Dünyanın en mutlu ülkeleri açıklandı

TT

Dünyanın en mutlu ülkeleri açıklandı

Birleşmiş Milletler'in (BM) 2012'den beri yayımladığı Dünya Mutluluk Raporu'nun bu yılki versiyonu bugün (20 Mart) paylaşıldı.
Finlandiya listede bir kez daha ilk sırada yer alarak üst üste 6 kez birinci seçildi. 150'yi aşkın ülkenin incelendiği raporda Türkiye 106. oldu.
BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı'nın hazırladığı raporda gayrisafi yurt içi hasıla, sosyal destek, ortalama sağlıklı yaşam süresi, vatandaşların kendi hayatlarıyla ilgili karar alabilme özgürlüğü, cömertlik (hayır kurumlarına yardımda bulunma) ve ülkedeki yolsuzluk düzeyleri göz önüne alınıyor. Çalışma için söz konusu ülkelerde yaşayan kişilerle görüşülüyor.
Bununla birlikte yetkililer, Singapur, Slovakya ve Çin gibi bazı ülkelerde geçen yıl görüşme yapılmadığına dikkat çekti. Aralarında Türkiye'nin de yer aldığı bu ülkelerde veriler 2020'yle 2021'de gerçekleştirilen görüşmelere dayanıyor.
Önceki seneler gibi 2023'te de İskandinav ülkeleri kendilerine ilk sıralarda yer buldu. Finlandiya'yı Danimarka ve İzlanda takip etti. İlk 5 sırayı İsrail ve Hollanda tamamladı.
En az mutlu ülkeyse suların bir türlü durulmadığı Afganistan oldu. Afganistan'ı Lübnan ve Sierra Leone izledi. Zimbabve sondan 4, Kongo Demokratik Cumhuriyeti sondan 5. sırada yer aldı.
2022'de 8 basamak gerileyerek 112. seçilen Türkiye ise bu yıl 106. oldu.
Kovid-19 mutluluğu etkilemedi
Raporun yazarlarından Lara Aknin sonuçların umut verici olduğunu söyledi. Zira bulgulara göre yardımseverlik, Kovid-19 pandemisi öncesine göre yaklaşık yüzde 25 daha fazla. 
Yetkililer dünya genelindeki mutluluk düzeyinin Kovid-19 pandemisinden darbe almadığını da ifade etti. Raporda imzası olan isimlerden John Helliwell, "olumlu duyguların olumsuz duygulardan iki kat daha yaygın" olduğunu savundu.
Araştırmacılar 2020 ve 2022 arasında 137 ülkeden 100 binden fazla kişiyle görüştü. Anket sorularını yanıtlayan binlerce katılımcıdan kendi hayatlarına 1'den 10'a kadar puan vermeleri istendi.
Katılımcıların verdiği ortalama puanların, 2017 ve 2019 arası doldurulan benzer anketlerden daha yüksek olduğu görüldü.
Görüşmeler ayrıca, bireylerin yardımseverlik seviyesinin de pandemi öncesine göre önemli ölçüde yükseldiğini gösterdi.
Dünyanın en mutlu 20 ülkesi
1- Finlandiya
2- Danimarka
3- İzlanda
4- İsrail
5- Hollanda
6- İsveç
7- Norveç
8- İsviçre
9- Lüksemburg
10- Yeni Zelanda
11- Avusturya
12- Avustralya
13- Kanada
14- İrlanda
15- ABD
16- Almanya
17- Belçika
18- Çek Cumhuriyeti
19- Birleşik Krallık
20- Litvanya
Dünyanın en az mutlu 20 ülkesi
1- Afganistan
2- Lübnan
3- Sierra Leone
4- Zimbabve
5- Kongo Demokratik Cumhuriyeti
6- Botsvana
7- Malavi
8- Komorlar
9- Tanzanya
10- Zambiya
11- Madagaskar
12- Hindistan
13- Liberya
14- Etiyopya
15- Ürdün
16- Togo
17- Mısır
18- Mali
19- Gambiya
20- Bangladeş
Dünya Mutluluk Raporu 2023'ün tamamına buradan erişebilirsiniz.
 



Ödüllü casus dizisine 8 yıl sonra onay: İki sezon daha geliyor

The Night Manager'ın ilk sezonunda Tom Hiddleston ve Hugh Laurie'nin yanı sıra Elizabeth Debicki, Olivia Colman ve Alistair Petrie de rol almıştı (BBC One)
The Night Manager'ın ilk sezonunda Tom Hiddleston ve Hugh Laurie'nin yanı sıra Elizabeth Debicki, Olivia Colman ve Alistair Petrie de rol almıştı (BBC One)
TT

Ödüllü casus dizisine 8 yıl sonra onay: İki sezon daha geliyor

The Night Manager'ın ilk sezonunda Tom Hiddleston ve Hugh Laurie'nin yanı sıra Elizabeth Debicki, Olivia Colman ve Alistair Petrie de rol almıştı (BBC One)
The Night Manager'ın ilk sezonunda Tom Hiddleston ve Hugh Laurie'nin yanı sıra Elizabeth Debicki, Olivia Colman ve Alistair Petrie de rol almıştı (BBC One)

Tom Hiddleston'ın Jonathan Pine rolünü yeniden canlandıracağı The Night Manager, gösterime girmesinden neredeyse 10 yıl sonra yepyeni iki sezonla geri dönüyor.

Çekimler bu yıl başlayacak

John le Carré'nin aynı adlı çok satan romanındaki karakterlerden esinlenen popüler dramanın çekimlerine bu yıl içinde başlanması bekleniyor.

