değil, adaletli hakem seçimleriyle hepimize örnek olması gerekir. Sayın Lale Orta'nın müdahale ettiği programda görevli bir arkadaşımız istifa etmiş. Lale Orta televizyondaki konuşmasında bu arkadaşın EYT'den istifa ettiğini açıklamış. Birilerinin aklıyla alay etmek istediğiniz zaman bu tip örnekler verirsiniz. Bu arkadaşın istifasıyla, televizyonda yaptığı yorum aynı saate denk gelmiş. Kimse bizim aklımızla alay etmeye kalkmasın. Lale Orta'nın seçildiği dönemde yapılan tüm spekülasyonlara rağmen, herkes için adalet konusunda kendisinin yanında olacağımızı belirttik. Ama geldiğimiz noktada bunun tam tersi oluyor. Kimse bunun acemice bir hata olduğunu söyleyemez. Böyle bir ortamda TFF neden sessiz. Bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Neredeyse tüm ülkenin hemfikir olduğu, bu konunun yanlışlığıyla ilgili TFF Başkanı neden açıklama yapmıyor? Yönetim kurulu üyeleri neden sessiz? Niçin ve kimden çekiniyorsunuz? Böyle bir ortamda bütün bir sezona ışık tutacak bir olayda herkes susuyor, Lale Orta hem TFF'nin sözcülüğünü yapıyor hem de olaylara açıklama getirmek zorunda kalıyor. Neden çekiniyorsunuz Sayın Başkan. Yönetim kurulu arkadaşlarım, neden çekiniyorsunuz?"
"Bu hakem (Mete Kalkavan) Galatasaray maçında rakip takımın formasıyla maç seyrederken görüldü"
Herkes için adalet istediklerini ilk günden bu yana söylediklerini söyleyen Dursun Özbek, adaletin herkes için sağlanmaması durumunda mevcut durumdaki gibi birilerinin adaleti kendisine göre dizayn edebileceğini ileri sürdü.
Hafta sonunda yaşanan gelişmelerin bir plan dahilinde göz göre göre oynandığını da iddia eden Özbek, konuşmasında şunları aktardı:
"Birbirine benzer pozisyonlar. Dubois'ya yapılan bir hareket var. Hareketi yapan kişi itirafta bulunmuştur. Kırmızı kartı hak ettiğini söylüyor ama hakem bunu görmüyor, VAR görmüyor. Rakibimizin (Fenerbahçe) maçında aynı hareket yapılıyor. Gereken kart gösterilmiyor. Hakem görüyor, VAR görüyor ama verilmiyor. Anlaşılması zor görüntüler var. Hakem elini kırmızı karta götürürken birden bire vazgeçiyor. Kaldı ki çok iyi hatırlıyoruz, bu hakem (Mete Kalkavan) bir Galatasaray maçında rakip takım formasıyla maç seyrederken görüldü. Böyle bir şeye nasıl izin verilir. Bu konu daha önce de gündeme geldi. TFF Başkanı, TFF yetkilileri, MHK yetkilileri, hakem tayininin bir algoritmayla yapıldığı konusunda bizi ikna etmeye çalıştılar. Hakemin performansından tutun, verileceği maçtaki akrabalık ilişkisi gibi detaylar var algoritmada. Galatasaray'a rakip olan bir takımın taraftarı olduğunun görüntüsünü veren bir hakemle ilgili bunu algoritmaya yazmayı unuttunuz mu? Bu algoritmanın değerlerini kim yazıyor, kim çiziyor? Kırmızı kart gösterilmesi gereken pozisyonla ilgili tüm spor yorumcuları, herkes hem fikir. Hakemin hareketi de o yönde. Kim müdahale ediyor bir anda da hakemin hareketi değişiyor? Yan hakem mi müdahale ediyor, VAR'dan mı müdahale var? Kimse anlamıyor. Rashica'ya yapılan hareketin aynısı Konya'da penaltı değil ama Alanya'da penaltı."
