Kırmızı kart gören Jesus'un cezası derbide ertelenebilir mi?

Jorge Jesus, kırmızı kart görmesinin ardından müsabakanın kalanını tribünden takip etti / Fotoğraf: AA
Jorge Jesus, kırmızı kart görmesinin ardından müsabakanın kalanını tribünden takip etti / Fotoğraf: AA
TT

Kırmızı kart gören Jesus'un cezası derbide ertelenebilir mi?

Jorge Jesus, kırmızı kart görmesinin ardından müsabakanın kalanını tribünden takip etti / Fotoğraf: AA
Jorge Jesus, kırmızı kart görmesinin ardından müsabakanın kalanını tribünden takip etti / Fotoğraf: AA

Alanyaspor maçında kırmızı kart gören Fenerbahçe Teknik Direktörü Jesus, derbide cezalı duruma düştü. Spor hukukçusu avukat Alpay Köse, Jesus'a gelecek muhtemel cezayı, derbi öncesi ertelenebilirlik durumunu Independent Türkçe'den Mehmet Altunkılıç'a değerlendirdi.
Süper Lig'de Alanyaspor'a konuk olan Fenerbahçe'de derbi öncesi ağır kayıplar yaşandı.
Enner Valencia, Joshua King, Jayden Osterwolde gibi oyuncuların sakatlanmasını düşünen sarı-lacivertlilerde belki de en önemli eksik teknik direktör Jorge Jesus olacak.
Alanyaspor maçının 68. dakikasında bir pozisyon sonrası hakem Mete Kalkavan'a itiraz eden Portekizli teknik adam, kırmızı kart görerek tribüne gönderildi.
Bu kartla birlikte Jesus, milli ara sonrası oynanacak Beşiktaş derbisinde cezalı duruma düştü.
Geçmişte yaşanan erteleme örnekleri Jesus'a uygulanır mı sorusu da gündemde yer alıyor.

"Cezanın ertelenebilmesi için en az 4 maç alması gerekir"
Spor hukukçusu avukat Alpay Köse, Jesus'un muhtemel cezasını Independent Türkçe'ye yorumladı.
Erteleme maddesinin talimatlara ilk konulduğu dönem bunun örneklerinin karşımıza çıktığı söyleyen Köse, "Bu konuda maddenin yanlış yazılmasından kaynaklı olarak bazı yanlış uygulamalar yapıldı" dedi. 
Bunun en belirgin örneğinin Gökhan Zan olayında yaşandığını söyleyen Köse, "Kırmızı kart gördüğü için cezası bir maç. PFDK'nın vereceği cezanın haricinde otomatikman bir maç oynayamazdı. O dönem bu maddeye istinaden erteleme yapılmıştı ve onun üzerine çok tartışma çıktı. Sonra maddeyi tadil ettiler. Şu anki son haliyle verilecek 1 maç cezanın ertelenmesi mümkün değil. Ertelenebilmesi için en az 4 maç olması gerekiyor. Ve cezanın sadece yarısı ertelenebiliyor" şeklinde görüş belirtti. 

"1 maç olursa indirime gidilemez ancak Tahkim cezayı kaldırabilir"
Jesus'un karar merciinin Tahkim Kurulu olacağını belirten Köse, "1 maç olursa indirime de gidilemez ancak Tahkim Kurulu cezayı kaldırabilir. Hakem direkt kırmızı kart verdiğinden dolayı bu kartın da iptal mümkün değil. Tahkim'in de bunu kaldırmaması gerekir. Ancak Tahkim Kurulu 'Jesus'a değil de başkasına vermek istiyordu. Yanlış kişiye gösterdi' diye yorumda cezayı kaldırabilir" yorumunu yaptı.

