Mesut Özil, futbola veda etti

Faal futbol hayatı boyunca 4 farklı ligde 6 takımda forma giyen Mesut Özil, 645 maçta 114 gol ve 222 asistlik bir performans sergiledi

Yeşil sahalara veda eden Mesut Özil, arkasında başarıyla dolu bir kariyer bıraktı.
Yeşil sahalara veda eden Mesut Özil, arkasında başarıyla dolu bir kariyer bıraktı.
TT

Mesut Özil, futbola veda etti

Yeşil sahalara veda eden Mesut Özil, arkasında başarıyla dolu bir kariyer bıraktı.
Yeşil sahalara veda eden Mesut Özil, arkasında başarıyla dolu bir kariyer bıraktı.

Futbol hayatı boyunca 4 farklı ligde 6 takımda forma giyen Mesut, attığı goller ve yaptığı asistlerle dünya futbolunda adından sıklıkla söz ettirdi. Yıldız oyuncu, Almanya'da Schalke 04 ile Werder Bremen, İspanya'da Real Madrid, İngiltere'de Arsenal ve Türkiye'de Fenerbahçe ile Medipol Başakşehir formalarını giydi.
Kariyerinde toplamda 645 maça çıkan Mesut, 114 gol ve 222 asistlik performans ortaya koydu. Yıldız oyuncu, birer Dünya Kupası, İspanya Ligi, İspanya Kral Kupası, İspanya Süper Kupası, Almanya Kupası ile 2 Community Shield ve 4 FA Cup zaferine imza attı.
Profesyonel kariyerine 17 yaşında doğduğu ve büyüdüğü Almanya'da başlayan Mesut, Schalke 04 ile Werder Bremen'de 4 sezon boyunca gösterdiği gelişimle ön plana çıktı.

- 21 yaşında 15 milyon avroya transfer oldu
Milli takım tercihini Almanya'dan yana kullanan ve 2010 FIFA Dünya Kupası'nda sergilediği performansla göz dolduran yıldız futbolcu, 21 yaşında yaklaşık 15 milyon avro karşılığında dünyanın en köklü kulüplerinden Real Madrid'e transfer oldu.
İspanya'da oynadığı futbolla yükselen bir grafik çizen ve eflatun-beyazlı takımın vazgeçilmez oyuncuları arasında yer alan Mesut Özil, 2013'te 42,4 milyon sterlinlik yüksek bir bonservis bedeliyle Arsenal'in yolunu tuttu.
Kuzey Londra ekibinde özellikle Fransız teknik adam Arsene Wenger döneminde attığı gollerle takımına önemli katkı sağlayan 32 yaşındaki orta saha oyuncusu, İngiltere'de geçirdiği 7,5 yılın ardından taraftarı olduğu Fenerbahçe ile sözleşme imzaladı.
Sarı-lacivertli kulüp, bonservis bedeli ödemeden kadrosuna kattığı ve 3,5 yıllık sözleşme imzaladığı Mesut Özil'in maliyetiyle ilgili herhangi bir açıklamada bulunmadı.

- Profesyonel kariyerine Schalke 04'te başladı
Almanya'nın Gelsenkirchen kentinde 15 Ekim 1988'de dünyaya gelen Mesut Özil, profesyonel kariyerine Schalke 04'te adım attı.
Zor şartlar altında bir çocukluk geçiren Mesut, Schalke 04'ün altyapısına seçilebilmek için büyük çaba gösterdi.
Girdiği seçmelerde tercih edilmeyen Mesut Özil, pes etmedi ve 2005'te Schalke 04'ün altyapısına kabul edilerek hayallerine kavuştu.
Schalke 04 ile Bundesliga'da ilk resmi maçına 2006-2007 sezonunda henüz 17 yaşında çıkan Türk asıllı Alman futbolcu, mavi-beyazlı takımda 1,5 sezon forma giydikten sonra yaklaşık 5 milyon avro bonservis bedeli karşılığında Werder Bremen'in yolunu tuttu.

