Seyahatin Geleceği araştırması: Pasaportların yerini kalp atışları alacak

Önde gelen akademisyenlere göre, geleceğin yolcuları geri dönüştürülebilir tatil kıyafetlerini ve otel büfelerindeki yemekleri üç boyutlu olarak basabilecek

(easyJet)
(easyJet)
TT

Seyahatin Geleceği araştırması: Pasaportların yerini kalp atışları alacak

(easyJet)
(easyJet)

Pasaportunuzun renginden yakınmayı unutun; yeni bir çalışmadaki tahmine göre gelecekte yolcular havalimanı güvenliğinden kalp atışı ve biyometrik pasaportlarla geçecek.
EasyJet 2070: Seyahatin Geleceği Raporu'nda (easyJet 2070: The Future Travel Report) sadece 50 yıl içinde yolcuların kişiye özgü kalp atışı imzalarının ve biyometrik bilgilerinin, bugün parmak izi tarama teknolojisinin çalışma şeklindeki gibi küresel bir sisteme kaydedileceği öngörülüyor.
Raporu hazırlayan akademisyenler, 2070'e gelindiğinde yolcuların, kişinin vücut şekline uyum sağlayan biyomimetik duyusal uçak koltukları, doğrudan yolcuların gözlerine yansıtılan optoelektronik uçak içi eğlence ve dijital tatil konsiyerjleri de bekleyebileceğini iddia ediyor.
Yerel dili kavramakta zorlanıyor musunuz? Hiç sorun değil. Raporda öne sürüldüğü üzere, konuşmanızı tercüme edecek ve istediğiniz dilde iletişim kurmanızı sağlayacak bir işitme cihazı kullanabilirsiniz.
The Independent'ta yer alan habere göre, otel konaklamalarının da daha fazla kişiye özel hale gelmesi ve otel odalarının, tam istenen sertlikte önden hazırlanmış yataklara ve ortam sıcaklığına sahip, konukların önceden seçtiği müziğin çaldığı akıllı odalara dönüşmesi bekleniyor.
Uzmanların kristal kürelerine göre, üç boyutlu baskı da konukların varış noktalarına ulaştığında geri dönüştürülebilir tatil kıyafetleri basmalarını sağlarken, üç boyutlu yazıcıdan basılmış otel büfesi yiyecekleri, tatildekilerin yemek israfını azaltırken yemek istedikleri her şeyi basmalarına imkan tanıyacak.
Raporun yazarları dünyaya inşa edilen enerji tasarruflu yeraltı otellerinde de artış yaşanacağını öngörüyor.
Ve eğer bir tatil rotası seçmekte zorlanıyorsanız, rezervasyon yapmadan önce bir yeri deneyimlemenizi sağlayan biyonik ve Meta tatil önizlemelerinin standart hale gelmesi bekleniyor.
Varışta, tarihi sadece bir turist rehberinden dinlemek yerine, gezginler kendilerini tamamen kaptırmak adına Antik Yunan'daki orijinal Olimpiyat Oyunları'nın düzenlendiği yerler gibi tarihi alanlardaki "zaman yolculuğu deneyimlerinde" temas hissi sağlayan kıyafetler giyip sanal gerçeklik gözlükleri takabilecek.
Ve havalimanına çılgınca koşuşturmayı unutun: Gelecekte, elektrikli dikey kalkış ve iniş yapabilen hava araçları (eVTOL) olan hava taksileri, yolcuların yüzde 85'ini evlerinden doğrudan terminale taşıyarak terminalle otopark arasında giden havalimanı servisinin yerini alabilir.
Birkbeck College'dan, rapora başkanlık eden Profesör Birgitte Andersen, "Benim işimin merkezinde inovasyon var ve gelişen teknolojiler sayesinde 2070'te seyahat dünyasının çok farklı görüneceği açık" diyor.

"Bu raporu bir araya getiren uzmanların detaylı analizleri son derece heyecan verici ve önümüzdeki onlarca yılda seyahatin geleceğini nelerin beklediğini görmek için sabırsızlanıyorum."

EasyJet CEO'su Johan Lundgren ise "Bu raporun sonuçları inanılmaz derecede heyecan verici ve easyJet'in bu tahminlerin birçoğunu, gelecekte tatil yapanlar için gerçeğe dönüştürme yolunda öncülük etmeyi sürdüreceğini göreceğimizi biliyorum" diye ekliyor.



American Airlines pilotları greve "evet" dedi

AP
AP
TT

American Airlines pilotları greve "evet" dedi

AP
AP

American Airlines müzakerelerin sürdüğünü iddia etse de şirketin pilotları ezici bir çoğunlukla grev lehine oy kullandı.
Oylama pazartesi günü duyuruldu fakat yakın tarihte bir iş bırakma yok. Wall Street Journal'a göre federal yasalar havayolu çalışanlarının greve gitmesini zorlaştırıyor.
American Airlines'ın 15 binden fazla pilotunu temsil eden Müttefik Pilotlar Derneği'ne (Allied Pilots Association/APA) göre, üyelerin yüzde 96'sının katıldığı oylamada atılan oyların yüzde 99'u greve izin verilmesi yönündeydi.
American Airlines pazartesi günü gazeteye yaptığı açıklamada, yakında pilotlar sendikasıyla bir anlaşmaya varabileceğine inandığını ifade etti. Grev oylamasının, pilotların müzakerelere başlarken duydukları aciliyet hissinin bir göstergesi olduğunu belirtti.
Bir sözcü, Wall Street Journal'a "Bitiş çizgisi göründü" dedi.

"Grev yetki oylamasının pilotların bir anlaşmaya varma arzularını ifade etmelerinin önemli yollarından biri olduğunu anlıyoruz ve oylama sonuçlarının mesajına saygı duyuyoruz."

The Independent'ın haberine göre, Sendika Başkanı Ed Sicher da benzer ifadeler kullanarak üyelerinin gerekirse greve gitmeye hazır olduğunu söyledi fakat yeni bir sözleşme anlaşmasına varılmasının hâlâ ihtimaller dahilinde olduğunun da altını çizdi.
Pilotlar, hayatlarını iyileştireceğine ve hava yolculuğunu daha güvenilir kılacağına inandıkları, vardiya programlama ve iş uygulamalarında değişiklikler talep ediyor.
Sicher, "APA ve şirket yönetimi için en iyi sonuç, iyi niyetli pazarlıklarla sektöre öncülük eden bir sözleşme üzerinde anlaşmaya varılmasıdır" dedi.
American Airlines kendi ücretlerini, Delta Air pilotlarının önceki aylarda aldığı zamlara göre eşitlemeyi kabul etmişti.
Halen devam eden sözleşme görüşmelerinin birçoğu yıllar önce başlayan ve Kovid-19 pandemisi nedeniyle durdurulan müzakerelerin devamı niteliğinde. Havayolları, pandemi sırasında hava yolculuğundaki keskin düşüş nedeniyle pilotları emekli olmaya teşvik etmişti ancak pandemi sonrasında seyahatlerdeki toparlanma havayollarını pilot sıkıntısıyla karşı karşıya bıraktı.
Southwest Havayolları pilotlarının bu ay içinde benzer bir grev yetkisi için oylamaya gitmesi bekleniyor.
Havayolu çalışanlarını ilgilendiren ABD çalışma yasaları, hem çalışanların hem de yönetimin yasal olarak greve gitmeden önce tüm müzakere yollarını tüketmelerini gerektiriyor. Ulusal Arabuluculuk Kurulu'nun önce ileriye dönük bir yol bulunmadığında hemfikir olması ve iki tarafa da tahkim teklif etmesi gerekecek. Grev çağrısı yapılmadan önceyse taraflar bir ay sürecek bir "soğuma" dönemine zorlanıyor. 