Demir Grup Sivasspor maçının ardından açıklanan kayıtlara da değinen Özbek, Fenerbahçe'nin açıklamalarına işaret ederek "Sivasspor maçında herkesin hata olduğu konusunda hem fikir olduğu pozisyonu dillerine dolamışlar, oradan bir şey çıkarma peşindeler. Alanyaspor maçının 21. dakikasında oyuncularının kırmızı kart görmesi gerekiyor. Uzatmalarla birlikte maç neredeyse 90 dakika 10 kişi oynanacak. Türkiye'de sporu bilen herkes bunun zor bir durum olduğunu açıklar. Kimse bu kırmızı kartı konuşmasın istiyorlar." şeklinde konuştu.
Fenerbahçe'nin Corendon Alanyaspor deplasmanında oynanan maçın devre arasında yaptığı açıklamaya da değinen Özbek, şöyle devam etti:
"Sahada maç oynanıyor, devre arasında açıklama yapılıyor. Maçı sahada kazanacağını iddia eden bir kulüp, devre arasında neden açıklama yapar. Önünüzde 45 dakika var. Federasyona, hakemlere baskı yapmak ve kırmızı kartı unutturmak için bunu yapıyorlar. 'Bizi sistem dışına itiyorlar' diye devamlı mağdur edebiyatı yapılıyor. Amaç belli, kendi lehlerine yapılan hataların üstünü kapatmak."
"Hocaları uluslararası basının önünde Türk futbolunun değerini iki paralık etmek için demeç veriyor"
Fenerbahçe'nin Sevilla mücadelesinin ardından sarı-lacivertli ekibin teknik direktörü Jorge Jesus'un "Maçların sahada kazanılması gerekiyor, masada değil." açıklaması hakkında de eleştirler de bulunan Özbek, konuyla ilgili şunları ifade etti:
"Avrupa Ligi'nde maç bitiyor, hocaları (Jorge Jesus) uluslararası basının önünde Türk futbolunun değerini iki paralık etmek için demeç veriyor. Hep beraber Türk futbolunun marka değerini yukarıya çekmek için çabaladığımız bir dönemde böyle mi olur? Herkes suskun, herkes dilini yutmuş vaziyette. Kimse konuyla ilgili yorum yapmıyor. Fatih hocamız, Schalke maçından önce Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) ile ilgili yorum yaptı diye 3 maç ceza aldı. Bunu herkese hatırlatıyorum. Türk futbolu hepimizin ortak faydası. Marka değerini hepimizin koruması lazım. Aslında her şey planlı. Geçen sene ligi 13. sırada bitiren takımımızın bu sene bu başarıyı elde edeceğini hesaplamamışlar. Galatasaray taraftarının gücünü, bu takımın kapasitesini hafife aldıkları için ne yapacaklarını bilmiyorlar. Bu yüzden rekabetin seviyesini aşağıya indirmeye çalışıyorlar."
Rakipleriyle yüksek seviyede rekabet etmek istediklerini söyleyen Başkan Özbek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Herkes şunu bilsin. Biz sizinle bu kadar düşük seviyede rekabet etmek istemiyoruz. İftiralarla, ayak oyunlarla rekabeti aşağıya çekmek istiyorsunuz. İnsanları manipüle etmekten vazgeçin. Buradan bir kez daha söylüyorum, ne yaparsanız yapın, biz kazanacağız ve sahada kazanacağız. Adaleti size ve sinsi oyunlarınıza rağmen getireceğiz. Utancı giden kimsenin kalbi ölür. Ben buradan utancı giden, kalbi ölmüş olanlara sesleniyorum. Artık hiçbir şeyin sizi utandırmayacağını çok iyi biliyorum. Bizim adalete ve doğruya inancımızın önünde duracak gücünüz ve cesaretiniz yok. Şimdi çekilin karanlık köşelerinize, size rağmen Türk futboluna aydınlığı getireceğiz. Herkes bunu böyle bilsin."



