Yazar Alice Sebold'a tecavüz ettiği suçlamasıyla 16 yıl haksız hapis yatan kişi, 5,5 milyon dolar tazminat kazandı

Sebold'un kitabı Peter Jackson tarafından sinemaya uyarlanmıştı

Yazar Sebold, aklanmasının ardından Broadwater'dan özür dilemişti (AP)
Yazar Sebold, aklanmasının ardından Broadwater'dan özür dilemişti (AP)
TT

Yazar Alice Sebold'a tecavüz ettiği suçlamasıyla 16 yıl haksız hapis yatan kişi, 5,5 milyon dolar tazminat kazandı

Yazar Sebold, aklanmasının ardından Broadwater'dan özür dilemişti (AP)
Yazar Sebold, aklanmasının ardından Broadwater'dan özür dilemişti (AP)

Yazar Alice Sebold'a tecavüz ettiği suçlamasıyla hüküm giyen Anthony J. Broadwater, 16 yıl boyunca haksız yere hapis yattığı için ABD'nin New York Eyaleti'nden 5,5 milyon dolar tazminat kazandı.
Broadwater, pazartesi günkü açıklamasında New York Başsavcısı Letitia James ve avukatları Melissa Swartz'la David Hammond'a teşekkür ederek, yaşadığı zorlu süreç için "Hepimizin hayatı bir şekilde darmadağın oldu" dedi.
62 yaşındaki siyah Broadwater, Mayıs 1981'de Onondaga County'deki Syracuse Üniversitesi'nde okuyan 18 yaşındaki Sebold'a tecavüz etmekle suçlanmıştı. 
Sebold, polis sorgusunda kendisine saldıran kişiyi tarif etti ve olaydan 5 ay sonra da Broadwater'la diğer şüpheliler gözaltına alındı. Fakat Sebold, karakolda saldırganı teşhis ederken Broadwater yerine başkasını seçti. 
1999'da basılan Lucky (Şanslı) adlı kitabında yaşadıklarını anlatan Sebold, söz konusu iki kişinin birbirine çok benzediğini ama daha sonra hata yaptığını fark ettiğini ve mahkemede bunu düzelttiğini yazdı. Sebold, mahkemede tanık kürsüsüne çıkan Broadwater'ın kendisine saldıran kişi olduğunu öne sürdü. 
O dönem 20 yaşındaki Broadwater ise süreç boyunca iddiaları reddetti.
Sebold'un ifadesi ve mikroskobik saç analizi delillerinin incelenmesi sonucunda Broadwater, 1982'de hapse atıldı. 
Daha sonra Adalet Bakanlığı'nın söz konusu analizin güvenilir bir yöntem olmadığını açıklaması ve Broadwater'ın avukatlarının itirazlarıyla, kendisi 1998'de serbest bırakıldı ama hakkındaki suçlama düşürülmedi.
Bu dönemde sicili nedeniyle iş bulmakta ve geçimini kazanmakta zorlanan Broadwater, avukatları Swartz ve Hammond aracılığıyla New York Eyaletine dava açtı. Hakkındaki suçlamalar da Kasım 2021'de düşürüldü. Bunun üzerine Sebold, bir açıklama yayımlayarak Broadwater'dan özür diledi.
Broadwater ayrıca Syracuse Belediyesi'ne ve Onondaga County'e karşı da tazminat davası açtı. Bunlarla ilgili hukuki süreçler devam ediyor.
59 yaşındaki Sebold, tazminat kararının ardından yaptığı açıklamada da şunları söyledi: 
"Hiçbir miktar Broadwater'ın uğradığı haksızlığı ortadan kaldıramaz. Ancak karar, en azından bu haksızlıkların resmen tanınması anlamına geliyor."
ABD'li yazarın 2002'de çıkan Lovely Bones kitabı, ünlü yönetmen Peter Jackson tarafından Cennetimden Bakarken ismiyle 2009'da sinemaya uyarlanmıştı.

Independent Türkçe, New York Times, AP



Öcalan, 26 yıl hapis yattıktan sonra kendisini ‘barış elçisi’ olarak nitelendiriyor

Dünyanın dört bir yanındaki Kürtler Öcalan'ı bir kahraman olarak görüyor ve serbest bırakılmasını talep ediyor. (AFP)
Dünyanın dört bir yanındaki Kürtler Öcalan'ı bir kahraman olarak görüyor ve serbest bırakılmasını talep ediyor. (AFP)
TT

Öcalan, 26 yıl hapis yattıktan sonra kendisini ‘barış elçisi’ olarak nitelendiriyor

Dünyanın dört bir yanındaki Kürtler Öcalan'ı bir kahraman olarak görüyor ve serbest bırakılmasını talep ediyor. (AFP)
Dünyanın dört bir yanındaki Kürtler Öcalan'ı bir kahraman olarak görüyor ve serbest bırakılmasını talep ediyor. (AFP)

PKK’nın feshedildiğini ve silah bıraktığını açıklayan kurucu lider Abdullah Öcalan, Türkiye tarihine ‘barış elçisi’ olarak adını yazdırdı.