Kruvaziyer şirketi 116 gecelik 'en uzun seyahat' programını tanıttı

Island Princess, neredeyse 4 ay boyunca tatil eviniz olabilir (Princess Cruises)
Island Princess, neredeyse 4 ay boyunca tatil eviniz olabilir (Princess Cruises)
TT

Kruvaziyer şirketi 116 gecelik 'en uzun seyahat' programını tanıttı

Island Princess, neredeyse 4 ay boyunca tatil eviniz olabilir (Princess Cruises)
Island Princess, neredeyse 4 ay boyunca tatil eviniz olabilir (Princess Cruises)

Bir kruvaziyer şirketi, 62 bin kilometreden fazla mesafeyi kapsayan 116 günlük bir gemi seyahatiyle "şimdiye kadarki en uzun deniz yolculuğu" planlarını açıkladı.
Princess Cruises'tan The World Cruise, 2025'te yola çıkacak ve 2 bin 200 yolcuya sahip Island Princess'la 6 kıta ve 26 ülkede 51 varış noktasına uğrayacak.
Seyahat programı, Piramitleri ve Giza'nın antik hazinelerini görmek için verilen molanın yanı sıra Singapur Botanik Bahçeleri, Hırvatistan'daki Dubrovnik eski kenti, Kuşadası'ndaki antik Yunan şehri Efes ve Yunan adası Batnaz'daki Aziz Yuhanna Manastırı'yla Apokalipsis Mağarası da dahil 27 Unesco Dünya Mirası Alanı'na ulaşım sağlayacak.
The Independent'ın haberine göre, Princess Cruises Başkanı John Padgett, yolculuğun "şimdiye kadar sunduğumuz en uzun macera olarak uzun yıllar boyunca yerini korumayı vaat ettiğini" söyledi.
Şirket, Karadağ'ın güneyindeki Bar kasabasını ve İtalya'daki Taranto'yu ilk kez ziyaret edecek.
Diğer önemli noktalar arasında Dubai'de bir gece konaklamanın yanı sıra İspanya'nın eski Cartagena kasabasını keşfetmek, Fas'ın Kazablanka şehrinde alışveriş yapmak ve Avustralya'nın Sidney şehrinin gece hayatını keşfetmek için gece geç saatlere kadar süren "More Ashore" gezileri yer alıyor.
Kısa turlar, Malta'nın en eski yeraltı tapınağı ve nekropolü olan Hal Saflieni Katakompu'unu ziyaret etmekten Leonardo da Vinci'nin İtalya'nın Milano kentindeki Son Akşam Yemeği tablosunu görmeye kadar uzanıyor.
Biletler şu anda satışta ve tam gemi yolculuğu yolculara kişi başına en az 18 bin 289 sterline (yaklaşık 442 bin TL) mal olacak.
Gemi, 5 Ocak 2025'te Florida'nın güneydoğusundaki Fort Lauderdale'den yola çıkıyor. Daha kısa bir yolculuk arayanlar, gemiye 20 Ocak 2025'te Los Angeles'tan binerek 101 günlük seyahat programına dahil olabilir. Gemide 51, 50, 65 veya 66 gün gibi daha kısa seyahat seçenekleri de mevcut.
Yolculuğun uzunluğuna rağmen tur, geçen ay rezervasyonlara açılan dünyanın ilk üç yıllık gemi turu tarafından gölgede bırakıldı. Life at Sea Cruises tarafından düzenlenen bu iddialı yolculuk, 209 bin kilometreden fazla mesafeyi kapsayacak ve 135 ülke ve 7 kıtada 375 limanı ziyaret ederek yolculara 14 Dünya Harikası'ndan 13'ünü görme şansı verecek.


Suudi Arabistan, Asyalı turistler için gelecek vadeden bir destinasyon

Suudi Arabistan, Asyalı turistler için gelecek vadeden bir destinasyon
TT

Suudi Arabistan, Asyalı turistler için gelecek vadeden bir destinasyon

Suudi Arabistan, Asyalı turistler için gelecek vadeden bir destinasyon

Muhammed Garavi 
Suudi Arabistan, geçen yıl turizm sektöründe büyük bir atılım gerçekleştirdi.
2022'de yurt dışından Suudi Arabistan'a gelen ziyaretçi sayısı 29,5 milyona ulaştı ve yabancı turistlerin harcama hacmi 23,5 milyar doları buldu.
Suudi Arabistan'ın turizm sektörüne verdiği önem, 2030 yılına kadar 100 milyon ziyaretçi çekmeyi hedefleyen 2030 Vizyonu'ndan kaynaklanıyor.
Asyalı turistler, özellikle Suudi Arabistan'ın bir dizi Doğu ve Güneydoğu Asya ülkesiyle güçlü ve seçkin ilişkileri ve turist vizesi sisteminin kolaylaştırılması ve dijitalleştirilmesi çerçevesinde Suudi turist pazarı için bir fırsat sunuyor.
Son yıllarda Çinliler, Suudi Arabistan'ı ziyaret eden en popüler milletlerden biri haline geldi ve son istatistiklere göre Malezyalı gezginlerin Krallığı ziyarete olan ilgisi de arttı.

Turist patlaması
Suudi Arabistan, 2022'nin 9 ayında 18 milyon uluslararası turiste ev sahipliği yaparak, geçen yıl en çok yabancı turist ağırlayan Arap ülkeleri arasında yer aldı.
Suudi Arabistan Merkez Bankası verilerine göre son istatistikler, turizm harcamalarının geçen yılın en yüksek seviyesine çıkarak 23,5 milyar dolara ulaştığını gösteriyor.
Financial Times gazetesine göre Suudi Arabistan, 2021'de 67 milyon iç ve dış ziyaret kaydederken, Krallığın en çok ziyaretçisi ise Asyalılar oldu. 
Oranlar, Krallığın Suudi Arabistan'da turizme odaklanma ve Suudi Arabistan'ın uyguladığı turizm projelerinin çeşitliliği ile dünyanın farklı ülkelerinden turist çekmeye yönelik politikalarıyla, son yıllarda Suudi turizm sektörünün tanık olduğu büyük patlama ve sıçramayı ifade ediyor.
Öyle ki son olarak Turizm Geliştirme Fonu, ocak ayında Krallığın güneyinde kalkınma projeleri, yatırım ve turizm projeleri oluşturmak için bir anlaşmanın imzalandığını duyurdu.
Anlaşma, Krallığın çeşitli bölgelerinde milyarlarca doları bulan hayati yatırımlarla Kamu Yatırım Fonu ve holding şirketleri tarafından benimsendi.
Krallık, şu anda turist vizesi vermede dünyanın en hızlı ülkelerinden biri haline gelirken, küresel turizm harcamalarının yüzde 80'inden fazlasını oluşturan 49 ülkenin vatandaşlarını kapsadı.
Öyle ki vizenin dijital olarak verilmesi dakikalar almıyor ve ücretler 80 doları geçmiyor.
Turizm sektörü, bu yılın ocak ve şubat aylarında rekor rakamlar kaydetti. Ocak ayında Krallık'a gelen ziyaretçi sayısı yaklaşık 2,4 milyon ziyaretçiye ulaşırken, şubat ayında 2,5 milyon turist kaydedildi.
Suudi Arabistan Turizm Bakanı Ahmed el-Hatib, Turizm Geliştirme Fonu'nun önümüzdeki dönemde 25 kadar projeyi finanse edeceğini belirtti.
Turizm Bakanlığı, turizm sektörünün katkısının 2030 yılına kadar Suudi Arabistan'ın toplam ekonomik çıktısının yaklaşık yüzde 10'una ulaşmasını ve 70 ila 80 milyar dolar kazanmasını hedefliyor.
Aynı şekilde Suudi Arabistan, 2030 yılına kadar 100 milyon ziyaretçi çekmeyi hedefliyor.

