Mesut Özil, futbola veda etti

Faal futbol hayatı boyunca 4 farklı ligde 6 takımda forma giyen Mesut Özil, 645 maçta 114 gol ve 222 asistlik bir performans sergiledi

Yeşil sahalara veda eden Mesut Özil, arkasında başarıyla dolu bir kariyer bıraktı.
Yeşil sahalara veda eden Mesut Özil, arkasında başarıyla dolu bir kariyer bıraktı.
TT

Mesut Özil, futbola veda etti

Yeşil sahalara veda eden Mesut Özil, arkasında başarıyla dolu bir kariyer bıraktı.
Yeşil sahalara veda eden Mesut Özil, arkasında başarıyla dolu bir kariyer bıraktı.

Futbol hayatı boyunca 4 farklı ligde 6 takımda forma giyen Mesut, attığı goller ve yaptığı asistlerle dünya futbolunda adından sıklıkla söz ettirdi. Yıldız oyuncu, Almanya'da Schalke 04 ile Werder Bremen, İspanya'da Real Madrid, İngiltere'de Arsenal ve Türkiye'de Fenerbahçe ile Medipol Başakşehir formalarını giydi.
Kariyerinde toplamda 645 maça çıkan Mesut, 114 gol ve 222 asistlik performans ortaya koydu. Yıldız oyuncu, birer Dünya Kupası, İspanya Ligi, İspanya Kral Kupası, İspanya Süper Kupası, Almanya Kupası ile 2 Community Shield ve 4 FA Cup zaferine imza attı.
Profesyonel kariyerine 17 yaşında doğduğu ve büyüdüğü Almanya'da başlayan Mesut, Schalke 04 ile Werder Bremen'de 4 sezon boyunca gösterdiği gelişimle ön plana çıktı.

- 21 yaşında 15 milyon avroya transfer oldu
Milli takım tercihini Almanya'dan yana kullanan ve 2010 FIFA Dünya Kupası'nda sergilediği performansla göz dolduran yıldız futbolcu, 21 yaşında yaklaşık 15 milyon avro karşılığında dünyanın en köklü kulüplerinden Real Madrid'e transfer oldu.
İspanya'da oynadığı futbolla yükselen bir grafik çizen ve eflatun-beyazlı takımın vazgeçilmez oyuncuları arasında yer alan Mesut Özil, 2013'te 42,4 milyon sterlinlik yüksek bir bonservis bedeliyle Arsenal'in yolunu tuttu.
Kuzey Londra ekibinde özellikle Fransız teknik adam Arsene Wenger döneminde attığı gollerle takımına önemli katkı sağlayan 32 yaşındaki orta saha oyuncusu, İngiltere'de geçirdiği 7,5 yılın ardından taraftarı olduğu Fenerbahçe ile sözleşme imzaladı.
Sarı-lacivertli kulüp, bonservis bedeli ödemeden kadrosuna kattığı ve 3,5 yıllık sözleşme imzaladığı Mesut Özil'in maliyetiyle ilgili herhangi bir açıklamada bulunmadı.

- Profesyonel kariyerine Schalke 04'te başladı
Almanya'nın Gelsenkirchen kentinde 15 Ekim 1988'de dünyaya gelen Mesut Özil, profesyonel kariyerine Schalke 04'te adım attı.
Zor şartlar altında bir çocukluk geçiren Mesut, Schalke 04'ün altyapısına seçilebilmek için büyük çaba gösterdi.
Girdiği seçmelerde tercih edilmeyen Mesut Özil, pes etmedi ve 2005'te Schalke 04'ün altyapısına kabul edilerek hayallerine kavuştu.
Schalke 04 ile Bundesliga'da ilk resmi maçına 2006-2007 sezonunda henüz 17 yaşında çıkan Türk asıllı Alman futbolcu, mavi-beyazlı takımda 1,5 sezon forma giydikten sonra yaklaşık 5 milyon avro bonservis bedeli karşılığında Werder Bremen'in yolunu tuttu.

- Werder Bremen'de büyük aşama kaydetti
Mesut Özil, Werder Bremen'de sergilediği performansla futbol kamuoyunun dikkatini çekmeye başladı.
Genç yaşına rağmen oynadığı futbol ve yeteneğiyle adından söz ettiren Mesut, Werder Bremen'de oynadığı süreçte milli takımda forma giymesi için Türkiye ile Almanya'dan teklif aldı. Annesi ve amcasının Türkiye'yi, babası ile abisinin ise Almanya'yı seçmesini istediği Mesut Özil, 2009 Şubat'ta tercihini doğduğu ülkeden yana kullandı.
Türk asıllı Alman futbolcu, 2008-2009 sezonunda Werder Bremen'de daha fazla süre almaya başladı. Mesut Özil, aynı sezon Bayer Leverkusen'i 1-0 yendikleri Almanya Kupası finalinde attığı golle takımının şampiyonluğa ulaşmasında başrol oynadı.
Ertesi sezon Diego Ribas'ın Juventus'a transfer olmasıyla Werder Bremen'in en önemli oyuncusu olarak kabul edilmeye başlayan Mesut, 2010 FIFA Dünya Kupası'nda sergilediği performansla büyük takımların dikkatini çekti.
Barcelona, Arsenal ve Manchester United'ın da kadrosuna katmak istediği yıldız oyuncu, FIFA Dünya Kupası'nın ardından 2010 Ağustos'ta yaklaşık 15 milyon avro karşılığında Real Madrid'e transfer oldu.

