Sudan ordusunun iktidardan ayrılması için geri sayım başladı

Tasfiye, adalet ve arananların Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslimi, nihai anlaşmanın en önemli maddeleri arasında yer alıyor.

Burhan başkanlığında çerçeve anlaşmanın imzacıları tarafından düzenlenen toplantı (SUNA)
Burhan başkanlığında çerçeve anlaşmanın imzacıları tarafından düzenlenen toplantı (SUNA)
TT

Sudan ordusunun iktidardan ayrılması için geri sayım başladı

Burhan başkanlığında çerçeve anlaşmanın imzacıları tarafından düzenlenen toplantı (SUNA)
Burhan başkanlığında çerçeve anlaşmanın imzacıları tarafından düzenlenen toplantı (SUNA)

Sudan halkı, hükümetin ordudan sivillere geçişi için geri sayıma başladı. ‘Anlaşmayı Hazırlama Komitesi’nin ‘nihai anlaşma’ taslağının taraflara teslim edildiğini ilan etmesiyle ve Hartum’da düzenlenen ve iki gündür devam eden ‘askeri ve güvenlik biriminin reformu konferansı hız kazandı. Anlaşmanın  Nisan ayı başlarında imzalanması bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre 27 Mart’ta düzenlenen kapalı oturumlarda, polis ve genel istihbarat birimlerinde reform mekanizmaları ele alındı.
Sudanlı siviller ve ordu arasında imzalanacak nihai anlaşma taslağı, ‘birleşik bir ulusal ordunun kurulmasını, mağdurlara adalet sağlayacak ve cezasızlığı önleyecek bir adalet sürecinin başlatılmasını, arananların Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne iadesini, 30 Haziran 1989 rejiminin tasfiyesini ve buna yargı ve hukuk birimlerindeki yapısal reformların ve ekonomik gerilemeyi durduran reformların eşlik etmesini’ içeriyor.
Geçici Egemenlik Konseyi tarafından yayınlanan bir açıklamada, ordu, çerçevede anlaşmanın imzacıları ve üçlü uluslararası mekanizma arasında cumhurbaşkanlığı sarayında Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ve yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu’nun (Hamideti) da katılımıyla bir görüşme yapıldığı belirtildi. Görüşmede nihai taslak, ordu komutanı ve Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı da dahil olmak üzere taraflara teslim edildi.
Siyasi süreç sözcüsü Halid Ömer Yusuf, toplantıda nihai anlaşmanın ilk taslağının resmen teslim edildiğini söyledi. Taslak, nihai siyasi anlaşma ve daha geniş olarak tartışılması kararlaştırılan beş protokol dahil olmak üzere altı bölümden oluşuyor. Buna göre taraflar, nihai anlaşmanın imzalanması için kararlaştırılan son teslim tarihlerini yerine getirmek üzere nihai taslağı yarın (Çarşamba) tamamlama konusunda anlaştılar.
Çerçeve anlaşmayı imzalayan taraflar, silahlı kuvvetler ve Hızlı Destek kuvvetlerinin temsilcileriyle birlik 11 üyeden oluşan bir taslak hazırlama komitesi oluşturmuşlardı. Komite, ‘çerçeve anlaşma, imzacı olmayan güçlerle siyasi deklarasyon, geçiş anayasası taslağı ve en hassas konulara ayrılmış çalıştayların tavsiyelerine’ dayanarak, nihai anlaşmanın taslağını hazırlamaya çalışıyor. Komite, gelecek ayın başlarında yapılması planlanan imza töreninden önce taslağı incelenmek üzere taraflara sunmakla görevlendirildi.
Şarku’l Avsat’ın 27 Mart’ta bir kopyasını edindiği nihai taslakta, siyasetten uzaklaşan, sınırları ve demokratik sivil düzeni koruyan birleşik bir ulusal profesyonel orduya yol açacak bir güvenlik ve askeri reform öngörüyor. Ayrıca silahlı kuvvetlerin, Hızlı Destek kuvvetlerinin, polis kuvvetlerinin ve Genel İstihbarat Teşkilatı’nın düzenli organlarını tanımlıyor.