Casus dizisi, lüks bir otelde çalışmaya başlayan Jonathan Pine isimli Britanyalı askeri merkeze alıyordu.

The Night Manager'ın yeni bölümleri, ilk sezonun heyecanlı finalinden 8 yıl sonra gelecek.

Yeni sezonların senaryolarını, dizinin yaratıcısı David Farr kaleme alırken, BAFTA ödüllü Georgi Banks-Davies ikinci sezonun 6 bölümünü yönetecek.

Stephen Garrett yapımcılığa geri dönerken, ilk sezonun yıldızlarından Hugh Laurie de yürütücü yapımcılık görevini üstlenecek.

İki Emmy ve üç Altın Küre

Prömiyeri 2016'da yapılan The Night Manager'ın ilk sezonu, iki Emmy ve üç Altın Küre kazanmıştı. Londra doğumlu Tom Hiddleston da En İyi Erkek Oyuncu dalında Altın Küre'nin sahibi olmuştu.

The Night Manager, sadece Britanya'da 10 milyon izleyici tarafından izlenerek 2016'nın en popüler dizilerinden biri olmuştu.

Yeni sezonlar Birleşik Krallık'ta BBC One'da, diğer ülkelerdeyse Amazon Prime Video'da gösterime girecek.

"Sabırsızlanıyorum"

Dizinin 43 yaşındaki başrol oyuncusu Hiddleston, "The Night Manager'ın ilk sezonu bugüne kadar çalıştığım, yaratıcılık açısından en tatmin edici projelerden biriydi" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

Jonathan Pine'ın derinliği, çeşitliliği ve karmaşıklığı heyecan veren bir umut yarattı ve bu hâlâ sürüyor.

"Simon ve Stephen Cornwell, David Farr ve Stephen Garrett'la yeniden bir araya gelmeyi ve hikayemizin bir sonraki bölümünü anlatmak için Georgi Banks-Davies'le çalışmayı dört gözle bekliyorum" diyen Britanyalı aktör ekledi: 

Sabırsızlanıyorum.

Independent Türkçe, Variety, Deadline


Dua Lipa yeni klibindeki "çılgın" gösterisiyle hayranlarını şoke etti

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Dua Lipa yeni klibindeki "çılgın" gösterisiyle hayranlarını şoke etti

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Dua Lipa hayranları, şarkıcının yeni müzik klibinde bir yüzme havuzunun üzerinde havaya taşındığı sahneye verdikleri tepkileri paylaşıyor.

28 yaşındaki Lipa, Illusion'la ona eşlik eden görüntüleri 11 Nisan Perşembe günü yayımladı. Şarkı, yakında çıkacak Radical Optimism albümündeki üçüncü tekli.

Yönetmenliğini Tanu Muino'nun üstlendiği Illusion klibinde Lipa, İspanya'nın Barselona kentindeki Montjuïc Belediye Havuzu'nda dansçılar, yüksek dalışçılar ve senkronize yüzücülerle birlikte görülüyor. 

Ünlü Katalan geleneği Castell'e (insan kulesi) gönderme yapılan video, Lipa'nın bu gelenekten ilham alan bir kuleye tırmanmasıyla sona eriyor. Aynı havuz Kylie Minogue'un 2003'te çıkan parçası Slow'un müzik klibinin de mekanı olarak kullanılmıştı.

Klibin bir kısmında Lipa'nun tutunduğu hava çemberi şarkıyıcı sudan çıkarıp gökyüzüne; aşağıdaki yüzme havuzunun çok üstüne çıkarıyor. 

Bir hayran hesabı sahnenin kısa bir videosunu paylaşarak "DUA LIPA SEN ÇILGIN MISIN????" dedi.

Başka bir hayranıysa "Sadece bu sahneyle bile yılın klibi bu vay canına dua lipa hayatının geri kalanında ve ondan sonra da sonsuza kadar ünlü olacaksın" diye ekledi.

Lipa yaptığı açıklamada "Illusion, [albüme katkı sunan] Caroline [Ailin], Danny [L Harle], Tobias [Jesso Jr.], Kevin [Parker] ve benim birlikte çalıştığımız ilk şarkıydı ve gerçekten albümle ilgili buzları eritti" dedi.

Mesele kendinizi neyin içine soktuğunuzu bilmek ama keyif için yapmaya devam etmekle ilgili. Alay konusu olanlar onlar; biriyle onun oyununda oynamanın eğlencesi burada çünkü nihayetinde bir illüzyona kapılmıyorsunuz.

Kısa süre önce Lipa'nın, Radical Optimism'i desteklemek üzere haziranda Berlin, Pula ve Nimes'de gerçekleşecek ilk turne tarihlerini duyurmasıyla biletler hemen tükenmişti. Şarkıcı buna ek olarak 17 Ekim'de Londra'daki Royal Albert Hall'da konser verecek.

Merakla beklenen yeni albüm 3 Mayıs'ta çıkacak.

Albüm, Lipa'nın yakın zamanda BRIT Ödülleri'nde göz kamaştırıcı bir performansla sergilediği Houdini ve Training Season adlı çıkış parçalarının da aralarında yer aldığı 11 şarkı içeriyor.

Şarkıcı geçen yıl Greta Gerwig'in Barbie'sinin film müzikleri için yazdığı Dance The Night'la listelerin tepesine çıkmıştı. Lipa, Denizkızı Barbie rolüyle filmde de oynamıştı.

