Sana’da ölen Husiler için bağış toplanması halkın tepkisine yol açtı

Milisler, ihtiyaç sahipleri için yardım toplanmasını engelliyor.

Sana’daki kamplarda kalan Yemenliler zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor. (EPA)
Sana’daki kamplarda kalan Yemenliler zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor. (EPA)
TT

Sana’da ölen Husiler için bağış toplanması halkın tepkisine yol açtı

Sana’daki kamplarda kalan Yemenliler zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor. (EPA)
Sana’daki kamplarda kalan Yemenliler zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor. (EPA)

Husi milisleri onlarca küçük ve orta ölçekli dükkanların içine ve farklı mahallelerdeki camilerin önlerine bağış toplama kutuları yerleştirerek başkent Sana’daki Yemenlilerden daha fazla para toplamaya başladı.
Şarku’l Avsat’a konuşan Sana’daki yerel kaynaklar Husi milislerinin amirlerine ve yandaşlarına, Sana’nın Muin, el-Vahde es-Sevra semtlerinde halktan nakit bağış toplamaya çağıran yeni talimatlar verdiklerini aktardı. Bu adım, Ramazan Ayı’yla birlikte çeşitli dükkanlarda kurduğu bağış kutuları aracılığıyla atıldı.
Kaynaklara göre milisler bu kampanyaya dahil olmayan bir dizi Sana bölgesindeki tüccarları, dükkan, market ve restoran sahiplerini, bağış toplamak için dükkanlarına zorla kutular koymaya zorlayarak hedef almayı planlıyor.
Meşru olarak tanınmayan darbe hükümetinin bu hamleleri,, milyonlarca aboneye SMS aracılığıyla bildirerek evlerini terk etmek zorunda kalan yoksullara yardım etmemelerini ve bu kesimlere herhangi bir parasal bağışta bulunmamalarını istedi.
Milislere yandaş mahallelerdeki yetkililer, bu talimatları hem mahalle sakinlerine hem de dükkan sahiplerine dağıtmaya başlarken bir dizi dükkan sahibi, üst düzey yöneticilerin yararına olacak fonları toplamak için silah baskısıyla, dükkanlarına bağış toplama kutularının yerleştirilmesinden duydukları hoşnutsuzluğu aktardı.
Şarku’l Avsat’a yapılan açıklamalarda milislerin daha önce Sana’daki dükkanlarda, ölen milislerin aileleri için yürüttükleri bağış çabalarında başarısız olduklarını aktardılar.
Milisler kontrollerindeki şehirlerin çoğunda yaklaşmakta olan kıtlığa dair bir dizi uyarıyı görmezden gelmenin yanı sıra ajanlarını camilerde para toplamaya davet etmeye çağıran yeni talimatlar vermeye başvurdu.
Sana’nın farklı mahallelerinde sürece tanıklık eden Şarku’l Avsat’a, Husi milislerin cuma hutbeleri sırasında peş peşe başlattıkları kampanyalarla vatandaşlara yardım çağrısında bulunduğunu bildirdi.
İbadet eden vatandaşlar, Husi hatiplerin geçen cuma gününden bu yana Sana’a mahallelerindeki muhtaç ailelerin hayatlarını kurtaracaklarını vaat ederek kendilerini haklı çıkardıkları kampanyayla yardım istemeye başladıklarını aktardı.
Milisler, söz konusu kampanyaya destek vermeyenleri eylemsizlik, kayıtsızlık ve sosyal sorumluluktan kaçmakla suçladı.
Üst düzey milis liderlerine, yandaşlarına ve ölenlerin ailelerine yönelik bağış toplama kampanyası, başkent Sana’da öfkeye yol açtı.
Başkent sakinlerinden Sabri şu açıklamada bulundu:
“Yağma, soygun, başkalarının parasına ve malına el koymakla tanınan darbe grubunun, zor yaşam koşulları altında ezilen yoksulların ve muhtaçların yararına tahsis edilen hayır fonlarına el koyması nasıl mümkün olabilir?”
Sabri, insanların maaş ve gelir kaynaklarının kaybı ve kötüleşen ekonomik durumu nedeniyle çoğunluğun parasal bağışta bulunamaz hale geldiğinin de altını çizdi.
Sana’nın es-Senine mahallesinde ikamet eden Said, milislerin geçmişte birkaç kez Husi bağış toplama kutuları yerleştirdiğini ancak halkın itibar etmediğini belirtti. Vatandaşların çoğunluğunun bir dükkanda Husi fonlarının varlığına şaşırdıklarında hoşnutsuzluklarını gösterdiklerini vurguladı.
Husi milisleri daha önce Sana’a ve kontrolü altındaki diğer şehirlerdeki restoran ve dükkanlardan, kanser hastaları ve engelliler için bağış toplamak üzere, hayır kurumları tarafından kurulan yüzlerce hayır fonlarına el koydu ve yağmaladı.