- Werder Bremen'de büyük aşama kaydetti
Mesut Özil, Werder Bremen'de sergilediği performansla futbol kamuoyunun dikkatini çekmeye başladı.
Genç yaşına rağmen oynadığı futbol ve yeteneğiyle adından söz ettiren Mesut, Werder Bremen'de oynadığı süreçte milli takımda forma giymesi için Türkiye ile Almanya'dan teklif aldı. Annesi ve amcasının Türkiye'yi, babası ile abisinin ise Almanya'yı seçmesini istediği Mesut Özil, 2009 Şubat'ta tercihini doğduğu ülkeden yana kullandı.
Türk asıllı Alman futbolcu, 2008-2009 sezonunda Werder Bremen'de daha fazla süre almaya başladı. Mesut Özil, aynı sezon Bayer Leverkusen'i 1-0 yendikleri Almanya Kupası finalinde attığı golle takımının şampiyonluğa ulaşmasında başrol oynadı.
Ertesi sezon Diego Ribas'ın Juventus'a transfer olmasıyla Werder Bremen'in en önemli oyuncusu olarak kabul edilmeye başlayan Mesut, 2010 FIFA Dünya Kupası'nda sergilediği performansla büyük takımların dikkatini çekti.
Barcelona, Arsenal ve Manchester United'ın da kadrosuna katmak istediği yıldız oyuncu, FIFA Dünya Kupası'nın ardından 2010 Ağustos'ta yaklaşık 15 milyon avro karşılığında Real Madrid'e transfer oldu.

- Real Madrid'de 3 kupa kaldırdı
Mesut Özil, Real Madrid'de görev yaptığı dönemde form grafiğiyle vazgeçilmez oyuncular arasında yer aldı.
İspanya temsilcisine imza atmasının ardından "Şampiyonluklar kazanmak için Real Madrid'e transfer oldum." ifadesini kullanan Türk asıllı Alman oyuncu, forma giydiği 3 sezonda bu hedefine ulaşmayı başardı.
Portekizli teknik direktör Jose Mourinho'nun en fazla güvendiği isimler arasında yer alan Mesut, İspanyol basını tarafından Real Madrid'in efsane oyuncularından Guti'nin halefi olarak kabul edilmeye başlandı. Portekizli yıldız futbolcu Cristiano Ronaldo ile iyi bir ikili olan Mesut Özil, Madrid ekibinde forma giydiği 159 maçta 27 gol attı ve çok sayıda gol pası verdi.
Real Madrid'de La Liga, İspanya Kral Kupası ve İspanya Süper Kupası'nı kazanan 32 yaşındaki oyuncu, 2013'te yaz transfer döneminin son gününde 42,4 milyon sterlin bonservis bedeli karşılığında Arsenal'e transfer oldu.

- Arsenal'e rekor bonservis bedeliyle transfer oldu
Mesut Özil, yaklaşık 7,5 sezon oynadığı Arsenal'de özellikle Fransız teknik adam Arsene Wenger döneminde sergilediği performansla adından sıkça söz ettirdi.
Türk asıllı Alman futbolcu, başka takımlardan aldığı tekliflere karşın Wenger ile yaptığı görüşmenin ardından kulüp tarihinin rekor bonservis bedeliyle Arsenal'e transfer oldu.
Arsene Wenger ile çalıştığı süreçte 3 İngiltere Federasyon Kupası ile bir Community Shield şampiyonlukları yaşayan 32 yaşındaki oyuncu, attığı goller ve verdiği gol paslarıyla takımına önemli katkı sağladı. Mesut, 2015-2016 sezonunda Arsenal'in en değerli futbolcusu ödülüne layık görüldü.
Deneyimli oyuncunun Arsenal'deki kariyeri, Wenger'in 2018'de görevinden ayrılmasının ardından düşüşe geçti. Mesut Özil, Arsene Wenger'den sonra Londra temsilcisinde teknik direktörlük yapan Unai Emery ve Mikel Arteta ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle son 2,5 sezonda bekleneni veremedi.
Mesut Özil, fazla forma şansı bulamadığı bu süreçte geçen sezon İngiltere Federasyon Kupası şampiyonluğu yaşadı. Deneyimli oyuncu, bu sezon ise sürpriz bir şekilde Premier Lig ve UEFA Avrupa Ligi kadrosuna alınmadığı için hiçbir resmi maçta forma giyemedi. Mesut, son karşılaşmasına ise 7 Mart 2020'de çıktı.
Arsenal'de 250'nin üzerinde maçta görev yapan Mesut Özil, 44 gol kaydetti.

