Küresel piyasalar ABD'nin enflasyon verilerine odaklandı

AA
AA
TT

Küresel piyasalar ABD'nin enflasyon verilerine odaklandı

AA
AA

Küresel pay piyasaları, ABD'de artan resesyon endişeleri ve para politikalarına ilişkin belirsizliklerin öne çıktığı haftayı karışık seyirle kapatırken, gelecek hafta ABD'de enflasyon başta olmak üzere yoğun veri gündemi yatırımcıların odağına yerleşti.
Hafta boyunca ABD'de açıklanan iş gücü piyasası verileri varlık fiyatları üzerinde etkili olurken, geçen hafta OPEC+ ülkelerinin petrol arzında kesintiye gitme kararı alması da piyasalarda fiyatlamaları zorlaştırdı.
ABD'de dün açıklanan verilere göre tarım dışı istihdam martta 236 bin ile beklentilere paralel gerçekleşirken, işsizlik oranı yüzde 3,6'dan 3,5'e geriledi.
Ülkede perşembe günü açıklanan verilere göre ise ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 1 Nisan ile biten haftada 228 bine çıkarak beklentileri aştı. Ülkede Mayıs 2021'den bu yana ilk kez 10 milyonun altına inen JOLTS Açık İş Sayısı verisinin ardından çarşamba günü de özel sektör istihdamı öngörüleri karşılayamamıştı.
Enflasyon ve resesyon endişesi arasında kalan yatırımcıların resesyon tehlikesinin öne çıkmaya başlamasının ardından güvenli liman arayışının tahvil talebini desteklediği görüldü.
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi geçen hafta yüzde 3,26 ile Eylül 2022'den bu yana en düşük seviyeyi görmesinin ardından, haftayı yaklaşık 7 baz puan düşüşle yüzde 3,41'den tamamladı.
Analistler, ABD'nin tarım dışı istihdam verilerinin beklentilere paralel gerçekleşmesiyle, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) gelecek ay atacağa adımlara ilişkin belirsizliklerin güçlü kalmaya devam ettiğini söyledi.
ABD'de açıklanan makroekonomik verilerin enflasyonun sınırlı şekilde yavaşladığına işaret ettiğini kaydeden analistler, çarşamba günü açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerinin yatırımcıların odağında olduğunu ifade etti.
Analistler, işgücü piyasasından alınan sinyallerin net olmadığını belirterek, enflasyondaki gidişatın varlık fiyatlarında oynaklığı artırmasının beklendiğini söyledi.
Artan belirsizliklerle, güvenli liman arayışı değerli metal fiyatlarını da desteklemeye devam ederken, 2.032 dolarla 9 Mart 2022'den bu yana en yüksek seviyesini test eden altının ons fiyatı, haftayı yüzde 1,93 artışla 2.007 dolardan tamamladı.
Brent petrolün varil fiyatı da geçen hafta yüzde 6 değer kazancıyla haftayı 84,7 dolardan tamamlayarak, yükseliş eğilimini üst üste üçüncü haftaya taşıdı.

New York borsası karışık seyretti
ABD'de pay piyasaları geçen hafta karışık bir seyir izlerken, gelecek hafta çarşamba günü enflasyon verilerinin yanı sıra Fed tutanaklarından alınacak olası sinyaller de yatırımcıların odağında bulunacak.
Bu hafta açıklanan verilere göre, Tedarik Yönetim Enstitüsü (ISM) imalat endeksi, martta 46,3 ile piyasa beklentilerinin altında kalırken, imalat sanayisindeki daralmanın devam etmesi resesyon endişesini artıran başka bir etken oldu. Fabrika siparişleri de şubatta yüzde 0,7 azalarak beklentilerin altında kalmıştı.
Bu gelişmelerle, geçen hafta New York borsasında, S&P 500 yüzde 0,1 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,9 düşerken, Dow Jones endeksi yüzde 0,63 yükseldi.
10 Nisan ile başlayan haftanın veri takviminde, çarşamba günü enflasyon ve FOMC toplantı tutanakları, perşembe günü Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve haftalık işsizlik başvuruları ve cuma günü de perakende satışlar, sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranı takip edilecek.