- Real Madrid'de 3 kupa kaldırdı
Mesut Özil, Real Madrid'de görev yaptığı dönemde form grafiğiyle vazgeçilmez oyuncular arasında yer aldı.
İspanya temsilcisine imza atmasının ardından "Şampiyonluklar kazanmak için Real Madrid'e transfer oldum." ifadesini kullanan Türk asıllı Alman oyuncu, forma giydiği 3 sezonda bu hedefine ulaşmayı başardı.
Portekizli teknik direktör Jose Mourinho'nun en fazla güvendiği isimler arasında yer alan Mesut, İspanyol basını tarafından Real Madrid'in efsane oyuncularından Guti'nin halefi olarak kabul edilmeye başlandı. Portekizli yıldız futbolcu Cristiano Ronaldo ile iyi bir ikili olan Mesut Özil, Madrid ekibinde forma giydiği 159 maçta 27 gol attı ve çok sayıda gol pası verdi.
Real Madrid'de La Liga, İspanya Kral Kupası ve İspanya Süper Kupası'nı kazanan 32 yaşındaki oyuncu, 2013'te yaz transfer döneminin son gününde 42,4 milyon sterlin bonservis bedeli karşılığında Arsenal'e transfer oldu.

- Arsenal'e rekor bonservis bedeliyle transfer oldu
Mesut Özil, yaklaşık 7,5 sezon oynadığı Arsenal'de özellikle Fransız teknik adam Arsene Wenger döneminde sergilediği performansla adından sıkça söz ettirdi.
Türk asıllı Alman futbolcu, başka takımlardan aldığı tekliflere karşın Wenger ile yaptığı görüşmenin ardından kulüp tarihinin rekor bonservis bedeliyle Arsenal'e transfer oldu.
Arsene Wenger ile çalıştığı süreçte 3 İngiltere Federasyon Kupası ile bir Community Shield şampiyonlukları yaşayan 32 yaşındaki oyuncu, attığı goller ve verdiği gol paslarıyla takımına önemli katkı sağladı. Mesut, 2015-2016 sezonunda Arsenal'in en değerli futbolcusu ödülüne layık görüldü.
Deneyimli oyuncunun Arsenal'deki kariyeri, Wenger'in 2018'de görevinden ayrılmasının ardından düşüşe geçti. Mesut Özil, Arsene Wenger'den sonra Londra temsilcisinde teknik direktörlük yapan Unai Emery ve Mikel Arteta ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle son 2,5 sezonda bekleneni veremedi.
Mesut Özil, fazla forma şansı bulamadığı bu süreçte geçen sezon İngiltere Federasyon Kupası şampiyonluğu yaşadı. Deneyimli oyuncu, bu sezon ise sürpriz bir şekilde Premier Lig ve UEFA Avrupa Ligi kadrosuna alınmadığı için hiçbir resmi maçta forma giyemedi. Mesut, son karşılaşmasına ise 7 Mart 2020'de çıktı.
Arsenal'de 250'nin üzerinde maçta görev yapan Mesut Özil, 44 gol kaydetti.

- Türkiye'deki döneminde beklentileri karşılayamadı
Mesut Özil, Türkiye'deki döneminde beklentilerin oldukça uzağında kaldı.
Türkiye kariyerine Fenerbahçe'de başlayan yıldız oyuncu, sarı-lacivertlilerle 1,5 yıllık dönemde sadece 26 kez ilk 11'de forma giyebildi.
Söz konusu maçların büyük çoğunluğunu tamamlayamayan yıldız isim, transferinden sonra Fenerbahçe'de 37 karşılaşmaya çıktı ve 9 gol attı.
Mesut, Medipol Başakşehir'de de Fenerbahçe performansının üzerine çıkamadı.
Turuncu-lacivertli kulüple sözleşme imzaladıktan sonra büyük bölümünde sakatlık problemi yaşayan Mesut, yalnızca 8 maçta forma giydi ve gol sevinci yaşayamadı.