Dana White gözünü Oleksandr Usyk'e dikti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Dana White gözünü Oleksandr Usyk'e dikti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

UFC Başkanı Dana White, ağırsıklet şampiyonu Oleksandr Usyk'in takım direktörüne göre boksörü Zuffa Boxing'e transfer etmekle ilgileniyor.

Ukraynalı boksör, uzun süredir birlikte çalıştığı K2 Promotions'tan menajeri Alex Krassyuk'la geçen yaz yollarını ayırdıktan sonra serbest boksör konumunda ve bu nedenle White'ın 39 yaşındaki Usyk'i kadrosuna katmak için bir hamle planladığı söyleniyor.

Zuffa Boxing, White ve Turki Alalshikh tarafından haziranda küresel boks ortamını değiştirmek amacıyla kuruldu ve geçen eylülde Terence Crawford'la Canelo Alvarez arasındaki mega maç şirketin açılış etkinliği oldu.

Usyk'in takım direktörü Sergey Lapin, Talksport Bet'e verdiği röportajda şunları söyledi:

Temas var, diyalog var ve [Dana White ve Zuffa Boxing'den] ilgi mevcut. Şu anda detaylar kamuoyuna açıklanmayacak. Birkaç kapı açık ve format, şartlar ve takvim uyuşursa, piyasa kimsenin beklemediği bir hareket görebilir diyelim.

Zuffa Boxing, aralarında şu anki IBF kruvazör sıklet şampiyonu Jai Opetaia'nın da bulunduğu isimlerle sözleşme imzalayarak ivme kazanıyor; Avustralyalı dövüşçü 29 profesyonel maçta yenilgi yüzü görmedi.

Lapin şunları ekledi:

Herkes onun [Dana White] ne yaptığını gördü. 'Eski MMA'i küresel bir UFC makinesine dönüştürdü. Gerçek gücü sadece bir dövüşü değil, bir etkinliği paketlemekte yatıyor. Eğer o dahil olursa, ölçek ve ilgi anında farklılaşır.

Üç kez tartışmasız şampiyon olan boksör, yakın zamandaki rakibi Tyson Fury'nin düzenli antrenman kampını kurduğu Tayland'da motosiklet sürerken çekilmiş bir videosunu X'te yayımladı.

"Çingene Kral", üç kez ağırsıklet dünya şampiyonu olma fırsatını ararken, spora son dönüşü hakkında her zamanki gibi sesini yükseltiyor.

Independent Türkçe


Venus Williams'ın tenise dönüşü, istediği gibi olmadı

Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)
Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)
TT

Venus Williams'ın tenise dönüşü, istediği gibi olmadı

Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)
Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)

Venus Williams, Avustralya Açık'ta korta çıkarak tarihe geçti ancak Sırbistan adına yarışan Olga Danilovic'in son 6 oyunu üst üste kazanarak üç setlik heyecan dolu maçta zafere ulaşmasıyla galibiyete erişemedi.

45 yaşındaki Williams, ana tabloya özel davetle katılarak tekler turnuvasında yarışan en yaşlı kadın oldu. 5 yıl sonra ilk defa Melbourne'e dönen 7 kez Grand Slam şampiyonu, maça iyi başladı ve tie-break’te attığı muhteşem bir forehand winner’la seyircileri coşturdu.

Danilovic ikinci seti kazanarak maçı eşitledi ancak son sette 4-0 öne geçen Williams, zafere ve 2021 Wimbledon'dan bu yana ilk Grand Slam tekler maçını kazanmaya doğru ilerliyor gibiydi.

Ancak çok güçlü bir cevap veren 24 yaşındaki Danilovic, Williams'ın ikinci tura yükselmesini engelleyerek 6-7 (5), 6-3, 6-4'lük skorla galip geldi. Avustralya Açık'ta ilk kez 17 yaşındayken, 1998'de oynayan Williams, korttan ayrılırken ayakta alkışlandı. Williams aynı zamanda Ekaterina Alexandrova'yla çiftler turnuvasında da yarışacak.

cdfvgthyu
Venus Williams, John Cain Arena'dan ayrılırken alkışları kabul ediyor (AFP)

Williams, "Harika bir maçtı, harika bir andı" dedi.

Seyircinin enerjisi inanılmazdı. Bu beni çok motive etti. Rakibim de harika oynadı. Ayrıca biraz da şanslıydı. Bu sporun doğasında var. Bazen böyle işliyor. Ama inanılmaz bir an oldu.

Williams, turnuvaya özel davetle katıldığında tarihe geçeceğinin farkında değildi. 5 kez Wimbledon şampiyonu, tenise geçen yaz geri dönmüş ve hem teklerde hem de çiftlerde ABD Açık'a katılmıştı; burada Leylah Fernandez'le birlikte eylülde çeyrek finale ulaşmıştı.

Williams, aralık ayında Andrea Preti'yle evlendi ancak 2021'den beri ilk kez Avustralya'ya yapacağı seyahate hazırlanırken önceki "üç ay boyunca aralıksız antrenman yaptığını" söylemişti.

Amerikalı tenisçi, Melbourne'de 2003 ve 2007'de iki kez tekler finaline ulaşmış ve her ikisinde de kız kardeşi Serena Williams'a kaybetmişti. Ancak aynı zamanda çiftlerde 4 kez şampiyon oldu.

Williams ayrıca tenis oynamayı sürdüreceğinin ve bu yıl daha düzenli bir programla müsabakalara çıkacağının sinyalini verdi.

Williams, "Birçok açıdan işleri yeniden öğrenmek zorundayım, anlatabiliyor muyum?" dedi.