Avrupa'da ekonomik aktivite güçlü görünüyor
Avrupa borsaları geçen hafta karışık bir seyir izlerken, bölgede açıklanan makroekonomik veriler ekonomik aktivitenin beklentilere göre güçlü kaldığını işaret etti.
Ekonomik aktivitenin güçlenmesi, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) gelecek ay yapılacak toplantıda da şahin adımlarına devam edeceği yönündeki beklentileri desteklerken, para piyasalarındaki fiyatlamalarda 25 baz puanlık faiz artışına kesin gözüyle bakılıyor.
Bu hafta açıklanan verilere göre, Almanya'da fabrika siparişleri, aylık bazda yüzde 4,8 artarak yüzde 0,3'lük beklentileri oldukça geride bırakırken, ülkede sanayi üretimi de aylık bazda yüzde 2,0 artarak tahminleri aştı.
Almanya'da martta imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 44,7 ve Avro Bölgesi'nde imalat sanayi PMI 47,3 ile beklentileri aşarken, İngiltere'de imalat sanayi PMI 47,9 ile tahminlerin altında kaldı.
İmalat sanayi PMI, bölge genelinde 50 seviyesinin altındaki seyrini sürdürerek daralmaya işaret etse de beklentilerin üzerinde gelmesi olumlu karşılanırken, bölge genelinde hizmet sektörü PMI 50 üzerindeki seyrini sürdürerek genişlemeye işaret etti.
Bu gelişmelerle, geçen hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,44 ve İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 0,37 değer kazanırken, Almanya'da DAX endeksi yüzde 0,20 değer kaybetti. Fransa'da CAC 40 endeksi ise yatay seyretti.
Gelecek hafta salı Avro Bölgesi'nde perakende satışlar ve yatırımcı güven endeksi, perşembe Almanya'da enflasyon, İngiltere'de sanayi üretimi ve büyüme verileri takip edilecek. Pazartesi günü ise tatil nedeniyle bölgede piyasalar kapalı olacak.

Asya Bölgesi'ndeki ülkelerin merkez bankaları piyasaları şaşırttı
Asya borsalarında geçen hafta karışık bir seyir öne çıkarken, bölge ülkelerinin merkez bankaları piyasaları şaşırttı.
Hafta içinde, Yeni Zelanda Merkez Bankası, 25 baz puanlık piyasa beklentilerine karşın politika faizini 50 baz puan yükseltirken, Hindistan Merkez Bankası 25 baz puanlık faiz artışı beklentilerine karşın politika faizini yüzde 6,50'de sabit bıraktı.
Avustralya Merkez Bankası da politika faizini yüzde 3,60'ta sabit bırakırken, politika metninde "gerekmesi halinde ek sıkılaştırmanın yapılabileceğini" belirtti.
Hafta başında, Çin'in, ABD'li yarı iletken çip üreticisi Micron'a soruşturma başlatması, ABD ve Çin arasında tansiyonun tekrar yükselebileceği endişesini beraberinde getirirken, yarı iletken çip üreticisi şirketlerin hisse senetlerinde oynaklık arttı.
Bölgede açıklanan makroekonomik veriler ise karışık sinyaller vermeye devam ederken, Çin'de Caixin imalat sanayi PMI martta 50'ye gerileyerek ülkede yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemlerinin kaldırılmasının ardından ekonomide gözlenen toparlanmaya ilişkin soru işaretleri uyandırdı. Hizmet sektörü PMI martta 57,8'e ve aynı dönemde bileşik PMI da 54,5'e çıktı.
Öte yandan, Japonya'da hükümet, Ueda Kazuo'yu Merkez Bankası'nın (BoJ) yeni başkanı olarak resmen tayin etti. Japonya'da BoJ Başkanı Kuroda Haruhiko'nun 10 yıl süren 2 dönemlik görev süresi hafta sonu itibarıyla son buluyor.
Ueda döneminin merak edilenleri arasında BoJ'un izlediği ultra geniş parasal politikaların sürdürülebilirliği ile yüzde 2'lik enflasyon hedefi yer alırken, hükümet, BOJ'un, ekonomik büyümeyi ve fiyat istikrarını sağlamak için hükümet ile yakın çalışmaya devam etmesi gerektiğini vurguluyor.
Japonya'da imalat sanayi PMI martta 49,2'ye çıksa da imalat sektöründeki daralmanın devam ettiğini gösterirken, aynı dönemde hizmet sektörü PMI 55,2'ye ve bileşik PMI da 52,9'a çıktı. Ülkede öncü endeks şubatta 97,7'ye yükseldi.
Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,87 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,34 gerilerken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,67 ve Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,55 yükseldi.
10 Nisan ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi Japonya'da ödemeler dengesi, salı Çin'de TÜFE ve ÜFE, perşembe Çin'de dış ticaret fazlası verileri takip edilecek.

