Mesut Özil, futbola veda etti

Faal futbol hayatı boyunca 4 farklı ligde 6 takımda forma giyen Mesut Özil, 645 maçta 114 gol ve 222 asistlik bir performans sergiledi

Yeşil sahalara veda eden Mesut Özil, arkasında başarıyla dolu bir kariyer bıraktı.
Yeşil sahalara veda eden Mesut Özil, arkasında başarıyla dolu bir kariyer bıraktı.
TT

Mesut Özil, futbola veda etti

Yeşil sahalara veda eden Mesut Özil, arkasında başarıyla dolu bir kariyer bıraktı.
Yeşil sahalara veda eden Mesut Özil, arkasında başarıyla dolu bir kariyer bıraktı.

Futbol hayatı boyunca 4 farklı ligde 6 takımda forma giyen Mesut, attığı goller ve yaptığı asistlerle dünya futbolunda adından sıklıkla söz ettirdi. Yıldız oyuncu, Almanya'da Schalke 04 ile Werder Bremen, İspanya'da Real Madrid, İngiltere'de Arsenal ve Türkiye'de Fenerbahçe ile Medipol Başakşehir formalarını giydi.
Kariyerinde toplamda 645 maça çıkan Mesut, 114 gol ve 222 asistlik performans ortaya koydu. Yıldız oyuncu, birer Dünya Kupası, İspanya Ligi, İspanya Kral Kupası, İspanya Süper Kupası, Almanya Kupası ile 2 Community Shield ve 4 FA Cup zaferine imza attı.
Profesyonel kariyerine 17 yaşında doğduğu ve büyüdüğü Almanya'da başlayan Mesut, Schalke 04 ile Werder Bremen'de 4 sezon boyunca gösterdiği gelişimle ön plana çıktı.

- 21 yaşında 15 milyon avroya transfer oldu
Milli takım tercihini Almanya'dan yana kullanan ve 2010 FIFA Dünya Kupası'nda sergilediği performansla göz dolduran yıldız futbolcu, 21 yaşında yaklaşık 15 milyon avro karşılığında dünyanın en köklü kulüplerinden Real Madrid'e transfer oldu.
İspanya'da oynadığı futbolla yükselen bir grafik çizen ve eflatun-beyazlı takımın vazgeçilmez oyuncuları arasında yer alan Mesut Özil, 2013'te 42,4 milyon sterlinlik yüksek bir bonservis bedeliyle Arsenal'in yolunu tuttu.
Kuzey Londra ekibinde özellikle Fransız teknik adam Arsene Wenger döneminde attığı gollerle takımına önemli katkı sağlayan 32 yaşındaki orta saha oyuncusu, İngiltere'de geçirdiği 7,5 yılın ardından taraftarı olduğu Fenerbahçe ile sözleşme imzaladı.
Sarı-lacivertli kulüp, bonservis bedeli ödemeden kadrosuna kattığı ve 3,5 yıllık sözleşme imzaladığı Mesut Özil'in maliyetiyle ilgili herhangi bir açıklamada bulunmadı.

- Profesyonel kariyerine Schalke 04'te başladı
Almanya'nın Gelsenkirchen kentinde 15 Ekim 1988'de dünyaya gelen Mesut Özil, profesyonel kariyerine Schalke 04'te adım attı.
Zor şartlar altında bir çocukluk geçiren Mesut, Schalke 04'ün altyapısına seçilebilmek için büyük çaba gösterdi.
Girdiği seçmelerde tercih edilmeyen Mesut Özil, pes etmedi ve 2005'te Schalke 04'ün altyapısına kabul edilerek hayallerine kavuştu.
Schalke 04 ile Bundesliga'da ilk resmi maçına 2006-2007 sezonunda henüz 17 yaşında çıkan Türk asıllı Alman futbolcu, mavi-beyazlı takımda 1,5 sezon forma giydikten sonra yaklaşık 5 milyon avro bonservis bedeli karşılığında Werder Bremen'in yolunu tuttu.