"Raporda ne yazdığı çok önemli, 'Bana küfretti' dediyse içeriğini de açıkça yazmak zorunda"
Jesus'a verilecek cezanın hakem raporları doğrultusunda olacağını söyleyen Köse, şu ifadelerle sözlerini noktaladı:
"Hakemin raporunda ne yazdığı çok önemli. Eğer raporda 'Bana küfretti' diye yazdıysa içeriğini de açıkça yazmak zorunda. Sadece 'Bana küfretti' diyemez. O durumda hakemin Portekizce ya da İngilizce bilip bilmediği tartışılabilir. Raporuna 'Çok şiddetli itiraz ettiği için kırmızı kart verdim' demiş olabilir. Bu da hafifletici sebep olmaz ama cezanın yerindeliğiyle ilgili tartışma konusu olur. Bu da kırmızı kart iptaline yol açmaz. Sadece daha fazla ceza verilmesini engeller."

Terim'le gündeme gelmişti, Güneş'e erteleme çıkmadı
Teknik adamlara verilen cezaların ertelenmesi konusu aslında ilk olarak 2012'de gündeme gelmişti.
Süper Lig'de play-off müsabakaları esnasında Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, "hakaret" gerekçesiyle 3 maç ceza almış, Tahkim Kurulu'na yapılan itiraz sonrası cezada ertelemeye gidilmişti.
1 maç kulübede yer alamayan Terim'in kalan 2 maçlık cezası 1 yıl ertelenmişti.  
Bu karar o dönem için de çokça tartışılsa da sık sık kamuoyunun gündemine taşındı
2017'de dönemin Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Fenerbahçe ile oynanan kupa maçında yaşanan olaylar nedeniyle 1 maç ceza aldı. 
Ceza sonrası Tahkim Kurulu'na müracaat eden Beşiktaş, Güneş'e verilen cezanın ertelenmesini talep etse de olumlu sonuç alamadı. 
Tahkim Kurulu, Türkiye Kupası maçında, rakip takım futbolcusuna yönelik "sportmenliğe aykırı hareketi" nedeniyle 1 resmi müsabakada soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı ile 13 bin lira para cezası verilen Şenol Güneş'le ilgili itirazı reddederek cezayı onadığını duyurunca Güneş, takımının başında yer alamadı.

Caner Erkin'in hakeme yönelik eylemleri affedilmedi
Benzer talepler futbolcular için de zaman zaman gündeme geldi.
2017'de Beşiktaş forması giyen Caner Erkin, Başakşehir ile oynadıkları müsabakada hakem Mete Kalkavan'a yönelik "sportmenliğe aykırı hareket" ve "hakeme yönelik hakaret" gerekçeleriyle toplamda 6 resmi müsabakadan men ve 43 bin 500 lira para cezasına çarptırıldı.
Tahkim'e taşınan konu, "Sübut, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun reddi ile cezanın onanmasına oyçokluğu ile, erteleme talebinin reddine oybirliği ile karar verilmiştir" denilerek reddedildi.

Kriter "suçun kabulü" ve "pişmanlık"
2013'te Galatasaray'da forma giyen Gökhan Zan, Gençlerbirliği ile oynadıkları müsabakada rakip futbolcuya vurduğu için PFDK tarafından 2 maçla cezalandırıldı.
Yapılan itiraz görüşüldü ve ceza 1 maça indirilerek 1 yıl da ertelendi.
Tahkim Kurulu'nun ceza ertelenmesi konusunda en önemli kıstası "suçun kabulü" ve "pişmanlık".
Kurul'un Gökhan Zan konusundaki açıklamasında "Verilen cezanın Futbol Disiplin Talimatı'na göre ertelenebilir cezalardan olması" denilerek şunlar kaydedilmişti:
"Futbolcunun aynı sezon içinde tekerrür etmiş disiplin ihlalinin bulunmaması, eyleminden duyduğu pişmanlık ve üzüntüyü ısrarla ve samimi olarak ifade etmiş olması, bizzat katıldığı duruşma esnasında ve sunduğu yazılı beyanlarında tekrar disiplin ihlali gerçekleştirmeyeceği yönünde oluşan kanaat ve cezanın alt sınırdan ayrılmadan verilmiş olması nedenleriyle cezanın ertelenmesi talebinin kısmen kabul edildiği ve Gökhan Zan'ın 1 maç men cezanın 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verildi."

