Lübnan parlamentosunda siyasi gerginlik tırmanıyor

Ketaib lideri, Berri’nin siyasi yardımcısını ‘kutsal değerleri ihlal etmekle’ suçladı

Oturumdan sonra Cemayel (ortada) meslektaşları Mişel Muavvad (sağda) ve Selim es-Saye ile birlikte (Lübnan Parlamentosu web sitesi)
Oturumdan sonra Cemayel (ortada) meslektaşları Mişel Muavvad (sağda) ve Selim es-Saye ile birlikte (Lübnan Parlamentosu web sitesi)
TT

Lübnan parlamentosunda siyasi gerginlik tırmanıyor

Oturumdan sonra Cemayel (ortada) meslektaşları Mişel Muavvad (sağda) ve Selim es-Saye ile birlikte (Lübnan Parlamentosu web sitesi)
Oturumdan sonra Cemayel (ortada) meslektaşları Mişel Muavvad (sağda) ve Selim es-Saye ile birlikte (Lübnan Parlamentosu web sitesi)

Lübnan’ın günlerdir tanık olduğu ‘kış - yaz dönemi’ zemininde yaşanan siyasi gerginlik parlamentoya taşındı. Milletvekilleri, 28 Mart’ta belediye seçimleri de dahil olmak üzere bir dizi yasa teklifini görüşmek için ortak meclis komitelerinin bir oturumunda bir araya geldi. Toplantıdaki tartışmalar, yüksek tavanlı tartışmalara dönüşürken, Ketaib Partisi Genel Başkanı Sami Cemayel’e göre ‘kutsallıkları ihlal’ noktasına ulaştı. Meclis Başkanı Nebih Berri’nin belediye seçimlerinin yanı sıra bir dizi kanun teklifini görüşmek üzere toplanmak istediği yasama oturumunun iptaline atıfla bu gergin atmosfer, oturumun ertelenmesine ve İçişleri Bakanı ile hükümete belediye seçimlerine karar vermeleri için bir öneride bulunulmasına yol açtı.
Sorunun detayları açıklanmazken, yasama oturumlarının yapılmasına karşı çıkılmasının yanı sıra belediye seçimleri ve bunların nasıl finanse edildiği ile ilgili olduğu belirtildi. Bu durum ise Ketaib Partisi Genel Başkanı Sami Cemayel ile Meclis Başkanı Nebih Berri’nin siyasi yardımcısı Ali Hasan Halil arasında mezhepçi söylem noktasına varan bir tartışmaya yol açtı. Edinilen bilgiye göre milletvekillerinin bağırışları ve sesleri, salonun dışından duyuldu.
Meclis komiteleri, 28 Mart’ta içişleri ve maliye bakanları Bessam Mevlevi ve Yusuf el-Halil ile çok sayıda milletvekili ve ilgili dairelerin temsilcilerinin katılımıyla Meclis Başkanı Yardımcısı İlyas Busaab’ın başkanlığında ortak bir toplantı yaptı.
Oturumun gündeminde, 2023 yılı belediye seçimlerinin yapılması giderlerinin karşılanması için genel bütçeye 1,500 milyar liralık ek ödenek açılmasına yönelik kanun teklifinin de bulunduğu sekiz madde yer aldı.
Oturum sonrasında Busaab, “Seçimlerin yapılmasında kimse için bir sakınca yok. İçişleri Bakanı, gelecek ayın 3’ünde bu konuda çağrı yapacak. Ancak davet öncesinde dikkat edilmesi gereken pek çok şey var. Çünkü bir davet söz konusu olduğunda bir süre sonra geri adım atamayız” dedi.
İlyas Busaab, “İçişleri Bakanı konuyu görüşmek ve uygun kararı almak için Başbakan’a gidecek. Bu sorunun da çözülmesi için İçişleri Bakanı ve hükümete bir tavsiye yayınladık. Siyasi tartışma ortamın gergin olması nedeniyle oturumun ertelenmesine yol açtı” ifadelerini kullandı.
Oturumun ardından yapılan açıklamalar, meclis içi çekişmenin birçok konuya ilişkin anlaşmazlıkların birikiminden kaynaklandığını gösterdi. Bu anlaşmazlıkların başında ise cumhurbaşkanlığı seçimleri ve cumhurbaşkanlığı boşluğu sırasında parlamentonun yetkilerine ve geçici hükümete yaklaşımdaki ilgili farklılıklar geliyor.