Albümün resmi açıklamasında "Dua'nın kendi kendini keşfetmesinden esinlenen Radical Optimism, bir zamanlar yüzleşmenin imkansız göründüğü durumlarda netliğe kavuşmanın saf sevincini ve mutluluğunu yakalayan bir albüm" diye belirtiliyor.

Daha önce sizi mahvetme tehdidi taşıyan zorlu vedalar ve kırılgan başlangıçlar, optimizmi seçip kaosun içinden zarafetle ilerlemeye başladığınızda kilometre taşlarına dönüşüyor. Radical Optimism, dinleyicisini müzikalite açısından zengin, sözleriyle pişmanlık duymayı reddeden ve sesleriyle özgürleştiren rüya gibi bir pop dünyasına taşıyor.

Independent Türkçe


O.J. Simpson'ın mirası ne kadar ve kime kalacak?

O.J. Simpson'ın mirası ne kadar ve kime kalacak?
TT

O.J. Simpson'ın mirası ne kadar ve kime kalacak?

O.J. Simpson'ın mirası ne kadar ve kime kalacak?

O.J. Simpson, uzun süredir mücadele ettiği bildirilen prostat kanseri nedeniyle 76 yaşında hayatını kaybetti.

TMZ'ye göre, eski eşi Nicole Brown ve onun arkadaşı Ron Goldman'ın cinayetlerinden yüz kızartıcı şekilde beraat eden Amerikan futbolu yıldızının son birkaç ayda sağlık durumu kötüleşmiş ve tedavisi olanaksız hastaların bakıldığı bakımevine yatırılmıştı. 

Ölüm haberi, ailesinin NFL'in onur listesindeki ismin X hesabından paylaştığı basit bir mesajla duyuruldu.

Babamız Orenthal James Simpson, 10 Nisan'da kanserle olan mücadelesini kaybetti. Etrafı çocukları ve torunlarıyla çevriliydi.

Açıklamada, "Bu geçiş döneminde ailesi sizden mahremiyet ve nezaket isteklerine saygı göstermenizi rica ediyor" dendi.

Birçok kişinin "asrın davası" diye adlandırdığı duruşmada Simpson, 1994'te Brown ve Goldman'ı öldürmekle suçlanmış, bu suçtan dava açılmış ve ardından beraat etmişti. Çoğunluğu siyahlardan oluşan jüri tarafından beraat ettirilmesi ABD'nin kültürel tarihinde çığır açan bir an olmuştu.

Daha sonra 1996'da bir hukuk mahkemesi Simpson'ı cinayetlerden suçlu bulmuş ve kurbanların ailelerine 30 milyon doların üzerinde tazminat ödemesini emretmişti. Yıldız sporcu, ölümünden önce borcun sadece bir kısmını ödeyebilmişti.

O.J.'nin serveti ne kadardı?

Celebrity Net Worth'a göre, NFL'in onur listesindeki yıldızın net değerinin tahmini 3 milyon dolar olduğu yönünde genel bir fikir birliği var.

O.J., alacaklıların ve Goldman ailesinin yasal olarak erişemeyeceği emekli maaşları aracılığıyla devamlı bir gelir kaynağı elde etmişti. 

Simpson, Sosyal Güvenlik'ten aldığı yılda 42 bin dolar ve NFL'den gelen yıllık 125 bin ila 300 bin dolarlık emekli maaşının yanı sıra Ekran Oyuncuları Sendikası'ndan (Screen Actors Guild) da maaş alıyordu.

yumkı
O.J. Simpson, 21 Haziran 1995'te Los Angeles'ta görülen çifte cinayet davası sırasında savcıların kendisine giydirdiği yeni bir çift ekstra büyük Aris eldivene bakıyor (AFP)

O.J. ve hayatını kaybeden eski eşi 1992'de ayrılmadan önce 7 yıl evli kalmıştı. Mahkeme dosyasına göre Simpson, Celebrity Net Worth'te tahmini net değerinin 10,8 milyon dolar ve aylık gelirinin 55 bin dolar olduğunun bildirildiğini iddia etmişti.

Nihayetinde O.J., Nicole'e tek seferde 433 bin 750 dolar ve ek olarak 10 bin dolar iştirak nafakası ödemeyi kabul etmişti. 

Yasal ücretler ve mahkemede varılan anlaşmalar servetinde kayda değer bir azalmaya neden olmuştu.

Serveti kime kalacak?

Şu anki duruma göre 3 milyon dolarlık serveti sağ olan 4 çocuğu Sydney, Jason, Justin ve Arnelle Simpson'a kalacak gibi görünüyor.

Çocuklarından Aaren, 1979'da küçücükken yüzme havuzunda yaşanan kazada boğularak can vermişti. 

Milyonlarca dolarlık haksız ölüm kararının peşini hâlâ bırakmayan Goldman ailesi, Simpson'ın kitabının taslağının kontrolünü kazanmıştı. Kitabın adını "Eğer Ben Yaptıysam: Katilin İtirafları" (If I Did It: Confessions of the Killer) diye yeniden adlandırmışlardı. 

Simpson o dönemde Associated Press'e "Hepsi kan parası ve ne yazık ki ben de çakallara katılmak zorunda kaldım" demişti. Yıldız sporcu, kitap için üçüncü bir taraf aracılığıyla ödenen 880 bin dolarlık avans almıştı. 

u7k8ıl9
Eski amerikan futbolu yıldızı O.J. Simpson, 16 Haziran 1994'te çocukları 9 yaşındaki Sydney (solda) ve 6 yaşındaki Justin'le (sağda) birlikte eski eşi Nicole Simpson'ın cenaze töreninden ayrılırken (AFP)

O.J., "Borçtan kurtulup evimi güvence altına almamı sağladı" diye belirtmişti. 