BIST 100 endeksi üç haftalık düşüş eğilimine son verdi
Yurt içinde üst üste üç haftalık düşüş eğiliminde hareket eden BIST 100 endeksi, bu hafta yüzde 2,3 yükselişle 4.924,64 puandan kapanırken, gelecek hafta gözler pazartesi günkü ödemeler dengesi ile salı günkü sanayi üretimi verilerine çevrildi.
AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının şubatta 8,18 milyar dolar açık vermesini bekliyor. Cari işlemler hesabı, Ocak 2023'te 9 milyar 849 milyon dolar açık verirken, yıllıklandırılmış cari açık 51 milyar 686 milyar dolar olmuştu.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) bu hafta, Europower Enerji ve Otomasyon Teknolojileri Sanayi Ticaret AŞ'nin 40,60 liradan halka arz başvurusuna onay verdi.
Geçen hafta açıklanan verilere göre, TÜFE aylık yüzde 2,29 ve yıllık yüzde 50,51 artışla beklentilerin altında kalırken, Dünya Bankası, Türkiye'nin ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerini bu yıl için yüzde 2,7'den yüzde 3,2'ye yükseltti.
Dolar/TL haftayı bir önceki haftalık kapanışın yüzde 0,39 üzerinde 19,2522'den tamamladı.
Analistler, BIST 100 endeksinde teknik açıdan 4.900 ve 4.850 seviyelerinin destek, 5.000 ve 5.100 puanın ise direnç olarak öne çıkabileceğini söyledi.
Gelecek hafta yurt içinde, ayrıca çarşamba perakende satışlar takip edilecek.



Amerikan petrol devi, Venezuela'ya dönmeye hazırlanıyor

Exxon, Chavez'in petrol sektörünü kamulaştırma hamlesinin ardından ülkedeki faaliyetlerini durdurmuştu (Reuters)
Exxon, Chavez'in petrol sektörünü kamulaştırma hamlesinin ardından ülkedeki faaliyetlerini durdurmuştu (Reuters)
TT

Amerikan petrol devi, Venezuela'ya dönmeye hazırlanıyor

Exxon, Chavez'in petrol sektörünü kamulaştırma hamlesinin ardından ülkedeki faaliyetlerini durdurmuştu (Reuters)
Exxon, Chavez'in petrol sektörünü kamulaştırma hamlesinin ardından ülkedeki faaliyetlerini durdurmuştu (Reuters)

Amerikan petrol devi ExxonMobil, yaklaşık 19 yıl önce çekildiği Venezuela'ya yeniden dönmesini sağlayacak anlaşmayı tamamlamaya yakın.

Wall Street Journal'ın aktardığına göre ExxonMobil, ülkedeki bazı petrol sahalarına yatırım yapmak için Venezuela devletine ait Petróleos de Venezuela firmasıyla ön anlaşma imzalamaya hazırlanıyor.

Habere göre muhtemel anlaşma, yeraltında toplam 50 milyar varilden fazla petrol barındıran sahaları kapsayabilir.