- Irkçılığa ve ayrımcılığa sessiz kalmadı
Mesut Özil, 2014 FIFA Dünya Kupası'nı kazandığı Almanya Milli Takımı'nı ırkçı ve ayrımcı saldırıların hedefi olması nedeniyle 30 yaşında bıraktı.
İngiltere'nin başkenti Londra'da bir araya geldiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile fotoğraf çektiren Mesut, maruz kaldığı ırkçı saldırılar ve haksız eleştirilerin ardından milli takım kariyerini noktaladı.
Ayrılık kararını 22 Temmuz 2018'de sosyal medya hesaplarından duyuran Mesut Özil, "Irkçılık ve saygısızlığa maruz kalmış hissederken, artık Almanya'yı uluslararası düzeyde temsil edemem. Almanya Futbol Federasyonunun üst düzey yöneticilerinin Türk kökenime saygı göstermemeleri ve beni bir siyasi propaganda aracına dönüştürmeleri, işleri dayanılmaz noktaya getirdi. Arkama yaslanıp öylece duracak değilim. Ayrımcılık asla kabul edilemez." ifadelerini kullanmıştı.
Deneyimli futbolcunun ayrılık kararı, takım arkadaşları ve futbol kamuoyu tarafından büyük destek bulmuştu.



Kylian Mbappe ve Lamine Yamal neden Ballon d’Or’u kazanamadı?

Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)
Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)
TT

Kylian Mbappe ve Lamine Yamal neden Ballon d’Or’u kazanamadı?

Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)
Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)

Barcelona’nın yıldızı Lamine Yamal ile Real Madrid’in yıldızı Kylian Mbappe, İspanya La Liga’nın en dikkat çeken iki futbolcusu olarak pazartesi günü düzenlenen Ballon d’Or (Altın Top) ödül töreninde adaylar arasında yer aldı. Ancak iki yıldız da gecenin sonunda büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

El Clasico’da karşı karşıya gelmelerinden 24 saat bile geçmeden Londra’da düzenlenen ödül törenine katılan iki futbolcu, Bayern Münih ve İngiltere Milli Takımı’nın golcüsü Harry Kane’in prestijli ödülü kazanmasına tanıklık etti. Söz konusu karşılaşmada Real Madrid’in Barcelona’yı Camp Nou’da 2-1 mağlup ettiği maçta takımının iki golünü de Mbappe kaydetmişti. Mbappe, son Dünya Kupası’nda Altın Ayakkabı ödülünü kazanmış ve turnuva tarihinin en golcü oyuncusu olmuştu. Lamine Yamal ise İspanya Milli Takımı ile dünya şampiyonluğu yaşamıştı.

Şarku’l Avsat’ın ESPN’den aktardığı habere göre iki futbolcunun geçen sezon ortaya koyduğu olağanüstü bireysel performans, Ballon d’Or’u kazanmaları için yeterli olmadı. İşte iki yıldızın ödüle ulaşamamasının nedenleri ve gelecek yıllarda bu başarıyı elde etme ihtimalleri...

Kylian Mbappe

Mbappe, Ballon d’Or yarışında 2018’de dördüncü, 2023’te üçüncü, bu yıl ise ikinci sırada yer aldı. Ancak zirveye ulaşmak Fransız yıldız için hâlâ mümkün olmadı. Lionel Messi ve Cristiano Ronaldo’nun ardından dünya futbolunun en büyük yıldızı olması beklenen Mbappe, ödülü kazanmak için bir yıl daha beklemek zorunda kalacak.

Ancak şu soruyu sormak gerekiyor: 2026 yılı, Mbappe’nin Ballon d’Or’u kazanması için gerçekten uygun bir yıl mıydı?

Real Madrid geçen sezon hiçbir kupa kazanamadı. İspanyol ekibi, La Liga’yı üst üste ikinci kez Barcelona’nın arkasında tamamladı.

2024 yılında transfer olduğu Real Madrid ile henüz önemli bir kupa kazanamayan Mbappe, Dünya Kupası’nda da hayal kırıklığı yaşadı. Şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olarak gösterilen Fransa Milli Takımı, yarı final mücadelesinde İspanya’ya elendi.

hyuj
Kylian Mbappe, Ballon d’Or yarışını ikinci sırada tamamladı (AFP)

Mbappe bu yıl hiçbir kupa kazanamadı. Bu tablo, Ballon d’Or yarışındaki şansını güçlendirmekten oldukça uzak. Fransız yıldızın gol istatistikleri ise son derece etkileyiciydi. La Liga’da 25, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 15, en önemlisi de Dünya Kupası’nda 10 gol kaydetti. Böylece Dünya Kupası tarihinin en golcü oyuncusu unvanını elde etti.

Ancak Mbappe’nin de birçok kez dile getirdiği gibi, Kupa kazanmaktan daha önemli hiçbir şey yok.

Yamal gibi olağanüstü bir yeteneğe sahip olan ve dünya çapında bir yıldız olarak kabul edilen Mbappe’nin, Ballon d’Or’u kazanabilmek için formasını giydiği takımların da başarı elde etmesine ihtiyacı var. Bu ödül için ikna edici bir aday olabilmesinin yolu, takım başarılarından geçiyor.

Mbappe, ödülü kazanamaması nedeniyle büyük hayal kırıklığı yaşayacak. Zira Fransız yıldız, son haftalarda ilk kez Ballon d’Or’u kazanma konusunda iyi bir şansa sahip olduğunu açıkça dile getirmişti. Ödül töreninden önce yaptığı açıklamada, "Bence bu benim için harika bir fırsat. İyi bir yıl geçirdim" demişti.