Simpson, kitap üzerindeki haklarını kaybetmesinden iki ay geçmeden Las Vegas'ta tutuklanmıştı. 

Goldman'ın ailesine ne borcu vardı?

Goldman'ın babası Fred, yakın zamanda kararın geçerliliğini sürdürmek amacıyla sunduğu mahkeme belgelerinde Simpson'ın 96 milyon dolar borcu olduğunu iddia etti.

Bu durum, ilk olarak hükmedilen 30 milyon dolarlık tazminatın üzerinde kayda değer miktarda faiz oluşmasından kaynaklanıyor. 

dynum
O.J. Simpson ve eski eşi Nicole Simpson, 9 yaşındaki kızları Sydney Brooke, 6 yaşındaki oğulları Justin'le birlikte (Reuters)

Borcun yüksek kalmasının sebebi de iddiaya göre Simpson'ın belirlenen miktarın büyük bir bölümünü ödememiş olması.

Goldman, Şubat 2021 itibarıyla Simpson'ın sadece 123 bin dolar ödediğini iddia etti.

Independent Türkçe


Neandertallerin yaşam alanlarını tıpkı modern insanlar gibi düzenlediği bulundu

Fotoğraf: (Montréal Üniversitesi)
Fotoğraf: (Montréal Üniversitesi)
TT

Neandertallerin yaşam alanlarını tıpkı modern insanlar gibi düzenlediği bulundu

Fotoğraf: (Montréal Üniversitesi)
Fotoğraf: (Montréal Üniversitesi)

Neandertallerin yaşam alanlarını, ilkel olmak şöyle dursun adeta modern insanlar gibi düzenlediği yeni bir araştırmada ortaya çıktı. 

İtalya'nın kuzeybatısındaki Riparo Bombrini tarihi yerleşim alanındaki araç gereçleri ve taşınamayan buluntuları inceleyen araştırmacılar, iki popülasyonun yerleşim modellerinde ortak örüntüler buldu.

Araştırmacılar, iki popülasyonun da orada yaşadığı dönemden kalma taş aletlerin, hayvan kemiklerinin, aşıboyasının ve deniz kabuklarının yerleşim alanının iki katmanının yüzeyindeki dağılımını haritalandırdı.

Bilim insanları alanın mekansal özelliklerini modelleyerek bu kadim insanların alanı kullanım şekilleri ve orada gerçekleştirdikleri faaliyetlere ilişkin kalıpları belirleyebildi.

Analiz, bu eski popülasyonlar arasındaki davranış benzerlikleri ve farklılıklarının kapsamlı bir resminin çizilmesini sağladı. 

Araştırmacılar, hem Neandertallerin hem de Homo sapienslerin yaşam alanlarını yüksek ve düşük yoğunluklu etkinliğe göre birbirinden ayrılan bölgeler şeklinde düzenleyerek kullandıklarını buldu.

Bu durum, bu kadim popülasyonların mekansal örgütlenmeye dair benzer bir bilişsel kapasite sahibi olduğuna işaret ediyor. 

Her iki grup da mekanı doldururken benzer eğilimler sergiledi; örneğin yerleşim alanının iç ocakları aynı konumda bulunurken, bir çöp çukuru her iki katmanda da aynı şekilde kullanılmış.

Modern insanlara benzer şekilde Neandertaller de kullandıkları mekanları, orada kalma sürelerini, gerçekleştirmeyi umdukları faaliyet türlerini ve alanı paylaştıkları kişi sayısını hesaba katarak planlamış gibi görünüyor. 

Bilim insanları ayrıca iki popülasyonun alanı kullanma biçimlerinde bazı farklılıklar da buldu.

Örneğin, Neandertallerin yaşadığı katmanlardaki eserler daha az kümelenmişti.

İnsanlar yerleşim alanını değişimli olarak kısa ve uzun süreli kullanırken, Neandertaller bölgeden ara sıra faydalanmış gibi görünüyor.

Bulgular genel olarak her iki popülasyonun da alanlarını kullanırken "temel bir mantığa" sahip olduklarını ortaya koyuyor ve hem modern insanlar hem de Neandertallerin "bilişsel kapasitelerinin karşılaştırılabilir" olduğuna işaret ediyor.

Kanada'daki Montréal Üniversitesi'nden Amélie Vallerand ortak yazarı olduğu çalışma hakkında, "Homo sapiens gibi Neandertaller de yaşam alanlarını, orada gerçekleşen farklı görevlere ve ihtiyaçlarına göre yapılandırılmış bir şekilde düzenledi. Dolayısıyla bu, Neandertallerin genelde düşünüldüğünden daha 'insan' olduğunu gösteren bir başka çalışma" dedi.
Independent Türkçe


Yıldız çiftinin arasındaki yaş farkı nihayet açıklandı

Şile'deki VLT Tarama Teleskobu'yla çekilen bu görüntüde görülen çift kutuplu bulutsu NGC 6164/6165, şaşırtıcı yıldız sistemine ev sahipliği yapıyor (ESO/VPHAS+ ekibi)
Şile'deki VLT Tarama Teleskobu'yla çekilen bu görüntüde görülen çift kutuplu bulutsu NGC 6164/6165, şaşırtıcı yıldız sistemine ev sahipliği yapıyor (ESO/VPHAS+ ekibi)
TT