Birçok örnek mevcut
Söz konusu isimlerin dışında birçok ceza, Tahkim Kurulu tarafından ertelendi.
Süper Lig'de geçmişte Elazığspor Teknik Direktörü Yılmaz Vural'ın yanı sıra Karabüksporlu Lualua, Beşiktaşlı Mustafa Pektemek, Gökhan Töre ve Veli Kavlak, Kayserisporlu Bobo, Gaziantepsporlu Binya, Gençlerbirliği'nden Ahmet Çalık, Akhisarsporlu Douglas Ferreira cezaları ertelenen isimler arasında yer alıyor.
Jorge Jesus'a verilecek muhtemel ceza henüz açıklanmazken Fenerbahçe Kulübü'nün de konuyla ilgili an itibariyle bir açıklaması bulunmuyor.
 



İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
TT

İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Oleksandr Usyk-Rico Verhoeven maçını inceliyoruz.

Boksta bazen kemerlerden daha büyük hikayeler vardır. Bazen insanlar sadece kimin kazanacağını değil, neden dövüştüğünü de merak eder. 

İşte bu hafta gözler tam da böyle bir gecede olacak. Ağırsıklet boksunun zirvesindeki Oleksandr Usyk, bu kez sıradan bir rakiple değil, kick boks dünyasının yaşayan efsanelerinden Rico Verhoeven'la karşı karşıya geliyor. 

Üstelik maçın sahnesi de sıradan bir arena değil. Mısır'daki Giza Piramitleri'nin gölgesinde kurulacak ring, sporun yıllardır kaybetmeye başladığı o büyük gösteri hissini yeniden hatırlatıyor.

Modern spor dünyasında artık her şey çok hızlı tüketiliyor. Bir maç oynanıyor, birkaç saat konuşuluyor ve ertesi gün unutuluyor. 

Ama bazı karşılaşmalar daha ilk duyurulduğu anda farklı bir yere oturuyor. Usyk'le Verhoeven arasındaki mücadele de tam olarak böyle bir organizasyon.

Çünkü burada sadece iki dövüşçü karşılaşmıyor. İki farklı dövüş kültürü çarpışıyor.

Bir tarafta boksun belki de en zeki ağırsıkletlerinden biri var. Usyk, kariyeri boyunca yalnızca güçlü yumruklarıyla değil, ring zekasıyla da öne çıktı. 

Rakiplerini adım adım çözen, maç içinde sürekli düşünen ve tempoyu kontrol eden bir boksör. Üstelik bunu çoğu zaman deplasmanda yaptı. 

İngiltere'de, Polonya'da, Suudi Arabistan'da… Nerede büyük maç varsa oraya gitti. Bu yüzden ona artık sadece şampiyon değil, "yol savaşçısı" deniyor.

Diğer taraftaysa bambaşka bir karakter var. Rico Verhoeven, kick boks dünyasında uzun yıllardır yenilmeyen bir isim. 

Özellikle ağırsıklette fiziksel gücü ve sertliğiyle tanınıyor. Ancak mesele şu: Kick boksla profesyonel boks aynı spor değil. Dışarıdan bakıldığında benzer görünseler de aralarında ciddi farklar var. 

Kick boksta tekmeler, diz darbeleri ve çok daha farklı mesafe oyunları bulunuyor. Bokstaysa her şey yumruklara, ayak hareketine ve savunma disiplinine dayanıyor.

Bu yüzden birçok kişi Verhoeven'a şans tanımıyor.

Bahis oranları da bunu açık şekilde gösteriyor. Usyk'in kazanmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. 

Açıkçası bunun mantıklı sebepleri var. Çünkü Usyk sadece bir şampiyon değil, aynı zamanda modern ağırsıklet boksunun teknik seviyesini yukarı taşıyan isimlerden biri. Tyson Fury gibi dev bir rakibi yenmiş bir boksörden söz ediyoruz.

Oleksandr Usyk son yılların en özel ağırsıkletlerinden biri olarak görülüyor. Ancak onu farklı yapan şey yalnızca namağlup olması değil. 

