Baharda yeni saldırı planlarından vazgeçen Rusya, 400 bin sözleşmeli asker almayı planlıyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Reuters)
TT

Baharda yeni saldırı planlarından vazgeçen Rusya, 400 bin sözleşmeli asker almayı planlıyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Reuters)

Rusya, son aylarda sahada büyük atılımlar gerçekleştirememesiyle birlikte bu baharda Ukrayna'ya yeni bir saldırı düzenleme planlarından geri adım attı. Bunun yerine Rus kuvvetleri, yaklaşan bir Ukrayna saldırısına karşı koymak için saflarını güçlendirmeye odaklanacak.
Bloomberg’in konu hakkında bilgi sahibi kaynaklardan aktardığı habere göre, Kremlin, Ukrayna'daki savaşta tükenen kuvvetlerinin saflarını yenilemek için bu yıl 400 bin sözleşmeli asker toplamaya çalışıyor.
Habere göre Kemlin, sözleşmeli askerlik kampanyası yoluyla, Rusların öfkesiyle karşılanan ve Rus vatandaşlarını savaşta ön saflara gitmeye mecbur kılan zorunlu askerliğe (genel seferberlik) alternatif arıyor. Rusya’da seferberlik ilanı geniş çapta reddedilirken, geçtiğimiz sonbaharda yaklaşık bir milyon Rus ülkeden kaçtı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, önümüzdeki yıl yapılacak seçimlerde yeniden seçilmek için kampanyasını yoğunlaştırıyor.
Savaş alanlarında son askere alma sürecinde seferber edilmiş yaklaşık 300 bin asker mevcut. Ukraynalı ve Batılı yetkililere göre, Rusya'nın son aylarda büyük şehirlerin hiçbirini kontrol edememesi, askeri planlarının başarısı hakkında soru işaretlerine yol açtı.
Ukrayna, Avrupa ülkeleri ve ABD’de eğitim almış ve son birkaç ayda müttefiklerinden aldığı modern silahlarla donatılmış yeni kuvvetlerin yardımıyla önümüzdeki haftalarda büyük bir karşı saldırı başlatmayı planlıyor.

Putin'in seçim zaferini tehdit eden bir karar
Ajansa göre, Rusya, Ukrayna saldırısına hazırlık olarak 3 yıllık bir süre için orduya kaydolan gönüllü askerleri işe almak için bir kampanya başlattı. Kaynaklar, Rus yetkililerin başlangıçta gazileri ve kırsalda yaşayanları orduya aldığını ortaya çıkardı.
Bloomberg, bazı yetkililerin bu yıl 400 bin sözleşmeli asker çekme hedefinin ‘gerçekçi olmayabileceğini’ söylediğine dikkati çekti. Zira bu sayı yaklaşık olarak işgalin başlamasından önceki Rus kuvvetlerinin toplam sayısına eşit.
Diğer yandan Tufts Üniversitesi'ndeki Fletcher Hukuk ve Diplomasi Okulu'nda misafir araştırmacı olan bağımsız Rus askeri analist Pavel Luzhin, yeni gönüllü sayısının bu yıl önceki yıllara göre en düşük seviyelere ulaştığını belirtti.

En geç 2024 yılına kadar
Geçtiğimiz Aralık ayında, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Rusya'nın sözleşmeli asker sayısını 2023'ün sonuna kadar 521 bine çıkaracağını söyledi.
Şoygu, ordunun kadrosunda 2023'ten 2026'ya kadar büyük çaplı değişiklikler yapılacağını kaydetti.
Putin ise geçtiğimiz yılın sonlarında yaptığı bir konuşmada, asker sayısını 1,5 milyona çıkarma planını onayladığını ifade etmişti.
Şoygu, Eylül ayında Rusya'nın 25 milyon yedek askeri olduğunu, ancak başlangıçta bunların yüzde 1'inden biraz fazlasını göreve çağırdıklarını söyledi.
Ukrayna Askeri İstihbarat Başkan Yardımcısı Vadym Skibitsky önceki gün yayınlanan bir röportajda, Rus kuvvetlerinin ‘en geç 2024'ün sonuna kadar savaşı sürdürebileceğini’ söyledi.



Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
TT

Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)

Kremlin dış politika danışmanı Yuri Ushakov, Başkan Vladimir Putin'in üç ABD temsilcisiyle yapıcı gece görüşmeleri yaptığını belirterek, Putin ile ABD temsilcisi Witkoff arasındaki görüşmeyi "her açıdan faydalı" olarak nitelendirdi.