Oturumun sonlanmasının ardından Cemayel, içeride neler yaşandığını anlatırken, detaylara değinmeyi ise reddetti. Ancak aynı zamanda bu durumun tehlikeli olduğuna da dikkati çekti. Ketaib tarafından yapılan açıklamada, Halil’in milletvekilleri arasında söylem düzeyine yükselmeyen ahlak dışı ifadeler kullanması nedeniyle Cemayel ile Milletvekili Ali Hasan Halil arasında şiddetli bir tartışma yaşandığı belirtildi.
Ketaib kaynakları, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada “Milletvekili Cemayel, belediye seçimlerinin finansmanı konusunun tartışılması sırasında, cumhurbaşkanlığı boşluğu nedeniyle anayasaya aykırı olduğuna inandığı Temsilciler Meclisi’nin yasama oturumuna ihtiyaç duymadan seçimlerin nasıl finanse edileceğine dair çeşitli seçenekler önerdi” dedi. Bu öneriler arasında, Yüksek Yardım Komisyonu’ndan veya ‘Sayrafa’ platformu için gereken miktarın günlük katlarını harcayan Merkez Bankası’ndan finansman olasılığı da var ve bu harcamanın 8 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Aynı şekilde Eğitim Bakanı’nın bu paranın bir kısmını bakanlık binasını temizlemek için bir şirket görevlendirmek için kullandığı söylentisine istinaden Cemayel, bugün çeşitli amaçlarla kullanılan Uluslararası Para Fonu’dan özel para çekme fonlarının bakanlıkların temizlenmesi için bile kullanılma olasılığını gündeme getirdi.
Kaynaklar, Milletvekili Ali Hassan Halil’in araya girdiğini, parti liderlerinden birinin de anayasaya aykırı bir seçenek öne sürerek, hükümetten bunu yapmasını istediğini ve Cemayel’in müdahale ettiğini açıkladı. Kaynaklara göre Sami Cemayel, “Sayın meslektaşınızın anayasaya, yasalara ve yargıya nasıl saygı gösterilmesi gerektiğine dair bize verdiği örnek dolayısıyla şaşkınım” dedi. Milletvekili Halil ise, “Sen bir suçlusun, bir suçlunun oğlusun ve suçlu bir ailedensin” ifadeleriyle yanıt verdi. Bunun üzerine ise kaos çıktı ve milletvekilleri karşılıklı bağrışmalara başladı.
Ketaib Partisi Başkanı Sami Cemayel, düzenlediği basın toplantısında “Belediye ve alternatif seçimlerin düzenlenmemesinin ülkede büyük kaosa yol açacağını vurguladık. Hükümetin belediye seçimlerini yapması için yüzlerce yol olduğuna dikkat çekerek, Merkez Bankası’nın döviz kurunu sakinleştirmek için bir bankacılık platformuna günlük 27 milyon dolar harcadığına dair örnekler verdik” açıklamasında bulundu.
Cemayel, Meclis Başkanı Nebih Berri’ye yönelik eleştiride bulunurken, meclisin yasama organı değil, seçmenler organı olarak görülmesi, yani yasama yetkisinin olmadığı anlamına gelmesi konusundaki tutumunu yineledi. Öte yandan sorumluluğun, belediye seçimleri için fon temin edip diğer konularda fon bulamayan hükümete ait olduğunu vurguladı.
Sami Cemayel, yaşananları bir kutsallık ihlali olduğunu belirterek, ‘tehlikeli’ olarak nitelendirdi, ancak ayrıntılara girmeyi reddetti. Cemayel ayrıca, “Olanları ifşa edersem, bazılarının ülkeyi içine çekmek istediği bir fitneye katkıda bulunmuş olacağım ve biz bunu istemiyoruz. Eğer Berri olanların geçeceğini düşünüyorsa, o zaman kimsenin kabul etmeyeceği büyük bir sorunla karşı karşıya kalacağız. Bununla başa çıkmak istemiyorsa, o zaman mesaj iletilmiş olacak ve bununla nasıl başa çıkacağımızı müttefiklerimizle birlikte göreceğiz” dedi.
Cemayel, “Milletvekillerinden biri (Halil’i kastederek) sinirlendiyse, olanları geçelim, sorun yok. Ama ülkede bu şekilde davranıp bu mantığı kullanıp diğerine bu şekilde bakan bir siyasi eğilim varsa, o zaman sorun çok büyük” şeklinde konuştu.