- Türkiye'deki döneminde beklentileri karşılayamadı
Mesut Özil, Türkiye'deki döneminde beklentilerin oldukça uzağında kaldı.
Türkiye kariyerine Fenerbahçe'de başlayan yıldız oyuncu, sarı-lacivertlilerle 1,5 yıllık dönemde sadece 26 kez ilk 11'de forma giyebildi.
Söz konusu maçların büyük çoğunluğunu tamamlayamayan yıldız isim, transferinden sonra Fenerbahçe'de 37 karşılaşmaya çıktı ve 9 gol attı.
Mesut, Medipol Başakşehir'de de Fenerbahçe performansının üzerine çıkamadı.
Turuncu-lacivertli kulüple sözleşme imzaladıktan sonra büyük bölümünde sakatlık problemi yaşayan Mesut, yalnızca 8 maçta forma giydi ve gol sevinci yaşayamadı.

- Irkçılığa ve ayrımcılığa sessiz kalmadı
Mesut Özil, 2014 FIFA Dünya Kupası'nı kazandığı Almanya Milli Takımı'nı ırkçı ve ayrımcı saldırıların hedefi olması nedeniyle 30 yaşında bıraktı.
İngiltere'nin başkenti Londra'da bir araya geldiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile fotoğraf çektiren Mesut, maruz kaldığı ırkçı saldırılar ve haksız eleştirilerin ardından milli takım kariyerini noktaladı.
Ayrılık kararını 22 Temmuz 2018'de sosyal medya hesaplarından duyuran Mesut Özil, "Irkçılık ve saygısızlığa maruz kalmış hissederken, artık Almanya'yı uluslararası düzeyde temsil edemem. Almanya Futbol Federasyonunun üst düzey yöneticilerinin Türk kökenime saygı göstermemeleri ve beni bir siyasi propaganda aracına dönüştürmeleri, işleri dayanılmaz noktaya getirdi. Arkama yaslanıp öylece duracak değilim. Ayrımcılık asla kabul edilemez." ifadelerini kullanmıştı.
Deneyimli futbolcunun ayrılık kararı, takım arkadaşları ve futbol kamuoyu tarafından büyük destek bulmuştu.



Djokovic’in 20 yıllık serisi New York’ta sona erdi

Belki de bu gece, sportif kariyerinin sonuna ilişkin gerçekle en yakından yüzleştiği gecelerden biriydi (AFP)
Belki de bu gece, sportif kariyerinin sonuna ilişkin gerçekle en yakından yüzleştiği gecelerden biriydi (AFP)
TT

Djokovic’in 20 yıllık serisi New York’ta sona erdi

Belki de bu gece, sportif kariyerinin sonuna ilişkin gerçekle en yakından yüzleştiği gecelerden biriydi (AFP)
Belki de bu gece, sportif kariyerinin sonuna ilişkin gerçekle en yakından yüzleştiği gecelerden biriydi (AFP)

Sırp tenisçi Novak Djokovic, kariyeri boyunca New York’ta daha önce hiç yaşamadığı bir yenilginin ardından ABD Açık Tenis Turnuvası’na (Flushing Meadows) ilk turda veda etti.

