Gine Körfezi’nde korsanlar tarafından saldırıya uğrayan petrol tankeri bulundu

Korsanlar, Gine Körfezi’nde el koydukları petrol tankerinin mürettebatından bir grubu kaçırdı


Monjasa şirketine ait Danimarka bandıralı petrol tankeri (AFP)
Monjasa şirketine ait Danimarka bandıralı petrol tankeri (AFP)
TT

Gine Körfezi’nde korsanlar tarafından saldırıya uğrayan petrol tankeri bulundu


Monjasa şirketine ait Danimarka bandıralı petrol tankeri (AFP)
Monjasa şirketine ait Danimarka bandıralı petrol tankeri (AFP)

Kongo açıklarında 25 Mart’ta korsanların saldırısına uğrayan Danimarka bandıralı petrol tankeri, Gine Körfezi’ndeki Sao Tome e Principe açıklarında bulundu.
Tankerin sahibi Monjasa şirketinin bugün bildirdiğine göre, korsanlar mürettebattan bazılarını kaçırarak tankeri terk etti.
Şirketin açıklamasında, “Fransız ordusu tankeri bulduğunda, korsanlar onu terk etmiş ve mürettebatın bir kısmını yanlarına almıştı. Kurtarılan mürettebatın ise sağlık durumu iyi ve güvenli bir ortamda bulunuyorlar ve bu korkunç olayların ardından gerekli ilgiyi görüyorlar” denildi.
AFP’nin haberine göre, kaçırılan mürettebatın sayısı veya uyrukları hakkında herhangi bir ayrıntı verilmedi.
Monjasa’dan yapılan açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi;
“Düşüncelerimiz, bu stresli dönemde hala kayıp olan mürettebat üyeleri ve aileleriyle birlikte. Denizcilerin sağ salim geri dönmesini sağlamak için yerel makamlarla yakın işbirliği içinde çalışıyoruz.”
135 metre uzunluğundaki tanker, geçtiğimiz Cumartesi akşamı Kongo’nun Pointe-Noire limanından yaklaşık 140 deniz mili açıkta saldırıya uğradı.
Tankerin sahibi, mürettebatla teması kaybettikten üç gün sonra, Salı gününe kadar saldırıyı duyurmadı.
Senegal’den Angola’ya kadar 5 bin 700 kilometre uzanan Gine Körfezi, kıyı devletleri ve Avrupa ülkelerinin ortak çabalarıyla korsanlık azalmadan önce yıllarca gemiler için tehlikeli bir bölgeydi.



Güney Afrika, yoksulluğu bitirmek için tarihi bir adıma hazırlanıyor

Uzmanlar, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin evrensel temel gelir uygulaması için yeterli maddi kaynağa sahip olduğunu düşünüyor (Reuters)
Uzmanlar, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin evrensel temel gelir uygulaması için yeterli maddi kaynağa sahip olduğunu düşünüyor (Reuters)
TT

Güney Afrika, yoksulluğu bitirmek için tarihi bir adıma hazırlanıyor

Uzmanlar, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin evrensel temel gelir uygulaması için yeterli maddi kaynağa sahip olduğunu düşünüyor (Reuters)
Uzmanlar, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin evrensel temel gelir uygulaması için yeterli maddi kaynağa sahip olduğunu düşünüyor (Reuters)

Güney Afrika Cumhuriyeti, yoksulluğu azaltmak için pandemi fonlarını kullanarak evrensel temel gelir uygulamasına geçmeyi tartışıyor.

Afrika Ulusal Kongresi (ANC) 30 yıllık iktidarın ardından 29 Mayıs'ta düzenlenen genel seçimde meclisteki çoğunluğu ilk kez kaybetti.

ANC ve ana muhalefetteki Demokratik İttifak (DA) arasında koalisyon görüşmeleri devam ederken, neredeyse tüm taraflar, yoksul hanelere gelir desteğini artırmakta mutabık durumda.

ANC, seçimden bir hafta önce yayımladığı açıklamada, hükümet kurulduktan sonra iki yıl içinde pandemi fonunun evrensel temel gelir uygulaması için kullanılmasına yönelik çalışmaların tamamlanacağını vaat etti.

Bu kapsamda 18 ila 59 yaşındaki herkese iş arama şartı olmaksızın düzenli bir hibe ödenmesi hedefleniyor.

Birleşik Krallık'ın önde gelen gazetelerinden Guardian'ın haberinde, bunun tamamlanması halinde Güney Afrika Cumhuriyeti'nin evrensel gelir uygulamasını hayata geçiren ilk ülke olacağına dikkat çekildi. 

Pandemi döneminde oluşturulan Sosyal Yardım Fonu (SRD), halihazırda bireysel yoksulluk sınırı altındaki kişilere aylık ödenek oluşturulması için kullanılıyor. 

Yoksulluk sınırının belirlenmesi için kullanılan ve 2021'de hazırlanan parametrelerin güncellenmesi ve SRD fonunun çok daha geniş kesimleri kapsayacak şekilde dönüştürülmesi hedefleniyor. 

Johannesburg merkezli düşünce kuruluşu Ekonomik Adalet Enstitüsü'nden Kelle Howson, evrensel temel gelir uygulamasının önemine dikkat çekerek "En yoksul hanelere para verdiğinizde bu tüm ülke ekonomisini canlandırır" dedi. 

Howson, mevcut SRD fonlarının etkili şekilde kullanılmadığına da dikkat çekti. Araştırmacı, hibelerin dijital başvurularla alındığını fakat ülkede birçok kişinin bilgisayara ya da internete erişimi olmadığını söyledi.

Yetkili, temel gelir uygulamasının ülkedeki servet dağılımıyla da ilişkili olduğuna işaret etti. Dünya Eşitsizlik Veritabanı'nın verilerine göre ülkede en tepedeki yüzde 10'luk kesim toplam servetin yüzde 86'sına sahip.

Independent Türkçe, Guardian, Dünya Eşitsizlik Veritabanı