Libya: Orduyu birleştirme ve ortak hükümet kurma çabaları sürüyor

BM Libya Temsilcisi Batili, Trablus’taki görüşmelerin ardından ordu ve güvenlik liderleri arasında arabuluculuk yapıyor (UNSMIL)
BM Libya Temsilcisi Batili, Trablus’taki görüşmelerin ardından ordu ve güvenlik liderleri arasında arabuluculuk yapıyor (UNSMIL)
TT

Libya: Orduyu birleştirme ve ortak hükümet kurma çabaları sürüyor

BM Libya Temsilcisi Batili, Trablus’taki görüşmelerin ardından ordu ve güvenlik liderleri arasında arabuluculuk yapıyor (UNSMIL)
BM Libya Temsilcisi Batili, Trablus’taki görüşmelerin ardından ordu ve güvenlik liderleri arasında arabuluculuk yapıyor (UNSMIL)

Birleşmiş Milletler Libya Misyonu (UNSMIL) yaptığı açıklamada 5+5 Ortak Askeri Komite’nin doğu, batı ve güneyden bir grup askeri ve güvenlik birimi lideri ve bazı silahlı milis liderleri ile BM’nin Libya Özel Temsilcisi Abdullah Batili’nin himayesinde Trablus’ta gerçekleştirdiği toplantının, on yıldır Libya’da düzenlenen toplantıların en büyüğü olduğunu açıkladı.
UNSMIL, 27 Mart’ta yaptığı açıklamada bu toplantının bu seçimlerin yapılması için elverişli koşullar oluşturmak üzere birlikte çalışmak hususunda, bu ayın ortasında Tunus’ta düzenlenen benzer bir toplantıda katılımcılar tarafından ifade edilen taahhüdü takip etmeyi amaçladığını belirtti.
Batili, doğu, batı ve güneydeki tüm liderlere Libya’da barışın temellerini sağlamlaştırma çağrısını yineledi. Batili ayrıca, “Güvenlik ve askeri birimlerin liderleri, güvenlik düzenlemeleri ve seçim sürecine eşlik eden diğer önemli konular üzerinde anlaşmaya varılmasında önemli bir rol oynayacaktır” dedi.
UNSMIL’e göre Trablus’ta toplananlar, Tunus’taki ilk toplantısında ve Trablus’taki ikinci toplantısında ordu ve güvenlik liderleri arasındaki 5+5 Ortak Askeri Komite ile diyalogdan kaynaklanan her şeye tam bağlılığa ek olarak, ülke içinde Libyalı taraflar arası diyaloğu ve Libya işlerine dış müdahalenin reddedilmesi konuları başta olmak üzere dokuz noktaya odaklandı.
Konferansta ayrıca, Libya topraklarında çatışma ve şiddetin her türlüsünden vazgeçilmesi ve genelkurmay başkanları aracılığıyla askeri kurumların birleştirilmesi ve güvenlik kurumlarının ve diğer devlet kurumlarının birleştirilmesi konularında çalışmaya devam edilmesi, tüm Libya devlet kurumların için birleşik bir hükümet bulmak, yerinden edilmiş ve savaşlardan etkilenenlerin sorunlarını çözmek için çabaların artırılması konularında uzlaşı sağlandı.
Anlaşmada, ‘ulusal uzlaşı çabalarının, tazminatların ve seçim çabalarının tamamlanması, Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi’nin kendilerine verilen prosedürleri tamamlaması ve bir sonraki toplantının Ramazan ayı boyunca doğudaki Bingazi şehrinde yapılması’ konuları yer aldı.
Öte yandan Ulusal Birlik Hükümeti İçişleri Bakanı İmad et-Trablisi, Batili’nin, 5+5 komitesi üyelerinin, batı ve doğu bölgelerindeki bir dizi güvenlik ve askeri liderin katılımıyla geçen pazar akşamı başkent Trablus’ta düzenlenen toplantıya başkanlık ettiğini açıkladı. Trablisi ayrıca, toplantının ‘seçimleri düzenleme çabalarını birleştirmeyi, güvenlik ve askeri birimler arasında çabaları güvence altına alacak iletişim mekanizmalarını kurmayı, ülkenin güvenliğini sağlamak için bölünmeyi reddetmeyi’ hedeflediğine dikkati çekti.