Yıldız çiftinin arasındaki yaş farkı nihayet açıklandı

Şile'deki VLT Tarama Teleskobu'yla çekilen bu görüntüde görülen çift kutuplu bulutsu NGC 6164/6165, şaşırtıcı yıldız sistemine ev sahipliği yapıyor (ESO/VPHAS+ ekibi)
Şile'deki VLT Tarama Teleskobu'yla çekilen bu görüntüde görülen çift kutuplu bulutsu NGC 6164/6165, şaşırtıcı yıldız sistemine ev sahipliği yapıyor (ESO/VPHAS+ ekibi)

İki yıldızı arasında 1,5 milyon yıl olan yıldız sisteminin gizemi çözüldü. Gözlemler, ilk başta üç yıldız içeren sistemdeki iki yıldızın çarpışarak birleşmesi sonucu yeni oluşan yıldızın daha genç hale geldiği ve manyetik alan yarattığına işaret ediyor. 

Güneş'ten çok daha büyük iki yıldızı içeren HD 14893 adlı sistemin bir bulutsuyla çevrili olması bilim insanlarının dikkatini çekti. Dev gaz ve toz bulutları olan bulutsuların genellikle büyük kütleli yıldızların etrafında görülmemesi nedeniyle yıldız sistemini yakından inceleyen araştırmacılar, bu çiftin kaderini açıklamakla kalmayıp büyük kütleli yıldızlara dair önemli bir soruyu da yanıtlamış görüyor. 

Norma takımyıldızı yönünde, Dünya'dan yaklaşık 3 bin 800 ışık yılı uzaktaki çift yıldız sistemine dair gözlemler iki cisim arasında 1,5 milyon yıl olduğuna işaret ediyordu. Avrupa Güney Gözlemevi'nden (ESO) Abigail Frost, başyazarı olduğu araştırma hakkında şöyle diyor:

Detaylı bir analizin ardından daha büyük kütleye sahip yıldızın yoldaşından çok daha genç göründüğünü tespit ettik ve bu hiç mantıklı değil çünkü aynı anda oluşmuş olmaları gerekirdi!

Bu yüzden araştırmacılar, birbirinin yörüngesinde dönen bu yıldızlardan birinin, gençleşmesine yol açacak bir olay yaşadığını düşündü.

Yıldızları çevreyelen bulutsunun 7 bin 500 yaşında olması da bilim insanlarını şaşırttı. İki yıldızdan çok daha genç olan NGC 6164/6165 adlı bulutsu, yıldızlardan birindeki patlama sonucu meydana gelmiş olmalıydı. Bulutsunun genellikle yıldızların dışında değil içinde bulunan karbon, nitrojen ve oksijen gibi elementleri yüksek oranda içermesi de bilim insanlarının bunları açığa çıkaracak şiddetli bir olay yaşandığını düşünmesine yol açtı.

Araştırmacılar, Avrupa Güney Gözlemevi'ne ait Çok Büyük Teleskop'un (VLT) 9 yıllık verilerini inceleyerek sistemde ilk başta üç yıldız olduğu sonucuna vardı. 

Leuven Katolik Üniversitesi'nden Hugues Sana, baş araştırmacısı olduğu çalışma hakkında "Bu sistemde başlangıçta en az üç yıldız olduğunu düşünüyoruz; bunlardan ikisi yörüngenin bir noktasında birbirine yakınken, diğer yıldız çok daha uzakta olmalıydı" diyor.

İçteki iki yıldız şiddetli bir şekilde birleşerek manyetik bir yıldız yarattı ve bir miktar maddeyi dışarı fırlatarak bulutsusuyu oluşturdu. Daha uzaktaki yıldız, artık manyetik alana sahip bu yeni birleşmiş yıldızla yeni bir yörünge oluşturarak bugün bulutsunun merkezinde gördüğümüz ikiliyi yarattı.

Science adlı bilimsel dergide dün yayımlanan çalışma, büyük kütleli yıldızların nasıl manyetik alan oluşturduğu sorusuna da yanıt sunuyor. Manyetik alan, Güneş gibi düşük kütleli yıldızlarda var olsa da yıldızın kütlesi arttıkça bu alanın oluşmasını sağlayan ısıyayımsal bölge küçülüyor. Bu nedenle büyük kütleli yıldızların manyetik alana sahip olması mümkün görünmüyor.  

Ancak büyük kütleli yıldızların yaklaşık yüzde 7'sinin manyetik alana sahip olduğu gözlemlendi. Gökbilimbilimciler daha önce de bu alanın yıldızların birleşmesiyle oluşabileceğinden şüphelense de yeni çalışma bugüne kadar bu düşünceyi destekleyen en güçlü kanıtı sunuyor. 

Independent Türkçe, Science Daily, Space.com, Science


Azerbaycanlı ressam, canlı modellerini 3 saatte tuvale çiziyor

Azerbaycanlı ressam, canlı modellerini 3 saatte tuvale çiziyor
TT

Azerbaycanlı ressam, canlı modellerini 3 saatte tuvale çiziyor

Azerbaycanlı ressam, canlı modellerini 3 saatte tuvale çiziyor

Azerbaycan'da 1989 yılında doğan Abdullayev, Rusya'da resim eğitimi aldı. Ardından Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Öğretmenliği bölümünde lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamlayan Abdullayev, kariyerine Edirne'de devam ediyor.

Abdullayev, AA muhabirine, resim eğitimi almak için geldiği Edirne'yi çok sevdiğini ve 10 yıldır kentte yaşadığını söyledi.

