Daru'l İfta’dan dinlere hakareti suç sayan uluslararası yasa çağrısı

Mısır Fetva Kurumu Daru'l İfta (Arşiv)
Mısır Fetva Kurumu Daru'l İfta (Arşiv)
TT

Daru'l İfta’dan dinlere hakareti suç sayan uluslararası yasa çağrısı

Mısır Fetva Kurumu Daru'l İfta (Arşiv)
Mısır Fetva Kurumu Daru'l İfta (Arşiv)

Mısır Fetva Kurumu Daru'l İfta, dünya çapında kamu barışını korumak için peygamberlere, dinlere, kutsallara ve dini sembollere hakareti suç sayan uluslararası bir yasa çağrısını yineledi. Mısır Müftüsü Dr. Şevki Allam, dün bir grup aşırılık yanlısının, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da Kur'an-ı Kerim'in bir nüshasını yakmasını en set ifadelerle kınadı.
Mısır Müftüsü yaptığı açıklamada, “Bu tür günahkâr suçlar ve sorumsuz suiistimaller nefret duygularını körüklüyor, nifak tohumları ekiyor ve İslamofobi’nin tezahürlerini yansıtıyor. Bu durum, bu suiistimallere, fitne zehrini harekete geçirecek ve nefreti yayacak her şeye karşı uluslararası toplumun ve onun tüm kurum ve kuruluşlarının müdahalesini zorunlu kılmaktadır” ifadelerini kullandı.
Allam, "Bu tekrarlanan tacizler, dünya çapında bir buçuk milyardan fazla Müslümanın duygularına açık bir hakaret ve açık bir meydan okumayı temsil ediyor" dedi. Nifak ve nefreti yaymaktan, medeniyetler ve kültürler arasındaki uçurumu büyütmekten ve farklı insanlar ve din mensupları arasında nefret yaymaktan başka amacı olmayan bu ve benzeri suiistimallerin ele alınmasının gerekliliğine vurgu yaptı.
El-Ezher Üniversitesi tarafından yapılan açıklamada, “Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların duygularına karşı bu provokatif provokasyon eylemini tekrarlayarak; özellikle Ramazan ayında; sadece Müslümanlara yönelik bağnazlığı ve nefreti ifade eden bir terör eylemi ve pervasızca bir düşüncedir ve din mensupları arasında şiddeti ve tacizi körükleyen bir nefret suçudur” ifadelerine yer verilmişti.
Ezher tarafından geçtiğimiz Pazartesi günü yapılan açıklamada, “Terörizm ve başkalarının duygularını kışkırtmak aynı madalyonun iki yüzüdür; tehlike, nefret ve yıkım açısından eşittir ve dünyanın bilge ve dini liderleri tarafından kurulan diyalog köprülerini koparmaya yönelik açık düşmanca bir arzu ve bariz kanıtlar- dünya, bu suçların faillerinin zihinlerinin her türlü insani değerden arındırıldığına tanık oluyor” ifadeleri kullanıldı. Uluslararası toplum ve uluslararası kurumlara ‘ifade özgürlüğü teriminin kötüye kullanılması kaosuna’ son verilmesini hızlandırma çağrısında bulunuldu.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.