- Werder Bremen'de büyük aşama kaydetti
Mesut Özil, Werder Bremen'de sergilediği performansla futbol kamuoyunun dikkatini çekmeye başladı.
Genç yaşına rağmen oynadığı futbol ve yeteneğiyle adından söz ettiren Mesut, Werder Bremen'de oynadığı süreçte milli takımda forma giymesi için Türkiye ile Almanya'dan teklif aldı. Annesi ve amcasının Türkiye'yi, babası ile abisinin ise Almanya'yı seçmesini istediği Mesut Özil, 2009 Şubat'ta tercihini doğduğu ülkeden yana kullandı.
Türk asıllı Alman futbolcu, 2008-2009 sezonunda Werder Bremen'de daha fazla süre almaya başladı. Mesut Özil, aynı sezon Bayer Leverkusen'i 1-0 yendikleri Almanya Kupası finalinde attığı golle takımının şampiyonluğa ulaşmasında başrol oynadı.
Ertesi sezon Diego Ribas'ın Juventus'a transfer olmasıyla Werder Bremen'in en önemli oyuncusu olarak kabul edilmeye başlayan Mesut, 2010 FIFA Dünya Kupası'nda sergilediği performansla büyük takımların dikkatini çekti.
Barcelona, Arsenal ve Manchester United'ın da kadrosuna katmak istediği yıldız oyuncu, FIFA Dünya Kupası'nın ardından 2010 Ağustos'ta yaklaşık 15 milyon avro karşılığında Real Madrid'e transfer oldu.

- Real Madrid'de 3 kupa kaldırdı
Mesut Özil, Real Madrid'de görev yaptığı dönemde form grafiğiyle vazgeçilmez oyuncular arasında yer aldı.
İspanya temsilcisine imza atmasının ardından "Şampiyonluklar kazanmak için Real Madrid'e transfer oldum." ifadesini kullanan Türk asıllı Alman oyuncu, forma giydiği 3 sezonda bu hedefine ulaşmayı başardı.
Portekizli teknik direktör Jose Mourinho'nun en fazla güvendiği isimler arasında yer alan Mesut, İspanyol basını tarafından Real Madrid'in efsane oyuncularından Guti'nin halefi olarak kabul edilmeye başlandı. Portekizli yıldız futbolcu Cristiano Ronaldo ile iyi bir ikili olan Mesut Özil, Madrid ekibinde forma giydiği 159 maçta 27 gol attı ve çok sayıda gol pası verdi.
Real Madrid'de La Liga, İspanya Kral Kupası ve İspanya Süper Kupası'nı kazanan 32 yaşındaki oyuncu, 2013'te yaz transfer döneminin son gününde 42,4 milyon sterlin bonservis bedeli karşılığında Arsenal'e transfer oldu.

- Arsenal'e rekor bonservis bedeliyle transfer oldu
Mesut Özil, yaklaşık 7,5 sezon oynadığı Arsenal'de özellikle Fransız teknik adam Arsene Wenger döneminde sergilediği performansla adından sıkça söz ettirdi.
Türk asıllı Alman futbolcu, başka takımlardan aldığı tekliflere karşın Wenger ile yaptığı görüşmenin ardından kulüp tarihinin rekor bonservis bedeliyle Arsenal'e transfer oldu.
Arsene Wenger ile çalıştığı süreçte 3 İngiltere Federasyon Kupası ile bir Community Shield şampiyonlukları yaşayan 32 yaşındaki oyuncu, attığı goller ve verdiği gol paslarıyla takımına önemli katkı sağladı. Mesut, 2015-2016 sezonunda Arsenal'in en değerli futbolcusu ödülüne layık görüldü.
Deneyimli oyuncunun Arsenal'deki kariyeri, Wenger'in 2018'de görevinden ayrılmasının ardından düşüşe geçti. Mesut Özil, Arsene Wenger'den sonra Londra temsilcisinde teknik direktörlük yapan Unai Emery ve Mikel Arteta ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle son 2,5 sezonda bekleneni veremedi.
Mesut Özil, fazla forma şansı bulamadığı bu süreçte geçen sezon İngiltere Federasyon Kupası şampiyonluğu yaşadı. Deneyimli oyuncu, bu sezon ise sürpriz bir şekilde Premier Lig ve UEFA Avrupa Ligi kadrosuna alınmadığı için hiçbir resmi maçta forma giyemedi. Mesut, son karşılaşmasına ise 7 Mart 2020'de çıktı.
Arsenal'de 250'nin üzerinde maçta görev yapan Mesut Özil, 44 gol kaydetti.