Anlaşmalar ve ortaklıklar
Suudi Arabistan, turizm konumunu güçlendirmek ve tesis etmek için Doğu Asya ülkeleri de dahil olmak üzere çeşitli hükümetlerle çeşitli anlaşmalar imzaladı.
2016 yılında Suudi Arabistan, Malezya Turizm ve Kültür Bakanlığı ile turizm işbirliği alanında bir anlaşma imzalayarak, iki ülkenin turizm programları ve hizmetleri alanlarında deneyim ve bilgi alışverişinde bulunmasına olanak sağladı.
Ayrıca geçen aralık ayında Saudia Havayolları, iki ülke arasındaki uçuş noktalarını ve seyahat seçeneklerini genişletmek için Malezya Hava Yolları ile yeni bir kodlama anlaşması imzaladı.
Ağustos 2021'de Suudi Turizm Otoritesi, Malezya'da 'Güneydoğu Asya'da Suudi turizm sektörünü tanıtmak ve bölgenin çeşitli ülkelerinden ve ötesinden gelen turistler için Krallık hakkında bilgi ve kültürel farkındalığı artırmakla' ilgilenen ve Güneydoğu Asya bölgesini kapsayan bir ticari ofis açtı.
Geçen mayıs ayında Saudia Havayolları, iki ülke arasındaki turizm sektörünün ve turizm çabalarının iyileştirilmesinin önünü açmaya yardımcı olmak için Tayland Turizm Otoritesi ile bir işbirliği muhtırası imzaladı. 
Bu turizm anlaşmalarından en sonuncusu, bu yılın mart ayında Riyad ile Pekin arasında imzalanan bir anlaşmaydı.
Suudi Turizm Otoritesi CEO'su Fahd Hamidaddin ile Çin Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı, Çinli turist gruplarını çekme sürecini hızlandırmak ve iki ülke arasındaki turizm çabalarında işbirliği yapmak için bir mutabakat zaptı imzaladı.

Çinliler en büyük turizm kaynağı
Çinli turistler, dış turizmde en çok harcama yapanlar olarak kaydedilirken, Çin de dünyadaki en büyük ve en önemli uluslararası turist kaynağını temsil ediyor.
Dünya Turizm Örgütü verilerine göre Çinli turistler, 2019 yılında yaklaşık 255 milyar dolar harcama yaptı. Ancak korona pandemisi nedeniyle Çinlilerin son üç yıldır ülke dışına çıkmalarına izin verilmiyor. Çin'den giden seyahatlere, ancak geçen yılın sonunda kapı açıldı.
Çin'in Suudi Arabistan'da turizme yanıtı, ilk kez Krallık için turist vizesinin başlatılmasıyla geldi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'nın 2020 yılındaki verilerine göre Çinliler, yaklaşık 18 bin turistle Krallığa turist vizesi alınmasında ön saflarda yer aldı.
Aynı şekilde Malezya da en çok Suudi turist vizesi alan kişiler arasında bulunuyor. Pekin ve Riyad arasındaki seçkin ilişkilerin yanı sıra Çinli turistler için yapılan harcama hacmi, turizmi teşvik etmeye ve desteklemeye yönelik yeni politikası çerçevesinde Çinli turistleri Krallığa çekmeye katkıda bulunuyor.
Pandemiden önce Ortadoğu ülkeleri, Çinli turistlerin gözde turizm destinasyonları arasında yükseliyordu.
Son istatistikler, Çinli turistlerin en çok tercih ettiği destinasyonların Avrupa ülkeleri, Avustralya, Kanada, Japonya ve Güney Kore olduğunu göstermesine rağmen, Çinlilerin favori ülkeler listesinde Ortadoğu'dan bazı ülkeler de yer aldı.
Öyle ki 2019 yılında gelen Çinli turist sayısında önemli bir artışa sahne olan Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) yanı sıra Mısır, Çinlilere yönelik seyahat yasağının kaldırılmasının ardından geçtiğimiz dönemde turist grupları için en iyi destinasyonlar listesinde üçüncü sırada yer alıyor.
Çin açısından alışveriş, turizm harcamalarının en büyük bölümünü oluşturuyor. Öyle ki Çinli turistlerin harcamalarının yüzde 30'unu alışveriş oluştururken, ikinci sırada ise gıda geliyor. Bu durum ise Çin'in Suudi Arabistan'daki turizm faaliyetinin yönlerinden biri olan alışveriş faaliyetlerine ilgisini gösteriyor.

Suudi Arabistan gelecek vadeden bir destinasyon
Asyalı turistler, özellikle Suudi Arabistan'ın bu ülkelerden bazılarıyla iyi ilişkilere sahip olması ve bu ülkelerin vatandaşlarının keşif veya inanç turizmi için Suudi Arabistan'a seyahat etme arzusu nedeniyle, Suudi Arabistan için umut verici bir fırsat oluşturuyor.
Örneğin Malezya'da geçen temmuzdan marta kadar Suudi Arabistan'a gelen umrecilerin sayısı 300 bine ulaştı.
Aynı şekilde uluslararası seyahat acentelerinden birinden alınan istatistikler de Malezyalıların keşiflerini genişlettiklerini ve özellikle Suudi Arabistan'a seyahat ettiklerini gösteriyor. Bu ülkede bulunma arzuları, 2022'nin ikinci çeyreğinde 2019'a göre yüzde 180 arttı.
2021'de Malezyalılar için turizm harcamalarının değeri yaklaşık 2,3 milyar doları buldu. Malezyalılar, aile grupları halinde seyahat ediyor ve alışveriş yapmayı tercih ediyor.
Aynı şekilde Avrupa istatistikleri, Malezyalıların yüzde 42'ye varan oranının lüks tatil köylerini ve otelleri tercih ettiğini gösteriyor.
Ayrıca onlar için en iyi aktivitelerin yerel mutfağı denemek, yavaş maceralar yaşamak, kültürel ve tarihi yerleri ziyaret etmek olduğu kaydedildi. Bu da Krallığın turizm karakterini, Malezyalı turistlerin faaliyetlerine uygun hale getiriyor.
Ülke dışına seyahat edenlerin yüzdesi 2018'de 29 milyon kişiye ulaştığı için Koreliler seyahat tutkunu olarak tanımlanıyor. Güney Koreliler, diğer kültürlerle ilişkili uluslararası seyahat ve turizmi deneyimlemeye bayılırlar.
Kendileri, Krallığın kültürel açıdan çeşitli bölgelerinde tarihi ve kültürel çoğulculukla karakterize edilen Suudi Arabistan'ın gelecekteki turizm çemberinin bir parçası.
Güney Koreli turistlerin 2021 yılında yaptıkları harcamaların değeri 14 milyar ABD doları olarak gerçekleşti.
Son veriler ise Koreli turistlerin, Krallığın üzerinde çalıştığı turizm projeleri doğrultusunda lüks tatil köyleri ve oteller sektöründe harcama yapmayı tercih ettiğini gösteriyor.
Filipinler'e gelince, Filipinliler için ilk varış noktasını ABD oluştururken, daha sonra Japonya ve Çin geliyor. Orta Doğu ve Arap bölgesindeki bazı ülkeler de Filipinler'den gelen gezginlerin en çok tercih ettiği 10 ülke listesine girdi.
BAE ve Suudi Arabistan, 2021'de 2 binden fazla ziyaretçi alarak bu listeye dahil oldu. Filipinliler için turizm harcamalarının yüzdesi ise yaklaşık 155 milyon ABD doları olarak gerçekleşti.
Endonezyalılar, Tayland, Hong Kong ve Çin'in yanı sıra Singapur ve Malezya gibi yakın ülkelere seyahat etmeyi tercih ederken, ancak Suudi Arabistan, Endonezyalıların çoğunluğu için özellikle umre yapmak amacıyla tercih edilen destinasyonlar listesinde yer almaya devam ediyor.
Endonezya seyahat acentelerinden alınan istatistiklere göre, yılda 1 milyon kadar Endonezyalı Krallığa seyahat ediyor. Seyahat vizesi almayı kolaylaştıracak yeni prosedürlerin, özellikle dini amaçlı ve umre vazifelerinin icrası için Endonezyalı turist sayısını artırması bekleniyor.
Aynı şekilde Suudi Arabistan, Hindistan'dan da turist çekmeyi planlıyor. Geçtiğimiz yıl boyunca Hint kuruluşlarla bir dizi ortaklık gerçekleştirdi ve iki ülke arasında turizm alanında bir mutabakat anlaşması imzalanarak, Hindistan'dan Krallığa gelen turist sayısının artmasının önü açıldı.
Suudi Turizm Otoritesi, Hindistan'da bir dizi tanıtım programı yürütürken, bu yıl Hint turist sayısının 2 milyona ulaşması bekleniyor.

