Yeşil sahalara veda eden Mesut Özil, arkasında başarıyla dolu bir kariyer bıraktı.
Futbol hayatı boyunca 4 farklı ligde 6 takımda forma giyen Mesut, attığı goller ve yaptığı asistlerle dünya futbolunda adından sıklıkla söz ettirdi. Yıldız oyuncu, Almanya'da Schalke 04 ile Werder Bremen, İspanya'da Real Madrid, İngiltere'de Arsenal ve Türkiye'de Fenerbahçe ile Medipol Başakşehir formalarını giydi.
Kariyerinde toplamda 645 maça çıkan Mesut, 114 gol ve 222 asistlik performans ortaya koydu. Yıldız oyuncu, birer Dünya Kupası, İspanya Ligi, İspanya Kral Kupası, İspanya Süper Kupası, Almanya Kupası ile 2 Community Shield ve 4 FA Cup zaferine imza attı.
Profesyonel kariyerine 17 yaşında doğduğu ve büyüdüğü Almanya'da başlayan Mesut, Schalke 04 ile Werder Bremen'de 4 sezon boyunca gösterdiği gelişimle ön plana çıktı.
- 21 yaşında 15 milyon avroya transfer oldu
Milli takım tercihini Almanya'dan yana kullanan ve 2010 FIFA Dünya Kupası'nda sergilediği performansla göz dolduran yıldız futbolcu, 21 yaşında yaklaşık 15 milyon avro karşılığında dünyanın en köklü kulüplerinden Real Madrid'e transfer oldu.
İspanya'da oynadığı futbolla yükselen bir grafik çizen ve eflatun-beyazlı takımın vazgeçilmez oyuncuları arasında yer alan Mesut Özil, 2013'te 42,4 milyon sterlinlik yüksek bir bonservis bedeliyle Arsenal'in yolunu tuttu.
Kuzey Londra ekibinde özellikle Fransız teknik adam Arsene Wenger döneminde attığı gollerle takımına önemli katkı sağlayan 32 yaşındaki orta saha oyuncusu, İngiltere'de geçirdiği 7,5 yılın ardından taraftarı olduğu Fenerbahçe ile sözleşme imzaladı.
Sarı-lacivertli kulüp, bonservis bedeli ödemeden kadrosuna kattığı ve 3,5 yıllık sözleşme imzaladığı Mesut Özil'in maliyetiyle ilgili herhangi bir açıklamada bulunmadı.
- Profesyonel kariyerine Schalke 04'te başladı
Almanya'nın Gelsenkirchen kentinde 15 Ekim 1988'de dünyaya gelen Mesut Özil, profesyonel kariyerine Schalke 04'te adım attı.
Zor şartlar altında bir çocukluk geçiren Mesut, Schalke 04'ün altyapısına seçilebilmek için büyük çaba gösterdi.
Girdiği seçmelerde tercih edilmeyen Mesut Özil, pes etmedi ve 2005'te Schalke 04'ün altyapısına kabul edilerek hayallerine kavuştu.
Schalke 04 ile Bundesliga'da ilk resmi maçına 2006-2007 sezonunda henüz 17 yaşında çıkan Türk asıllı Alman futbolcu, mavi-beyazlı takımda 1,5 sezon forma giydikten sonra yaklaşık 5 milyon avro bonservis bedeli karşılığında Werder Bremen'in yolunu tuttu.
- Werder Bremen'de büyük aşama kaydetti
Mesut Özil, Werder Bremen'de sergilediği performansla futbol kamuoyunun dikkatini çekmeye başladı.
Genç yaşına rağmen oynadığı futbol ve yeteneğiyle adından söz ettiren Mesut, Werder Bremen'de oynadığı süreçte milli takımda forma giymesi için Türkiye ile Almanya'dan teklif aldı. Annesi ve amcasının Türkiye'yi, babası ile abisinin ise Almanya'yı seçmesini istediği Mesut Özil, 2009 Şubat'ta tercihini doğduğu ülkeden yana kullandı.
Türk asıllı Alman futbolcu, 2008-2009 sezonunda Werder Bremen'de daha fazla süre almaya başladı. Mesut Özil, aynı sezon Bayer Leverkusen'i 1-0 yendikleri Almanya Kupası finalinde attığı golle takımının şampiyonluğa ulaşmasında başrol oynadı.