Usyk, profesyonel boksta iki farklı sıklette tartışmasız dünya şampiyonu olmayı başardı. Önce kruvazör sıklette tüm kemerleri topladı, ardından ağırsıklete çıkıp bunu yeniden yaptı.

Bu, modern boksta çok az dövüşçünün başarabileceği bir iş.

Rico Verhoeven ise kick boks dünyasının son 10 yılına damga vurmuş isimlerden biri. 

Uzun yıllardır ağırsıklet kick boksta zirvede yer alıyor ve birçok kişi tarafından spor tarihinin en dominant kick boksçularından biri kabul ediliyor. Özellikle GLORY organizasyonundaki başarıları onu sporun küresel yüzlerinden biri haline getirdi.

Verhoeven'ın en büyük özelliklerinden biri yalnızca sert vurması değil. Ağırsıklet olmasına rağmen şaşırtıcı derecede hareketli bir dövüşçü olması ve kondisyonunu maç boyunca koruyabilmesi onu rakiplerinden ayırıyor. 

Yıllardır farklı stillerdeki rakiplere karşı kazanmayı başarması da tesadüf değil. Ancak şimdi kariyerinin en büyük riskini alıyor. Çünkü kickboksta efsane olmak başka, profesyonel boksta Usyk gibi bir isimle ringe çıkmak bambaşka bir meydan okuma.

Ama sporun güzel yanı da burada başlıyor. Çünkü bazen mantık başka şey söyler, ring başka.

Verhoeven'ın şansı düşük olabilir ama tamamen yok değil. Özellikle ağırsıklette tek bir yumruk her şeyi değiştirebilir. 

Üstelik Hollandalı dövüşçü fiziksel olarak Usyk'ten daha. Kendi açıklamalarında da buna dikkat çekiyor. 

"Bir kez temiz vurursam bunu hissedecek" derken aslında ağırsıklet dövüşlerinin en temel gerçeğini hatırlatıyor: Bu kilolarda küçük hata büyük bedel doğurur.

Fakat bu maçın asıl önemli tarafı yalnızca sonuç değil. Böyle geceler insanlara dövüş sporlarını neden sevdiklerini yeniden hatırlatıyor.

Usyk'in bu maçı kabul etme nedeni de biraz buna dayanıyor gibi görünüyor. Uzun yıllardır sürekli zorunlu rakiplerle, federasyon baskılarıyla ve kemer hesaplarıyla uğraştı. 

Şimdiyse ilk kez gerçekten istediği maçı yaptığını söylüyor. "Bir kez olsun ihtiyaç duyulanı değil, istediğimi yapmak istedim" derken aslında profesyonel sporun görünmeyen tarafını anlatıyor.

Çünkü günümüzde büyük sporcular bile bazen kendi kariyerlerinin patronu olamıyor. Organizasyonlar, federasyonlar, yayıncılar ve para dengesi sporun önüne geçebiliyor. 

Bu nedenle Usyk'in Verhoeven gibi sıradışı bir rakibi seçmesi bazı boks otoritelerini rahatsız etti. Özellikle Dünya Boks Konseyi'nin (WBC) kemeri bu maçta ortaya koyması tartışma yarattı. 

Boks dünyasında herkes bu eşleşmeden memnun değil. Eski ağırsıklet Dave Allen, karşılaşmanın WBC kemeri için onaylanmasını yanlış bulurken, maçın resmi unvan mücadelesi değil bir gösteri dövüşü olması gerektiğini savundu.

Aslında bu fikri anlamak zor değil. Çünkü Verhoeven profesyonel boksta sadece bir maça çıktı. Bu yüzden "Dünya şampiyonluğu için yeterince deneyimli mi?" sorusu doğal olarak soruluyor.

Ama spor tarihi biraz da çılgın fikirlerle yazılmadı mı?

Örneğin karma dövüş sanatları dünyasından gelen Francis Ngannou, Tyson Fury karşısında kimsenin beklemediği kadar iyi performans gösterdi. 