Fransa Milli Takımı'nın kaptanı, Fransız RTF radyosuna verdiği röportajda ödülün her futbolcunun hedefleri arasında bulunduğunu belirterek kazananın belirlenmesinde hangi kriterlerin öne çıkması gerektiğine ilişkin görüşlerini de paylaşmıştı.

ergthy
Mbappe, son İspanya El Clasico'sunda Real Madrid'i Barcelona karşısında zafere taşıdı (Reuters).

Mbappe, "Bu bireysel bir ödül ve bence bu yönü her şeyin önünde tutulmalı. Elbette diğer futbolcuları da göz ardı etmemek gerekiyor. Ancak olağanüstü bir bireysel performans sergilemek ve taraftarları heyecanlandırmak, böyle bir ödülde insanların takdir ettiği unsurlar" ifadelerini kullanmıştı.

Mbappe, Ballon d’Or’u kazanmak için doğrudan ve alışılmadık bir kampanya yürüttü. Bu yaklaşım, Messi’den alışık olmadığımız, zaman zaman Ronaldo tarafından sergilenen bir tutumdu. Hatta Barcelona ve Yamal da Mbappe’nin ödülü kazanmak için yürüttüğü kampanyaya karşılık vermek zorunda kaldı. Yamal, prestijli ödüle yönelik bu girişime karşı koymak amacıyla nadiren verdiği röportajlardan birkaçını gerçekleştirdi.

Harry Kane, pazartesi akşamı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sessizce çok çalışın, başarılarınızın ses getirmesine izin verin" ifadelerini kullandı. Bu sözler, Mbappe’nin gelecekte dikkate almak isteyebileceği bir tavsiye niteliğindeydi.

Mbappe için henüz geç değil. Fransız yıldız 27, Kane 33 yaşında. Henüz 19 yaşındaki Yamal’ın ise önünde uzun bir kariyer bulunuyor.

Mbappe’nin Ballon d’Or’u kazanabilmesi için Real Madrid’in yeniden eski ihtişamına kavuşması gerekiyor.

Real Madrid bu sezon La Liga şampiyonluğunu kazanırsa, hatta daha iyisi UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını müzesine götürürse ve Mbappe takımın en iyi oyuncusu ve golcüsü olarak öne çıkarsa, Fransız yıldızın 2027’de ödülü kazanma şansı oldukça yüksek olacak. Üstelik gelecek yaz büyük bir uluslararası turnuvanın düzenlenmeyecek olması, kulüp başarılarının ön plana çıkmasını sağlayabilir.

Lamine Yamal

Barcelona’nın genç yıldızı Lamine Yamal, üst üste ikinci yıl Ballon d’Or ödül töreninde podyuma çıktı. Henüz ergenlik çağında olan bir futbolcu için bu son derece etkileyici bir başarı. Buna rağmen futbol dünyasının en büyük bireysel ödülünü henüz kazanamamış olması büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

Yamal, 12 ay önce Paris Saint-Germain’in yıldızı Ousmane Dembele’nin ardından ikinci sırada yer almıştı. O dönemde oyuncunun babası, bu sonucu bir insana verilebilecek "en büyük manevi zarar" olarak nitelendirmişti.

Geçen sezon Barcelona formasıyla istatistiklerini daha da geliştiren Yamal, tüm kulvarlarda çıktığı 45 maçta 24 gol ve 18 asistlik performans sergiledi. Bu nedenle Ballon d’Or’u kazanan tarihin en genç futbolcusu olabileceği yönündeki beklentiler güçlenmişti.

Bu rekor hâlihazırda Brezilyalı eski futbolcu Ronaldo Nazario’ya ait. Ronaldo, 1997 yılında ödülü kazandığında 21 yaşında ve 92 günlüktü.

Yamal’ın golleri ve asistleri de karşılıksız kalmadı. Genç yıldız, Barcelona’nın üst üste ikinci kez La Liga şampiyonluğuna ulaşmasında önemli rol oynadı. Ayrıca 2025-2026 sezonunda Mbappe’yi geride bırakarak La Liga’da yılın en iyi oyuncusu ödülünü kazandı. Bunun yanı sıra Dünya Kupası’nı kazanan İspanya Milli Takımı’nın da bir parçasıydı.

Peki bütün bunlara rağmen Yamal neden Ballon d’Or’u kazanamadı?

Yamal, yakın arkadaşları ve ailesinden oluşan küçük bir grupla özel uçakla Londra’ya gitti. Dünyanın en iyi futbolcusu seçilmeyi umut ediyordu. Ancak Dünya Kupası’nda belirleyici ve unutulmaz bir ana imza atamaması, sonunda genç yıldızın aleyhine işledi.

Hamstring sakatlığını atlattıktan sonra İspanya’nın Yeşil Burun Adaları ile oynadığı ilk maçta yedek olarak sahaya çıkan Yamal, Suudi Arabistan karşısındaki ikinci karşılaşmada ise ilk 11’de görev yaptı.