Ertesi sezon Diego Ribas'ın Juventus'a transfer olmasıyla Werder Bremen'in en önemli oyuncusu olarak kabul edilmeye başlayan Mesut, 2010 FIFA Dünya Kupası'nda sergilediği performansla büyük takımların dikkatini çekti.
Barcelona, Arsenal ve Manchester United'ın da kadrosuna katmak istediği yıldız oyuncu, FIFA Dünya Kupası'nın ardından 2010 Ağustos'ta yaklaşık 15 milyon avro karşılığında Real Madrid'e transfer oldu.
- Real Madrid'de 3 kupa kaldırdı
Mesut Özil, Real Madrid'de görev yaptığı dönemde form grafiğiyle vazgeçilmez oyuncular arasında yer aldı.
İspanya temsilcisine imza atmasının ardından "Şampiyonluklar kazanmak için Real Madrid'e transfer oldum." ifadesini kullanan Türk asıllı Alman oyuncu, forma giydiği 3 sezonda bu hedefine ulaşmayı başardı.
Portekizli teknik direktör Jose Mourinho'nun en fazla güvendiği isimler arasında yer alan Mesut, İspanyol basını tarafından Real Madrid'in efsane oyuncularından Guti'nin halefi olarak kabul edilmeye başlandı. Portekizli yıldız futbolcu Cristiano Ronaldo ile iyi bir ikili olan Mesut Özil, Madrid ekibinde forma giydiği 159 maçta 27 gol attı ve çok sayıda gol pası verdi.
Real Madrid'de La Liga, İspanya Kral Kupası ve İspanya Süper Kupası'nı kazanan 32 yaşındaki oyuncu, 2013'te yaz transfer döneminin son gününde 42,4 milyon sterlin bonservis bedeli karşılığında Arsenal'e transfer oldu.
- Arsenal'e rekor bonservis bedeliyle transfer oldu
Mesut Özil, yaklaşık 7,5 sezon oynadığı Arsenal'de özellikle Fransız teknik adam Arsene Wenger döneminde sergilediği performansla adından sıkça söz ettirdi.
Türk asıllı Alman futbolcu, başka takımlardan aldığı tekliflere karşın Wenger ile yaptığı görüşmenin ardından kulüp tarihinin rekor bonservis bedeliyle Arsenal'e transfer oldu.
Arsene Wenger ile çalıştığı süreçte 3 İngiltere Federasyon Kupası ile bir Community Shield şampiyonlukları yaşayan 32 yaşındaki oyuncu, attığı goller ve verdiği gol paslarıyla takımına önemli katkı sağladı. Mesut, 2015-2016 sezonunda Arsenal'in en değerli futbolcusu ödülüne layık görüldü.
Deneyimli oyuncunun Arsenal'deki kariyeri, Wenger'in 2018'de görevinden ayrılmasının ardından düşüşe geçti. Mesut Özil, Arsene Wenger'den sonra Londra temsilcisinde teknik direktörlük yapan Unai Emery ve Mikel Arteta ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle son 2,5 sezonda bekleneni veremedi.
Mesut Özil, fazla forma şansı bulamadığı bu süreçte geçen sezon İngiltere Federasyon Kupası şampiyonluğu yaşadı. Deneyimli oyuncu, bu sezon ise sürpriz bir şekilde Premier Lig ve UEFA Avrupa Ligi kadrosuna alınmadığı için hiçbir resmi maçta forma giyemedi. Mesut, son karşılaşmasına ise 7 Mart 2020'de çıktı.
Arsenal'de 250'nin üzerinde maçta görev yapan Mesut Özil, 44 gol kaydetti.
- Türkiye'deki döneminde beklentileri karşılayamadı
Mesut Özil, Türkiye'deki döneminde beklentilerin oldukça uzağında kaldı.
Türkiye kariyerine Fenerbahçe'de başlayan yıldız oyuncu, sarı-lacivertlilerle 1,5 yıllık dönemde sadece 26 kez ilk 11'de forma giyebildi.
Söz konusu maçların büyük çoğunluğunu tamamlayamayan yıldız isim, transferinden sonra Fenerbahçe'de 37 karşılaşmaya çıktı ve 9 gol attı.
