Irak’ta Uluslararası Koalisyon’a bağlı bir kuvvete bombalı saldırı düzenlendi

Babil Polisi 21 Mart'ta bir güvenlik operasyonunda (INA)
Babil Polisi 21 Mart'ta bir güvenlik operasyonunda (INA)
TT

Irak’ta Uluslararası Koalisyon’a bağlı bir kuvvete bombalı saldırı düzenlendi

Babil Polisi 21 Mart'ta bir güvenlik operasyonunda (INA)
Babil Polisi 21 Mart'ta bir güvenlik operasyonunda (INA)

Bağdat, Irak-Suriye sınırında İran ile ABD arasında yaşanan gerilime resmi olarak sessiz kalırken, Irak'ta aylar sonra ilk kez Uluslararası Koalisyon’a ait destek konvoylarından biri hedef alındı. Iraklı bir güvenlik kaynağı dün (Pazar) Uluslararası Koalisyon’a ait lojistik destek konvoylarından birinin Bağdat'ın güneyindeki Babil kentinde yol kenarına yerleştirilen bir patlayıcı ile hedef alındığını duyurdu.
Irak'ta bulunan ABD güçlerine lojistik malzeme taşıyan konvoyda herhangi bir kayıp olup olmadığına dair ayrıntı verilmedi. Ancak özellikle Irak'ta ABD güçlerinin varlığını reddeden birçok silahlı grubun dahil olduğu ‘Şii Koordinasyon Çerçevesi’ güçleri tarafından kontrol edilen mevcut hükümetin kurulmasından sonra bu konvoylara yönelik saldırılar aylar önce durmuştu.
Irak'taki Hizbullah Tugayları (Kataib Hizbullah), Suriye'deki ABD güçlerini hedef almayacağını duyurdu. Tugayların güvenlik yetkilisi Ebu Ali el-Askeri, Twitter üzerinden yaptığı bir açıklamada: “Suriye halk direnişinin haklarını ve kontrol ettiği kaynakları geri kazanma operasyonları için kararlı Suriye halkını desteklediğimiz bir zamanda Hizbullah Tugayları’nın, ABD işgalcisinin Suriye'deki üslerine yönelik operasyonlarda yer almadığını ve karargahlarının herhangi bir bombalamaya maruz kalmadığını teyit ediyoruz. Düşmanın mücahitlerimizi veya karargahımızı hedef alarak bir aptallık yapması durumunda, tugayların bölgedeki ABD varlığına doğrudan yanıt vereceğini yineliyoruz.”
Hizbullah Tugayları’na göre, Irak silahlı grupları bu tür saldırılardan uzak dursa da bir uluslararası koalisyon konvoyunun patlayıcıyla hedef alınması, uluslararası güçlerin Iraklı grupları hedef alması durumunda ABD güçleriyle olası bir çatışmanın göstergesi olabilir.
Geçtiğimiz Ekim ayında Muhammed Şiya es-Sudani liderliğindeki mevcut hükümetin kurulduğunun duyurulmasından beri Iraklı silahlı gruplar, zaman zaman parlamentonun ABD güçlerini Irak'tan çekme kararını uygulama ihtiyacına odaklandılar. ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ise geçen hafta Irak'a yaptığı ziyarette, Irak hükümetinin talebi üzerine bu güçlerin Irak’ta kalacağını yineledi.
Geçen cuma gecesi, ABD ordusu tarafından Suriye'nin doğusunda bir ABD’li müteahhidin ölümüne ve 6 kişinin yaralanmasına neden olan bir insansız hava aracı (İHA) saldırısına yanıt olarak duyurduğu ‘hassas’ hava saldırıları sonucunda 11 İranlı savaşçı öldürüldü. ABD Savunma Bakanlığı'ndan (Pentagon) yapılan açıklamaya göre, İHA saldırısı Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke yakınlarında bulunan koalisyon kuvvetleri üssündeki bir bakım tesisini hedef alarak bir ABD’li müteahhidin ölümüne ve 5 ABD askeri ile bir diğer ABD’li müteahhidi yaralanmasına sebep oldu.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sözcüsü Keyvan Hüsrevi, Suriye'de ABD ile Tahran'a bağlı güçler arasında yıllarca yaşanan en kanlı çatışmalardan birinde 19 kişinin öldüğüne dair haberlerin ardından, Suriye'de İran'a bağlı üslere yönelik saldırılara hızlı bir yanıt verilmesi gerektiğini söyledi. Yarı resmi bir İran haber ajansının aktardığına göre Hüsrevi, “Suriye hükümetinin ülkedeki terör ve DEAŞ unsurlarına karşı koyma isteği üzerine kurulan üslere saldırmak için herhangi bir ‘bahanenin’ anında karşı tepki ile karşılanacağını” söyledi. Pentagon'a göre ABD saldırıları, Suriye'nin doğusunda, özellikle de Deyrizor kentindeki İran yanlısı grupların silah deposu olmak üzere birçok yeri vurdu. Düzenlenen saldırı sonucu silah deposu tamamen yok edildi ve grubun altı üyesi öldürüldü. Bombardıman, el-Mayadin çölündeki ve Tahran yanlısı 5 savaşçısının ölümüne yol açan el-Bukemal kırsalındaki bölgeleri de hedef aldı. Sınır bölgesi, Irak Hizbullah Tugayları, Lübnan Hizbullahı ve diğer gruplar için Irak ile Suriye arasında silah, savaşçı ve mal taşımak için önemli bir rota olarak kullanılıyor.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.