- Türkiye'deki döneminde beklentileri karşılayamadı
Mesut Özil, Türkiye'deki döneminde beklentilerin oldukça uzağında kaldı.
Türkiye kariyerine Fenerbahçe'de başlayan yıldız oyuncu, sarı-lacivertlilerle 1,5 yıllık dönemde sadece 26 kez ilk 11'de forma giyebildi.
Söz konusu maçların büyük çoğunluğunu tamamlayamayan yıldız isim, transferinden sonra Fenerbahçe'de 37 karşılaşmaya çıktı ve 9 gol attı.
Mesut, Medipol Başakşehir'de de Fenerbahçe performansının üzerine çıkamadı.
Turuncu-lacivertli kulüple sözleşme imzaladıktan sonra büyük bölümünde sakatlık problemi yaşayan Mesut, yalnızca 8 maçta forma giydi ve gol sevinci yaşayamadı.

- Irkçılığa ve ayrımcılığa sessiz kalmadı
Mesut Özil, 2014 FIFA Dünya Kupası'nı kazandığı Almanya Milli Takımı'nı ırkçı ve ayrımcı saldırıların hedefi olması nedeniyle 30 yaşında bıraktı.
İngiltere'nin başkenti Londra'da bir araya geldiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile fotoğraf çektiren Mesut, maruz kaldığı ırkçı saldırılar ve haksız eleştirilerin ardından milli takım kariyerini noktaladı.
Ayrılık kararını 22 Temmuz 2018'de sosyal medya hesaplarından duyuran Mesut Özil, "Irkçılık ve saygısızlığa maruz kalmış hissederken, artık Almanya'yı uluslararası düzeyde temsil edemem. Almanya Futbol Federasyonunun üst düzey yöneticilerinin Türk kökenime saygı göstermemeleri ve beni bir siyasi propaganda aracına dönüştürmeleri, işleri dayanılmaz noktaya getirdi. Arkama yaslanıp öylece duracak değilim. Ayrımcılık asla kabul edilemez." ifadelerini kullanmıştı.
Deneyimli futbolcunun ayrılık kararı, takım arkadaşları ve futbol kamuoyu tarafından büyük destek bulmuştu.



Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım

Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım
TT

Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım

Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım

Portekizli teknik direktör Jorge Jesus, Al Nassr FC ile Suudi Arabistan Ligi şampiyonluğuna ulaştıktan sonra görevinden ayrılacağını açıkladı. Jesus, Cristiano Ronaldo ile olan görevini tamamladığını belirterek, yıldız futbolcuya kulüpte şampiyonluk yaşatma sözünü yerine getirdiğini söyledi. Deneyimli teknik adam, geleceği konusunda ise Türkiye ve Suudi Arabistan dışındaki seçeneklere açık kapı bıraktı.

Şampiyonluğun ardından televizyon kanalına konuşan Jesus, “Cristiano Ronaldo ile ilk görüştüğümüzde bana iki yıllık sözleşme teklif edildi. Ancak ben yalnızca bir yıllık kontrat istedim. Çalıştırdığım kulüplerde hep böyle yaparım. Çok zor bir sezon geçirdik ve birçok karar almak zorunda kaldık. Çoğu zaman baskıyı üzerime aldım. Bu da ciddi bir yıpranma yaratıyor. Harika bir yıldı ama artık başka bir yerde yeni bir deneyim yaşamalıyım” dedi.

Portekizli teknik adam, “Bu tür kararlarda ilk dakikalarda her zaman bir tedirginlik olur. Takım zamanla rahatladı, rakibimiz alanları iyi kapattı. Duran toptan golü bulduk ve çok zor bir maç oynadık. Cristiano Ronaldo ve Nélson Semedo beni davet ettiğinde bunun kariyerimin en büyük meydan okuması olacağını biliyordum. Bu ligi kazanabilmek için rakiplerimizden çok daha iyi olmamız gerekiyordu” ifadelerini kullandı.