Bugünkü çabamdan gerçekten gurur duyuyorum çünkü her maçta daha iyi oynuyorum ve ulaşmak istediğim yerlere geliyorum. Şu anda sadece ilerlemeyi sürdürmem, kendim üzerinde çalışmam ve hatalarımı kontrol etmem gerekiyor. Bunlar da daha fazla maç oynayarak kazanılan şeyler, ayakları tam olarak doğru pozisyona getirmek, doğru vuruşları seçmek, tüm bunları hâlâ öğreniyorum. Biraz tuhaf ama bu kadar iyi oynamak, kendimi bu konuma getirmek ve çok yaklaşmak son derece heyecan verici.

dfgthy
Venus Williams, Olga Danilovic'i tebrik ediyor (AP)

Bundan sonra beni neyin beklediğini düşüneceğim. Burada çiftler maçım var, bu yüzden şu anda ona odaklıyım.

Williams ikinci turda Coco Gauff'la karşılaşabilirdi ancak Williams'ın 1998'de Avustralya Açık ana tablosuna ilk kez katıldığı zaman henüz doğmamış olan Danilovic, son derece etkileyici bir geri dönüşe imza attı.

Danilovic, korttaki röportajında, "Bunlar çok nadir şeyler ve Venus Williams'a karşı oynamak benim için hafife alınacak bir şey değil" dedi.

4-0 gerideyken kendi kendime, 'Sadece oyna, her şeyi ortaya koy ve puan puan ilerle' dedim. Bu maçı kazanmayı başardığım için çok mutluyum ama böyle bir efsaneye karşı oynamak büyük bir zevkti.

Independent Türkçe


Buz üstünde 150 km: Skeleton hakkında her şey

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)
2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)
TT

Buz üstünde 150 km: Skeleton hakkında her şey

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)
2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta kış sporlarının en sıradışı ve en yüksek adrenalinli branşlarından biri olan skeletonu inceliyoruz.

Skeleton'da yarışmacı, küçük ve aerodinamik bir kızakla yüzü öne bakacak şekilde buz pistinde kayıyor. Sporcunun başı, pist yüzeyine neredeyse değecek kadar yakın duruyor ve her şey saliselerle ölçülüyor.

Dışarıdan bakıldığında son derece basit gibi görünen bu disiplin, aslında büyük teknik beceri ve cesaret gerektiriyor. Yarışçı başlangıçta kısa bir koşuyla kızağını hızlandırıyor, ardından kızak üzerine atlıyor ve vücudunu tamamen aerodinamik bir pozisyona sokuyor.

Skeleton pistleri genellikle bobsled ve diğer kızak branşlarıyla aynı parkurları kullanıyor. Bu pistler, buzla kaplı beton kanallardan oluşuyor ve virajları, eğimleri ve düz bölümleri çok hassas ölçülerle tasarlanıyor. Sporcu pistte ilerlerken bütün yönlendirmeyi yalnızca vücut ağırlığıyla yapıyor.

Kızaklarda herhangi bir direksiyon, fren ya da mekanik kontrol sistemi bulunmuyor. Bu yüzden en küçük omuz, diz ya da ayak hareketi bile kızakta yön değişimine yol açıyor. Yarışçılar bu kontrolle virajlardan geçerken saatte 130 ila 150 kilometreye ulaşan hızlara çıkıyor.

Bu sporun kökeni 19. yüzyılın sonlarına, İsviçre'nin ünlü kış kasabası St. Moritz'e dayanıyor. 1885'de burada açılan Cresta Run adlı doğal buz pisti, yüzüstü kayma fikrinin doğduğu yer kabul ediliyor.

Başlangıçta bu etkinlik daha çok cesaret meraklılarının eğlencesi olarak görülüyordu. Ancak zamanla düzenli yarışlar organize edilmeye başlandı ve spor kurumsal bir kimlik kazandı.

"Skeletal" yani iskelet kelimesinden türeyen "skeleton" adıysa 1892'de ortaya çıkan yeni metal kızak tasarımlarından geliyor. Bu kızakların ince ve iskelet benzeri yapısı, spora kalıcı ismini kazandırdı.

Skeleton ilk kez 1928 Kış Olimpiyatları'nda olimpik programa girdi. Ardından 1948'de tekrar sahneye çıktı ancak uzun yıllar boyunca olimpiyatlardan uzak kaldı.

Modern dönemle birlikte 2002 Salt Lake City Kış Olimpiyatları'nda resmen geri döndü. O tarihten bu yana hem erkekler hem de kadınlar kategorisinde olimpik bir spor olarak varlığını sürdürüyor.