Edirne'de birçok kişinin portresini çizdiğini, bina duvarlarına resimler ve kabartmalar yaparak şehrin sanatsal yönüne katkı sunduğunu belirten Abdullayev, "Birçok karma ve kişisel sergiye de katıldım. Güncel kalabilmek adına yeni bir proje ürettim. Bu projem yerinde, anında resim yapmak. Canlı modelle beraber değişik açılardan konuyu ele alıyorum. Geçtiğimiz günlerde Meriç Nehri kenarında bir çalışma yaptık gayet güzel oldu." dedi.

Abdullayev, son çalışmasında da keman çalan modeli, metruk bir binada resmederek keyifli bir çalışma ortaya koyduğunu dile getirdi.

"Edirne'yi güzelleştirmek için üzerime düşeni yapıyorum"

Trakya Üniversitesinde resim eğitimi almasının, Edirne'nin tarihini yakından tanımasına vesile olduğunu anlatan Abdullayev, "Edirne'nin tarihsel açıdan çok zengin bir şehir olduğunu araştırdım ve öğrendim. Tarih kokan bir şehir. Bazen boş bir duvar görüyorum. Buraya insanlar bakınca keyif alabileceği nasıl bir çalışma yapabiliriz diye düşünüyorum. Edirne'nin farklı mekanlarında, duvarlarında kafelerinde oturma alanlarında bu şekilde çalışmalarım oldu. Edirne'yi güzelleştirmek için üzerime düşeni yapıyorum." diye konuştu.

Abdullayev, proje kapsamında şehrin tarihi mekanlarında resim yapmayı sürdüreceğini kaydetti.

Ressamın son çalışmasında model olarak yer alan müzik öğretmeni Aydan Sofyalı da Abdullayev ile üniversite yıllarından arkadaş olduklarını, projede yer aldığı için heyecanlı olduğunu belirtti.

Keyifli bir çalışma yaptıklarını ifade eden Sofyalı, "Yaptığımız iş çok hoş. Sanatla birleşmek her ruha tazelik veren, karanlıkları aydınlatan bir durum. Bu projede yer aldığım için çok mutluyum." dedi.


Bilim insanları Güneş Sistemi'nin sonunu öngördü

Fotoğraf: NASA
Fotoğraf: NASA
TT

Bilim insanları Güneş Sistemi'nin sonunu öngördü

Fotoğraf: NASA
Fotoğraf: NASA

Güneş sistemimizin sonunun, Güneş öldüğü zaman buradaki gezegenlerin yıldızı tarafından ezilip yenmesiyle gelebileceği yeni bir araştırmada öne sürüldü.

İç gezegenler yani Merkür ve Venüs, neredeyse kesinlikle Güneş tarafından yutulacak. Jüpiter'in uyduları gibi Güneş Sistemi içindeki diğer nesneler de dışarı fırlatılıp parçalanabilir.

Ancak Dünya'nın kaderi biraz daha belirsiz. Bilim insanları, ölmekte olan yıldızımız tarafından yenebileceğimizi ya da gezegenimizin yaşanılamaz bir cehenneme dönüşebileceğini söylüyor.

Warwick Üniversitesi'nden Boris Gaensicke, "Dünya'nın Güneş onu yakalayıp yakmadan önce yeterince hızlı uzaklaşıp uzaklaşamayacağı net değil ancak [eğer yaparsa] Dünya [yine de] atmosferini ve okyanusunu kaybedecek ve yaşamak için çok güzel bir yer olmayacak" dedi.

Profesör Gaensicke, bizimki gibi diğer gezegen sistemlerinde, ev sahibi yıldızlar ölüp beyaz cüce haline geldiğinde yaşananları inceleyen yeni makalenin yazar ekibinin bir parçası. Bu çalışma, kendi Güneş sistemimiz yaklaşık 5 milyar yıl sonra sona erdiğinde yaşanacak durumlara dair ipucu sunuyor.

Bilim insanları bunu da çok farklı üç uzak yıldızdaki "geçişleri" ya da cisimler önlerinden geçerken parlaklıklarında meydana gelen kısa ve ani düşüşleri izleyerek yaptı. Bunlar, bu yıldızların etrafındaki nesnelerin doğasını çözmek için kullanılabilir ve böylece bir beyaz cücenin etrafındaki enkazın akıbetinin öğrenilmesini sağlayabilir.

Profesör Gaensicke, "Beyaz cücenin etrafında her birkaç saatte bir hızla dönen asteroitlerin, belki uyduların ve hatta gezegenlerin enkazını tespit edebilmemiz epey akıl almaz bir şey. Ancak çalışmamız bu sistemlerin davranışlarının birkaç yıl içinde hızla değişebileceğini gösteriyor" dedi.

Çalışmalarımızda doğru yolda olduğumuzu düşünsek de bu sistemlerin kaderi hayal edebileceğimizden çok daha karmaşık.

Gezegen komşularımızdan bazıları biraz daha az dramatik kaderlerden muzdarip olabilir. Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün gibi 4 gaz deviyle Mars, bir beyaz cücenin yörüngesinde dönmeye devam edebilir.

Araştırmacılar, bu gezegenlerin daha küçük uydularının ve herhangi bir asteroitin toz haline gelerek ölü yıldızın içine düşeceğini tahmin ediyor.

Profesör Gaensicke, "Üzücü haber şu ki Dünya, muhtemelen beyaz cüceye dönüşmeden önce genişleyen Güneş tarafından yutulacak" dedi.

Güneş Sistemi'nin geri kalanı içinse Mars ve Jüpiter arasında bulunan bazı asteroitler ve belki de Jüpiter'in bazı uyduları yerinden oynayabilir, araştırdığımız parçalanma sürecine maruz kalacak kadar sonunda beyaz cüceye dönüşecek yıldıza yaklaşabilir.