Belge, Geçiş Dönemi Yasama Konseyi’ndeki geçiş yönetim yapılarını, geçiş dönemi egemenlik düzeyini, geçiş kabinesini, bölgeleri, eyaletleri ve yerel düzeyi, en üst konum da dahil olmak üzere egemen yetkilere sahip egemen bir devlet başkanının oluşumunu, askeri ve güvenlik servislerinin liderlerini ve stratejik bakanlıkları içeren Güvenlik ve Savunma Konseyi’ne geniş yetkilere sahip bir başbakanın başkanlık etmesini, polis ve istihbarat servislerinin doğrudan onun yönetimi altında olmasını, liderlerinin bu başkan tarafından ataması ve görevden alınması konusunu içeriyor.
Taslak, suçları ortaya çıkaracak ve faillerden hesap sorulmasını sağlayacak, mağdurlara adalet sağlayacak, cezasızlık olmamasını, suçların tekrarlanmamasını sağlayacak, arananların Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne iadesini sağlayacak kapsamlı bir geçiş dönemi adaleti sürecinin başlatılmasını ve bağımsızlıklarını sağlamak için kanunlar ile adli ve yasal kurumların reformunu içeriyor.
Belge, ekonomik bozulmayı durdurma, yaşamsal krizi ele alan, yoksulların ve marjinalleştirilmişlerin yanında yer alan, kamu parası üzerinde maliyenin yargı yetkisini sağlayan ve her türlü yolsuzlukla mücadele eden kapsamlı bir kalkınma yaklaşımına göre ekonomide reform yapmaya devam etme sözü verdi.
Taslakta, 30 Haziran 1989 rejiminin yetkilerinin kaldırılması, tüm devlet kurumlarındaki eklemlerinin tasfiyesi, hukuka aykırı olarak elde edilen fon ve varlıkların geri alınması, tasfiye ve değişiklik yasasına göre dondurulan tasfiye kurulu kararlarının iptali kararlarının gözden geçirilmesi vurgulanıyor.
Nihai siyasi anlaşma, ‘adalet ve geçiş dönemi adaleti, güvenlik ve askeri reform, Sudan Cuba Barış Anlaşması ve Sudan’da barışın tamamlanması, 30 Haziran 1989 rejimin tasfiyesi ve Doğu Sudan meselesi’ olmak üzere beş protokol içeriyor.
Beş protokol, ‘çerçeve anlaşmada daha fazla tartışılmak üzere ertelenen beş hassas konuyu gözden geçirmek ve bunlar hakkında mümkün olan en geniş vatandaş kesiminin katılacağı vizyonlara ulaşmak’ için paydaşların ve marjinalleştirilmişlerin geniş katılımıyla çerçeve anlaşmanın imzalanmasının ardından gerçekleştirilen çalıştay ve konferansların bir sonucu.
Bu çerçevede iki gündür devam eden konferansta, güvenlik ve askeri reform konularında siviller ve ordu arasında tam bir gizlilik içinde ve medya kameralarından uzakta tartışmalar yaşanıyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre bugünkü oturumlar, polis ve Genel İstihbarat servislerinde reform yapılması konusuna ayrıldı.
Hızlı Destek Kuvvetleri’ni entegre etme süreci, siyasi sürecin karşı karşıya olduğu ikilemlerden biri. Birleşme süreci için zamanlama konusunda farklılıklar olduğu bilgisi sızdırıldı. Bazıları, ordunun bunun hızlı bir operasyon olmasını istediğini söylerken, Hızlı Destek Komutanı ise on yıldan fazla sürebilecek bir süre istiyor. Siviller, arabulucular ve kolaylaştırıcılar entegrasyon süreci konusunda anlaşmaya varmaya çalışıyor.
Özgürlük ve Değişim Koalisyonu ile siyasi ve sivil güçler, 5 Aralık’ta ordu komutanı Abdulfettah el-Burhan ve Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Muhammed Hamdan Daklu ile 5 Aralık’ta ordunun siyasi süreç ve sivil demokratik geçişin restorasyonundan geçilmesini şart koşan bir çerçeve bir anlaşma imzaladı.
Geçen hafta taraflar, sivil demokratik geçişi yeniden tesis etme prosedürlerini tamamlamak, gelecek Nisan ayı başlarında nihai anlaşmayı imzalayarak, 6’sında geçiş anayasasını imzalayarak ve aynı ayın 11’inde geçici sivil hükümeti kurmaya başlayarak 25 Ekim 2021 darbesini sonlandırmak için zaman çizelgeleri belirlediler.



Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
TT

Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)

Askerî kaynaklar, Pakistan’ın Sudan ile yaklaşık 1,5 milyar dolar değerinde bir silah anlaşmasını sonuçlandırmanın son aşamasına geldiğini açıkladı.  Sudan’daki kriz, askerî ve diplomatik cephelerde hızlanan gelişmelerle yeni bir aşamaya girerken, özellikle Darfur ve Kordofan bölgelerinde savaşın yıkıcı biçimde sürmesi, uluslararası toplumun insani felaketin derinleştiğine yönelik uyarılarını artırdı. Çatışmaların bölgesel boyut kazanabileceğine dair endişeler de giderek güçleniyor.

Anlaşmanın, Sudan ordusuna hafif saldırı uçakları, keşif ve taarruz amaçlı insansız hava araçları ile gelişmiş hava savunma sistemlerinin tedarikini kapsadığı belirtildi. Eski bir üst düzey hava kuvvetleri yetkilisi ile Reuters’a konuşan kaynaklara göre pakette yaklaşık 10 adet “Karakoram-8” tipi uçak, 200’den fazla insansız hava aracı ve “Super Mushshak” eğitim uçakları yer alıyor. Çin ile ortak geliştirilen “JF-17” savaş uçaklarının da anlaşmaya dahil edilmesi ihtimali bulunuyor; ancak teslimat takvimi ve kesin sayılar konusunda bilgi verilmedi.

vfedv
Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP)

Pakistan Hava Kuvvetleri’nde daha önce üst düzey görevlerde bulunan emekli Mareşal Amir Masood, söz konusu anlaşmanın “fiilen tamamlandığını” belirterek, bu satışın, Sudan ordusunun, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin insansız hava araçlarını yoğun biçimde kullanmaya başlamasıyla kaybettiği hava üstünlüğünü yeniden kazanmasına katkı sağlayabileceğini söyledi. Buna karşın, Pakistan ve Sudan hükümetlerinden şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.

Pakistan’ın savunma sanayii hamlesi

Pakistan’ın savunma alanındaki hedefleri, son yıllarda büyüme kaydeden askerî sanayisini güçlendirmeye odaklanıyor. Yetkililere göre bu sektör, özellikle geçen yıl Hindistan’la yaşanan gerilimde Pakistan uçaklarının kullanılması sonrasında artan ilgi ve yatırımlarla daha da öne çıktı. İslamabad, geçen ay Doğu Libya’daki Libya Ulusal Ordusu ile değeri 4 milyar doları aşan büyük bir silah satış anlaşması imzaladı. Anlaşma, “JF-17” savaş uçakları ile eğitim uçaklarını kapsıyor.

Pakistan ayrıca, Dakka ile ilişkilerin iyileşmesiyle birlikte Bangladeş ile de “Super Mushshak” eğitim uçakları ve “JF-17” savaş uçaklarını içerebilecek bir savunma anlaşması konusunda görüşmeler yürütüyor. Hükümet, büyüyen savunma sanayiinin uzun vadeli ekonomik istikrar için önemli bir itici güç olabileceğini değerlendiriyor.

Sahada çatışmalar sürüyor

Sahada ise Sudan ordusu, Darfur ve Kordofan eyaletlerinde, ayrıca Güney Libya’dan gelen ikmal hatlarını hedef alan yoğun hava ve kara saldırıları düzenlediğini açıkladı. Ordu Sözcülüğü’nden yapılan açıklamada, operasyonlarda “Hızlı Destek Kuvvetleri”ne ait 240’tan fazla savaş aracının imha edildiği, yüzlerce unsurun öldürüldüğü, ayrıca Nyala Havalimanı’ndaki insansız hava araçları, askerî depolar ve operasyon merkezlerinin hedef alındığı bildirildi. Nyala, Güney Darfur’da Hızlı Destek Kuvvetleri’nin önemli merkezlerinden biri olarak biliniyor.