Cumartesi gecesi ortaya çıkacak görüntü büyük ihtimalle uzun süre unutulmayacak. Piramitlerin önünde iki dev adamın karşı karşıya gelmesi bile başlı başına etkileyici.

Belki Usyk beklendiği gibi rahat kazanacak. Belki Verhoeven herkesi şaşırtacak. Ama sonuç ne olursa olsun böyle organizasyonlar spora canlılık katıyor.

Kaynaklar: ESPN, Ring, DAZN


Pep Guardiola, Manchester City'den ayrılık kararını resmen duyurdu

İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)
İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)
TT

Pep Guardiola, Manchester City'den ayrılık kararını resmen duyurdu

İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)
İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester City, İspanyol teknik adam Pep Guardiola’nın sezon sonunda görevinden ayrılacağını açıkladı.

Manchester City’nin pazar günü Premier Lig’de Aston Villa ile oynayacağı karşılaşmanın, Guardiola’nın kulüpteki 10 yıllık teknik direktörlük kariyerinin son maçı olacağı belirtildi.

Açıklama, son günlerde yoğunlaşan ayrılık iddialarının ardından geldi ve İngiliz futbol tarihinin en başarılı teknik direktörlük dönemlerinden biri böylece sona ermiş oldu.

2016 yılında göreve başlayan 55 yaşındaki Guardiola, Manchester City’nin başında toplam 20 kupa kazandı. Bu başarılar arasında altı Premier Lig şampiyonluğu ile UEFA Şampiyonlar Ligi zaferi de yer aldı.

Ayrılığına ilişkin konuşan Guardiola, “Neden ayrıldığımı sormayın. Belirli bir sebep yok ama içten içe bunun benim zamanım olduğunu biliyorum” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın BBC’den aktardığına göre Guardiola, “Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Eğer öyle olsaydı burada kalırdım. Kalıcı olacak şey hisler, insanlar, anılar ve Manchester City’ye duyduğum sevgi olacak” dedi.


Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım

Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım
TT

Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım

Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım

Portekizli teknik direktör Jorge Jesus, Al Nassr FC ile Suudi Arabistan Ligi şampiyonluğuna ulaştıktan sonra görevinden ayrılacağını açıkladı. Jesus, Cristiano Ronaldo ile olan görevini tamamladığını belirterek, yıldız futbolcuya kulüpte şampiyonluk yaşatma sözünü yerine getirdiğini söyledi. Deneyimli teknik adam, geleceği konusunda ise Türkiye ve Suudi Arabistan dışındaki seçeneklere açık kapı bıraktı.

Şampiyonluğun ardından televizyon kanalına konuşan Jesus, “Cristiano Ronaldo ile ilk görüştüğümüzde bana iki yıllık sözleşme teklif edildi. Ancak ben yalnızca bir yıllık kontrat istedim. Çalıştırdığım kulüplerde hep böyle yaparım. Çok zor bir sezon geçirdik ve birçok karar almak zorunda kaldık. Çoğu zaman baskıyı üzerime aldım. Bu da ciddi bir yıpranma yaratıyor. Harika bir yıldı ama artık başka bir yerde yeni bir deneyim yaşamalıyım” dedi.

Portekizli teknik adam, “Bu tür kararlarda ilk dakikalarda her zaman bir tedirginlik olur. Takım zamanla rahatladı, rakibimiz alanları iyi kapattı. Duran toptan golü bulduk ve çok zor bir maç oynadık. Cristiano Ronaldo ve Nélson Semedo beni davet ettiğinde bunun kariyerimin en büyük meydan okuması olacağını biliyordum. Bu ligi kazanabilmek için rakiplerimizden çok daha iyi olmamız gerekiyordu” ifadelerini kullandı.

Jesus, Ronaldo’ya verdiği sözü de anlatarak, “Ona ‘Seni şampiyon yapacağım, sonra da kendi yoluma gideceğim’ dedim” şeklinde konuştu.

