BBC, Peaky Blinders'ın "manevi varisini" çekecek

Haberlere göre 6 bölümlük dizi, kadın bir ana karaktere odaklanacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

BBC, Peaky Blinders'ın "manevi varisini" çekecek

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

BBC'nin, Peaky Blinders'ın "manevi varisi" olarak adlandırılan yeni bir tarihi suç dizisi üzerine çalıştığı bildirildi.
20. yüzyılın başlarında Londra'nın Soho semtinde geçen yüksek bütçeli dizi, Marek Kohn'un kurmaca dışı Dope Girls: The Birth of the British Drug Underground (Torbacı Kızlar: Britanya Yeraltı Uyuşturucu Dünyasının Doğuşu) kitabına dayanacak.
Deadline'da yer alan habere göre BBC, daha önce Phillip Pullman'ın His Dark Materials üçlemesinin uyarlamasının arkasındaki Bad Wolf Productions'ın yapımcılığını üstlendiği 6 bölümlük bir dizi çekmek istiyor.
Haber kuruluşu aynı zamanda Polly Stenham (Neon Şeytan [The Neon Demon]) ve Alex Warren'ın (Eleanor) diziyi yazma sürecine dahil olduğunu bildirdi.
Dizinin tarihsel gerçeği yaratıcı hikaye anlatıcılığıyla harmanlayarak, eski Soho'nun suç merkezi sokaklarına odaklanacağı iddia ediliyor.
Habere göre senaryonun odağında, sıfırdan bir gece kulübü ve suç imparatorluğu kuran muhafazakar bekar anne Kate Meyrick var.
Çekimler bu yıl başlayacak ve oyuncu kadrosu seçimleri duyurulacak.
The Independent, yorum için BBC'yle temasa geçti ancak henüz yanıt alamadı.
Peaky Blinders, BBC'nin son zamanlardaki en büyük başarı hikayelerinden biri ve Birleşik Krallık'ın kamu televizyonunda 6 sezon yayımlandı.
Steven Knight'ın yarattığı dizi, Birmingham gangsteri Tommy Shelby (Cillian Murphy) ve arkadaşlarının, hayatını ve suçlarını gösteriyor.
Tom Hardy, Sam Neill, Anya Taylor-Joy, Adrien Brody ve Stephen Graham da dahil bir dizi ünlü oyuncu yıllar içinde bu yapımda rol aldı.
Geçen yılki olaylı dizi finali hayranlardan karmaşık tepkiler aldı, bazı izleyiciler bölümü "baştan sona saçmalık" ve diğerleri "şaheser" diye niteledi.
Dope Girls'ün haberleri BBC'nin Peaky Blinders sonrası dünyada seçeneklerini değerlendirdiğini düşündürse de hayranlar, henüz Shelby'nin sonunu görmediler: Peaky Blinders'ın da bir filmle dönüş yapması planlanıyor.



Pakistan müzakereleri öncesinde yaşanan ihlaller ve karışıklıklar

Dün Beyrut'un Korniş Mezraa Mahallesi’nde İsrail'in düzenlediği hava saldırısı sonucu çıkan yangını söndürmeye çalışan itfaiye ekipleri (AFP)
Dün Beyrut'un Korniş Mezraa Mahallesi’nde İsrail'in düzenlediği hava saldırısı sonucu çıkan yangını söndürmeye çalışan itfaiye ekipleri (AFP)
TT

Pakistan müzakereleri öncesinde yaşanan ihlaller ve karışıklıklar

Dün Beyrut'un Korniş Mezraa Mahallesi’nde İsrail'in düzenlediği hava saldırısı sonucu çıkan yangını söndürmeye çalışan itfaiye ekipleri (AFP)
Dün Beyrut'un Korniş Mezraa Mahallesi’nde İsrail'in düzenlediği hava saldırısı sonucu çıkan yangını söndürmeye çalışan itfaiye ekipleri (AFP)

ABD ile İran arasında salı akşamı varılan ateşkes anlaşmasında bazı ihlaller yaşandı. Ayrıca, ateşkesin Lübnan'ı kapsayıp kapsamadığı ve Pakistan'da yapılması planlanan müzakerelerin tarihi konusunda da belirsizlikler yaşandı. İsrail, Lübnan'ı ateşkesin içine dahil etme girişimlerine karşı çıktı ve dün kanlı bir güne imza attı. İsrail’in düzenlediği saldırıda 250'den fazla Lübnanlı hayatını kaybetti. İsrail'in birkaç dakika içinde 100 hava saldırısı düzenleyerek gerginliği tırmandırdığı olayda binden fazla kişi yaralandı.