Buna karşılık Hızlı Destek Kuvvetleri, Nyala üzerinde uçan bir insansız hava aracını düşürdüklerini duyurdu. Grup, Sudan ordusunu sivilleri ve altyapıyı, özellikle de sağlık tesislerini hedef alan hava saldırıları düzenlemekle suçladı ve hava savunma unsurlarının olası yeni saldırılara karşı hazır olduğunu vurguladı.

Bu gelişmeler, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin daha önce Sudan-Libya-Mısır sınırındaki üçgen bölgenin kontrolünü ele geçirmesinin ardından, Kahire’nin olası güvenlik sonuçlarına dair artan kaygılarıyla birlikte yaşanıyor. Sudan’da iki buçuk yılı aşkın süredir devam eden savaş, dünyadaki en ağır insani krizlerden birine yol açarken, ülkenin stratejik konumu, Kızıldeniz kıyıları ve önemli altın üretimi nedeniyle dış aktörlerin de çatışmaya dahil olmasına neden oluyor.

İngiltere-Almanya girişimi

Siyasi cephede ise İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İngiltere’nin Almanya ile birlikte Nisan ayında Berlin’de Sudan konulu bir uluslararası konferans düzenleyeceğini açıkladı. Konferansın, savaşın üçüncü yıl dönümüne denk geleceğini belirten Cooper, ülkesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başkanlığını, Sudan dosyasının uluslararası gündemdeki önceliğini korumak için kullanacağını ifade etti.

sdfvgt
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper (AP)

Cooper, Şarku’l Avsat’ta yayımlanan makalesinde, Londra’nın Sudan’da işlenen ihlalleri gündemde tutmayı ve 2026’da barışa yönelik yeni bir ivme oluşturmak için uluslararası desteği seferber etmeyi sürdüreceğini kaydetti. ABD’nin, ABD-Suudi Arabistan-Mısır-BAE’den oluşan dörtlü mekanizma aracılığıyla ateşkes sağlanmasına yönelik girişimlerine de değinen Cooper, Washington’da Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Donald Trump’ın üst düzey danışmanlarıyla görüşmeler yaptığını aktardı. Cooper, Sudan’daki savaşın artık yerel bir kriz olmaktan çıktığını, bölgesel ve küresel bir nitelik kazandığını ve uluslararası toplumun etkili ittifaklar kurma kapasitesi açısından ciddi bir sınav teşkil ettiğini vurguladı.


Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
TT

Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)

Suriye Arap Haber Ajansı SANA’nın bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre bugün (Cuma) Halep’in kuzeyinde Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı 100 unsurun saf değiştirdiğini, iç güvenlik güçlerinin söz konusu kişileri koruma altına aldı.

Olay, İçişleri Bakanlığı’nın, SDG’ye bağlı silahlı grupların çekilmesinin ardından devlete devredilen mahallelerde güvenliğin yeniden sağlanması planı çerçevesinde Eşrefiye Mahallesi’nde iç güvenlik güçlerinin görevlendirildiğini duyurmasından saatler sonra gerçekleşti.

SANA’nın bir askeri kaynağa dayandırdığı habere göre SDG, Cuma günü İran yapımı insansız hava araçlarıyla Halep’in kuzeyindeki sivil ve güvenlik noktalarını hedef alarak saldırılarda çok sayıda kişi yaralandı.

Ajans, kaynaklarına dayanarak, PKK mensuplarının hükümet güçlerine karşı çatışmalara katılmayı reddeden dört Kürt’ü öldürdüğünü aktardı. Aynı kaynak, PKK’nın SDG unsurlarının da yardımıyla Halep’teki Şeyh Maksud Mahallesi’nden ayrılan sivillere ait evleri ateşe verdiğini ileri sürdü.

dfvg
Halep kentindeki Şeyh Maksud Mahallesi’nden sivillerin insani bir koridor üzerinden tahliyesi (SANA)

Suriye basınında yer alan haberlerde, Şeyh Maksud Mahallesi’nde SDG’ye ait büyük bir mühimmat deposunun imha edildiği bildirildi. Suriye Savunma Bakanlığı ise SDG’nin Halep’te bir hastanenin hedef alındığı yönündeki iddiasının doğru olmadığını, vurulan hedefin bir mühimmat deposu olduğunu açıkladı.