Jesus, Ronaldo’ya verdiği sözü de anlatarak, “Ona ‘Seni şampiyon yapacağım, sonra da kendi yoluma gideceğim’ dedim” şeklinde konuştu.

Portekiz basınından A Bola, Jesus’un Al Nassr macerasının sona erdiğini net şekilde duyurduğunu yazarken, deneyimli çalıştırıcının Avrupa’ya dönmeyi düşünmediğini belirtti. Jesus, Avrupa kulüplerinin Suudi Arabistan’daki maaş seviyesine yaklaşamayacağını söyledi.

Tecrübeli teknik adam, “Avrupa’da bana finansal olarak yaklaşabilecek bir kulüp yok. Suudi Arabistan’da devam etmeyeceğim ama yeni projeme nerede başlayacağımı göreceğiz. Futbol benim tutkum. Bazen kaybeden ama çoğu zaman kazanan bir teknik direktörüm. Projelerim sona erdiğinde genelde önümde birkaç seçenek olur, şu anda da öyle. Hâlâ zihinsel ve fiziksel olarak çok güçlüyüm” dedi.

Brezilya’ya dönüş ihtimalini de değerlendiren Jesus, “Sanırım geri dönmeyeceğim. Brezilya’da yalnızca CR Flamengo ya da milli takımı çalıştırabilirim. Geçen yıl ocak ayında Brezilya Milli Takımı teklifini reddettim. Pişmanım demiyorum ama Al Hilal SFC’e sadık kalmak istedim. Kulüpler Dünya Kupası’na katılmak ve Asya Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak istiyordum ama başaramadım” ifadelerini kullandı.

Jesus, yerine Pep Guardiola’nın gelebileceği yönündeki iddialara ise dikkat çeken bir yanıt verdi: “Bununla gurur duymam mı gerekiyor? Hayır. Neden duyayım? Asıl onun benim yerime geleceği için gurur duyması gerekir.”

Portekizli çalıştırıcı, Türkiye’ye dönüş ihtimalini de gündeme getirerek, “Belki Fenerbahçe SK ile tamamlanmamış bir hikâyem vardır. Bu ihtimallerden biri ve düşüneceğim” dedi.

Fenerbahçe taraftarlarının umutlanabileceğini belirten Jesus, “Evet, hayal kurabilirler. Sadece Fenerbahçe değil, başka bir Türk kulübü de benimle ilgilendi. Türkiye’de üç büyük kulüp var: Fenerbahçe SK, Galatasaray SK ve Beşiktaş JK. Bu üç kulüpten ikisi benimle temas kurdu. Diğer kulübün adını ise şimdilik açıklayamam” diye konuştu.

Cristiano Ronaldo’nun şampiyonluk sonrası gözyaşlarına da değinen Jesus, “Onun futbola karşı büyük bir tutkusu var. Başından beri ona, ‘Bu projeyi yalnızca senin için kabul ediyorum, yoksa gelmezdim. Birlikte kazanacağız ve sen buradan bir şampiyonlukla ayrılacaksın’ dedim. Gerçekten de öyle oldu” ifadelerini kullandı.

Maç sonrası Ronaldo ile konuşmaya fırsat bulamadıklarını söyleyen Jesus, “O da yorgundu ben de. Ben Portekiz’e döneceğim, o ise milli takıma katılacak. Geleceğimle ilgili kararımı haziran ayında vereceğim” dedi.

Deneyimli teknik adam, SL Benfica’ya dönüş ihtimalini ise kesin bir dille reddetti. “Portekiz’e dönmem neredeyse imkânsız. Finansal açıdan mümkün değil. Portekiz’de bir yılda kazanacağım paradan fazlasını burada bir ayda kazanıyorum ve çok daha az baskı var” diyen Jesus, Benfica’daki başarılarına rağmen yeterince takdir görmediğini savundu.

Jesus sözlerini şöyle tamamladı: “Bu beni üzen konulardan biri. Benfica ile birçok kupa kazandım. Türkiye’de statlar ismimi haykırıyordu, bugün burada da aynısını gördünüz. Brezilya’da da aynıydı. Ama Portekiz’de, Benfica ile kazandığım tüm başarılara rağmen bunu hiç yaşamadım. Benfica büyük bir kulüp ve onu çalıştırdığım için gururluyum. Kulüp tarihinin en çok kupa kazanan teknik direktörüyüm ama şu an geri dönüş söz konusu değil.”