Çalışma, Monthly Notices of the Royal Astronomical Society adlı bilimsel dergide yayımlanan "Beyaz cücelerden geçen enkazlarda uzun vadeli değişkenlik" (Long-term variability in debris transiting white dwarfs) başlıklı yeni bir makalede raporlandı.

Independent Türkçe


Gribin akciğerde yol açtığı hasarın önüne geçen bir ilaç geliştirildi

İnfluenza virüsünün yol açtığı iltihaplanma, nefes almak için gereken hücrelere zarar veriyor (Unsplah)
İnfluenza virüsünün yol açtığı iltihaplanma, nefes almak için gereken hücrelere zarar veriyor (Unsplah)
TT

Gribin akciğerde yol açtığı hasarın önüne geçen bir ilaç geliştirildi

İnfluenza virüsünün yol açtığı iltihaplanma, nefes almak için gereken hücrelere zarar veriyor (Unsplah)
İnfluenza virüsünün yol açtığı iltihaplanma, nefes almak için gereken hücrelere zarar veriyor (Unsplah)

Yeni geliştirilen ilaç, gripten kaynaklanan iltihaplanmanın yarattığı akciğer hasarını önlemeyi başardı. 

Grip hastalığına yol açan influenza virüsü akciğer hücrelerini öldürmeye başladığında bu hücreler, enfeksiyonla mücadele etmesi için bağışıklık hücrelerine sinyal gönderiyor. Kontrol edildiği zaman vücudu virüsten kurtarmada etkili bir rol oynayan bu hücre ölümü, kontrol edilmediğinde şiddetli iltihaplanma ve akciğer hasarına neden olarak ölüme bile yol açabiliyor.

Yeni çalışmada araştırmacılar, iltihaplanmaya yol açan hücre ölümünü engelleyerek farelerdeki enfeksiyonun seyrini tersine çevirmeyi başardı. Yapılan bir dizi deneyde UH15-38 adlı yeni ilacın düşük dozda bile, insanların maruz kaldığına yakın miktarda influenza virüsü verilen fareleri koruduğu görüldü. 

Ayrıca yüksek dozdaki ilacın, kayda değer miktarda virüs içeren bir enfeksiyona karşı tam koruma sağlayabildiği de tespit edildi. 

Araştırmacılar geliştirdikleri ilaçla, hücre ölümünü kontrol eden RIPK3'ün (reseptörle etkileşen protein kinazı 3) iki yolundan birini kapattı. Bunlardan biri (nekroptoz) ciddi iltihaplanmaya yol açarken diğeri (apoptoz) bunu yapmadan vücudun virüsü yenmesine katkı sağlıyor. UH15-38, apoptozu koruyup nekroptozun başlamasını engelleyecek şekilde tasarlandı.

Önde gelen hakemli bilimsel dergi Nature'da yayımlanan araştırmanın yazarlarından Paul Thomas "RIPK3'ü tamamen devre dışı bırakmak pek iyi değil çünkü o zaman bağışıklık sistemi virüsü temizleyemiyor" diyor. 

Sadece nekroptozu devre dışı bıraktığımızda, hayvanlar daha iyi sonuç verdi çünkü apoptoz hâlâ devredeydi ve o kadar iltihaplanmaya da yol açmadan, virüs bulaşmış hücrelerden kurtulmayı başardı.

Antiviral ilaçların etkili olması için enfeksiyonun ilk iki-üç gününde alınması gerekirken araştırmacılar UH15-38'in, enfeksiyonun başlamasından 5 gün sonra verildiğinde bile fayda sağladığını gözlemledi. Thomas "Bu ilaç daha önce hiç görmediğimiz bir şey yapabilir" diyor. 

Ayrıca araştırmacılar, fare deneylerinden elde edilen sonuçların insan deneylerine taşınması halinde UH15-38 gibi bileşiklerin, solunum yolundaki şiddetli semptomları tetikleyen diğer virüslere de müdahale edebileceğini düşünüyor.

Çalışmanın bir diğer yazarı Alexei Degterev, "Kovid-19'un en kötü kısmı geride kalmış olabilir ancak başka bir pandemi yaşanacağına dair makul bir beklenti var ve konağın nasıl enfekte olduğundan bağımsız olarak konağı koruyacak bir şeye ihtiyacımız var" diye uyarıda bulunuyor. 

Bu çalışma, böyle bir hedefe ulaşma ihtimalini vurgulayarak hücre ölümünün enfeksiyonları nasıl şekillendirdiğine yönelik ilgiyi yeniliyor.

Independent Türkçe, Science Daily, MedicalXpress, Nature


NASA, Ay'ın önünden sörf tahtasına benzeyen bir cismin geçtiğini görüntüledi

Lunar Reconnaissance Orbiter, bu görüntüyü cismin 5 kilometre üzerinden yakaladı (NASA/Goddard/Arizona Eyalet Üniversitesi)
Lunar Reconnaissance Orbiter, bu görüntüyü cismin 5 kilometre üzerinden yakaladı (NASA/Goddard/Arizona Eyalet Üniversitesi)
TT

NASA, Ay'ın önünden sörf tahtasına benzeyen bir cismin geçtiğini görüntüledi

Lunar Reconnaissance Orbiter, bu görüntüyü cismin 5 kilometre üzerinden yakaladı (NASA/Goddard/Arizona Eyalet Üniversitesi)
Lunar Reconnaissance Orbiter, bu görüntüyü cismin 5 kilometre üzerinden yakaladı (NASA/Goddard/Arizona Eyalet Üniversitesi)

Gizemli bir cismin Ay'ın önünden geçtiği görüntülendi. 