Savaş nedeniyle üç yıl aradan sonra ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi

Savaş nedeniyle yaklaşık üç yıldır askıya alınan uçuşların ardından ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi (AFP)
Savaş nedeniyle yaklaşık üç yıldır askıya alınan uçuşların ardından ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi (AFP)
TT

Savaş nedeniyle üç yıl aradan sonra ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi

Savaş nedeniyle yaklaşık üç yıldır askıya alınan uçuşların ardından ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi (AFP)
Savaş nedeniyle yaklaşık üç yıldır askıya alınan uçuşların ardından ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi (AFP)

Sivil Havacılık Otoritesi'ne göre savaş nedeniyle yaklaşık üç yıldır askıya alınan uçuşların ardından ilk yolcu uçağı dün, Doğu Sudan'daki Port Sudan şehrinden Hartum Uluslararası Havalimanı'na indi.

Yetkililer yaptıkları açıklamada, Sudan Havayolları'na ait "yolcularla dolu" bir uçağın 1 Şubat 2026'da başkentteki havaalanına indiğini ve bunun "savaş nedeniyle askıya alınan bir dönemin ardından havaalanı operasyonlarının fiilen yeniden başladığının göstergesi" olduğunu belirtti.

Hartum Uluslararası Havalimanı'na bir yolcu uçağı iniş yaptı (AFP)Hartum Uluslararası Havalimanı'na bir yolcu uçağı iniş yaptı (AFP)


Cezayir, bin kilometrelik "stratejik" demiryolu hattını hizmete açtı

Cezayir Devlet Başkanı Abdulmecid Tebboune demiryolu hattının açılışında (Cezayir Televizyonu)
Cezayir Devlet Başkanı Abdulmecid Tebboune demiryolu hattının açılışında (Cezayir Televizyonu)
TT

Cezayir, bin kilometrelik "stratejik" demiryolu hattını hizmete açtı

Cezayir Devlet Başkanı Abdulmecid Tebboune demiryolu hattının açılışında (Cezayir Televizyonu)
Cezayir Devlet Başkanı Abdulmecid Tebboune demiryolu hattının açılışında (Cezayir Televizyonu)

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebboune dün, ülkenin güneyinden kuzeyine demir cevheri taşımak için Sahra Çölü üzerinden yaklaşık 1000 kilometrelik bir demiryolu hattının açılışını yaptı.

Tebboune, bu hattı "bağımsız Cezayir tarihinin en büyük stratejik projelerinden biri" olarak nitelendirdi. Cezayir devleti tarafından finanse edilen ve Çinli CRCC grubu tarafından Cezayir şirketleriyle iş birliği içinde hayata geçirilen proje, Cezayir'in güneybatısındaki Tinduf yakınlarında bulunan Gara Cebilet demir cevheri madenini, 950 kilometre kuzeydeki Bechar'a bağlıyor. Buradan demir cevheri, Oran'a (kuzeybatı) ve ardından bir çelik fabrikasına taşınacak.

Proje, Cezayir'in demir cevheri çıkarma kapasitesini artırmayı amaçlıyor; ülke, Afrika'da çelik üretiminde lider rol oynamayı hedefliyor. Ayrıca Tinduf bölgesinin kalkınmasına katkıda bulunması ve istihdam yaratması bekleniyor.

Gara Cebilet demir cevheri madeninin 3,5 milyar ton rezerv içerdiği tahmin ediliyor, ancak coğrafi konumu nedeniyle büyük ölçüde kullanılmamış durumda. Uzmanlar, bu madeni Cezayir'in hidrokarbonlara olan bağımlılığını azaltmayı amaçlayan ekonomik çeşitlendirme çabalarının önemli bir itici gücü olarak görüyor.

Bechar tren istasyonunda düzenlenen ve diplomatlar ile hükümet yetkililerinin katıldığı açılış töreninde, Cumhurbaşkanı Tebboune, "bu dev hattın sadece 20 ay gibi rekor bir sürede tamamlanmasını" memnuniyetle karşıladı. Devlet televizyonunda yayınlanan görüntülere göre, Tinduf bölgesinden gelen ilk yolcu trenini selamladıktan sonra, Gara Cebilet madeninden çıkarılan demir cevheri taşıyan bir trenin kalkış sinyalini verdi.