Ronaldo'yu özgürleştiren gözyaşları… Dünya basını, Ronaldo'un Suudi Arabistan'daki ilk şampiyonluğunu kutluyor

Al-Nassr taraftarları, takımın Suudi Arabistan Ligi şampiyonluğunu kazanmasının ardından Cristiano Ronaldo ile birlikte kutlama yapıyor (Reuters)
Al-Nassr taraftarları, takımın Suudi Arabistan Ligi şampiyonluğunu kazanmasının ardından Cristiano Ronaldo ile birlikte kutlama yapıyor (Reuters)
TT

Ronaldo'yu özgürleştiren gözyaşları… Dünya basını, Ronaldo'un Suudi Arabistan'daki ilk şampiyonluğunu kutluyor

Al-Nassr taraftarları, takımın Suudi Arabistan Ligi şampiyonluğunu kazanmasının ardından Cristiano Ronaldo ile birlikte kutlama yapıyor (Reuters)
Al-Nassr taraftarları, takımın Suudi Arabistan Ligi şampiyonluğunu kazanmasının ardından Cristiano Ronaldo ile birlikte kutlama yapıyor (Reuters)

Cristiano Ronaldo’nun Al Nassr FC ile Suudi Arabistan Ligi’ndeki ilk şampiyonluğunu kazanması, Avrupa ve Portekiz spor basınında geniş yankı uyandırdı. Portekizli yıldız, 2023 yılının başında Suudi Arabistan’a transfer olduktan sonra yaşadığı baskı ve uzun bekleyişin ardından takımını sezonun son haftasında Damac FC karşısında alınan 4-1’lik galibiyetle şampiyonluğa taşıdı.

İspanyol basını, özellikle Ronaldo’nun “Al-Awwal Park” stadında yaşadığı duygusal anlara geniş yer verdi. Marca, Al Nassr kaptanını “her zamankinden daha ilham verici bir lider” olarak tanımladı. Gazete, Ronaldo’nun maç öncesi takım arkadaşlarını orta sahada toplayarak yaptığı motivasyon konuşmasının, onun takımın “sportif ve ruhsal lideri” olduğunu gösterdiğini yazdı.

Marca’ya göre Ronaldo, Al Hilal SFC karşısındaki beraberlik ve Asya Şampiyonlar Ligi 2 finalinde Gamba Osaka yenilgisinin ardından yaşanacak yeni bir puan kaybının büyük bir hayal kırıklığı yaratacağını biliyordu. Bu nedenle sahaya farklı bir motivasyonla çıkan yıldız futbolcu, biri “kraliyet vuruşu” olarak nitelenen frikik golü olmak üzere iki gol kaydetti.

Gazete ayrıca Ronaldo’nun ikinci golün ardından gözyaşlarına boğulduğunu ve çılgınca Al Nassr armasını işaret ettiğini belirterek, bu anın son üç yılda yaşadığı tüm baskı ve hayal kırıklığını özetlediğini ifade etti. Marca, bu kupayı Ronaldo’nun kariyerindeki 37’nci şampiyonluk ve “Suudi Arabistan’daki ilk gerçek zaferi” olarak yorumladı.

Bir diğer İspanyol gazetesi AS ise “Cristiano... sonsuz şampiyon” başlığını kullandı. Gazete, Ronaldo’nun Suudi Arabistan kariyeri boyunca yaşadığı “acı dolu dönemi” sona erdirdiğini ve Al Nassr’ın onun döneminde kaybettiği 14 turnuvanın ardından nihayet şampiyonluğa ulaştığını yazdı.

AS, şampiyonluğun “kan, ter ve gözyaşıyla” geldiğini vurgulayarak, Ronaldo’nun özellikle Damac’ın farkı bire indirdiği bölümde takımını sırtladığını belirtti. Tribünlerde yeniden endişenin arttığı dakikalarda Ronaldo’nun harika bir frikik golü attığını, ardından da “klasik Ronaldo golü” olarak nitelenen ikinci golünü kaydettiğini yazdı.