Diğer yandan görüşmelerin eylül sonrasına sarkabileceği veya tamamen sonuçsuz kalabileceği de ifade ediliyor.

Venezuela'nın resmi rakamlarına göre ülkenin elinde yaklaşık 300 milyar varillik petrol rezervi var. Bu rakam, Venezuela'yı dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülkesi konumuna getiriyor.

ExxonMobil, ABD Başkanı Donald Trump'ın Amerikan petrol şirketlerini Venezuela'ya yatırıma teşvik etmesinin ardından görüşmeler yapmak üzere ekiplerini Karakas'a göndermişti.  

Firmanın rakibi Chevron da bu ayın başında Venezuela'daki ortak girişimleri üzerinden 5 yılda 7 milyar dolarlık yatırım yapmak için anlaşma imzalamış, üretimini günlük 600 bin varile çıkarmayı hedeflediğini açıklamıştı.

Bununla birlikte bazı büyük petrol ve doğalgaz şirketleri Venezuela'ya uzun vadeli yatırım hakkında temkinli davranıyor.

Eski Venezuela lideri Hugo Chávez'in 2007'deki kararıyla ExxonMobil ve ABD'nin üçüncü büyük petrol şirketi ConocoPhillips'in varlıklarına el konmuştu. Firmalar uğradıkları milyarlarca dolarlık kaybın tazmin edilmesine yönelik taleplerini sürdürüyor.

Amerikan petrol ve doğalgaz firmalarının Venezuela'da yatırımı yeniden değerlendirmesi, Washington'ın ocak ayında ülkeye düzenlediği askeri baskının ardından geldi. ABD ordusu, 3 Ocak'taki baskında Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmıştı.

Trump, Venezuela'yla "dünya tarihinin en büyük petrol anlaşmasını" yaptıklarını geçen ay duyurmuştu. Cumhuriyetçi lider, ABD'nin özel sektörle kurulan ortaklık aracılığıyla Venezuela'daki 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin büyük bölümü üzerinde kontrol sağladığını açıklamıştı.

Venezuela'da solcular anlaşmaya karşı protestolar düzenlerken, Maduro sonrasında ülkenin başına geçen Delcy Rodriguez sözleşmeyi savunmuştu.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


Şam’dan akaryakıt fiyatlarında geri adım: Sübvansiyonlu motorin 115 Suriye lirası

Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)
Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)
TT

Şam’dan akaryakıt fiyatlarında geri adım: Sübvansiyonlu motorin 115 Suriye lirası

Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)
Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)

Suriye Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir, sübvansiyonlu motorinin litre fiyatının 115 Suriye lirası (0,94 dolar)  olarak belirleneceğini açıkladı. Beşir, bakanlığın vatandaşların üzerindeki ekonomik yükü hafifletirken akaryakıt arzının sürekliliğini güvence altına alacak alternatifler üzerinde çalıştığını söyledi.

Beşir, Suriye Petrol Şirketi Üst Yöneticisi Yusuf Kablaavi ile birlikte bugün (Perşembe) düzenlediği basın toplantısında, petrol sektöründeki son gelişmeler ve mevcut dönemde alınan tedbirler hakkında bilgi verdi. Beşir, vatandaşların geçim yükünü hafifletmek amacıyla farklı fiyat ve özelliklere sahip çeşitli motorin türlerinin piyasaya sunulacağını belirtti. Bakan ayrıca Suriye Petrol Şirketinin yönetim ve denetiminde, ham petrol işleme kapasitesi günlük 35 bin varile ulaşan bir dizi yerel elektrikli rafinerinin yeniden faaliyete geçirileceğini söyledi.

Petrol Ürünleri ve Maden Kaynakları Fiyatlarını Belirleme Daimi Komitesi, geçen pazar günü petrol ürünleri için yeni ve geçici bir fiyat listesi yayımlamıştı. Suriyeliler, bölgesel ve küresel gelişmelerden etkilenen karar kapsamında fiyatların yüzde 25 ila 40 arasında artırılmasına şaşırmıştı.