Hac ve turizm
Hükümetin açıklamalarına göre Hac ve Umre Bakanlığı, 2023 Hac sezonunda iki milyondan fazla hacı ağırlamayı bekliyor.
Güneydoğu Asya ve Doğu Asya'dan gelen hacılar için Suudi Arabistan'a ortalama ziyaret, 14 gün ve Hac döneminde 40 gün.
Özel sektör, devletin ve özel kuruluşların İslami ve kültürel müzeler ve sergilere olan ilgisine ek olarak, Mekke ve Medine bölgelerinde ve komşu şehirlerde kültürel etkinlikler, kalıcı ve süreli sergiler ve dini ziyaretler yoluyla hacıların Hac ve Umre dönemlerinde kalış sürelerini doldurmalarını hedefliyor.
Cidde ve Taif, hacılar ve umreciler için İki Kutsal Cami dışında en çok ziyaret edilen şehirler arasında yer alıyor.
Son olarak 'Diriyah Biennale' Kuruluşu, 2023'ün başlarında İslam Sanatları Bienali'nin ilk örneğini başlatarak, Krallık'ta ve dünyanın dört bir yanında büyüyen ve farklılaşan sanat toplulukları arasındaki küresel diyaloğu teşvik etmeyi amaçlayan bir sergi düzenledi.
Kuruluş, dünyanın her yerinden çok çeşitli çağdaş ve tarihi İslami sanat eserlerini vurgulayan önemli bir küresel platform olmayı amaçlıyor. 

Turizm eğitimi
Eğitim Bakanlığı, Suudi Arabistan'ın turizm alanındaki gelişimine ayak uydurma eğiliminde. Bu çerçevede misafirperverlik, otel ve turizm alanı gibi vatandaşların az olduğu alanlarda uluslararası bursların kapısı açıldı.
Devlet ve vakıf üniversiteleri, uluslararası otelcilik alanında fakülteler açarken ve uluslararası ortaklıklar imzalanırken, örneğin Prens Mukrin bin Abdülaziz Üniversitesi, uluslararası otelcilik alanında kendi uzmanlığından yararlanan ve uluslararası otelcilik sektörünü Medine ve Krallık'ta yerelleştiren ilk üniversite olan İsviçre Lozan Üniversitesi ile bir ortaklık akdetti.
Yerel üniversiteler de çağlar boyunca Medine'nin özellikleri, tarihi ve medeniyeti hakkında bilgi edinmek için dünya dillerinde turizm rehberliği diplomalarına sahip olma eğiliminde. 

Independent Türkçe


Japon adası aşırı turizmi engellemek için ziyaretçi kotası getirdi

Bozulmamış Iriomote'nin bereketli doğası, burayı turistler için bir cazibe merkezi haline getiriyor (Wikimedia Creative Commons)
Bozulmamış Iriomote'nin bereketli doğası, burayı turistler için bir cazibe merkezi haline getiriyor (Wikimedia Creative Commons)
TT

Japon adası aşırı turizmi engellemek için ziyaretçi kotası getirdi

Bozulmamış Iriomote'nin bereketli doğası, burayı turistler için bir cazibe merkezi haline getiriyor (Wikimedia Creative Commons)
Bozulmamış Iriomote'nin bereketli doğası, burayı turistler için bir cazibe merkezi haline getiriyor (Wikimedia Creative Commons)

Japonya'nın en muhteşem adalarından biri, nesli tükenmekte olan yerli bir vahşi kediyi korumak amacıyla ziyaretçi sayısına sınırlama getiriyor.
Nisan 2023 itibarıyla, "Doğu'nun Galapagos'u" olarak bilinen, güneydeki Okinawa prefektörlüğüne bağlı Iriomote adasını günde en fazla 1200 turist ziyaret edebilecek. Doğal güzelliği ve sadece burada bulunabilen kendine özgü Iriomote kedisi, adayı popüler hale getirmişti.
Japan Today'in haberine göre yerel yönetim, aşırı turizmin yerel ekosistemi ve sakinlerin yaşamlarını bozmasını önleme çabaları kapsamında bu tedbirleri uygulamaya koydu.
The Independent'ın habereine göre, kısıtlamalar henüz zorunlu değil ancak turizm yetkilileri seyahat şirketlerini bunlara uymaya çağırıyor.
Iriomote, Okinawa'nın en büyük ikinci adası olmasına rağmen büyük çoğunluğunda yerleşim bulunmuyor. Ada, Okinawa ve Kagoşima'da 2021'de UNESCO'nun Dünya Doğal Mirası listesine eklenen 4 bölgeden biriydi.
Iriomote'ye her yıl yüz binlerce kişi gidiyor ve bu sayı 2007'de 406 bin ziyaretçiyle zirve yapmıştı. Adada 2 binden biraz fazla kişi daimi olarak ikamet ediyor.
Iriomote kedisi, 10 yıldan uzun süre önce Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği'nin Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi'ne eklendi ve halen sadece 100 civarında yaşadığına inanılıyor.
Endonezya'nın Komodo Adası'ndaki Komodo ejderlerini korumak için de benzer bir yaklaşım benimsenmişti.
Hükümet, Komodo ejderi nüfusunun azalmasını engellemek için tüm turistlerin adaya ayak basmasını yasaklamayı planlamasına rağmen bunun yerine sıkı bir kota ve kişi başı yaklaşık 4 bin 800 liralık bir ücret getirmişti.