Mesut, Medipol Başakşehir'de de Fenerbahçe performansının üzerine çıkamadı.
Turuncu-lacivertli kulüple sözleşme imzaladıktan sonra büyük bölümünde sakatlık problemi yaşayan Mesut, yalnızca 8 maçta forma giydi ve gol sevinci yaşayamadı.
- Irkçılığa ve ayrımcılığa sessiz kalmadı
Mesut Özil, 2014 FIFA Dünya Kupası'nı kazandığı Almanya Milli Takımı'nı ırkçı ve ayrımcı saldırıların hedefi olması nedeniyle 30 yaşında bıraktı.
İngiltere'nin başkenti Londra'da bir araya geldiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile fotoğraf çektiren Mesut, maruz kaldığı ırkçı saldırılar ve haksız eleştirilerin ardından milli takım kariyerini noktaladı.
Ayrılık kararını 22 Temmuz 2018'de sosyal medya hesaplarından duyuran Mesut Özil, "Irkçılık ve saygısızlığa maruz kalmış hissederken, artık Almanya'yı uluslararası düzeyde temsil edemem. Almanya Futbol Federasyonunun üst düzey yöneticilerinin Türk kökenime saygı göstermemeleri ve beni bir siyasi propaganda aracına dönüştürmeleri, işleri dayanılmaz noktaya getirdi. Arkama yaslanıp öylece duracak değilim. Ayrımcılık asla kabul edilemez." ifadelerini kullanmıştı.
Deneyimli futbolcunun ayrılık kararı, takım arkadaşları ve futbol kamuoyu tarafından büyük destek bulmuştu.
Stadyumlar yeni bir küresel salgının kaynağı olur mu?https://turkish.aawsat.com/spor/5288029-stadyumlar-yeni-bir-k%C3%BCresel-salg%C4%B1n%C4%B1n-kayna%C4%9F%C4%B1-olur-mu
Stadyumlar yeni bir küresel salgının kaynağı olur mu?
Görsel: Sara Padovan
Muhammed Mansur
2026 Dünya Kupası, ABD, Kanada ve Meksika'da 48 milli takımı ve milyonlarca taraftarı bir araya getiren devasa bir spor organizasyonundan ibaret değil. Halk sağlığı perspektifinden bakıldığında bu büyük sor organizasyonu, son yılların en büyük ‘küresel insan teması’ sınavlarından birini temsil ediyor. Taraftarlar farklı kıtalardan geliyor, uçuşlar birbirini kovalıyor, havalimanları dolup taşıyor, oteller ve barlar tıka basa, toplu taşıma araçları ise haftalardır olağanüstü bir yük altında çalışıyor.
Bu tablo, Dünya Kupası'nın büyük bir salgını mutlaka tetikleyeceği anlamına gelmiyor. Tarih bize büyük spor organizasyonlarının tek başına geniş çaplı salgın felaketlerine yol açmadığını, özellikle güçlü sağlık altyapısına sahip ülkelerde bunun oldukça nadir görüldüğünü söylüyor. Fakat bu tür organizasyonlar belirli hastalıkların yayılması için ideal bir ortam yaratıyor. Kalabalıkta kolayca bulaşan solunum yolu hastalıkları, kızamık gibi son derece bulaşıcı enfeksiyonlar, norovirüs gibi bağırsak enfeksiyonları, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve sivrisineklerle taşınan salgınlar yeni bölgelerde kendine yer bulabilir.
Organizasyon riski yoktan var etmiyor ama var olanı büyütüyor. Bir ülkede kızamık yayılıyorsa, güney yarım kürede grip mevsimi aktifse ya da Latin Amerika'da dang humması yüksek seyrediyorsa, Dünya Kupası tüm bunları birbirine bağlayan hızlı bir insan taşıma ağına dönüşüyor. Bu yüzden halk sağlığı uzmanları ‘organizasyona hastalık gelir mi?’ diye sormuyorlar, daha ziyade ‘hangi hastalıklar gelecek?’ ve ‘hastalıklar yayılmak için uygun koşulları bulacak mı?’ diye soruyorlar.
