Suriye Dışişleri Bakanı Mikdad Kahire'de

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Mısır'ın BM himayesinde ‘kapsamlı bir siyasi çözüme’ verdiği desteği yineledi.

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ve Suriyeli mevkidaşı Faysal Mikdad Kahire'de ikili görüşmede (Mısır Dışişleri Bakanlığı / Reuters)
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ve Suriyeli mevkidaşı Faysal Mikdad Kahire'de ikili görüşmede (Mısır Dışişleri Bakanlığı / Reuters)
TT

Suriye Dışişleri Bakanı Mikdad Kahire'de

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ve Suriyeli mevkidaşı Faysal Mikdad Kahire'de ikili görüşmede (Mısır Dışişleri Bakanlığı / Reuters)
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ve Suriyeli mevkidaşı Faysal Mikdad Kahire'de ikili görüşmede (Mısır Dışişleri Bakanlığı / Reuters)

Mısır ve Suriye, “bir sonraki aşamada iki ülke arasındaki iletişim kanallarını çeşitli düzeylerde yoğunlaştırma” konusunda anlaştılar. Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Suriyeli mevkidaşı Faysal Mikdad ile Kahire'de yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Mısır'ın “Suriye krizinin kapsamlı bir şekilde çözülmesini desteklediğini” ifade etti.
Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Ebu Zeyd'e göre Mikdad, on yılı aşkın bir süredir türünün ilk örneği olan bir ziyaret için Kahire'yi ziyaret ediyor. Şukri ve Mikdad, iki ülke ve iki halkın çıkarlarını etkileyen meselelerde iletişimi yoğunlaştırma konusunda mutabık kaldılar.
Şukri, geçtiğimiz Şubat ayının başlarında Suriye’nin kuzeybatısını vuran yıkıcı depremlerin ardından Şam'ı ziyaret etmiş ve Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'e Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin Mısır'ın Suriye ile ‘dayanışmasını’ teyit ettiği bir mesaj iletmişti. Mikdad’ın Kahire ziyareti bundan yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti.
Mısır Dışişleri Bakanı resmi bir açıklamaya göre, “Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde 2254 sayılı Güvenlik Konseyi kararı uyarınca, ülkesinin Suriye krizine mümkün olan en kısa sürede kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşma çabalarına tam desteğini” yineledi. “BM Genel Sekreterinin Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen’in ilgili çabalarına Kahire'nin desteğini” teyit etti. “Suriyeli kardeşler arasında ulusal mutabakata varılması, güven inşa edilmesi ve Suriye Anayasa Komitesi toplantılarının sürdürülmesine ilişkin prosedürlerin yerine getirilmesinin önemine” vurgu yaptı.
Şukri, “Suriye krizinin kapsamlı bir siyasi çözümü, Suriye içişlerine dış müdahaleye son verir, Suriye'nin tam güvenlik ve istikrarını yeniden tesis etmesini garanti eder, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini korur, halkının yeteneklerini güvence altına alır, istisnasız her türlü terörizmi ve terör örgütlerini ortadan kaldırır ve Suriyeli mültecilerin gönüllü ve güvenli bir şekilde geri dönmesine izin verir. Söz konusu çözüm kardeş Suriye halkının acılarını dindirmek ve uzun süredir devam eden krizine son vermek için Arap dünyasında ve bölgede istikrar ve kalkınma unsurlarını artıracaktır” dedi.
Suriye Dışişleri Bakanı ise, “ülkesinin, krizin üstesinden gelebilmesi ve Arap ulusunun amaçlarını desteklemede tarihsel rolünü oynayabilmesi için Suriye ile daha fazla Arap dayanışmasına tanık olma arzusunu” ifade etti. Mikdad, Suriye halkının karşı karşıya kaldığı ve halen çekmekte olduğu ekonomik, insani ve güvenlik sorunları da dahil olmak üzere Suriye krizinin çeşitli yönlerini ele aldı.
Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “Şukri ve Mikdad’ın ikili görüşmesi için bir oturum düzenledi. Ardından bunu iki ülkenin delegasyonları için genişletilmiş bir oturum izledi” dedi. “Görüşmelerde ikili ilişkilerin çeşitli yönleri ve bunları iki halkın çıkarları ve yararları doğrultusunda ilerletme ve güçlendirme yollarının ele alındığına, ayrıca bir dizi bölgesel ve uluslararası ortak endişe dosyasının tartışıldığına” dikkat çekti.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “Büyüyen bölgesel ve uluslararası zorluklarla yüzleşmede dayanışma açısından ortak Arap çıkarlarının gerektirdiğinin ışığında, görüşmelerde Suriye halkının tüm topraklarında birlik ve egemenliğini yeniden tesis etmesine ve birikmiş ve artan zorluklara göğüs germesine yardım etmenin yolları ele alındı. Yıkıcı depremin etkilerinden kurtulma çabalarının yanı sıra Suriye krizine kapsamlı bir siyasi çözüm elde etme çabaları da görüşüldü” dedi.
Mikdad'ın Mısır ziyareti, ‘Sisi ile Esed'i bir araya getiren bir zirve düzenleme olasılığı’ haberlerinin ortasında, iki ülke arasındaki ikili ilişkilere ilişkin ‘yeni bir gösterge’ sağladı. Ancak Kahire Üniversitesi Öğretim Görevlisi Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tarık Fehmi, “Mısır-Suriye zirvesi hakkında konuşmak için henüz çok erken” olduğuna inanıyor. Fehmi, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamalarda “iki ülkenin ortak çıkarlarına ulaşmak için çeşitli siyasi ve güvenlik düzeylerinde ilişkilerde ve etkileşimde kademeli bir gelişme olduğunu” ifade etti. Siyaset bilimi profesörü, “Kahire, Suriye krizinin siyasi çözümünde Rusya'nın memnuniyetle karşıladığı ve desteklediği bir rol oynamaya çalışıyor. Şu anda iki ülke arasındaki ilişkiler sistemine daha kapsamlı bir yaklaşımdan bahsetmek, ikili zirveler düzenleme fikrinin ötesine geçiyor” dedi.



Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.