ABD'nin Irak'ın işgaline imkan tanıyan yetkiyi iptal eden yasa tasarısı Senato'dan geçti

21 Mart 2003'te Güney Irak'a giren ilk Amerikan askerleri (Reuters)
21 Mart 2003'te Güney Irak'a giren ilk Amerikan askerleri (Reuters)
TT

ABD'nin Irak'ın işgaline imkan tanıyan yetkiyi iptal eden yasa tasarısı Senato'dan geçti

21 Mart 2003'te Güney Irak'a giren ilk Amerikan askerleri (Reuters)
21 Mart 2003'te Güney Irak'a giren ilk Amerikan askerleri (Reuters)

ABD Senatosu, Irak'ın işgal edilmesine imkan tanıyan yetkiyi iptal eden yasa tasarısını kabul etti.
Senato'da, ABD Başkanı'na 1991 ve 2002'de Irak'a yönelik askeri güç kullanma imkanı veren "Irak'ta Askeri Güç Kullanımı için Yetki (AUMF)" isimli yetkinin resmi olarak iptal edilmesine yönelik yasa tasarısının geçmesiyle ilgili nihai oylama yapıldı.
Oylamada 66 milletvekili "evet", 30 milletvekili ise "hayır" oyu kullandı.
Tasarıya destek veren Senatörler, oylama öncesi yaptıkları konuşmalarda, Irak'ın işgalinin üzerinden geçen 20 yılda dünyanın değiştiğini belirterek, Irak'ın artık ABD'nin önemli ortaklarından olduğuna vurgu yaptı.
Senatörler, Irak'ın işgalinin 20. yılına denk gelecek şekilde yetkinin 20 Mart haftasında kaldırılmasını planlıyordu. Ancak bazı milletvekillerinin yetkinin kaldırılmasından ziyade içeriğinin değiştirilmesine yönelik teklifleri üzerine yapılan oylamalar nedeniyle nihai oylama bugün gerçekleştirilebildi.
Yetkinin yürürlükten kaldırılması için Temsilciler Meclisi ve Başkan Joe Biden'ın da onayından geçmesi gerekiyor.
Senato Dış İlişkiler Komitesi, son üç yılda iki kez yetkinin feshedilmesi için oy kullandı. Temsilciler Meclisi'nde 2021'de söz konusu tasarı oylanmış ancak Senato'da gündeme alınmamıştı.
AUMF yetkisini son olarak eski ABD Başkanı Donald Trump, 2020'de İranlı General Kasım Süleymani'nin öldürüldüğü operasyon için kullanılmıştı.

- Irak'ın işgali
ABD Kongresi, 1991'de Körfez Savaşı'nda Irak lideri Saddam Hüseyin'in kuvvetlerinin Kuveyt'ten çıkarılması ve 2002'de ise Irak'ın işgali için Başkan'a askeri güç kullanma yetkisi vermişti.
ABD ve İngiltere öncülüğündeki koalisyon güçleri 20 Mart 2003'te "Saddam Hüseyin'in biyolojik silahlar ürettiği" iddiasıyla Irak'ı işgal etmişti. ABD ve ona destek veren İngiltere, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) kararını beklemeden Irak'a "istikrar ve demokrasi" getireceği iddia edilen "Irak'ı Özgürleştirme Operasyonu"nu başlatmıştı.
Yüz binlerce sivilin hayatını kaybettiği, milyarlarca doların harcandığı bu askeri müdahale ülkede sivillerin bedelini ödeyeceği siyasi ve toplumsal kaosun yanı sıra terör örgütü DEAŞ'ın ortaya çıkmasına da zemin hazırladı.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.