Tahran, İsrail’in Lübnan’daki saldırılarına misilleme olarak dün Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattı. Bu sırada ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu tasfiye etmesi ve zenginleştirmeyi durdurması talebinden vazgeçmedi.

Bu gelişme, Pakistan'ın arabuluculuğunda iki haftalık bir ateşkesin kabul edilmesiyle savaşın beklenmedik bir döneme girmesinin ardından yaşandı. Ateşkes, yarın (Cuma) İslamabad'da yapılacak doğrudan müzakerelerin önünü açarken müzakerelerde ABD'yi Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner temsil edecek.

İran Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının devam etmesinin ateşkesin açık bir ihlali olduğunu belirterek, bu saldırıların derhal durdurulmaması halinde Tahran’ın karşılık vereceği uyarısında bulundu. İran basını, Hürmüz Boğazı'nda petrol tankerlerinin yeniden durdurulduğunu bildirirken bu durum, ateşkesin temel unsurlarından birini tehdit ediyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran ile ABD arasındaki ateşkes şartlarının ‘açık ve net’ olduğunu söyledi. Washington'ın ateşkes ile İsrail aracılığıyla savaşın devamı arasında bir seçim yapması gerektiğini ve ikisini bir arada sürdüremeyeceğini vurgulayan Arakçi, “Dünya, Lübnan'da olanları görüyor” ifadelerini kullanırken “Top şu anda ABD'nin sahasında” diye ekledi.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, Washington’ın uranyum zenginleştirmesinin durdurulması konusunda kararlı olduğunu ve İran'ın gömülü nükleer malzemelerinin müzakerelerin merkezinde kalacağını vurguladı. Trump ayrıca ABD'nin önümüzdeki dönemde yaptırımlar ve gümrük vergileri konusunu da ele alacağını belirtti.

Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif, iki haftalığına ilan edilen ateşkese saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Ateşkesi ihlallerin ‘barış sürecinin ruhunu’ zedelediğini belirten Şerif, yarınki müzakerelere kadar ateşkesi sürdürme konusunda şüphelerin arttığını da sözlerine ekledi.

İsrail hava kuvvetleri, ateşkes anlaşmasını sınamak amacıyla Lübnan’ın çeşitli bölgelerine 100’den fazla hava saldırısı düzenledi. Bunların en şiddetlisi Beyrut’ta gerçekleşti. Bu olay, Lübnan'ın anlaşmaya dahil olduğu yönündeki haberlere rağmen, anlaşmaya yol açan görüşmelerin dışında kaldığını fark etmesinin ardından yetkililerin yoğun temaslar kurduğu bir dönemde meydana geldi. Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Lübnan'ın kendi adına müzakere yapılmasını kabul etmediğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan bir diğer isim Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ise Lübnan’ın İran ile yapılan ateşkes anlaşmasının kapsamına girdiğinin altını çizdi.

İsraillilerin şimdiye kadar Lübnan’ın tamamını kapsayacak şekilde bu anlaşmaya uymadıklarını ve bunun anlaşmaya aykırı olduğunu belirten Berri, anlaşmanın Lübnan’ı kapsadığı konusunda net olduğunu ve bunun uygulanması gerektiğini söyledi.


Müslüman, Arap ve Afrika ülkelerinden Kudüs'te İsrail'in saldırılarının tırmanmasına karşı uyarı

İsrail işgal güçleri, Mescid-i Aksa’yı kırk gündür Müslümanların girişine kapalı tutuyor (AFP)
İsrail işgal güçleri, Mescid-i Aksa’yı kırk gündür Müslümanların girişine kapalı tutuyor (AFP)
TT

Müslüman, Arap ve Afrika ülkelerinden Kudüs'te İsrail'in saldırılarının tırmanmasına karşı uyarı

İsrail işgal güçleri, Mescid-i Aksa’yı kırk gündür Müslümanların girişine kapalı tutuyor (AFP)
İsrail işgal güçleri, Mescid-i Aksa’yı kırk gündür Müslümanların girişine kapalı tutuyor (AFP)

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Arap Birliği (AL) ve Afrika Birliği (AfB) çarşamba günü, işgal altındaki Kudüs'te İsrail saldırılarının artmasının tehlikesine dikkati çekerek, uluslararası toplumu İsrail işgal güçlerinin Mescid-i Aksa’yı kırk gündür Müslümanların girişine derhal yeniden açmaya zorlamaya çağırdı.