Karar, özellikle ekonomik, idari, güvenlik ve yaşam koşullarına ilişkin karmaşık sorunlarla karşı karşıya bulunan Suriye'nin doğu ve kuzey bölgelerinde geniş çaplı halk tepkisine yol açtı. Akaryakıt fiyatlarındaki artışın zaten ağır olan günlük yaşam maliyetlerine yansıması endişesi tepkileri daha da artırdı.

dfvbgh
Suriye'nin kuzeyindeki El Bab kentinde protestocular, artan yakıt fiyatlarını protesto etti. (AFP)

Şarku’l Avsat’ın SANA'dan aktardığı habere göre  basın toplantısında konuşan Beşir, çarşamba günü Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile bir araya geldiğini ve vatandaşların üzerindeki yükü hafifletecek bir dizi uygulanabilir alternatifin ele alındığını söyledi. Beşir, kullanım alanına göre farklı özellik ve fiyatlara sahip çeşitli motorin türlerinin piyasaya sunulması yönündeki önerinin kabul edildiğini belirterek, böylece piyasadaki tek bir yüksek özellikli ve yüksek maliyetli ürüne olan bağımlılığın sona erdirileceğini ifade etti.

Enerji Bakanı, “Enerji fiyatlarındaki artışın vatandaşların yaşamına, tarım, üretim ve hizmet sektörlerine doğrudan yansıdığının farkındayız. Sorumluluğumuz yalnızca petrol ürünlerini temin etmekle sınırlı değil, aynı zamanda yükleri hafifletecek ve arzın sürekliliğini koruyacak çözümler aramayı da kapsıyor” dedi.

Beşir, bakanlığın başta ısınma, tarım ve destekten yararlanması gereken kesimler olmak üzere belirlenen alanlarda kullanılmak üzere sübvansiyonlu motorini litre başına 115 Suriye lirasından satışa sunacağını açıkladı. Bakan ayrıca ulaştırma ile üretim ve hizmet sektörlerindeki kullanımlar için uygun özelliklere sahip motorinin litre başına 150 liradan piyasaya sunulacağını bildirdi.

Beşir, bakanlığın günlük 35 bin varile kadar ham petrol işleme kapasitesine sahip bir grup elektrikli rafineriyi yeniden faaliyete geçirme kararı aldığını belirtti.

xcdfgh
Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Çarşamba akşamı Enerji Bakanı ile sektörün durumu ve yakıt dosyası hakkında görüştü (SANA)

Bakan, ham petrol ürünlerinin maliyetinin hazır petrol ürünlerine kıyasla daha düşük olduğunu ifade ederek elektrik üretiminde kullanılmak üzere aylık yaklaşık 140 milyon dolar tutarında gaz satın alındığını kaydetti.

Suriye'nin çeşitli ülkelerden günlük 5 milyon 300 bin metreküp gaz ithal ettiğini belirten Beşir, elektrik üretimi için gaz alımının aylık 140 milyon dolara mal olduğunu ve hazineye ilave yük getirilemeyeceğini söyledi.

Beşir, elektrik borçlarının birikmesi ve petrol ürünlerinden kaynaklanan zararların yatırım projeleri ile yatırım harcamalarını etkilediğini belirterek elektrik faturalarının ödenmemesi ve şebekeye yönelik usulsüz müdahalelerin Suriye Elektrik Şirketinin zararlarını artırdığını ifade etti.

Bakan, “Devlet, sosyalist ekonomi sisteminden serbest piyasa sistemine geçiş politikası benimsedi. Bunun beraberinde getirdiği zorlukların farkındayız” dedi.

Beşir, “Banyas Rafinerisinin yeniden faaliyete geçmesi ve yerli üretimin artırılması, petrol ürünleri fiyatlarına olumlu yansıyacak” ifadeleriyle açıklamalarını tamamladı.

Rafinerilerden çıkan ürünler belirli istasyonlarda satılacak

Suriye Petrol Şirketi Üst Yöneticisi Yusuf Kablaavi ise Enerji Bakanlığı ile uygulama mekanizmalarını görüştükten sonra söz konusu tedbirlerin hayata geçirilmesine yönelik uygulama planını hazırlamaya başladıklarını söyledi.

