Örümcek Adam: İnsanoğlunun olağanüstü güç arzusu

Süpermenler, sıradan insanların kaderine dair korkumuzu somutlaştırdı mı?

İnsanoğlu, doğaya ayak uydurabilmek için hızla gelişmeye ihtiyaç duyduğunu çok önceden fark etti / Görsel: Independent Arabia
İnsanoğlu, doğaya ayak uydurabilmek için hızla gelişmeye ihtiyaç duyduğunu çok önceden fark etti / Görsel: Independent Arabia
TT

Örümcek Adam: İnsanoğlunun olağanüstü güç arzusu

İnsanoğlu, doğaya ayak uydurabilmek için hızla gelişmeye ihtiyaç duyduğunu çok önceden fark etti / Görsel: Independent Arabia
İnsanoğlu, doğaya ayak uydurabilmek için hızla gelişmeye ihtiyaç duyduğunu çok önceden fark etti / Görsel: Independent Arabia

Hişam el-Yetim
Örümcek adam hikayesi, Franz Kafka'nın ünlü hikayelerinde ortaya çıkan, sıradan insanın daha güçlü bir yaratığa dönüşmesi ve bu sayede olağanüstü güç ihtiyacını karşılaması meselesini modern olarak somutlaştırdı.
İnternetten ve bugün ulaştığımız muazzam teknik ve zihinsel gelişmeden önce, o zamanlar bize en yakın dünyalar olan hayvanlar aleminden alınan örümcek adam, bir insan şeklindeydi.
Belki de geçen yüzyılın otuzlu yıllarında Stan Lee ve Steve Ditko'nun hayalini kurdukları Örümcek Adam, Kafka'nın bu tarihten onlarca yıl önce birçok süper kahramanın doğumunu ve sıradan insan çağının sonunu tahmin ettiği kurgusal varlığının yarı gerçek kopyasından başka bir şey değildir.

Örümcek Adam zamanı
Eskiden beri insan, çevresine ayak uydurmak için hızlı bir gelişmeye ihtiyacı olduğunu fark etti.
Bilim adamları, yazarlar ve düşünürler, etrafımızdaki küçük yaratıkların kendilerini inanılmaz bir şekilde geliştirebildiklerini fark etti. Onlar, canlılar arasında ulaştığımız biyolojik evrimin en yüksek doruklarında insanların konumlarını kaybedeceklerinden korkuyorlardı.
Örümcek insanoğlunun dikkatini çekti, çünkü bu küçük yaratığın kendi küçük ağını geliştirme yeteneğine ek olarak, hafiflik ve tehlikeyi sezme yeteneği gibi insanın ilgisini çeken iki temel özelliği vardı.
Geçen yüzyılın 50'li yıllarında, insanlar bir dizi dijital bilgisayarı birbirine bağlayarak özel bir elektronik ağ oluşturmanın çabasındaydı.
ABD'deki araştırmacılar, Profesör Leonard Kleinrock'un gözetiminde Los Angeles'taki California Üniversitesi'nden iki cihaz arasındaki ilk mesajı Stanford Araştırma Enstitüsü'ne gönderebildi ve ardından sanal World Wide Web'in doğuşunu resmen ilan etti.
1962'de Örümcek Adam karakteri ilk kez ünlü Marvel Comics dergisinin on beşinci sayısının kapağında yer aldı.

Örümcek Adam karakteri
Geçen yüzyılın 60'larında, insanlar hâlâ kendi yeteneklerine tam olarak güvenemiyordu.
Bu yüzden her zaman büyü veya başka herhangi bir dışsal doğaüstü olayın hayatında yer alması gerektiğine inanıyordu.
Böylece Stan Lee ve Steve Ditko, hüzünlü ve trajik bir hayat yaşayan yetim bir çocuğun canavarlarla savaşan bir süper kahramana dönüştüğü sihirli bir formül ortaya attı.
Bu yetim çocuk, Peter Parker, melez bir örümcek tarafından ısırılınca Örümcek Adam'a dönüştü.
Stan ve Steve'e göre bu sokmanın bir sonucu olarak, çocuk, yüzeylere ve duvarlara yapışan ağ olan büyük bir silah geliştirdi.
Bu ünlü karakterin yaratıcıları, tüm bu önemli verileri bu kahramanın hayatına akıllı ve doğru bir şekilde entegre edebildi.
Örümcek Adam tarafından geliştirilen ağ, bu genç çocuğu beceri ve kurnazlıkla zorluklara meydan okuyan süper insana dönüştüren internetten başka bir şey değildir.

Peter Parker'ın kostümü
Film boyunca, Parker'ın giysisi düşmanlar tarafından hasar görür veya parçalanır.
İşin büyük ironisi, Peter'ın tüm vücudunu kaplayan o ünlü dantelli takım elbisesinde yatıyor, çünkü kimliği çalışma hayatında ifşa olmuyor.
732726-1793651954.jpg
"Devam filminin tanıtım afişinde kimin olduğunu biliyor musunuz?" (Kolombiya filmleri)
Her bölümde, bu çocuk için en büyük zorluk, kıyafeti kalıcı olarak bırakmak veya içinde kalmak fikridir.
Çünkü başına bir musibet gelmiş, ailesini ve sevdiklerini tehlikeye atmıştır.
Ancak her bölümün bitip diğerinin başlamasıyla birlikte işin devamı sağlanır.
Burada ciddi şekilde hasar görmüş takım elbise, öncekinden daha güçlü ve dayanıklı başka bir takım elbise ile değiştirildiğinden, Parker, kötü adamlara karşı maceralarına devam eder.

Süper kahramanın karakter gelişimi
Örümcek Adam filminde gerçekleşen olaylar, insanlığın sanal gerçeklik ve fiziksel gerçeklikte ulaştığı teknik ve zihinsel gelişimin kesitlerini bir arada yansıtıyor.
Süper kahramanın kişiliğini ve büyük dönüşümlerini gerçekte internette ve teknolojilerde olup bitenlerle ilişkilendirmek zor değil.
Kahramanın karakterinin bir gecede gerçekleşen tüm hızlı değişiminin, buna paralel olarak yaşamsal bir şekilde etkileşime giren imge aracılığıyla özetlendiği söylenebilir.
Öykü, düğüm ve olaydan, drama ve sinema üretiminin tüm yönlerine kadar, yapıt, kesin ve belirleyici detayları kendine özgü bir görsel formülle aktaran bir aynadır.
Yaklaşık 20 yıldır büyük ekranlarda gösterilen Örümcek Adam, sinemayı durgunluktan kurtaran eser olarak izlenme rekorları kırdı.
Film, Örümcek Adam'ın I, II ve III bölümleriyle başladı. Ardından birinci ve ikinci bölümleriyle İnanılmaz Örümcek Adam geldi. 2017-2021 arasında ise Marvel Evreni olarak karşımıza çıktı.

Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.