Deyr-i Zor’daki hava saldırılarında İran bağlantılı 30 milis öldü

ABD’nin Cuma günü Deyr-i Zor’da İranlı milisleri hedef aldığı saldırıya ilişkin sosyal medyada yayılan fotoğraf
ABD’nin Cuma günü Deyr-i Zor’da İranlı milisleri hedef aldığı saldırıya ilişkin sosyal medyada yayılan fotoğraf
TT

Deyr-i Zor’daki hava saldırılarında İran bağlantılı 30 milis öldü

ABD’nin Cuma günü Deyr-i Zor’da İranlı milisleri hedef aldığı saldırıya ilişkin sosyal medyada yayılan fotoğraf
ABD’nin Cuma günü Deyr-i Zor’da İranlı milisleri hedef aldığı saldırıya ilişkin sosyal medyada yayılan fotoğraf

Suriye Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin ülkenin doğusundaki Deyr-i Zor’a düzenlediği saldırıları kınadı ve Washington’un hedeflenen yerler hakkında yalan söylediğini söyledi.
ABD, sözleşmeli bir personelin ölümüne neden olan, Suriye’de Uluslararası Koalisyon’a ait bir üsse silahlı insansız hava aracı (SİHA) ile düzenlenen saldırının ardından Suriye’deki İran Devrim Muhafızları’na ait tesislerine saldırı düzenlediğini bildirdi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) ise, ABD’ye ait savaş uçakları ve ‘kimliği belirsiz savaş uçaklarının’ özellikle Deyr-i Zor’da İran milislerini takip etmeye devam ettiğini belirtti.
İran’a bağlı milisler, Suriye’nin doğusunda Fırat’ın batısındaki bölgeyi kontrol ederken, ABD güçlerinin önderliğindeki Uluslararası Koalisyon güçleri ise nehir kıyısının doğusundaki bölgeleri kontrol ediyor.
Bahsi geçen hava saldırılarında İran bağlantılı Suriyeli ve Suriyeli olmayan 30 milis öldü. Saldırı, silah ve cephane depolarını, araçları ve diğer mekanları tahrip etmenin yanı sıra onlarca yaralanmaya da neden oldu.
SOHR’a göre, bu yıl ABD’ye ait savaş uçakları ve ‘kimliği belirsiz savaş uçakları’ Deyr-i Zor’da İran milislerini 6 kez hedef aldı.
Kimliği belirsiz savaş uçaklarının, 29 Ocak’ta Ebu Kemal’in Hari bölgesinde İranlı milislerden oluşan bir konvoyu (soğutma kamyonları) hedef alması sonucu tır şoförü ve Suriye uyruklu olmayan 7 kişi öldü.
Ertesi gün, İran milislerinin bir lideri ve Suriye uyruklu olmayan iki kişi, SİHA’ların yeniden havadan hedef alması sonucunda öldü.
Bir diğer SİHA ise, İran milisleri için silah ve mühimmat yüklü bir petrol tankerini hedef alarak, 24 saatten kısa bir süre içinde üçüncü bir saldırı gerçekleştirdi.
ABD’ye ait savaş uçakları, 24 Mart’ta Deyr-i Zor şehrinin Harabiş semtinde bulunan Tahıl Merkezi ile Kırsal Kalkınma Merkezi’ndeki bir silah ve mühimmat deposunu hedef alarak iki dalga halinde hava saldırıları düzenledi.
Ebu Kemal çölündeki ve güney eteklerindeki diğer yerlerde ise, 11 Suriye uyruklu İran yanlısı milis, 3 rejim askeri ve 5 Suriye uyruklu olmayan İran yanlısı milis olmak üzere 19 kişi öldürüldü.
İran bağlantılı milisler de, söz konusu saldırıların karşısında boş durmayarak, Deyr-i Zor’da ABD güçlerinin konuşlandığı Ömer petrol ve Kuniko gaz sahası ve çevresine roket saldırıları düzenledi.
İranlı milisler ve Lübnan Hizbullahı, bölgedeki askeri tesislerini, karargahlarını ve silah depolarını etkileyebilecek güvenlik ihlallerinden endişe ediyor.
İki taraf, Deyr-i Zor’un doğu kırsalındaki Ebu Kemal ve Mayadin şehirlerinde Suriye uyruklu İran yanlısı milisler arasında bulunan 11 kişiyi gözaltına aldı.
SOHR kaynaklarına göre, söz konusu kişiler, Uluslararası Koalisyon ve İsrail ile iletişim kurma suçlamasıyla haklarında yürütülen soruşturma sonucunda gözaltına alındılar.
İranlı milisler ve Hizbullah, Uluslararası Koalisyon’a milislerin hareketleri ve yerleri hakkında bilgi sağladıkları şüphesiyle Suriye uyruklu milislere güvenmiyor.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.