Şarku’l Avsat’ın The Athletic’ten aktardığı habere göre Djokovic, Grand Slam turnuvalarının ilk tur maçlarında elde ettiği 77 maçlık galibiyet serisinin sona erdiği çarpıcı bir yenilgi aldı. Sırp raket, dünya sıralamasında ilk 50 içerisinde yer alan Arjantinli Mariano Navone karşısında beş setlik maçta mağlup oldu. Daha önce birçok güçlü oyuncuyu yenmeyi başaran Navone, ancak kariyerinde ilk kez tenis dünyasının gerçek büyüklerinden birini devirmeyi başardı.

Pazar gecesi Arthur Ashe Stadyumu’nda oynanan karşılaşmada Navone, dört saat 36 dakika süren maraton maçın ardından Djokovic’i 7-6 (5), 5-7, 4-6, 6-2, 6-1’lik setlerle mağlup etti.

Karşılaşma Djokovic açısından her yönüyle zorlu geçti. Maça yavaş ve enerjisiz başlayan Sırp tenisçi daha sonra aksayarak hareket etmeye başladı, ilerleyen dakikalarda kustu ve ardından kas krampları yaşadı. Bir yandan kendisini ve tribünleri ateşlemek için alışılmış çığlıklarını atan, diğer yandan yaşananlara teslim olmuş görüntüsü veren Djokovic, Grand Slam turnuvalarında alışık olmadığı bir şekilde turnuvaya erken veda etti.

vfgb
Novak, maç sırasında sağlık ekibinin müdahalesini alırken (AFP)

Djokovic’in bir Grand Slam turnuvasında ilk turda aldığı son yenilgi, dünya 76 numarası olduğu 2006 Avustralya Açık’a dayanıyordu. O tarihten bu yana büyük turnuvalardaki ilk tur maçlarını geçmek Djokovic için neredeyse garanti haline gelmişti. Tarihte çok az oyuncunun başarabildiği bir istikrarla açılış maçlarını aşan Sırp yıldız, New York’ta yaşadığı bu zorlu geceyle birlikte belki de ilk kez sportif kariyerinin yaşına ilişkin gerçeği bu denli yakından hissetti.

İlk setin 73 dakika sürdüğü ve maçın açılış gecesinde dört saati aştığı karşılaşmada yaşananların büyük bölümü ilk bakışta anlaşılması güç görünüyordu. Ancak göz ardı edilemeyecek tek bir gerçek vardı: Djokovic 39 yaşında.

Bu yaş, tenis tarihindeki önceki büyük yıldızların neredeyse tamamının en üst düzeyde rekabet etmeyi bıraktığı dönemin çok ötesinde.

Navone, Djokovic’e en acı darbelerden birini beşinci ve belirleyici setin ikinci oyununda indirdi. Arjantinli tenisçi Sırp rakibini kortun bir ucundan diğerine koşturduktan sonra fileye yaklaşmaya zorladı. Djokovic fileye geldiğinde Navone, çizginin hemen yanından düz bir backhand gönderdi. Sırp tenisçi topu yarım voleyle file üzerinden geri göndermeyi başaramadı.

Bu sayının ardından Djokovic’in adımları sendelemeye başladı. Sonraki oyunlarda aksayarak hareket eden ve acı çektiği görülen Sırp raketin görüntüsü, zamanın herkesin gözü önünde kendisine yetiştiği izlenimini verdi. Sanki vücudu bir anda bu tür mücadeleleri kaldırmak için fazla yaşlanmıştı. Tribünlerdeki dolu stadyumun atmosferi de giderek cenaze sessizliğini andıran bir sessizliğe büründü.

Djokovic’in eşi Jelena ile çocukları Stefan ve Tara kortun kenarında oturuyordu. Maç ilerleyip sona yaklaştıkça yüzlerindeki üzüntü daha belirgin hale geldi.