Kamuoyunu korkutan tehlike: Ebola
Kamuoyunu genellikle en çok endişelendiren hastalıklar, başında Ebola'nın geldiği ürkütücü bir şöhrete sahip olanlar. Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da nadir görülen ve tıp tarihinin en büyük ve en tehlikeli ‘Bundibugyo’ suşu kaynaklı Ebola salgını göz önünde bulundurulduğunda, enfekte kişinin kalabalık bir stadyuma ulaştığı dramatik senaryoyu hayal etmek kolaylaşıyor. Ancak epidemiyolojik analiz korku üzerine değil, hastalığın bulaşma yolu ve gerçekçi olasılıkları üzerine kuruluyor.
Fotoğrafta Kızıl Haç çalışanları, koruyucu ekipmanlar ve Ebola virüsü nedeniyle hayatını kaybeden bir erkeğin tabutuyla birlikte görülüyor. Bu arada yardım kuruluşları, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki virüs salgınına karşı mücadele çabalarını yoğunlaştırdı (Reuters)
Ebola virüsü grip ya da kızamık gibi bulaşmıyor. Enfekte bir kişinin tribünlerde başkasının yanında oturması bulaşma için yeterli değil; virüsün bulaşması kan, kusma, tükürük veya diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas gerektiriyor. Risk en çok korumasız sağlık bakımı sırasında veya salgın bölgelerinde cenazelerle temas halinde yüksek seyrediyor. Üstelik hasta kişi genellikle belirtiler ortaya çıkmadan önce bulaştırıcı olmuyor.
Bu yüzden ithal bir vakanın ulaşması teorik olarak mümkün olmakla birlikte stadyum tribünleri için en olası senaryo değil. Böyle bir durum yaşansa bile asıl zorluk binlerce taraftar arasında geniş çaplı havayoluyla bulaşmayı önlemek değil; şüpheyi hızla tespit etmek, karantinaya almak ve temaslıları takip etmek olacak. Dolayısıyla sağlık yetkilileri, Ebola virüsünü ‘düşük olasılıklı, yüksek etkili’ kategorisine koyuyor.
Dünya Kupası'nda kızamık bulaşma tehlikesi yalnızca maç sırasında tribündeki hasta taraftarla sınırlı değil. Asıl tehlike maç sonrasında yaşananlardan kaynaklanıyor. Taraftarlar farklı eyaletlere, şehirlere ve ülkelere dönüyor.
Ebola haberleri manşetlere taşınırken pek çok sağlık uzmanını gerçek anlamda endişelendiren asıl hastalık ise kızamık. İnsanlar arasında en kolay yayılan hastalıklardan biri olan kızamık için bir havalimanında, barda, kalabalık alanda ya da kısmen kapalı bir tribünde tek bir bulaşıcı kişinin bulunması, aşısız çok sayıda kişiyi tehlikeyle yüz yüze getirmeye yetiyor.
Turnuvanın ABD, Kanada ve Meksika'nın kızamık vakalarında artış yaşadığı ve bazı topluluklarda aşılama oranlarının düştüğü ya da dengesizleştiği bir döneme denk gelmesi, durumu daha da hassas kılıyor. Kızamık, diğer bazı hastalıkların aksine uzun süreli yakın temas gerektirmiyor. Virüs, hasta kişinin ortamı terk etmesinin ardından bile havada asılı kalabiliyor. Bu da hızlı hareketliliğin yaşandığı kalabalık mekânları virüsün yayılması için ideal ortamlara dönüştürüyor.
Dünya Kupası'nda kızamığın tehlikesi yalnızca maç sırasında tribündeki hasta taraftarla sınırlı değil. Asıl tehlike maç sonrasında yaşananlardan kaynaklanıyor. Taraftarlar farklı eyaletlere, şehirlere ve ülkelere dönüyor. Kimisi ailesini ziyarete gidiyor, kimisi turistik gezisini sürdürüyor, kimisi belirtiler belirginleşmeden önce başka bir uçağa biniyor. Bu noktada epidemiyolojik takip son derece karmaşık bir hal alıyor.
Dolayısıyla kızamık, bireylerin bağışıklık düzeyinin değil, toplumsal bağışıklığın doğrudan sınavına dönüşüyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu aşılandıysa bulaşma zinciri hızla kırılıyor. Virüs düşük aşılama oranına sahip kesimlere ulaştığında ise tek bir vaka zincirleme salgınlara dönüşebiliyor.
