Tayvan lideri Tsai, Çin'i "dolar diplomasisi" yürütmekle suçladı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Tayvan lideri Tsai, Çin'i "dolar diplomasisi" yürütmekle suçladı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Çin ile egemenlik ihtilafı içindeki Tayvan'ın lideri Tsai Ing-wen, Pekin yönetimini, Orta Amerika ülkesi Honduras'ın Ada ile diplomatik ilişkilerini kesmesine ilişkin, "dolar diplomasisi" yürütmekle suçladı.
Tsai, Honduras'ın kararının duyurulmasının ardından yayımladığı yazılı açıklamada, Tayvan'ın, tehditler karşısında yılmayacağını dünyaya kanıtladığını, diplomatik müttefikleri ve benzer fikirleri paylaştığı küresel ortaklarıyla dayanışma içinde olmayı sürdüreceğini belirtti.
Tayvan'ın yıllardır, diplomatik müttefiklerinin uzun vadeli kalkınmasını, ileriye dönük ve pragmatik bir yaklaşımla, tüm olanaklarıyla desteklediğini vurgulayan Tsai, "Çin ile anlamsız dolar diplomasisi yarışına girmeyeceğiz." ifadesini kullandı.
Çin'in son yıllarda Tayvan'ın uluslararası katılımı engellemek üzere her tür yola ve araca başvurduğunu, askeri tehditlerini arttırarak bölgesel barışa ve istikrara zarar verdiğini savunan Tsai, "Baskı ve tehditler, Çin Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti'nin birbirinin boyunduruğunda olmadığı gerçeğini değiştirmeyecektir. Bu girişimler, Tayvan halkının özgürlüğe ve demokrasiye sarsılmaz bağlılığını ve dünya ile açık yürekli ilişki kurma kararlılığını yok edemeyecektir." değerlendirmesinde bulundu.
Honduras hükümeti, bugün Tayvan ile diplomatik ilişkilerini kestiğini, onun yerine Çin Halk Cumhuriyeti'nin (ÇHC), Çin'in temsilcisi olarak tanındığını duyurmuştu.
Çin ile Honduras arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasına ilişkin ortak bildiri, bugün Pekin'de imzalanmıştı.

- Tsai'nin iktidarında 9 ülke Tayvan ile diplomatik ilişkilerini kesti
Tsai'nin 2016'da iktidara gelmesinden bu yana 9 ülke, Tayvan ile diplomatik ilişkilerini sonlandırarak Çin'i tanıma kararı aldı.
2016'da Sao Tome ve Principe Demokratik Cumhuriyeti, 2017'de Panama, 2018'de Dominik Cumhuriyeti, El Salvador ve Burkina Faso, 2019'da Soloman Adaları ve Kribati, 2021'de Nikaragua ve son olarak 2023'te Honduras, Taipei yerine Pekin ile diplomatik ilişki kurdu.
Tayvan hükümeti, Çin'in, diplomatik müttefiklerini ekonomik destek vaadiyle kendisinden kopardığını savunuyor. Honduras ile yaşanan ayrılıkta Tegucigalpa yönetiminin dış borçlarının ödemesine destek talebinin Tayvan'dan karşılık bulamamasının etkili olduğu iddia ediliyor.
Honduras'ın ilişkilerini kesmesinin ardından Tayvan'ı diplomatik olarak tanımayı sürdüren Birleşmiş Milletler (BM) üyesi ülke sayısı 12'ye düştü.
Halen Orta Amerika ülkeleri Guatemala ve Belize, Güney Amerika ülkesi Paraguay, Karayip ülkeleri Haiti, Saint Vincent ve Grenadinler, Saint Kitts ve Nevis, Saint Lucia, Pasifik ülkeleri Tuvalu, Nauru, Palau ve Marshall Adaları ile Afrika ülkesi Esvatini, Tayvan'ı Çin'in temsilcisi olarak tanıyor.
BM üyesi olmayan Vatikan da Tayvan ile diplomatik ilişkisini sürdürüyor.