Yamal, turnuvanın geri kalanında başka bir gol atamadı ve asist yapamadı. Bununla birlikte Fransa ile oynanan yarı finalde İspanya’nın ilk golünü getiren penaltının kazanılmasında etkili oldu.

fghyj
Harry Kane’in istatistikleri, Bayern Münih ve İngiltere Milli Takımı'ndaki büyük etkisini ortaya koyuyor (Reuters)

Yamal’ın Dünya Kupası’nda başarısız olduğunu söylemek gerçeği kesinlikle yansıtmıyor. Genç futbolcu, turnuvada 63 kez rakiplerini çalımlamaya çalıştı. Bu, maç başına 90 dakikada 9,22 çalım girişimine karşılık geliyor ve turnuvadaki bütün oyunculardan daha yüksek bir rakamı ifade ediyor. Başarı oranı ise yüzde 42,9 oldu.

Bu istatistikte ilk 10'a giren futbolcular arasında yalnızca Messi ve Jude Bellingham, çalım başarı oranında Yamal’ı geride bıraktı.

Yamal, rakip futbolcuları üzerine çekerek takım arkadaşları için boş alanlar ve fırsatlar oluşturdu. Bununla birlikte alışılmış parlak performansının zirvesinde olmadığı da bir gerçekti.

Arjantin ile oynanan finalde oldukça hareketli bir performans sergileyen genç yıldız, hem kendisi hem de takım arkadaşları için fırsatlar yarattı. Ancak maçın kaderini belirleyecek o kritik anı yakalayamadı.

İspanya’nın galibiyet golünü Ferran Torres yerine Yamal kaydetmiş olsaydı, Londra’daki ödül töreninde Harry Kane ve Kylian Mbappe’yi geride bırakması mümkün olabilirdi.

Yamal’ın Ballon d’Or’u kazanmasının yalnızca zaman meselesi olduğu düşünülüyor. Ancak Ronaldo’nun rekorunu kırma fırsatı giderek daralıyor. Genç futbolcu gelecek yıl 20 yaşına girecek.

Yamal, 2027’de yeniden ödülün güçlü adayları arasında yer almasını sağlayacak bir performans sergiliyor. Bu sezon şu ana kadar çıktığı 13 maçta 10 gol ve 10 asist kaydetti.

Ancak Yamal’ın yeteneği yalnızca istatistiklerden ibaret değil. Genç futbolcu, dünya futbolunun en keyif veren oyuncularından biri olarak kabul ediliyor. Teknik becerileriyle 90 bin kişilik bir stadı kendisine hayran bırakabilecek kapasiteye sahip.

Gelecek yaz büyük bir uluslararası turnuvanın düzenlenmeyecek olması nedeniyle Yamal’ın Ballon d’Or şansı büyük ölçüde Barcelona’nın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki başarısına ve genç yıldızın kritik maçlarda sergileyeceği etkileyici performansa bağlı olacak.

fgthy
Lamine Yamal, Ballon d’Or yarışını üçüncü sırada tamamladı (Reuters)

Harry Kane’in ödülü kazanmasının ardından Yamal, aynı performansı sürdürmesi hâlinde bir gün Ballon d’Or’u kazanacağını söyledi.

Katalan futbolcu, Instagram hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Bu gerçekleşecek. Güzel şeyler zaman alır. İnşa ettiğim yola güveniyorum. Acele etmeden, büyük bir umutla ve bir gün benim de sıramın geleceğini bilmenin verdiği huzurla yoluma devam ediyorum."

Yamal, Ballon d’Or ödül töreninden önce yaptığı açıklamalarda Harry Kane’in bu prestijli ödülü hak etmediğini ima etmişti.

Genç yıldız, geçen eylül ayında Movistar kanalına verdiği röportajda, "Bence ödül, 80 gol atan futbolcuya değil, dünyanın en iyi oyuncusuna verilmeli. Bu kadar gol atan bir futbolcu sezonun en golcü oyuncusu ödülünü kazanabilir" dedi.

Yamal sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burada ölçüt tamamen farklı. Ödül, taraftarlara keyif veren ve diğer oyunculardan açıkça ayrılan futbolcuya verilmeli. Açıkçası dünyanın en iyi oyuncularının Mbappe ve ben olduğumuzu düşünüyorum. Futbolu takip eden herkes bunu biliyor."

Genç futbolcu, sözlerini ödülü kazananları tebrik ederek ve önceliğinin Barcelona’nın galibiyetler elde etmesine yardımcı olmak olduğunu vurgulayarak tamamladı.


Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
TT

Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)

İngiliz futbolu, Ballon d’Or ödülünü kazanan yıldızlar bakımından zengin bir geçmişe sahip değil. Buna rağmen ödüle uzanan beş isim, başarılarıyla hafızalara kazındı.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı ve en önemli sembollerinden biri olan Harry Kane, Bayern Münih formasıyla geçirdiği olağanüstü sezonun ardından 25 yıl aradan sonra futbolun en prestijli bireysel ödülünü kazanan ilk İngiliz futbolcu oldu. Böylece bu başarıya ulaşan beşinci İngiliz oyuncu olarak tarihe geçti.