'Koltuğunu arkaya yatırırken sıkışıp kalan! business class yolcusu, havayolu şirketine dava açtı

Reuters
Reuters
TT

'Koltuğunu arkaya yatırırken sıkışıp kalan! business class yolcusu, havayolu şirketine dava açtı

Reuters
Reuters

İsrail'e ait havayolu şirketi El Al'ın business class koltuklarından birinde sıkışıp kalarak yaralandığını iddia eden bir adam, şirkete dava açtı.
Eshagh Wiseman, Ekim 2022'de olay meydana geldiğinde Tel Aviv'den New York'taki JFK havalimanına uçuyordu.
View From the Wing'e göre, bir uçuş görevlisinin Wiseman'ı koltuktan "çekip kurtarması gerekti". Wiseman bu deneyimin kabin ekibinin "koltuğun nasıl çalıştığını kendisine açıklamaması" nedeniyle gerçekleştiğini öne sürüyor.
"İleri yaşta bir beyefendi" diye tanımlanan Wiseman'ın, koltuğunu arkaya yatırırken sıkışıp kaldığı iddia ediliyor.
Bir uçuş görevlisinden yardım isteyen Wiseman'ı görevli "çekip kurtarmış" fakat bu deneyim "büyük bir acı, ıstırap ve manevi zarara" ve tıbbi tedavi gerektiren yaralara yol açmış.
Dava dilekçesinde şöyle belirtiliyor:
"Wiseman adına hareket eden avukatlar, yaralanmanın yolcunun kendi ihmali sonucu gerçekleştiği kanıtlanmadıkça yolcu yaralanmalarından havayolu şirketlerini sorumlu tutan Montreal Sözleşmesi uyarınca dava açıyor."
Bir yolcu ilk kez bir havayolu şirketine karşı yasal işlem başlatmıyor.
2020'de bir kadın, Spirit Havayolları'nın uçuşlarından birindeki kötü koku "ciddi ve kalıcı şekilde zarar görmesine" neden olduğu için şirkete dava açmıştı.
Davada Mary Vincent Randall, Spirit'i kokunun yolcuları etkilemesini engellemeyerek ve kendisinin olay sonrasındaki tedavisine destek olmayarak "ihmalkar, dikkatsiz ve umursamaz" davranmakla suçlamıştı.
Havayolunun, "Randall'ın tazminat talebiyle ilgili uzlaşmaya gitmeyi veya tazminatı ödemeyi ihmal ettiğinin ve reddettiğinin" öne sürüldüğü dava dilekçesinde, Randall'ın kazanç kaybı ve "ekonomik zararları" için dava açtığı belirtiliyordu.
2016'daysa 81 yaşındaki emekli bir avukat, Ortodoks Yahudi bir erkeğin, kendisinin yanına oturmayı reddetmesi üzerine personelin avukat kadının koltuğunu değiştirmesinden sonra El Al'a dava açmıştı.
II. Dünya Savaşı sırasında Nazilerden kaçtıktan sonra İsrail'e taşınan bir ailesi olan Renee Rabinowitz şunları söylemişti:
"Tüm başarılarıma rağmen (ve yaşım da bir başarı) küçümsendiğimi hissettim. Kendi kendime düşünüyorum, işte buradayım, yaşlı ve eğitimli bir kadınım, dünyayı dolaştım ve bir adam onun yanına oturmamam gerektiğine karar verebiliyor. Neden?"
The Independent yorum için El Al'la temasa geçti ancak henüz yanıt alamadı.


Tatil için en güvenli ülkeler hangileri?

Which, Türkiye’de turistik merkezlerinin depremden etkilenmediğini yazdı (Reuters)
Which, Türkiye’de turistik merkezlerinin depremden etkilenmediğini yazdı (Reuters)
TT

Tatil için en güvenli ülkeler hangileri?

Which, Türkiye’de turistik merkezlerinin depremden etkilenmediğini yazdı (Reuters)
Which, Türkiye’de turistik merkezlerinin depremden etkilenmediğini yazdı (Reuters)

Tatil tavsiyeleri şirketi Which? gezilebilecek en güvenli ülkelerin listesini hazırladı. Danışmanlık firması STC'nin verileriyle hazırlanan listede ülkeler doğal afet, ölümlü trafik kazası, cinayet oranı, terör, sağlık sistemi ve kadınların güvenliği yönlerinden değerlendirildi.
İsviçre, analiz edilen 64 ülke arasında ilk sırayı alırken Türkiye, 53. oldu.
Which? listeyle ilgili açıklamasında İsviçre'nin siyasi istikrar, iyi sağlık hizmeti (93,5), düşük cinayet oranı (0,6) ve trafik kazasında az ölümle (3,3) dikkat çektiğini bildirdi.
İlk 10 sırayı Avrupa ülkelerinin domine ettiği listede İsviçre'yi İzlanda, Norveç ve Portekiz takip etti. Burada Avrupa kıtası dışından sadece Yeni Zelanda ve Singapur yer aldı.
Birleşik Krallık merkezli şirket, Türkiye'de doğal afet riski puanının 5,2 olduğunu ancak bunun, 6 Şubat depremlerinden önce hesaplandığını bildirdi. Daha riskli Japonya'nın puanı 12,99 olarak belirlendi.
Türkiye'nin trafik kazasında ölüm oranı 100 bin kişide 8,9 oldu. Cinayet oranı 100 bin kişide 2,4 şeklinde belirlenirken terör riski için "kuvvetle muhtemel" değerlendirmesi yapıldı. Sağlık hizmetleri 69,2 puan, kadınların güvenliği oranı 2,2 oldu.
Toplamda İsviçre'nin güvenlik puanı 0,95 olurken Türkiye 0,57'de kaldı.
Which? depremden sonra Türkiye'de tatil yapmakta tereddüt edenler için 22 Şubat'ta bir yazı yayımlamıştı. Yazıda, depremden etkilenen 10 ilde olağanüstü hal ilan edildiği, İstanbul, Antalya, Bodrum ve Marmaris gibi tatil yerlerinin ziyaret edilebileceği belirtilmişti.
Öte yandan listenin son sırasını Jamaika doldurdu. Karayip ülkesininin arkasındaysa Brezilya, Güney Afrika ve Filipinler var. 

En güvenli 20 ülke 
İsviçre 
İzlanda 
Norveç 
Portekiz 
Slovenya 
Finlandiya 
Yeni Zelanda 
Danimarka 
Singapur 
Avusturya 
Almanya 
İsveç 
Avustralya 
Kanada 
İspanya 
Belçika 
Çekya 
Hollanda 
İtalya 
Fransa

En tekinsiz 20 ülke
Jamaika
Brezilya
 Güney Afrika
Filipinler
Meksika
Kenya
Gambiya
Tayland
Mısır
Peru
Hindistan
Türkiye
Kosta Rika
Yeşil Burun Adaları
Vietnam
Tunus
Sri Lanka
Ürdün
Bosna Hersek
Bahamalar
 
Independent Türkçe, Which?