Bu hat üzerinde, iki yolcu trenine ek olarak, maden malzemesi taşıyan yirmi dört tren her iki yönde günlük olarak sefer yapacak ve azami hızı 160 km/saat olacak.

Ulusal Demir ve Çelik Şirketi'nin (FERAAL) tahminlerine göre madenin ilk aşamasında yıllık dört milyon ton üretim yapması, 2030 yılına kadar yıllık 12 milyon tona ulaşması ve uzun vadede yıllık 50 milyon tona çıkması bekleniyor.

Şarku’l Avsat’ın Algiers Today gazetesinden aktardığına göre madenin işletilmesi, Cezayir'in demir cevheri ithalatını önemli ölçüde azaltmasına ve yıllık 1,2 milyar dolar tasarruf etmesine olanak sağlayacak.


Fuad Hüseyin: Trump'ın özel temsilcisi Mark Savaya'nın yerine Irak dosyasını Tom Barrack devraldı

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack (Arşiv- AFP)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack (Arşiv- AFP)
TT

Fuad Hüseyin: Trump'ın özel temsilcisi Mark Savaya'nın yerine Irak dosyasını Tom Barrack devraldı

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack (Arşiv- AFP)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack (Arşiv- AFP)

Irak Dışişleri Bakanı ve cumhurbaşkanı adayı Fuad Hüseyin, Mark Savaya'nın artık ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak özel temsilcisi olarak görev yapmadığını ve yerine Tom Barrack'ın "Irak dosyasını yönettiğini" belirtti.

Hüseyin, Kurdistan 24 televizyonuna bugün verdiği röportajda, ABD'nin Nuri el-Maliki'nin başbakan adaylığına ilişkin tutumunun yeni bir durum yarattığını ifade etti.

Kürdistan Demokrat Partisi'nin (KDP) cumhurbaşkanlığı adayı Hüseyin, "Koordinasyon çerçevesi hâlâ Nuri el-Maliki'nin aday gösterilmesinde ısrar ediyor, ancak Amerika'nın son tutumu yeni bir durum yarattı ve Washington'un el-Maliki hakkındaki görüşünün geçici mi yoksa kalıcı mı olduğu belirsiz" ifadesini kullandı.

Bu değişiklik, Washington'un Irak siyasetinde İran etkisini sınırlama çabaları nedeniyle Washington ve Bağdat arasında artan gerilimlerin ortasında gerçekleşti.

Savaya, Iraklı-Amerikalı Hristiyan bir iş adamı ve Trump tarafından üst düzey görevlere atanan birkaç Arap-Amerikalıdan biri. Trump, Detroit'te ve ülke genelinde Arap ve Müslüman oylarını kazanmak için 2024 başkanlık kampanyasını yoğunlaştırmıştı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir kaynak, Savaya'nın, eski Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin bir sonraki başbakanlık için aday gösterilmesini engelleyememesi de dahil olmak üzere, önemli durumları "yanlış yönettiğini" söyledi. Bu, Trump'ın Bağdat'ı açıkça uyardığı bir hamleydi.

Detroit'te bir kenevir işletmesi olan ve Trump ile yakın bağları bulunan Savaya'nın diplomatik deneyiminin olmaması göz önüne alındığında, elçi olarak seçilmesi sürpriz oldu. İki kaynak, atanmasından bu yana Irak'a resmi olarak seyahat etmediğini söyledi.

İki Iraklı yetkili, cuma günü Irak'ı ziyaret edip üst düzey yetkililerle görüşmeler yapmasının planlandığını ancak aniden bu görüşmeleri iptal ettiğini söyledi.

Bu olay, Trump'ın Irak'ı Maliki'yi başbakan olarak yeniden seçmesi halinde Washington'un petrol zengini ve ABD'nin yakın müttefiki olan bu ülkeye tüm desteğini keseceği konusunda uyarmasından günler sonra gerçekleşti.

ABD'nin görev süresi boyunca mezhep çatışmalarını körüklemek ve DEAŞ'ın yükselişine izin vermekle suçladığı Maliki, Irak'ın en büyük parlamento bloğu tarafından birkaç gün önce başbakanlığa aday gösterildi.