Günün erken saatlerinde Suriye ordusu, ateşkes ilanından kısa süre sonra, Halep’teki Kürt mahallesinde bazı bölgelerin bombardıman öncesinde boşaltılması çağrısında bulunarak, SDG’yi bu alanları askerî amaçlarla kullanmakla suçladı. SANA, ordunun hedef alınması planlanan noktaları gösteren haritalar yayımladığını, sivillerden bu bölgeleri “derhal terk etmelerini” istediğini ve SDG’nin buraları “Halep kentinin mahallelerini ve sakinlerini hedef almak için askerî mevzi olarak kullandığını” ileri sürdüğünü aktardı.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığı habere göre askeri bir kaynak yaptığı açıklamada, orduya ait insansız hava araçlarının, SDG’nin Şeyh Maksud Mahallesi’nde yolları kapattığını, halkı korkutarak mahalleden çıkmalarını engellediğini ve sivilleri, ordu ve güvenlik güçlerine yönelik saldırılar sırasında “canlı kalkan” olarak kullanmayı amaçladığını belirtti.

Suriye televizyonu, ordunun harekât birimine dayandırdığı haberinde, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “kapalı askerî bölge” ilan edildiğini ve saat 18.30’dan itibaren “ikinci bir duyuruya kadar” tam sokağa çıkma yasağı uygulandığını bildirdi. Harekât birimi, mahalledeki sivillere pencerelerden uzak durmaları, alt katlara inmeleri ve SDG mevzilerine yaklaşmamaları yönünde uyarıda bulundu.

Öte yandan SDG, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “Suriye hükümetine bağlı gruplar tarafından yoğun ve şiddetli bombardımana maruz kaldığını”, hükümet güçlerinin tanklarla ilerlemeye çalıştığını ve buna karşı “şiddetli ve sürekli bir direniş” gösterdiklerini savundu.

Ordu daha önce, sivillerin Şeyh Maksud’dan çıkışı için yerel saatle 16.00–18.00 (13.00–15.00 GMT) arasında bir geçiş noktası açıldığını, SDG savaşçıları ise “silah bırakma” çağrısı yapıldığını duyurmuştu. AFP muhabiri, Şeyh Maksud yakınlarında bazı sivillerin mahalleden ayrıldığını gözlemledi.

SDG güçleri, günün erken saatlerinde, Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmeyi reddettiklerini açıklamıştı. Yetkililer, ateşkes kapsamında bu bölgelerin saatler içinde tahliye edileceğini duyurmuştu.

Suriye Savunma Bakanlığı, Cuma günü şafak vakti yaptığı açıklamada, ateşkesin gece yarısından sonra saat 03.00’te yürürlüğe girdiğini, silahlı grupların bu saatten itibaren en geç 09.00’a kadar bölgeyi terk etmeleri gerektiğini bildirdi. Açıklamada, militanların yalnızca hafif bireysel silahlarını taşıyabilecekleri, Suriye ordusunun ise “güvenli şekilde refakat ve kuzeydoğu bölgelerine ulaşana kadar tam güvenlik sağlama” taahhüdünde bulunduğu belirtildi.

Salı günü, Halep’teki Kürt ağırlıklı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde hükümet güçleri ile Kürt güçler arasında çıkan şiddetli çatışmalarda 21 kişi hayatını kaybetmiş, taraflar olayların sorumluluğu konusunda birbirini suçlamıştı. Gelişmeler, Mart ayında imzalanan ve Kürt özerk yönetimine bağlı kurumların Suriye devleti çatısı altında birleştirilmesini öngören anlaşmaya rağmen, Şam ile SDG arasındaki müzakerelerin tıkanması ortamında yaşanıyor.


