Mısır, su geri dönüşüm projelerine hız verdi

Mısır Sulama Bakanlığı, Etiyopya ile baraj krizinin sürdüğü bir dönemde, kaynakların sınırlı olduğunu vurguladı.

Nahda (Rönesans) Barajı. (DPA)
Nahda (Rönesans) Barajı. (DPA)
TT

Mısır, su geri dönüşüm projelerine hız verdi

Nahda (Rönesans) Barajı. (DPA)
Nahda (Rönesans) Barajı. (DPA)

Mısır hükümeti, Etiyopya'nın inşasına devam ettiği Nahda (Rönesans) Nahda Barajı’nın yol açtığı krizin devam etmesi ve Mısır'ın su güvenliğini tehdit etmesi nedeniyle su geri dönüşüm projelerine hız verdi.
Mısır, Etiyopya’nın 2011 yılından bu yana nehrin ana kolu üzerine inşa ettiği barajın Nil suyundaki payını etkilenmesinden çekiniyor. Kahire, Hartum ile birlikte barajın doldurulmasını ve işletilmesini düzenleyen bağlayıcı bir yasal anlaşma çağrısında bulunurken Addis Ababa, su kaynaklarının işletilmesi yoluyla kalkınma hakkını savunarak hidroelektrik üretmeyi planladığı barajın inşasını sürdürmekte ısrar ediyor.
Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Hani Suveylem, ‘tarımsal sulamadan dönen suların yeniden kullanılması projeleriyle’ ilgili bir toplantı düzenledi. Bakanlık açıklamasında, Mısır devletinin tarımsal sulamadan dönen suların yeniden kullanılması amacıyla birçok büyük projeyi hayata geçirerek, sınırlı su kaynaklarından ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden kaynaklanan su sorunlarıyla ve çölleşmeyle mücadele etmek, ayrıca gıda güvenliğini sağlamak için büyük çaba sarf ettiğini vurguladı.
Mısır, Etiyopya ile Sudan arasında Nahda Barajı’nın doldurulması ve işletilmesiyle ilgili bağlayıcılığı olan yasal bir anlaşmaya varılması amacıyla on yılı aşkın bir süre boyunca yapılan müzakereler sonuçsuz kaldı.
Müzakereler, Afrika Birliği'nin (AfB) meseleyle ilgili bir çözüm bulmakta başarısız olmasının ardından 2021 yılının nisan ayında durdu. Bunun üzerine Mısır, dosyayı, daha önce müzakereleri hızlandırma ve tüm tarafların üzerinde uzlaştığı bir anlaşmaya varma çağrısında bulunan bir karar alan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) taşıdı.
Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Suveylem, yaptığı açıklamada, “Söz konusu projeler, Mısır'daki su yönetiminin bir örneği olarak tarımsal sulamadan dönen suların yeniden kullanılmasını amaçlıyor” ifadelerini kullandı.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Mısırlı yetkililer, baraj konusundaki anlaşmazlığa ilişkin açıklamalarında daha sert bir ton benimsediler. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, ülkesinin ‘herhangi bir su sıkıntısına katlanmayacağını’ söylerken, Dışişleri Bakanı Samih Şukri yaptığı bir açıklamada, “Etiyopya, aşağı havza ülkeleri Mısır ve Sudan ile daha fazla gerilimi daha da artırması beklenen bir adımla baraj rezervuarını dördüncü kez doldurmaya hazırlanıyor” dedi.
Bakan Suveylem, günlük 7,50 milyon metreküp kapasiteli (Mısır’ın Akdeniz’e bakan kuzey kıyılarındaki) el-Hamam İstasyonu için tarımsal sulamadan dönen suları taşıyan su yolu inşası gibi tarımsal sulamadan dönen suların yeniden kullanılması projelerinin yüzde 55’nin tamamlandığını açıkladı. Suveylem’in açıklamasına göre el-Hamam İstasyonu’na su yolu inşası projesi, 12 adet aktarma istasyonu ve 174 kilometre uzunluğunda açık ve kapalı bir hattan oluşuyor.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.