ABD, Çin'in silah üretimine yetişebilmek için Silikon Vadisi'nden yatırım arıyor

"Çin, Silikon Vadisi'ne, ABD ise Detroit'te bir araba üreticisine benziyor"

Pentagon, özel sektörle ortak çalışmaları artırmayı hedefliyor (Reuters)
Pentagon, özel sektörle ortak çalışmaları artırmayı hedefliyor (Reuters)
TT

ABD, Çin'in silah üretimine yetişebilmek için Silikon Vadisi'nden yatırım arıyor

Pentagon, özel sektörle ortak çalışmaları artırmayı hedefliyor (Reuters)
Pentagon, özel sektörle ortak çalışmaları artırmayı hedefliyor (Reuters)

Çin'in silah üretim kapasitesini yakalamak isteyen ABD, Silikon Vadisi şirketlerini sanayi sektöründeki üretim süreçlerine katılması için ikna etmeye çalışıyor.
Kimliğini paylaşmayan Pentagon çalışanları, ülkenin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal'a yaptıkları açıklamada, ABD'nin savunma sanayisinin yalnızca devlet fonuyla çalışan sınırlı sayıdaki şirketlerden oluştuğuna işaret ederek, bunun inovasyonu ve ilerlemeyi engellediğini söyledi. 
Söz konusu şirketler arasında Lockheed Martin, Northrop Grumman ve General Electric gibi firmalar yer alıyor.
Kaynaklar, Çin'in drone'lardan hipersonik füzelere kadar önemli teknolojilerde özel sektöre yaptıkları yatırımlarla öne geçtiğine dikkat çekti.
Prestijli Stanford Üniversitesi'nden Steve Blank, Pekin yönetiminin teknoloji sektörüne 1 milyar dolara yakın yatırım yaptığını belirtti. Blank, "Pentagon, Detroit'teki bir araba üreticisine, Çin de Silikon Vadisi'ne benziyor" diyerek, iki ülke arasındaki rekabetin eşitsizliğini vurguladı.
ABD, bu alandaki yatırımları hızlandırmak için aralıkta Savunma Bakanlığı'na bağlı Stratejik Sermaye Ofisi'ni (Office of Strategic Capital -OSC) kurmuştu. 
Haberde, Joe Biden hükümetinin, özel şirketlerden savunma sanayisine yatırım yapılmasını sağlamayı amaçlayan OSC'ye 115 milyon dolarlık fon istediği de belirtildi. 
Söz konusu fonla, askeri teknoloji alanına önemli katkılar sağlayabilecek Silikon Vadisi'ndeki startup'larla anlaşma yapılması planlanıyor. 
Öte yandan haberde, bu ay iflas eden Silikon Vadisi Bankası'nda (SVB) Pentagon'un çalıştığı bazı şirketlerin hesabı olduğuna da dikkat çekildi. Pentagon yetkilileri, bankanın iflasına dair yorum yapmayı reddetti. 
SVB'nin iflası, 2008 küresel finansal krizinden bu yana ülkede kayıtlara geçen en büyük banka iflaslarından biri olmuştu. 17 Mart'taki iflas başvurusunun ardından ABD Federal Mevduat Sigorta Kurumu bankaya el koymuştu. ABD'nin 16. büyük bankası daha sonra First Citizens Bank'e satılmıştı.
Pentagon'un Savunma İnovasyon Birimi'nin eski başkanı Mike Brown, devletin olaya müdahalesiyle, özellikle askeri savunma teknolojisi ve tedarik zincirinde yaşanabilecek büyük bir tehlikenin önüne geçildiğini söyledi. 
Haberde paylaşılan bilgilere göre özel şirketler, ABD'nin savunma sanayisine yılda 6 milyar dolar yatırım yapıyor. Bu rakam 2017'de 1 milyar dolar civarındaydı.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Sputnik International



İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
TT

İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)

İranlı üst düzey bir yetkili bugün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında ülkesine yönelik yaptırımların kaldırılmasının kapsamı ve mekanizması konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtti.

Yetkili, nükleer programla ilgili yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını söyledi.

Yetkili, İran’ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir kısmını ihraç etme, saflığını düşürme ve uranyum zenginleştirme konusunda bölgesel bir birlik oluşturma seçeneğini ciddi şekilde değerlendirebileceğini ifade etti. Karşılığında ise İran’a barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkının tanınması gerektiğini vurguladı.

“Görüşmeler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varma imkânı mevcut” diyen yetkili, sürecin devam edeceğini kaydetti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçen hafta ABD ile yapılan nükleer görüşmelerin ardından birkaç gün içinde karşı öneri taslağı hazırlanmasını beklediğini açıklamıştı. Öte yandan Başkan Donald Trump, İran’a sınırlı askeri saldırılar düzenlemeyi değerlendirdiğini belirtmişti.

Yetkili, İran’ın petrol ve maden kaynaklarının kontrolünü Washington’a teslim etmeyeceğini, ancak Amerikan şirketlerinin İran’daki petrol ve gaz sahalarında her zaman faaliyet gösterebileceğini de ifade etti.


Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.