Emirates Hava Yolları, beklentileri karşılanmayan yolcuya 160 bin TL tazminat ödedi

Dr. Morgan, kendisi ve partnerinin "yıpranmış koltuklarda" oturmak zorunda bırakıldığını söyledi.

Emirates Boeing 777-300ER'deki business class kabininin bir fotoğrafı (Emirates)
Emirates Boeing 777-300ER'deki business class kabininin bir fotoğrafı (Emirates)
TT

Emirates Hava Yolları, beklentileri karşılanmayan yolcuya 160 bin TL tazminat ödedi

Emirates Boeing 777-300ER'deki business class kabininin bir fotoğrafı (Emirates)
Emirates Boeing 777-300ER'deki business class kabininin bir fotoğrafı (Emirates)

Yeni Zelandalı bir adam, Emirates Hava Yolları'nda business class uçma deneyiminin beklentilerini karşılamaması üzerine neredeyse 7 bin sterlin (yaklaşık 162 bin 900 TL) tazminat aldı.
Cerrah Mark Morgan, Ağustos 2022'de Auckland'dan Londra'ya giden uçuştaki iki adet business class bilete 7 bin sterlinden fazla para ödedi.
Öte yandan Morgan uçağa bindiğinde geniş, deri yatar koltukların yer aldığı resmi Emirates reklamının doğru olmadığını hissetti.
Dr. Morgan, Uyuşmazlık Mahkemesine yaptığı şikayette koltukların fotoğraflarını ve resmi reklamların bağlantılarını paylaştı. Morgan bu reklamların, yolcuların business class standartlarının sağlanacağına inandırıldığını gösterdiğini belirtti.
Australian Financial Review'un haberine göre Morgan, gerçekte kendisinin ve partnerinin "yıpranmış" koltuklarda oturmak zorunda kaldığını ve eğlence sisteminin arızalı olduğunu söyledi.
Havayolu şirketi Emirates, küçük puntoyla yazılan bölümde "belirli bir uçağın kullanılacağını garanti edemeyeceğinin" ve "uçak içi eğlence, reklamdaki yemekler veya uçak içi hizmetler için herhangi bir garanti vermediğinin" açıkça belirtildiğini savundu.
Emirates'ın Yeni Zelanda Genel Müdürü şöyle dedi: 
"Bu maddeler Emirates'ın işinin etkin bir şekilde işlemesini sağlıyor çünkü uluslararası hava seyahatinin zorluklarıyla baş ederken, Emirates'a bir dereceye kadar esneklik sağlıyorlar."
Öte yandan Dr. Morgan'ın şikayetini haklı bulan Uyuşmazlık Mahkemesi, Emirates'ın yolcuya tazminat ödemesine karar verdi.
Uyuşmazlık Mahkemesi hakemi Laura Mueller, "Morgan, Emirates'ın pazarlama materyallerinin Yeni Zelandalı müşterileri diğer havayolu hizmetlerinden uzaklaştırmayı ve onları Emirates'tan, aslında var olmayan bir hizmeti satın almaları yönünde cezbetmeyi amaçladığını savunuyor" dedi:
"Mahkeme de bu görüşe katılıyor."
Dr. Morgan, kendi zaferinin ışığında, Emirates'ın reklamlarını değiştireceğini umduğunu söyledi.
"Bize büyük ihtimalle ne sunulacağıyla ilgili açık olmalılar."
Müşteri, aldığı tazminat hakkındaysa "Bu onlar için devede kulak bile değil" diye ekledi.
"Bununla birlikte, Yeni Zelanda'da bu durumdan etkilenen ve aynı talepte bulunabilecek binlerce yolcu olabilir."
The Independent, yorum için Emirates'la temasa geçti ancak henüz yanıt alamadı.



Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
TT

Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)

Kremlin dış politika danışmanı Yuri Ushakov, Başkan Vladimir Putin'in üç ABD temsilcisiyle yapıcı gece görüşmeleri yaptığını belirterek, Putin ile ABD temsilcisi Witkoff arasındaki görüşmeyi "her açıdan faydalı" olarak nitelendirdi.

Ushakov gazetecilere, "Güvenlik konularında üçlü çalışma grubunun ilk toplantısının bugün Abu Dabi'de yapılması konusunda mutabakata varıldı" dedi.