Tanıdık olan ancak etkisini yitirmeyen hastalıklar: Grip ve Kovid-19
Grip ve Kovid-19, salgın yıllarına kıyasla artık daha az korku salsa da küresel turnuva bağlamında çok daha gerçekçi bir tehdit oluşturuyor. Kalabalık, şarkı söyleme, bağırma, fiziksel yakınlık, uzun seyahat süreleri, uykusuzluk ve kapalı mekânlardaki kutlamalar solunum yolu virüslerinin yayılma olasılığını artıran etkenler arasında yer alıyor.
Kuzey Amerika'daki bir taraftar yaz mevsiminin grip mevsimi olmadığını düşünebilir ama Dünya Kupası yalnızca Kuzey Amerikalıları bir araya getirmiyor. Güney yarım küreden gelen taraftarlar, oyuncular, gazeteciler ve teknik ekipler, grip mevsiminin farklı seyrettiği bölgelerden turnuva şehirlerine aktif virüsler taşıyabilir. Büyük çaplı bir salgın yaşanmasa bile bu durum yerel enfeksiyon artışlarına, çalışanların işe gelememesine ve kliniklerde ve acil servislerde yoğunluğa neden olabilir.
Kovid-19'a gelince, artık 2020'deki gibi dünyayı durma noktasına getirmese de özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklığı zayıf bireyler arasında hastaneye yatışlara yol açmaya devam ediyor. Dünya Kupası gibi bir organizasyonda soru yalnızca vaka sayısıyla sınırlı kalmıyor. Hangi grupların etkileneceği de kritik önem taşıyor. Genç bir taraftar hızla iyileşebilir. Ancak daha sonra bu enfeksiyonu yaşlı bir yakınına ya da kronik hastaya bulaştırabilir.
“Sivrisineklerle bulaşan hastalıklar farklı bir risk katmanı oluşturuyor. Bu hastalıklar tribünlerde bir taraftardan diğerine doğrudan bulaşmıyor. Enfekte bir kişiyi ısırıp ardından virüsü veya paraziti başka birine aktaran canlı bir taşıyıcıya, yani sivrisineğe ihtiyaç duyuyorlar.
Arka planda ise bilim insanları, başta ABD'deki süt inekleri olmak üzere kuşlarda ve bazı memelilerde dolaşımını sürdüren kuş gribini yakından izliyor. Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre şimdiye kadar insana istikrarlı bulaşmaya dair herhangi bir kanıt yok insandan. Bu da belirleyici etken olmayı sürdürüyor. Virüs insanlar arasında verimli biçimde yayılma kapasitesinden yoksun kaldığı sürece stadyumlarda kitlesel bir tehdit haline gelmeyecek.
Bununla birlikte milyonlarca gezginin varlığı gözetim faaliyetlerinin önemini ortadan kaldırmıyor. Virüse insandan insana bulaşma yeteneği kazandıracak herhangi bir genetik değişim, Dünya Kupası'ndan bağımsız olarak son derece kritik bir gelişme niteliği taşıyacak.
Sivrisinekler maça giriyor
Sivrisineklerle bulaşan hastalıklar farklı bir risk katmanı oluşturuyor. Bu hastalıklar tribünlerde bir taraftardan diğerine doğrudan bulaşmıyor. Enfekte bir kişiyi ısırıp ardından virüsü veya paraziti başka birine aktaran canlı bir taşıyıcıya, yani sivrisineğe ihtiyaç duyuyorlar. Bu nedenle bu hastalıkların riski hava koşullarına, sivrisinek yoğunluğuna, endemik bölgelerden gelen vakaların varlığına ve sağlık sisteminin erken teşhis kapasitesine bağlı olarak şekilleniyor.
2026 Dünya Kupası (Reuters)
ABD'nin güney şehirlerinde ve Meksika'da yaz sıcaklarıyla birlikte bu riskler daha da önem kazanıyor. Dang humması özellikle son yıllarda dünya genelinde yayılma alanını genişletti. Latin Amerika ve Karayipler ise bu hastalığın ağır yük taşıdığı bölgeler arasında yer alıyor. ABD'deki vakaların büyük çoğunluğu seyahatle bağlantılı olsa da bazı bölgelerde yerel vakaların görülmesi, iklim değişikliği ve taşıyıcı sivrisineğin yayılmasıyla birlikte ‘ithal hastalık’ ile ‘sınırlı yerel bulaşma’ arasındaki sınırın giderek bulanıklaşabileceğini hatırlatıyor.