Trablisi’nin ofisi ise İçişleri Bakanı’nın, BM Temsilcisi’ne bakanlığının seçimleri güvence altına almaya hazır olduğu konusunda bilgi verdiğini açıkladı.
Toplantının ardından geçici hükümetin başkanı Abdulhamid Dibeybe, geçiş aşamalarını sona erdiren, Libya’nın birliğini ve toplumunun bütünlüğünü tehdit eden bölünmüşlük durumuna ve savaşlara barışçıl bir çözüm getiren adil ve tarafsız yasalar uyarınca başkent Trablus’taki istikrarın askeri ve güvenlik teşkilatını birleştirme çabalarının yerel ve uluslararası yollarının ve ulusal seçimlerin tamamlanması için yapılan hazırlıkların ilerlemesine fırsat verdiğini vurguladı.
Dibeybe, pazartesi sabahı erken saatlerde Twitter üzerinden yaptığı kısa açıklamada “Sabitlerimiz net, sivil devlete evet, askeri devlete hayır, seçimlere evet, uzatmaya hayır, barışa evet, savaşa hayır” dedi.
Fethi Başağa liderliğindeki İstikrar Hükümeti de toplantıyı memnuniyetle karşılarken, Savunma Bakanı Ahmid Huma ise bu adımın ‘askeri ve güvenlik kurumlarını birleştirmek amacıyla’ son iki yıldaki önceki adımların devamı olarak geldiğini söyledi ve toplantıyı ‘yiğitlerin barışı, vatanı tüketen, egemenliğini ve bağımsızlığını adeta öldüren yaraların ilacı’ olarak nitelendirdi.
Huma, Birlik Hükümeti’ne yakın ‘Libya Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, tüm Libyalıları ‘birlik, yeniden birleşme ve gerçek ulusal uzlaşmaya ulaşmak için bu tür adımları güçlendirmeye’ çağırdı. Bakan, “Askeri kurum birleşirse, herhangi bir seçimin başarısının yanı sıra, şiddet ve çatışmanın gücüyle değil, yasanın gücüyle tüm tarafların sonuçlarını kabul etmesinin garantörü olacaktır” dedi.
BM Temsilcisi’nin Libya’yı yıllardır içinde bulunduğu krizden kurtarma çabalarına övgüde bulunan Huma, herkesi ‘Libyalılar arasında çekişme yaratacak hiçbir sese kulak asmamaya’ çağırdı.
Öte yandan Dibeybe, Ulusal Petrol Şirketi’ne bağlı ‘Zallaf’ şirketinin bir ABD şirketi ile ‘Ubari bölgesinde rafineri ve yemeklik gaz tesisi kurmak üzere imzaladığı’ anlaşmanın, akaryakıt ve gaz teminine katkıda bulunacağını ve güneydeki gençlere iş imkânı sağlayacağını dile getirdi.
Zallaf şirketi ise, güneydeki rafineri inşaat projesi için ilk anlaşmaların, rafineri ünitelerinin ilk mühendislik çalışmalarını yürütecek ve lisanslı ünitelere teknik lisans verecek olan ABD merkezli ‘Honeywell-UOP’ şirketi ile imzalandığını söyledi.
Öte yandan Dibeybe hükümetinde Dışişleri Bakanı olan Necla el-Mankuş, pazar akşamı İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile telefonda görüştüğünü ve başta ekonomik yön olmak üzere çeşitli alanlarda iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi meselesini ele aldıklarını belirtti. Mankuş, yaptığı açıklamada İran büyükelçiliğinin görevlerini yerine getirmek üzere başkent Trablus’a geri dönmesi için gerekli düzenlemelerin de ele alındığını söyledi.
 



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.