Kane’den önce ödülü kazanan son İngiliz futbolcu, 2001 yılında Michael Owen olmuştu. Owen, Kevin Keegan’ın 22 yıl önce üst üste iki kez kazandığı ödülün ardından Ballon d’Or’a uzanan ilk İngiliz yıldızdı.

İngiltere ile Dünya Kupası’nı kazanan Bobby Charlton da 1966 yılında ödülün sahibi olmuştu. Charlton’dan on yıl önce, 1956’da ise Avrupa’da Yılın Futbolcusu adıyla verilen ilk Ballon d’Or ödülünü Stanley Matthews kazanmıştı.

Zaman içinde kapsamı giderek genişleyen ödül, bugün dünya çapında büyük ilgi gören bir organizasyona dönüştü.

BBC’den Alex Bysouth’un haberinde de belirtildiği üzere Ballon d’Or, ilk yıllarında küresel bir nitelik taşımıyordu. Ödül, 1995’e kadar yalnızca Avrupalı futbolculara verilirken 2007’de dünya genelindeki tüm kulüplerde oynayan futbolculara açıldı.

Peki, bu prestijli ödülü kazanan beş İngiliz futbolcudan hangisi gelmiş geçmiş en iyi İngiliz Ballon d’Or sahibi olarak öne çıkıyor?

İşte beş futbolcunun kariyerleri ve başarıları:

1. Kevin Keegan (Hamburg, 1978 ve 1979)

Kevin Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek İngiliz futbolcu. Keegan, 1977 yılında Liverpool’un Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı ve İngiltere Birinci Ligi şampiyonluğunu kazanmasına 20 golle katkı sağladı. Liverpool o sezon üç kupa kazanma fırsatını yakalamış olsa da İngiltere Federasyon Kupası finalinde Manchester United’a mağlup oldu.

Keegan, aynı yıl Ballon d’Or oylamasını Borussia Mönchengladbach’ın Danimarkalı yıldızı Allan Simonsen’in ardından ikinci sırada tamamladı.

Ödülün açıklanacağı dönemde Keegan, Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nın son şampiyonu Hamburg’a transfer olmuştu. Alman kulübüne geçişi, kendisi açısından oldukça kazançlı bir anlaşmaydı.

cfvgthy
Kevin Keegan (EPA)

Ancak yeni takımıyla ilk maçları istediği gibi gitmedi. Hamburg, UEFA Süper Kupası’nda Keegan’ın eski takımı Liverpool karşısında ağır bir yenilgi aldı. İngiltere’den Almanya’ya geçiş yapan yıldız futbolcu, Bundesliga’ya da istediği başlangıcı yapamadı. Kış arasındaki bir hazırlık maçında rakibine vurması nedeniyle sekiz hafta men cezası alması, işlerini daha da zorlaştırdı.

Keegan kısa sürede yeni takımına uyum sağladı ancak ilk sezonu olağanüstü geçmedi. Asıl çıkışını bir sonraki sezon yaptı. Hamburg’u kulüp tarihindeki ilk Bundesliga şampiyonluğuna taşıyan Keegan, İngiltere Milli Takımı formasıyla da etkileyici performanslar sergiledi.

Başarısı, Ballon d’Or oylaması açısından da doğru zamana denk geldi. Bir yıl önce ödülü kazanmayı hak ettiği yönündeki düşüncenin seçmenlerin aklında kalmış olması da bunda etkili olmuş olabilir. Keegan, 26 seçmenin 22’sinin oy pusulasında yer aldı ve dokuzunda ilk sıraya yazıldı. Böylece Barcelona’nın Avusturyalı yıldızı Hans Krankl’ı geride bıraktı.

Hücum futboluna dayalı esnek oyun anlayışıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finaline doğru ilerleyen Hamburg’un en önemli isimlerinden biri olan Keegan, 25 Aralık 1979’da açıklanan sonuçlarla üst üste ikinci kez Avrupa’da Yılın Futbolcusu seçildi. Bu kez 26 seçmenden 18’i onu ilk sıraya yerleştirdi.

Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek Britanyalı futbolcu olmayı sürdürüyor. O döneme kadar bu başarıya yalnızca Johan Cruyff üst üste iki yılda ulaşmıştı. Bu yönüyle Keegan, İngiliz futbol tarihinin en başarılı Ballon d’Or kazananı olarak öne çıkıyor.

2. Bobby Charlton (Manchester United, 1966)

1995’ten önce, ödülün Avrupa dışındaki futbolculara açılmadığı dönemde kazanan isimler hakkında zaman zaman tartışmalar yaşanıyor. Benzer şekilde, 2007’den önce Ballon d’Or’un henüz küresel bir ödüle dönüşmemiş olması da bazı futbolcuların değerlendirme dışında kalmış olabileceği düşüncesini doğuruyor.