Kablaavi, geçen dönemde teknik ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların incelendiğini, sürecin sorunsuz şekilde yürütülmesi ve hedeflenen sonuca ulaşılması için karşılaşılabilecek engellerin aşılması üzerinde çalışıldığını belirtti.

bghju
Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir, Perşembe günü Suriye Petrol Şirketi CEO'su Yusuf Kablavi ile basın toplantısı düzenledi (Bakanlık hesabı)

Teknik ve idari hazırlıkların tamamlanma durumuna bağlı olarak uygulama adımlarının önümüzdeki günlerde başlamasını umduğunu ifade eden Kablaavi, uygulamanın ayrıntılarının aşamalı olarak açıklanacağını kaydetti.

Kablaavi, rafinerilerde işlenen petrol ürünlerinin illerde belirlenen akaryakıt istasyonları tarafından satılacağını doğruladı.

Yeni fiyat listesi 13 Eylül'de yayımlandı

Petrol Ürünleri ve Maden Kaynakları Fiyatlarını Belirleme Daimi Komitesi, 13 Eylül'de petrol ürünleri için yeni ve geçici bir fiyat listesi yayımlamıştı.

Enerji Bakanlığı daha sonra yaptığı açıklamada, Suriye'de petrol ürünleri fiyatlarının yükselmesinin, Banyas Rafinerisinin bakıma alınmasıyla eş zamanlı olarak bu ürünlerin küresel piyasalardan temin maliyetinde yaşanan olağanüstü artıştan kaynaklandığını bildirdi. Bakanlık, fiyat değişikliğinin geçici olduğunu ve arzın sürekliliğini sağlamakla birlikte ürünlerin iç piyasada bulunabilirliğini güvence altına almayı amaçladığını belirtti.

Bakanlık, Suriye piyasasının benzin, motorin ve fuel oilin küresel tedarik maliyetlerindeki artıştan etkilendiğini açıkladı. Banyas Rafinerisinin yaklaşık iki ay sürecek kapsamlı bakıma alınmasının ise hazır petrol ürünlerinin ithalatına olan ihtiyacı geçici olarak artırdığı kaydedildi.


FED, 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırdı: Warsh ile Trump arasında zorlu sınav

FED binası (Reuters)
FED binası (Reuters)
TT

FED, 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırdı: Warsh ile Trump arasında zorlu sınav

FED binası (Reuters)
FED binası (Reuters)

ABD Merkez Bankası (FED), politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti. Bu, Temmuz 2023'ten bu yana gerçekleştirilen ilk faiz artışı oldu. Karar, enflasyonun bankanın yüzde 2'lik hedefinin üzerinde seyretmeye devam ettiği ve enerji fiyatlarındaki yükseliş dalgasının ABD ekonomisine yansıma riskinin arttığı bir dönemde alındı.

Karar, Salı günü başlayan FEDeral Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının sonunda geldi. Son haftalarda piyasalarda faiz artışı beklentisi belirgin biçimde güçlenmişti.

Vadeli işlem sözleşmelerinde çeyrek puanlık faiz artışı ihtimali yüzde 90'ın üzerine çıkarken bu oran bir ay önce yaklaşık yüzde 36 seviyesindeydi. Enflasyonist baskıların artması ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması da beklentileri güçlendirdi.

Karar, ABD para politikasının seyrinde bir değişime işaret ediyor. Komite, Aralık ayından bu yana politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutmuştu. Bu dönemde politika yapıcılar, enflasyondaki yükselişin arkasındaki geçici faktörlerin zamanla ortadan kalkacağı görüşündeydi.