İİT, AL ve AfB ortak bir açıklamada, İsrailli bir bakanın işgalci İsrail güçlerinin sıkı koruması altında Mescid-i Aksa’nın avlusuna girmesini şiddetle kınadılar ve bu eylemi buranın kutsallığına yönelik açık bir saldırı ve ilgili uluslararası karar ve sözleşmelerin bariz bir ihlali olarak nitelendirdiler.

Açıklamada, işgalci İsrail güçlerinin Mescid-i Aksa’yı Müslümanların girişine kırk gündür kapalı tutmaya devam etmesinin tehlikesine dikkat çekildi. Bu durum, işgal altındaki Kudüs’teki Müslümanların ve Hristiyanların kutsal mekanlarına yönelik ihlallerin artması ve buradaki tarihi ve hukuki statüyü zedeleme girişimleri kapsamında değerlendiriliyor ve bölgesel ve uluslararası barış ve istikrar için ciddi bir tehdit oluşturuyor.

İİT, AL ve AfB, İsrail’in 1967’den beri işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde, Filistin Devleti’nin başkenti Doğu Kudüs ve buradaki Müslümanların ve Hristiyanların kutsal mekanları da dahil olmak üzere, hiçbir egemenlik hakkına sahip olmadığını vurguladı.

Ortak bildiride, İsrail’in bu kutsal şehrin coğrafi ve demografik yapısının yanı sıra Arap, Müslüman ve Hıristiyan karakterini değiştirmeye, Filistin egemenliğini ve Filistinlilerin varlığını zayıflatmaya ve şehri Filistin çevresinden izole etmeye yönelik tüm yasadışı kararlarının ve önlemlerinin kategorik olarak reddedildiği yinelendi.

İİT, AL ve AfB, uluslararası toplumu, işgalci İsrail makamlarını ibadet özgürlüğü ve kutsal mekanların dokunulmazlığına saygı göstermeye mecbur kılma, Mescid-i Aksa’nın kapılarını ibadet edenlere derhal yeniden açma ve Filistinli vatandaşların camiye erişimine getirilen tüm kısıtlamaları kaldırma konusunda sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.


Kalibaf, Washington'u müzakerelerin temelini baltalamakla suçluyor

Kalibaf, Uygunluk Değerlendirme Konseyi toplantısına katılıyor ve Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri General Mohammad Bakır Zülkadir de toplantıda yer alıyor (Kalibaf'ın internet sitesi).
Kalibaf, Uygunluk Değerlendirme Konseyi toplantısına katılıyor ve Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri General Mohammad Bakır Zülkadir de toplantıda yer alıyor (Kalibaf'ın internet sitesi).
TT

Kalibaf, Washington'u müzakerelerin temelini baltalamakla suçluyor

Kalibaf, Uygunluk Değerlendirme Konseyi toplantısına katılıyor ve Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri General Mohammad Bakır Zülkadir de toplantıda yer alıyor (Kalibaf'ın internet sitesi).
Kalibaf, Uygunluk Değerlendirme Konseyi toplantısına katılıyor ve Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri General Mohammad Bakır Zülkadir de toplantıda yer alıyor (Kalibaf'ın internet sitesi).

İran Parlamento Başkanı Muhammad Bakır Kalibaf dün yaptığı açıklamada, ABD ve İran arasında varılan on maddelik ateşkes önerisinin üç kilit noktasının, yarın Pakistan'da başlaması planlanan müzakerelerden önce ihlal edildiğini belirterek, bu koşullar altında ikili bir ateşkes veya müzakerelerin "mantıklı görünmediğini" söyledi.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile birlikte, savaş sırasında birçok deneyimli İranlı siyasi liderin ölümünün ardından İran müzakere heyetine Kalibaf'ın başkanlık etmesi bekleniyor.

Kalibaf, X-platform hesabından yaptığı açıklamada, ABD'ye duyulan derin güvensizliğin, "her türlü taahhüdün tekrar tekrar ihlal edilmesinden" kaynaklandığını belirterek, ABD başkanının İran'ın teklifini "müzakere için pratik bir temel" ve bu görüşmelerin ana çerçevesi olarak nitelendirdiğini kaydetti.

İran anlatısına göre ilk ihlalin, Lübnan'daki ateşkesle ilgili maddeye uyulmaması olduğunu açıklayan yetkili, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in de "Lübnan ve diğer bölgeler de dahil olmak üzere her yerde acil ateşkes" derken bu maddeye atıfta bulunduğunu belirtti.