Örneğin bazı futbolseverler, 1986 yılında ödülü kazanan Igor Belanov yerine Diego Maradona’nın bu onura layık olduğunu savunabilir.

gthy
Bobby Charlton (AP)

Ancak bundan 20 yıl önce, 1966’da Bobby Charlton’ın ödülü kazanmayı hak ettiğine ilişkin ciddi bir tartışma yoktu. Manchester United’ın yıldız futbolcusu, İngiltere Milli Takımı’nı tarihindeki tek Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıyan kadronun en önemli isimlerinden biriydi.

1958’deki Münih uçak kazasından sağ kurtulan Charlton, Manchester United formasıyla yükselişini sürdürdü. Takımıyla 1963’te İngiltere Federasyon Kupası’nı, iki yıl sonra da lig şampiyonluğunu kazandı.

1966 yılına gelindiğinde 28 yaşında olan Charlton, kariyerinin en verimli dönemlerinden birini yaşıyordu. Orta sahada görev yapmasına rağmen Dünya Kupası öncesindeki sezonda İngiltere Birinci Ligi’nde 16 gol kaydetmişti.

Charlton, Manchester United’ın Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı finale yükselmesinde önemli rol oynamakla kalmadı. İngiltere Milli Takımı Teknik Direktörü Alf Ramsey de ülkesinde düzenlenen ilk Dünya Kupası için kurduğu kadronun merkezine onu yerleştirdi.

Finalde Batı Almanya’nın yıldızı Franz Beckenbauer ile karşı karşıya gelen Charlton, uzatmalara giden mücadelede İngiltere’nin 4-2’lik zaferine katkıda bulundu.

1966 Ballon d’Or sıralamasında Benfica’nın Portekizli yıldızı Eusébio ikinci, Bayern Münih forması giyen Beckenbauer ise üçüncü oldu.

3. Harry Kane (Bayern Münih, 2026)

Harry Kane, futbol tarihinin en etkileyici bireysel sezonlarından birini geride bıraktı. Bu performans, bazılarına göre onu listenin daha üst sıralarına taşımayı gerektirebilir. Ancak önünde yer alan futbolcuların da olağanüstü başarılara imza attığı unutulmamalı.

2025-2026 sezonunun başlangıcından bu yaz düzenlenen Dünya Kupası’nın sonuna kadar uzanan ve bu yılki Ballon d’Or değerlendirmesinde esas alınan döneme bakıldığında Kane, Avrupa’nın beş büyük liginde kulüp ve milli takım düzeyinde en fazla gol atan futbolcu oldu. Bu düzeyde bir performans, Lionel Messi’nin 2011-2012 sezonundaki olağanüstü başarısından bu yana görülmemişti.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı, Bayern Münih formasıyla tüm kulvarlarda çıktığı 51 maçta 61 gol kaydetti. Alman ekibiyle lig ve kupa şampiyonluklarını kazanan Kane, Bundesliga’da 100 gol barajına en hızlı ulaşan futbolcu unvanını da elde etti.

Kane, İngiltere Milli Takımı adına da 12 gol attı. Bu gollerin yarısı, İngiltere’nin Dünya Kupası’nda yarı finale yükseldiği süreçte geldi.

Bazıları, Kane’in her sezon şampiyonluğun en güçlü adayı olarak gösterilen Bayern Münih gibi bir takımda oynamasının başarısını kolaylaştırdığını ileri sürebilir.

Ancak bu görüşe karşı en güçlü yanıt, 33 yaşındaki futbolcunun santrfor pozisyonuna getirdiği yeni yorum. Pas yeteneği ve topu saklama becerisi sayesinde Kane, yalnızca gol atan bir oyuncu olmaktan çıkarak oyunu yönlendirebilen eksiksiz bir hücum futbolcusuna dönüştü.

Leyton Orient ve Millwall’da kiralık olarak forma giydiği ilk yıllardan bu yana büyük gelişim gösteren Kane, İngiltere tarihinin en büyük futbolcularından biri haline geldi.

Tottenham formasıyla Premier Lig’de her sezon etkileyici performanslar sergileyen İngiliz yıldız, golcülüğünün yanına zamanla asist yapma ve takım arkadaşlarına pozisyon hazırlama becerisini de ekledi.

Münih’te, özellikle geçen sezon, performansını bambaşka bir seviyeye taşıdı.

4. Stanley Matthews (Blackpool, 1956)

Sir Stanley Matthews, Ballon d’Or’u kazanan ilk futbolcu olmasının yanı sıra ödülü kazandığı sırada en ileri yaştaki oyuncuydu. O dönemde ödül, 16 ülkeden temsilcilerin oylarıyla belirleniyordu.