Londra’da insan gücüyle hareket ettirilebilen köprü

İnsan gücüyle hareket ettirilen Cody Dock Köprüsü’nün ağırlığı 12 ton. (Tribune Media)
İnsan gücüyle hareket ettirilen Cody Dock Köprüsü’nün ağırlığı 12 ton. (Tribune Media)
TT

Londra’da insan gücüyle hareket ettirilebilen köprü

İnsan gücüyle hareket ettirilen Cody Dock Köprüsü’nün ağırlığı 12 ton. (Tribune Media)
İnsan gücüyle hareket ettirilen Cody Dock Köprüsü’nün ağırlığı 12 ton. (Tribune Media)

Bir köprüyü hareket ettirebilmenin birçok yolu var. Çekerek yukarı doğru hareket ettirmek, Fransız sürgülü kapıları gibi yatay olarak açmak veya bir asansör gibi yukarı kaldırmak... Tribune Media'ya göre bugün, doğu Londra'da 12 tonluk benzersiz bir yaya köprüsü sayesinde yeni bir hareket yöntemi bulundu.
Köprünün benzersiz tasarımının arkasında, Price & Myers'ın mühendisliğin destek verdiği Londralı mimar Thomas Randall Page yer alıyor. Köprünün üretimi Cake Industries tarafından üstlenildi. Üzerinde yayaların ve bisikletlilerin geçebileceği çelik bir yüzeyle birbirine bağlanan köprü iki büyük kare şeklinde kapıdan oluşuyor. Köprünün hareket etmesi çelik dişlerle sarılı bu iki kare kapının, kanalın iç duvarlarına gömülü zikzak raylar boyunca dönen dişli çarklara dönüşmesiyle gerçekleşiyor.
Köprü yaklaşık 20 dakikada, kendi ekseni etrafında 180 derece dönebiliyor. Böylece çelik zemin çatıya dönüşüp teknelerin aşağıdan geçmesi için yeterli tavan boşluğu oluşuyor.
Köprü Londra'nın doğusundaki unutulmuş bir köşede, meşhur Thames Nehri'nin az bilinen Lea Nehri ile kesişme noktasında yakın bir bölgede bulunuyor. Köprünün yakınlarındaki terk edilmiş tersane, 1980’lerden bu yana faaliyet göstermiyor. Nehirden bir barajla ayrılmış durumda ve İngilizler burayı ‘çöp deposu’ olarak isimlendiriyor.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre sanat organizasyonu olan Gasworks liderliğindeki beş bin gönüllünün tarihi iskeleyi temizlemek, dezenfekte etmek ve endüstriyel faaliyetler için yaratıcı bir alana dönüştürmek için 12 yıl boyunca çalıştı. Bu dönüşüm sırasında, kanalın üzerinde bir köprü gibi görünen baraj yıkıldı ve rıhtım yeniden sulara altında kaldı. Cody Dock Köprüsü olarak adlandırılan köprü, iki yakayı yeniden birleştiriyor ve 1944'te ünlü İngiliz planlamacı Patrick Abercrombie tarafından tasarlanan 26 mil uzunluğundaki, yeşil yol olarak da bilinen Lea River Park'a giden bir bağlantı açıyor.
Randall'a göre köprünün inşası, mühendislik ekibinin ‘tamamen modern doktora düzeyinde matematik’ kullanmasını gerektiriyordu.
Köprünün mekanizması, iki kişinin 12 tonluk köprüyü başka hiçbir yardım almadan iki manuel vinçle çekebilmesini sağlıyor.


Dünyanın en mutlu ülkesi Finlandiya, mutluluk dersleri vermeye başlayacak

Unsplash
Unsplash
TT

Dünyanın en mutlu ülkesi Finlandiya, mutluluk dersleri vermeye başlayacak

Unsplash
Unsplash

Finlandiya, katılımcıların "içlerindeki Finliyle" bağlantı kurmasını sağlamak için mutluluk ustalık sınıfı açıyor.
Dünya Mutluluk Raporu tarafından üst üste 5. kez "dünyanın en mutlu ülkesi" seçilen İskandinav ülkesindeki turizm yetkilileri, mutluluklarıyla yeniden bağlantı kuracaklara yardım etme amacıyla benzersiz bir inzivaya çekilme uygulaması başlattı.
Finlandiya'nın Lakeland bölgesine seyahat edecek katılımcılar Kuru isimli, her şey dahil tatil köyünde konaklayacak.
Konaklama süresince konuklar doğadaki malzemelerle yapılan el sanatları hakkında bilgi edinecek, ormanlarda ve göllerde egzersiz yapacak, "sakinleştirici seslerin ve müziğin" keyfini çıkaracak, "ruh ve bedenleri için yemek" yiyecek ve "kişisel koçları olarak çalışan uzmanlar" sayesinde Fin yaşam tarzını deneyimleyecek.
The Independent'ın haberine göre, Visit Finland, seçilen 10 şanslı katılımcının Finlandiya'nın Lakeland bölgesindeki Kuru Tatil Köyü'ne seyahat ederek içsel mutluluğu yakalama yollarına dair yüz yüze koçluk alacağı benzersiz bir "Mutluluk Ustalık Sınıfı" için başvuruları açtı

İlginizi çekti mi? Bu 4 günlük kaçamak ilk başta iki aşamalı bir başvuru süreciyle sadece 10 şanslı kişiye açık ama ustalık sınıfının yılın ilerleyen dönemlerinde çevrimiçi ortamda da sunulması planlanıyor.
Mutluluk Ustalık Sınıfı, seyahat ve konaklama masraflarını karşılayacak ve katılımcılar kendilerine ait özel odalarda kalacak.
Visit Finland'a göre ideal başvuru sahipleri "Finlandiya doğasıyla ve iyi olmaya bütünsel yaklaşımla ilgilenen, dışa dönük kişiler" olacak.

"Kişisel gelişim meraklısı ya da Finlandiya doğasında hayatta kalma becerilerine sahip olmanıza gerek yok. Tek istediğimiz açık fikirli olmanız."

İlgilenen adayların başvuru formunu doldurması ve "onları gizliden gizliye Finli olabileceklerine inandıran şeyleri gösterdikleri ve neden Mutluluk Ustalık Sınıfına katılmak istediklerini anlattıkları" bir sosyal medya meydan okuması yapması gerekiyor.

"Keşfedilmek için #FindYourInnerFinn (İçinizdekiFinliyiBulun) ve #VisitFinland (FinlandiyayıZiyaretEdin) etiketlerini kullanarak bizi @ourfinland kullanıcı adıyla etiketleyin."

Business Finland'ın üst düzey yöneticisi Heli Jimenez ustalık sınıfının, katılımcıların mutluluktan yararlanmasını sağlamayı amaçladığını söylüyor.
Jimenez, "Sık sık karşılaştığımız bir soru şu: 'Nasıl bu kadar mutlusunuz?'" diyor.

"Fin mutluluğunun doğayla yakın ilişkimizden ve ayakları yere basan yaşam tarzımızdan kaynaklandığına inanıyoruz: Bu mistik bir durum değil, öğrenilebilen ve paylaşılabilen bir beceri.Başkalarının Fin ruh halini bulmasını ve bunda ustalaşmasını sağlamak istiyoruz. Ustalık sınıfımız için en iyi koçları, Finlandiya'nın en nefes kesici tatil köylerinden birini ve güzel Fin doğasının ortasında, yaz başında bir zamanı seçtik."

Mutluluk ustalık sınıfı başvuruları halen açık ve 2 Nisan 2023'te sona erecek.
Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümler Ağı'nın her bahar Gallup Dünya Anketi verilerini kullanarak hazırladığı Dünya Mutluluk Raporu'na göre düşük suç oranları, doğal güzelliklerin bolluğu, topluluk ve işbirliğine verilen önem, evrensel sağlık hizmeti ve çok az kişinin yoksulluk içinde yaşamasının Finlandiya ulusunun mutluluğuna katkıda bulunduğu düşünülüyor.


