Biden, dünyada demokrasinin ilerlemesi için 690 milyon dolarlık fon sağlayacaklarını söyledi

ABD Başkanı Joe Biden 2. Demokrasi Zirvesi'nde konuştu (Reuters)
ABD Başkanı Joe Biden 2. Demokrasi Zirvesi'nde konuştu (Reuters)
TT

Biden, dünyada demokrasinin ilerlemesi için 690 milyon dolarlık fon sağlayacaklarını söyledi

ABD Başkanı Joe Biden 2. Demokrasi Zirvesi'nde konuştu (Reuters)
ABD Başkanı Joe Biden 2. Demokrasi Zirvesi'nde konuştu (Reuters)

ABD Başkanı Joe Biden, dünya genelinde demokratik programları desteklemek için 690 milyon dolarlık fon ayırdıklarını duyurdu.
ABD, Kosta Rika, Hollanda, Güney Kore ve Zambia'nın ev sahipliğinde çevrim içi düzenlenen ve yarın sona erecek "2. Demokrasi Zirvesi"nde Biden, "Küresel Zorluklar" üzerine konuştu.
Biden'ın konuştuğu oturuma Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Slovakya Cumhurbaşkanı Zuzana Caputova, Malavi Devlet Başkanı Lazarus Chakwera, Ekvador Devlet Başkanı Guillermo Lasso Mendoza, Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu, Nijer Cumhurbaşkanı Mohamed Bazoum, Panama Devlet Başkanı Laurentino Cortizo Cohen ve Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen çevrim içi katıldı.
Konuşmasında 6 Ocak Kongre baskınına değinen Biden, Amerikalı seçmenlerin ABD demokrasisine zarar veren "aşırılık yanlılarını" reddettiğini söyledi.
Biden, dünya genelinde demokrasilerin güçlendiği, otokrasilerin ise zayıfladığı değerlendirmesinde bulundu. Biden, ayrıca Rusya'nın Ukrayna'daki saldırılarına karşı demokratik yönetimlerin birlik olarak Kiev'e destek verdiğini söyledi.
Demokratik programları desteklemek için 690 milyon dolarlık fon ayırdıklarını duyuran Biden, gelecek 3 yıl boyunca dünya çapında demokrasiyi ilerletme hedefiyle 9,5 milyar dolar ayırmak için Kongre ile birlikte çalışmayı planladıklarını aktardı.
Biden, teknolojinin demokrasi üzerindeki etkilerine de değinerek, bu hafta casus yazılımların yasaklanmasıyla ilgili imzaladığı kararnameden bahsetti.
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy de Ukraynalıların demokrasi ve özgürlük adına mücadele ettiklerini belirterek demokrasi düşmanlarının kaybetmesi gerektiğini söyledi.
Rusya'yı totaliterlikle suçlayan Zelenskiy, bu ülkeye yönelik yaptırımların daha hızlı ve güçlü uygulanması gerektiğini kaydetti.

- "Demokrasi" Zirvesi'ne yönelik eleştiriler
Bu yılki Demokrasi Zirvesi'ne demokratik oldukları "şüpheli" addedilen birçok ülkenin davet edilmesi eleştirilmiş ve Biden'ın demokrasi tanımına "çifte standart" nitelemesi yapılmıştı.
Time dergisi Demokrasi Zirvesi'ne ilişkin "Biden'ın Demokrasi Zirvesi İkiyüzlülüğün Zirvesi" manşetini atmıştı.
Hindistan, Filipinler, Brezilya, Irak, Angola, Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi ülkelerin zirveye katılımı uluslararası basında eleştiri konusu olmuştu.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.