Dikkat çekici olan ise Djokovic’in maça son derece güçlü başlamasıydı. İlk iki servis oyununda c kısa sürede 3-0 öne geçti.

Ancak Navone kısa sürede maça dahil oldu ve uzun rallilerde üstünlük kurmaya başladı. Arjantinli oyuncu, Djokovic’i istediğinden daha fazla top oynamaya zorladı. Karşılaşma, hava sıcaklığının olağanüstü yüksek olmamasına rağmen bunaltıcı bir nem altında oynanıyordu.

vfbghj
Novak turnuvaya erken veda etti (AFP)

Yedi oyunun ardından hava koşulları daha az önemli hale geldi çünkü yağmur yağmaya başladı. Bunun üzerine stadyumun çatısı kapatıldı ve klima sistemi devreye sokuldu. Ancak Djokovic’in fiziksel açıdan zorlandığına ilişkin işaretler daha önce ortaya çıkmıştı. Sırp oyuncu, maçın başında elde ettiği servis kırma avantajını da kaybetmişti.

Üçüncü setin yedinci oyununda yaşananlar ise endişe verici anlardan biriydi. Djokovic, oyun sırasında kortun kenarında bulunan bir çöp kutusuna kustu.

Karşılaşma ilerledikçe, sayıların süresi uzadıkça Sırp tenisçinin yaşadığı sorun daha belirgin hale geldi. Ralli altı vuruşu geçtiğinde Djokovic çoğu zaman bir sonraki sayıya hazırlanmadan önce eğilip ellerini dizlerine koyuyordu.

Mücadelenin yapısı iki oyuncu arasındaki belirleyici farkı da ortaya koydu. Djokovic, dört veya daha az vuruşla sonuçlanan sayılarda Navone karşısında belirgin bir üstünlüğe sahipti. Ancak ralliler uzadığında ve dört vuruşun üzerine çıktığında üstünlük Arjantinli oyuncuya geçti.

Djokovic’in kariyerinde, otuzlu yaşlarının ikinci yarısındaki son sezonlarında dahi bu tür geceler son derece nadirdi. Bu yaş, çoğu tenisçinin profesyonel rekabetten uzun süre önce çekildiği bir dönem.

Ancak sonunda bu, zamana meydan okumaya çalışan her sporcunun karşı karşıya kaldığı bir an. Zamanın önünde koşmaya, onun etkilerine her yıl direnmeye devam edersiniz. Ta ki bir gece artık daha fazla koşamayana kadar.

Djokovic için Arthur Ashe Stadyumu’ndaki bu gece, belki de sportif kariyerinin sona yaklaşan gerçekliğiyle en yakından yüzleştiği gecelerden biri oldu.


Galatasaray, Milan'ın Portekizli yıldızı Rafael Leao'yu kadrosuna kattı

Rafael Leao (DPA)
Rafael Leao (DPA)
TT

Galatasaray, Milan'ın Portekizli yıldızı Rafael Leao'yu kadrosuna kattı

Rafael Leao (DPA)
Rafael Leao (DPA)

Galatasaray, Portekizli hücum oyuncusu Rafael Leao'yu İtalya'nın Milan takımından transfer etti.  Galatasaray Leao ile 4 yıllık anlaşma imzaladı.

Son dört sezonun Türkiye şampiyonu ve UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılmaya hak kazanan Galatasaray, 27 yaşındaki futbolcunun transferi için 38 milyon euro (44 milyon dolar) bonservis bedeli ödediğini açıkladı. Leao ile İngiltere Premier Lig ekiplerinden Aston Villa'nın da ilgilendiği belirtiliyordu.

Cumartesi günü İstanbul'da kendisini karşılayan taraftarların yoğun ilgisiyle karşılaşan 49 kez Portekiz Milli Takımı forması giyen ve 6 gol atan Leao, Galatasaray'dan yıllık 10 milyon euro (11,6 milyon dolar) kazanacak.