Gazete ayrıca Sadio Mané, Kingsley Coman ve João Félix gibi yıldızların kritik anda Ronaldo’ya destek verdiğini ve Al Nassr’ın sezonun en stresli maçlarından birini oynadığını ifade etti.

Fransız spor gazetesi L'Équipe ise şampiyonluğun dramatik yönüne dikkat çekti. Gazete, Al Nassr’ın son haftaya yalnızca iki puan farkla lider girdiğini ve ligin “son ana kadar” büyük çekişmeye sahne olduğunu yazdı.

L'Équipe, Ronaldo’nun kariyerinin en duygusal gecelerinden birini yaşadığını belirterek, yıldız futbolcunun attığı iki golle Al Nassr’a 2019’dan bu yana ilk lig şampiyonluğunu getirdiğini ifade etti. Gazete ayrıca Ronaldo’nun Suudi Arabistan’daki “şanssızlık döngüsünü” kırdığını vurguladı.

Haberde, kariyerindeki gol sayısını 974’e çıkaran Ronaldo’nun maç sonunda gözyaşlarına hâkim olamadığı, Al Nassr taraftarlarının ise statta çılgınca kutlama yaptığı belirtildi. L'Équipe, bu görüntüleri “Portekizli yıldız için psikolojik bir kurtuluş” olarak değerlendirdi.

ABD merkezli ESPN ise Ronaldo’nun kariyerinde yeni bir sayfa açtığını yazdı. Haberde yıldız futbolcunun Portekiz, İngiltere, İspanya, İtalya ve Suudi Arabistan’da lig şampiyonluğu yaşayan ender oyunculardan biri olduğu vurgulandı.

ESPN ayrıca Ronaldo’nun üç sezonda Al Nassr formasıyla 100 gol barajını aştığını hatırlatarak, bu kupanın yıllardır kazandığı en anlamlı şampiyonluklardan biri olabileceğini belirtti. Kanal, bu başarının büyük baskı ve sürekli eleştiriler altında geldiğine dikkat çekti.

Portekiz basını da Ronaldo’nun yeniden kupa kaldırmasını manşetlere taşıdı. A Bola, “Cristiano iki gol attı, ağladı ve şampiyon oldu” başlığıyla verdiği haberde, Al Nassr kaptanının kulüpteki en duygusal anlarından birini yaşadığını yazdı.

Gazete başka bir haberinde ise “Kuraklık sona erdi... Ronaldo altı yıl sonra yeniden şampiyon” ifadelerini kullanarak, yıldız futbolcunun Juventus FC döneminden sonra ilk kez yeniden büyük bir lig kupası kaldırdığını belirtti.

Record gazetesi ise takım içindeki Portekiz etkisine dikkat çekerek teknik direktör Jorge Jesus, Ronaldo ve João Félix üçlüsünün tarihi başarıda büyük pay sahibi olduğunu yazdı.

Portekiz’in Jornal de Notícias gazetesi de “Jesus, Ronaldo ve Félix’in Al Nassr’ı Suudi Arabistan şampiyonu oldu” başlığını kullandı ve Ronaldo’nun bitiş düdüğüyle birlikte gözyaşlarına boğulduğunu aktardı.

Devlet yayın kuruluşu RTP ise şampiyonluğu “Cristiano’nun gecesi” olarak tanımladı. Haberde 41 yaşındaki Ronaldo’nun iki gol daha atarak futbol tarihine geçmeye devam ettiği ifade edildi.

Correio da Manhã ise yaşananları “Al Nassr sezonunun kusursuz finali” olarak yorumladı. Gazete, Ronaldo’nun bir kez daha en zor anlarda ortaya çıkan isim olduğunu vurgularken, “Dördüncü golden sonra döktüğü gözyaşları sadece mutluluk değil, uzun süre sonra yeniden şampiyon olabilen bir adamın duygularıydı” değerlendirmesinde bulundu.


