Mısır ve AB’den gıda güvenliği alanında iş birliği

Kahire yönetimi buğday depolamak için silo sayısını artırmaya çalışıyor.

 Mısır, Mısır ile AB arasında gıda güvenliğini artırmaya yönelik imzalanan anlaşmaya ev sahipliği yaptı. (Mısır Hükümeti)
Mısır, Mısır ile AB arasında gıda güvenliğini artırmaya yönelik imzalanan anlaşmaya ev sahipliği yaptı. (Mısır Hükümeti)
TT

Mısır ve AB’den gıda güvenliği alanında iş birliği

 Mısır, Mısır ile AB arasında gıda güvenliğini artırmaya yönelik imzalanan anlaşmaya ev sahipliği yaptı. (Mısır Hükümeti)
Mısır, Mısır ile AB arasında gıda güvenliğini artırmaya yönelik imzalanan anlaşmaya ev sahipliği yaptı. (Mısır Hükümeti)

Mısır, gıda güvenliği sorunlarıyla mücadele için Avrupa Birliği (AB) ile iş birliğini güçlendiriyor. Diğer yandan Kahire yönetimi, buğday depolama silolarının sayısını artırmaya çalıştığını bildirdi. Mısır Uluslararası İşbirliği Bakanı Rania el-Meşat sürece dair şu açıklamada bulundu:
“Mısır’ın Rusya-Ukrayna savaşının başlangıcından bu yana yaşanan krizden kaynaklanan zorluklara karşı mücadele etmek için attığı adımlar, gıda güvenliği çabalarını desteklemek için çeşitli iş birliği anlaşmalarının imzalanmasıyla sonuçlandı. Bunlar arasında Dünya Bankası ile 500 milyon dolar değerinde gıda güvenliğini ve esnek müdahaleyi desteklemek için acil durum projesi ve yine Dünya Bankası ile 500 milyon dolar değerinde Dayanışma ve Onur programını genişletme projesi yer alıyor.”

Mısır Tedarik ve İç Ticaret Bakanı Dr. Ali el-Musilhi’nn açıklaması da şöyle oldu:
 “Rusya-Ukrayna savaşı, küresel emtia fiyatlarını, yüksek nakliye maliyetlerini ve yüksek enerji fiyatlarını etkiledi. Bu durum, gıda güvenliğini sağlamak için uluslararası olarak uyumlu çabaları gerektiriyor.”
Uluslararası İşbirliği Bakanı Meşat, Tedarik ve İç Ticaret Bakanı Musilhi ve Tarım ve Arazi Islahı Bakanı es-Seyyid el-Kasir dün, Mısır’da gıda güvenliği çabalarını geliştirmek için İtalya Kalkınma ve İşbirliği Ajansı (AICS) tarafından uygulanan ve Avrupa Birliği tarafından sağlanan 40 milyon dolarlık bir hibe anlaşmasının imza törenine katıldı. Ayrıca imza töreninde, Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndaki Mısır-AB Ortaklık Anlaşmasını Ulusal Uygulama Ofisi Başkanı Amr Abu Ayş ve Avrupa Komşuluk ve Genişleme Komiseri Gert Jan Koopman, AB Mısır Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger ve İtalyan Kalkınma İşbirliği Ajansı Başkanı Martino Melli de yer aldı. Bu anlaşma, AB’nin Mısır’daki gıda güvenliği için 100 milyon euro bir hibe ile finanse edilen destek programı çerçevesinde yapıldı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiler göre anlaşma kapsamında, yaklaşık 60 milyon euro olarak tahmin edilen bir miktar da ilgili projelere tahsis ediliyor.

Mısır Uluslararası İşbirliği Bakanı Meşat sürece dair şu açıklamada bulundu:
“AB ve İtalyan Ajansı ile imzalanan anlaşma, Mısır devletinin tahıl üretimi ve depolanması alanındaki ulusal çabaların güçlendirilmesi ve stratejik tahıl depolama kapasitelerinin artırılmasının yanı sıra Rusya-Ukrayna savaşından kaynaklanan gıda güvenliği zorluklarını karşılamak için çok taraflı ve ikili kalkınma ortaklarıyla kalkınma iş birliği yoluyla gösterdiği çabalar kapsamında geliyor.”
Mısır Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre, Mısır Tedarik ve İç Ticaret Bakanı, ‘Mısır devletinin planlarını güçlendirmede AB’nin yanı sıra İtalyan tarafı ile iş birliğinin önemini ve Tedarik Bakanlığı’nın buğday depolama silolarını genişletmek ve gıda güvenliği çabalarını teşvik etmek için yaptığı çalışmaları vurguladı. Bakan “Mısır devleti, arazi ıslahı ve stratejik mahsullerin yetiştirilmesi yoluyla Mısır'ın gıda güvenliğini sağlamaya yönelik son sekiz yılda birçok adım attı” açıklamasında bulundu.