SDG Halep'ten ayrılmayı reddediyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
TT

SDG Halep'ten ayrılmayı reddediyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bugün yaptıkları açıklamada, yetkililerin ateşkes kapsamında saatler içinde tahliye edileceklerini duyurmasına rağmen Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmeyi reddettiklerini bildirdi. Söz konusu ateşkes, günler süren kanlı çatışmaların ardından sağlanmıştı.

Şeyh Maksud ve Eşrefiye Halk Meclisi tarafından yayımlanan açıklamada, “Şam hükümeti güçlerinin halkımıza ve güvenlik güçlerimize yaptığı çağrı bir teslimiyet çağrısıdır. Ancak bu mahallelerdeki halkımız, yaşadığı yerlerde kalma ve onları savunma konusunda kararlıdır” denildi. Açıklamada ayrıca, “Mahallelerimizde kalma ve onları savunma yönünde kararımızı aldık” ifadesine yer verildi.

ı8
Suriye'nin kuzeyindeki Halep şehrinde, Şeyh Maksud mahallesine girmek ve SDG milislerini iki bölgeden tahliye etmek için sıraya giren otobüsler, 9 Ocak 2026... (AFP)

Halep’teki yerel yetkililer bugün erken saatlerde yaptıkları açıklamada, kentte kuşatma altında bulunan SDG  milislerinin saatler içinde Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgelere nakledileceğini duyurmuştu.

Halep Valiliği Basın Müdürlüğü tarafından yayımlanan açıklamada, ‘Savunma Bakanlığı’nın günler süren kanlı çatışmaların ardından ateşkes ilan etmesinin akabinde, önümüzdeki saatlerde SDG unsurlarının hafif bireysel silahlarıyla birlikte Fırat’ın doğusuna nakledileceği’ belirtildi. Açıklamada, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde Kürt güçleri ile hükümet güçleri arasında yaşanan çatışmaların binlerce sivili yerinden ettiği kaydedildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise bugün şafak vakti yayımladığı açıklamada, ateşkesin gece yarısından sonra saat 03.00’te yürürlüğe girdiğini bildirdi. Açıklamada, mahallelerdeki silahlı gruplardan ateşkesin başlamasından itibaren cuma sabahı saat 09.00’a kadar bölgeyi terk etmeleri istendi. Bakanlık, silahlı unsurların yalnızca hafif bireysel silahlarını yanlarına alarak ayrılabileceklerini belirterek, Suriye ordusunun ‘kendilerine eşlik etmeyi ve ülkenin kuzeydoğusundaki bölgelere güvenli şekilde ulaşmalarını sağlamayı taahhüt ettiğini’ duyurdu.

dfrgthy
Suriye iç güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile şiddetli çatışmaların ardından 8 Ocak 2026 günü geç saatlerde Halep'in Eşrefiye mahallesine girerken sokakları güven altına alıyor. (AFP)

Yetkililer, söz konusu adımın ‘bu mahallelerdeki askerî durumu sona erdirmeyi, hukukun ve resmî kurumların yeniden tesis edilmesini sağlamayı, ayrıca evlerinden zorla ayrılmak zorunda kalan sivillerin geri dönerek güven ve istikrar ortamında normal hayatlarına dönmelerine imkân tanımayı’ amaçladığını açıkladı.

Açıklamada, herkesin güvenliğinin sağlanması ve sahada herhangi bir sürtüşmenin önlenmesi için belirlenen süreye titizlikle uyulması çağrısında bulunulurken, silahlı grupların mahallelerden Suriye’nin kuzeydoğusuna çıkışının, iç güvenlik güçleri ile Suriye ordusundaki operasyonlar biriminin koordinasyonunda düzenleneceği bildirildi.

Öte yandan Suriye ordusuna bağlı birliklerin, açıklamadan saatler önce Halep’te SDG’nin kontrolünde bulunan mahallelerden biri olan Eşrefiye’nin büyük bölümünde kontrolü sağladığı belirtildi. Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü, Eşrefiye mahallesinin “güvenli hale geldiğini, diğer eksenlerde de ilerlemenin sürdüğünü” söyledi. Sözcü ayrıca, SDG güçlerinin evleri ve iş yerlerini mayınladığını belirterek, bakanlık birliklerinin Eşrefiye mahallesini mayınlardan arındırmak için çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.