İstanbul ekibinin açıklamasına göre oyuncunun bir sonraki satışından elde edilecek kârın yüzde 20'si Milan'a aktarılacak.

Portekiz'in Sporting altyapısından yetişen Leao, Galatasaray'da takımın golcüsü Nijeryalı Victor Osimhen ve eski Bayern Münih kanat oyuncusu Leroy Sané ile birlikte forma giyecek.

Rafa lakaplı futbolcu, Lille'de geçirdiği bir sezonun ardından 2019 yılında Milan'a transfer oldu. Leao, İtalyan ekibinde tüm kulvarlarda çıktığı 291 maçta 80 gol kaydetti.

Ancak 2022'de İtalya Serie A şampiyonluğu ve ligin en iyi oyuncusu ödülünü kazanmasının, ardından da 2022-2023 sezonunda ligde 15 golle bir sezondaki en yüksek gol sayısına ulaşmasının ardından, sonraki dönemlerde 10 gol barajını aşamadı. Bunun sonucunda yedi kez UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşayan Milan'ın hücum hattındaki yerini kaybetti.

Leao, cuma günü Serie A'da Venezia ile karşılaşan takım arkadaşlarıyla vedalaştı. Milan'ın bu yaz 74 milyon euro (86 milyon dolar) karşılığında kadrosuna kattığı ve kulüp tarihinin en pahalı transferi olan vatandaşı Gonçalo Ramos da karşılaşmada ilk golünü kaydetti.

İtalyan basınının aktardığı açıklamalara göre Leao, maç sonrası karma bölgede yaptığı açıklamada, “Zor bir an. Yedi yılın ardından takım arkadaşlarıma veda ettim. Artık veda etme zamanı gelmişti” dedi.


Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar: Al Hilal ve Benzema yollarını karşılıklı anlaşmayla ayırdı; Fransız yıldız emekliliğe hazırlanıyor

Benzema, geçen sezon Al Hilal ile Kral Kupası’nı kazanmasının ardından düzenlenen kupa töreninde (Reuters)
Benzema, geçen sezon Al Hilal ile Kral Kupası’nı kazanmasının ardından düzenlenen kupa töreninde (Reuters)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar: Al Hilal ve Benzema yollarını karşılıklı anlaşmayla ayırdı; Fransız yıldız emekliliğe hazırlanıyor

Benzema, geçen sezon Al Hilal ile Kral Kupası’nı kazanmasının ardından düzenlenen kupa töreninde (Reuters)
Benzema, geçen sezon Al Hilal ile Kral Kupası’nı kazanmasının ardından düzenlenen kupa töreninde (Reuters)

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, Al Hilal Kulübü’nün Fransız yıldız Karim Benzema ile olan sözleşmesini karşılıklı anlaşmayla sona erdirdiğini ifade etti. Böylece 2 Şubat 2026’da başlayan resmi birliktelik yaklaşık altı ay sonra sona ermiş oldu.

Benzema’ya yakın kaynaklara göre Fransız yıldız, Al Hilal’deki deneyiminin ardından futbolu tamamen bırakmaya hazırlanıyor. Bu karar, son saatlerde kendisini kadrosuna katmak için harekete geçen ve transferine onay veren Al Shabab’a gitme teklifini reddetmesinin ardından gündeme geldi.

Al Hilal ile Benzema arasındaki ilişki, oyuncunun geleceği ve sözleşmenin hangi formülle sona erdirileceği konusunda üç gün boyunca yoğun ve hararetli müzakerelere sahne oldu. Taraflar, sonunda yollarını karşılıklı anlaşmayla ayırma konusunda uzlaştı.

Kaynaklar, Benzema’nın son derece öfkeli olduğunu ve Al Hilal’de kalmak, istediğini belirtti. Ancak taraflar arasında yürütülen yoğun görüşmelerin ardından sözleşmenin feshedilmesi konusunda anlaşmaya varıldı.