Mısır Tarım Bakanı’nın açıklaması da şöyle oldu:
“Gıda güvenliği sistemini desteklemek için tüm Mısır bakanlıkları arasında büyük bir iş birliği ve koordinasyon var. Ayrıca tarım sektöründe, özellikle kırsal kalkınma, dijital dönüşüm, tarımsal mekanizasyon ve diğer alanlarda bir dizi projeyi uygulamak için İtalyan tarafıyla iyi bir iş birliği de bulunuyor.”

Mısır-AB Ortaklık Anlaşmasını Ulusal Uygulama Ofisi Başkanı Amr Abu Ayş da konuya dair şunları söyledi:
 “Mısır Dışişleri Bakanlığı, Rusya-Ukrayna savaşının küresel yansımalarının önemi sebebiyle, ulusal makamlarla koordinasyon içinde gıda güvenliğini Mısır-AB ortaklığının ana odak noktası olarak belirlemek konusunda kararlıydı. Söz konusu anlaşma, Mısır’daki gıda güvenliği çabalarını geliştirmeye yönelik bu ortaklığın meyvelerinden biridir.”



Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi: Silah gücüyle dayatılan fiilî duruma izin verilmeyecek

Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)
Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi: Silah gücüyle dayatılan fiilî duruma izin verilmeyecek

Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)
Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, aldığı son egemen kararların eksiksiz biçimde uygulanması gerektiğini vurgulayarak, bu kararların etrafından dolanılmasına ya da sahada uygulanmasının engellenmesine yönelik girişimlere karşı uyarıda bulundu. El-Alimi, söz konusu kararların “zorunlu ve sorumlu bir tercih” olduğunu, amacının sivilleri korumak, devletin hukuki konumunu muhafaza etmek ve silah gücüyle dayatılan fiilî durumların önüne geçmek olduğunu söyledi.

El-Alimi, salı günü 90 gün süreyle olağanüstü hâl ilan ederken, GGK’nin BAE desteğiyle Hadramut ve Mahra’da tırmandırdığı askerî faaliyetlerin ardından Birleşik Arap Emirlikleri güçlerine ülkeyi 24 saat içinde terk etme çağrısı yaptı. El-Alimi ayrıca, Vatan Kalkanı” güçlerine GGK’nin ele geçirdiği tüm askerî kamplar ve mevzilerin devralılması, GGK unsurlarının ise geldikleri yerlere geri dönmesi talimatını verdi.

El-Alimi, perşembe günü Devlet Danışmanları Kurulu ile yaptığı toplantıda, bu kararların bir tırmanma ya da intikam arzusunu yansıtmadığını, aksine devletin vatandaşlarını koruma ve egemenliğini savunma yönündeki hukuki ve ahlaki sorumluluğunun bir sonucu olduğunu belirtti. Gerginliği düşürme ve uzlaşı için tüm imkânların tüketildiğini, buna yetki devri ilanı ve Riyad Anlaşması’nın da dâhil olduğunu ifade etti.

dfvg
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Yeni miladi yılın zafer, barış, güvenlik ve istikrar yılı olmasını temenni eden El-Alimi, vatandaşların çektiği acıların sona ermesini, adaletli bir devlet yapısı içinde onurun korunmasını, hakların güvence altına alınmasını ve toparlanma ile kalkınma için gerçek ufukların açılmasını diledi.

Gelişmeler ve uyarılar

El-Alimi, Danışmanlar Kurulu’nu son gelişmeler hakkında bilgilendirerek, doğu vilayetlerindeki durumun normale döndürülmesi için verilen sürelerin Güney Geçiş Konseyi tarafından iyi değerlendirilmediğini söyledi. Buna paralel olarak Hadramut ve Mahra’ya ilave güçlerin sevk edildiğini, dış kaynaklardan askerî sevkiyatların ulaştığını ve bunun istikrar için doğrudan bir tehdit oluşturduğunu kaydetti. Bu durumun, krizin kontrol edilemez bir fiilî duruma dönüşmesini önlemek amacıyla, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu ile koordinasyon içinde kararlı adımlar atılmasını zorunlu kıldığını ifade etti.

dfg
Yemen’den ayrılmayı talep eden Güney Geçiş Konseyi’ne bağlı askerler, Aden’de (AP)

Başkanlık Konseyi Başkanı, doğu vilayetlerindeki yerel yönetimlerin egemen tesisleri ve hayati altyapıyı güvence altına alma, temel hizmetlerin sürekliliğini sağlama yönündeki hızlı tepkilerini takdir etti. Ancak aynı zamanda, bu kararların etrafından dolanılmasına ya da sahada uygulanmasının engellenmesine yönelik her türlü girişime karşı uyarıda bulundu.

El-Alimi, Danışmanlar Kurulu’nun bu kritik aşamada ulusal karar alma süreçlerini destekleyen, siyasi ve kurumsal kapasitenin seferber edilmesine katkı sunan ileri bir “düşünce merkezi” rolü üstlenebileceğini vurguladı. Devlet dışı silahlı oluşumlara verilen desteğin kurutulmasının da bu çabanın parçası olduğunu dile getirdi.