Ushakov gazetecilere, "Güvenlik konularında üçlü çalışma grubunun ilk toplantısının bugün Abu Dabi'de yapılması konusunda mutabakata varıldı" dedi.

Putin, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir anlaşmaya "oldukça yakın" olduğunu açıklamasının ardından gece yarısından kısa bir süre önce Moskova'da elçiler Steve Witkoff, Jared Kushner ve yakın zamanda ABD Başkanı Donald Trump tarafından Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atanan Josh Grunebaum ile bir araya geldi.


Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
TT

Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, küresel çatışmaları çözmeyi amaçlayan Barış Konseyi girişimine Kanada'nın katılımına yönelik davetini geri çekti.

Trump, Truth Social'da Kanada Başbakanı Marc Carney'e hitaben yazdığı bir yazıda, "Lütfen bu mektubu, Barış Konseyi'nin, bir noktada şimdiye kadar kurulmuş en prestijli liderler konseyi olacak olan bu girişime Kanada'nın katılımına ilişkin davetini geri çektiğinin bir bildirisi olarak kabul edin" ifadelerini kullandı.

Daha önce Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD başkanının Davos'ta yaptığı "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşıyor" şeklindeki kışkırtıcı iddiasına yanıt vermişti. Yeni yasama oturumunun başlamasından önce Quebec şehrinde yaptığı konuşmada Carney, "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşamıyor. Kanada, biz Kanadalılar olduğumuz için gelişiyor" demiş, ancak iki ülke arasındaki "olağanüstü ortaklığı" da kabul etmişti.

Carney'nin yorumları, salı günü Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı ve coşkulu alkışlarla karşılanan konuşmasının ardından geldi. Konuşmasında, kurallara dayalı, ABD liderliğindeki küresel düzenin "parçalanmış" olduğunu savundu.

Carney konuşmasında ayrıca, "Amerikan hegemonyası" döneminde refah içinde yaşayan Kanada gibi orta güçlerin, yeni bir gerçekliğin başladığını ve "itaatkarlığın" onları büyük güçlerin saldırganlığından koruyamayacağını anlamaları gerektiğini belirtti.

Carney, hükümetinin savunma harcamalarını artırma planlarını özetleyerek, "Egemenliğimizi savunmalı ve sınırlarımızı güvence altına almalıyız" dedi. Kanada'nın "denizdeki dünyaya bir ışık ve örnek olma" görevi olduğunu da ifade etti.


İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)

Başbakan Pedro Sánchez, bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, eleştirmenlerin Birleşmiş Milletleri zayıflattığını söylediği, ABD Başkanı Donald Trump tarafından yakın zamanda başlatılan "Barış Konseyi"ne İspanya'nın katılmayacağını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Sanchez Brüksel'deki AB zirvesinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Daveti takdir ediyoruz, ancak reddediyoruz" dedi.

Sanchez, "Bunu esasen ve gerçekten tutarlılık adına yapıyoruz," diyerek kararın "çok taraflı sistemle, Birleşmiş Milletler sistemiyle ve uluslararası hukukla" tutarlı olduğunu belirtti.

İspanya Başbakanı ayrıca Konseyin "Filistin Yönetimini içermediğine" de dikkat çekti.

Trump, ajansı dün İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda resmen başlattı ve burada çeşitli ülkelerle birlikte kuruluş tüzüğünü imzaladı.

Yaklaşık 60 hükümet katılmaya davet edildi, ancak Washington'un Batılı müttefiklerinden çok azı kamuoyu önünde kabul etti; şu ana kadar imzalayan tek AB üyesi ülkeler Macaristan ve Bulgaristan oldu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük rakiplerinden ikisi olan Rusya ve Çin de davet edildi, ancak henüz kesin bir taahhütte bulunmadılar.

Trump, konseyi başlangıçta İsrail ile Filistinli Hamas grubu arasındaki savaşın ardından Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını denetleyecek bir organ olarak tasarlamıştı.

O zamandan beri, kuruluşun hedeflerini genişleterek dünya çapındaki çatışmaları ve krizleri ele almayı önerdi ve törende konseyin Gazze'nin ötesinde "başka konulara da uzanabileceğini" söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre birçok analist bu öneriyi, Trump'ın saygı duyduğunu söylediği ancak çatışmaları çözmede başarısız olduğu için defalarca eleştirdiği Birleşmiş Milletler'e bir saldırı olarak görüyor.