Öte yandan oturum sonrasında Milletvekili Halil, bazı partilerin yasama oturumlarının düzenlenmesine karşı çıkmalarını eleştirirken, “Bir meslektaşımın bahsettiği duygu, tepkileri doğuran şeydir ve benim sözlerim açıktı. Parlamento olarak özel para çekme fonlarının kullanımından sorumlu olmadığımızı söyleseydim, bazıları döner ve Lübnan Kuvvetleri Partisi Başkanının kastedildiğini söylerdi. Ama Cemayel, kastedilen kişinin kendisi olduğu konusunda ısrar etti ve benimle kardeşlik dilini aşan bir dille konuştu” diyerek sözlerinin devamında ise, “Onurumuzun hiçbir şekilde zedelenmesini kabul etmeyeceğim. Ülkede bölücü söylemlere sürüklenmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
Halil, zamanlamaya ilişkin olarak ortaya çıkan anlaşmazlığı hatırlatarak, “Emel Hareketi, Lübnan için savaştı ve hala savaşıyor. Saat nedeniyle ‘Sizin Lübnan’ınız, bizim Lübnan’ımız’ sloganını yükselten bazı tarafların aksine, sivil barışı arzuluyor” ifadelerini kullandı.
Milletvekilleri arasındaki çatışmaların Cemayel ve Halil ile sınırlı kalmadığı biliniyor. Öyle ki Lübnan medyası tarafından aktarılana göre Berri’nin bloğundan Milletvekili Gazi Zuayter’in itirazı ile Milletvekili Melhem Halaf arasında da ‘Halaf’ın bir an önce cumhurbaşkanı seçme çağrısı nedeniyle’ bir anlaşmazlık yaşandı. Anlaşmazlık, iki taraf arasında sert tartışmalara neden oldu.
Demokratik Buluşma Bloğu Sekreteri Milletvekili Hadi Ebu el-Hasan ise ortak komiteler oturumunun bugün tanık olduğu anlaşmazlığa ilişkin açıklamada bulundu. Kendisi, meclisi sakinleştirmek üzere araya giren milletvekillerinden biriydi. Yaşananların ülkedeki üzücü gerçeği gözler önüne serdiğini söyleyen Ebu el-Hasan, atmosferi ‘tıkanık’ olarak nitelendirdi. Al-Anbaa’ya konuşan Hadi Ebu el-Hasan, “Oturumda yaşananlar şok ediciydi. Koşulların bu şekilde devam etmesi halinde ülkedeki durum tehlikeli” diyerek, “Fırtınanın ortasında aklın sesinin yükseltilmesi gerekir” şeklinde konuştu.
Hükümetin kış dönemini uzatma kararından kaynaklanan sorunun sona erdirilmesi çabası çerçevesinde İlerici Sosyalist Parti lideri Velid Canbolad’ın yanı sıra Ebu el-Hasan da ol oynadı. Milletvekili, yetkilileri ‘akıllıca ve dikkatlice düşünmeye, bu gerginliği sürdürmek yerine ülkenin çıkarlarını, halkın arzularını, cumhurbaşkanını seçmeyi, hükümeti kurmayı ve reformları başlatmayı düşünmeye’ çağırdı. Milletvekili Hadi Ebu el-Hasan ayrıca, yaşananların hayal kırıklığına yol açtığını söylerken, “Tüm tarafları bilgeliğe, müzakereye, ihtiyatlı davranmaya, mantığa ve ulusal çıkarları gözetmeye çağırıyoruz” dedi.
Bu anlaşmazlık, Lübnan’da günlerce süren siyasal- mezhepsel gerginliğin ardından, Başbakan Necib Mikati’nin Meclis Başkanı’nın talebi üzerine kış dönemini uzatma kararının ardından baş gösterdi.
Bu durum, mezhepçiliğe ve bölgeciliğe dönüşmeden önce alınan karara yönelik olumsuz ve eleştirel tepkilere yol açmış, Hristiyan partiler ve Maruni Patrikhanesi kararı reddettiklerini ve yaz saati uygulamasına geçildiğini açıklamıştı. Mikati ise daha sonra bir hükümet toplantısı düzenleyerek söz konusu karardan geri adım attığını duyurmuştu.
 



Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.


UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."