Mısırlı Said Uluslararası Deprem Tahmin Yarışması’nı kazandı

Şarku’l Avsat'a konuşan ekip lideri Ömer es-Said: “Araştırmamız bilimseldir, astrolojik değildir” dedi

Araştırmacı Ömer es-Said ve ekibi tarafından kazanılan birincilik sertifikası (Şarku’l Avsat)
Araştırmacı Ömer es-Said ve ekibi tarafından kazanılan birincilik sertifikası (Şarku’l Avsat)
TT

Mısırlı Said Uluslararası Deprem Tahmin Yarışması’nı kazandı

Araştırmacı Ömer es-Said ve ekibi tarafından kazanılan birincilik sertifikası (Şarku’l Avsat)
Araştırmacı Ömer es-Said ve ekibi tarafından kazanılan birincilik sertifikası (Şarku’l Avsat)

Hollandalı “deprem tahmincisi” Frank Hoogerbeets, Kahramanmaraş ve Suriye depremlerini tahmin etmesinden bu yana, depremlerle ilgili her türlü tartışmada taraf haline geldi. Hoogerbeets, bu kez, depremleri “tahmin etmek” ve “öngörmek” arasındaki farkı çevreleyen tartışma bağlamında yerini aldı.
Bu tartışma, Mısır'daki Ulusal Astronomi ve Jeofizik Araştırmaları Enstitüsü'nden bir araştırma ekibinin Çin’de gerçekleşen uluslararası deprem tahmini yarışmasında birinciliği kazandığının duyurulmasının ardından ortaya çıktı. Enstitünün bu haberi Facebook sayfasında kutlaması, araştırmacıların Hoogerbeets'in depremlerin ne zaman meydana geleceğine ilişkin söylediklerini kınadıkları bir sırada, şaşırtıcı sorulara sebep oldu.
Şarku’l Avsat'a konuşan ekip lideri Ömer es-Said: “Bizim yaptığımız ile Hoogerbeets'in yaptığı arasındaki fark, bilim ile astroloji arasındaki fark gibidir. Bizim yaptığımız, bir algoritmanın sismik istasyonlar tarafından sağlanan verileri okumak için tasarlanıp, daha sonra depremlerin zamanlaması, yeri ve yoğunluğu hakkında bir tahmin veren yapay zeka algoritmalarının kullanımına dayanırken, Hoogerbeets ve diğer habercilerin yaptıkları, gezegenlerin konumlarını depremlerin oluşumuyla ilişkilendirdiği için sismologların, bilimle ambalajlanmış astroloji olduğunu söylediği bir metodolojiye dayanıyor.”
Söz konusu Mısırlı araştırma ekibi, sonuçları mart ayında açıklanan ve Çin'de “Yapay Zekâ Kullanarak Deprem Tahmin Etme Organizasyonu" tarafından her yıl düzenlenen yarışmada 2021 yılında ikincilik kazanmıştı. 2023 mart ayında açıklanan 2022 yarışmasının ise birincisi oldu.


Araştırmacı Ömer es-Said (Şarku’l Avsat)

Es-Said, araştırma ekibinin çalışmasının, Çin'in “Yünnan” ve “Siçuan” eyaletlerinde kurulan 120 deprem istasyonundan sağlanan verilere dayanarak, haftalık deprem tahminleri sunduğunu ve altı ay sürdüğünü ifade etti. Buna ek olarak, 2016 yılında kurulan istasyonların, 2017'den bugüne kadar çok sayıda bilgi sağladığı ve bu bilgilerin, haftalık bazda depremlerin meydana gelip gelmeyeceğini tahmin etmek için makine öğrenimi tabanlı bir algoritmayı eğitmek için kullanıldığını söyledi.
Es-Said: “Algoritma, depremler meydana gelmeden, önleyici sinyalleri belirleyebiliyor ve bir deprem beklendiğinde depremin yerini tahmin edebiliyor. Meydana gelen depremin yeri ve şiddeti ne kadar yakın tahmin edilirse, yarışan ekiplerin değerlendirmesi de o kadar büyük oluyor. Bizim algoritmamız 70'e varan bir doğruluk oranına ulaşmayı başardı” dedi.
Depremleri önceden tahmin etmeyi amaçlayan araştırmalar henüz emekleme aşamasında olsa da ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu’ndaki (USGS) Deprem Tehlikeleri Programı'nda görevli bir bilim insanı olan Susan Hough, bu araştırmaların, tahmincilerin deprem tahminleri hakkında konuşmak için kullandıkları bir yönteme dönüştüğü için yeni bir şey söylüyormuş gibi görünmek adına, tahmin ile öne sürdükleri teori arasında bağlantı kurmaya dikkat kesildiklerini ifade etti.
Hough, Hoogerbeets'in Türkiye ve Suriye'deki depremin ardından meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki artçı sarsıntılardan birini tahmin ettiği bir tiviti de bu duruma örnek olarak gösterdi.



Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün, "geçmişte ağır bedeller ödediğimiz intiharvari maceralara Lübnan'ı sürüklememeye" olan bağlılığını yineleyerek, ülkenin İsrail sınırındaki güney Litani bölgesinde "geniş alanları yasadışı silahlardan temizleme" işlemini tamamladığını belirtti.

Avn, diplomatik temsilcilere ve uluslararası misyon başkanlarına, Lübnan silahlı kuvvetlerinin "her türlü yasadışı silahtan, türü veya bağlantısı ne olursa olsun, geniş alanları temizleme konusunda muazzam görevler üstlendiğini ve tüm provokasyonlara, devam eden saldırılara, şüphelere, ihanet suçlamalarına, hakaretlere ve iftiralara rağmen bunu başardıklarını" söyledi.

"Güney Lübnan'ın, tüm uluslararası sınırlarımız gibi, yalnızca silahlı kuvvetlerimizin kontrolü altında olması ve diğerlerinin, istisnasız hepsinin, kendi ülkelerinin çıkarları için görüşmeler, müzakereler ve pazarlıklar yaparken, topraklarımızda başkalarının çatışmalarına dahil olma veya bu çatışmalara kayma olasılığının kesin olarak sonlandırılması gerektiğinin" altını çizdi.


Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
TT

Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)

Suriye hükümeti, hükümet güçlerinin bölgedeki ilerlemesinin ardından, ülkenin kuzeydoğusundaki kalesi olan Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yeni bir anlaşmaya varıldığını ve 4 günlük bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yaptığı basın açıklamasında "Haseke Valiliği'nin geleceğiyle ilgili bir dizi konuda ortak bir anlayışa varıldığını" belirtti. Açıklamada, "bölgelerin pratik entegrasyonu için ayrıntılı bir plan geliştirmek amacıyla Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) dört günlük istişare süresi tanınması" konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bunun ardından Savunma Bakanlığı, dün akşam saat 20:00'den itibaren geçerli olmak üzere dört günlük ateşkes ilan etti.

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack, yeni anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "(Suriye Demokratik Güçleri'nin) (DEAŞ'la) mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık aşırılık yanlılarının ve aile üyelerinin tutulduğu hapishanelerin ve kampların güvenliğini devralmaya yetkili olduğunu kaydetti.

Barrack, mevcut durumun Kürtlere "tam vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi katılım da dahil olmak üzere, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu sunduğunu ve bu hakların Beşşar Esed yönetiminde uzun süredir Kürtlerden esirgenmiş olduğunu" ifade etti.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.