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları'nda ise skeleton sporuna yeni bir soluk gelecek. Bu oyunlarda programa ilk kez karışık takım yarışı eklenecek. Bir erkek ve bir kadın sporcunun toplam zamanının sonucu belirleyeceği bu format, spora yeni bir heyecan katacak.

Skeleton kızakları dışarıdan basit görünse de her santimetresi hassas mühendislikle tasarlanıyor. Kızak, çelik bir şasi, karbon fiber gövde ve iki özel metal bıçaktan oluşuyor.

Bu bıçaklar "runner" adı verilen kayıcı yüzeyleri oluşturuyor ve buzla doğrudan temas ediyor. Runner'ların keskinliği, eğimi ve ayarı, sporcunun pistteki performansını doğrudan etkiliyor.

Kızakta herhangi bir fren sistemi bulunmuyor. Sporcu yarış bittikten sonra yavaşlamak için ayaklarını buz yüzeyine sürterek duruyor. Bu da yarışın ne kadar katıksız bir fiziksel mücadele olduğunu gösteriyor.

Sporcular yarış sırasında tam koruma sağlayan kasklar, dayanıklı eldivenler ve özel yarış tulumları kullanıyor. Bu ekipmanlar hem güvenliği artırıyor hem de aerodinamik performansı iyileştiriyor.

Bir skeleton pistinin uzunluğu genellikle 1200'le 1650 metre arasında değişiyor. Pist boyunca 15 ila 20 arasında keskin viraj bulunuyor ve bazı virajlarda sporcu neredeyse 5G'ye varan merkezkaç kuvvetlerine maruz kalıyor.

Buz yüzeyi her yarıştan önce özel ekipler tarafından yeniden hazırlanıyor. Pistin sıcaklığı, nem oranı ve buzun sertliği yarış hızlarını doğrudan etkiliyor.

Yarışçılar pisti önceden defalarca yürüyerek inceliyorlar. Viraj açılarını, giriş noktalarını ve en ideal çizgiyi ezberlemek, yarışın belki de en kritik bölümünü oluşturuyor.

Skeleton yarışları tamamen zamana karşı yapılıyor. Sporcular teker teker piste çıkıyor ve her inişte en iyi süreyi elde etmeye çalışıyor.

Olimpiyat formatında genellikle 4 ayrı iniş yapılıyor. Bu 4 turun toplam süresi, nihai sıralamayı belirliyor. En küçük hata bile madalya şansını saniyeler içinde yok edebiliyor.

Başlangıç bölümü yarışın en kritik anı. Sporcu yaklaşık 30 metrelik bir alanda kızağını koşarak itiyor ve hız kazandırıyor.

Bu ilk birkaç saniyede kazanılan momentum, pistin geri kalanında elde edilecek hızı büyük ölçüde belirliyor. Zayıf bir başlangıç, kusursuz bir sürüşle bile telafi edilemiyor.

Skeleton dünya çapında Uluslararası Bobsled ve Kızak Federasyonu (IBSF) tarafından yönetiliyor. Dünya kupaları, kıta şampiyonaları ve dünya şampiyonaları bu kurumun çatısı altında düzenleniyor.

Her sezon farklı ülkelerde yapılan yarışlar, sporcuların dünya sıralamasını şekillendiriyor.

Son yıllarda Büyük Britanya, Almanya, Kanada ve ABD gibi ülkeler skeleton'da büyük başarılar elde ediyor. Pist tecrübesi ve teknik altyapı, bu sporda belirleyici rol oynuyor.

Skeleton'u diğer kış sporlarından ayıran en önemli özellik, sporcuyla pist arasındaki mesafenin neredeyse sıfıra inmesi. Yarışçı buzla kelimenin tam anlamıyla burun buruna kayıyor.

En ufak bir hata, yanlış bir ağırlık transferi ya da milisaniyelik gecikme, saniyelerle ölçülen büyük kayıplara yol açıyor. Bu da skeleton'u gerçek bir sinir, denge ve cesaret sınavına dönüştürüyor.

İzleyenler için birkaç dakikalık bir iniş gibi görünen şey, aslında yıllar süren antrenmanların ve büyük bir teknik disiplinin ürünü oluyor.

Skeleton, basit bir kızak sporu değil. Hızın, cesaretin ve buz üzerindeki ustalığın en saf hali.

Kaynaklar: ESPN, Olympics, IBSF