NASA'nın uzay aracı Lunar Reconnaissance Orbiter'ın (LRO) kamerasına yakalanan sörf tahtası benzeri cisim, Güney Kore'nin Ay gözlem aracı Danuri'den başkası değildi. 

Dünya'nın uydusu etrafında dönerek gözlem yapan bu iki uzay aracı 5-6 Mart'ta neredeyse paralel yörüngelerde ilerlerken NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi'ndeki ekip Danuri'nin fotoğrafını çekti. 

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin bu görüntüyü almak için epey kısıtlı bir zamanı vardı; LRO'nun kamerası yaklaşık 0,338 milisaniye gibi çok kısa bir pozlama süresine sahip. Fakat Kore Uzay Araştırmaları Enstitüsü'nün, normalde sörf tahtasına hiç benzemeyen uzay aracını görüntüsünü almayı başardı.

Ancak NASA'nın aktardığı üzere iki uzay aracı arasında saatte yaklaşık 11 bin 500 kilometre hız farkı olması, Danuri'nin "boyutunun 10 katına kadar esnetilmiş" gibi görünmesine yol açtı.

NASA'nın 2009'da fırlattığı LRO, Ay yüzeyini detaylıca haritalandırarak iniş alanları ve lav tüpleri gibi noktaları keşfetme görevini sürdürüyor. Emektar uzay aracı halihazırda Ay yüzeyinin yaklaşık yüzde 98,2'sinin haritasını çıkardı. 

Güney Kore'nin Ay yörüngesine giren ilk uzay aracı olma özelliğini taşıyan Danuri, Ağustos 2022'de fırlatılmıştı. Danuri'nin görevi, uzay interneti gibi teknolojileri geliştirip test etmenin yanı sıra Ay yüzeyinin topografik haritasını çıkarmayı da içeriyor.

Independent Türkçe, Science Alert, Live Science


Ölüme meydan okuyan Bryan Johnson'ın fotoğrafı tartışma yarattı

Fotoğraf: (Instagram/@bryanjohnson_)
Fotoğraf: (Instagram/@bryanjohnson_)
TT

Ölüme meydan okuyan Bryan Johnson'ın fotoğrafı tartışma yarattı

Fotoğraf: (Instagram/@bryanjohnson_)
Fotoğraf: (Instagram/@bryanjohnson_)

Yaşlanma karşıtı aktivist Bryan Johnson, yüzünün görüntüsünü paylaştıktan sonra yine tartışmaya neden oldu.

Iphone'unun bile kendisini tanımakta zorlandığını söyleyerek şaka yapan Johnson, son yıllarda çekilmiş bir dizi fotoğrafını paylaştı.

Ancak Johnson'ın birçok açıklamasında olduğu gibi görünüşte açık olan bu paylaşımı da bir tepki seline yol açtı. Johnson bir sonraki tweet'inde, "Hangisi daha çok kutuplaşmaya neden oluyor: Yüzüm mü yoksa kürtaj mı?" diye yazdı.

Gelen yanıtların birçoğu paylaşımdaki önceki versiyonunun yani Johnson'ın sonsuza kadar yaşama misyonuna başlamadan önceki halinin "daha iyi" göründüğünü öne sürdü. Tipik bir yanıtta, "Yaşlanmayı durdurmaya çalışıyor.... Daha hızlı yaşlanmaya devam ediyor" yazıyordu. 

Yorumların birçoğu Johnson'ın artık 45 yaşından daha yaşlı durduğunu ya da 2018'de daha samimi göründüğünü öne sürdü. Johnson bu eleştirileri sanki teşvik edercesine, hangi fotoğrafının daha iyi olduğunun oylanması için bir anket paylaştı.

En iyi dönemimi söyleyin 

Johnson son zamanlarda Silikon Vadisi'nin bazı kesimlerinde odak noktası haline gelen yaşlanma karşıtlığı ve ölümden kaçınma hareketinin belki de en tanınmış temsilcisi olarak ünlendi. 

Haberler Johnson'ın yaşlanma sürecini tersine çevirmek ve ölümden kaçınmak için her yıl 2 milyon dolar harcadığını öne sürüyor. Bu, fiziksel aktivite, beslenme ve daha fazlasını içeren sıkı bir diyeti içeriyor; bunların çoğu uzmanlardan ve bilgisayar programlarından oluşan bir ekibe yaptırılıyor.

Johnson bu süreci kamuoyu önünde konuştukça tartışmalara yol açıyor ve eski adıyla Twitter diye bilinen X'te kendisini eleştirenlerle sık sık tartışıyor. Johnson'ı eleştirenler onun planlarına şiddet içeren bir dille sürekli saldırıyor ancak aktivist bu eleştirilere olan ilgisini kaybettiğini ifade etmişti.

Geçen yıl The Guardian'a verdiği röportajda "Kafamın içindeki trol, internette karşılaştığım trollerden çok daha acımasız" dedi.

Depresyondayken ve beynim bana sürekli 'Hayat umutsuz' dediğinde, aslında ben de 'Ne söyleyeceğin umurumda değil' demek zorunda kaldım. Nihayetinde gücünü kaybetti. Onlar beni trolledikçe ve ben onlarla oynadıkça bunun gerçekleştiğini gördüm. Dürüst olmak gerekirse artık ilginç bile değil.

Independent Türkçe