Ancak son fiyat verileri, enerji maliyetlerindeki yükseliş ve ekonomik aktivitenin gücünü koruması, enflasyonun politika yapıcıların umduğu hızda FED'in hedefine dönmeyeceğine ilişkin endişeleri artırdı.

cvfghyj
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve FED Başkanı Kevin Warsh, Asheville kentinde düzenlenen G20 ülkeleri maliye bakanları ve merkez bankası başkanları toplantısında (Reuters)

Şimdi gözler, kararın ardından basın toplantısı düzenleyecek FED Başkanı Kevin Warsh'a çevrildi. Piyasalar, Warsh'ın faiz artışını nasıl tanımlayacağına ve önümüzdeki aylarda yeni faiz artışlarına ilişkin herhangi bir sinyal verip vermeyeceğine odaklanıyor.

Warsh'ın açıklamaları, geçen ay Jackson Hole sempozyumunda yaptığı konuşmanın ardından özellikle önem kazandı. Warsh, son verilerin enflasyonun temel eğilimlerinde anlamlı bir iyileşme göstermediğini ve enflasyonun yeterince hızlı şekilde FED'in hedefine yönelmemesi halinde bankanın hâlâ "yapması gereken işler" bulunduğunu söylemişti.

Piyasa beklentileri, yatırımcıların Eylül ayındaki faiz artışını mutlaka tek seferlik bir adım olarak görmediğine işaret ediyor. Vadeli işlem sözleşmelerinde borçlanma maliyetlerinde ilave artışlar fiyatlanmaya başladı.

Büyük finans kuruluşları da tahminlerini değiştirdi. Karar öncesinde yayımlanan değerlendirmeye göre Morgan Stanley, bu yıl faiz artışı olmayacağı yönündeki tahminini değiştirerek biri Eylül, diğeri Aralık ayında olmak üzere iki faiz artışı öngörmeye başladı.

cfthyju
Kevin Warsh, Temmuz ayında Senato Bankacılık Komitesi'nde ifade verirken (AFP)

Faiz artışı, FED'in çok yönlü enflasyonist baskılarla karşı karşıya olduğu bir dönemde geldi. Reuters'a göre bankanın enflasyon hedefinde kullandığı kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, Haziran ve Temmuz aylarında yıllık bazda yüzde 3,7 arttı. Yüksek petrol fiyatları da enerji maliyetlerindeki artışın iç fiyatlara yansıma riskini yeniden gündeme taşıdı.

ABD'nin uzun vadeli Hazine tahvillerinin getirileri de yüksek seviyelere çıktı. 10 yıllık tahvilin getirisi yüzde 5 seviyesini aşarken küresel ölçekte borçlanma maliyetlerinde artış yaşanıyor.

FED verilerine göre 10 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi 15 Eylül'de yüzde 4,97'ye ulaştı. 30 yıllık tahvilin getirisi ise yüzde 5,3'ün üzerine çıktı.

Uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükseliş, FED'in görevini daha da karmaşık hale getiriyor. Piyasaların belirlediği faiz oranları, politika faizindeki hareket sınırlı kalsa bile mortgage kredileri ile şirketlerin ve hanehalklarının kredi maliyetlerini etkiliyor.

Hazine tahvili getirilerindeki yükseliş, yüksek mali açıkla karşı karşıya bulunan ABD ekonomisinde kamu borcunun finansman maliyetini de artırıyor.

"Noktasal grafik" önümüzdeki dönemin çerçevesini çizecek

FED, faiz kararıyla eş zamanlı olarak üç aylık ekonomik projeksiyonlarını da güncelledi. Bu projeksiyonlar enflasyon, işsizlik ve büyüme tahminlerinin yanı sıra politika yapıcıların uygun gördüğü faiz patikasına ilişkin öngörüleri de içeriyor.

Bu toplantıda "noktasal grafik" olarak bilinen faiz projeksiyonları özellikle önem taşıyor. Önceki tahminler, komite üyeleri arasında faizlerin izlemesi gereken yol konusunda geniş bir görüş ayrılığı bulunduğunu göstermişti.