Portekiz basınından A Bola, Jesus’un Al Nassr macerasının sona erdiğini net şekilde duyurduğunu yazarken, deneyimli çalıştırıcının Avrupa’ya dönmeyi düşünmediğini belirtti. Jesus, Avrupa kulüplerinin Suudi Arabistan’daki maaş seviyesine yaklaşamayacağını söyledi.

Tecrübeli teknik adam, “Avrupa’da bana finansal olarak yaklaşabilecek bir kulüp yok. Suudi Arabistan’da devam etmeyeceğim ama yeni projeme nerede başlayacağımı göreceğiz. Futbol benim tutkum. Bazen kaybeden ama çoğu zaman kazanan bir teknik direktörüm. Projelerim sona erdiğinde genelde önümde birkaç seçenek olur, şu anda da öyle. Hâlâ zihinsel ve fiziksel olarak çok güçlüyüm” dedi.

Brezilya’ya dönüş ihtimalini de değerlendiren Jesus, “Sanırım geri dönmeyeceğim. Brezilya’da yalnızca CR Flamengo ya da milli takımı çalıştırabilirim. Geçen yıl ocak ayında Brezilya Milli Takımı teklifini reddettim. Pişmanım demiyorum ama Al Hilal SFC’e sadık kalmak istedim. Kulüpler Dünya Kupası’na katılmak ve Asya Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak istiyordum ama başaramadım” ifadelerini kullandı.

Jesus, yerine Pep Guardiola’nın gelebileceği yönündeki iddialara ise dikkat çeken bir yanıt verdi: “Bununla gurur duymam mı gerekiyor? Hayır. Neden duyayım? Asıl onun benim yerime geleceği için gurur duyması gerekir.”

Portekizli çalıştırıcı, Türkiye’ye dönüş ihtimalini de gündeme getirerek, “Belki Fenerbahçe SK ile tamamlanmamış bir hikâyem vardır. Bu ihtimallerden biri ve düşüneceğim” dedi.

Fenerbahçe taraftarlarının umutlanabileceğini belirten Jesus, “Evet, hayal kurabilirler. Sadece Fenerbahçe değil, başka bir Türk kulübü de benimle ilgilendi. Türkiye’de üç büyük kulüp var: Fenerbahçe SK, Galatasaray SK ve Beşiktaş JK. Bu üç kulüpten ikisi benimle temas kurdu. Diğer kulübün adını ise şimdilik açıklayamam” diye konuştu.

Cristiano Ronaldo’nun şampiyonluk sonrası gözyaşlarına da değinen Jesus, “Onun futbola karşı büyük bir tutkusu var. Başından beri ona, ‘Bu projeyi yalnızca senin için kabul ediyorum, yoksa gelmezdim. Birlikte kazanacağız ve sen buradan bir şampiyonlukla ayrılacaksın’ dedim. Gerçekten de öyle oldu” ifadelerini kullandı.

Maç sonrası Ronaldo ile konuşmaya fırsat bulamadıklarını söyleyen Jesus, “O da yorgundu ben de. Ben Portekiz’e döneceğim, o ise milli takıma katılacak. Geleceğimle ilgili kararımı haziran ayında vereceğim” dedi.

Deneyimli teknik adam, SL Benfica’ya dönüş ihtimalini ise kesin bir dille reddetti. “Portekiz’e dönmem neredeyse imkânsız. Finansal açıdan mümkün değil. Portekiz’de bir yılda kazanacağım paradan fazlasını burada bir ayda kazanıyorum ve çok daha az baskı var” diyen Jesus, Benfica’daki başarılarına rağmen yeterince takdir görmediğini savundu.

Jesus sözlerini şöyle tamamladı: “Bu beni üzen konulardan biri. Benfica ile birçok kupa kazandım. Türkiye’de statlar ismimi haykırıyordu, bugün burada da aynısını gördünüz. Brezilya’da da aynıydı. Ama Portekiz’de, Benfica ile kazandığım tüm başarılara rağmen bunu hiç yaşamadım. Benfica büyük bir kulüp ve onu çalıştırdığım için gururluyum. Kulüp tarihinin en çok kupa kazanan teknik direktörüyüm ama şu an geri dönüş söz konusu değil.”