Prens William, Aston Villa'nın Avrupa Ligi zaferine çılgınlar gibi sevindi

Prens William, Aston Villa'nın Avrupa Ligi finalinde gol atmasının ardından coşkuyla sevindi (AP)
Prens William, Aston Villa'nın Avrupa Ligi finalinde gol atmasının ardından coşkuyla sevindi (AP)
TT

Prens William, Aston Villa'nın Avrupa Ligi zaferine çılgınlar gibi sevindi

Prens William, Aston Villa'nın Avrupa Ligi finalinde gol atmasının ardından coşkuyla sevindi (AP)
Prens William, Aston Villa'nın Avrupa Ligi finalinde gol atmasının ardından coşkuyla sevindi (AP)

Prens William, tutkuyla desteklediği Aston Villa'nın Avrupa'da 44 yıllık kupa hasretini bitirmesini tribünden büyük bir coşkuyla kutladı.

Galler Prensi, Aston Villa'nın Avrupa Ligi finalinde Alman ekibi Freiburg'u 3-0 mağlup ettiği karşılaşmayı İstanbul'daki Beşiktaş Park'ta tribünden takip etti.

Aston Villa'nın kısa aralıklarla attığı iki harika golle maçın kontrolünü ele geçirmesinin ardından William'ın büyük sevinç yaşadığı görüldü.

Youri Tielemans, 41. dakikada Morgan Rogers'ın ortasına yaptığı şık voleyle perdeyi açtı. İlk yarının uzatma dakikalarındaysa Emi Buendia'nın klas plasesi farkı ikiye çıkardı.

frgty6u7
Aston Villa, Avrupa Ligi şampiyonu oldu (AP)

Morgan Rogers, 1 saat geride kalmadan attığı golle skoru 3-0 yaptı ve maçın fişini çekti. Teknik direktör Unai Emery böylece kulübe 30 yıl sonra ilk kupasını kazandırdı.

Hayatı boyunca Aston Villa taraftarı olan ve sık sık maçlara giden William, karşılaşmanın ardından X hesabından takımı kutlayan bir paylaşım yaparak zaferin tadını çıkardı.

William, "Muhteşem bir gece!! Tüm oyuncuları, teknik ekibi, çalışanları ve kulüple bağlantılı herkesi çokça tebrik ederim. Avrupa kupası sevincinin üzerinden tam 44 yıl geçti" ifadelerini kullandı.
 

rgtyu7ı
William maç sonrası takımı X üzerinden kutladı (AP)​​​​

 

Prens ayrıca, "Sakatlığı nedeniyle forma giyemeyen ama takımımızın çok önemli parçalarından biri olan ve bu başarının temellerini atan Boubacar Kamara'ya da özel bir teşekkür. Yaşasın Villa!" dedi.

sdfvgth
Galler Prensi, Aston Villa maçlarının düzenli takipçilerinden biri (AP)

Aston Villa kaptanı John McGinn ise William'ın maç öncesinde soyunma odasında bulunduğunu açıkladı ve kulübün kraliyet üyesi destekçisine övgüler yağdırdı.

McGinn, "Çok klas biri. Maçtan önce soyunma odasındaydı. Zaten çok büyük bir Villa taraftarı olduğu için bu maçı kaçırması mümkün değildi" dedi.

sadfrgt
John McGinn, William'ın desteğini övdü (Reuters)

İskoç futbolcu sözlerini şöyle sürdürdü:

Desteğini görmek harika. Sonuçta normal biri ama tabii ki desteğini almak çok güzel. Umarım bu devam eder. Belki bu gece bizimle bir şeyler içer, gecenin sonunda da kredi kartını çıkarır!

dfergt
William, Aston Villa'nın İstanbul'daki zaferini kutluyor (AP)

Geçen hafta spor yorumcusu Clive Tyldesley de William'ın Aston Villa'ya içten gelen tutkusunu doğrulamış ve Premier Lig ekibine bağlılığının "tamamen doğal" olduğunu söylemişti.

13 Mayıs Çarşamba günü Windsor Kalesi'nde düzenlenen unvan töreninde konuşan Tyldesley, William'ın kulübe olan bağlılığının "açıkça onun için bir tutku" olduğunu ifade etmişti.

Tyldesley ayrıca Prens'in kulübe desteğinin, "kraliyet ailesiyle ülkenin en popüler sporu arasında gerçek bir bağ" oluşturduğunu söylemişti.

Independent Türkçe