Kaynaklar ayrıca Benzema’nın Al Hilal ile olan sözleşmesinin sona erdirilmesinin yalnızca kulüple arasındaki sözleşmeyi kapsadığını belirtti. Fransız yıldızın, futbolculuk kariyerini sona erdirmeye hazırlanmasına rağmen, Suudi Profesyonel Ligi ile yaptığı ve 2030 yılına kadar devam eden diğer sözleşmesini şimdilik sürdüreceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat, 25 Ağustos’ta Benzema’nın mali ve sözleşmeye ilişkin durumunun ayrıntılarını yayımlamıştı. Buna göre oyuncu, Al Hilal ile doğrudan yaptığı sözleşme kapsamında yıllık 25 milyon dolar kazanıyor. Eylül 2026’dan Haziran 2027 sonuna kadar olan dönemdeki alacaklarının toplamı ise yaklaşık 20,8 milyon dolar, yani yaklaşık 78,1 milyon Suudi riyali seviyesinde bulunuyor.

Gazete ayrıca Benzema’nın Al Hilal’den bağımsız başka bir sözleşmesinin bulunduğunu ortaya çıkarmıştı. Yıllık 23 milyon dolar değerindeki bu sözleşme 2030 yılına kadar devam ediyor ve Suudi Profesyonel Ligi’nin oyuncu transfer programı tarafından finanse ediliyor. Sözleşme kapsamında Benzema, Suudi futbolunun ve bununla bağlantılı etkinliklerin tanıtımına yönelik çeşitli görevler üstleniyor.

Bu sözleşmenin 30 Haziran 2030’da sona ereceği varsayıldığında geriye kalan toplam değerinin yaklaşık 330,6 milyon Suudi riyali (87,5 milyon dolar) olduğu hesaplanıyor. Kaynaklara göre Benzema’nın Al Hilal ile sözleşmesini sona erdirmesi, şu aşamada Suudi Profesyonel Ligi ile olan bu diğer sözleşmesinin de sona ereceği anlamına gelmiyor. Söz konusu sözleşmenin şimdilik 2030 yılına kadar devam edeceği belirtiliyor.

Şarku’l Avsat’a bilgi veren kaynaklar pazar günü ayrıca Al Shabab’ın Benzema ile sözleşme imzalamaya onay verdiğini ve transfer işlemlerinin kolaylaştırılması için Suudi Profesyonel Ligi’nden destek talep ettiğini bildirmişti. Ancak Fransız yıldızın başkent ekibine transfer olma fikrini kesin biçimde reddettiği ifade edildi.

Şarku’l Avsat, 25 Ağustos’ta yayımladığı haberinde Benzema’nın Al Hilal’in Asya kadrosuna dahil edilerek AFC Şampiyonlar Ligi Elit’te oynatılması seçeneğini de reddettiğini duyurmuştu. Son üç günde taraflar arasında yürütülen yoğun ve hararetli müzakerelerin ardından ise Fransız yıldızın Al Hilal macerasının sona erdirilmesi konusunda anlaşmaya varıldı.

Böylece Benzema’nın Al Hilal macerası, başlamasından yaklaşık altı ay sonra sona ermiş oldu. Fransız yıldızın yakın çevresine göre Benzema futbolculuk kariyerini noktalamaya hazırlanıyor. Bununla birlikte, Suudi Profesyonel Ligi ile yaptığı diğer sözleşmesinin şimdilik 2030 yılına kadar devam etmesi bekleniyor.

Benzema, 2024 sezonundan bu yana Al Ittihad ve Al Hilal formalarıyla Suudi Profesyonel Ligi’nde çıktığı 76 maçta 48 gol kaydetti. Fransız yıldız, iki kulüpteki deneyimi boyunca golcülük performansını korudu.