Chikungunya virüsü, sıtma ve Oropouche virüsü de gözetim listesinde yer alıyor. Görece az tanınan Oropouche virüsü Latin Amerika'da büyük çaplı bir salgın yaşadı. Bazı vakalarda nörolojik veya hemorajik komplikasyonlara yol açabiliyor ve gebelik üzerindeki etkileri konusunda da kaygılar dile getiriliyor. Sarı humma ise ABD'de endemik bir hastalık olmasa da Afrika ve Güney Amerika'nın belirli bölgelerinden gelen gezginler için önemini koruyor.
Spor haberlerinde yeterince dikkati çekmeyen bir sağlık konusu da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar.
Bu durumda tehlike bir salgının baş göstermesinden ziyade ithal vakaların şüphe listesinde yer almaması halinde doktorları yanıltabilmesi. Amerikalı bir acil servis doktoru ateş, baş ağrısı ve genel ağrı belirtileriyle başvuran hastada grip ya da Kovid olduğunu düşünebilir. Oysa hasta dang humması veya sıtmanın yaygın olduğu bir bölgeden dönüyor olabilir. Bu nedenle turnuva panik değil, tanısal uyanıklık gerektiriyor.
Spor haberlerinde yeterince yer bulmayan bir sağlık boyutu daha var, o da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar. Büyük organizasyonlar yalnızca maçlar, ulaşım araçları ve havalimanları demek değil, aynı zamanda kutlamalar, alkol, seyahat, gelip geçici ilişkiler ve zaman zaman alışılmışın ötesinde riskli davranışlar demek.
Frengi ve belsoğukluğu
Seyahat araştırmaları, uluslararası yolcuların bir bölümünün gelip geçici cinsel ilişkilere girdiğini ve bu ilişkilerin önemli bir kısmının korumasız biçimde gerçekleşebildiğini ortaya koyuyor. Bu durum belsoğukluğu, klamidya ve frengi gibi enfeksiyonların bulaşma olasılığını artırıyor. Bu hastalıkların hemen tespit edilmesi daha güç. Çünkü hasta belirtiler göstermeyebilir, belirtileri görmezden gelebilir ya da tanı konulmadan ülkesine dönebilir. Bu nedenle bu hastalıklarla başa çıkabilmek için ahlaki veya cezalandırıcı bir dil kullanmadan kondom temini, kolay erişilebilir test imkânı, damgalama kaygısının azaltılması ve açık bilgilendirme gibi pratik halk sağlığı mesajlarına ihtiyaç var.
Her büyük kalabalıkta bağırsak enfeksiyonları da hesaba katılmak zorunda. Norovirüs son derece bulaşıcıdır. Yüzeyler, yiyecekler veya yakın temas yoluyla yayılabilir ve şiddetli kusma ile ishale yol açar. Sağlıklı bireyler için genellikle ölümcül olmasa da seyahatleri mahvedebilecek, iş gücünü aksatabilecek ve otellerde, seferlerde ya da kapalı alanlarda hızlı enfeksiyon dalgaları yaratabilecek düzeyde olabiliyor.
Dünya Kupası'nı rastgele bir açık hava festivalinden ayıran en önemli fark stadyumların daha organize kanalizasyon altyapısına, düzenlenmiş restoranlara ve daha yüksek gıda güvenliği standartlarına sahip olması. Bu, tamamen ortadan kalkmasa da riski azaltıyor. Özellikle gayri resmi taraftar bölgelerinde, sokak yemeğine dayanan toplanma alanlarında ve düzenli el yıkamanın güç olduğu mekânlarda bu risk sürüyor.
Bazı araştırma modelleri, Dünya Kupası'nın Kuzey Amerika'nın hastalık haritasını köklü biçimde değiştirmeyeceğini öngörüyor. Bunun nedeni ABD, Kanada ve Meksika'nın zaten her yıl dünyanın dört bir yanından milyonlarca gezgini ağırlaması.