İkinci ihlalin ise İran hava sahasına insansız hava aracının (İHA) girmesi olduğunu belirten Kalibaf, Fars eyaletinin Lar şehrinde düşürülen İHA’nın, İran hava sahasına daha fazla izinsiz giriş yapılmasını yasaklayan maddeyi ihlal ettiğini söyledi.

Üçüncü ihlale gelince, Kalibaf, İran'ın zenginleştirme hakkının reddedilmesiyle ilgili olduğunu, ancak bu hakkın anlaşmanın 6. maddesinde belirtildiğini ifade etti.

Müzakereler başlamadan önce bile "müzakerenin pratik temelinin" "açık ve pervasızca" ihlal edildiği sonucuna vardı.

Washington'da, Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt dün yaptığı açıklamada, İran'ın başlangıçta ABD'nin kabul edilemez bulduğu bir plan önerdikten sonra, savaşı sona erdirmek için "daha makul" bir plan sunduğunu söyledi.

Leavitt, İran'ın anlaşmazlığı sona erdirmek için sunduğu 10 maddelik planın daha fazla müzakere için bir temel oluşturduğunu belirterek, “Başkan Trump'ın sözleri her şeyi açıklıyor: Bu, müzakere için geçerli bir temel ve bu müzakereler devam edecek” ifadesini kullandı.

Ayrıca, küresel petrol ve doğalgaz ticareti için önemli bir su yolu olan Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının Trump'ın çabaları sayesinde olduğunu vurgulayarak, başkanın ABD ordusuyla iş birliği içinde "İran'ı boğazı yeniden açmaya ikna edebildiğini" belirtti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bir ABD yetkilisi dün yaptığı açıklamada, İran tarafından yayınlanan 10 maddelik ateşkes planının, Beyaz Saray'ın savaşı sona erdirmek için kabul ettiği şartlarla aynı olmadığını söyledi.

Adı açıklanmayan üst düzey yetkili, “Medyada dolaşan belge gerçek çerçeve değil” diyerek, “Sürece saygı duyarak kamuoyu önünde müzakere etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Bu açıklamalar, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın Washington'un taleplerine uyması veya "bütün bir medeniyetin" yok edilmesiyle karşı karşıya kalması için belirlediği son tarihten sadece birkaç saat önce, salı günü geç saatlerde ilan edilen ateşkesin kırılganlığına ilişkin endişeleri daha da artırıyor.

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Trump, daha fazla müzakereye olanak sağlamak için iki haftalık ateşkesi ilan ederken, "İran'dan on maddelik teklif aldık ve bunun müzakere için bir temel olduğuna inanıyoruz" demişti.

İran devlet medyası daha sonra, diğer şeylerin yanı sıra, Hürmüz Boğazı üzerindeki İran kontrolünün sürdürülmesini, ülkeye uygulanan uluslararası yaptırımların kaldırılmasını ve uranyum zenginleştirmenin "kabul edilmesini" içeren 10 maddelik bir plan yayınladı.

Bu maddelerin, Washington'un İran'dan taleplerine ilişkin açıklamaları ile çeliştiği görülüyor.

Trump, dün ilerleyen saatlerde Truth Social platformunda, anlaşmaların veya mesajların gerçek anlaşmanın bir parçası olmadığını söyleyerek, bunların yayılmasına karşı çıktı. "Bunlar dolandırıcı... ve daha da kötüsü" ifadesini kullandı.

 

"Amerika Birleşik Devletleri için önemli ve kabul edilebilir tek bir dizi nokta var ve bunları bu müzakerelerde kapalı kapılar ardında görüşeceğiz... Bu noktalar, ateşkesi kabul etmemizin temelini oluşturuyor" diyerek daha fazla ayrıntıya girmedi.

Bu bağlamda, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın ateşkesi kabul etmesinin, çatışmaları diplomatik yollarla çözme konusunda "açık bir sorumluluk ve ciddi irade göstergesi" olduğunu söyledi.

İran Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Pezeşkiyan, Lübnan'da ateşkesin sağlanmasının "İran'ın 10 maddelik planının en önemli koşullarından biri" olduğunu da ifade etti.

Fransa'nın, Lübnan'daki önceki ateşkesin garantörlerinden biri olarak bu aşamada özellikle önemli bir rol oynadığını belirtti.

Buna karşılık, İran Cumhurbaşkanlığı, Macron'un, İran'ın Fransız vatandaşlarını serbest bırakmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdiğini ve ateşkes ilanını savaşa tamamen son verilmesi ve bölgede kalıcı barışın sağlanması yolunda "önemli bir adım" olarak değerlendirdiğini açıkladı