27 Şubat'ta yüz binlerce Kürt Türkiye'nin güney ve doğusundaki şehirlerde, Suriye'nin kuzeydoğusunda binlerce Kürt  sokaklara dökülerek Öcalan'ın PKK'ya yaptığı dağılma ve silah bırakma çağrısına destek verdi.

76 yaşındaki Öcalan, 26 yıldır Türkiye'nin batısındaki Marmara Denizi'nin güneyinde, İstanbul'a 51 kilometre uzaklıkta Bursa iline bağlı İmralı Adası’ndaki izole bir cezaevinde tek başına tutulmasına rağmen, Türkiye'deki Kürt sorununun çözümü konusunda halen ‘anahtar’ ve ‘gerekli adam’ olarak görülüyor.

hyuı
Öcalan'ın PKK'ya silah bırakma ve dağılma çağrısını duyururken çekilen son fotoğrafı (EPA)

4 Nisan 1949'da Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesine bağlı Ömerli köyünde bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelen Öcalan’ın fikirleri, 1970'lerde solcular ve sağcılar arasında yaşanan şiddetli sokak çatışmalarıyla şekillendi.

Kürtlerin ‘kahraman’ olarak gördüğü Öcalan, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden ayrıldıktan sonra bağımsız bir Kürt devletinin kurulması için mücadele etmeye yemin ederek Türk solundan ayrıldı ve 28 Kasım 1978'de Diyarbakır'ın Lice ilçesinde PKK’yı kurdu.

1984'ten bu yana Suriye'de on binlerce insanın ölümüne neden olan bir isyana liderlik etti (kurbanların sayısına ilişkin tahminler 15 bin ila 40 bin arasında değişmekte). Türkiye, ABD ve Avrupa Birliği (AB) PKK’yı terör örgütü olarak tanımlıyor.

zxcdfgt
Öcalan'ın 1999'da Kenya'da yakalandıktan sonra Türkiye'ye getirilişi sırasında çekilmiş fotoğrafı (Arşiv - Türk medyası)

Türkiye'nin 1998'de Öcalan yüzünden Suriye'yi savaşla tehdit etmesinin ardından Şam, savaşın patlak vermesini önlemek için Mısır ve İran'ın araya girmesiyle Öcalan'ı sınır dışı etmek zorunda kaldı ve bunun sonucunda Türkiye'ye, güvenliğine yönelik bir tehdit oluşması halinde PKK üyelerini kovalamak için Suriye topraklarına 5 kilometre mesafeye kadar girme hakkı veren Adana Anlaşması imzalandı.

Öcalan, 15 Şubat 1999'da Kenya'nın başkenti Nairobi'de yakalanıp Türk özel kuvvetlerinin koruması altında Ankara'ya getirilmeden önce Rusya'ya, ardından İtalya ve Yunanistan'a sığınmıştı. 29 Haziran 1999'da terör örgütü kurmak ve yönetmek suçundan idama mahkûm edildi.

Türkiye'nin 2004 yılında AB'ye katılım müzakereleri çerçevesinde idam cezasını kaldırması üzerine cezası infaz edilmedi ve İmralı Cezaevi’ndeki bir hücrede tek başına tutulmak üzere şartlı tahliye imkânı olmaksızın müebbet hapis cezasına çevrildi.

xsdfgrt
Öcalan, 1992 (AFP)

Öcalan'ın 27 Şubat'ta yaptığı ‘barış ve demokratik toplum’ çağrısı, 2000'li yılların başında ve 2013'te başarısızlıkla sonuçlanan iki girişimin ardından üçüncü ateşkes çağrısıydı. Müzakerelerde varılan mutabakatın reddedilmesi ve Türkiye'de Kürt sorunu olmadığı iddia edilmesiyle çatışmaların tetiklemesiyle ikinci çağrı da çöktü. Ancak Erdoğan'ın AK Parti'nin büyük gerilemeler yaşadığı bir seçim dönemine denk gelen önceki tutumuna rağmen, bizzat Öcalan, Kürtler ve Türkler arasında kardeşliği sağlamak ve topluma barış getirmek umuduyla yeni bir barış çağrısıyla, PKK'nın feshedilmesi ve silahsızlandırılması arzusuyla geri döndü... Ancak bu yeni çağrının Türkiye'de ve bölgede Kürt sorununa kalıcı bir çözüm getirip getirmeyeceğini ya da siyaset koridorlarında ve seçim taktiklerinde kaybolup gitmeyeceğini kimse bilmiyor.