Haziran ayındaki projeksiyonlarda 19 yetkiliden dokuzu, faiz oranının 2026 sonuna kadar en az 25 baz puan artırılması gerekeceğini öngörürken dokuz yetkili faizin mevcut seviyesinde kalmasını veya 25 baz puan indirilmesini bekliyordu.

fgthy
Kevin Warsh, geçen temmuz ayında düzenlediği basın toplantısında (AFP)

Yeni projeksiyonların, Eylül kararının daha sıkı bir para politikası döneminin başlangıcı mı yoksa son enflasyon dalgasına verilen sınırlı bir tepki mi olduğunu ortaya koyması bekleniyor.

Warsh'ın tutumu da bu projeksiyonların okunmasında ayrıca önem taşıyor. Warsh, önceki "noktasal grafik" turunda bireysel bir faiz tahmini sunmamıştı. Kararın ardından yapacağı açıklamaların faiz politikasının gelecekteki seyrine ilişkin sınırlı bir öngörü sunması ve kararların veriye bağlı kalacağını vurgulaması bekleniyor.

Enflasyon ve petrol kararın merkezinde

Faiz artışı, petrol fiyatlarının yeniden varil başına 100 doların üzerine çıktığı bir dönemde gerçekleşti. Orta Doğu'daki savaş ve deniz taşımacılığındaki aksaklıklar, arz endişelerini artırırken enerji maliyetlerinin yükselmesine yol açtı.

Bu gelişmeler, son haftalarda enflasyon ve faiz beklentilerinin yükselmesine neden olan faktörlerden biri oldu.

FED böylece zor bir dengeyle karşı karşıya. Faiz artışı, enflasyonun kalıcı hale gelmesini ve yüksek fiyat beklentilerinin yerleşmesini önlemeyi amaçlarken diğer yandan borçlanma maliyetlerini artırarak talep ve yatırımlar üzerinde baskı oluşturuyor.

Uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükseliş de politika faizinde ilave büyük artışlar yapılmasa dahi finansal koşulların sıkılaşmasına yol açabilir.

Piyasalar şimdi mevcut faiz artışının ardından yeni artışların gelip gelmeyeceğini izliyor.

Reuters'ın 14 Eylül tarihli anketine göre ekonomistlerin çoğunluğu Eylül ayında faiz artışı beklemeye başladı. Ankete göre Mart ayı sonuna kadar en az bir ilave faiz artışı yapılması bekleniyor.

FED'in bağımsızlığı için yeni sınav

Kararın siyasi bir boyutu da bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump, uzun süredir düşük faiz oranlarını tercih ettiğini açıklarken Warsh'ın FED başkanlığına atanması, bankanın borçlanma maliyetlerini düşürmeye yöneleceği beklentileri eşliğinde gerçekleşmişti.

Faiz artışı, Warsh'ı para politikasını enflasyon, büyüme ve iş gücü piyasasına ilişkin değerlendirmesine göre belirleme konusunda FED'in bağımsızlığını koruma sınavıyla karşı karşıya bırakıyor.

Warsh'ın basın toplantıları, piyasaların faiz politikasının gelecekteki seyrine ilişkin her türlü sinyale karşı hassasiyetinin arttığı bir dönemde özel önem taşıyor.

Piyasalar Temmuz ayında da FED toplantısının ardından tahvil getirilerinde yükseliş yaşamıştı. Banka o toplantıda faizi değiştirmemiş ve Warsh ekonomiye ya da para politikasının gelecekteki seyrine ilişkin net bir mesaj vermemişti.

Ancak Warsh'ın Jackson Hole'daki konuşması, yatırımcıların beklentilerinin yeniden şekillenmesine yardımcı oldu. Son enflasyon verileri de faiz artışı yönündeki beklentileri daha da güçlendirdi.

Dolayısıyla Eylül toplantısının önemi yalnızca 25 baz puanlık faiz artışından ibaret değil. Asıl mesele, FED'in enflasyonla mücadelenin para politikasının daha uzun süre sıkı tutulmasını gerektirdiği yönünde piyasalara net bir mesaj verip vermeyeceği veya Eylül artışının fiyatlar, enerji maliyetleri ve gelecek dönemde açıklanacak verilere bağlı bir adım olarak kalıp kalmayacağı olacak.