- Çin-Tayvan anlaşmazlığı
Çin'de İkinci Dünya Savaşı'nın ardından çıkan iç savaşta Mao Zıdong liderliğindeki Çin Komünist Partisinin (ÇKP) 1949'da iktidarı ele geçirmesi ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ilan etmesi üzerine Çan Kay-şek liderliğindeki Çin Milliyetçi Partisi (Kuomintag) üyeleri, Tayvan'a yerleşip 1912'de kurulan "Çin Cumhuriyeti" iktidarının Ada'da devam ettiğini ileri sürerek bağımsızlık ilan etmişti.
Bu girişim Çin tarafından kabul edilmese de Tayvan temsilcileri, 1971'e kadar Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda Çin'i temsil etmişti. 1950'ler ve 1960'larda çok sayıda ülkenin diplomatik ilişki tercihini Çin Cumhuriyeti'nden Çin Halk Cumhuriyeti'ne çevirmesinin ardından 1971'de BM Genel Kurulunda yapılan oylamada Pekin hükümetinin Çin'in tek meşru temsilcisi kabul edilmesiyle Tayvan'ın uluslararası örgütlerdeki konumu belirsiz hale gelmişti.
Pekin yönetimi, "Tek Çin" ilkesini benimseyerek Tayvan'ın kendi topraklarının parçası olduğunu savunuyor. Çin, boğaz ve çevresindeki askeri varlığının yanı sıra Tayvan'ın fiili bağımsızlığının hukuki bir statü kazanmasına, Tayvan hükümetinin dünya ülkeleriyle müstakil diplomatik ilişkiler kurmasına, BM'de ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor.
ÇHC, kendisini tanıyan ülkelerin Tayvan ile diplomatik ilişkilerini kesmesini şart koşuyor.



Kuzey Kore, ABD'nin Seul'e füze satışını onaylamasını kınadı

ABD askeri personeli, 30 Nisan 2025'te Güney Kore'deki Kunsan Hava Üssü'nde bir MQ-9 Reaper insansız hava aracına Hellfire füzesi yüklüyor (ABD Hava Kuvvetleri)
ABD askeri personeli, 30 Nisan 2025'te Güney Kore'deki Kunsan Hava Üssü'nde bir MQ-9 Reaper insansız hava aracına Hellfire füzesi yüklüyor (ABD Hava Kuvvetleri)
TT

Kuzey Kore, ABD'nin Seul'e füze satışını onaylamasını kınadı

ABD askeri personeli, 30 Nisan 2025'te Güney Kore'deki Kunsan Hava Üssü'nde bir MQ-9 Reaper insansız hava aracına Hellfire füzesi yüklüyor (ABD Hava Kuvvetleri)
ABD askeri personeli, 30 Nisan 2025'te Güney Kore'deki Kunsan Hava Üssü'nde bir MQ-9 Reaper insansız hava aracına Hellfire füzesi yüklüyor (ABD Hava Kuvvetleri)

Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Güney Kore'ye gelişmiş havadan havaya füzeler ve ilgili askeri teçhizatın satışını onaylamasını kınayarak, bu adımın Kore Yarımadası'ndaki gerilimi daha da artıracağı uyarısında bulundu.

Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı’nda (KCNA) yer alan açıklamada, bakanlığın Dış Politika Genel Müdürü, Kore Yarımadası ve çevresinde artan gerilime yönelik uluslararası endişelere rağmen, Washington ve Seul arasındaki askeri iş birliğinin "sistematik olarak güçlendirildiğini" belirtti.

Kuzey Koreli yetkilidir, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Güney Kore'ye yaklaşık 300 milyon dolar değerindeki gelişmiş havadan havaya füzeler ve ilgili askeri mühimmatın satışına onay vermesini bu durumun en son ve somut örneği olarak gösterdi.

Açıklamada, "ABD'nin silah ihracatı, bir savaş ihracatıdır" ifadelerine yer verilirken; Kuzey Kore'nin bölgedeki güç dengesini korumak amacıyla meşru müdafaa eksenli caydırıcı gücünü tahkim etmeye devam edeceği vurgulandı.


Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı, Kuzey Kore'ye İHA göndermekten 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı Yoon Sok-yeol (AP)
Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı Yoon Sok-yeol (AP)
TT

Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı, Kuzey Kore'ye İHA göndermekten 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı Yoon Sok-yeol (AP)
Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı Yoon Sok-yeol (AP)

Güney Kore’nin eski Devlet Başkanı Yoon Suk-yeol, Kuzey Kore’ye insansız hava araçları (İHA) göndererek Aralık 2024’te sıkıyönetim ilan etmek için gerekçe oluşturmak amacıyla “çatışma şartları uydurduğu” iddiasıyla 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Savcılar, nisan ayında yaptıkları açıklamada Yoon’un “savaş koşullarını kurgulama” girişiminin ulusal güvenliği zayıflattığını belirtmişti.

Bu karar, Yoon’un şubat ayında parlamentonun işleyişini “felç etmeye” yönelik darbe girişimine liderlik ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezası aldığı önceki hükmün ardından geldi.

Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre Seul Merkez Bölge Mahkemesi sözcüsü yaptığı açıklamada, Yoon’un “30 yıl hapis cezasına çarptırıldığını” doğruladı.