Bu analiz turnuvayı gerçekçi boyutlarına oturtmaktadır: Seyahat ve temas artışı var. Ancak her ithal vaka salgına dönüşmüyor. Pek çok hastalık stadyum koşullarında kolayca yayılmıyor. Bir kısmı sivrisinek gibi taşıyıcı gerektiriyor, bir kısmı vücut sıvıları gibi belirli bir temas istiyor, bir kısmı ise tüberküloz gibi uzun süreli yakın temas şartına bağlı. Bazı tahminlere göre olası hastalık etkenlerinin büyük çoğunluğunu ciddi bir yük yaratıyor ve öncelikli gözetim listesinin daha yüksek olasılık veya etki taşıyan sınırlı sayıda hastalıkla şekilleniyor.
Gözetim sistemleri hastanelerin dolmasını beklemiyor. Enfeksiyon olasılığını önceden tahmin etmek için çok sayıda yönteme başvuruyor. Atık su analizleri klinik tablo netleşmeden önce solunum yolu veya bağırsak virüslerindeki artışı ortaya koyabiliyor. Acil servis kayıtları belirli semptomlarda alışılmışın dışında bir yükselişi erken dönemde yakalayabiliyor.
Ancak bu güvence rehavete davet değil. Modeller belirli düzeyde bir halk sağlığı hazırlığını varsayıyor: Gözetim, tanı, iletişim, aşılama ve yerel müdahale kapasitesi. Bu halkalardan biri zayıfladığında küçük bir olay büyüyebilir. Aşısız bir toplulukta tek bir kızamık vakası, bir oteldeki salgın ya da nadir bir hastalığın geç teşhisi sistemi sınamaya yetebilir.
Seyircilerin görmediği turnuva
Seyirciler maçları izlerken sağlık gözetimi turnuvası sahne arkasında işliyor. Üç ülkedeki yetkililer, akademik kurumlar, şirketler ve sağlık kuruluşları hastalıkların erken sinyallerini izliyor. Bu izleme; hastane verileri, atık su analizleri, uluslararası uyarılar, yerel bildirimler ve belki de ortaya çıkan sağlık kaygılarını tespit etmek için kamuya açık internet tartışmalarını kapsıyor.
ABD’nin New Jersey eyaletindeki MetLife Stadyumu (Reuters)
Gözetim sistemleri hastanelerin dolmasını beklemiyor. Enfeksiyon olasılığını önceden tahmin etmek için çeşitli yöntemlere başvuruyor. Atık su analizleri klinik tablo netleşmeden önce solunum yolu veya bağırsak virüslerindeki artışı ortaya koyabiliyor; acil servis kayıtları belirli semptomlarda alışılmışın dışında bir yükselişi erken dönemde yakalayabiliyor. Uluslararası uyarılar ise doktorların kendi şehirlerinde alışılmamış ancak taraftarların geldiği ülkelerde yaygın hastalıkları akıllarına getirmelerine yardımcı oluyor.
Bununla birlikte genel sağlık altyapısındaki herhangi bir zayıflığın ya da personel ve finansman kesintilerinin müdahale hızını düşürebileceğine dair kaygılar da dile getiriliyor. Salgın süreçlerinde hız bir lüks değil, küçük bir salgını kontrol altına almak ile onu krize dönüştürmek arasındaki fark bazen günlerle, zaman zaman saatlerle ölçülüyor.
Korunma mesajı öyle sanıldığı gibi karmaşık değil. En önemli adım seyahat öncesinde özellikle kızamık-kabakulak-kızamıkçık aşısı ile Kovid ve grip aşılarını ilgili kategoriler için yaptırmaktır. Ateş, döküntü veya şiddetli solunum yolu belirtileri yaşayan bir taraftarın bunu küçük bir rahatsızlık olarak değil, çevresindekilere yönelik olası bir tehdit olarak görmesi gerekiyor.
2026 Dünya Kupası'nın büyük olasılıkla yeni bir küresel salgının fitilini ateşlemeyeceği söylenebilir. Ancak turnuva aşılama, gözetim, teşhis ve sağlık iletişimindeki zayıflıkları gün yüzüne çıkarabilir. Asıl endişe kaynağı, kamuoyunun en çok korktuğu hastalık değil, kalabalıkları ve seyahati en iyi kullanan kızamık, grip, Kovid, norovirüs ve sivrisinek ya da cinsel yolla bulaşan bazı hastalıklardır.