Putin, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir anlaşmaya "oldukça yakın" olduğunu açıklamasının ardından gece yarısından kısa bir süre önce Moskova'da elçiler Steve Witkoff, Jared Kushner ve yakın zamanda ABD Başkanı Donald Trump tarafından Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atanan Josh Grunebaum ile bir araya geldi.


Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
TT

Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, küresel çatışmaları çözmeyi amaçlayan Barış Konseyi girişimine Kanada'nın katılımına yönelik davetini geri çekti.

Trump, Truth Social'da Kanada Başbakanı Marc Carney'e hitaben yazdığı bir yazıda, "Lütfen bu mektubu, Barış Konseyi'nin, bir noktada şimdiye kadar kurulmuş en prestijli liderler konseyi olacak olan bu girişime Kanada'nın katılımına ilişkin davetini geri çektiğinin bir bildirisi olarak kabul edin" ifadelerini kullandı.

Daha önce Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD başkanının Davos'ta yaptığı "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşıyor" şeklindeki kışkırtıcı iddiasına yanıt vermişti. Yeni yasama oturumunun başlamasından önce Quebec şehrinde yaptığı konuşmada Carney, "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşamıyor. Kanada, biz Kanadalılar olduğumuz için gelişiyor" demiş, ancak iki ülke arasındaki "olağanüstü ortaklığı" da kabul etmişti.

Carney'nin yorumları, salı günü Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı ve coşkulu alkışlarla karşılanan konuşmasının ardından geldi. Konuşmasında, kurallara dayalı, ABD liderliğindeki küresel düzenin "parçalanmış" olduğunu savundu.

Carney konuşmasında ayrıca, "Amerikan hegemonyası" döneminde refah içinde yaşayan Kanada gibi orta güçlerin, yeni bir gerçekliğin başladığını ve "itaatkarlığın" onları büyük güçlerin saldırganlığından koruyamayacağını anlamaları gerektiğini belirtti.

Carney, hükümetinin savunma harcamalarını artırma planlarını özetleyerek, "Egemenliğimizi savunmalı ve sınırlarımızı güvence altına almalıyız" dedi. Kanada'nın "denizdeki dünyaya bir ışık ve örnek olma" görevi olduğunu da ifade etti.


İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)

Başbakan Pedro Sánchez, bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, eleştirmenlerin Birleşmiş Milletleri zayıflattığını söylediği, ABD Başkanı Donald Trump tarafından yakın zamanda başlatılan "Barış Konseyi"ne İspanya'nın katılmayacağını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Sanchez Brüksel'deki AB zirvesinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Daveti takdir ediyoruz, ancak reddediyoruz" dedi.

Sanchez, "Bunu esasen ve gerçekten tutarlılık adına yapıyoruz," diyerek kararın "çok taraflı sistemle, Birleşmiş Milletler sistemiyle ve uluslararası hukukla" tutarlı olduğunu belirtti.

İspanya Başbakanı ayrıca Konseyin "Filistin Yönetimini içermediğine" de dikkat çekti.

Trump, ajansı dün İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda resmen başlattı ve burada çeşitli ülkelerle birlikte kuruluş tüzüğünü imzaladı.

Yaklaşık 60 hükümet katılmaya davet edildi, ancak Washington'un Batılı müttefiklerinden çok azı kamuoyu önünde kabul etti; şu ana kadar imzalayan tek AB üyesi ülkeler Macaristan ve Bulgaristan oldu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük rakiplerinden ikisi olan Rusya ve Çin de davet edildi, ancak henüz kesin bir taahhütte bulunmadılar.

Trump, konseyi başlangıçta İsrail ile Filistinli Hamas grubu arasındaki savaşın ardından Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını denetleyecek bir organ olarak tasarlamıştı.

O zamandan beri, kuruluşun hedeflerini genişleterek dünya çapındaki çatışmaları ve krizleri ele almayı önerdi ve törende konseyin Gazze'nin ötesinde "başka konulara da uzanabileceğini" söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre birçok analist bu öneriyi, Trump'ın saygı duyduğunu söylediği ancak çatışmaları çözmede başarısız olduğu için defalarca eleştirdiği Birleşmiş Milletler'e bir saldırı olarak görüyor.