Savcılara göre söz konusu İHA operasyonu, Kuzey Kore ile gerilimi artırmış ve düşen dronların ardından ülkenin askeri kapasitesine ilişkin gizli bilgilerin sızmasına yol açmıştı.

Yoon ise kararı temyize götürmüş ve sıkıyönetim ilanının “yalnızca ülke yararı için” yapıldığını savunmuştu.

Eski liderin hukuk ekibi, İHA operasyonu hakkında ne önceden bir emir ne de sonradan bir onay verdiğini belirterek suçlamaları reddetti.

Savunma avukatları ayrıca operasyonun, Kuzey Kore’nin o yıl sınırdan çöp taşıyan balonlar göndermesine bir karşılık olduğunu ve meşru müdafaa kapsamında değerlendirilebileceğini savundu.

Kore Yarımadası’ndaki iki ülke arasında İHA meselesi hâlâ yüksek gerilim konusu olmaya devam ediyor. İki Kore teknik olarak hâlâ savaş halinde; 1953’teki çatışma bir barış anlaşmasıyla değil, ateşkesle sona ermişti.

Mevcut Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, daha önce yapılan resmi bir soruşturmanın hükümet yetkililerinin ocak ayında Kuzey Kore’ye İHA gönderdiğini ortaya çıkarması üzerine üzüntü duyduğunu ifade etmişti. Pyongyang başlangıçta bu gelişmeden memnuniyet duysa da daha sonra Güney Kore’yi “en düşman devlet” olarak tanımlamıştı.


Tayland Kralı'nın kızı, "bağırsak enfeksiyonu" nedeniyle 47 yaşında hayatını kaybetti

Tayland Kralı Maha Vajiralongkorn, kızı Prenses Bajrakitiyabha Mahidol ile 1 Kasım 2020'de Bangkok'ta (AP)
Tayland Kralı Maha Vajiralongkorn, kızı Prenses Bajrakitiyabha Mahidol ile 1 Kasım 2020'de Bangkok'ta (AP)
TT

Tayland Kralı'nın kızı, "bağırsak enfeksiyonu" nedeniyle 47 yaşında hayatını kaybetti

Tayland Kralı Maha Vajiralongkorn, kızı Prenses Bajrakitiyabha Mahidol ile 1 Kasım 2020'de Bangkok'ta (AP)
Tayland Kralı Maha Vajiralongkorn, kızı Prenses Bajrakitiyabha Mahidol ile 1 Kasım 2020'de Bangkok'ta (AP)

Tayland Kraliyet Sarayı, Kral’ın en büyük kızı Prenses Bajrakitiyabha Mahidol’un, ani bir rahatsızlık nedeniyle hastaneye kaldırılmasından üç yılı aşkın süre sonra 47 yaşında hayatını kaybettiğini duyurdu.

Kraliyet Sarayı Bürosu tarafından bugün yayımlanan açıklamada, prensesin bağırsak enfeksiyonu geçirdiği ve sağlık durumunun zamanla kötüleşerek dün akşam huzur içinde yaşamını yitirdiği belirtildi.

Prenses Bajrakitiyabha Mahidol (EPA)Prenses Bajrakitiyabha Mahidol (EPA)

Açıklamada, prensesin naaşının son ziyaretler için Bangkok’taki Büyük Saray’da katafalka konulacağı, cenaze töreninin ise kraliyet geleneklerine uygun şekilde en üst düzey devlet ve saray protokolüyle gerçekleştirileceği ifade edildi.

Prenses Bajrakitiyabha, Aralık 2022’de orduya ait köpeklerle yapılan eğitim faaliyeti sırasında ani bir rahatsızlık geçirmesinin ardından hastaneye kaldırılmıştı.

Kraliyet Sarayı, Ağustos 2025’te yaptığı açıklamada, prensesin ağır bir kan enfeksiyonu geçirdiğini ve akciğerleri ile böbreklerinin işlevlerini sürdürebilmesi için yaşam destek cihazlarına bağlı olduğunu duyurmuştu.

Merhum prenses, mevcut Tayland Kralı Maha Vajiralongkorn’un, ilk eşi Soamsawali’den olan tek kızıydı.

Babasına son derece yakın olduğu bilinen Bajrakitiyabha, hastaneye kaldırılmasından bir yıl önce kralın kişisel muhafız birliğinde üst düzey bir göreve atanmıştı.

73 yaşındaki Kral Maha Vajiralongkorn’un dört evlilikten yedi çocuğu bulunmasına rağmen henüz bir veliaht ilan etmediği belirtilirken, Tayland’daki veraset kurallarında erkek varislere öncelik tanınıyor.