Güney meselesinin adil bir dava olduğunu yineleyen El-Alimi, bu sorunun en yüksek hak ve özgürlük standartları çerçevesinde, güç ve dayatma mantığından uzak bir şekilde ele alınması gerektiğini, silahlı çatışmaların bu davaya zarar verdiğini söyledi.

Suudi Arabistan ile ortaklık

El-Alimi, Suudi Arabistan’ın Yemen için stratejik bir ortak olduğunu belirterek, bu ortaklığın korunmasının tarihî ve geleceğe dönük kazanımları nedeniyle ulusal bir sorumluluk taşıdığını ifade etti. Bu ortaklığın zedelenmesinin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin askerî varlığının sona erdirilmesi kararının, ittifakın seyrini düzeltme amacıyla ve ortak komutanlıkla koordinasyon içinde alındığını belirten El-Alimi, bunun ikili ilişkilerin koparılması ya da ortak çıkarlara dayalı iş birliği mirasının inkârı anlamına gelmediğini vurguladı.

El-Alimi, bu aşamada alınan her egemen kararın nihai hedefinin, barış ya da savaş yoluyla devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve Yemen halkının güvenlik, istikrar ve kalkınma beklentilerinin karşılanması olduğunu söyledi.

Son olarak tüm siyasi bileşenlere ve medya organlarına seslenen El-Alimi, hakaret ve kışkırtma dilinden kaçınılması, devlet ve sorumluluk dilinin öne çıkarılması çağrısında bulundu. Bunun ulusal birliği güçlendireceğini, barış şansını koruyacağını ve hesap verebilirlik ile hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz verilmeden mümkün olacağını belirtti.


El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
TT

El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)

Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan dün, "ulusal uzlaşma için kapıların hâlâ açık olduğunu" teyit etti.

Burhan'ın açıklamaları, Sudan'ın bağımsızlığının 70. yıldönümünü kutlayan bir konuşma sırasında geldi; bu konuşma, bir yanda ordu ve destekleyici güçleri, diğer yanda Güney Kordofan eyaletindeki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve müttefikleri arasında şiddetli çatışmaların devam ettiği bir dönemde yapıldı.

Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde yapılan bir video kaydında Burhan, “Zafer geliyor… Biz Sudanlılar, isyancıların, hainlerin ve ülkemizde fitne çıkaranların kovulmasını kutlamak için burada tekrar toplanacağız” dedi. Sözlerine şöyle devam etti: “Ulusal uzlaşma için kapılar açık kalmaya devam ediyor. Milletin ve gerçeğin sesine katılmak isteyen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz. Vatan, vatandaşlık, barış ve adalet devleti kurmak için gayretle çalışacağız.”

Aynı vesileyle, Hızlı Destek Kuvvetlerine bağlı paralel hükümetin Başbakanı Muhammed Hasan et-Taişi "seküler demokratik bir sivil anayasaya uygun olarak yeni bir toplumsal sözleşmenin oluşturulması yoluyla gücü ve zenginliği adil bir şekilde yeniden dağıtan, merkezi olmayan bir yönetim sisteminin kurulmasının önemini" vurguladı.


Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
TT

Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)

Güney Geçiş Konseyi'ne (STC) bağlı güçler, Yemen hükümetinin Vatan Kalkanı güçlerine çeşitli askeri bölgeleri teslim etmeye başladı.

Bazı Yemenliler, STC'nin bu eylemlerini bir oyalama taktiği olarak görüp şüpheyle yaklaşırken, diğerleri geri çekilmeyi bir dizi sonraki adımın ilk aşaması olarak yorumluyor.

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi, kararın etrafından dolaşılmaması konusunda uyararak, aldığı kararların "gerilimi artırma arzusunu ifade etmediğini, aksine devletin vatandaşlarını koruma ve egemenliğini muhafaza etme görevine yönelik yasal ve ahlaki bir yanıtı temsil ettiğini, başta iktidarın devredilmesi ve Riyad Anlaşması olmak üzere, gerilimi azaltma ve uzlaşma için tüm fırsatların tüketilmesinin ardından alındığını" vurguladı.

Hadramut'taki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, "Vatan Kalkanı"nın "Geçiş Konseyi"nden bazı pozisyonları devraldığını doğruladı ve bu operasyonun iki taraf arasında yapılan görüşmelerin sonucu olduğunu belirtti.

Bu arada, Reuters'ın Suudi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Yemenlilerin "yapay kriz" olarak nitelendirdiği durum nedeniyle Aden'deki hava trafiği durduruldu. Bu kriz, Geçiş Konseyi'ne bağlı bir bakanın, hükümetin Birleşik Arap Emirlikleri'ne gidiş-dönüş uçuşlarına kısıtlama getirme talimatı doğrultusunda aldığı önlemlerden kaynaklanmıştı.