Jüri üyelerinden 12’si Blackpool’un kanat oyuncusunu kendi listesine aldı. Bunların altısı Matthews’u ilk sıraya yerleştirdi. Böylece ilk Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde Real Madrid ve Stade de Reims formalarıyla karşılaşan Alfredo Di Stéfano ile Raymond Kopa’yı geride bıraktı. Bu sonuç bile Matthews’un futbol dünyasında ne kadar büyük saygı gördüğünü ortaya koyuyordu.

Matthews, ödülü kazandığında 42. yaş gününe yalnızca iki ay kalmıştı. O sezon Blackpool’u İngiltere Birinci Ligi’nde Manchester United’ın ardından ikinciliğe taşıdı.

Bununla birlikte seçmenlerin, Matthews’un üç yıl önce İngiltere Federasyon Kupası finalinde sergilediği performanstan da etkilenmiş olması muhtemel. Blackpool, Bolton Wanderers’ı 4-3 mağlup ederek kupayı kazanmıştı. Matthews’un öne çıkan performansı nedeniyle karşılaşma, futbol tarihine “Matthews Finali” adıyla geçti ve sinemalarda da gösterildi.

Birinci Dünya Savaşı sırasında dünyaya gelen Matthews, ödülü kazandıktan sonra da dokuz yıl boyunca futbol oynamayı sürdürdü. 50 yaşında futbolu bıraktı. Uzun kariyeri önemli bir başarı olsa da yıllar boyunca sergilediği üstün performansın gölgede bırakılmaması gerekiyor.

Matthews dünya çapında ün kazandı ve döneminin yıldızları tarafından yaratıcılığı ve futbol zekâsı nedeniyle övgüyle anıldı. O yıllarda bir futbolcunun büyüklüğü yalnızca bireysel istatistiklerle ölçülmüyordu. Matthews da gol atmaktan çok pozisyon hazırlayan, takım arkadaşlarını oyuna dahil eden bir futbolcuydu.

Yenilikçi oyun tarzı sayesinde “çalım sihirbazı” olarak anılan Matthews, fiziksel hazırlığına da büyük önem veriyordu. Esneme ve nefes egzersizleri yapıyor, ilave antrenmanlara katılıyor ve oruç tutmayı, alkolden uzak durmayı da içeren sıkı bir beslenme programı uyguluyordu.

5. Michael Owen (Liverpool, 2001)

Michael Owen’ın, Ballon d’Or’u kazandığını öğrendiğinde kendisini arayan Liverpool Teknik Direktörü Gérard Houllier’ye ödülün ne olduğunu bilmediğini söylemesine şaşırmamak gerek. Henüz 22 yaşında olan futbolcu, ödül töreni öncesinde geçmişte bu onuru kazanan isimlerin listesini inceleyerek kendisini hazırlamıştı.

O dönemde hamstring sakatlıkları nedeniyle zaman zaman sıkıntı yaşayan Owen, buna rağmen olağanüstü bir patlayıcı güce ve dinamizme sahipti. Müthiş hızı, üst düzey tekniği ve pozisyonları gole çevirme becerisiyle dikkat çekiyordu.

Henüz ergenlik çağındayken etkili bir golcü olduğunu kanıtlayan Owen, 2001 yılına gelindiğinde dünya futbolunun en çok talep gören genç oyuncularından biri haline gelmişti.

hyju
Michael Owen (EPA)

Ballon d’Or’u kazandığı 2001 yılı, Owen için unutulmaz başarılarla doluydu. Liverpool’un üç kupa kazanmasına katkıda bulunan İngiliz yıldız, önce penaltı atışları sonucunda İngiltere Lig Kupası şampiyonluğu yaşadı.

Ardından İngiltere Federasyon Kupası finalinde Arsenal ile karşılaşan Liverpool, Owen’ın son bölümde attığı iki golle geriden gelerek maçı kazandı ve kupaya uzandı.


Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)
TT

Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)

Türkiye Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe, bugün Hollandalı Dirk Kuyt’ın, İsmail Kartal’ın istifasının ardından geçici teknik direktör olarak göreve getirildiğini açıkladı.

Kartal, Fenerbahçe’nin salı günü ezeli rakibi Galatasaray’a 2-1 mağlup olmasının ardından istifasını sunmuştu.

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Liverpool’da 200’den fazla maça çıkan Kuyt, 2012 yılında Fenerbahçe’ye transfer olmuş ve iki yıl sonra kulübün Süper Lig şampiyonluğuna ulaşmasına katkı sağlamıştı.

Hollandalı teknik adam, ülkesinde ve Belçika’da çeşitli takımları çalıştırdı. Kuyt, geçen haziran ayında Kartal’ın teknik ekibinde yardımcı antrenör olarak görev yapmak üzere Fenerbahçe’ye geri döndü.

Kulüpten yapılan açıklamada, “İsmail Kartal’ın istifasının ardından Dirk Kuyt, yeni bir teknik direktörle anlaşma sağlanana kadar takımın teknik sorumluluğunu üstlenmiştir” denildi.

Fenerbahçe, ligde lider Galatasaray’ın 6 puan gerisinde beşinci sırada bulunuyor.