Kolombiya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin direnişini kırarak gruptan çıktıhttps://turkish.aawsat.com/spor/5287823-kolombiya-demokratik-kongo-cumhuriyetinin-direni%C5%9Fini-k%C4%B1rarak-gruptan-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1
Kolombiya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin direnişini kırarak gruptan çıktı
Kolombiyalı futbolcu, maçın tek golünü attıktan sonraki kutlaması (Reuters)
Kolombiya, 2026 FIFA Dünya Kupası’nda grup aşamasının bitimine bir maç kala son 32 turuna kalmayı garantiledi. Güney Amerika ekibi, bugün oynanan 11. Grup mücadelesinde Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ni 1-0 mağlup etti.
Maçın tek golü, büyük bölümünde zorlanan Kolombiya adına Daniel Muñoz’dan geldi. Bu sonuçla Kolombiya, iki maçta altı puana ulaştı ve grup aşamasının son maçını beklemeden eleme turlarına yükselmeyi garantiledi. Kolombiya, son grup maçında dün 5-0 kazanan Portekiz ile karşılaşacak.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti ise bir puanda kaldı ve turnuvadaki umutlarını sürdürebilmek için son maçta Özbekistan karşısında olumlu bir sonuç almaya çalışacak.
Mücadelede Kolombiya topa daha fazla sahip oldu ve daha net pozisyonlar üretti. Ancak Kongo kalecisi Lionel Mbassi, James Rodríguez, Luis Díaz ve Jhon Arias’ın şutlarında yaptığı kurtarışlarla takımını uzun süre oyunda tuttu.
Aranan gol 76. dakikada geldi. Juan Fernando Quintero’nun pasında ceza sahasına giren Muñoz, savunmadan seken topu kontrol ederek plase bir vuruşla ağlara gönderdi ve Kolombiya’ya galibiyeti getirdi.
İlk maçta sergilediği etkileyici hücum performansının ardından İngiltere Milli Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası grup aşamasının 12. (L) Grubu ikinci maçında Gana’nın sağlam savunma duvarına çarparak golsüz berabere kaldı. Boston Stadyumu’nda oynanan karşılaşma, son düdüğe kadar yüksek tempolu ve taktik mücadelenin ön planda olduğu bir maç olarak dikkat çekti.
İngiltere, ilk maçta Hırvatistan’ı 4-2 mağlup etmenin moraliyle sahaya çıktı ve 32. tura yükselmeyi erken garantileme hedefiyle mücadele etti. Ancak teknik direktör Thomas Tuchel yönetimindeki İngiliz ekibi, alanları iyi kapatan ve disiplinli bir oyun sergileyen Gana karşısında zorlandı. İngiltere uzun süre topa sahip olsa da hücumda üretkenlik sağlayamadı; Gana savunması ise tehlikeleri başarıyla savuşturdu.
Karşılaşmanın ikinci yarısında oyun her iki taraf için de kırılma noktasına yaklaştı, ancak İngilizlerin geç baskısı ve Gana’nın hızlı kontratakları sonucu değiştirmedi ve İngiliz savunmasını zaman zaman zor durumda bıraktı.
Maçın en net fırsatı son dakikalarda geldi. Kaptan Harry Kane’in kaçırdığı net pozisyon, İngiltere’ye üç puanı getirebilecek nitelikteydi. Bu fırsatın değerlendirilememesi, İngiliz taraftarların büyük bir hayal kırıklığı yaşamasına neden oldu.
Bu sonuçla birlikte grupta son hafta öncesi mücadele tamamen açık hale geldi. Hiçbir takım erken turu garantileyemezken, İngiltere-Panama ve Gana-Hırvatistan karşılaşmaları adeta iki mini final niteliği taşıyacak.
Öte yandan Gana, turnuvadaki diğer rakiplerine güçlü bir mesaj verdi: büyük yıldızların parlaklığına sahip olmasa da disiplin ve karakteriyle 2026 Dünya Kupası’nda her takımı zorlayabilecek bir yapıya sahip.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة