Sudan'ın simgelerinden Hartum Ulu Cami yeniden ibadete açıldı

Fotoğraf: Mahmoud Hjaj/AA
Fotoğraf: Mahmoud Hjaj/AA
TT

Sudan'ın simgelerinden Hartum Ulu Cami yeniden ibadete açıldı

Fotoğraf: Mahmoud Hjaj/AA
Fotoğraf: Mahmoud Hjaj/AA

Afrika ile İslam kültürünün harmanlandığı Doğu Afrika ülkesi Sudan'ın başkenti Hartum'daki en büyük tarihi cami olan Ulu Cami (Mescid-i Kebir), geçen sene başlayan restorasyon çalışmalarının ilk etabının tamamlanmasıyla ziyaretçilerini bekliyor.
Hartum Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tarık Muhammed Nur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, caminin tam olarak ne zaman inşa edildiği ve mimarı hakkında net bilgi bulunmadığını söyledi.
Nur, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın Sudan'ı Osmanlı topraklarına katmasının ardından Hartum'un imarıyla birlikte Ulu Cami'nin de 1830'larda ilk kez inşasına başlandığını tahmin ettiklerini belirtti.
Sudan'daki kısa ömürlü Mehdi Devleti (1885-1899) döneminde başkentin Umdurman kentine taşınmasıyla caminin de kaderine terk edildiğini dile getiren Nur, İngiliz işgali döneminde, kapsamlı şekilde yeniden inşa edilen caminin 1901'de Mısır Hidivi 2. Abbas Hilmi Paşa'nın Sudan ziyaretinde açıldığını ifade etti.
Nur, iç ve dış duvarlarındaki desenler ve süslemelerle dikkati çeken caminin Mısır'daki camilerin tarzına benzediğini söyledi.

- Ulu Cami yeniden ibadete açıldı
Cami, geçen sene başlayan restorasyon çalışmalarının ilk aşaması tamamlandıktan sonra bu ramazan ayına birkaç gün kala yeniden ibadete açıldı.
Hartum Ulu Cami, ramazan ayında namazların yanı sıra iftar, sahur ve dinlenmek için Müslümanların uğrak yerlerinden biri olmayı sürdürüyor.

- Ramazan'da çok amaçlı bir ibadet merkezi
Kavurucu sıcaklardan kaçan Sudanlılar, konumu itibarıyla merkezi bir yerde bulunan camide dinleniyor, bazıları da "kaylule" adı verilen öğlen uykusunu burada geçiriyor.
Caminin içinde ve avlusunda namazlar kılınıp dualar edilirken, halka vaaz ve nasihatte bulunuluyor, mukabelelerle hatimler indiriliyor ve hayırseverlerin ikramlarıyla avlularda iftarlar açılıyor.
Sudanlı Müslümanlar, iftar sonrası gece saatlerine kadar teravih ve sair ibadetlerle ramazanın manevi atmosferini ve ruhunu burada yaşamaya çalışıyor.

- TİKA, 2016'da yenileme desteği sunmuştu
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), 2016'da camide ışıklandırma, elektrik ve ses sisteminin yenilenmesi, avizeler eklenmesi konusunda destek sağlamıştı.
Ulu Cami'nin sorumlularından es-Sadık Ebu Muhammed Ahmed, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ramazan ayında camide oruçla ilgili vaazlar verildiğini, teravih ve teheccüd namazlarının kılındığını anlattı.
Hartum Ulu Cami'nde her yıl ramazanda toplu iftarlar verildiğini söyleyen Ahmed, iftarın ardından akşam, yatsı ve teravih namazlarına başlandığını dile getirdi.

- "Cami, ramazanda hayır girişimlerinin merkezlerinden biri"
Ahmed, "Bu mübarek ayda birçok hayırsever camiye gelir. Ayrıca çarşı halkı ve yoldan geçenler, sabahın erken saatlerinden itibaren Kur'an-ı Kerim ve tefsir halkalarına katılmak için camide olurlar. Hartum Ulu Cami, yardımlaşma ilkesini gerçekleştirmek, hayır ve bereket ayı olan ramazanda hayır girişimlerinin merkezlerinden biri." şeklinde konuştu.
Hartum Ulu Cami'nde fıkıh, akait, Arapça, miras ve İslam hukuku gibi çeşitli dersler verildiğini belirten Ahmed, dini dersler ve sohbet halkaları sebebiyle başkentin yanı sıra çevre eyaletlerden de caminin rağbet gördüğünü kaydetti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.