Hayallerdeki iş için ıssız adada çalışacak iki kişi aranıyor

Ufacık İskoç adası Rona (Calum McRoberts)
Ufacık İskoç adası Rona (Calum McRoberts)
TT

Hayallerdeki iş için ıssız adada çalışacak iki kişi aranıyor

Ufacık İskoç adası Rona (Calum McRoberts)
Ufacık İskoç adası Rona (Calum McRoberts)

İki nüfusa sahip ufacık bir İskoç adası, "hayallerdeki iş" için iki kişi arıyor.
İç Hebridler'de, Raasay'ın kuzeyinde ve Skye adasının Trotternish yarımadasının doğusunda yer alan Rona Adası, 16. yüzyılda bir korsan sığınağı olarak tanınıyordu.
Yaklaşık 9,3 kilometre karelik alana sahip bu ufacık toprak parçası sadece 4 kulübeye ev sahipliği yapıyor. Dükkan veya bar olmayan adaya sadece tekneyle erişilebiliyor.
Eşsiz görev, adadaki iki tatil mülküyle ilgili işlere destek olmanın yanı sıra oradaki 180 geyiğe yardım etmeyi içeriyor. İkinci bir kişi de yarı zamanlı olarak istihdam edilecek.
İlana göre, başvuruları başarıyla sonuçlananlar "arazi ve mülk bakımı ve yönetimi, ev işleriyle ilgilenmek, lojistik, geyik yönetimine, takibine ve av eti işlemeye destek olmak da dahil" çeşitli görevleri yerine getirebilecek.
Rona herhangi bir şebeke sistemine bağlı değil. Bu nedenle güneş panelleri, jeneratörler ve invertörler hakkında bilgi sahibi olmak veya bunları öğrenmek istemek de memnuniyetle karşılanacak.
Pozisyon, "olağanüstü bir deniz manzarasına sahip güzel bir konumda" konaklama imkanı da içeriyor.
Rona
Rona, Birleşik Krallık karasularının en derin bölümü olan, Skye Adası'yla İskoçya anakarası arasındaki İç Sound üzerinde yer alıyor (Google Haritalar)
Gereken kişisel nitelikler arasında, açık havayı çok sevmek ve yalnızlığa meyletmeyle birlikte, "güvenilir, esnek, yetkin, hevesli, ücra bölgelerde uzun zaman geçirmekten mutlu, mizah anlayışına sahip, misafirlerle, ziyaretçilerle ve meslektaşlarla sosyalleşebilir olmak" yer alıyor.
Ardochy ve Rona Estate'teki ada yöneticisi Bill Cowie, The Daily Record'a şunları söyledi:
"Kendilerini ada hayatımıza ve dış mekan işlerimize gerçekten adayacak hevesli bir arazi çalışanı ve ortak arıyoruz. Adanın kendisi gibi biri; kendine yeten, esnek ve belki de biraz sert. Ada bizim evimiz ve yaşamımız, doğru adayın da bizim gibi ona aşık olacağını biliyoruz."
Doğayla yeniden bağlantı kurmayı arzulayan, hengameden kaçmak isteyen adaylar HiJOBS internet sitesinden başvuruda bulunabilir.
İş ilanı haberi, 2022'de Cumbrian sahilindeki yaklaşık 20 hektarlık Piel Adası'nın "kralı" olan 33 yaşındaki bir adamın taç giymesinin ardından geldi.
Aaron Sanderson bu sıradışı pozisyona layık görülmek için yaklaşık 200 başvuru sahibini geride bırakmıştı. Bu, kraliyet unvanı bir yana, öncelikle bir bakıcılık göreviydi.
Barrow Kasaba Meclisi'nde Ziyaretçi Ekonomisi ve Kültür Başkanı Sandra Baines, gazetecilere bu rolün "çoğunlukla [adanın] güzelliğini, doğal yaşam alanını korumakla ilgili olduğunu" söylemişti.


'Teslimat hizmeti' ne zaman başladı ve nasıl gelişti?

Güvenlik, ekonomi ve sağlık krizleri teslimat hizmetinin yaygınlaşmasına katkıda bulundu / Fotoğraf: Pixabay
Güvenlik, ekonomi ve sağlık krizleri teslimat hizmetinin yaygınlaşmasına katkıda bulundu / Fotoğraf: Pixabay
TT

'Teslimat hizmeti' ne zaman başladı ve nasıl gelişti?

Güvenlik, ekonomi ve sağlık krizleri teslimat hizmetinin yaygınlaşmasına katkıda bulundu / Fotoğraf: Pixabay
Güvenlik, ekonomi ve sağlık krizleri teslimat hizmetinin yaygınlaşmasına katkıda bulundu / Fotoğraf: Pixabay

Nermin Ali 

Bu akşam yemekte ne yiyoruz?
Böyle bir soru önceden bazı hazırlıklar gerektiriyordu.
Ancak bugün, siparişinizin dakikalar içinde ve sadece bir tuşa basarak kapınıza teslim edilmesi seçeneğini belirlemeniz yeterli.
Ve bu prosedür diğer tüm günlük ihtiyaçlarınız için geçerli.

Ancak tarihteki ilk yemek dağıtımını ve bu hizmetin nasıl geliştiğini hiç merak ettiniz mi?
Günümüzün modern yaşamındaki tüm yeni şeylerde olduğu gibi, yemek dağıtım hizmetlerinin birkaç yıl önce yaygın olmadığını hayal etmek bizim için zor görünüyor.
Ancak gerçek şu ki, son birkaç yıla kadar bu hizmet resmi olarak ve geniş çapta mevcut değildi.

İlk teslimat
Paket servis çağının tam olarak ne zaman başladığını bilmiyoruz.
Ancak ilk yemek dağıtımının 1889 yılında Kral I. Umberto ve Kraliçe Margherita'nın modern pizzanın gerçek babası sayılan Raffaele Esposito'nun pizzasını tatmak istediklerinde Napoli'de gerçekleştiğine inanılıyor.
Hikayeye göre Esposito, Avrupa krallarının alışkın olduğu Fransız mutfağından bıkan kraliyet ailesine üç farklı pizza yaptı.
Kraliçe bu üçünden özellikle İtalyan bayrağının renklerini oluşturan mozzarella peyniri, domates ve taze fesleğen yapraklı pizzaya hayran kaldı ve bu nedenle o günden sonra bu pizzaya "Pizza Margherita" adı verildi. 
Bir başka rivayette Esposito'nun pizza hazırlayıp pişirmesi için Kraliçe tarafından saraya çağrıldığı anlatılır.

İlk çevrimiçi sipariş
İlk çevrimiçi siparişin, Pizza Hut'ın "Pizza Net" adını verdiği şeyi başlattığı doksanlı yıllarda gerçekleştiğine inanılıyor.
O zamanlar internetteki ilk sitelerden biriydi ve gerçekten tarihi bir andı. İlk sipariş, mantarlı ve ekstra peynirli büyük bir biberli pizzaydı.
Daha sonra, 1995 yılında ABD'de World Wide Waiter kuruldu. Şu anda Waiter.com olarak bilinen servis ilk çevrimiçi yemek siparişi hizmetiydi.
Böylece restoranların, müşterilerin yeni yaşam tarzına ve değişime ayak uydurmak ve cevap vermek amacıyla web siteleri oluşturmaya ve daha sonra akıllı telefonlar için teslimat uygulamaları başlatmaya ve farkındalığı artırmak ve daha fazla sipariş almak için eğlenceli ve viral reklamlar oluşturmaya başlamasıyla yepyeni bir dönem başladı.
Örneğin Domino's Pizza, kullanıcıların favori pizzalarını #EasyOrder etiketiyle tweetleyerek veya sadece bir pizza emojisi kullanarak iki seçenekle sipariş etmelerine fırsat sağladı.
Teslimat sürecini tamamlamak için onaylanan araçlar ise, dönemin mevcut ulaşım araçlarının kullanılmasıyla başlamış, ardından araba, daha sonra bisiklet ve motosikletlere taşındı.
Günümüzde teknolojik gelişmelere ayak uydurarak bazı ülkelerde robot ve drone kullanımının yaygınlaştığı bir aşamaya gelindi.

Mutluluk noktası ve satın alma kararı
Günümüzde özellikle fast food ve tatlılar gibi yiyeceklerle ilgili olan reklamlar, bilim adamlarının "doğaüstü uyaranlar" olarak adlandırdıkları güçlendirilmiş sinyaller sundukları için, bir kişinin hassas telleriyle hayal bile edilemeyecek şekilde oynayabiliyor.
Bu, normalden daha güçlü bir tepki ortaya çıkaran, beynin ödül merkezlerinin uyaranla hızla uyarılmasına neden olan, gerçekliğin artırılmış bir versiyonunun ifadesi.
ABD'li yazar James Clear, günümüzde gıda endüstrisinin temel amacının, bilim adamlarının her ürün için "mutluluk noktasını" bulmasına olanak tanıyan bir dizi strateji izleyerek tüketici için daha çekici ürünler yaratmak olduğunu savunuyor.
Bugünün gerçekliği, atalarımızın dünyasından daha çekici olan tasarlanmış gerçeklik versiyonlarıyla doludur.
Modern dünyamızda, özellikle alışveriş yaparken bizi abartılı alışkanlıklara iten özellikleri ve avantajları artıran doğaüstü uyaranlar var.
Hâkim olan eğilim, ödüllerin daha odaklı ve uyaranların daha çekici olması yönünde.
Özellikle ürün kalitesine ve detaylarına pek dikkat etmeyen kişilerin uzaktan satın almayı kolay buldukları kesin.

Son uygulamalar
Arap dünyasında uzun bir süre teslimat süreci hazır gıda ile sınırlı tutulmuş, özel ve kamu şirketlerinde ve ofislerinde çalışanların faydalanması için bir avantaj olarak sunulmuştu.
Çalışanlar, kahvaltı ve öğle yemeğinde iş yerlerine sandviç ve diğer fast food siparişleri verirdi.
Daha sonra yaşanan güvenlik, ekonomik ve sağlık krizleri bu olgunun yayılmasına ve yaygınlaşmasına büyük katkı sağladı.
Online teslimat siparişi uygulamaları Arap dünyasında henüz çok yeni sayılır.
Bir kadın bize başından geçen komik bir deneyimini anlattı.
Kadın hamileyken ve kocası seyahatteyken geç bir saatte Şam mutfağının önemli lezzetlerinden biri sayılan, içi fıstık dolgulu mamulden yapılan ve "Natif" (gül suyu, yumurta akı, vanilya ve şeker) ile servis edilen bir hamur işi olan "Kerebiç" tatlısını aşermiş.
Bu tatlı ülkede pek yaygın olarak satışta olmayan aksine sınırlı çerçevede üretilen tatlılardan biri.
Bu nedenle, tatlıyı arama sürecini başlatmak için bir teslimat şirketini kullanmış ve talebi, uzun bir arayıştan sonra gerçekten karşılanmış.

Dün ve bugün arasında
Eskiden anneler, çocuklarından birini evin ihtiyaçlarını alması için bir yere gönderdiklerinde onlara çeşitli uyarılarda bulunurlardı.
Örneğin çocuklarını kasaba gönderdiklerinde, onlardan kasap eti keserken temiz ve taze olduğundan emin olmak ve eti kötü bir yerden kesip paketlememesi için dikkatli olmaları yönünde baskı yaparlarmış.
Hatta tartılırken bile "satıcıya aldanmamaya dikkat edin" vurgusu yaparlarmış.
Sandviç söz konusu olduğunda, siparişin hazırlanması sırasında yerin, aletlerin, işçilerin ellerinin temizliğinin ve sağlık standartlarına bağlılıklarının kontrol edilmesi gerektiğinden, konu daha da karmaşık.

Ancak durum nasıl değişti de şimdi çeşitli virüs türlerine, sağlıksız koşullara maruz kalabilecek veya elle hazırlanmış yiyecekleri "uzaktan" sipariş ediyoruz?

Bu dönüşüm ne zaman ve nasıl oldu?
Gerçek şu ki, hızlı gelişme bize bu seçeneği yeterli bir şekilde inceleme fırsatı vermedi.
Tıpkı hayatımızın temel alışkanlıkları haline gelen her şeyde olduğu gibi, sanki tarihin başlangıcından beri bizimle birlikteymiş gibi hissediyoruz.
Uygulama düğmesine basarak istediğimizi her an ve her zaman elde edebileceğimizi hissetmemiz, pratik kullanışlılığı, kolaylığı ve hızı nedeniyle bu işlemi tekrar tekrar yapmamıza neden oluyor.
Daha önce dışarı çıkıp satıcılarla konuşmak ve teyit edilmemiş veya önceden belirlenmiş taleplerimiz nedeniyle onları rahatsız etmemeye dikkat etmek zorundaydık ve bu nedenle belirli tepkilere veya asık suratlara katlanma ihtimalimiz vardı.
Ekranın arkasından ise, uygulama yaptığımız işlemleri sorunsuz bir şekilde anladığından, kullanım sayısı sınırsız olduğundan ve istediğimiz zaman seçip istediğimiz zaman vazgeçebilmemiz açısından durum tamamen farklıdır.

Tembel hayat
Paket servis hizmetlerinin daha çok tüketmemize ve ihtiyaç duymadığımız şeyleri uzaktan sipariş etmemize hatta tam olarak kendi bedenimize göre hazırlanmış sipariş ve satın alma işlemleri düğmesine basmamızı sağlayan tekliflerden yararlanmamıza neden olduğu kesin.
Bugün daha çok hazır yiyecekler tüketiyoruz. Ancak daha yüksek fiyat ödeyip çok daha düşük kalitede yiyoruz.
Teknik araçlar ve uygulamalar aktivitemizi, hareketimizin doğasını ve fiziksel sağlığımızın ayrılmaz bir parçası olan alışkın olduğumuz davranışları elimizden aldı.
Bugün edindiğimiz her şey hayatımızı kolaylaştırıyor ama aynı zamanda tembelliğimizi ve yardıma ihtiyacımızı artırıyor.
Zindelik, ideal kilo ve fiziksel sağlıkla ilgili arzular günümüzün modern teknoloji ve uygulamalarıyla tutarsız gibi göründüğü için, her birimizin fiziksel ve psikolojik sağlığını da tüketiyor.
Teknolojik imkanlar bizi sürekli tüketen varlıklar haline dönüştürüyor. Hem fiziksel hem de psikolojik sağlık arasındaki derin bağ unutularak, evlerimizde spor uygulamaları ve araçlarıyla spor bile ayak üstü yapılır hale geldi.
Gıda ve yemek alanında teslimatların başladığı doğru ama gerçek şu ki burada durmadı.
Günümüzün teslimat şirketleri reklamlarında "size getirelim" ibaresi eşliğinde ne istediğinizi ve aklınıza ne geliyorsa sipariş vermenizi söylüyor.
Bu hizmet, belli bir noktada hiç durmayacakmış gibi görünen bir yere varana kadar genişledi.
 
Independent Türkçe